B&KBakırcı & KeskinHUKUK BÜROSU
TR
TürkçeEnglishDeutschРусскийالعربية中文Français
Menü

Tanık Duruşmaya Gelmezse Ne Olur? HMK 245 Zorla Getirme ve Mazeret Rehberi 2026

Kısa ve Net Cevap

Usulüne uygun biçimde çağrılan tanık, kanunen geçerli bir sebep bildirmeden duruşmaya gelmezse HMK m.245 uyarınca zorla getirilebilir. Mahkeme ayrıca tanığın gelmemesi sebebiyle doğan giderleri tanığa yükler ve kanundaki disiplin yaptırımını uygular. Tanık sonradan gelmemesini haklı kılan sebebi kanıtlarsa gider ve disiplin yaptırımı kaldırılır. Zorla getirme, tanıklığın isteğe bağlı olduğu anlamına gelmez; kanunda çekinme hakkı bulunan kişiler ise bunu mahkemeye usulüne uygun şekilde bildirmelidir.

HMK 245 Tanık Duruşmaya Gelmezse Ne Olacağını Nasıl Düzenler?

6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun 245. maddesi, tanığın mahkemenin çağrısına uymasını bir usul yükümlülüğü olarak düzenler. Tanık, tarafların davasını kazanması için mahkemeye gelen bir yardımcı değil; uyuşmazlığın çözümünde bildiği vakıaları mahkemeye aktarmakla yükümlü üçüncü kişidir. Bu nedenle tanıklık için çıkarılan davetiyenin tebliğ edilmesiyle birlikte, kanuni bir çekinme sebebi veya kabul edilebilir bir mazeret bulunmadıkça çağrıya uyma yükümlülüğü doğar.

Maddenin yaptırımı iki aşamalıdır. Birincisi, tanığın duruşmaya kendi iradesiyle gelmemesi hâlinde zorla getirme kararı verilebilmesidir. İkincisi, gelmemenin yargılamada doğurduğu giderlerin tanığa yükletilmesi ve kanunun öngördüğü disiplin sonucudur. Bu yaptırımlar, tanığın davanın tarafı hâline geldiği anlamına gelmez. Amaç, mahkemenin delil toplama faaliyetinin keyfî biçimde engellenmesini önlemektir.

HMK 245’in uygulanması için temel koşul, tanığın usulüne uygun şekilde çağrılmış olmasıdır. Davetiye hiç tebliğ edilmemişse, yanlış adrese çıkarılmışsa veya tanığın çağrının içeriğini öğrenmesini sağlayan usul tamamlanmamışsa sırf duruşmada bulunmaması nedeniyle zorla getirme yaptırımı kurulamaz. Mahkeme önce çağrının usule uygunluğunu kontrol eder.

Tanık Nasıl Çağrılır ve Çağrı Neden Önemlidir?

Tanık kural olarak mahkeme tarafından davetiye ile çağrılır. Tanık listesinde gösterilen kişinin açık adresi, mümkünse telefon ve diğer iletişim bilgileri doğru verilmelidir. Tarafın tanığı “ben haber verdim” diyerek duruşmaya getireceğini söylemesi, mahkemenin resmî çağrısıyla aynı hukuki sonucu her durumda doğurmaz. HMK 245’teki zorla getirme ve yaptırımın güvenli biçimde uygulanabilmesi için resmî çağrı ve tebliğ kaydı belirleyicidir.

Tanık davetiyesinde duruşmanın yapılacağı mahkeme, dosya, gün ve saat bilgisi bulunur. Ayrıca çağrıya mazeretsiz uyulmamasının sonuçları bildirilir. Tanığın duruşma gününü yanlış hatırlaması, davetiyeyi geç okuması veya çalışma programını ayarlamaması tek başına otomatik olarak haklı mazeret oluşturmaz. Buna karşılık sağlık nedeniyle hastanede bulunma, ulaşımı fiilen imkânsızlaştıran olağanüstü olay, yakın aile ferdinin acil durumu veya benzeri objektif engeller belgeyle birlikte mahkemeye sunulduğunda mazeret değerlendirmesi yapılır.

