Sahile Duvar veya Çit Çekilebilir mi? 3621 m.6: Kıyıda Engel Yasağı ve Serbest Erişim (2026)
Kısa ve Net Cevap
Hayır. 3621 sayılı Kıyı Kanunu m.6 uyarınca kıyı; herkesin eşit ve serbest olarak yararlanmasına açık tutulmak zorundadır. Kıyıda duvar, çit, parmaklık, tel örgü, hendek, kazık ve benzeri engeller oluşturulamaz. Otel, tatil sitesi, restoran, beach club, kamp alanı, marina veya özel parsel sahibi kıyıyı kendi özel alanı gibi kapatamaz. Ancak bu kural, kıyıya ulaşmak için her özel mülkiyet parselinden izinsiz geçiş hakkı doğurduğu anlamına gelmez. Kamuya ait geçiş ve ulaşım düzeni imar planı, yol, yaya yolu ve sahil düzenlemeleri üzerinden sağlanır.
Bu yazıyla ilgili genel bir sorunuz mu var? Anonim soru sor
Kıyıda duvar, çit, parmaklık, tel örgü, hendek ve kazık gibi engeller 3621 m.6 kapsamında yasaktır.
3621 m.6 Kıyıda Engel Konusunda Ne Diyor?
Kıyı Kanunu’nun 6. maddesi, kıyının kullanım rejimini açık ve emredici biçimde düzenler. Kıyı herkesin eşit ve serbest yararlanmasına açık tutulur; kıyıda yapı yasağı esastır ve kıyının ortak kullanımını engelleyen fiziksel bariyerler kurulamaz. Maddede özellikle duvar, çit, parmaklık, tel örgü, hendek ve kazık sayılmış; “benzeri engeller” ifadesiyle liste sınırlı tutulmamıştır.
Bu nedenle işletmenin farklı isim verdiği bir bariyer de işlevi itibarıyla kıyıyı kapatıyorsa m.6 kapsamında değerlendirilir. Örneğin zincir, portatif panel, beton blok, demir kapı, turnike, saksı sırası, araç bariyeri veya kıyı boyunca kesintisiz özel kullanım alanı oluşturan düzenleme somut etkisine göre incelenir. Hukuki değerlendirmede engelin adı değil, kamunun kıyıdan eşit ve serbest yararlanmasını fiilen ortadan kaldırıp kaldırmadığı önemlidir.
Kuralın dayanağı yalnız m.6 değildir. Kıyı Kanunu m.5 de kıyıların Devletin hüküm ve tasarrufu altında bulunduğunu, kıyı ve sahil şeritlerinden yararlanmada öncelikle kamu yararının gözetileceğini ve kıyının herkesin eşit-serbest kullanımına açık olduğunu kabul eder. Bu sistem, deniz kenarının özel mülk gibi çevrilip bireysel kullanım alanına dönüştürülmesini engeller.
Kanundaki “Kıyı” Tam Olarak Neresi?
Engel yasağını doğru uygulamak için “kıyı” kavramının sınırı belirlenmelidir. 3621 m.4’e göre kıyı çizgisi, deniz, tabii ve suni göl ile akarsularda taşkın durumları dışında suyun kara parçasına değdiği noktaların oluşturduğu doğal çizgidir. Kıyı kenar çizgisi ise kıyı çizgisinden kara yönünde su hareketlerinin oluşturduğu kumluk, çakıllık, kayalık, taşlık, sazlık, bataklık ve benzeri alanların doğal sınırıdır.
Kıyı, kıyı çizgisi ile kıyı kenar çizgisi arasındaki alandır. Bu alan özel parsel sınırına yakın olsa bile Kıyı Kanununun kamusal kullanım rejimine tabidir. Kıyı kenar çizgisinin nereden geçtiği tartışmalıysa engelin konumu da teknik olarak tartışmalı olabilir; bu durumda onaylı kıyı kenar çizgisi paftası ve koordinatları kullanılmalıdır.
