Satıcı Tapuya Gelmezse Ne Olur? Kapora, Satış Vaadi ve Tescile Zorlama 2026
Gayrimenkul ve Borçlar Hukuku · 10 Eylül 2026
Satıcı Tapuya Gelmezse Ne Olur? Kapora, Satış Vaadi ve Tescile Zorlama 2026
Tapu randevusuna gelmeyen satıcıya karşı alıcının tescil, bedel iadesi ve tazminat hakları sözleşmenin geçerlilik şekline göre belirlenir.
Kısa ve net cevap: Satıcının tapu randevusuna gelmemesi hâlinde alıcının doğrudan “evi üzerime geçirin” talebinde bulunup bulunamayacağı, taraflar arasındaki sözleşmenin geçerli resmi şekle sahip olup olmadığına bağlıdır. TBK m.237 ve TMK m.706 uyarınca taşınmaz satışının geçerliliği resmi şekle bağlıdır. Geçerli bir noter düzenleme şeklinde taşınmaz satış vaadi veya kanunen resmi nitelikte başka geçerli bir taahhüt varsa, koşulları gerçekleştiğinde TMK m.716 kapsamında tescile zorlama davası gündeme gelir. Taraflar yalnız adi yazılı “ev satış sözleşmesi” yaptıysa bu belge tek başına taşınmaz mülkiyetini devretmez ve kural olarak tescile zorlama hakkı doğurmaz; ödenen para TBK m.77 ve devamındaki sebepsiz zenginleşme hükümleri ile sözleşme öncesi/sözleşmesel sorumluluk çerçevesinde geri istenir. “Kapora” adı altında verilen paranın hukuki niteliği de otomatik değildir; TBK m.177 bağlanma parasını, m.178 cayma parasını ayrı düzenler.

Taşınmaz Satışında Resmi Şekil Neden Belirleyicidir?
Türk Medenî Kanunu m.706, taşınmaz mülkiyetinin devrini amaçlayan sözleşmelerin geçerli olmasını resmi şekilde düzenlenmiş bulunmalarına bağlar. Türk Borçlar Kanunu m.237 de taşınmaz satışının geçerli olabilmesi için sözleşmenin resmi şekilde düzenlenmesini şart koşar; taşınmaz satış vaadi, geri alım ve alım sözleşmeleri de resmi şekle tabidir. Bu şekil ispat için değil geçerlilik içindir. Tarafların kendi aralarında imzaladığı bir kâğıtta taşınmaz, bedel ve ödeme planı ayrıntılı yazılmış olsa dahi resmi şekil yoksa kural olarak geçerli taşınmaz satış sözleşmesi kurulmuş sayılmaz.
Taşınmaz mülkiyeti ise TMK m.705 gereğince kural olarak tescille kazanılır. Bu nedenle “paranın tamamını ödedim” veya “anahtarı aldım” olguları tek başına tapu mülkiyetini geçirmez. Satış bedelinin ödenmesi, fiili teslim ve taşınmazda oturma ayrı; tapu sicilinde malik olma ayrı hukuki sonuçlardır. Satıcının tapuya gelmemesi uyuşmazlığında ilk iş, taraflar arasındaki belgenin ne olduğunu ve kanunun aradığı resmi şekli taşıyıp taşımadığını tespit etmektir.
Sadece Emlakçıda veya Taraflar Arasında İmzalanan Sözleşme Varsa Ne Olur?
Emlak ofisinde, internet üzerinden veya tarafların kendi aralarında imzaladığı adi yazılı taşınmaz satış sözleşmesi, TBK m.237 ve TMK m.706’daki resmi şekli karşılamaz. Böyle bir belge kural olarak alıcıya “satıcı tapuya gelmedi, mahkeme tapuyu doğrudan bana versin” şeklinde tescile zorlama hakkı sağlamaz. Belge yine de para ödemesinin, tarafların görüşmelerinin, taşınmazın belirlenmesinin veya haksız davranışın ispatında delil niteliği taşıyabilir.
