B&KBakırcı & KeskinHUKUK BÜROSU
TR
TürkçeEnglishDeutschРусскийالعربية中文Français
Menü

Talep Olmadan Kredi Kartı Gönderilebilir mi? 5464 m.8 (2026)

Kısa ve net cevap: Hayır. 5464 sayılı Banka Kartları ve Kredi Kartları Kanunu m.8 uyarınca kart çıkaran kuruluş, talepte bulunmayan veya sözleşme imzalamayan kişi adına hiçbir şekilde kredi kartı veremez. Kartın fizikî olarak gönderilmesi kadar, kullanılabilir bir kredi kartı hesabının kişinin açık talebi ve sözleşmesi bulunmadan oluşturulması da bu kurala aykırıdır.
Talep olmadan kredi kartı gönderilmesi 5464 m.8 hukuki değerlendirme
Talep olmadan kredi kartı çıkarılması, 5464 sayılı Kanun m.8 kapsamında değerlendirilir.

Talep Olmadan Kredi Kartı Gönderilmesinin Hukuki Dayanağı

5464 sayılı Banka Kartları ve Kredi Kartları Kanunu, kartlı ödeme sisteminin temel kanunudur. Kanunun 8. maddesi kart çıkaran kuruluşların yükümlülüklerini düzenler. Maddenin ilk cümlesi açıktır: kart çıkaran kuruluşlar, talepte bulunmayan veya sözleşme imzalamayan kişiler adına hiçbir şekil ve surette kart veremezler. Bu hüküm iki ayrı şartı birlikte korur. Birincisi kişinin kart talebinin bulunması, ikincisi kart ilişkisinin sözleşmeye dayanmasıdır.

Bu nedenle “banka müşterisiyim”, “mevduat hesabım var”, “maaş müşterisiyim”, “mobil bankacılık kullanıyorum” veya “daha önce başka bir kart aldım” gibi olgular tek başına yeni bir kredi kartı çıkarılması için yeterli değildir. Mevcut müşteri ilişkisi, yeni kredi kartı bakımından otomatik talep sayılmaz. Kart çıkarılması işlemi, kredi limiti tanınması ve kart hesabı kurulması sonucunu doğurduğu için, kanunun aradığı talep ve sözleşme zemini ayrıca bulunmalıdır.

Kanunun amacı yalnızca plastik kartın tüketiciye ulaşmasını düzenlemek değildir. Fizikî kart, sanal kart numarası veya kart hesabı üzerinden kredi kullandırılmasına imkân veren yapı kurulması da kredi kartı ilişkisinin parçasıdır. Bu sebeple kişinin talebi bulunmaksızın kullanılabilir bir kredi kartı hesabı açılması ve buna bağlı kart tanımlanması, “kartı hiç aktive etmediniz” denilerek m.8 kuralının dışında bırakılamaz.

Kredi Kartı İçin Geçerli Talep Ne Demektir?

Talep, kişinin kredi kartı edinme iradesinin açık biçimde ortaya konulmasıdır. Şubede imzalanan başvuru formu, bankanın güvenli elektronik kanalı üzerinden verilen ve kimliği doğrulanan başvuru veya mevzuata uygun uzaktan iletişim yöntemiyle oluşturulan başvuru bu kapsamdadır. Esas olan, talebin kredi kartına yönelik olması ve daha sonra ispatlanabilmesidir.

Bir banka hesabı açılırken sunulan genel bankacılık sözleşmesi içindeki soyut bir hüküm, somut olayda ayrıca kredi kartı başvurusu yapıldığı anlamına gelmez. Kart çıkaran kuruluş, uyuşmazlık doğduğunda kart talebinin ne zaman, hangi kanaldan ve hangi kimlik doğrulama süreciyle alındığını gösterebilmelidir. Özellikle telefon görüşmesi, dijital onay veya mobil uygulama başvurusu ileri sürülüyorsa işlem kayıtları önem kazanır.

5464 m.8 ayrıca kart çıkaran kuruluşun, talep edilmesi hâlinde gerçekleştirilmiş işlemlere ait kayıtları kural olarak otuz günü geçmemek üzere işlemin niteliğine uygun sürede sağlamasını; yurt dışı işlemlerinde bu sürenin altmış gün olmasını öngörür. Kart hamili, “ben başvurmadım” diyorsa öncelikle başvuruya ve sözleşmeye ilişkin kayıtların bankadan yazılı olarak istenmesi ispat bakımından güçlü bir adımdır.