Tebligatın elektronik yolla yapılması gereken veya elektronik tebligat adresi kullanılan durumlarda tebliğ tarihi ayrıca önemlidir. Tanığa yeterli hazırlık ve ulaşım zamanı kalmadan yapılan bir çağrı bakımından da somut dosya koşulları değerlendirilir. Bu sebeple yalnız UYAP’ta “tebliğ edildi” kaydının bulunması değil, tebliğin hangi tarihte tamamlandığı ve duruşma gününe kadar tanığın fiilen çağrıya uyabilecek durumda olup olmadığı birlikte incelenir.

Zorla Getirme Kararı Ne Zaman Verilir?

Zorla getirme, tanığın kolluk aracılığıyla belirlenen gün ve saatte mahkeme önünde hazır edilmesini sağlayan usul tedbiridir. Bu karar ceza mahkûmiyeti değildir; kişinin tanıklık yükümlülüğüne uymasını sağlamak için kullanılır. Mahkeme, usulüne uygun çağrının tebliğ edildiğini, tanığın duruşmada bulunmadığını ve kabul edilmiş bir mazeret sunulmadığını tespit ettikten sonra zorla getirmeye karar verebilir.

Kararın uygulanmasında tanığın adresi önem taşır. Adres yanlışsa kolluk tanığı bulamayabilir ve yargılama yeniden uzar. Bu nedenle tanığı bildiren tarafın elinde güncel adres varsa bunu gecikmeden mahkemeye sunması gerekir. Adresin başka bir şehirde olması, tanıklığın mutlaka dosyanın görüldüğü adliyede yapılacağı anlamına gelmez. Mahkeme koşullara göre istinabe, görüntülü bağlantı veya kanunun izin verdiği başka yöntemleri değerlendirebilir. Fakat tanığın çağrıya hiç cevap vermemesi, mahkemenin zorla getirme yetkisini ortadan kaldırmaz.

Zorla getirme kararı verilmiş olması, tanığın beyanının önceden doğru veya yanlış kabul edildiği anlamına da gelmez. Tanık mahkemeye getirildikten sonra kimlik tespiti, çekinme durumu, yemin ve dinleme usulü kendi kurallarına göre yürütülür. Tanığın güvenilirliği ve anlattıklarının diğer delillerle uyumu hüküm kurulurken değerlendirilir.

Tanık Duruşmaya Gelemeyecekse Mazeretini Nasıl Bildirmelidir?

Tanık duruşmaya katılmasını engelleyen ciddi bir sebebi öğrendiği anda mahkemeye bildirim yapmalıdır. En güvenli yöntem, mazeretin belgeyle desteklenmesidir. Sağlık engelinde hastane veya hekim belgesi, yurt dışında bulunmada giriş-çıkış veya seyahat belgesi, başka bir zorunlu resmî görevde ilgili yazı, ulaşımın kapanması gibi olaylarda resmî duyuru veya kayıt kullanılabilir. Mazeretin varlığı kadar, mazeretin neden tanığın belirlenen gün ve saatte mahkemede bulunmasını engellediğinin açıklanması da önemlidir.

Mazeret bildiriminin taraf avukatı üzerinden yapılması mümkündür; ancak tanık taraf vekilinin müvekkili değildir. Bu nedenle tanığın kendi durumunu doğrulayan belgenin dosyaya girmesi gerekir. Telefonla kaleme bilgi verilmesi tek başına dosyada usulî kayıt oluşturmayabilir. UYAP Vatandaş Portalı üzerinden yapılabilen işlemler, fiziki dilekçe, posta veya mahkemenin kabul ettiği diğer yollar dosyanın şartına göre kullanılmalıdır.

HMK 245, tanığın sonradan da haklı sebebini açıklayabilmesine imkân tanır. Zorla getirilen tanık, önceki duruşmaya neden katılamadığını daha sonra inandırıcı ve belgeli biçimde ortaya koyarsa gelmeme nedeniyle yüklenen gider ve disiplin yaptırımının kaldırılması gündeme gelir. Burada kritik nokta, mazeretin gerçekte mevcut olmasıdır. Sonradan üretilen veya olayla ilgisi bulunmayan bir belge yaptırımın kaldırılması için yeterli değildir.

Tanığın Gelmemesi Nedeniyle Hangi Giderler Yüklenebilir?