Sahil şeridi ise kıyıdan farklıdır. Kıyı kenar çizgisinden itibaren kara yönünde yatay olarak en az 100 metre genişlikteki sahil şeridi ayrı planlama ve yapılaşma hükümlerine tabidir. Duvar-çit yasağı m.6’da doğrudan kıyı için düzenlenmiş olsa da sahil şeridinde kamuya açık alanlara ve kıyıya ulaşımı engelleyen planlama veya fiili düzenlemeler de Kanunun temel ilkeleriyle bağdaşmaz.
Kıyıda Hangi Engel ve Bariyerler Yasaktır?
Kanun açıkça duvar, çit, parmaklık, tel örgü, hendek ve kazık sayar. Bu sayımın ardından “ve benzeri engeller” ifadesi geldiği için işlevsel olarak kıyıya erişimi kapatan başka fiziksel düzenlemeler de yasak kapsamına girebilir. Özellikle kıyı boyunca özel işletme sınırı yaratmak amacıyla kurulan kapılar, zincirler ve sürekli bariyerler yüksek hukuki risk taşır.
Geçici güvenlik tedbirleri ile kıyının kalıcı biçimde kapatılması birbirinden ayrılmalıdır. Tehlikeli bir inşaat çalışması, can güvenliği riski, resmi kurtarma operasyonu veya yetkili idarenin geçici güvenlik kararı nedeniyle kısa süreli ve ölçülü sınırlandırma farklı bir hukuki durumdur. Buna karşılık işletmenin sezon boyunca yalnız müşterilerini içeri almak amacıyla kıyıyı çevirmesi Kanunun kamusal kullanım mantığıyla bağdaşmaz.
Denizde yüzme güvenliği için şamandıra hattı, teknelerin girişini ayıran işaretleme veya cankurtaran güvenlik koridoru da kara üzerinde halkın kıyıya erişimini kesen duvar-çit ile aynı şey değildir. Her somut düzenlemenin amacı, yetki belgesi ve alanı incelenmelidir.
Tatil Sitesi veya Otel “Bu Sahil Bize Ait” Diyerek Kıyıyı Kapatabilir mi?
Hayır. Bir otelin, tatil sitesinin veya özel tesisin kara tarafındaki taşınmazının tapulu olması, önündeki kıyıyı özel mülkiyet alanına dönüştürmez. Kıyı Devletin hüküm ve tasarrufu altındadır ve 3621 m.5–6 gereğince eşit-serbest kullanıma açıktır. Otel müşterilerine ayrılmış şezlong hizmeti bulunması da kıyının tamamının halka kapatılmasını haklı kılmaz.
İşletmenin yetkili idareden kiraladığı veya kullanım hakkı aldığı belirli hizmet alanı bulunabilir. Böyle bir kira veya tahsis sözleşmesi işletmeye sözleşmede öngörülen hizmeti yürütme yetkisi verir; ancak Kıyı Kanununun emredici kamusal kullanım kuralını ortadan kaldırmaz. İdarenin özel hukuk sözleşmesi Kanuna aykırı biçimde kıyıyı özel mülk hâline getiremez.
Site yönetiminin güvenlik gerekçesiyle kendi özel mülkiyetindeki site içi yolları denetlemesi ayrı bir konudur. Kıyıdaki kamusal alanı kapatmak ile özel site parselinin içinden geçişi sınırlandırmak aynı hukuki işlem değildir. Kıyıya kamu tarafından sağlanan başka yol veya yaya bağlantısı yoksa imar planı ve kamusal ulaşım düzeni ayrıca incelenmelidir.
“Plaj Giriş Ücreti” ile Kıyının Serbest Kullanımı Aynı Şey mi?
Kanundaki “serbest yararlanma” kavramı, kıyının özel mülkiyet gibi kapatılamamasını ifade eder. Buna karşılık bir plaj işletmesinin şezlong, şemsiye, duş, kabin, otopark, yeme-içme veya benzeri hizmetler için ücret talep etmesi ayrı hukuki ilişkidir. Ücretli hizmet sunulması, kullanıcının kıyıya çıplak alan olarak erişiminin tümden engellenebileceği anlamına gelmez.
