Ticari İşlemlerde Taşınır Rehni Sözleşmesini Kimler Yapabilir? 6750 m.3 | 2026
6750 sayılı Kanun m.3 neden rehin sözleşmesinin taraflarını sınırlar?
6750 sayılı Ticari İşlemlerde Taşınır Rehni Kanununun temel amacı, ticari ve mesleki faaliyet yürüten kişilerin finansmana erişimini kolaylaştırmak ve taşınır varlıkların teslim edilmeden teminat olarak kullanılabilmesini sağlamaktır. Bu nedenle Kanun, Türk Medeni Kanunundaki genel taşınır rehni hükümlerinden farklı, özel bir sicilli rehin sistemi kurar. Özel sistemden kimlerin yararlanabileceği de Kanun m.3’te açıkça belirlenmiştir.
Madde 3 iki ayrı taraf modeline izin verir. Birinci modelde rehin alacaklısı bir kredi kuruluşudur; karşı tarafta tacir, esnaf, çiftçi, üretici örgütü veya serbest meslek erbabı bulunabilir. İkinci modelde ise kredi kuruluşu bulunması şart değildir; tacir ve/veya esnaflar kendi aralarında 6750 kapsamında rehin sözleşmesi kurabilir.
Bu düzenleme, her borç ilişkisinin TARES üzerinden 6750 sayılı Kanuna tabi hale getirilemeyeceği anlamına gelir. Örneğin Kanunda sayılan ticari veya mesleki statülerden hiçbirine sahip olmayan iki sıradan gerçek kişinin birbirine verdiği kişisel borç için yalnızca tarafların iradesiyle 6750 rejimine geçilemez. Taraf ehliyeti, rehne konu varlığın Kanun m.5 kapsamına girip girmediğinden ayrı bir kurucu kontroldür.
Uygulamada ilk hata çoğu kez burada yapılır: rehnedilecek malın makine, stok veya alacak olması yeterli görülür. Oysa önce tarafların m.3 kapsamındaki sıfatı, sonra varlığın m.5 kapsamı, ardından m.4’teki şekil ve tescil şartları birlikte incelenmelidir. Bu üç aşamadan biri eksikse 6750 sayılı Kanunun özel sicilli rehin rejiminden söz edilemez.
Kredi kuruluşu kimlerle taşınır rehni sözleşmesi yapabilir?
Kanun m.3/1-a, kredi kuruluşunun karşısında bulunabilecek kişileri açıkça sayar: tacir, esnaf, çiftçi, üretici örgütü ve serbest meslek erbabı. Bu sayımın amacı, taşınır rehni sistemini ticari ve mesleki finansman ilişkisine bağlamaktır. Rehin veren kişinin gerçek kişi veya tüzel kişi olması tek başına belirleyici değildir; hukuki statüsünün Kanunda sayılan gruplardan birine girmesi gerekir.
Kredi kuruluşu kavramı yalnızca mevduat bankasını ifade etmez. 6750 sayılı Kanunun tanımlar maddesi ve ilgili uygulama mevzuatı birlikte değerlendirildiğinde, bankacılık mevzuatı kapsamındaki bankalar ile finansal kuruluşlar ve kanunen kredi/kefalet sağlayan belirli kurum ve kuruluşlar bu çerçevede değerlendirilebilir. Somut işlemde kredi veren kuruluşun hukuki statüsü ve faaliyet yetkisi işlem tarihindeki kayıtları üzerinden doğrulanmalıdır.
Bir işletmenin bankadan işletme kredisi alırken üretim makinesini, stokunu, alacağını veya Kanun m.5’te sayılan başka bir taşınır değerini rehin göstermesi bu modelin tipik örneğidir. Ancak “kredi ilişkisi var” denilmesi tek başına yeterli değildir. Rehin sözleşmesinde borcun konusu, belirliyse miktarı; belirli değilse rehnin hangi azami miktara kadar güvence teşkil edeceği ve rehne konu varlığın ayırt edici özellikleri yazılmalıdır.
Rehinli finansman, zilyetliğin alacaklıya devredilmesini gerektirmediği için özellikle faaliyetin devamı bakımından önemlidir. Makine işletmede kullanılmaya, stok satılmaya veya üretim sürmeye devam edebilir; fakat Kanunun rehin kapsamı, ürün ve gelirler, derece ve öncelik hükümleri bu süreçte ayrıca dikkate alınır.