Tanığın mazeretsiz gelmemesi yalnız bir sonraki celsenin ertelenmesine yol açmaz; yargılamanın uzamasıyla bağlantılı gider doğurabilir. HMK 245 bu giderlerin tanığa yükletilmesini öngörür. Mahkeme, gelmeme ile gider arasında bağlantı kurar. Yeniden çıkarılan çağrı, zorla getirme işlemleri ve tanığın yokluğu sebebiyle doğrudan oluşan usul giderleri bu kapsamda değerlendirilebilir.

Disiplin para cezası ise ceza yargılamasındaki adli para cezasından farklıdır. Adli sicile işleyen bir mahkûmiyet olarak değerlendirilmez; yargılamanın düzenini ve mahkeme çağrısına uyulmasını sağlamak amacıyla verilen disiplin yaptırımıdır. Bu ayrım uygulamada önemlidir. Tanığın “ceza aldım, sabıkama işler mi?” şeklindeki sorusu, disiplin yaptırımının niteliği dikkate alınarak cevaplanmalıdır.

Mahkeme, sonradan sunulan haklı mazereti kabul ederse HMK 245’in açık düzenlemesi uyarınca önceki gelmeme sebebiyle yüklenen gider ve disiplin yaptırımını kaldırabilir. Bu nedenle tanığın mazeretini belgelemekten vazgeçmemesi gerekir. Kararın verildiği anda mazeret dosyada yoksa, daha sonra sunulabilecek gerçek ve doğrulanabilir deliller önemini korur.

Tanıklıktan Çekinme Hakkı ile Duruşmaya Gelmemek Aynı Şey Değildir

HMK bazı kişiler için tanıklıktan çekinme hakkı tanır. Yakın hısımlık, sır saklama yükümlülüğü veya kişinin kendisini ya da yakınlarını belirli bir tehlikeye sokacak cevaplar bakımından çekinme gündeme gelebilir. Ancak “çekinme hakkım var” düşüncesi, mahkeme çağrısını görmezden gelme hakkı vermez. Çekinme sebebi mahkemeye bildirilir ve bunun kanuna uygun olup olmadığı hâkim tarafından değerlendirilir.

Tanık, bütün konularda değil yalnız belirli sorular bakımından çekinme hakkına sahip olabilir. Meslek sırrı, ticari sır veya kişisel veri içeren bir konu da otomatik olarak tanığın duruşmaya hiç gelmemesini haklı kılmaz. Mahkeme önce tanığın sıfatını ve çekinme sebebini değerlendirir. Bu nedenle tanıklıktan çekinme ile mazeretsiz gelmeme hukuken farklı kurumlardır.

Yanlış uygulamada taraflar bazen tanığa “gelme, vazgeçtik” demektedir. Tanık mahkemece resmen çağrıldıktan sonra, tarafın tek taraflı telefon mesajı resmî çağrıyı kendiliğinden ortadan kaldırmaz. Tanık, mahkemeden çağrının kaldırıldığına veya tanığın dinlenmesinden vazgeçildiğinin kabul edildiğine ilişkin bilgi bulunmadıkça davetiyedeki yükümlülüğü esas almalıdır.

Tanığın Mazereti ve Çağrı Sürecinde Hangi Belgeler Saklanmalıdır?

Uyuşmazlık çıkması hâlinde ilk bakılacak kayıtlar tanık davetiyesi, tebliğ belgesi, UYAP tebligat kaydı, duruşma tutanağı ve mazeret evrakıdır. Sağlık mazeretinde yalnız reçete yerine muayene ve istirahat durumunu gösteren belge; seyahat engelinde biletin yanında fiilî seyahati doğrulayan kayıt; resmî görevde kurum yazısı daha güçlü delil niteliğindedir.

Tanığı bildiren taraf açısından da tanık listesinin süresinde sunulduğunu, adresin doğru olduğunu ve tanık deliline dayanıldığını gösteren dilekçeler saklanmalıdır. Bir tanığın gelmemesi, tarafın otomatik olarak davayı kaybetmesine yol açmaz; fakat ispat edilmesi gereken vakıa yalnız o tanığın beyanına bağlıysa delil durumu ciddi şekilde etkilenebilir. Bu sebeple taraf, mahkemenin zorla getirme kararını ve yeni duruşma gününü takip etmelidir.

Tanık Gelmezse Duruşma Mutlaka Ertelenir mi?

