B&KBakırcı & KeskinHUKUK BÜROSU
TR
TürkçeEnglishDeutschРусскийالعربية中文
Menü

On Haftadan Fazla Gebelikte Rızayla Çocuk Düşürtme

Ceza Hukuku • Güncel 2026

TCK 99/2 kapsamında kadının rızasının neden yeterli olmadığını, iki tarafın cezasını, tıbbî zorunluluğu ve ağır sonuçları açıklayan rehber.

Suçun hukuki niteliği ve cezaSuçun unsurları ve manevi unsurSoruşturma ve görevli mahkemeDelil ve savunma incelemesi

Ceza hukuku • Rızanın sınırı

TCK 99/2 kapsamında kadının rızasının neden yeterli olmadığını, iki tarafın cezasını, tıbbî zorunluluğu ve ağır sonuçları açıklayan rehber.

TCK 99/22–4 yıl hapis12 SSS
Net kural: Gebelik on haftadan fazla ve tıbbî zorunluluk yoksa kadının rızası işlemi hukuka uygun yapmaz. İşlemi yapan kişi 2–4 yıl; rıza gösteren kadın bir yıla kadar hapis veya adlî para cezasıyla karşılaşır.

TCK 99/2 Tam Kanun Metni

“Tıbbi zorunluluk bulunmadığı halde, rızaya dayalı olsa bile, gebelik süresi on haftadan fazla olan bir kadının çocuğunu düşürten kişi, iki yıldan dört yıla kadar hapis cezası ile cezalandırılır. Bu durumda, çocuğunun düşürtülmesine rıza gösteren kadın hakkında bir yıla kadar hapis veya adlî para cezasına hükmolunur.”

Rıza Neden Yeterli Değildir?

Kanun, on haftadan fazla gebelikte tıbbî zorunluluk yoksa rıza bulunsa dahi fiili suç sayar. Bu nedenle yazılı onam formu yalnız rızanın varlığını gösterir; suçun hukuka aykırılığını kaldırmaz.

Tam on hafta veya daha kısa gebelikte TCK 99/2’nin süre unsuru yoktur. Bununla birlikte 2827 sayılı Kanun’daki sağlık, yetki ve izin kuralları uygulanır.

İşlemi Yapan ile Kadının Cezası Ayrıdır

KişiFiilCeza
İşlemi yapan10 haftadan fazla, tıbbî zorunluluk yok2–4 yıl hapis
Rıza gösteren kadınÇocuğunun düşürtülmesine rıza1 yıla kadar hapis veya adlî para
Yetkisiz işlemi yapanAynı fiil ve yetkisizlikTemel ceza yarı artırılır

Tarafların ceza sorumluluğu aynı dosyada fakat ayrı fiil ve kast üzerinden belirlenir.

Tıbbî Zorunluluk Varsa Hangi Kural Uygulanır?

2827 sayılı Kanun m.5, annenin hayat tehdidi veya ağır maluliyet tehlikesinde kadın doğum uzmanı ile ilgili dal uzmanının objektif bulgulara dayalı gerekçeli raporuyla tahliyeye izin verir.

Bu raporlar yoksa sonradan “tıbben gerekliydi” demek yeterli değildir. Zorunluluk işlem öncesindeki objektif bulgular ve kayıtlarla gösterilmelidir.

Kadının Yaralanması veya Ölümü

TCK 99/4

“İkinci fıkrada yazılı fiil kadının beden veya ruh sağlığı bakımından bir zarara uğramasına neden olmuşsa, kişi üç yıldan altı yıla kadar hapis cezası ile cezalandırılır; fiilin kadının ölümüne neden olması halinde, dört yıldan sekiz yıla kadar hapis cezasına hükmolunur.”

On bir haftalık rızalı işlem

Tıbbî zorunluluk yoksa işlemi yapan TCK 99/2, kadın aynı fıkranın ikinci cümlesi kapsamında sorumludur.

Dokuz haftalık işlem

TCK 99/2’nin “on haftadan fazla” unsuru oluşmaz; yetkisiz fail varsa TCK 99/5 ayrıca uygulanır.

On dört hafta ve hayat tehdidi

2827 m.5’teki iki uzman raporu ve diğer usul şartları sağlanmışsa hukuka uygun tıbbi tahliye vardır.

