TCK 98 ile Terk Suçu Arasındaki Farklar

Ceza Hukuku • Güncel 2026

Koruma yükümlülüğü, herkesin yardım borcu, ölüm sonucu ve TCK 83–85 ayrımını somut örneklerle açıklayan rehber.

TCK 98 güncel madde ve yaptırımSuçun unsurları ve manevi unsurSoruşturma ve görevli mahkemeDelil ve savunma incelemesi

Ceza hukuku • Suç ayrımı

Koruma yükümlülüğü, herkesin yardım borcu, ölüm sonucu ve TCK 83–85 ayrımını somut örneklerle açıklayan rehber.

TCK 97TCK 9812 SSS
Temel fark: TCK 97 terk suçunda fail mağdurun koruma ve gözetiminden hukuken sorumludur. TCK 98’de özel yükümlülüğü olmayan herkes, kendini idare edemeyen kişiye koşullar ölçüsünde yardım etmek veya durumu derhal bildirmek zorundadır.

TCK 97 Terk Suçu

“Yaşı veya hastalığı dolayısıyla kendini idare edemeyecek durumda olan ve bu nedenle koruma ve gözetim yükümlülüğü altında bulunan bir kimseyi kendi haline terk eden kişi, üç aydan iki yıla kadar hapis cezası ile cezalandırılır.”

Failin aile, sözleşme, görev veya önceki davranıştan doğan koruma ve gözetim yükümlülüğü bulunmalıdır.

TCK 98 Yardım veya Bildirim Yükümlülüğü

“Yaşı, hastalığı veya yaralanması dolayısıyla ya da başka herhangi bir nedenle kendini idare edemeyecek durumda olan kimseye hal ve koşulların elverdiği ölçüde yardım etmeyen ya da durumu derhal ilgili makamlara bildirmeyen kişi, bir yıla kadar hapis veya adlî para cezası ile cezalandırılır.”

Özel koruma yükümlülüğü aranmaz. Güvenli yardım mümkün değilse bildirim seçeneği yerine getirilmelidir.

TCK 97 ve TCK 98 Karşılaştırma Tablosu

KriterTCK 97TCK 98
FailKoruma/gözetim yükümlüsüHerkes
Mağdur durumuYaş veya hastalık nedeniyle kendini idare edememeYaş, hastalık, yaralanma veya başka neden
FiilKendi hâline terkYardım etmeme veya bildirmeme
Temel ceza3 ay–2 yıl hapis1 yıla kadar hapis veya adlî para
ÖlümNeticesi sebebiyle ağırlaşmış suç1–3 yıl hapis

Ölüm Sonucunda TCK 97, 98, 83 ve 85 Ayrımı

TCK 98/2’nin uygulanması için yardım veya bildirimin yapılmaması ile ölüm arasında nedensellik bağı gerekir. Koruma yükümlüsü fail mağduru terk etmişse TCK 97/2; ölüm sonucunu bilerek ve isteyerek önlememişse TCK 83; dikkat ve özen yükümlülüğünü ihlal etmişse TCK 85 değerlendirilir.

Aynı ölüm sonucuna birden fazla maddeyi otomatik uygulamak doğru değildir. Failin yükümlülük kaynağı, kastı ve nedensellik belirlenerek hukuki nitelendirme yapılır.

Bakım yükümlüsünün ayrılması

Yatalak hastanın ücretli bakıcısı kişiyi ihtiyaçlarını karşılayamayacak hâlde yalnız bırakırsa TCK 97 gündeme gelir.

Yoldan geçen kişinin yaralıyı görmesi

Özel yükümlülüğü olmayan kişi güvenli yardım yapmıyor ve 112’yi de aramıyorsa TCK 98 uygulanır.

Tehlikeli trafik

Yola inmek kişinin hayatını tehlikeye atıyorsa fiziksel yardım ölçüsüzdür; ancak derhal 112’ye yer ve durum bildirilmelidir.

