Tehlikeli Kimyasal ve Atıklarda Üretici, İthalatçı ve İşletme Sorumluluğu | 2872 m.13 (2026)
Güncel kontrol tarihi: 16 Eylül 2026.
Kısa ve net cevap: 2872 sayılı Çevre Kanunu m.13, tehlikeli kimyasalların belirlenmesinden üretim, ithalat, kullanım, etiketleme, ambalajlama, sınıflandırma, depolama, risk değerlendirmesi, taşıma ve ihracata kadar bütün yaşam döngüsünü özel kurallara bağlar. Yönetmeliğe aykırı piyasaya sürülen tehlikeli kimyasallar ve bunları içeren eşya, piyasaya sürenlere toplattırılır ve imha ettirilir; nakil ve imha masrafları ilgililere aittir. Tehlikeli atık ithalatı yasaktır. Tehlikeli kimyasal ve tehlikeli atık faaliyetlerinde bulunanlar ile atık yönetim sorumlusu firmalar kanuni yükümlülükler yönünden müteselsilen sorumludur. Kanunun öngördüğü tehlikeli kimyasal ve tehlikeli atık mali sorumluluk sigortası da faaliyet öncesinde yerine getirilmesi gereken temel şartlardandır.

- 2872 m.13’ün kapsamı
- Tehlikeli kimyasalın yaşam döngüsü
- Etiketleme, ambalajlama ve sınıflandırma
- Aykırı ürünün toplatılması ve imhası
- Tehlikeli atık ithalatı yasağı
- Atık yönetimi ve taşıma zinciri
- Müteselsil sorumluluk ne demektir?
- Zorunlu mali sorumluluk sigortası
- İzin ve denetim
- Kaza ve üçüncü kişi zararları
- İşletmeler için uyum kontrol listesi
- Sık sorulan sorular
2872 Sayılı Çevre Kanunu m.13 Hangi Alanı Düzenler?
M.13, tehlikeli kimyasallar ve tehlikeli atıklar için özel bir sorumluluk ve kontrol rejimi kurar. Hüküm yalnız atık aşamasını değil, kimyasal henüz ürün veya hammadde konumundayken başlayan süreci kapsar. Tehlikeli kimyasalların belirlenmesi, üretimi, ithalatı, atık konumuna gelinceye kadar kullanım alanları ve miktarları, etiketlenmesi, ambalajlanması, sınıflandırılması, depolanması, risk değerlendirmesi, taşınması ve ihracatı ilgili yönetmeliklerle düzenlenir.
Bu yaklaşımın sonucu açıktır: işletme yalnız “atık oluştuğunda” çevre hukukuna tabi olmaz. Kimyasalın satın alınması, depoya kabulü, proses içinde kullanımı, ambalajı, işaretlenmesi, tesis içi hareketi ve dış taşımaya verilmesi de hukuki uyumun parçasıdır. Kaza riskinin çevre ve insan sağlığı üzerindeki etkisi nedeniyle m.13, normal ticari mal yönetiminden daha sıkı bir sistem kurar.
Tehlikeli Kimyasalın Belirlenmesi Nasıl Yapılır?
Bir maddenin ticari adının “zararsız” görünmesi tehlikeli kimyasal rejiminin uygulanmayacağı anlamına gelmez. Sınıflandırma, maddenin veya karışımın fiziksel, sağlık ve çevre tehlikelerine göre ilgili kimyasal mevzuat kapsamında yapılır. Güvenlik bilgi formu, sınıflandırma ve etiket bilgileri, üretici veya ithalatçının mevzuata uygun dosyası ve teknik özellikler birlikte değerlendirilir.
İşletme, sahasında bulunan kimyasallar için güncel envanter tutmalı; miktar, depolama yeri, sınıf, uyumsuz maddeler, güvenlik bilgi formu ve acil durum tedbirlerini erişilebilir şekilde kayıt altına almalıdır. Kimyasalın ismi değiştiği veya farklı tedarikçiden geldiği için aynı risk sınıfının gözden kaçırılması ciddi uyum sorunu yaratır.