Hayır. Tanığın gelmemesi her dosyada duruşmanın erteleneceği anlamına gelmez. Mahkeme o celsede yapılabilecek diğer usul işlemlerini tamamlayabilir, başka tanıkları dinleyebilir veya eksik delilleri değerlendirebilir. Gelmeyen tanığın beyanı uyuşmazlığın çözümü için gerekli görülüyorsa yeni celse verilerek zorla getirme uygulanabilir. Tanık delilinden vazgeçilmişse veya beyanın dosyanın sonucu bakımından artık gerekli olmadığı sonucuna varılmışsa mahkeme yargılamaya mevcut delillerle devam edebilir.

Tarafların “tanık gelmediği için dosya kesin ertelenir” şeklinde hareket etmesi doğru değildir. Duruşmada hazır bulunma, usul işlemlerine cevap verme ve mahkemenin verdiği sürelere uyma yükümlülükleri devam eder. Tanığın yokluğu, taraflara diğer süreleri kaçırma hakkı vermez.

Tanık Başka Şehirde veya Yurt Dışındaysa Ne Yapılır?

Başka şehirde bulunan tanığın dinlenmesi için istinabe yapılabilir. Bu durumda esas davaya bakan mahkeme, tanığın bulunduğu yerdeki mahkemeden belirli vakıalar hakkında tanığı dinlemesini ister. Yurt dışındaki tanık bakımından ise ülke, uluslararası anlaşma, adli yardımlaşma yolu ve somut dosyanın niteliği önem taşır. Bu ihtimaller, tanığın çağrıya cevap vermemesinden farklıdır. Tanığın bulunduğu yer biliniyorsa mahkemeye açıkça bildirilmesi, uygun dinleme yönteminin belirlenmesini kolaylaştırır.

Sitemizde yurt dışındaki tanığın dinlenmesi, tanık listesi ve ikinci tanık listesi yasağı ile tanık giderleri ve tanıklık ücreti ayrıca açıklanmıştır.

Türkiye Geneli ve Mersin Uygulaması

HMK 245 Türkiye genelinde aynı kanuni kuralla uygulanır. Mersin Adliyesinde görülen hukuk davalarında da tanığın çağrılması, tebliğ kaydı, mazeretin incelenmesi ve gerekirse zorla getirme kararı aynı kanuni çerçevededir. Dosyanın aile, iş, tüketici, asliye hukuk veya sulh hukuk mahkemesinde bulunması tanıklığın temel yükümlülüğünü değiştirmez; ancak özel kanunların ispat kuralları ve uyuşmazlığın niteliği hangi vakıaların tanıkla ispatlanabileceğini etkileyebilir.

Mersin dışındaki dosyalar bakımından da süreç dosyanın görüldüğü mahkeme üzerinden yürütülür. Tanığın Mersin’de, davanın başka ilde olması durumunda istinabe ihtimali değerlendirilebilir. Bakırcı & Keskin Hukuk Bürosu Mersin merkezli çalışır; Türkiye’nin farklı illerindeki dosyalar görev, yetki ve usul kuralları çerçevesinde takip edilir.

Resmî Kaynak

Kanunun güncel metni için Mevzuat Bilgi Sistemi – 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu incelenmelidir. Tanık çağrısı, çekinme, yemin ve dinleme hükümleri birlikte değerlendirilmelidir.

Sık Sorulan Sorular

1. Tanık mahkeme çağrısına gitmek zorunda mı?

Evet. Usulüne uygun çağrılan tanık, kanuni çekinme sebebi veya kabul edilen mazeret bulunmadıkça çağrıya uymalıdır.

2. Tanık gelmezse polis zorla getirebilir mi?

Mahkeme HMK 245 şartları oluştuğunda zorla getirme kararı verebilir ve karar kolluk aracılığıyla uygulanabilir.

3. Hastalık tanık için mazeret midir?

Tanığın duruşmaya katılmasını fiilen engelleyen sağlık durumu, uygun sağlık belgesiyle ispatlandığında mazeret olarak kabul edilebilir. Değerlendirmeyi mahkeme yapar.

4. Tanık işte olduğu için duruşmaya gitmeyebilir mi?

Sıradan çalışma programı mahkeme çağrısını kendiliğinden ortadan kaldırmaz. Gerçek ve zorunlu bir engel varsa belgesiyle önceden mazeret sunulmalıdır.

5. Tanığa verilen disiplin yaptırımı sabıkaya işler mi?

HMK 245’teki disiplin yaptırımı ceza mahkûmiyeti niteliğindeki adli para cezasından farklıdır; yargı düzenini sağlamaya yönelik usul yaptırımıdır.