Tacir ve esnaf kendi aralarında 6750 kapsamında rehin kurabilir mi?
Evet. 6750 m.3/1-b, tacir ve/veya esnaflar arasında rehin sözleşmesi kurulmasını açıkça kabul eder. Dolayısıyla rehin alacaklısının mutlaka banka veya finansman şirketi olması gerekmez. Ticari mal satışı, bayilik, tedarik, eser, hizmet veya başka bir ticari ilişkiden doğan mevcut ya da belirlenebilir gelecekteki alacak için, Kanunun diğer şartları da sağlanıyorsa teslimsiz taşınır rehni tesis edilebilir.
Örneğin bir tacirin diğer tacire yaptığı vadeli mal satışından doğan bedel alacağını, borçlu işletmenin belirli makinesi veya stokları üzerinde TARES rehniyle güvence altına alması mümkündür. Aynı şekilde esnaf ile tacir veya iki esnaf arasındaki ticari ilişkide de taraf şartı sağlanabilir. Burada önemli olan, tarafların gerçekten tacir veya esnaf statüsünde olması ve bu statünün işlem tarihinde doğrulanabilmesidir.
Tacir sıfatı Türk Ticaret Kanunu, esnaf sıfatı ise ilgili ticaret ve esnaf mevzuatı çerçevesinde belirlenir. Sözleşme başlığında “tacir” yazılması statüyü kendiliğinden yaratmaz. Ticaret sicili/MERSİS kaydı, esnaf sicili ve ilgili resmî kayıtlar kontrol edilmelidir. Gerçek kişi tacirlerde de işletme ve temsil bilgileri doğru yazılmalıdır.
Tacirler arası rehin kurulmuş olması, temerrüt halinde doğrudan ve sınırsız biçimde mala el koyma hakkı vermez. Temerrüt sonrası haklar 6750 m.14 ve ilgili yönetmelikteki özel hükümlere tabidir. Ayrıca cebri icra yoluna başvurulacaksa İİK m.45 uyarınca önce rehne başvurma kuralı somut alacak bakımından ayrıca incelenmelidir.
Çiftçi ve üretici örgütleri bu sistemden nasıl yararlanır?
Kanun m.3, çiftçiyi ve üretici örgütünü kredi kuruluşuyla rehin sözleşmesi yapabilecek taraflar arasında açıkça sayar. Bu düzenleme tarımsal üretimde kullanılan makine, ekipman, tarımsal ürün, çok yıllık ürün veren ağaç, hayvan ve Kanun m.5’te sayılan diğer değerlerin finansman teminatı olarak kullanılmasına hukuki zemin sağlar.
Çiftçi bakımından tarımsal faaliyetin ve taraf statüsünün ilgili kayıtlarla doğrulanması önem taşır. Üretici örgütlerinde ise tüzel kişiliğin kuruluş belgesi, temsil yetkisi ve imza yetkisi ayrıca incelenmelidir. Rehin verenin malvarlığındaki varlık ile borçlu aynı kişi olmayabilir; üçüncü kişi rehni söz konusuysa bu durum sözleşmede açıkça gösterilmelidir.
Tarımsal ürün veya hayvan rehni gibi özel nitelikli varlıklarda yalnızca “ürün” veya “hayvan” yazmak yeterli bir tanımlama değildir. Kanun m.4/6, rehne konu varlığın ayırt edici özelliklerinin yazılmasını ister. Ürünün türü, miktarı, bulunduğu yer, hasat dönemi; hayvanlarda kimliklendirme bilgileri ve varsa resmî kayıt numaraları, belirsizliği önleyecek ölçüde sözleşmeye işlenmelidir.
Tarım varlıklarında mülkiyet ve zilyetlik değişiklikleri sık yaşanabileceğinden TARES kaydının güncelliği ve Kanunun iyi niyetli üçüncü kişilere ilişkin m.7 hükmü ayrıca önemlidir. Rehin yalnızca imzalanan sözleşmeden ibaret görülmemeli; sicil, varlık takibi ve sona erme/terkin işlemleri bir bütün olarak yönetilmelidir.
Serbest meslek erbabı 6750 kapsamında rehin sözleşmesi yapabilir mi?
Evet. Kanun m.3/1-a, serbest meslek erbabını kredi kuruluşuyla rehin sözleşmesi yapabilecek taraflardan biri olarak sayar. Dolayısıyla serbest meslek faaliyetinde kullanılan ve Kanun m.5 kapsamına giren belirli taşınır varlıklar finansman teminatı olarak değerlendirilebilir.