Suç Ayrımını Belirleyen Deliller

  • Koruma ve gözetim yükümlülüğünün kaynağı
  • 112 çağrı zamanı ve konuşma kaydı
  • Kamera ve konum verileri
  • Sağlık ve adli tıp raporları
  • Mağdurun kendini idare etme durumu
  • Failin yardım imkânı ve risk koşulları
  • Ölümde nedensellik raporu

Mersin’de Yardım ve Terk Dosyaları

Mersin’de 112 kayıtları ve kamera görüntüleri saklama süresi dolmadan talep edilmelidir. Mersin ceza avukatı · İletişim

Hukukçu İncelemesi ve E-E-A-T Bilgisi


Yazar ve inceleyen

Av. Halil Bakırcı
Av. Emirhan Keskin

Yayıncı

Bakırcı & Keskin Hukuk Bürosu
Akdeniz / Mersin

Dosyanıza Özgü İnceleme

Hemen Araİletişim

Genel hukuki bilgilendirmedir.

TCK 97 ile TCK 98 Arasındaki 7 Temel Fark

Terk suçu ile yardım veya bildirim yükümlülüğünün ihlali aynı kanun bölümünde yer alsa da fail, mağdur, hareket ve sonuç bakımından farklı suçlardır. Doğru ayrım, sanığın mağdurla ilişkisi ve tehlike ortaya çıkmadan önce var olan yükümlülük üzerinden yapılır.

KriterTCK 97 terk suçuTCK 98 yardım/bildirim ihlali
FailKoruma ve gözetim yükümlüsü olan kişiKoşullar içinde yardım edebilecek veya bildirim yapabilecek herkes
Mağdurun durumuYaşı veya hastalığı nedeniyle kendini idare edememeYaş, hastalık, yaralanma veya başka herhangi bir nedenle kendini idare edememe
FiilYükümlülük altındaki kişiyi kendi hâline terk etmeKoşullar elverdiği hâlde yardım etmeme veya derhâl bildirmeme
Önceden ilişkiÖzel koruma ve gözetim ilişkisi zorunluÖzel ilişki aranmaz
Temel ceza3 aydan 2 yıla kadar hapis1 yıla kadar hapis veya adlî para cezası
Ölüm sonucuTCK 97/2 ve neticesi sebebiyle ağırlaşmış suç hükümleriTCK 98/2 uyarınca 1–3 yıl hapis
Yakın suçlarla ilişkiGarantörlük ve kast varsa TCK 83 gündeme gelebilirÖzel garantörlük yoksa genel yardım/bildirim borcu uygulanır

Bu farklar bir sıralama da gösterir: Önce özel koruma yükümlülüğü ve terk fiili araştırılır; bunlar yoksa genel yardım veya bildirim yükümlülüğü değerlendirilir. Ölüm meydana gelmişse kast, taksir ve nedensellik ayrıca incelenmeden yalnız sonuç üzerinden madde seçilemez.

Fail Bakımından Fark: Özel Yükümlü mü, Herhangi Bir Kişi mi?

TCK 97 özgü suç niteliğindedir. Fail, mağdur üzerinde koruma ve gözetim yükümlülüğü bulunan kişidir. Bu yükümlülük kanundan, aile ilişkisinden, sözleşmeden, görevden veya somut olayda üstlenilen bakım ilişkisinden doğabilir. Ebeveynin küçük çocuk üzerindeki yükümlülüğü, bakıcının sözleşmeyle üstlendiği görev veya bakım kuruluşu çalışanının nöbet sorumluluğu örnek gösterilebilir. Sırf akrabalık her olayda yeterli değildir; fiil anında kimin hangi bakım görevini üstlendiği belirlenmelidir.

TCK 98’de ise özel bir bakım ilişkisi aranmaz. Sokakta ağır yaralı birini gören sürücü, bilincini kaybetmiş kişiye rastlayan yaya veya tehlikede olan yaşlıyı fark eden komşu; hâl ve koşullar elverdiği ölçüde yardım etmek ya da durumu derhâl ilgili makama bildirmekle yükümlüdür. Bu genel ödev, kişiden kendi hayatını ciddi tehlikeye atmasını istemez. Güvenli doğrudan yardım mümkün değilse en azından 112 Acil Çağrı Merkezi, polis veya jandarma gibi uygun makama gecikmeden bildirim yapılmalıdır.