6. Tanık sonradan rapor getirirse yaptırım kalkar mı?

Sonradan sunulan belge önceki gelmemenin haklı sebebe dayandığını kanıtlarsa HMK 245 uyarınca gider ve disiplin yaptırımının kaldırılması mümkündür.

7. Tanıklıktan çekinme hakkı varsa duruşmaya hiç gitmeyebilir mi?

Hayır. Çekinme sebebi mahkemeye bildirilir; çekinmenin hukuka uygunluğunu mahkeme değerlendirir.

8. Taraf tanıktan vazgeçerse tanık yine gitmek zorunda mı?

Mahkemenin çağrısı kaldırılmadığı sürece tanık yalnız tarafın sözlü mesajına güvenmemelidir. Dosyadaki resmî işlem esas alınır.

9. Başka şehirdeki tanık zorla getirilebilir mi?

Tanığın yeri ve dosyanın gereği dikkate alınır; istinabe veya başka dinleme yöntemleri kullanılabilir. Mazeretsiz çağrıya uymamanın sonuçları bulunduğu yer nedeniyle kendiliğinden ortadan kalkmaz.

10. Tanık gelmedi diye dava düşer mi?

Hayır. Mahkeme diğer işlemleri sürdürebilir; tanığın gerekli görülmesi hâlinde yeni celse ve zorla getirme kararı gündeme gelir.

Hukukçu İncelemesi ve E-E-A-T

Bu içerik 6100 sayılı HMK m.245 başta olmak üzere tanığa ilişkin usul hükümleri esas alınarak 11 Eylül 2026 tarihinde hazırlanmıştır. Metin genel hukuki bilgilendirme niteliğindedir; somut dosyada tebligat kaydı, duruşma tutanağı, mazeret belgesi ve mahkemenin ara kararları birlikte incelenir.

Av. Halil Bakırcı – Mersin Barosu, Sicil 3472 – Bakırcı & Keskin Hukuk Bürosu, Mersin.

Hukuki konu hakkında iletişim

İlk iletişimde konuyu, bulunduğunuz ülke veya ili ve varsa tebliğ ya da son işlem tarihini kısaca belirtebilirsiniz. T.C. kimlik numarası, sağlık verisi veya kişisel belge göndermeyiniz. Mesajlaşma tek başına hukuki görüş veya avukatlık ilişkisi oluşturmaz.

Telefonla Araİletişim Bilgileri

Bakırcı & Keskin Hukuk Bürosu sitesinden daha fazla şey keşfedin

Son gönderilerin e-postanıza gönderilmesi için abone olun.

tarafından hazırlanmış, Av. Emirhan Keskin tarafından incelenmiştir.

Yazar Bilgisi

, Mersin Barosu 3472 sicil numarasına kayıtlıdır. Bakırcı & Keskin Hukuk Bürosu bünyesinde ceza, aile, iş, gayrimenkul ve ticaret hukuku alanlarında hukuki danışmanlık ve dava takibi sunmaktadır.

İnceleyen: Av. Emirhan Keskin · Mersin Barosu Sicil No: 5507

    İSTANBUL · MERSİN · ÇEVRİM İÇİ

    Hukuki görüşme talebi

    Konunuzu kısaca paylaşın. Görüşme için tercih ettiğiniz ofisi veya çevrim içi seçeneğini belirtebilirsiniz.

    * İşaretli alanlar zorunludur.




    Mesaj uzunluğu0 / 1000

    Kalan karakter: 1000Boşluklar dahildir.Sınıra yaklaşıyorsunuz.1.000 karakter sınırına ulaştınız.

    Kimlik numarası, banka bilgisi veya hassas belge paylaşmayın. KVKK Aydınlatma Metni

    İlk iletişim tek başına avukatlık ilişkisi kurmaz ve yasal süreleri durdurmaz. Acil süreli konularda telefonla ulaşın.

    Bu Yazıyla İlgili Soru Sor

    Gerçek sorular yönetici incelemesinden sonra anonim olarak yayımlanabilir. İsim, telefon, kimlik numarası, dosya numarası veya özel bilgi paylaşmayın. Bu alan hukuki danışmanlık değildir.

    Gizlilik ve KVKK bilgilendirmesi

    Telefon WhatsApp