Burada iki sınır önemlidir. Birincisi, serbest meslek erbabının karşı tarafı m.3’teki bir kredi kuruluşu olmalıdır; m.3/1-b’deki tacir/esnaf arasındaki alternatif yapı serbest meslek erbabı için ayrıca genişletilmemiştir. İkincisi, rehne konu varlık yine Kanun m.5 kapsamına girmelidir. Taraf statüsünün uygunluğu, her türlü taşınırın otomatik olarak TARES’e rehnedilebileceği anlamına gelmez.
Serbest meslek erbabının vergi ve mesleki kayıtları, sözleşmeyi yapan kişinin kimliği ve varsa vekâlet ilişkisi kontrol edilmelidir. Mesleki faaliyetin tüzel kişi üzerinden yürütüldüğü yapılarda ise tarafın gerçek kişi mi şirket mi olduğu ve şirketin tacir sıfatı ayrıca belirlenmelidir.
Üçüncü kişi borçlu lehine kendi taşınırını rehnedebilir mi?
Evet. 6750 sayılı Kanunun sisteminde rehin veren ile borçlunun mutlaka aynı kişi olması gerekmez. Ticaret Bakanlığının resmî taşınır rehni açıklamasında da Kanun kapsamında rehin veren olarak sayılan kişiler lehine, üçüncü bir kişinin kendi taşınır varlığını rehin gösterebilmesinin mümkün olduğu belirtilmektedir.
Üçüncü kişi rehninde sözleşme düzeni daha dikkatli kurulmalıdır. Borçlunun kim olduğu, rehin verenin kim olduğu, rehin alacaklısının kim olduğu, hangi borcun hangi azami tutara kadar güvence altına alındığı ve hangi varlığın rehnedildiği tereddüde yer bırakmayacak biçimde yazılmalıdır. Üçüncü kişi, yalnızca kendi taşınırını teminat göstermektedir; borcun asli borçlusu haline gelip gelmediği ayrıca üstlendiği sözleşmesel yükümlülüklere göre değerlendirilir.
Bu ayrım özellikle şirket ortağının kendi malını şirket borcu için rehin vermesi, grup şirketleri arasında teminat sağlanması veya aile işletmelerinde farklı kişiye ait varlıkların ticari borç için teminat gösterilmesi halinde önem taşır. Rehin verenin mülkiyet veya hak sahipliği ve tasarruf yetkisi belgelenmelidir.
Şirket adına rehin sözleşmesi imzalayan kişinin yetkisi nasıl kontrol edilir?
Tarafın şirket olarak m.3 kapsamına girmesi, sözleşmeyi imzalayan herkesin şirketi bağlayabileceği anlamına gelmez. Kanun m.4/6’da ticari işletme taraf olduğunda ticaret unvanı, MERSİS numarası ile temsil ve ilzama yetkili temsilcinin adı, soyadı ve imzasına ilişkin bilgilerin sözleşmede yer alması öngörülür.
Bu nedenle güncel ticaret sicili kayıtları, temsil şekli, müşterek veya münferit imza şartı, temsil süresi ve varsa yetki sınırlamaları incelenmelidir. Eski tarihli imza sirküleri, sonradan yapılan yönetim veya temsil değişikliğini göstermeyebilir. TARES işlemi yapıldığı tarihte yetkinin devam ettiği doğrulanmalıdır.
Vekil aracılığıyla işlem yapılıyorsa vekâletnamenin rehin kurma ve ilgili sicil işlemlerini yapma bakımından yeterli kapsamda olup olmadığı ayrıca kontrol edilmelidir. Vekâletnamede somut işleme ilişkin özel yetki gerektiren bir durum varsa genel ifade ile yetinilmemelidir.
TARES tescili neden ayrıca gerekir?
6750 m.4/1 açıktır: rehin hakkı, rehin sözleşmesinin Rehinli Taşınır Siciline tescil edilmesiyle kurulur. Bu nedenle tarafların m.3 kapsamında olması yalnızca sözleşmeyi kurabilecek taraf yapısını sağlar; ayni rehin hakkının doğması için tescil ayrıca zorunludur.