Geçersiz sözleşme nedeniyle alıcının ödediği tutarın satıcıda kalması için hukuki sebep bulunmuyorsa TBK m.77 ve devamındaki sebepsiz zenginleşme hükümleri gündeme gelir. Alıcı ödediği tutarı, ödeme tarihini ve paranın taşınmaz alımı amacıyla verildiğini banka kayıtları, makbuz, yazışmalar ve diğer hukuka uygun delillerle ortaya koyar. Satıcının para almadığını iddia etmesi hâlinde ispat rejimi ödeme yöntemine ve miktara göre HMK hükümleri çerçevesinde değerlendirilir.
Noterde Düzenleme Şeklinde Taşınmaz Satış Vaadi Varsa
Taşınmaz satış vaadi TBK m.29 anlamında bir önsözleşmedir ve TBK m.237 gereğince resmi şekilde düzenlenmedikçe geçerli olmaz. Noterlik Kanunu m.60 kapsamında noterler taşınmaz satış vaadi sözleşmesi düzenleyebilir. Buradaki kritik nokta, belgenin yalnız imza onaylı sıradan bir metin değil kanunun aradığı düzenleme şeklindeki resmi senet niteliğinde olmasıdır.
Geçerli satış vaadinde satıcı, belirlenen koşullar oluştuğunda asıl satış işlemini yapmayı borçlanır. Satıcı bu borca rağmen tapuya gelmezse alıcı yalnız para iadesiyle yetinmek zorunda değildir. Vaadin kapsamı, taşınmazın belirlenebilirliği, alıcının kendi edimini yerine getirip getirmediği, vade ve diğer koşullar incelenir; koşulları varsa TMK m.716 kapsamında mülkiyetin hükmen geçirilmesi için tescile zorlama talebi ileri sürülür.
Noterde Doğrudan Taşınmaz Satışı Yapılabilir mi?
Evet. Noterlik Kanunu m.61/A uyarınca taşınmaz satış sözleşmesi noterler tarafından da yapılabilir. Bu işlem, taşınmaz satış vaadinden farklıdır: satış vaadi ileride asıl satışın yapılmasına yönelik borç doğururken, m.61/A kapsamındaki noter işlemi doğrudan taşınmaz satış sözleşmesidir. Türkiye Noterler Birliğinin güncel uygulamasında noterlikte taşınmaz satış sözleşmesi için çevrimiçi başvuru ve randevu sistemi kullanılmaktadır.
Bu nedenle 2026 itibarıyla “taşınmaz ancak tapu müdürlüğünde satılabilir” şeklindeki ifade eksiktir. Tapu müdürlüğündeki satış yanında, Noterlik Kanunu m.61/A koşulları çerçevesinde noter tarafından düzenlenen doğrudan taşınmaz satış sözleşmesi de geçerli resmi işlem yoludur. Buna karşılık tarafların kendi aralarında veya emlakçıda imzaladığı adi yazılı belge bu resmi şeklin yerine geçmez.
Satış vaadinin tapu siciline şerhi ayrıca koruma sağlar. TMK m.1009 ve Tapu Kanunu m.26 çerçevesindeki şerh, kişisel hakkın sonradan taşınmaz üzerinde hak kazanan kişilere karşı ileri sürülebilmesi bakımından önem taşır. Şerhsiz satış vaadi taraflar arasında geçerli olsa bile taşınmazın üçüncü kişiye devri hâlinde alıcının hukuki konumu farklılaşır.
Tescile Zorlama Davası Hangi Kanun Maddesine Dayanır?
TMK m.716, mülkiyetin kazanılmasına esas olacak bir hukuki sebebe dayanarak malikten mülkiyetin kendi adına tescilini istemek hususunda kişisel hakka sahip olan kişinin, malikin kaçınması hâlinde hâkimden mülkiyetin hükmen geçirilmesini isteyebileceğini düzenler. Geçerli taşınmaz satış vaadi, bu kişisel hakkın tipik kaynaklarından biridir.