Promosyon mesajı talep değildir

Bankanın “size özel kartınız hazır”, “tek tıkla limitinizi kullanın”, “ön onaylı kart” şeklinde pazarlama mesajı göndermesi kendi başına kart talebi oluşturmaz. Ön onay, bankanın iç risk değerlendirmesidir; müşterinin sözleşme kurma iradesi değildir. Müşterinin ayrıca kabul işlemi yapması ve sözleşme sürecinin mevzuata uygun kurulması gerekir.

Ek kart bakımından durum

5464 m.9, asıl kart hamilinin talebi üzerine üçüncü kişiler adına asıl karta bağlı ek kart düzenlenmesine izin verir. Burada da çıkış noktası asıl kart hamilinin talebidir. Ek kartın toplam kredi kartı limitinden bağımsız yeni bir kredi ilişkisi olmadığı unutulmamalıdır. Buna rağmen kartın kimin adına düzenlendiği, teslimi ve kullanım güvenliği konusunda 5464 m.8 ve m.16 hükümleri uygulanır.

Kredi Kartı Sözleşmesi Olmadan Kart Verilebilir mi?

Hayır. 5464 m.8 “talepte bulunmayan veya sözleşme imzalamayan” kişilere kart verilemeyeceğini söyler. Dolayısıyla yalnızca başvuru yapılmış olması yetmez; kredi kartı ilişkisinin kanuna uygun sözleşmeye dayanması gerekir. Sözleşmenin kurulma şekline ilişkin ayrıntılar 5464 m.24’te düzenlenmiştir. Güncel mevzuat, sözleşmenin yalnızca kâğıt üzerinde kurulmasını zorunlu tutmaz; uzaktan iletişim araçları ve kimlik doğrulamasıyla elektronik sözleşme mümkündür. Ancak “elektronik olabilir” demek, “sözleşmesiz olabilir” demek değildir.

Kart çıkaran kuruluş sözleşme şartlarını kart hamiline açık biçimde vermeli; faiz, ücret, limit, hesap kesim ve son ödeme düzeni gibi kart ilişkisinin ekonomik sonuçları sözleşme ve bilgilendirme belgeleri üzerinden anlaşılabilir olmalıdır. Sözleşme örneğinin tüketiciye sunulması, sonradan doğabilecek “başvurmadım”, “şartı kabul etmedim” veya “bu ürün başka bir üründü” uyuşmazlıklarında önem taşır.

İstenmeyen Kredi Kartı Gönderildiyse Ne Yapılmalı?

İstenmeyen bir kart ulaştığında ilk işlem kartı kullanmamak ve kart bilgilerini üçüncü kişilerle paylaşmamaktır. Ardından kart çıkaran kuruluşa kalıcı kayıt bırakan bir kanaldan başvuru yapılmalıdır. Başvuruda, kredi kartı için talep verilmediği ve sözleşme kurulmadığı belirtilerek kart hesabının kapatılması, varsa limitin iptali ve başvuru/sözleşme kayıtlarının gönderilmesi istenmelidir.

Telefonla bildirim yapılması pratik olabilir; ancak yalnızca telefon konuşmasına dayanmak yerine başvuru numarası alınması ve mümkünse mobil bankacılık güvenli mesajı, KEP, kayıtlı e-posta niteliğinde banka kanalı veya yazılı dilekçe gibi sonradan doğrulanabilir bir kayıt oluşturulması daha güçlüdür. Kart kurye ile teslim edilmişse teslim belgesi de saklanmalıdır. Teslim almak, tek başına sözleşme kurulduğunu göstermez; buna karşılık kartın kullanılması, uyuşmazlığın ispat tablosunu karmaşıklaştırabilir.

Bankadan hangi kayıtlar istenmeli?

  • Kredi kartı başvuru tarihi ve başvuru kanalı,
  • Başvuru formu veya elektronik başvuru kaydı,
  • Sözleşme metni ve kabul kaydı,
  • Kimlik doğrulama kayıtları,
  • Kartın gönderim ve teslim bilgileri,
  • Limit tahsis kaydı,
  • Varsa kartın aktive edildiği veya kullanıldığı iddiasına ilişkin teknik kayıtlar.