Yazılı sözleşmede imzaların noter tarafından onaylanması veya Sicil yetkilisi huzurunda imzalanması tescilin yerine geçmez. Elektronik sözleşmede güvenli elektronik imza kullanılması da aynı şekilde tek başına rehin hakkını doğurmaz. Şekle uygun sözleşme tescil edilmediği sürece 6750 sayılı Kanunun sicilli rehin koruması kurulmaz.
Sicil aynı zamanda üçüncü kişilere karşı aleniyet ve öncelik sisteminin merkezidir. Aynı taşınır üzerinde birden fazla rehin bulunduğunda sıra veya derece ilişkisi sicil kayıtları üzerinden belirlenir. Bu nedenle sözleşme imzalanmadan önce mevcut rehin kayıtlarının sorgulanması ve tescil sonrasında kaydın doğruluğunun kontrol edilmesi gerekir.
TARES’e e-Devlet üzerinden Türkiye Noterler Birliği hizmeti olarak erişilebilmektedir. Resmî sorgu ve işlem ekranları kullanılmalı; üçüncü tarafların hazırladığı gayriresmî kayıt veya ekran görüntülerine dayanılmamalıdır.
Rehin sözleşmesinde hangi temel bilgiler bulunmalıdır?
Kanun m.4/6, rehin sözleşmesinin zorunlu içeriğini düzenler. Tarafların kimlik ve statü bilgileri, borcun konusu, borç miktarı belirliyse bu miktar, belirli değilse rehnin hangi azami tutara kadar güvence teşkil edeceği, borcun para birimi ve rehne konu taşınır varlığın ayırt edici özellikleri sözleşmede yer almalıdır.
Ticari işletmeler bakımından ticaret unvanı, MERSİS numarası ve yetkili temsilci bilgileri; gerçek kişiler bakımından kimlik bilgileri eksiksiz yazılmalıdır. Rehne konu varlığın seri numarası, marka/modeli, bulunduğu yer, miktarı, kayıt numarası veya varlığın türüne göre diğer ayırt edici bilgiler mümkün olduğunca somutlaştırılmalıdır.
Taraflar, Kanuna aykırı biçimde rehin verenin tasarruf yetkisini tamamen ortadan kaldıran veya sonraki rehinleri mutlak biçimde yasaklayan hükümler koyamaz. Kanun m.4/7’de alt veya art rehin ile rehin verenin tasarruf yetkisini kısıtlayan sözleşme kayıtlarının geçersizliği ayrıca düzenlenmiştir. Bu konu ayrı bir rehberde ayrıntılı incelenmektedir.
Uygulama kontrol listesi: sözleşmeden önce hangi sırayla inceleme yapılmalı?
İlk adım borç ilişkisidir. Hangi alacağın teminat altına alınacağı, alacağın mevcut mu gelecekte mi olduğu, tutarın belirli olup olmadığı ve azami güvence miktarı tespit edilmelidir. İkinci adım taraf kontrolüdür: rehin alacaklısı ve rehin verenin m.3 kapsamındaki sıfatı resmî kayıtlarla doğrulanmalıdır.
Üçüncü adım varlık kontrolüdür. Rehne konu mal veya hak m.5 kapsamında mı, yoksa rehninin başka özel sicile tescili zorunlu bir varlık mı olduğu belirlenmelidir. Başka özel sicile tescili zorunlu varlıkların 6750 Siciline kaydı yoluyla rehnedilmesi mümkün değildir.
Dördüncü adım mevcut takyidat ve rehinlerin sorgulanmasıdır. Beşinci adım sözleşmenin m.4’teki şekle ve zorunlu içeriğe uygun hazırlanmasıdır. Altıncı adım tescildir. Son adımda TARES kaydı, derece/sıra, güvence miktarı ve varlık bilgileri tekrar kontrol edilmelidir.
İşletmenin konkordato sürecinde olması halinde rehin tesisi ayrıca İcra ve İflas Kanunu bakımından sınırlamalara tabi olabilir. Bu durumda İİK m.297 kapsamında konkordatoda borçlunun tasarruf yetkisi ayrıca değerlendirilmelidir. Temerrüt ve takip aşaması için icra takibi rehberi ile konkordatoda rehinli alacaklıların durumu da bağlantılı konulardır.
Resmî kaynaklar
- T.C. Ticaret Bakanlığı – Taşınır Rehni Mevzuatı
- TBMM – 6750 sayılı Ticari İşlemlerde Taşınır Rehni Kanunu
- e-Devlet – Taşınır Rehin Sistemi (TARES)
Sık Sorulan Sorular
Her gerçek kişi 6750 kapsamında rehin sözleşmesi yapabilir mi?