Davanın kabulü için yalnız “noter sözleşmesi var” demek yeterli değildir. Sözleşmede taşınmazın belirlenebilir olması, taahhüdün geçerli biçimde kurulması, alıcının kendi borçlarını yerine getirmesi veya ifaya hazır olması ve tescili engelleyen hukuki bir neden bulunmaması gerekir. Satış bedelinin bakiye kısmı varsa mahkeme önünde depo veya ifa meselesi gündeme gelir. Taşınmazın hukuki durumu ve tarafların edimleri birlikte incelenir.
Tescile zorlama davaları taşınmazın aynına ilişkin sonuç doğurduğundan HMK m.12’deki kesin yetki kuralı önemlidir. Taşınmaz üzerindeki ayni hakka ilişkin dava, taşınmazın bulunduğu yer mahkemesinde açılır. Görev bakımından uyuşmazlığın niteliği ayrıca belirlenir; tüketici işlemi, ticari işlem veya genel hukuk ilişkisi farklı görev kuralları doğurabilir.
Satıcı Tapuya Gelmezse Kapora Geri Alınır mı?
Günlük dilde “kapora” tek bir hukuki kurumu ifade etmez. TBK m.177’ye göre sözleşme yapılırken verilen para, cayma parası olarak değil sözleşmenin yapıldığına kanıt olarak verilmiş sayılır. Aksine sözleşme veya yerel âdet olmadıkça bağlanma parası esas alacaktan düşülür. TBK m.178 ise cayma parasını düzenler; cayma parası kararlaştırılmışsa taraflardan her biri sözleşmeden caymaya yetkili sayılır, parayı veren cayarsa verdiğini bırakır, alan cayarsa aldığının iki katını geri verir.
Bu nedenle satıcı tapuya gelmediğinde “kaporanın otomatik iki katı alınır” şeklinde genel bir kural yoktur. İki kat sonuç TBK m.178 anlamında cayma parasının kararlaştırıldığı durumda doğar. Para bağlanma parası niteliğindeyse ve asıl sözleşme geçersizse iade talebi, geçersizliğin ve sebepsiz zenginleşmenin sonuçlarıyla birlikte incelenir. Emlakçının kullandığı formda paraya “kapora” yazılmış olması tek başına TBK m.178’i otomatik uygulamaz; sözleşmenin içeriği önemlidir.
Kapora konusunda ayrıntılı açıklama için kapora nedir ve kapora iadesi rehberleri incelenebilir.
Satış Bedelinin Tamamı veya Bir Bölümü Ödendiyse
Alıcı geçersiz adi taşınmaz satış sözleşmesine güvenerek satış bedelini ödemiş ancak tapu devri yapılmamışsa, ödemenin iadesi temel taleptir. Banka havalesi/EFT açıklamasında ada-parsel, taşınmaz adresi, satış bedeli veya sözleşmeye ilişkin açıklama bulunması ispatı güçlendirir. Nakit ödeme iddiası ise HMK’nın senetle ispat ve delil başlangıcı hükümleri nedeniyle daha ciddi ispat sorunu yaratır.
Satıcı parayı aldıktan sonra tapuya gelmiyorsa ihtarname ile belirli bir tarih ve yerde ifaya davet edilmesi, temerrüt ve delil bakımından önem taşır. Geçerli bir borç ilişkisi yoksa ihtar geçersiz sözleşmeyi kendiliğinden geçerli hâle getirmez; ancak para iadesi talebinin bildirildiğini ve uyuşmazlığın tarihini ortaya koyar. Geçerli satış vaadi varsa ifaya çağrı, satıcının edimini yerine getirmediğini somutlaştırır.
Satıcının Gelmemesi Nedeniyle Tazminat İstenir mi?
Tazminat talebinin dayanağı, geçerli borç ilişkisi ve ihlalin niteliğine göre belirlenir. Geçerli satış vaadinin ihlali sözleşmeye aykırılık hükümlerini; geçersiz sözleşme sürecindeki kusurlu davranış ise somut koşullarda sözleşme görüşmelerinden doğan sorumluluk veya haksız fiil/sebepsiz zenginleşme hükümlerini gündeme getirir. Zarar kalemleri otomatik olarak kabul edilmez; talep eden taraf zararı, illiyet bağını ve hukuki dayanağı ispatlar.