İspat İçin Gerekli Kayıtlar

  • Gebelik haftası ve ultrason raporu
  • Rıza ve aydınlatma formu
  • Tıbbî zorunluluk varsa iki uzman raporu
  • Hastane ve işlem kayıtları
  • İşlemi yapanın yetki belgeleri
  • İlaç, ödeme ve dijital yazışmalar

Mersin’de TCK 99/2 Dosyaları

Mersin’de işlem tarihindeki gebelik haftası, uzman raporu ve yetki kaydı birlikte incelenmelidir. Mersin ceza avukatı · İletişim

On Haftalık Süre Nasıl Belirlenir?

TCK 99/2’nin uygulanmasında işlem tarihindeki gebelik süresi belirleyicidir. Hesap yalnız kadının son adet tarihi beyanına dayandırılmamalı; ultrason ölçümü, muayene notu, laboratuvar sonuçları ve önceki sağlık kayıtları birlikte değerlendirilmelidir.

Kayıtlar farklı haftalar gösteriyorsa bilirkişi hangi yöntemin neden güvenilir olduğunu açıklamalıdır. Sınırda kalan olaylarda yaklaşık ifadelerle mahkûmiyet kurulamaz; önce eksik kayıtlar tamamlanmalı, giderilemeyen şüphe sanık lehine değerlendirilmelidir.

Tıbbî Zorunluluk Nasıl İspatlanır?

Maddenin uygulanabilmesi için on haftadan fazla gebeliğin yanında tıbbî zorunluluğun bulunmaması gerekir. Bu nedenle savcılık ve mahkeme yalnız haftayı değil, işlem tarihinde gebeliğin sürmesinin kadının hayatı veya sağlığı bakımından oluşturduğu tıbbi riski de araştırmalıdır.

Tıbbî zorunluluk sonradan hazırlanmış genel bir raporla değil; muayene, görüntüleme, konsültasyon, laboratuvar ve tedavi kayıtlarıyla açıklanmalıdır. Acil durum savunmasında riskin neden beklemeye elvermediği, seçilen yöntemin niçin gerekli olduğu ve daha hafif bir seçeneğin bulunup bulunmadığı uzman raporunda gösterilmelidir.

Geçerli Rızanın Unsurları

Rıza belirli işleme yönelik, müdahaleden önce verilmiş, bilgilendirmeye dayalı ve serbest olmalıdır. Baskı, tehdit, ciddi aldatma veya bilinçsizlik altında alınan onay geçerli sayılmaz. Genel hastane kabul formu, gebeliğin sona erdirilmesine yönelik özel rızanın yerine geçmez.

On haftadan fazla ve tıbbî zorunluluk bulunmayan gebelikte kadının rızası, işlemi yapan kişi yönünden hukuka uygunluk sağlamaz. Tam tersine TCK 99/2, hem işlemi yapan kişi hem rıza gösteren kadın için ayrı yaptırım düzenler.

Kadın Hakkında Hapis veya Adlî Para Cezası

TCK 99/2’ye göre işlemi yapan kişi iki yıldan dört yıla kadar hapis cezasıyla cezalandırılır. Çocuğunun düşürtülmesine rıza gösteren kadın hakkında ise bir yıla kadar hapis veya adlî para cezasına hükmolunur. Kadının eylemi ile müdahaleyi yapan kişinin eylemi aynı ceza aralığında değildir.

Kadın yönünden suçun oluşması için gebeliğin on haftadan fazla olduğunu ve tıbbî zorunluluk bulunmadığı hâlde işlemi kabul ettiğini bilmesi gerekir. Gebelik haftası veya tıbbi zorunluluk konusunda hataya düşüldüğü savunuluyorsa bilgilendirme kayıtları, sağlık belgeleri ve görüşmeler incelenir.

İşlemi Yapan Kişinin Yetkisiz Olması

Fiili gerçekleştiren kişi aynı zamanda bu müdahaleyi yapmaya yetkili değilse TCK 99/5’in ikinci cümlesindeki yarı oranında artırım gündeme gelir. Yetki yalnız diploma ile belirlenmez; uzmanlık, kurum ruhsatı, çalışma belgesi ve işlem türüne ilişkin mevzuat şartları birlikte değerlendirilir.

Temel ceza TCK 99/2’ye göre belirlendikten sonra yetkisizlik artırımı uygulanır. Aynı olgunun birden fazla kez cezada ağırlaştırma nedeni yapılmaması gerekir.

