B&KBakırcı & KeskinHUKUK BÜROSU
TR
TürkçeEnglishDeutschРусскийالعربية中文
Menü

Tasarruf Yetkisinin Sınırlandırılması Şerhi Nasıl Konulur? 2026

Kısa ve Net Cevap

Eşin tasarruf yetkisinin sınırlandırılması, 4721 sayılı Türk Medeni Kanunu (TMK) kapsamında iki ana hukuki dayanakla gerçekleştirilir. İlki, TMK m.194 uyarınca aile konutu olarak kullanılan taşınmazın, malik olmayan eşin rızası dışında devredilmesini veya üzerindeki hakların (ipotek vb.) kısıtlanmasını engellemek için konulan ‘aile konutu şerhi’dir. İkincisi ise TMK m.199 uyarınca, bir eşin ailenin ekonomik varlığını tehlikeye düşürmesi (kumar, aşırı borçlanma, mal kaçırma) durumunda, mahkeme kararıyla belirli malvarlığı değerleri üzerindeki tasarruf yetkisinin tamamen veya kısmen kaldırılmasıdır. 2026 yılı itibarıyla bu işlemler, Aile Mahkemesi’ne sunulacak somut deliller ve UYAP üzerinden ilgili sicillere (Tapu, ARTES, Bankalar) gönderilecek elektronik müzekkereler ile tesis edilir. Bu şerhler, üçüncü kişilerin iyiniyet iddiasını ortadan kaldırarak mülkiyetin korunmasını sağlar.

  • Eşin Tasarruf Yetkisinin Sınırlandırılması Kavramı ve 2026 Hukuki Perspektifi
  • TMK 194: Aile Konutu Şerhi ve Barınma Hakkının Mutlak Korunması
  • TMK 199: Ailenin Ekonomik Geleceğini Tehdit Eden Durumlarda Genel Kısıtlama
  • Kısıtlama Getirilebilecek Malvarlığı Türleri: Gayrimenkulden Kripto Varlıklara
  • Yargı Yetkisi ve Başvuru Kanalları: Aile Mahkemesi Süreçleri
  • Adım Adım Uygulama ve İstenen Evraklar: Dilekçe ve Delil Sunumu
  • İhtiyati Tedbir Kararlarının Dijital Sicillere İşlenmesi ve Takibi
  • Üçüncü Kişilerin Hakları ve Tapu Siciline Güven İlkesinin Sınırı
  • Dava Açmadan Önce Dikkat Edilmesi Gerekenler: İspat Yükü ve Ölçülülük
  • Mevzuat ve resmî uygulama ve mevzuat kontrolü Işığında Değerlendirme
  • Sıkça Sorulan Sorular
  • Yazar ve Hukuki Değerlendirme

Eşin Tasarruf Yetkisinin Sınırlandırılması Kavramı ve 2026 Hukuki Perspektifi

Türk Medeni Kanunu’nun eşler arasındaki mali ilişkilere yaklaşımı, kural olarak serbestlik, istisna olarak ise müdahale üzerine kuruludur. Edinilmiş mallara katılma rejimi altında her eş, kendi adına kayıtlı mallar üzerinde yönetim, yararlanma ve tasarruf hakkına sahiptir. Ancak bu hak, ailenin ortak menfaatleri ve diğer eşin gelecekteki alacak hakları ile dengelenmiştir. Eşin tasarruf yetkisinin sınırlandırılması, mülkiyet hakkının kötüye kullanılmasını engelleyen, aile hukukuna özgü bir ‘koruma önlemi’dir. 2026 yılına gelindiğinde, dijitalleşen ekonomi ve varlık yönetim biçimleri, bu kısıtlamaların sadece fiziksel tapularla sınırlı kalmamasını, dijital varlıkları ve karmaşık şirket yapılarını da kapsamasını zorunlu kılmıştır.