Örneğin tapu devrinin kesin gerçekleşeceğine güvenilerek yapılan noter, ekspertiz, kredi veya zorunlu işlem giderleri bakımından hangi kalemin karşı taraftan istenebileceği, sözleşmenin geçerliliği ve kusur temelinde incelenir. “Evin değeri arttı, bütün artışı isterim” sonucu geçerli sözleşme ve tescil hakkı bulunmadan kendiliğinden doğmaz.
Satıcıya Noter İhtarı Göndermek Zorunlu mu?
Noter ihtarı her tescil veya bedel iadesi talebinin dava şartı değildir; ancak satıcının hangi tarihte ifaya çağrıldığını, tapuya davet edildiğini veya para iadesi talebinin yöneltildiğini güçlü biçimde belgeler. TBK m.117’deki temerrüt kuralları uyarınca borcun muaccel olması ve borçluya ihtar şartı somut borç ilişkisine göre değerlendirilir. İfa günü sözleşmede birlikte belirlenmişse temerrüt bakımından ayrıca ihtar gerekip gerekmediği aynı madde üzerinden incelenir.
İhtarda taşınmaz, sözleşme tarihi, ödenen tutar, tapu randevusu, istenen edim ve verilen süre açık yazılmalıdır. Belirsiz “gelmezsen dava açarım” bildirimi yerine, hangi borcun ne zaman yerine getirilmesi istendiği somutlaştırılır. Yurt dışındaki satıcıya yapılacak ihtarda tebligat süresi ve yabancı adres ayrıca hesaba katılır.
Web Tapu Randevusu ve SMS Delil Olur mu?
Web Tapu başvuru kaydı, SMS, harç tahakkuku ve taraflar arasındaki yazışmalar, satıcının belirli bir tarihte tapu işlemi için sürece katıldığını gösterebilir. HMK m.199 kapsamında uyuşmazlık konusu vakıaları ispata elverişli elektronik veriler belge niteliğindedir. Ancak bu kayıtlar resmi şekil şartını tamamlamaz. Başka bir ifadeyle, “satıcı Web Tapu’ya başvurdu” kaydı geçersiz adi satış sözleşmesini TBK m.237 anlamında geçerli resmi satış sözleşmesine dönüştürmez.
Bununla birlikte para iadesi, kusur, görüşme süreci veya ifaya davet bakımından bu kayıtlar önemlidir. Mesajların ekran görüntüsü yanında mümkünse asıl cihaz/veri, banka dekontları, başvuru numarası, SMS ve e-posta kayıtları korunmalıdır.
Satıcı Tapuya Gelmezse İlk Olarak Ne Yapılmalı?
- Sözleşmenin türünü belirleyin: Adi yazılı belge, noter düzenleme şeklinde satış vaadi ve resmi taşınmaz satış sözleşmesi aynı sonucu doğurmaz.
- Ödeme ve randevu delillerini koruyun: Banka dekontu, Web Tapu başvurusu, SMS, e-posta, ilan ve yazışmaları birlikte saklayın.
- Güncel tapu ve takyidat durumunu kontrol edin: Yeni haciz, ipotek veya üçüncü kişiye devir olup olmadığı hukuki yolu değiştirebilir.
- Talebi netleştirin: Geçerli tescil hakkı varsa ifa ve tescil; geçersiz işlem veya sona erme nedeniyle iade hakkı varsa bedel iadesi ve koşulları bulunan zarar kalemleri ayrı değerlendirilir.
- Gerekli bildirimi ispatlanabilir şekilde yapın: Noter ihtarı her dosyada dava şartı değildir; ancak ifaya davet veya iade talebinin içeriğini ve tarihini ispatlamada kullanılabilir.