Yaralanma veya Ölüm Hâlinde TCK 99/4

Rızalı fakat on haftadan fazla ve tıbbî zorunluluk bulunmayan işlem kadının beden veya ruh sağlığında zarara neden olursa işlemi yapan kişi üç yıldan altı yıla kadar; ölümüne neden olursa dört yıldan sekiz yıla kadar hapis cezasıyla cezalandırılır.

Ağır sonuçtan sorumluluk için müdahale ile zarar veya ölüm arasında nedensellik bağı ve TCK 23 uyarınca en az taksir bulunmalıdır. Kanama, enfeksiyon, organ hasarı, psikiyatrik zarar veya ölümün hangi nedenle gerçekleştiği tıbbi kayıt, otopsi ve uzman raporuyla belirlenir.

Rıza sınırı: Kadının gebeliği sona erdirme işlemine rıza göstermesi, tıbbi hata sonucu yaralanmaya veya ölüme rıza gösterdiği anlamına gelmez.

Teşebbüs ve Gönüllü Vazgeçme

İcra hareketleri başlamış fakat gebelik failin elinde olmayan nedenle sona ermemişse teşebbüs hükümleri uygulanabilir. İlaç verilmesi veya tıbbi müdahaleye başlanması icra hareketi sayılabilir; yalnız planlama ve yer ayarlama çoğu durumda hazırlık hareketidir.

Fail icra hareketlerinden gönüllü olarak vazgeçmiş veya sonucun gerçekleşmesini kendi çabasıyla önlemişse gönüllü vazgeçme hükümleri somut olaya göre değerlendirilir. Kadının sağlık güvenliği için yapılan zorunlu yardım, olaydan sonraki delillerle birlikte incelenmelidir.

İştirak Edenlerin Sorumluluğu

İşlemi birlikte yönetenler, karar aldıranlar ve bilerek kolaylaştıranlar aynı statüde olmayabilir. Müşterek faillik, azmettirme ve yardım etme ayrımı kişinin fiil üzerindeki hâkimiyeti, kastı ve somut katkısına göre yapılır.

Rutin idari görev yapan sağlık çalışanı, işlemin hukuka aykırı olduğunu bilmiyorsa salt kurumda bulunması nedeniyle sorumlu tutulamaz. Buna karşılık ilaç, cihaz veya yer sağlayan ve suçun işleneceğini bilen kişinin yardım eden sıfatıyla sorumluluğu gündeme gelebilir.

Dosyada Toplanması Gereken Deliller

Hukuki unsurDelilİncelenecek nokta
Gebelik haftasıUltrason, muayene, laboratuvar, önceki kontrollerİşlem tarihindeki kesin süre
Tıbbî zorunlulukTanı, konsültasyon, risk ve acil müdahale kayıtlarıGerçek, güncel ve belgeli zorunluluk
RızaForm aslı, bilgilendirme, görüşme ve mesaj kayıtlarıSerbest irade ve işlem kapsamı
İşlemi yapan kişiGörev listesi, kamera, ödeme, cihaz ve ilaç kayıtlarıFiilî katkının kişiselleştirilmesi
Ağır sonuçAdli rapor, otopsi, toksikoloji, bilirkişiNedensellik ve en az taksir

Soruşturma ve Yargılamada Doğru İnceleme Sırası

  1. İşlem tarihindeki gebelik haftası belirlenir.
  2. Tıbbî zorunluluk bulunup bulunmadığı araştırılır.
  3. Kadının rızasının geçerliliği ve kapsamı incelenir.
  4. Müdahaleyi yapan kişi ve iştirak edenlerin katkısı tespit edilir.
  5. Failin yetkili olup olmadığı resmî kayıtlardan sorulur.
  6. Yaralanma veya ölüm varsa nedensellik ve kusur belirlenir.
  7. Temel fıkra ve artırımlar çifte değerlendirme yapılmadan uygulanır.

Bilirkişi raporu yalnız “tıbbi zorunluluk vardı/yoktu” sonucunu yazmamalı; hangi tıbbi bulgulara ve standarda dayanıldığını açıklamalıdır.