Hukuki anlamda bu kısıtlama, malik olan eşin mülkiyet hakkını tamamen ortadan kaldırmaz; sadece bu hakkın kullanımını (satış, bağış, rehin, ipotek) diğer eşin rızasına veya mahkemenin onayına bağlar. Bu durum, mülkiyet hakkının sosyal işlevi ile aile birliğinin korunması arasındaki dengeyi sağlar. Örneğin, bir taşınmazın satışı söz konusu olduğunda, hisseli taşınmaz EİDS ilan yetkisi gibi teknik süreçler dahi, tapu kaydındaki tasarruf kısıtlaması şerhi ile durdurulabilir. Şerh, mülkiyetin devrini teknik olarak imkansız hale getirerek, eşin tek taraflı ve kötü niyetli işlemlerini bertaraf eder.

TMK 194: Aile Konutu Şerhi ve Barınma Hakkının Mutlak Korunması

TMK m.194, ailenin yaşam merkezi olan konutu özel bir koruma altına alır. Kanun koyucu, eşlerden birinin diğerinin rızası olmadan ailenin barındığı konutu satmasını, kira sözleşmesini feshetmesini veya konut üzerindeki hakları sınırlandırmasını yasaklamıştır. Bu koruma, tapu kaydında şerh olmasa dahi kanundan doğar; ancak şerh konulması, üçüncü kişilerin ‘bilmiyordum’ şeklindeki iyiniyet savunmalarını tamamen geçersiz kılar. 2026 yılı uygulamalarında, aile konutu şerhi koydurmak için iki yol mevcuttur: Tapu Müdürlüğü’ne doğrudan başvuru veya Aile Mahkemesi’nde dava açılması.

Eğer eşler arasında bir çekişme yoksa, eşlerden biri muhtarlıktan alacağı yerleşim yeri belgesi ve evlilik cüzdanı ile Tapu Müdürlüğü’ne giderek şerh talebinde bulunabilir. Ancak eşlerden biri buna karşı çıkıyorsa veya taşınmazın ‘aile konutu’ niteliği tartışmalıysa, mahkeme yolu kaçınılmazdır. Mahkeme, taşınmazın gerçekten ailenin yaşam merkezi olup olmadığını inceler. Bu süreçte, eşin yurt dışında olması veya vekaletname ile işlem yapmaya çalışması durumunda, vekil aracılığıyla yurt dışı borçlanması gibi yetki belgelerinin içeriği de titizlikle kontrol edilmelidir; zira genel bir vekaletname, aile konutu üzerinde tasarruf yetkisi vermez.

TMK 199: Ailenin Ekonomik Geleceğini Tehdit Eden Durumlarda Genel Kısıtlama

TMK m.199, aile konutu dışındaki tüm malvarlığı değerlerini kapsayan, daha geniş kapsamlı bir koruma maddesidir. Maddenin metni şöyledir: ‘Ailenin ekonomik varlığının korunması veya evlilik birliğinden doğan mali bir yükümlülüğün yerine getirilmesi zorunlu kıldığı ölçüde, eşlerden birinin istemi üzerine hâkim, belirleyeceği malvarlığı değerleriyle ilgili tasarrufların ancak onun rızasıyla yapılabileceğine karar verebilir.’ Bu madde, eşin mal kaçırma kastı taşıdığı, kumar veya benzeri bağımlılıklar nedeniyle varlıkları erittiği veya basiretsiz yönetimle aileyi sefalete sürüklediği durumlarda devreye girer.

2026 yılı yargı kararlarında, TMK 199’un uygulama alanı oldukça genişlemiştir. Sadece gayrimenkuller değil; banka hesapları, borsa portföyleri, lüks araçlar ve hatta fikri mülkiyet hakları bu kapsamda kısıtlanabilmektedir. Özellikle eşin şirket ortağı olduğu durumlarda, şirketteki paylarının devrinin engellenmesi, ailenin tek gelir kaynağının korunması adına hayati önem taşır. Bu noktada, limited şirket müdürü görevden alma süreçleri ile TMK 199 kararları eşzamanlı olarak değerlendirilebilir; çünkü eşin yönetim yetkisinin kötüye kullanılması, ailenin ekonomik varlığını doğrudan tehdit eder.