- Dava şartını talebe göre kontrol edin: Tescil, tüketici alacağı, ticari para alacağı ve diğer taleplerin arabuluculuk ile görev-yetki kuralları aynı değildir.
Satıcı Taşınmazı Başka Birine Satarsa Ne Olur?
Taşınmaz üçüncü kişiye devredilmişse alıcının hakkı sözleşmenin niteliğine ve kişisel hakkın tapuya şerh edilip edilmediğine göre değişir. Geçerli satış vaadinin şerhi varsa üçüncü kişiye karşı ileri sürülebilirlik yönünden TMK m.1009 ve ilgili tapu hükümleri incelenir. Şerh yoksa üçüncü kişinin ayni hak kazanımı ve iyi niyeti TMK m.1023-1024 çerçevesinde ayrıca değerlendirilir.
Adi yazılı ve geçersiz satış belgesine sahip alıcı ise sırf önce anlaştığı için sonradan tapuda malik olan kişiye karşı otomatik ayni hak kazanmaz. Satıcıya karşı para iadesi ve koşulları varsa tazminat talepleri öne çıkar. Üçüncü kişinin muvazaalı veya kötü niyetli hareket ettiği iddia ediliyorsa bu iddia ayrıca somut delille ortaya konmalıdır.
Resmî mevzuat: 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu · 4721 sayılı Türk Medenî Kanunu · 6100 sayılı HMK.
Sık Sorulan Sorular
Satıcı tapuya gelmezse alıcı evi mahkemeyle üzerine alabilir mi?
Geçerli resmi satış vaadi veya tescile esas kişisel hak varsa TMK m.716 kapsamında tescile zorlama istenebilir. Sadece adi yazılı satış belgesi kural olarak bu sonucu doğurmaz.
WhatsApp’tan yapılan ev satış anlaşması geçerli mi?
Taşınmaz satışının geçerliliği TBK m.237 ve TMK m.706 gereğince resmi şekle bağlıdır; WhatsApp yazışması bu resmi şeklin yerine geçmez.
Emlakçıda imzalanan satış sözleşmesiyle tapu davası açılır mı?
Adi yazılı emlakçı sözleşmesi kural olarak resmi şekli karşılamaz ve tek başına tescile zorlama hakkı vermez; para iadesi ve diğer talepler ayrıca değerlendirilir.
Noter satış vaadi varsa satıcı tapuya gelmezse ne yapılır?
Geçerli düzenleme şeklindeki satış vaadi ve diğer koşullar varsa TMK m.716 kapsamında tescile zorlama davası gündeme gelir.
Satıcı gelmezse kaporanın iki katını almak zorunlu mudur?
Hayır. İki kat sonucu TBK m.178 anlamında cayma parası kararlaştırılmışsa doğar; her “kapora” ödemesi otomatik cayma parası değildir.
Satış bedelinin tamamı ödendiyse tapu otomatik geçer mi?
Hayır. TMK m.705 gereğince taşınmaz mülkiyeti kural olarak tescille kazanılır; bedelin ödenmesi tek başına mülkiyeti geçirmez.
Satıcıya noter ihtarı göndermek gerekir mi?
Her dava için zorunlu dava şartı değildir; ancak ifaya davet, temerrüt ve delil bakımından güçlü kayıt oluşturur.
Web Tapu başvurusu resmi satış sözleşmesi yerine geçer mi?
Hayır. Başvuru kaydı resmi satışın ve tescilin yerine geçmez; taşınmaz devri resmi işlem ve tescille tamamlanır.
Satıcı evi üçüncü kişiye devrederse ilk alıcı ne yapar?
İlk alıcının hakkı geçerli sözleşme, tapuya şerh ve üçüncü kişinin hukuki durumuna göre belirlenir; şerhli satış vaadi ile adi yazılı sözleşmenin sonucu aynı değildir.
Tapuya gelmeyen satıcıdan ödenen para geri alınır mı?
Geçersiz satış nedeniyle hukuki sebep kalmamışsa ödenen tutar TBK m.77 ve devamındaki sebepsiz zenginleşme hükümleri kapsamında geri istenir.