Etiketleme ve Ambalajlama Neden Hukuki Yükümlülüktür?
Etiket ve ambalaj yalnız lojistik kolaylığı sağlamaz. Tehlikeli kimyasalın riskinin çalışan, taşıyıcı, acil müdahale ekibi ve kullanıcı tarafından anlaşılmasını sağlar. Ambalajın maddeyle uyumlu olması, sızıntı ve reaksiyon riskini önlemesi; etiketin sınıflandırmayı ve gerekli uyarıları doğru yansıtması gerekir.
İşletme, üretici ambalajından başka bir kaba aktarma yapıyorsa ikinci kabın da mevzuata uygun biçimde tanımlanmasını sağlamalıdır. İsimsiz bidon, etiketsiz ara tank veya yalnız işletme içi kodla tanımlanmış tehlikeli kimyasal, kaza anında müdahaleyi güçleştirir ve denetimde ayrı risk oluşturur.
Depolamada Hangi Hukuki Riskler Vardır?
Tehlikeli kimyasal depolamasında yalnız raf kapasitesi değil; uyumsuz kimyasalların ayrılması, ikincil sızdırmazlık, havalandırma, yangın tedbirleri, drenaj, erişim kontrolü, sıcaklık ve fiziksel hasar riskleri dikkate alınmalıdır. Kimyasalın toprağa veya suya ulaşabileceği bir depolama sistemi m.8’deki genel kirletme yasağını da gündeme getirir.
Depolama alanının kapasitesi fiilî stok miktarıyla uyumlu olmalıdır. Tesis büyüdükçe kimyasal stokunun artması, eski depolama alanının otomatik olarak yeterli olduğu anlamına gelmez. Kapasite ve proses değişikliğinde risk değerlendirmesi güncellenmelidir.
Yönetmeliğe Aykırı Piyasaya Sürülen Tehlikeli Kimyasalın Sonucu Nedir?
Çevre Kanunu m.13 açık bir toplatma ve imha mekanizması kurar. Yönetmelik hükümlerine aykırı olarak piyasaya sürüldüğü tespit edilen tehlikeli kimyasallar ile bu kimyasalları içeren eşya, bunları satış ve kullanım amacıyla piyasaya süren kurum, kuruluş ve işletmelere toplattırılır ve imha ettirilir. Nakil ve imha için gereken masraflar ilgililer tarafından karşılanır.
Yükümlülük yerine getirilmezse masraflar kamu tarafından yapılan işlem sonrasında ilgili kurum, kuruluş ve işletmelerden 6183 sayılı Amme Alacaklarının Tahsil Usulü Hakkında Kanun hükümlerine göre tahsil edilir. Bu nedenle toplatma kararı yalnız ürünün piyasadan çekilmesini değil, doğrudan mali sonuç da doğurur.
Tehlikeli Kimyasal İthalatı Yasak mı?
Tehlikeli kimyasallar bakımından kanun mutlak bir genel ithalat yasağı kurmaz. Ticaret Bakanlığı, bazı yakıtların, maddelerin, atıkların, tehlikeli kimyasalların ve bunları içeren eşyaların ithalini Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanlığının görüşünü alarak yasaklayabilir veya kontrole tabi tutabilir. Bu nedenle ithalatçı, ürünün gümrük tarife bilgisi yanında çevre ve kimyasal mevzuatındaki özel kontrol hükümlerini de incelemelidir.
Tehlikeli atıklar bakımından ise kural farklıdır: tehlikeli atıkların ithalatı m.13 gereğince yasaktır. “Kimyasal ürün” ile “tehlikeli atık” ayrımı bu nedenle ithalat hukukunda kritik önemdedir. Atık niteliğinde olan malzemenin ticari hammadde adıyla beyan edilmesi hukuki niteliğini değiştirmez.
Tehlikeli Atığın Yönetimi Hangi Aşamaları Kapsar?