Yanlış sınıflandırma riski: Özel bakım yükümlüsü olan kişinin fiilini yalnız TCK 98 kapsamında görmek, daha ağır bir terk veya ihmali davranış sorumluluğunu gözden kaçırabilir. Buna karşılık mağdurla tesadüfen karşılaşan kişiye TCK 97 uygulanamaz.

Mağdur Bakımından Fark: TCK 97 Daha Dar, TCK 98 Daha Geniştir

TCK 97’nin metni, yaşı veya hastalığı nedeniyle kendini idare edemeyen ve bu nedenle koruma-gözetim yükümlülüğü altında bulunan kişiyi kapsar. Küçük çocuk, ileri yaşı nedeniyle günlük ihtiyaçlarını tek başına karşılayamayan kişi veya ağır hastalık nedeniyle sürekli bakıma muhtaç kişi bu kapsamda olabilir. Yalnız yaşlı veya hasta olmak yeterli değildir; kişinin somut anda kendini koruma ve temel ihtiyaçlarını yönetme gücü bulunmamalıdır.

TCK 98, yaş ve hastalığa ek olarak yaralanmayı ve “başka herhangi bir nedeni” açıkça sayar. Trafik kazasında ağır yaralanan kişi, alkol veya ilaç etkisiyle bilincini kaybeden kişi, yoğun soğukta hareketsiz kalan kişi ya da ani kriz nedeniyle yönünü ve davranışını yönetemeyen kişi somut koşullara göre bu kapsama girebilir. Burada da geçici rahatsızlık veya yalnız yardıma ihtiyaç duyma yeterli değildir; kişinin kendini idare edemeyecek durumda olması gerekir.

Mağdurun durumuTCK 97TCK 98Not
Küçük yaşKoruma yükümlüsü terk ederse uygulanabilirHerhangi kişi yardım/bildirim yapmazsa uygulanabilirKendini idare edememe somutlaştırılır
HastalıkÖzel yükümlü bakımından uygulanabilirGenel yardım yükümlülüsü bakımından uygulanabilirHastalığın etkisi belirleyicidir
YaralanmaMadde metninde bağımsız neden olarak sayılmazAçıkça sayılmıştırÖzel garantörlük varsa TCK 83/85 ayrıca incelenir
Başka nedenMetinde yer almazAçık kapsam içindedirBilinç kaybı ve benzeri durumlar somut ispatlanır

“Terk Etmek” ile “Yardım Etmemek” Aynı Fiil Değildir

Terk suçunda fail, korumak ve gözetmekle yükümlü olduğu kişiyi kendi hâline bırakır. Bu; çocuğu ıssız yerde bırakmak, hareket edemeyen hastayı evde temel ihtiyaç ve iletişim imkânı olmadan terk etmek veya bakım sorumluluğunu güvenli biçimde devretmeden kurumdan ayrılmak şeklinde gerçekleşebilir. Yalnız kısa süreli uzaklaşma her olayda suç değildir; mağdurun bağımlılığı, yerin güvenliği, süre, yardım imkânı ve failin geri dönme planı birlikte incelenir.

TCK 98’de fail tehlikeli durumu yaratmak veya mağduru bir yere bırakmak zorunda değildir. Mevcut yardıma muhtaç hâli görmesine rağmen koşulların izin verdiği yardımı yapmaması ya da derhâl bildirmemesi yeterlidir. Madde “yardım etmeme” ve “bildirmeme” davranışlarını alternatif olarak düzenler. Uygun ve zamanında bildirim yapılmışsa kişi, uzmanlık gerektiren tehlikeli müdahaleyi bizzat yapmak zorunda değildir. Ancak yalnız kalabalığa seslenmek veya kime yapıldığı belirsiz mesaj göndermek her zaman yeterli bildirim sayılmaz.

“Derhâl” kavramı sabit dakika sayısı değildir. Tehlikenin görünürlüğü, iletişim imkânı ve güvenli hareket süresi dikkate alınır. Yardım çağrısını olay yerinden uzaklaştıktan sonra, mağdurun durumunu ağırlaştıracak gecikmeyle yapmak yükümlülüğü karşılamayabilir. Bildirimde yer, durum ve aciliyet bilgisi mümkün olduğunca doğru verilmelidir.