Bu kayıtlar uyuşmazlığın merkezini somutlaştırır. Tüketici “kart istemedim” derken banka “dijital başvuru yapıldı” diyorsa tartışma, soyut beyanlardan ziyade zaman damgası, doğrulama yöntemi, telefon/cihaz kaydı ve sözleşme onayı üzerinden yürütülür.

Kullanılmayan İstenmeyen Kart Borç veya Faiz Doğurur mu?

Kredi kartı borcu kural olarak kartla yapılan harcama, nakit kullanım veya sözleşmeye ve mevzuata uygun olarak tahakkuk ettirilebilen kalemlerden doğar. Kişinin talebi ve geçerli sözleşmesi bulunmadan çıkarılan kartın sırf gönderilmiş olması tüketici açısından meşru bir harcama borcu yaratmaz. Bununla birlikte somut hesapta aidat, sigorta, paket ücreti veya başka bir tahakkuk görünüyorsa bu kalem ayrıca ve süresinde itiraz edilerek düzeltilmelidir.

Hesap özetine itiraz bakımından 5464 m.11 özel bir düzenleme içerir. Kredi kartıyla yapılan işlemlere son ödeme tarihinden itibaren on gün içinde kart çıkaran kuruluşa başvurulabilir. Süresinde itiraz edilmeyen hesap özeti kesinleşse bile kanun açıkça genel hükümlere göre dava hakkının ortadan kalkmadığını belirtir. Bu nedenle istenmeyen karta ait ilk ekstre görülür görülmez sessiz kalınmaması gerekir.

Kartın kullanılmadığı iddiası varsa, harcamaların niteliği de önemlidir. Fizikî POS, temassız ödeme, internet işlemi, nakit çekim veya karttan karta aktarılan işlem farklı teknik deliller bırakır. Haksız kullanım söz konusuysa 5464 m.12 ve m.16 hükümleri de devreye girer. Bu konu, “talep olmadan kart çıkarılması” ile “kartın üçüncü kişi tarafından hukuka aykırı kullanılması” meselelerinin ayrı ayrı incelenmesini gerektirir.

Kartı Aktive Etmemek Sorunu Kendiliğinden Çözer mi?

Aktivasyon yapılmaması güvenlik bakımından yararlıdır; fakat kart hesabının varlığını her zaman kendiliğinden ortadan kaldırmaz. Bu nedenle “kartı kırıp attım, konu kapandı” yaklaşımı yeterli değildir. Kart çıkaran kuruluştan kartın ve bağlı kredi limitinin kapatıldığına ilişkin kayıt alınmalıdır. Özellikle kullanılabilir limit, kredi risk kayıtlarında veya müşterinin toplam kart limitinde etkili olabileceğinden, hesap ilişkisi açık bırakılmamalıdır.

5464 m.25, kart hamilinin kartı iptal ettirme ve sözleşmeyi feshetme hakkını tanır. Talep edilmeyen kartta öncelikli iddia zaten sözleşmenin usulüne uygun kurulmadığıdır. Bununla birlikte bankanın sisteminde aktif bir kart ilişkisi görünüyorsa, ihtirazi kayıtla iptal/fesih talebinde bulunmak ve bunun yerine getirildiğini teyit etmek pratik olarak hak kaybını önler.

Uyuşmazlıkta Delil ve Başvuru Yolları

İlk başvuru kart çıkaran kuruluşa yapılmalıdır. 5464 m.11 uyarınca kart ve ek kart kullanımına ilişkin şikâyet ve itirazların, başvuru tarihinden itibaren yirmi gün içinde, hamilin başvuru yöntemi kullanılarak ve gerekçeli şekilde cevaplandırılması gerekir. Bankanın cevabında başvurunun hangi kayda dayandığının gösterilmesi beklenir.

Uyuşmazlığın niteliğine ve parasal değerine göre Türkiye Bankalar Birliği/Türkiye Katılım Bankaları Birliği bireysel müşteri hakem heyetleri, tüketici hakem heyeti veya tüketici mahkemesi gündeme gelebilir. Yetkili merci seçilirken uyuşmazlık tutarı, bankanın hukuki statüsü ve talebin konusu dikkate alınmalıdır. Kredi kartı işlemi bir tüketici işlemi niteliğindeyse 6502 sayılı Tüketicinin Korunması Hakkında Kanun hükümleri de uygulama alanı bulur.