Hayır. Kanun m.3 özel taraf grupları belirler. Gerçek kişinin tacir, esnaf, çiftçi veya serbest meslek erbabı gibi Kanunda sayılan bir statüye sahip olup olmadığı ve karşı tarafın niteliği incelenmelidir.
Banka dışında bir kuruluş rehin alacaklısı olabilir mi?
Kanundaki kredi kuruluşu kavramı yalnız mevduat bankalarıyla sınırlı değildir. Somut kuruluşun 6750 sayılı Kanun ve ilgili finans mevzuatındaki statüsü kontrol edilmelidir.
İki tacir arasında TARES rehni kurulabilir mi?
Evet. 6750 m.3/1-b tacir ve/veya esnafların kendi aralarında rehin sözleşmesi yapmasına açıkça izin verir.
Esnaf bir tacir lehine taşınır rehni verebilir mi?
Evet. Tarafların tacir ve/veya esnaf olması m.3/1-b kapsamındaki taraf yapısını sağlar; diğer kuruluş şartları ayrıca yerine getirilmelidir.
Çiftçi banka kredisi için ürününü rehnedebilir mi?
Taraf şartı sağlanır ve ürün m.5 kapsamındaysa mümkündür. Rehne konu ürün ayırt edici bilgilerle sözleşmede gösterilmeli ve rehin TARES’e tescil edilmelidir.
Serbest meslek erbabı başka bir serbest meslek erbabına 6750 rehni verebilir mi?
Kanun m.3/1-b’deki kredi kuruluşu dışındaki alternatif taraf yapısı tacir ve/veya esnaflara ilişkindir. Serbest meslek erbabı bakımından m.3/1-a’daki kredi kuruluşu ilişkisi esas alınır.
Üçüncü kişi şirketin borcu için kendi malını rehnedebilir mi?
Evet. Üçüncü kişinin taşınır varlığını Kanun kapsamındaki borçlu lehine rehin göstermesi mümkündür. Borçlu, rehin veren ve rehin alacaklısı sözleşmede ayrı ayrı gösterilmelidir.
Noterde imzalanan sözleşme TARES tescili olmadan yeterli mi?
Hayır. 6750 m.4/1 uyarınca rehin hakkı Sicile tescille kurulur. Noter onayı yazılı sözleşmenin şekil unsurudur; tescilin yerine geçmez.
Şirket çalışanı şirket adına rehin sözleşmesi imzalayabilir mi?
Ancak temsil ve ilzam yetkisi varsa veya geçerli vekâletle yetkilendirilmişse işlem yapabilir. Güncel ticaret sicili ve yetki kayıtları incelenmelidir.
Tarafların statüsü sözleşme metninde nasıl gösterilmelidir?
Kimlik veya ticaret unvanı, MERSİS ve temsil bilgileri ile Kanunun gerektirdiği diğer taraf bilgileri m.4/6’ya uygun biçimde sözleşmeye yazılmalıdır.
Sonuç
6750 sayılı Kanuna göre taraf olabilmek, taşınır rehni sisteminin ilk kuruluş şartıdır. Kredi kuruluşları tacir, esnaf, çiftçi, üretici örgütü ve serbest meslek erbabı ile; tacir ve/veya esnaflar ise kendi aralarında rehin sözleşmesi kurabilir. Üçüncü kişi de Kanun kapsamındaki borçlu lehine kendi taşınırını rehin gösterebilir. Ancak taraf uygunluğu tek başına rehin hakkı doğurmaz; m.4’e uygun sözleşme ve TARES tescili zorunludur.
Mersin’de Hukuki Destek
Bakırcı & Keskin Hukuk Bürosu: İhsaniye Mahallesi, 4903. Sokak, Profit İş Merkezi, Kat:3, Daire:14, Akdeniz/Mersin. İletişim bilgileri.
Hukuki konu hakkında iletişim
İlk iletişimde konuyu, bulunduğunuz ülke veya ili ve varsa tebliğ ya da son işlem tarihini kısaca belirtebilirsiniz. T.C. kimlik numarası, sağlık verisi veya kişisel belge göndermeyiniz. Mesajlaşma tek başına hukuki görüş veya avukatlık ilişkisi oluşturmaz.