“Hâl ve Koşulların Elverdiği Ölçüde Yardım” Ne Demektir?

TCK 98 kişiden mesleki bilgisini aşan veya kendisini ciddi tehlikeye atan bir müdahale beklemez. Trafiğin aktığı yolda yaralıya yaklaşmak güvenli değilse önce trafiğin durdurulması ve 112’ye haber verilmesi; elektrik akımı bulunan yerde enerjinin kesilmesi; saldırının sürdüğü olayda kolluk çağrılması gerekir. Yapılabilecek güvenli işlem, kişinin yaşı, fiziksel durumu, bilgisi ve mevcut araçlara göre belirlenir.

Sağlık profesyonelinin mesleki bilgisi ile sıradan kişinin imkânı aynı değildir. Bununla birlikte doktor veya hemşire unvanı, her yerde ve her koşulda sınırsız müdahale borcu doğurduğu şeklinde yorumlanamaz; olayın güvenliği, ekipman ve uygulanabilir yöntem dikkate alınır. Meslek veya görev nedeniyle özel garantörlük varsa TCK 98’in ötesinde TCK 83, 85 veya göreve ilişkin başka hükümler gündeme gelebilir.

Mağdur yardım istemiyorsa, karar verme yeterliği ve tehlikenin ağırlığı değerlendirilir. Bilinci açık ve sonuçları anlayabilen yetişkinin müdahaleyi reddetmesi ile bilinci bulanık, çocuk veya ağır kriz içindeki kişinin sözleri aynı değildir. Tereddütte profesyonel yardım çağrılması ve durumun açıkça bildirilmesi, hem yaşamın korunması hem delil güvenliği açısından önemlidir.

Ölüm Sonucunda TCK 97/2, 98/2, 83 ve 85 Ayrımı

Mağdurun ölmesi, otomatik olarak tek bir maddeyi doğurmaz. Failin özel yükümlülüğü, terk veya ihmalin niteliği, ölümle nedensellik ve manevi unsur birlikte değerlendirilir. Aynı ölüm için TCK 98/2 uygulanıp uygulanmayacağına yalnız “yardım etmedi” tespitiyle karar verilemez.

Hukuki ihtimalAranan özel unsurManevi unsurSonuç
TCK 97/2Koruma yükümlüsü tarafından terk ve bu nedenle hastalık, yaralanma veya ölümTemel terke kast; ağır neticede TCK 23Neticesi sebebiyle ağırlaşmış suç hükümleri
TCK 98/2Genel yardım/bildirim yükümlülüğünün ihlali dolayısıyla ölümYükümlülük ihlaline kast ve ölümle bağ1–3 yıl hapis
TCK 83Kanun/sözleşme veya önceki tehlikeli davranıştan doğan garantörlük; ihmalle ölümün icrai davranışa eşdeğer olmasıÖlüm sonucuna yönelik kastKasten öldürmenin ihmali davranışla işlenmesi
TCK 85Dikkat ve özen yükümlülüğüne aykırı davranışla ölümTaksir3–6 yıl; çoklu sonuçta 3–15 yıl

TCK 83 için sıradan yardım borcundan daha güçlü bir garantörlük gerekir. Kişinin kanun veya sözleşmeden doğan belirli davranış yükümlülüğü bulunmalı ya da önceden yarattığı tehlikeyi önleme yükümlülüğü doğmalıdır. Ayrıca ihmali davranışın icrai davranışa eşdeğerliği ve ölüm sonucuna yönelik kast ispatlanmalıdır. Kasten ölüm istenmemiş fakat mesleki veya genel özen yükümlülüğüne aykırılıkla ölüm doğmuşsa TCK 85 değerlendirilir.