Savunmada Denetlenecek Sorular

  • Gebelik haftası kesin ve güvenilir kayıtla sabit mi?
  • İşlem tarihinde tıbbî zorunluluk araştırılmış mı?
  • Rıza belirli işleme yönelik ve serbest mi?
  • Kadın hafta ve tıbbi durum hakkında doğru bilgilendirilmiş mi?
  • Müdahaleyi kimin yaptığı somutlaştırılmış mı?
  • Yetkisizlik resmî belgelerle kanıtlanmış mı?
  • Ağır sonuçla fiil arasında nedensellik var mı?
  • Her sanığın kastı ve katkısı ayrı gösterilmiş mi?
  • Dijital ve tıbbi kayıtların bütünlüğü korunmuş mu?
  • Aynı olgu iki kez artırım nedeni yapılmış mı?

Sonuç: TCK 99/2 Dosyasının Dört Temel Unsuru

TCK 99/2 bakımından gebeliğin on haftadan fazla olması, kadının rızası, tıbbî zorunluluğun bulunmaması ve işlemi yapan kişinin kastı birlikte değerlendirilir. Bu unsurlardan hiçbiri varsayımla tamamlanamaz.

İşlemi yapan kişi ile kadının yaptırımı farklıdır. Yaralanma veya ölüm meydana gelmişse TCK 99/4; fail yetkisizse TCK 99/5 ayrıca gündeme gelir. Ağır sonuç için nedensellik ve en az taksir mutlaka gösterilmelidir.

Net sonuç: On haftadan fazla gebelikte kadının rızası tek başına hukuka uygunluk sağlamaz. Belgeli tıbbî zorunluluk bulunmadığı takdirde hem işlemi yapan kişi hem rıza gösteren kadın yönünden ceza sorumluluğu doğabilir.

Hukukçu İncelemesi ve E-E-A-T Bilgisi


Yazar ve inceleyen

Av. Halil Bakırcı
Av. Emirhan Keskin

Yayıncı

Bakırcı & Keskin Hukuk Bürosu
Akdeniz / Mersin

On Haftadan Fazla Gebelik İçin Hukuki Sonuç Tablosu

Durumİlk hukuki sonuç
On haftadan fazla gebelik ve geçerli rızaTıbbî zorunluluk yoksa TCK 99/2 incelenir.
On haftadan fazla gebelik ve rıza yokluğuÜçüncü kişi bakımından TCK 99/1 gündeme gelir.
On haftadan fazla gebelik ve kadının kendi fiiliTCK 100 koşulları ayrıca değerlendirilir.
On haftadan fazla gebelik ve tıbbî zorunluluk2827 sayılı Kanun m.5’teki iki uzman raporu aranır.
On haftadan fazla gebelik ve suç sonucu oluşumYirmi haftayı aşmıyorsa TCK 99/6 şartları incelenir.
On haftadan fazla gebelik ve yetkisiz kişiTCK 99/5’teki bağımsız suç veya artırım gündeme gelebilir.
On haftadan fazla gebelik ve yaralanmaRızaya göre TCK 99/3 veya 99/4 değerlendirilir.
On haftadan fazla gebelik ve ölümAğır netice ile nedensellik bağı uzman raporuyla belirlenir.
On haftadan fazla gebelik ve hafta uyuşmazlığıUltrason, takip ve uzman raporları karşılaştırılır.
On haftadan fazla gebelik ve sakat rızaRızanın özgür, bilgilendirilmiş ve fiil anında geçerli olup olmadığı incelenir.
On haftadan fazla gebelik ve hastane işlemiHastane ortamı tek başına hukuka uygunluk sağlamaz; yasal sebep aranır.
On haftadan fazla gebelik ve teşebbüsİcra hareketi ile gebeliğin sona erip ermediği ayrılır.

On haftadan fazla gebelik dosyasında süre, rıza, tıbbî zorunluluk, fail ve netice sırasıyla incelenmelidir.

Dosyanıza Özgü İnceleme

İletişim

Genel hukuki bilgilendirmedir.

TCK 99/2’nin Birlikte Aradığı Beş Unsur

TCK 99/2’nin uygulanabilmesi için yalnız gebeliğin sona ermiş olması yeterli değildir. Fiili üçüncü bir kişinin gerçekleştirmesi, kadının geçerli rızasının bulunması, gebelik süresinin on haftadan fazla olması, tıbbî zorunluluğun bulunmaması ve failin bu unsurlar bakımından kasten hareket etmesi birlikte incelenir. Unsurlardan biri ispatlanamazsa aynı fıkradan mahkûmiyet kurulamaz; ancak olayın TCK 99’un başka bir fıkrasına veya TCK 100’e uyup uymadığı ayrıca değerlendirilir.