Delil olarak başvuru ekran görüntüsü, SMS, e-posta, banka güvenli mesajı, kurye teslim kaydı, çağrı merkezi başvuru numarası, hesap özeti ve banka cevabı saklanmalıdır. Eğer kişiye ait kimlik veya iletişim bilgileri kullanılarak sahte başvuru yapılmışsa yalnızca sözleşmesel uyuşmazlık değil, somut olaya göre ceza hukuku ve kişisel veri hukuku boyutu da ayrıca incelenir.

Bankanın “Ön Onaylı Karttı” Savunması Geçerli mi?

Ön onay, kredi kuruluşunun iç değerlendirmesidir. 5464 m.8’in talep ve sözleşme şartlarını ortadan kaldırmaz. Banka müşterinin gelir, risk veya mevcut ürün bilgisini kullanarak bir kart için ön değerlendirme yapabilir; ancak bu değerlendirme, müşterinin kartı istediği anlamına gelmez. Yeni kart ilişkisinin kurulması için müşterinin açık iradesi gerekir.

Aynı şekilde mevcut kartın yenilenmesi ile yeni kart ürünü çıkarılması birbirinden ayrılmalıdır. Son kullanma tarihi dolan aynı sözleşme kapsamındaki kartın güvenlik veya teknik sebeplerle yenilenmesi, baştan yeni bir kredi kartı sözleşmesi kurulmasıyla aynı işlem değildir. Uyuşmazlıkta ürünün aynı kart hesabının devamı mı, yoksa yeni limit/ürün içeren ayrı bir kart mı olduğu belirlenmelidir.

İç Bağlantılar

Resmî Kaynaklar

Sık Sorulan Sorular

Banka talep olmadan kredi kartı gönderebilir mi?

Hayır. 5464 m.8, talepte bulunmayan veya sözleşme imzalamayan kişi adına kart verilmesini açıkça yasaklar.

Kartı teslim almak sözleşmeyi kabul ettiğim anlamına gelir mi?

Kurye teslimi tek başına kredi kartı başvurusu ve sözleşme iradesinin yerine geçmez. Banka, talep ve sözleşme kaydını ayrıca gösterebilmelidir.

Aktive etmediğim kartı kapattırmalı mıyım?

Evet. Kart kullanılmayacaksa kartın ve bağlı hesabın kapatılması istenmeli, işlem tamamlandığına ilişkin kayıt saklanmalıdır.

Ön onaylı kredi kartı otomatik gönderilebilir mi?

Ön onay müşterinin talebi değildir. Kartın verilmesi için 5464 m.8’deki talep ve sözleşme şartları aranır.

İstenmeyen karttan aidat kesilirse ne yapmalıyım?

Tahakkuka derhal itiraz edilmeli; kart talebi ve sözleşmesi bulunmadığı belirtilerek borcun silinmesi ve kart hesabının kapatılması talep edilmelidir.

Bankadan başvuru kaydını isteyebilir miyim?

Evet. 5464 m.8 kapsamında kart işlemlerine ilişkin kayıtların talep üzerine sağlanması yükümlülüğü vardır; süre yurt içi işlemlerde otuz, yurt dışı işlemlerde altmış günü geçmemelidir.

Hesap özeti itiraz süresi geçerse dava hakkı biter mi?

Hayır. 5464 m.11, süresinde itiraz edilmeyen hesap özetinin kesinleşeceğini ancak bunun genel hükümlere göre dava hakkını ortadan kaldırmayacağını düzenler.

Talebim olmadan kart açılması kredi notumu etkiler mi?

Kart limiti ve kredi ilişkisi risk kayıtlarında dikkate alınabilir. Bu nedenle usulsüz kart ilişkisi fark edildiğinde yalnızca fizikî kartı kullanmamak değil, bankadaki kart hesabını da kapattırmak önemlidir.

Kart Talebi ve Sözleşmenin İspatında Hangi Kayıtlar Belirleyicidir?

Talep olmadan kart çıkarıldığı iddiasında uyuşmazlığın merkezi, kredi kartı ilişkisinin hangi irade açıklamasıyla kurulduğudur. 5464 sayılı Kanun m.8 kart çıkaran kuruluşun talepte bulunmayan veya sözleşme imzalamayan kişi adına kart veremeyeceğini düzenler. Güncel 5464 m.24 ise kart çıkaran kuruluş ile kart hamili arasındaki ilişkinin yazılı sözleşmeyle kurulabileceği gibi, uzaktan iletişim araçları veya müşteri kimliğinin doğrulanmasına imkân veren ve Kurulca yazılı şeklin yerine geçebileceği belirlenen yöntemlerle de kurulabileceğini kabul eder. Bu nedenle uyuşmazlıkta yalnızca ıslak imzalı kâğıt aranmaz; bankanın dayandığı elektronik sözleşme ve doğrulama zinciri de incelenir.