Kanun, tehlikeli atıkların oluşum aşamasından itibaren toplanması, ayrılması, geçici ve ara depolanması, geri kazanılması, yeniden kullanılması, taşınması, bertarafı, bertaraf sonrası kontrolü, ihracatı, transit geçişi, ambalajlanması, etiketlenmesi, denetimi ve atık yönetim planlarının hazırlanmasına ilişkin esasların yönetmelikle düzenleneceğini belirtir.
Bu zincirin her aşaması kayıt altına alınmalıdır. Atığın kodu ve tehlikelilik özelliği doğru belirlenmeli, uyumlu kapta saklanmalı, geçici depolama sınırlarına uyulmalı, yetkili taşıma ve tesis zinciri kullanılmalı ve teslim belgeleri saklanmalıdır. Atığın tesis kapısından çıkması, atık üreticisinin önceki aşamadaki uygunsuzluğunu ortadan kaldırmaz.
Müteselsil Sorumluluk Ne Anlama Gelir?
M.13, tehlikeli kimyasalların üretimi, satışı, depolanması, kullanılması ve taşınması faaliyetlerinde bulunanlar ile atıkların toplanması, taşınması, geçici ve ara depolanması, geri kazanımı, yeniden kullanılması ve bertarafı faaliyetinde bulunanlar ve atık yönetim sorumlusu firmalar bakımından Kanunla getirilen yükümlülükler açısından müteselsil sorumluluk öngörür.
Bu düzenleme, tarafların birbirleriyle yaptığı özel hukuk sözleşmesinin kamu hukukundan doğan sorumluluğu tamamen bertaraf edemeyeceği anlamına gelir. Örneğin atık üreticisinin “taşıma işini başka firmaya verdim, artık hiçbir sorumluluğum yok” şeklindeki genel savunması m.13’teki zincir sorumluluğu karşısında yeterli değildir. Tarafların iç ilişkide rücu hakları ve sözleşmesel sorumluluk paylaşımı ayrı konudur.
Atık Taşıyıcısının Yetkisini Kim Kontrol Etmeli?
Atığı teslim eden işletme, kullandığı taşıyıcının ve kabul tesisinin ilgili atık türü bakımından gerekli yetkilere sahip olduğunu kontrol etmelidir. Yetkisiz veya kapsam dışı bir taşıyıcıya teslim, zincirin mevzuata aykırı kurulmasına yol açabilir. Yetki belgesinin yalnız varlığı değil, geçerlilik tarihi ve faaliyet kapsamı da kontrol edilmelidir.
Taşıma sırasında meydana gelen döküntü veya kaza, taşıyıcının kendi sorumluluğunu doğururken zincirdeki diğer sorumluların m.13 ve özel mevzuat kapsamındaki yükümlülükleri somut olay üzerinden ayrıca değerlendirilir.
Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası Nedir?
M.13, tehlikeli kimyasal ve tehlikeli atıklarla kanunda belirtilen mesleki faaliyetleri yürüten sorumluların, faaliyetleri nedeniyle oluşacak bir kaza sonucu üçüncü kişilere verebilecekleri zararlara karşı tehlikeli kimyasal ve tehlikeli atık mali sorumluluk sigortası yaptırmasını öngörür. Kanun, faaliyet öncesinde gerekli izinle sigorta yükümlülüğünü ilişkilendirir; sigorta zorunluluğuna uymayan kurum, kuruluş ve işletmelere bu faaliyetler için izin verilmez.
Sigorta, çevre mevzuatına uyma yükümlülüğünün yerine geçmez. Poliçe bulunması, sızıntı önleme, güvenli depolama, taşıma veya atık yönetimi borçlarını ortadan kaldırmaz. Sigorta, kanunun öngördüğü risk finansmanı aracıdır.
Zorunlu Sigortanın Bulunmaması İdari Yaptırım Doğurur mu?