Unsurİspat sorusuBaşlıca delil
Üçüncü kişinin fiiliGebeliği fiilen kim sona erdirdi?Ameliyat notu, reçete, kamera, mesaj ve ödeme kaydı
Geçerli rızaKadın özgür ve aydınlatılmış iradeyle onay verdi mi?Onam formu, muayene kaydı, beyan ve iletişim verisi
On haftadan fazla gebelikMüdahale anındaki tıbbî süre nedir?Ultrason, uzman raporu ve gebelik izlem kayıtları
Tıbbî zorunluluk yokluğu2827 m.5/2’deki neden ve uzman raporları var mı?İki uzman değerlendirmesi, tetkik ve epikriz
KastFail gebeliği sona erdirdiğini ve ilgili olguları biliyor mu?Mesleki kayıt, görüşme, yazışma ve olayın koşulları

Geçerli Rıza ile Hukuka Uygunluk Neden Aynı Değildir?

Rıza, TCK 99/2’de fiilin tanımlanma biçiminin bir parçasıdır; fakat on haftadan fazla gebelikte tek başına hukuka uygunluk sağlamaz. Kanun koyucu bu aşamada, rızanın yanında tıbbî zorunluluk ve 2827 sayılı Kanun’daki usul şartlarını arar. Bu nedenle imzalı onam formu, kadının işleme katıldığını gösterebilir; fakat tıbbî zorunluluk yoksa cezai sorumluluğu kendiliğinden ortadan kaldırmaz.

Geçerli rızanın varlığı da ayrıca denetlenmelidir. Rıza belirli müdahaleye ilişkin, işlemden önce açıklanmış, iradi ve aydınlatmaya dayalı olmalıdır. Tehdit, hile, ağır baskı, bilincin kapalı olması veya kişinin karar verme yeterliğinin bulunmaması hâlinde görünüşteki onay geçerli kabul edilmeyebilir. Geçerli rıza yoksa TCK 99/2 yerine daha ağır yaptırım içeren TCK 99/1 gündeme gelebilir.

Dosya açısından sonuç: “Rıza formu var mı?” sorusu tek başına yeterli değildir. Rızanın geçerliliği, gebelik haftası ve tıbbî zorunluluk ayrı sütunlarda incelenmelidir.

Tıbbî Zorunluluk Nasıl Belgelendirilmelidir?

On haftayı aşan gebeliğin tıbbî nedenle sona erdirilmesinde 2827 sayılı Kanun m.5/2 uygulanır. Kanun; gebeliğin annenin hayatını tehdit etmesi veya edeceğinin ya da doğacak çocuk ile onu takip edecek nesiller için ağır maluliyete neden olacak bir hâlin bulunmasının, doğum ve kadın hastalıkları uzmanı ile ilgili daldan bir uzmanın objektif bulgulara dayanan gerekçeli raporlarıyla belirlenmesini arar.

Rapor yalnız “tahliye uygundur” sonucunu içermemelidir. Tanı, gebelik haftası, klinik ve laboratuvar bulguları, gebeliğin devamı hâlinde öngörülen tehlike, alternatif tedaviler ve tahliyenin neden gerekli olduğu açıklanmalıdır. İlgili dal; somut riske göre kardiyoloji, onkoloji, genetik veya başka bir uzmanlık olabilir. İşlem tarihinden çok önce hazırlanmış, güncel durumu yansıtmayan veya tek imzalı gerekçesiz belge TCK 99/2 yönünden tartışma doğurur.

Acil hâl ile planlı tıbbî tahliye de ayrılmalıdır. Derhal müdahale edilmediğinde hayat veya hayati organ tehlikeye girecekse kanundaki acil düzenleme uygulanır. Acil durum belge zorunluluğunu tamamen kaldırmaz; neden beklenemediği, müdahale bulguları ve kanuni bildirim kayda geçirilir.

Kadın, İşlemi Yapan ve Yardım Edenlerin Hukuki Konumu

TCK 99/2, işlemi yapan kişi için iki yıldan dört yıla kadar hapis; çocuğunun düşürtülmesine rıza gösteren kadın için bir yıla kadar hapis veya adlî para cezası öngörür. Kadının sorumluluğu aynı fıkranın ikinci cümlesine dayanır. Kadın gebeliği üçüncü kişi olmadan kendi fiiliyle sona erdirmişse TCK 100’ün şartları incelenir. Bu ayrım, aynı olay için maddelerin isimlerine bakılarak değil icra hareketinin kim tarafından yapıldığı belirlenerek kurulur.