Kısıtlama Getirilebilecek Malvarlığı Türleri: Gayrimenkulden Kripto Varlıklara

Tasarruf yetkisinin sınırlandırılması kararı, eşin mülkiyetindeki her türlü değerli varlık üzerine konulabilir. 2026 yılındaki ekonomik çeşitlilik, mahkemelerin şu varlıklar üzerinde kısıtlama yetkisini kullanmasını sağlamaktadır:

  • Taşınmazlar: Konutlar, arsalar, tarlalar ve ticari dükkanlar. Tapu siciline ‘tasarruf yetkisinin kısıtlanması’ şerhi işlenir.
  • Motorlu Taşıtlar: Binek araçlar, iş makineleri ve deniz taşıtları. Noterler Birliği (ARTES) üzerinden tescil kayıtlarına şerh düşülür.
  • Banka ve Yatırım Hesapları: Mevduat hesapları, altın ve döviz hesapları, hisse senedi ve fon portföyleri. Banka genel müdürlüklerine yazılan talimatla ‘blokaj’ veya ‘onay şartı’ getirilir.
  • Şirket Hisseleri: Limited şirket payları veya anonim şirket pay senetleri. Ticaret Sicil Gazetesi’nde ilan edilmek üzere sicil müdürlüğüne bildirim yapılır.
  • Dijital Varlıklar: Kripto para borsalarındaki hesaplar ve soğuk cüzdanlar. Mahkemeler, ilgili borsalara veya aracı kurumlara erişim kısıtlaması talimatı gönderebilir.

Bu varlıkların tespiti için UYAP Vatandaş Portal ve kurumlar arası veri paylaşım sistemleri aktif olarak kullanılır. Eğer eşin yurt dışında varlıkları varsa, örneğin Avusturya’da bir şirket ortaklığı söz konusuysa, Avusturya Firmenbuchauszug Türkiye kullanımı ile bu varlıkların tespiti ve Türkiye’deki davaya delil olarak sunulması mümkündür.

Yargı Yetkisi ve Başvuru Kanalları: Aile Mahkemesi Süreçleri

Tasarruf yetkisinin sınırlandırılması taleplerinde görevli mahkeme Aile Mahkemesi‘dir. Aile Mahkemesi’nin bulunmadığı yerlerde ise Asliye Hukuk Mahkemeleri bu sıfatla davaya bakar. Yetkili mahkeme ise eşlerden herhangi birinin yerleşim yeri mahkemesidir. Dava, ‘çekişmesiz yargı’ usulüne yakın bir hızla görülse de, karşı tarafın savunma hakkı kutsaldır. Ancak, mal kaçırma tehlikesi çok yakınsa, mahkeme karşı tarafı dinlemeden ‘ihtiyati tedbir’ kararı vererek malları derhal dondurabilir.

2026 yılındaki usul hukukuna göre, dava dilekçesinde kısıtlama istenen malların listesi, bu malların neden kısıtlanması gerektiğine dair somut vakıalar (örneğin eşin gizlice satış ilanı vermesi, bankadan yüklü nakit çekmesi, borçları nedeniyle eve haciz gelmesi) açıkça belirtilmelidir. Mahkeme, ‘ölçülülük ilkesi’ gereği, eşin tüm yaşamını felç edecek bir kısıtlama yerine, ailenin ihtiyacını karşılayacak ve riski bertaraf edecek kadar varlık üzerine şerh koymayı tercih eder. Bu süreçte, eşin cezaevinde olması gibi özel durumlar varsa, cezaevinde telefon ve mektup yasağı gibi disiplin cezaları eşin savunma yapmasını zorlaştırsa da, yasal temsilciler aracılığıyla süreç yürütülür.