TCK 97/2’de ise kanun doğrudan “neticesi sebebiyle ağırlaşmış suç” hükümlerine gönderme yapar. TCK m.23 gereğince fail ağır sonuç bakımından en az taksirle hareket etmelidir. TCK 98/2’de yardım veya bildirim ihlali “dolayısıyla” ölüm aranır; zamanında yardım veya bildirim yapılsaydı ölümün önlenebilirliği adlî tıp ve olay uzmanlığıyla incelenir.

Kast, Taksir ve Nedensellik Nasıl İspatlanır?

TCK 97 ve 98’in temel şekilleri kasten işlenir. Fail, mağdurun kendini idare edemediğini ve kendi yükümlülüğünü bilmeli; buna rağmen terk etmeli veya yardım/bildirim yapmamalıdır. Durumu fark etmeyen kişi bakımından kast bulunmayabilir; ancak fark etmemenin mesleki özen yükümlülüğüne aykırılığı başka bir taksir suçunu gündeme getirebilir.

Kast; mağdurun açık belirtileri, failin önceki bilgisi, görev kayıtları, mesajlar, kamera görüntüsü ve olaydan sonraki davranışla belirlenir. “Uyuyor sandım” veya “başkası yardım eder sandım” savunmaları, mağdurun görünür durumu ve failin bilgi düzeyiyle karşılaştırılır. Aynı ortamda çok kişinin bulunması, herkesin sorumluluğunu otomatik kaldırmaz; kimin tehlikeyi gördüğü ve yardım imkânı olduğu ayrı ayrı araştırılır.

Ölüm veya yaralanma ile ihmal arasında nedensellik için tıbbî zaman çizelgesi gerekir. Acil çağrı yapılsaydı ekibin tahmini ulaşma süresi, olay yerindeki ilk yardım imkânı, hastalığın doğal seyri ve müdahalenin yaşam şansına etkisi bilirkişi raporunda açıklanmalıdır. Yalnız “daha erken yardım faydalı olabilirdi” ifadesi, kesin hukuki sonucun yerine geçmez.

Ebeveynin küçük çocuğu güvenli olmayan yerde bırakması

Ebeveynin özel koruma yükümlülüğü ve çocuğun kendini idare edememesi nedeniyle TCK 97 öncelikle incelenir. Çocuğun yaralanması veya ölmesi hâlinde 97/2 ve olayın kastına göre TCK 83 dâhil daha ağır hükümler tartışılır.

Yoldan geçen kişinin yaralıyı görüp uzaklaşması

Özel bakım ilişkisi yoktur. Güvenli yardım veya derhâl bildirim imkânı olduğu hâlde hiçbir şey yapılmamışsa TCK 98 değerlendirilir. Kişinin kazayı kendisinin yapması hâlinde önceki tehlikeli davranıştan doğan daha güçlü yükümlülük ayrıca incelenir.

Bakıcının hareket edemeyen hastayı yalnız bırakması

Sözleşme veya fiilen üstlenilmiş bakım yükümlülüğü varsa TCK 97 gündeme gelebilir. İlacın, suyun ve iletişimin bırakılması; ayrılık süresi; başka bakım verenin bulunup bulunmadığı ve hastanın durumu belirleyicidir.

Restoranda bilincini kaybeden müşteriye kimsenin yardım çağırmaması

Özel koruma ilişkisi bulunmayan kişiler yönünden TCK 98 incelenir. Çalışanların iş güvenliği veya görev düzeninden doğan özel yükümlülüğü varsa sorumluluk ayrıca değerlendirilir.

Hemşirenin nöbetindeki hastanın alarmını bilerek karşılıksız bırakması

Mesleki ve sözleşmesel garantörlük nedeniyle olay yalnız TCK 98’le sınırlandırılmamalıdır. Sonuca ve manevi unsura göre TCK 83 veya TCK 85 dâhil hükümler incelenebilir.

Terk ve Yardım Etmeme Dosyasında Delil Planı

İspat konusuDelilKontrol
Koruma yükümlülüğüVelayet/vesayet, sözleşme, görev tanımı, nöbet listesiFiil anında görev kimdeydi?
Mağdurun kendini idare edememesiTıbbî rapor, yaş kaydı, kamera ve tanıkDurum dışarıdan anlaşılabilir miydi?
Terk veya ihmalKamera, konum, giriş-çıkış, telefon ve mesajNe kadar sürdü, güvenli devir var mıydı?
Bildirim112 ses kaydı, çağrı zamanı, HTS ve kolluk tutanağıDerhâl ve doğru makama mı yapıldı?
Sonuç ve nedensellikAdlî tıp, otopsi, ambulans ve tedavi kaydıZamanında müdahale sonucu değiştirebilir miydi?