Satıcı Tapuya Gelmeden Önce Taşınmaza Haciz veya İpotek Gelirse
Taraflar satış konusunda anlaşmış olsa bile tescil yapılıncaya kadar tapu sicilindeki malik satıcıdır. Bu dönemde taşınmaz üzerine haciz, ipotek veya başka bir takyidat işlenirse alıcının hukuki konumu sahip olduğu sözleşmenin niteliğine göre belirlenir. Sadece adi yazılı ve geçersiz bir satış belgesine dayanılması, alıcıya tapuda ayni hak sağlamaz. Geçerli satış vaadinin şerhi bulunuyorsa şerhin üçüncü kişilere etkisi TMK m.1009 ve ilgili tapu hükümlerine göre ayrıca değerlendirilir.
Bu nedenle alıcı tapu randevusundan hemen önce güncel takyidat kaydını kontrol etmelidir. Günler önce alınmış tapu kaydında haciz görünmemesi, imza gününde de aynı durumun devam ettiğini garanti etmez. Satış bedelinin önemli kısmı önceden ödenmişse güncel sicil kontrolü daha da kritik hâle gelir. Yeni haciz veya ipotek tespit edildiğinde bedelin kalan kısmı aktarılmadan önce kaydın niteliği ve terkin yolu belirlenmelidir.
Satıcı Tapuya Gelmezse Arabuluculuk Zorunlu mu?
Uyuşmazlıkta arabuluculuğun dava şartı olup olmadığı açılacak davanın hukuki niteliğine göre belirlenir. Taşınmazın devrine veya taşınmaz üzerinde sınırlı ayni hak kurulmasına ilişkin uyuşmazlıklar 6325 sayılı Kanun m.17/B uyarınca arabuluculuğa elverişlidir; bu hüküm tek başına dava şartı arabuluculuk getirmez. Aynı Kanunun m.18/B hükmü ise kira ilişkisinden doğan uyuşmazlıklar, taşınır ve taşınmazların paylaştırılması ve ortaklığın giderilmesi, Kat Mülkiyeti Kanunundan doğan uyuşmazlıklar ve komşu hakkı uyuşmazlıkları için dava şartı arabuluculuk düzenler. Bu nedenle yalnız tescile zorlama talebinin taşınmaz devrine ilişkin olması, onu kendiliğinden m.18/B kapsamındaki zorunlu arabuluculuğa sokmaz. Buna karşılık talep para alacağı veya tazminat ise ilişkinin ticari ya da tüketici işlemi niteliğine göre TTK m.5/A veya 6502 sayılı Kanun m.73/A gibi özel dava şartları ayrıca kontrol edilir. Sonuç olarak önce talep türü ve hukuki ilişki belirlenmeden “her durumda arabuluculuk zorunlu” ya da “hiçbir zaman zorunlu değil” denilemez.
Türkiye Geneli ve Mersin Uygulaması
Taşınmaz satışında resmi şekil ve tescil kuralları Türkiye genelinde aynıdır. Tescile ilişkin kesin yetki ve görev, uyuşmazlığın niteliğine göre belirlenir. Bakırcı & Keskin Hukuk Bürosunun tek fiziksel ofisi Mersin’dedir; Türkiye genelindeki taşınmaz, satış vaadi ve bedel iadesi dosyaları görev, yetki ve temsil kuralları çerçevesinde Mersin’den koordine edilir. İletişim.
Bakırcı & Keskin Hukuk Bürosu – Mersin Ofisi
Adres: İhsaniye, 4903. Sk. Profit İş Merkezi No:23 Kat:3 Daire:14, 33070 Akdeniz/Mersin
Hukuki konu hakkında iletişim
İlk iletişimde konuyu, bulunduğunuz ülke veya ili ve varsa tebliğ ya da son işlem tarihini kısaca belirtebilirsiniz. T.C. kimlik numarası, sağlık verisi veya kişisel belge göndermeyiniz. Mesajlaşma tek başına hukuki görüş veya avukatlık ilişkisi oluşturmaz.