Adım Adım Uygulama ve İstenen Evraklar: Dilekçe ve Delil Sunumu

Bir eşin tasarruf yetkisini kısıtlamak için izlenmesi gereken adımlar şunlardır:

  1. Delil Toplama: Tapu kayıtları, trafik tescil bilgileri, banka hesap özetleri, eşin mal kaçırma niyetini gösteren mesajlar veya tanık beyanları hazırlanır.
  2. Dilekçe Yazımı: TMK 194 veya 199 dayanak gösterilerek, ihtiyati tedbir talepli dava dilekçesi hazırlanır.
  3. Harç ve Masrafların Yatırılması: Dava açılırken gerekli harçlar yatırılır. Aile konutu şerhi davaları maktu harca tabidir.
  4. Tedbir Kararının Alınması: Mahkemenin, davanın başında vereceği ‘ara karar’ ile mallar üzerine geçici şerh konulması sağlanır.
  5. Müzekkerelerin Takibi: Mahkeme kalemince ilgili kurumlara (Tapu, Banka vb.) yazılan yazıların ulaşıp ulaşmadığı kontrol edilir.

Gerekli belgeler arasında evlilik cüzdanı fotokopisi, vukuatlı nüfus kayıt örneği, kısıtlama istenen malların listesi ve varsa mülkiyet belgeleri yer alır. 2026 yılında tüm bu belgeler dijital olarak Mevzuat Bilgi Sistemi standartlarına uygun şekilde sisteme yüklenmektedir.

İhtiyati Tedbir Kararlarının Dijital Sicillere İşlenmesi ve Takibi

Mahkemenin verdiği kısıtlama kararı, ilgili sicile işlenmediği sürece üçüncü kişilere karşı hüküm ifade etmez. Taşınmazlar için Tapu ve Kadastro Genel Müdürlüğü’nün TAKBİS sistemi, araçlar için Emniyet ve Noterler Birliği’nin ortak sistemi kullanılır. Karar verildikten sonra mahkeme, bu kararı elektronik imza ile ilgili birimlere gönderir. 2026 teknolojisi sayesinde, bir banka hesabına bloke konulması veya bir aracın satışının engellenmesi dakikalar içinde gerçekleşir.

Davacı eşin, bu şerhlerin işlenip işlenmediğini e-Devlet üzerinden veya ilgili kurumların portalından takip etmesi hayati önemdedir. Eğer bir gecikme yaşanırsa, malik olan eş bu boşluktan yararlanarak malı devredebilir. Bu durumda, devralan kişinin ‘kötü niyetli’ olduğunu ispatlamak çok daha zor bir hukuki süreci (tapu iptal davası) beraberinde getirir. Resmî Gazete‘de yayımlanan güncel yönetmelikler, sicil memurlarının bu kararları uygulama konusundaki sorumluluklarını ve ihmal durumundaki tazminat yükümlülüklerini netleştirmiştir.

Üçüncü Kişilerin Hakları ve Tapu Siciline Güven İlkesinin Sınırı

Türk Medeni Kanunu m.1023, tapu kütüğündeki kayda dayanarak iyiniyetle ayni hak kazanan üçüncü kişinin bu kazanımını korur. Ancak, tasarruf yetkisinin sınırlandırılması şerhi, bu ‘iyiniyet’ perdesini yırtar. Şerh konulduktan sonra taşınmazı satın alan kişi, ‘ben bu kısıtlamayı görmedim’ diyemez; çünkü tapu sicili alenidir ve herkesin bu kayıtları bildiği varsayılır.

Eğer şerh konulmadan hemen önce bir satış yapılmışsa, burada ‘muvazaa’ (danışıklı işlem) olup olmadığına bakılır. Eğer alıcı, eşin akrabası, yakın arkadaşı veya iş ortağı ise, mahkemeler bu kişinin durumu bildiğini veya bilmesi gerektiğini kabul ederek satışı iptal edebilir. 2026 yılındaki resmî uygulama ve mevzuat kontrolü, özellikle boşanma davası açılmasından hemen önce veya sonra yapılan satışlarda alıcının araştırma yükümlülüğünü daha sıkı denetlemektedir. Bu tür riskli işlemlerden kaçınmak için Türkiye Noterler Birliği üzerinden yapılan satışlarda sistem uyarıları dikkate alınmalıdır.