112 kayıtlarında yalnız aramanın yapıldığı saat değil, verilen adres, belirtilen durum ve görüşmenin içeriği önemlidir. Kamera ve konum verileri, failin mağdurun durumunu görüp görmediğini ve yardım imkânını gösterebilir. Bakım kurumu dosyalarında vardiya teslimi, hasta takip çizelgesi, alarm logları ve personel sayısı birlikte incelenmelidir.

Şikâyet, Uzlaştırma, Görev ve Zamanaşımı

TCK 97 ve 98’de şikâyet şartı düzenlenmemiştir; soruşturma resen yürütülür. Ölüm veya daha ağır bir suç vasfı ihtimali varsa savcılık delilleri yalnız temel fıkra ile sınırlamadan toplamalıdır. Görevli mahkeme uygulanacak hüküm ve ceza sınırına göre belirlenir; TCK 83 ihtimali ile TCK 98/1 aynı görev alanı ve soruşturma yoğunluğuna sahip değildir.

Uzlaştırma ve zamanaşımı değerlendirmesi olay tarihindeki yürürlükteki usul ve ceza hükümleriyle yapılmalıdır. Özellikle ölüm sonucunda suç vasfı değişebileceği için süre hesabı, yalnız ilk ihbar edilen maddeye göre yapılmamalıdır. Kesilme ve durma nedenleri somut soruşturma işlemleri üzerinden hesaplanır.

Net Ayrım Formülü

Dosyada şu sıra izlenir: Mağdur kendini idare edemiyor mu? Bu durum yaş/hastalık mı, yoksa yaralanma veya başka bir neden mi? Şüphelinin özel koruma ve gözetim yükümlülüğü var mı? Kişiyi kendi hâline mi bıraktı, yoksa mevcut tehlikede yardım veya bildirim mi yapmadı? Güvenli yardım ya da bildirim gerçekten mümkün müydü? Hastalık, yaralanma veya ölüm bu fiil nedeniyle mi gerçekleşti? Ölüm yönünden kast mı, taksir mi var?

Özel yükümlülük ve terk varsa TCK 97; özel ilişki olmadan genel yardım/bildirim ihlali varsa TCK 98 öncelikle değerlendirilir. Ölüm sonucunda ise bu ilk ayrımın üzerine TCK 23, 83 ve 85 incelemesi eklenir. Böylece daha ağır veya daha hafif madde yalnız sonuca bakılarak değil, yükümlülüğün kaynağı ve manevi unsura göre seçilir.

Bakım Görevinin Güvenli Devri Terk Suçunu Nasıl Etkiler?

Koruma ve gözetim yükümlüsü, bakım görevini hukuken ve fiilen üstlenebilecek başka bir kişiye güvenli biçimde devredebilir. Ancak yalnız “komşuya söyledim” veya “kuruma haber verdim” demek her olayda yeterli değildir. Devrin karşı tarafa ulaşıp ulaşmadığı, kabul edilip edilmediği, mağdurun ihtiyaçlarının açıklandığı ve yeni bakım veren gelene kadar korumanın sürdürülüp sürdürülmediği incelenir.

Örneğin hareket edemeyen hastanın bakımını üstlenen kişi, vardiya görevlisi gelmeden evi veya birimi terk etmişse; telefonla mesaj bırakması güvenli devir sayılmayabilir. Buna karşılık yetkili ve hazır başka bakım verene hastanın ilaç, beslenme ve acil durum bilgilerini teslim edip sorumluluğun fiilen devralındığını doğrulayan kişinin kendi hâline terk fiili oluşmayabilir. Hastane ve bakım kuruluşlarında vardiya teslim formu, elektronik kayıt, kamera ve personel giriş-çıkış verileri bu nedenle önemlidir.