Evet. Çevre Kanunu m.20, m.13’te öngörülen mali sorumluluk sigortasını yaptırmayanlar için idari para cezası öngörür. Parasal tutarların işlem tarihinde geçerli yeniden değerlenmiş miktarı esas alınmalıdır. Ayrıca m.13 gereği sigorta yükümlülüğünü yerine getirmeyen işletmeye ilgili faaliyet için izin verilmemesi ayrı bir hukuki sonuçtur.
Tehlikeli Kimyasal Faaliyeti İçin İzin Ne Zaman Alınır?
Kanun, m.13 kapsamındaki sorumluların faaliyetlerine başlamadan önce gerekli izni almalarını öngörür. İzin türü ve yetkili makam, faaliyetin niteliği ile özel kimyasal/atık mevzuatına göre belirlenir. Çevre izni, atık lisansı, taşıma yetkisi, ürün mevzuatı veya başka sektörel izinler aynı işletmede birlikte gündeme gelebilir.
Genel çevre izin sistemi için 2872 m.11 çevre izni ve atık bertaraf yükümlülüğü rehberi ayrıca incelenmelidir.
Kaza Meydana Gelirse İlk Hukuki Adımlar Nelerdir?
Kaza hâlinde ilk amaç insan sağlığı ve çevresel yayılım riskini durdurmaktır. Kaynak kesilmeli, uygun kişisel koruyucu donanım kullanılmalı, döküntü veya sızıntı yayılması sınırlandırılmalı ve maddenin özelliğine uygun acil müdahale yapılmalıdır. Yetkili kurumlara mevzuatın öngördüğü bildirimler zamanında yapılmalı; olay, fotoğraf, sensör kaydı, güvenlik bilgi formu, üretim kaydı ve müdahale tutanağıyla belgelenmelidir.
Kirlilik meydana gelmişse 2872 m.8 kapsamındaki durdurma ve giderme yükümlülüğü de uygulanır. Üçüncü kişi veya malvarlığı zararı varsa m.28’deki çevresel kusursuz sorumluluk rejimi ayrıca gündeme gelebilir.
Çevre Kirliliği Tazminatında m.13 ile m.28 Birlikte Uygulanabilir mi?
Tehlikeli kimyasal veya atık kazası aynı zamanda çevre zararına yol açmışsa m.13’teki özel faaliyet yükümlülükleri yanında m.28’deki kirletenin sorumluluğu da değerlendirilir. İdari para cezası, toplatma-imha, izin veya faaliyet durdurma işlemleri; özel hukuk tazminatından farklı hukuki sonuçlardır.
Çevresel zarar bakımından kusursuz sorumluluk ve beş yıllık özel zamanaşımı rejimi 2872 m.28 rehberinde ayrı olarak açıklanmıştır.
Mersin Limanı, Serbest Bölge ve Lojistik Zincirinde Neden Önemli?
Mersin; liman, serbest bölge, antrepo, kimyasal depolama ve karayolu taşımacılığının kesiştiği bir merkezdir. Tehlikeli kimyasalın ithalatı veya ihracatı, ürünün gümrük statüsünden bağımsız olarak çevre ve kimyasal mevzuatındaki kontrol koşullarına tabidir. Tehlikeli atık niteliği varsa ithalat yasağı ayrıca uygulanır.
Antrepo veya lojistik işletmesi “ürünün sahibi değilim” diyerek kendi depolama ve taşıma yükümlülüklerini yok sayamaz. Faaliyetin m.13’te sayılan depolama veya taşıma kapsamına girmesi hâlinde kanuni sorumluluk zinciri somut sıfata göre belirlenir.
İşletmeler İçin 14 Maddelik Tehlikeli Kimyasal ve Atık Kontrolü
- Güncel kimyasal envanteri hazırlanmalıdır.
- Her madde için sınıflandırma ve güvenlik bilgi formu kontrol edilmelidir.
- Etiket ve ambalaj mevzuata uygun tutulmalıdır.
- Uyumsuz kimyasallar ayrı depolanmalıdır.