Bu ayrım uygulamada önemlidir. İşletme “ücret ödemezsen sahile adım atamazsın” biçiminde kıyının tamamını özel alan gibi kapatıyorsa m.5–6 yönünden inceleme gerekir. Buna karşılık kişi ücretli şezlong veya özel hizmeti kullanmak istiyorsa hizmet bedeli konusu tüketici/işletme ilişkisi içinde ayrıca değerlendirilir.
Belediye tarafından işletilen plajlarda da hizmet bedellerinin dayanağı belediye tarifesi olabilir. Ancak kamusal kıyının statüsü değişmez. Somut uyuşmazlıkta ücretin ne için alındığı, alanın kıyı mı sahil şeridindeki tesis mi olduğu ve hizmetin içeriği belirlenmelidir.
Kıyıya Ulaşmak İçin Her Özel Parselden Geçilebilir mi?
Hayır. Kıyının kamusal olması, vatandaşın herhangi bir özel bahçe, otel lobisi, site içi yol veya özel mülkiyet parselinden izinsiz geçebileceği anlamına gelmez. Özel mülkiyetin korunması ile kıyının kamusal kullanımı birlikte değerlendirilir. Kıyıya erişim kamu yolları, yaya yolları, parklar, plan kararları ve gerekiyorsa kamulaştırma/irtifak düzenlemeleriyle sağlanmalıdır.
Bu ayrımı gözden kaçırmak iki farklı hakkı birbirine karıştırır. Bir tarafta özel taşınmaz malikinin mülkiyet hakkı, diğer tarafta herkesin kıyıdan yararlanma hakkı vardır. Kamu idaresi, planlama aşamasında kıyıya erişimi sağlayacak bağlantıları oluşturmakla yükümlüdür; vatandaş özel mülkü kendiliğinden yol ilan edemez.
Bir bölgede fiilen bütün kamu geçişleri kapatılmışsa onaylı imar planı, kadastro yolları, kıyı kenar çizgisi ve belediye düzenlemeleri incelenmelidir. Planlanan yaya yolunun işgal edilmiş olması ile hiç kamu yolu bulunmaması farklı hukuki sorunlardır.
İskele, Liman ve Kıyı Tesislerinde Güvenlik Çiti Olabilir mi?
3621 m.6, kıyıda kural olarak yapı yasağı getirirken kıyının kamu yararına kullanımını zorunlu kılan veya kıyıdan başka yerde yapılması mümkün olmayan belirli yapı ve tesislere uygulama imar planı kararıyla izin verir. İskele, liman, barınak, tersane, balıkçı tesisi, fener, çekek yeri ve benzeri tesisler bunlar arasındadır.
Bu tesislerin işletme ve güvenlik alanlarında, yetkili plan ve mevzuata dayanan kontrollü giriş düzenlemeleri bulunabilir. Örneğin liman güvenlik sahası, tehlikeli operasyon alanı veya gümrüklü alan halka açık plajla aynı değildir. Buradaki bariyerin hukuka uygunluğu, tesisin izinli alanı ve özel güvenlik mevzuatıyla birlikte değerlendirilir.
Ancak izinli tesisin güvenlik sınırı bahane edilerek tesis dışındaki doğal kıyının geniş biçimde kapatılması mümkün değildir. Bariyer sınırı onaylı plan ve izin koordinatlarıyla örtüşmelidir.
Belediye Ruhsatı, Kira Sözleşmesi veya İşletme Belgesi Kıyıyı Kapatma Hakkı Verir mi?
Hayır. İşyeri açma ruhsatı, belediye kira sözleşmesi, ecrimisil ödemesi, turizm işletme belgesi veya başka bir idari belge, 3621 sayılı Kanunun emredici hükümlerini ortadan kaldırmaz. Her belge yalnız kendi hukuki alanında yetki sağlar.