Bankanın “mobil uygulamadan onay verildi” demesi tek başına ispatın tamamlandığı anlamına gelmez. Hangi kullanıcı hesabından işlem yapıldığı, kimlik doğrulamasının nasıl gerçekleştirildiği, onayın tarih ve saati, müşteriye hangi sözleşme metninin gösterildiği, tek kullanımlık şifre veya benzeri doğrulama adımının hangi iletişim kanalına gönderildiği ve işlemin hangi kayıtla sonuçlandığı birlikte değerlendirilir. HMK m.199 uyarınca uyuşmazlık konusu vakıaları ispata elverişli elektronik veriler belge niteliği taşıyabilir. Bu sebeple banka sistem kayıtları, elektronik onay kayıtları, SMS bildirimleri, e-posta iletileri ve güvenli mesaj kayıtları somut uyuşmazlıkta önemlidir.

5464 m.8 ayrıca kart çıkaran kuruluşun, kartla gerçekleştirilen işlemlere ilişkin kayıtları talep hâlinde işlemin niteliğine uygun bir sürede sağlama yükümlülüğünü düzenler; bu süre yurt içi işlemlerde otuz günü, yurt dışı işlemlerde altmış günü geçemez. Talep bulunmadığı ileri sürülüyorsa başvuru ve sözleşme kaydının yanında kartın ne zaman oluşturulduğu, ne zaman gönderildiği, hangi kanaldan aktive edildiği ve ilk kullanımın ne zaman gerçekleştiğine ilişkin kayıtların da istenmesi gerekir.

Kurye Teslimi, Aktivasyon ve İlk Kullanım Ayrı Olaylardır

Kartın kurye tarafından teslim edilmesi, kredi kartı sözleşmesinin kurulmasıyla aynı hukuki işlem değildir. Teslim kaydı kartın belirli kişiye ulaştığını gösterebilir; ancak 5464 m.8’de aranan talep veya sözleşmenin varlığını tek başına oluşturmaz. Buna karşılık kartın aktive edilmesi ve kullanılması, uyuşmazlığın delil tablosunda ayrıca değerlendirilir. Özellikle ilk işlem tarihi, işlem türü, kullanılan doğrulama yöntemi ve kart hamilinin daha önce bankaya yaptığı bildirimler kronolojik sırayla karşılaştırılmalıdır.

Bu ayrım pratikte önemlidir. Kişi kartı teslim aldıktan hemen sonra bankaya “bu kartı talep etmedim” başvurusu yapmışsa başvuru numarası, çağrı merkezi kaydı veya güvenli mesaj tarihi saklanmalıdır. Kart daha sonra üçüncü kişi tarafından kullanılmışsa artık yalnızca kartın talep edilmeden çıkarılması değil, yetkisiz kullanım ve güvenlik sorumluluğu da ayrıca incelenir. 5464 m.16 kart ve kart kullanımına ilişkin kod, şifre ve kimliği belirleyici bilgilerin güvenli biçimde korunmasına yönelik yükümlülükler getirir.

Kartın İptali ile Geçmiş İşlemlere İtiraz Aynı Talep Değildir

5464 m.25 kart hamiline kartı iptal ettirme ve sözleşmeyi feshetme hakkı verir. Kartın iptal edilmesi ileriye dönük kullanım ilişkisini sona erdirir; geçmişte hesaba yansıtılmış bir işlemin doğru olduğu anlamına gelmez. Geçmiş harcamaya, aidata veya başka bir tahakkuka itiraz varsa bu itiraz ayrıca açıkça belirtilmelidir. Hesap özetindeki işlemlere ilişkin 5464 m.11’deki özel itiraz süresi de bu nedenle ayrıca takip edilmelidir.

Uygulamada tek cümlelik “kartımı kapatın” başvurusu ile “bu kartı hiç talep etmedim, sözleşme kaydını gönderin, kartı kapatın ve hesabıma yansıtılan şu işlemleri iptal edin” başvurusu aynı kapsamda değildir. Hak kaybını önlemek için uyuşmazlığın bütün unsurları ayrı talepler hâlinde yazılmalı; başvuru tarihi ve bankanın cevabı saklanmalıdır. Banka cevabı başvurunun hangi kayıtla oluşturulduğunu açıklamıyorsa sözleşme ve doğrulama kayıtları tekrar açıkça istenmelidir.