Dava Açmadan Önce Dikkat Edilmesi Gerekenler: İspat Yükü ve Ölçülülük

Tasarruf yetkisinin sınırlandırılması davası açmak, eşler arasındaki güven ilişkisini tamamen zedeleyebilir. Bu nedenle, bu yola başvurmadan önce durumun ciddiyeti iyi analiz edilmelidir. Mahkeme, sadece ‘eşimin çok para harcamasından hoşlanmıyorum’ diyen birinin talebini kabul etmez. İspat edilmesi gereken, ailenin ekonomik temelinin sarsıldığıdır. Örneğin, eşin düzenli gelirini aşan kredi borçları, evin geçimi için ayrılan paranın şans oyunlarına yatırılması veya ortak malların gizlice satışa çıkarılması somut delillerdir.

Ayrıca ‘ölçülülük ilkesi’ unutulmamalıdır. Eşin üzerine kayıtlı 5 adet taşınmaz varsa ve bunlardan sadece birinin üzerine şerh konulması ailenin geleceğini garanti altına alıyorsa, mahkeme diğer 4 taşınmazı serbest bırakabilir. Davacı taraf, hangi malın neden kısıtlanması gerektiğini mantıklı bir çerçeveye oturtmalıdır. Aksi takdirde, haksız yere konulan şerhler nedeniyle diğer eşin uğrayacağı zararlardan dolayı tazminat sorumluluğu doğabilir.

Mevzuat ve resmî uygulama ve mevzuat kontrolü Işığında Değerlendirme

2026 yılı itibarıyla , TMK 199 uygulamalarında ‘ailenin ekonomik varlığı’ kavramını geniş yorumlamaktadır. Artık sadece mevcut mallar değil, gelecekte doğacak haklar (örneğin bir miras payı veya devam eden bir tazminat davası alacağı) üzerine de tasarruf kısıtlaması getirilebilmektedir. Aile konutu şerhinde ise, konutun mülkiyetinin eşe ait olması şartı aranırken, kira sözleşmelerinde de benzer bir koruma mekanizması işletilmektedir. Mahkemeler, mülkiyet hakkına getirilen bu kısıtlamayı ‘geçici bir koruma’ olarak görmekte ve evlilik birliği sona erdiğinde veya tehlike geçtiğinde şerhin kaldırılmasına karar vermektedir.

Sıkça Sorulan Sorular

Eşimin kumar borcu yüzünden evimize haciz gelmesini bu şerh engeller mi?

Tasarruf yetkisinin sınırlandırılması şerhi, eşin kendi iradesiyle evi satmasını veya ipotek etmesini engeller. Ancak üçüncü kişilerin (alacaklıların) başlattığı icra takipleri ve hacizleri doğrudan durdurmaz. Haczedilemezlik şikayeti için İcra İflas Kanunu kapsamında ayrı bir dava açılması gerekir.

Aile konutu şerhi koydurmak için eşimin rızası gerekir mi?

Hayır, aile konutu şerhi zaten eşin rızası dışındaki işlemleri engellemek için vardır. Tapu müdürlüğüne tek başınıza başvurabilir veya mahkemeden bu şerhin konulmasını talep edebilirsiniz.

Banka hesaplarına konulan kısıtlama ne kadar sürer?

Mahkeme kararında bir süre belirtilmemişse, kısıtlama evlilik birliği devam ettiği sürece veya mahkemece kaldırılana kadar geçerlidir. Boşanma davası kesinleştiğinde bu şerhler kendiliğinden düşmez, mahkemeden kaldırılması talep edilmelidir.

Eşim arabayı benden habersiz satmış, geri alabilir miyim?

Eğer araç üzerinde daha önceden konulmuş bir kısıtlama şerhi yoksa ve alıcı iyiniyetli bir üçüncü kişiyse geri almak zordur. Ancak alıcının kötü niyetli olduğu (mal kaçırıldığını bildiği) kanıtlanırsa ‘tasarrufun iptali’ davası açılabilir.

Şirket hisselerine şerh konulması şirketin faaliyetlerini durdurur mu?

Hayır, şerh sadece eşin o hisseleri başkasına devretmesini veya rehin vermesini engeller. Şirketin ticari faaliyetleri, müdürlerin yönetimi altında devam eder. Ancak eş aynı zamanda müdürse, yönetim yetkilerinin de kısıtlanması istenebilir.