- İkincil sızdırmazlık ve döküntü ekipmanı bulunmalıdır.
- Depolama kapasitesi fiilî stokla uyumlu olmalıdır.
- Atık kodu ve tehlikelilik sınıfı doğru belirlenmelidir.
- Geçici depolama alanı kayıt ve etiket sistemi kurulmalıdır.
- Taşıyıcının ve kabul tesisinin yetkisi kontrol edilmelidir.
- Sevk ve teslim zinciri belgelenmelidir.
- Tehlikeli atık ithalatı yasağına uyulmalıdır.
- Gerekli izinler faaliyet öncesinde alınmalıdır.
- Zorunlu mali sorumluluk sigortası kapsamı ve geçerliliği kontrol edilmelidir.
- Kaza, sızıntı ve acil durum müdahale planı düzenli tatbik edilmelidir.
Tehlikeli Kimyasal ve Atık Zincirinde Sözleşme Kontrolü Nasıl Yapılmalıdır?
Tehlikeli kimyasal veya tehlikeli atıkla çalışan işletmelerde satın alma ve hizmet sözleşmeleri çevre uyum sisteminin parçasıdır. Tedarik sözleşmesinde ürünün doğru sınıflandırması, güvenlik bilgi formunun güncel sürümü, etiket ve ambalaj yükümlülükleri ile teslim koşulları açıkça belirlenmelidir. Atık hizmet sözleşmesinde ise atık kodu, taşıyıcının yetkisi, kabul tesisinin lisans kapsamı, teslim belgesi, kaza bildirimi ve acil durum sorumlulukları ayrı maddeler hâlinde düzenlenmelidir.
Ancak özel hukuk sözleşmesi, m.13’teki kanuni müteselsil sorumluluğu ortadan kaldırmaz. Taraflar kendi aralarında mali risk ve rücu düzeni kurabilir; idareye ve zarar gören üçüncü kişilere karşı kanundan doğan sorumluluk ise sözleşme metninden bağımsız olarak ilgili mevzuata göre belirlenir. Bu nedenle hizmet alımında yalnız fiyat ve teslim süresine değil, karşı tarafın çevresel yetki ve sigorta durumuna da bakılmalıdır.
İşletme, sözleşme imzalandıktan sonra karşı tarafın yetkisini sürekli kontrol etmelidir. Lisans veya yetki belgesinin süresinin dolması, faaliyet kapsamının değişmesi veya zorunlu mali sorumluluk sigortasının sona ermesi hâlinde eski sözleşmeye dayanılarak faaliyete devam edilmemelidir. Belge doğrulama tarihleri kayıt altına alınmalı ve kritik belgeler için yenileme takvimi kurulmalıdır.
Tehlikeli atığın tesis dışına çıkışında da zincir kapatılmalıdır. Sevk edilen miktar, araç bilgisi, teslim tarihi ve kabul tesisi kaydı birbirini doğrulamalı; teslim edilemeyen veya reddedilen atığın geri dönüş prosedürü önceden belirlenmelidir. Bu kayıt sistemi, bir kaza veya denetimde hangi aktörün hangi aşamada kontrol sahibi olduğunu ortaya koyar ve çevresel riskin izlenebilirliğini sağlar.
Sık Sorulan Sorular
Tehlikeli atık Türkiye’ye ithal edilebilir mi?
Hayır. 2872 sayılı Çevre Kanunu m.13 tehlikeli atıkların ithalatını yasaklar.
Her tehlikeli kimyasalın ithalatı yasak mı?
Hayır. Tehlikeli kimyasallar bakımından ürün bazlı yasak veya kontrol rejimi uygulanabilir; tehlikeli atık ithalatı ise kanunda açıkça yasaktır.
Aykırı tehlikeli kimyasal piyasaya sürülürse ne olur?
Piyasaya süren kurum, kuruluş veya işletmeye ürün toplattırılır ve imha ettirilir; nakil ve imha giderleri ilgilisine aittir.