İspat Yükü Bakımından Temel Kural

HMK m.190’a göre ispat yükü, kanunda özel bir düzenleme bulunmadıkça iddia edilen vakıaya bağlanan hukuki sonuçtan kendi lehine hak çıkaran tarafa aittir. Kredi kartı uyuşmazlığında bu genel kural, tarafların hangi vakıaya dayanarak hangi sonucu talep ettiğine göre uygulanır. Bu nedenle “ispat yükü her durumda yalnız bankadadır” veya “kart teslim edilmişse tüketici her şeyi ispatlamak zorundadır” şeklinde mutlak bir yaklaşım doğru değildir. Ancak banka bir kredi kartı sözleşmesine ve dijital başvuruya dayanıyorsa, dayandığı sözleşme ve işlem kayıtlarını somutlaştırması uyuşmazlığın çözümü için zorunlu hâle gelir.

En sağlıklı dosya düzeni kronolojiktir: kart başvurusunun ileri sürülen tarihi, sözleşme veya elektronik onay, kartın oluşturulması, kurye teslimi, aktivasyon, ilk işlem, ilk hesap özeti, tüketicinin ilk itirazı ve bankanın cevabı aynı zaman çizelgesinde gösterilir. Bu yöntem, talep edilmeyen kart iddiası ile sonradan ortaya çıkan yetkisiz kullanım veya ücret uyuşmazlığının birbirine karışmasını önler.

İlk yayın: 11 Eylül 2026.

Bilgilendirme Notu

Bu içerik genel bilgilendirme amacıyla hazırlanmıştır. Somut uyuşmazlığın işlem kayıtları, sözleşme belgeleri ve başvuru tarihleri ayrıca değerlendirilmelidir. Hak kaybı yaşanmaması için dosyaya özgü hukuki değerlendirme alınmalıdır.

Hukuki konu hakkında iletişim

İlk iletişimde konuyu, bulunduğunuz ülke veya ili ve varsa tebliğ ya da son işlem tarihini kısaca belirtebilirsiniz. T.C. kimlik numarası, sağlık verisi veya kişisel belge göndermeyiniz. Mesajlaşma tek başına hukuki görüş veya avukatlık ilişkisi oluşturmaz.

Telefonla Araİletişim Bilgileri

BAKIRCI & KESKİN HUKUK BÜROSU sitesinden daha fazla şey keşfedin

Son gönderilerin e-postanıza gönderilmesi için abone olun.

tarafından hazırlanmış, Av. Emirhan Keskin tarafından incelenmiştir.

Yazar Bilgisi

, Mersin Barosu 3472 sicil numarasına kayıtlıdır. Bakırcı & Keskin Hukuk Bürosu bünyesinde ceza, aile, iş, gayrimenkul ve ticaret hukuku alanlarında hukuki danışmanlık ve dava takibi sunmaktadır.

İnceleyen: Av. Emirhan Keskin · Mersin Barosu Sicil No: 5507

    İSTANBUL · MERSİN · ÇEVRİM İÇİ

    Hukuki görüşme talebi

    Konunuzu kısaca paylaşın. Görüşme için tercih ettiğiniz ofisi veya çevrim içi seçeneğini belirtebilirsiniz.

    * İşaretli alanlar zorunludur.




    Mesaj uzunluğu0 / 1000

    Kalan karakter: 1000Boşluklar dahildir.Sınıra yaklaşıyorsunuz.1.000 karakter sınırına ulaştınız.

    Kimlik numarası, banka bilgisi veya hassas belge paylaşmayın. KVKK Aydınlatma Metni

    İlk iletişim tek başına avukatlık ilişkisi kurmaz ve yasal süreleri durdurmaz. Acil süreli konularda telefonla ulaşın.

    Bu Yazıyla İlgili Soru Sor

    Gerçek sorular yönetici incelemesinden sonra anonim olarak yayımlanabilir. İsim, telefon, kimlik numarası, dosya numarası veya özel bilgi paylaşmayın. Bu alan hukuki danışmanlık değildir.

    Gizlilik ve KVKK bilgilendirmesi

    Telefon WhatsApp