İşlemi yapan kişinin hekim olması suçun oluşmasını önlemez; belirleyici olan tıbbî zorunluluk ve kanuni usuldür. Kişi ayrıca işlem için yetkisizse TCK 99/5’teki yarı oranında artırım gündeme gelebilir. Kadında beden veya ruh sağlığı zararı ya da ölüm gerçekleşmişse TCK 99/4’teki ağırlaşmış sonuç değerlendirilir.

İlaç sağlayan, yer temin eden veya yönlendirme yapan üçüncü kişilerin sorumluluğu otomatik değildir. Davranışın icra üzerindeki etkisi, kişinin kastı ve ortak kararın bulunup bulunmadığına göre müşterek faillik, azmettirme veya yardım etme hükümleri uygulanabilir. Aynı yerde bulunmak ya da işlem sonrasında bakım vermek, bilinçli katkı gösterilmeden iştirak için yeterli olmaz.

Kişi veya durumÖncelikle incelenecek hükümKritik ayrım
Gebeliği sona erdiren üçüncü kişiTCK 99/2Tıbbî zorunluluk ve gebelik haftası
İşleme rıza gösteren gebe kadınTCK 99/2 ikinci cümleGeçerli ve özgür iradeye dayalı rıza
Gebeliği kendi fiiliyle sona erdiren kadınTCK 100Üçüncü kişinin icra fiili bulunmaması
Yetkisiz işlemi yapan kişiTCK 99/2 ve 99/5İşlem tarihindeki kişisel yetki
İlaç veya yer sağlayan kişiTCK iştirak hükümleriKast ve fiile somut katkı

Gebelik Haftası veya Tıbbî Zorunluluk Hakkında Hata

Failin gebeliği on haftadan az sandığını ya da tıbbî zorunluluk bulunduğuna inandığını ileri sürmesi, tek cümleyle kabul veya reddedilemez. TCK m.30 çerçevesinde hatanın hangi unsura ilişkin olduğu ve kişinin mesleki konumu dikkate alınarak kaçınılabilir olup olmadığı incelenir. İşlem öncesi ultrason, uzman görüşü, konsültasyon talebi ve tıbbî kayıtlar bu savunmanın güvenilirliğini gösterir.

Sağlık çalışanı bakımından mevcut raporları okumamak, açık tarih çelişkisini araştırmamak veya gerekli uzman görüşünü hiç istememek; hata iddiasının değerlendirilmesinde önem taşır. Buna karşılık güvenilir uzman raporuna dayanıldığı, kaydın sonradan yanlış olduğunun anlaşıldığı veya gebelik haftasının tıbben kesin belirlenemediği olaylarda şüphenin mahkûiyet için yeterli olup olmadığı ayrıca tartışılır. Ceza mahkûmiyeti varsayıma değil, her unsurun kesin ve inandırıcı deliline dayanmalıdır.

On iki haftalık gebelik ve yalnız imzalı onam

Kadının rızası bulunmasına rağmen tıbbî zorunluluk ve iki uzman raporu yoksa işlemi yapan yönünden TCK 99/2; kadın yönünden aynı fıkranın ikinci cümlesi değerlendirilir. Onam formu tek başına hukuka uygunluk sağlamaz.

On dört haftalık gebelik ve belgeli hayati risk

Kadın doğum uzmanı ile ilgili dal uzmanının objektif bulgulara dayalı gerekçeli raporu 2827 m.5/2 şartlarını karşılıyorsa hukuka uygun tıbbî tahliye gündeme gelir. Raporun içeriği ve işlemle zaman bağı denetlenir.

Suç sonucu oluşan on sekiz haftalık gebelik

Tıbbî zorunluluk bulunmasa bile şartları varsa TCK 99/6’daki ayrı cezasızlık düzenlemesi uygulanabilir. Kadının rızası, yirmi haftalık sınır, uzman hekimler ve hastane ortamı birlikte aranır.

On bir haftalık gebelikte yetkisiz müdahale

TCK 99/2’deki temel fiil yanında, müdahale edenin işlem tarihinde yetkisiz olduğu kanıtlanırsa TCK 99/5 uyarınca ceza yarı oranında artırılır.