Örneğin belediyeden büfe işletme hakkı alan kişi, sözleşmede belirtilen alanı kullanabilir; fakat sözleşme açıkça veya fiilen kıyının herkese kapatılması sonucunu doğuruyorsa üst norm olan Kıyı Kanununa uygunluk ayrıca denetlenir. İdare de Kanuna aykırı özel kullanım yaratamaz.
Aynı şekilde geçmişten beri kullanılan bir çit veya duvar “kazanılmış hak” iddiasıyla otomatik olarak korunmaz. Yapının izin tarihi, plan dayanağı ve bulunduğu alanın kıyı statüsü incelenmelidir.
Sahilin Duvar veya Çitle Kapatılması Nereye Şikâyet Edilir?
İlk başvuru alanın durumuna göre belediye, büyükşehir belediyesi, valilik, kaymakamlık ve Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği İl Müdürlüğüne yapılabilir. Kıyı kenar çizgisi ve plan uygulaması teknik dosya gerektiriyorsa ilgili imar müdürlüğü ve Bakanlık birimleri devreye girer. Kamu taşınmazı işgali bulunuyorsa Milli Emlak birimleri de yetkili olabilir.
Başvuruda yalnız “sahil kapatıldı” demek yerine konum, ada-parsel, koordinat, fotoğraf, bariyer türü, işletme adı ve mümkünse onaylı kıyı kenar çizgisi paftası belirtilmelidir. İdarenin yerinde inceleme yapması ve engelin kıyı alanında kalıp kalmadığını teknik olarak belirlemesi istenmelidir.
CİMER üzerinden yapılan başvurular ilgili kuruma yönlendirilebilir; ancak teknik ve süreli bir uyuşmazlıkta doğrudan yetkili kuruma kayıtlı dilekçe vermek, işlem ve tebligat takibini kolaylaştırır.
İdare Engeli Kaldırmazsa Hangi Hukuki Yol Kullanılır?
İdarenin açık işlemine, ruhsatına, plan kararına veya başvuruyu reddeden kararına karşı idari yargı yolu gündeme gelebilir. İdari işlemlerde genel dava açma süresi, özel bir süre yoksa 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu m.7 çerçevesinde değerlendirilir. Ancak süre başlangıcı işlem türü, ilan ve tebliğ şekline göre değişebileceğinden somut karar üzerinden hesap yapılmalıdır.
Fiziki işgal özel kişi tarafından yapılıyorsa idari denetim yanında mülkiyet, haksız el atma veya başka özel hukuk ilişkileri de gündeme gelebilir. Kıyı alanının kamu malı statüsü nedeniyle idarenin koruma yükümlülüğü ayrıca önem taşır.
Dava açılmadan önce kıyı kenar çizgisi, imar planı ve bariyerin koordinatı kesinleştirilmelidir. Yanlış alana ilişkin fotoğrafla açılan dava teknik bilirkişi incelemesinde sonuçsuz kalabilir.
Sahil Kapatma Uyuşmazlığında Hangi Deliller Toplanmalı?
- Engelin tarihli fotoğraf ve videosu.
- Konum ve mümkünse koordinat bilgisi.
- Onaylı kıyı kenar çizgisi paftası.
- Güncel imar planı ve plan notları.
- Kadastro paftası ve ada-parsel bilgisi.
- İşletmenin kira, tahsis veya ruhsat bilgisi.
- Belediye/İl Müdürlüğüne yapılan başvuru ve evrak numarası.
- İdarenin yerinde tespit tutanağı.
- Varsa zabıta veya kolluk tutanakları.
- Engelin hangi tarihte kurulduğunu gösteren eski uydu/fotoğraf kayıtları.
Resmî Kaynaklar ve İlgili İçerikler
Güncel 3621 sayılı Kıyı Kanunu için Mevzuat Bilgi Sistemi, kıyı kenar çizgisi ve planlama uygulamaları için Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanlığı kaynakları esas alınmalıdır.
İmar planı ve yapı uyuşmazlıkları için ruhsata aykırı yapılarda yıkım; kamu mallarının kadastro statüsü için 3402 m.16 kamu malları rehberi incelenebilir.