Toplatma ve imha masrafı ödenmezse ne olur?
Kanun, yerine getirilmeyen nakil ve imha masraflarının 6183 sayılı Kanun hükümlerine göre tahsil edilmesini öngörür.
Atık taşıyıcıya teslim edilince üreticinin sorumluluğu tamamen biter mi?
Hayır. M.13 zincirdeki faaliyet sahipleri ve atık yönetim sorumluları için kanuni yükümlülükler yönünden müteselsil sorumluluk düzenler.
Tehlikeli kimyasal mali sorumluluk sigortası zorunlu mu?
Kanunda belirtilen tehlikeli kimyasal ve tehlikeli atık mesleki faaliyetlerini yürüten sorumlular bakımından m.13’te zorunlu mali sorumluluk sigortası düzenlenmiştir.
Sigorta yoksa faaliyet izni alınabilir mi?
Kanun, sigorta yaptırma zorunluluğuna uymayan kurum, kuruluş ve işletmelere bu faaliyetler için izin verilmemesini öngörür.
Tehlikeli kimyasal kazasında yalnız sigorta şirketi mi sorumludur?
Hayır. Sigorta riskin finansman aracıdır; faaliyet sahiplerinin çevre ve özel hukuk sorumluluklarını ortadan kaldırmaz.
Atık yönetim firması da sorumlu olur mu?
Evet. M.13 atık yönetim sorumlusu firmaları da kanuni yükümlülükler yönünden müteselsil sorumluluk zincirine dahil eder.
Tehlikeli kimyasal denetiminde hangi kayıtlar önemlidir?
Envanter, güvenlik bilgi formları, etiketler, stok ve depolama kayıtları, izinler, sigorta, taşıma ve atık teslim belgeleri ile acil durum kayıtları temel belgelerdir.
Resmî Kaynaklar
- Mevzuat Bilgi Sistemi – 2872 sayılı Çevre Kanunu m.13
- Çevre Yönetimi Genel Müdürlüğü – kimyasallar ve atık yönetimi
- ÇED, İzin ve Denetim Genel Müdürlüğü
- T.C. Resmî Gazete – güncel yönetmelik ve değişiklikler
Sonuç
2872 m.13, tehlikeli kimyasal ve tehlikeli atık yönetimini ürünün veya atığın tek bir aşamasına indirmez. Üretimden ithalata, depolamadan taşımaya, atık oluşumundan bertarafa kadar zincirin tamamı mevzuata uygun yürütülmelidir. Yönetmeliğe aykırı tehlikeli kimyasal toplatılıp imha ettirilir; giderler ilgiliden alınır. Tehlikeli atık ithalatı yasaktır. Faaliyet sahipleri ve atık yönetim sorumluları kanuni yükümlülükler bakımından müteselsil sorumludur. Zorunlu mali sorumluluk sigortası ve gerekli izinler faaliyet başlamadan önce tamamlanmalıdır. İşletmeler açısından en güvenli model, kimyasal ve atık zincirinin her hareketini yetki, kayıt, etiket, sigorta ve acil durum sistemiyle izlenebilir hâle getirmektir.
Hukukçu İncelemesi
Bu içerik 16 Eylül 2026 tarihinde Av. Halil Bakırcı tarafından 2872 sayılı Çevre Kanunu m.13, m.20 ve m.28 ile bağlantılı güncel kimyasal ve atık yönetimi düzenlemeleri esas alınarak kontrol edilmiştir. Tehlikeli kimyasal ithalat kontrolü ile tehlikeli atık ithalat yasağı özellikle birbirinden ayrılmıştır.
Hukuki konu hakkında iletişim
İlk iletişimde konuyu, bulunduğunuz ülke veya ili ve varsa tebliğ ya da son işlem tarihini kısaca belirtebilirsiniz. T.C. kimlik numarası, sağlık verisi veya kişisel belge göndermeyiniz. Mesajlaşma tek başına hukuki görüş veya avukatlık ilişkisi oluşturmaz.