Kripto paralar üzerine nasıl şerh konulur?

Mahkeme, eşin bilinen kripto borsa hesaplarına (BTCTurk, Binance vb.) müzekkere yazarak varlıkların transferini engelleyebilir. Soğuk cüzdanlar için ise eşin şifreleri teslim etmesi veya cüzdanın adli emanete alınması gibi zorlayıcı tedbirler uygulanabilir.

Eşim yurt dışındayken bu davayı açabilir miyim?

Evet, eşin yurt dışında olması dava açılmasına engel değildir. Tebligatlar yurt dışı adresine veya konsolosluk aracılığıyla yapılır. Süreç uzayabilir ancak ihtiyati tedbir kararı derhal uygulanır.

Şerh koydurmanın maliyeti nedir?

Tapu müdürlüğünden yapılan başvurular harçtan muaftır. Mahkeme yoluyla yapılacak işlemlerde ise maktu dava harcı, tebligat giderleri ve bilirkişi ücretleri (yaklaşık 5.000 – 15.000 TL arası) söz konusudur.

Boşanma davası sürerken bu şerhleri koydurabilir miyim?

Evet, boşanma davası içinde veya ayrı bir dava olarak bu kısıtlamalar talep edilebilir. Genellikle boşanma dilekçesiyle birlikte ‘ekonomik varlığın korunması’ adına bu talepte bulunulur.

Eşim şerhi kaldırmak için ne yapabilir?

Eş, kısıtlama nedenlerinin ortadan kalktığını (borçların ödendiğini, bağımlılığın bittiğini vb.) veya şerhin haksız olduğunu ispatlayarak mahkemeden şerhin kaldırılmasını her zaman talep edebilir.

Yazar ve Hukuki Değerlendirme

Eşin tasarruf yetkisinin sınırlandırılması, aile hukukunun en güçlü ve en müdahaleci araçlarından biridir. Mülkiyet hakkı gibi anayasal bir hakkın kısıtlanması söz konusu olduğundan, bu süreçlerin titizlikle yönetilmesi şarttır. 2026 yılındaki karmaşık ekonomik düzende, mal kaçırma yöntemleri de dijitalleşmiş ve sofistike hale gelmiştir. Bu nedenle, sadece dilekçe vermek yeterli olmayıp, varlıkların izinin sürülmesi ve doğru sicillere doğru şerhlerin işlenmesi gerekir. Av. Halil Bakırcı olarak, müvekkillerimize bu süreçte hem önleyici hem de koruyucu hukuk desteği sunarken, aile birliğinin ekonomik temellerini güvence altına almayı hedefliyoruz. Hak kaybına uğramamak ve ailenizin geleceğini korumak için profesyonel bir hukuki yardım almanız, telafisi imkansız zararların önüne geçecektir. Unutulmamalıdır ki, zamanında konulmayan bir şerh, yıllarca sürecek tapu iptal davalarından çok daha az maliyetli ve daha etkilidir. Güncel mevzuat takibi için Mevzuat Bilgi Sistemi ve yargı kararları rehberliğinde hareket etmek en sağlıklı yoldur.

Hukuki konu hakkında iletişim

İlk iletişimde konuyu, bulunduğunuz ülke veya ili ve varsa tebliğ ya da son işlem tarihini kısaca belirtebilirsiniz. T.C. kimlik numarası, sağlık verisi veya kişisel belge göndermeyiniz. Mesajlaşma tek başına hukuki görüş veya avukatlık ilişkisi oluşturmaz.

Telefonla Araİletişim Bilgileri

tarafından hazırlanmış, Av. Emirhan Keskin tarafından incelenmiştir.

Yazar Bilgisi

, Mersin Barosu 3472 sicil numarasına kayıtlıdır. Bakırcı & Keskin Hukuk Bürosu bünyesinde ceza, aile, iş, gayrimenkul ve ticaret hukuku alanlarında hukuki danışmanlık ve dava takibi sunmaktadır.

İnceleyen: Av. Emirhan Keskin · Mersin Barosu Sicil No: 5507

Telefon WhatsApp