Sık Sorulan Sorular
1. Sahile tel örgü çekmek yasak mı?
Evet. 3621 m.6 kıyıda tel örgü, duvar, çit, parmaklık, hendek, kazık ve benzeri engelleri yasaklar.
2. Otel önündeki sahili halka kapatabilir mi?
Kıyı kamusal kullanıma açıktır; otelin kara tarafındaki mülkiyeti önündeki kıyıyı özel mülk hâline getirmez.
3. Site “özel plaj” tabelası koyabilir mi?
Tabela kıyının hukuki statüsünü değiştirmez. Kıyı 3621 m.5–6’ya tabidir.
4. Plaj işletmesi şezlong için ücret alabilir mi?
Hizmet bedeli ayrı konudur; ücretli hizmet sunulması kıyının tamamını halka kapatma yetkisi vermez.
5. Kıyıya ulaşmak için özel otel bahçesinden geçebilir miyim?
Kıyının kamusal olması her özel parselden izinsiz geçiş hakkı doğurmaz. Kamuya ait geçiş yolları ve plan kararları ayrıca değerlendirilir.
6. Limanın güvenlik çiti de yasak mı?
İzinli liman ve güvenlik alanları özel mevzuatla kontrollü olabilir; bariyer onaylı tesis sınırı ve güvenlik amacıyla sınırlı olmalıdır.
7. Belediye kiraya verdiyse işletme sahili kapatabilir mi?
Hayır. Kira sözleşmesi Kıyı Kanununun emredici hükümlerini ortadan kaldırmaz.
8. Eski duvar kazanılmış hak olur mu?
Sırf eski olması yeterli değildir; plan, izin ve kıyı statüsü incelenir.
9. Kıyı nerede başlar ve biter?
Kıyı çizgisi ile kıyı kenar çizgisi arasındaki alandır.
10. Sahil kapatma şikâyeti nereye yapılır?
Belediye, valilik/kaymakamlık ve Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği İl Müdürlüğüne somut konum ve belgelerle başvuru yapılabilir.
11. Bariyer kaldırılmazsa dava açılabilir mi?
Hukuka aykırı idari işlem veya ret kararına karşı uygun süre içinde idari yargı yolu değerlendirilebilir.
12. Kıyıda geçici güvenlik şeridi de yasak mı?
Yetkili makamın can güvenliği veya resmi çalışma için geçici ve ölçülü tedbiri, özel işletmenin kıyıyı kalıcı biçimde kapatmasından farklıdır.
Hukukçu İncelemesi ve E-E-A-T
Yazar: Av. Halil Bakırcı – Mersin Barosu Sicil No: 3472
Hukuki inceleme: Av. Emirhan Keskin – Mersin Barosu Sicil No: 5507
Son mevzuat kontrolü: 11 Eylül 2026
İçerik 3621 sayılı Kıyı Kanunu m.4, m.5 ve m.6 ile güncel kıyı planlama uygulamaları esas alınarak hazırlanmıştır. Özel mülkiyet ile kıyının kamusal kullanımı birbirinden ayrılarak değerlendirilmiştir.
Bakırcı & Keskin Hukuk Bürosu – Mersin
İhsaniye Mahallesi, 4903. Sokak, Profit İş Merkezi No:23 Kat:3 Daire:14, 33070 Akdeniz/Mersin · Tel: +90 552 224 43 66
Kıyı, imar, tapu ve idari işlem uyuşmazlıkları Türkiye genelinde Mersin ofisinden takip edilmektedir.
Hukuki konu hakkında iletişim
İlk iletişimde konuyu, bulunduğunuz ülke veya ili ve varsa tebliğ ya da son işlem tarihini kısaca belirtebilirsiniz. T.C. kimlik numarası, sağlık verisi veya kişisel belge göndermeyiniz. Mesajlaşma tek başına hukuki görüş veya avukatlık ilişkisi oluşturmaz.
Bakırcı & Keskin Hukuk Bürosu sitesinden daha fazla şey keşfedin
Son gönderilerin e-postanıza gönderilmesi için abone olun.