İşlem sonrası ağır enfeksiyon

Her komplikasyon TCK 99/4 anlamında otomatik ağır netice değildir. Zararın niteliği, işlemle nedensellik ve ağır sonuç bakımından en az taksir adlî tıp ve uzman incelemesiyle belirlenir.

Ceza, Disiplin ve Tazminat Sorumluluğu Ayrı İncelenir

TCK 99/2 soruşturması, sağlık personelinin mesleki disiplin incelemesi ve zarar nedeniyle açılabilecek tazminat davası aynı sorulara dayanabilse de birbirinin otomatik sonucu değildir. Ceza yargılamasında suçun unsurları ve kast; disiplin sürecinde meslek kuralları; tazminatta kusur, zarar ve nedensellik ayrı ispat ölçülerine göre değerlendirilir.

Kamu hastanesindeki hizmet kusuru ile hekimin kişisel cezai sorumluluğu aynı kişiye yöneltilmeyebilir. Özel sağlık kuruluşunda sözleşme ve tüketici hukuku hükümleri somut olaya göre gündeme gelebilir. Başvuru yolu belirlenirken kurumun statüsü, işlemi yapan kişiler, zarar tarihi ve süreler dosya bazında incelenmelidir.

On Haftadan Fazla Olma Unsuru Hangi Tarihte İspatlanır?

TCK 99/2’de gebelik süresi müdahalenin gerçekleştirildiği zaman bakımından belirlenir. Başvuru, randevu veya ilk görüşme tarihi tek başına yeterli değildir. Birden fazla ilaç uygulaması ya da birkaç güne yayılan müdahale varsa icra hareketlerinin başladığı ve gebeliğin fiilen sona erdiği zaman tıbbî bilirkişi tarafından değerlendirilmelidir. Dosyadaki tarihlerin yalnız takvim hesabıyla yorumlanması yanlış suç vasfına yol açabilir.

Son adet tarihi önemli bir klinik veridir; fakat tek başına kesin delil sayılmamalıdır. Ultrason ölçümleri, önceki gebelik izlem kayıtları, laboratuvar sonuçları ve müdahale bulguları birlikte incelenir. Erken tarihli rapor ile işlem günündeki rapor çelişiyorsa bilirkişiden ölçüm yöntemleri, hata payı ve hangi verinin neden üstün tutulduğu açıklanması istenmelidir. “Yaklaşık on hafta” biçimindeki belirsiz kayıt, ceza mahkûmiyetinde on haftadan fazla olma unsurunun kesin kanıtlandığı anlamına gelmez.

Sağlık kuruluşundan istenecek kayıtlara ultrason görüntülerinin asılları, cihaz raporu, muayene notu, e-reçete, yatış-çıkış saatleri, ameliyat ve anestezi kayıtları dâhildir. Yalnız sonradan hazırlanmış epikrize dayanmak yerine belgelerin oluşturma zamanları ve birbirleriyle uyumu kontrol edilir. Dijital verinin değiştirilme iddiası varsa sistem logları ve elektronik imza kayıtları korunmalıdır.

İspat standardı: On haftadan fazla olma TCK 99/2’nin kurucu unsurudur. Tıbbî veriler giderilemeyen biçimde çelişkiliyse, ceza yargılamasındaki şüpheden sanık yararlanır ilkesi gözetilir; buna rağmen olayın başka bir suç veya sorumluluk doğurup doğurmadığı ayrıca incelenebilir.
  • 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu – TBMM
  • Rahim Tahliyesi ve Sterilizasyon Hizmetleri Tüzüğü – Sağlık Bakanlığı
  • İmzalı rıza formu TCK 99/2’yi önler mi?

    Hayır. On haftadan fazla gebelikte tıbbî zorunluluk yoksa geçerli rıza işlemi hukuka uygun hâle getirmez; işlemi yapan ve rıza gösteren kadın ayrı yaptırımlara tabidir.

    TCK 99/2 ile TCK 100 aynı olayda nasıl ayrılır?

    Gebeliği üçüncü kişi sona erdirirse TCK 99/2, kadın kendi fiiliyle sona erdirirse şartları varsa TCK 100 uygulanır. İcra hareketini kimin yaptığı belirlenir.

    On haftadan sonra sağlık nedeniyle tahliye her durumda suç mudur?

    Hayır. 2827 m.5/2’deki tıbbî zorunluluk ve gerekçeli uzman raporu şartları gerçekleşmişse hukuka uygun tıbbî müdahale olabilir.