Kısa süreli ayrılık her zaman terk değildir

Mağdurun yaşı, hastalığı ve bağımlılık düzeyi; ayrılık süresi; bulunduğu yerin güvenliği; telefon, alarm ve başka yardım imkânları birlikte değerlendirilir. Kendini idare edemeyen küçük çocuğu araçta veya tehlikeli açık alanda birkaç dakika bırakmakla, güvenli evde yaşına uygun kısa süre yalnız kalmak aynı değildir. Ceza sorumluluğu soyut zaman ölçüsüne değil somut tehlike ve bakım ihtiyacına dayanır.

Birden fazla yükümlü varsa sorumluluk kişiseldir

Ebeveynler, bakıcılar veya kurum çalışanları arasında birden fazla koruma yükümlüsü bulunabilir. Bu durum hiç kimsenin sorumluluğunu kendiliğinden kaldırmaz. Fiil anında görevin kimde olduğu, diğer yükümlünün gerçekten bakım sağlayıp sağlamadığı ve şüphelinin buna güvenmesinin makul olup olmadığı belirlenir. Görev paylaşımı belirsiz bırakılmışsa kurumun organizasyon kusuru ile kişilerin cezai sorumluluğu ayrı ayrı incelenir.

Bakım devrinin ispatında sonradan düzenlenen tek taraflı tutanak yerine olay anındaki arama, mesaj, vardiya ve elektronik sistem kayıtları esas alınmalıdır. Yeni bakım veren kişinin mağdurun bulunduğu yere ulaşma zamanı ile önceki yükümlünün ayrılma zamanı karşılaştırılır. Arada korumasız bir dönem kalmışsa bu sürenin mağdurun sağlık ve güvenliği üzerindeki etkisi tıbbî verilerle değerlendirilir. Güvenli devir, yalnız idari bir imza değil fiilî korumanın kesintisiz sürmesidir.

  • 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu – TBMM
  • 5235 sayılı Kanun – Mevzuat Bilgi Sistemi
  • TCK 98’e ilişkin bireysel başvuru kararı – Anayasa Mahkemesi
  • Yaralı kişiyi terk etmek TCK 97 midir?

    TCK 97 mağdurun yaş veya hastalık nedeniyle kendini idare edememesini ve özel koruma yükümlülüğünü arar. Yaralanma TCK 98’de açıkça sayılmıştır; özel garantörlük varsa TCK 83 veya 85 de incelenebilir.

    Yardım etmek yerine 112’yi aramak yeterli midir?

    Koşullara göre yeterli olabilir. Madde yardım etme veya derhâl ilgili makama bildirmeyi alternatif düzenler; bildirim zamanında, doğru ve işe yarar olmalıdır.

    Kişi yardım ederken kendisini tehlikeye atmak zorunda mıdır?

    Hayır. Yükümlülük hâl ve koşulların elverdiği ölçüdedir. Güvenli doğrudan yardım mümkün değilse tehlikeden uzak biçimde derhâl bildirim yapılmalıdır.

    Ölüm varsa neden her zaman TCK 98/2 uygulanmaz?

    Özel garantörlük, terk fiili, ölüm kastı veya taksir varsa TCK 97/2, 83 veya 85 gündeme gelebilir. Suç vasfı yükümlülüğün kaynağı, kast ve nedensellikle belirlenir.

    112 aramasının yapıldığı nasıl ispatlanır?

    Çağrı zamanı, ses kaydı, arayan numara, konum, olay numarası ve ekip sevk kaydı istenir; yalnız telefon ekran görüntüsüyle yetinilmez.

    Türkiye Genelinde Dosya Takibi ve Mersin Uygulaması

    Türkiye genelinde dosya takibi

    TCK 98 konusundaki dosya veya başvuru Türkiye’nin hangi il veya ilçesinde bulunursa bulunsun; UYAP evrakları, sözleşmeler, kurum kayıtları, tarafça sunulan belgeler, bilirkişi raporları ve diğer somut deliller birlikte incelenebilir. Görev, yetki, süre ve başvuru yolu dosyanın hukuki niteliğine göre ayrı ayrı belirlenir. Gerekli yetkilendirme bulunduğunda farklı illerdeki adliye ve kurum işlemleri, dosyanın bulunduğu yer ile uygulanacak usul kuralları gözetilerek takip edilebilir.