    Gebelik haftasını yanlış bilmek cezayı etkiler mi?

    Hatanın gerçekliği, hangi unsura ilişkin olduğu ve TCK m.30 koşulları somut delille incelenir; yalnız sözlü iddia yeterli değildir.

    İşlemi yapan kişi yetkisizse ne olur?

    TCK 99/2’ye göre belirlenecek ceza, TCK 99/5’in ikinci cümlesi uyarınca yarı oranında artırılabilir.

    Rızalı işlem yaralanmayla sonuçlanırsa hangi hüküm uygulanır?

    TCK 99/2’deki fiil beden veya ruh sağlığı zararına neden olmuşsa, nedensellik ve ağır neticeye en az taksir şartlarıyla TCK 99/4 değerlendirilir.

    On Haftadan Fazla Gebelik Hakkında Sık Sorulan Sorular

    On haftadan fazla gebelikte rıza işlemi hukuka uygun yapar mı?

    Hayır. Tıbbî zorunluluk yoksa TCK 99/2 uygulanır.

    İşlemi yapanın cezası nedir?

    İki yıldan dört yıla kadar hapistir.

    Rıza gösteren kadının cezası nedir?

    On Haftadan Fazla Gebelikte Rızayla Çocuk Düşürtme açısından: Bir yıla kadar hapis veya adlî para cezasıdır.

    Tıbbî zorunluluk varsa ne olur?

    2827 sayılı Kanun m.5’teki neden ve rapor şartlarıyla işlem hukuka uygun yapılır.

    Tam on haftalık gebelik TCK 99/2 kapsamında mı?

    Hayır. Madde on haftadan fazla olmayı arar.

    On Haftadan Fazla Gebelikte Rızayla Çocuk Düşürtme bakımından gebelik haftası nasıl ispatlanır?

    Uzman hekim, ultrason ve hastane kayıtlarıyla.

    Rızanın yazılı olması gerekir mi?

    Tıbbi işlemde rıza ve aydınlatma kayıt altına alınmalıdır; imza rızanın tek delili değildir.

    On Haftadan Fazla Gebelikte Rızayla Çocuk Düşürtme bakımından yetkisiz kişi işlemi yaparsa ne olur?

    TCK 99/5 uyarınca ceza yarı artırılır.

    Kadın yaralanırsa hangi ceza uygulanır?

    TCK 99/4 uyarınca işlemi yapan kişi üç yıldan altı yıla kadar hapisle cezalandırılır.

    Kadın ölürse ceza nedir?

    TCK 99/4 uyarınca dört yıldan sekiz yıla kadar hapistir.

    Suç şikâyete bağlı mı?

    On Haftadan Fazla Gebelikte Rızayla Çocuk Düşürtme açısından: Hayır, resen soruşturulur.

    Taraflar vazgeçerse dava düşer mi?

    Hayır. Şikâyete bağlı olmadığı için vazgeçme soruşturmayı sona erdirmez.

    Resmî Kaynaklar

    Yazar ve Hukuki İnceleme

    Av. Halil Bakırcı
    Mersin Barosu Sicil No: 3472

    Av. Halil Bakırcı, Mersin Barosu’na 3472 sicil numarasıyla kayıtlıdır ve Bakırcı & Keskin Hukuk Bürosunda avukatlık yapmaktadır. Bu içerik genel hukuki bilgilendirme amacıyla hazırlanmıştır.

    Yayın tarihi: 14 Ağustos 2026

    Somut olayın özelliklerine göre hukuki değerlendirme değişebilir; bu içerik sonuç garantisi vermez.

    Bakırcı & Keskin Hukuk Bürosu – Mersin Ofisi

    Adres: İhsaniye, 4903. Sk. Profit İş Merkezi No:23 Kat:3 Daire:14, 33070 Akdeniz/Mersin

    Google Maps’te yol tarifiİletişim bilgileri

    Hukuki konu hakkında iletişim

    İlk iletişimde konuyu, bulunduğunuz ülke veya ili ve varsa tebliğ ya da son işlem tarihini kısaca belirtebilirsiniz. T.C. kimlik numarası, sağlık verisi veya kişisel belge göndermeyiniz. Mesajlaşma tek başına hukuki görüş veya avukatlık ilişkisi oluşturmaz.

    Telefonla Araİletişim Bilgileri
    Telefon WhatsApp