    Mersin uygulaması ve büromuzla iletişim

    Mersin merkez ile Tarsus, Erdemli, Silifke, Anamur, Mut ve diğer ilçelerde görev, yetki, süre ve ilgili adliye veya kurum uygulaması somut olay üzerinden kontrol edilir. Bakırcı Keskin Hukuk Bürosu hukuki değerlendirmeyi dosya belgeleri ve somut deliller üzerinden yapar; hukuki süreçte sonuç garantisi vermez.

    Dosya belgelerinin incelenmesi ve görüşme talebi için iletişim sayfası

    TCK 98 Hakkında Sık Sorulan Sorular

    TCK 97 ile TCK 98 arasındaki temel fark nedir?

    TCK 97’de failin mağdur üzerinde koruma ve gözetim yükümlülüğü vardır; TCK 98’de herkes koşullar elverdiği ölçüde yardım veya bildirimle yükümlüdür.

    Terk suçunun cezası nedir?

    TCK 97/1 uyarınca üç aydan iki yıla kadar hapistir.

    TCK 98/1 cezası nedir?

    TCK 98 ile Terk Suçu Arasındaki Farklar açısından: Bir yıla kadar hapis veya adlî para cezasıdır.

    TCK 98’de ölüm olursa ceza nedir?

    Bir yıldan üç yıla kadar hapistir.

    TCK 97’nin faili herkes olabilir mi?

    Hayır. Koruma ve gözetim yükümlüsü olmalıdır.

    TCK 98’in faili herkes olabilir mi?

    Evet, özel garantörlük şartı aranmayan genel suçtur.

    Yardım etmek tehlikeliyse ne olur?

    Kanun yalnız hâl ve koşulların elverdiği ölçüde yardım ister; güvenli yardım mümkün değilse derhal ilgili makama bildirim yapılmalıdır.

    112’yi aramak yükümlülüğü yerine getirir mi?

    Zamanında ve doğru bilgi içeren bildirim, somut olayda bildirim yükümlülüğünü yerine getirir.

    Terk için mağduru başka yere bırakmak şart mı?

    Hayır. Koruma yükümlüsünün kişiyi kendi hâline bırakması yeterlidir.

    TCK 98 ile Terk Suçu Arasındaki Farklar bakımından bu suçlar şikâyete bağlı mı?

    TCK 98 ile Terk Suçu Arasındaki Farklar açısından: Hayır, resen soruşturulur.

    Ölümde hangi madde uygulanır?

    Failin özel garantörlük yükümlülüğü ve kastına göre TCK 97/2, 98/2, 83 veya 85 ayrımı yapılır.

    TCK 98 ile Terk Suçu Arasındaki Farklar bakımından hangi deliller önemlidir?

    Koruma yükümlülüğünün kaynağı, olay süresi, 112 kayıtları, kamera, sağlık raporu ve iletişim kayıtları önemlidir.

    Resmî Kaynaklar

    Yazar ve Hukuki İnceleme

    Av. Halil Bakırcı
    Mersin Barosu Sicil No: 3472

    Av. Halil Bakırcı, Mersin Barosu’na 3472 sicil numarasıyla kayıtlıdır ve Bakırcı & Keskin Hukuk Bürosunda avukatlık yapmaktadır. Bu içerik genel hukuki bilgilendirme amacıyla hazırlanmıştır.

    Yayın tarihi: 14 Ağustos 2026

    Somut olayın özelliklerine göre hukuki değerlendirme değişebilir; bu içerik sonuç garantisi vermez.

    Bakırcı & Keskin Hukuk Bürosu – Mersin Ofisi

    Adres: İhsaniye Mahallesi, 4903. Sokak, Profit İş Merkezi No:23, Kat:3, Daire:14, 33070 Akdeniz/Mersin, Türkiye

    Google Maps’te yol tarifiİletişim bilgileri