Tenfiz Dilekçesinde Neler Yazılmalı? MÖHUK m.52 (2026)
Kısa ve net cevap: 5718 sayılı Milletlerarası Özel Hukuk ve Usul Hukuku Hakkında Kanun’un 52. maddesine göre yabancı mahkeme kararının tenfizi dilekçeyle istenir ve dilekçeye karşı tarafın sayısı kadar örnek eklenir. Dilekçede tenfiz isteyen ile karşı tarafın ve varsa kanunî temsilci ve vekillerinin ad, soyad ve adresleri; hükmün hangi devlet mahkemesinden verildiği, mahkemenin adı, ilâmın tarih ve numarası, hükmün özeti ve tenfiz yalnız hükmün bir kısmı için isteniyorsa o kısmın hangisi olduğu açıkça yazılır. Bu unsurlar HMK’daki genel dava dilekçesi şartlarının yerine geçmez; onlara ek özel şartlardır. Yabancı kararın tercümesini dosyaya koyup yalnız “tenfizine karar verilmesini talep ederiz” yazmak, MÖHUK m.52’nin aradığı açıklık standardını karşılamaz.

MÖHUK m.52 Tenfiz Dilekçesinde Hangi Bilgileri Zorunlu Kılar?
MÖHUK m.52, tenfiz yargılamasının başlangıç belgesini özel olarak düzenler. Maddeye göre kararın tenfiz edilmesinde hukukî yararı bulunan herkes tenfiz isteminde bulunabilir. İstem dilekçe ile yapılır ve dilekçeye karşı tarafın sayısı kadar örnek eklenir. Aynı maddede dilekçenin asgari özel içeriği üç başlık hâlinde sayılmıştır. Birincisi tarafların kimliği ve adresleridir. İkincisi tenfiz konusu yabancı hükmün hangi devlet mahkemesinden verildiği, mahkemenin adı, ilâmın tarihi ve numarası ile hükmün özetidir. Üçüncüsü ise yalnız hükmün bir kısmının tenfizi isteniyorsa hangi kısmın talep edildiğinin açıkça belirtilmesidir.
Bu madde, Türk mahkemesinin daha dosyanın başında üç sorunun cevabını görebilmesini sağlar: Kim kime karşı tenfiz istiyor, hangi yabancı ilâm Türkiye’de icra edilebilir hâle getirilecek ve yabancı ilâmın ne kadarı talep kapsamındadır? Bu üç soru açık cevaplanmadan hazırlanan dilekçe, sonradan adres araştırması, karar kimliği, talep açıklaması veya kısmi tenfiz tartışması nedeniyle gereksiz usul işlemlerine yol açar.
MÖHUK m.52 tek başına okunmamalıdır. Görev ve yer itibarıyla yetki için MÖHUK m.51, dilekçeye eklenecek yabancı ilâm ve kesinleşme belgeleri için m.53, tenfiz şartları için m.54, yargılama ve itirazlar için m.55 uygulanır. Bu nedenle tenfiz dilekçesi, yalnız bir form doldurma işlemi değil, yabancı kararın Türkiye’de doğurması istenen hukuki etkinin sistematik biçimde kurulmasıdır.
Tenfiz İsteminde Kim Bulunabilir?
MÖHUK m.52/1, tenfiz istemini yabancı davadaki yalnız “davacı” sıfatına bağlamaz. Kanun, kararın tenfiz edilmesinde hukukî yararı bulunan herkesin istemde bulunabileceğini söyler. Bu nedenle yabancı ilâmdaki hüküm sonucundan Türkiye’de icra veya başka bir hukuki sonuç elde edecek kişinin sıfatı somut karara göre belirlenir. Para alacağına hükmedilen alacaklı, teslim veya yapma borcu lehine hüküm kurulan kişi ya da yabancı ilâmın icra edilebilirliğinde doğrudan hukukî menfaati bulunan kişi bu kapsamda değerlendirilir.
Hukukî yarar soyut bir merak veya yabancı kararın doğruluğunu teyit ettirme isteği değildir. Tenfiz, yabancı ilâmın Türkiye’de icra edilebilir hâle gelmesine yöneliktir. Talep sahibi, yabancı ilâm ile Türkiye’de elde etmek istediği icra sonucunu ilişkilendirmelidir. Yabancı karar yalnız kesin hüküm veya kesin delil etkisi için kullanılacak, cebrî icra istenmeyecekse talebin tenfiz değil tanıma niteliğinde olup olmadığı ayrıca incelenir.
Bir yabancı boşanma kararının yalnız medeni hâl sonucunun nüfusa geçirilmesi ile aynı karardaki nafaka veya tazminatın Türkiye’de tahsili farklı işlemlerdir. İlk konu bakımından 5490 sayılı Nüfus Hizmetleri Kanunu m.27/A veya tanıma hükümleri gündeme gelebilir; para edimi bakımından ise icra isteniyorsa tenfiz gerekir. Bu ayrım, dilekçedeki hukukî yararın ve talep sonucunun doğru kurulması için baştan yapılmalıdır.
Tarafların Ad, Soyad ve Adresleri Nasıl Yazılmalıdır?
MÖHUK m.52, tenfiz isteyenle karşı tarafın ve varsa kanunî temsilci ve vekillerinin ad, soyad ve adreslerinin dilekçede bulunmasını emreder. Yurt dışı bağlantılı dosyalarda bu basit görünen unsur, uygulamada en fazla hata üreten alanlardan biridir. Yabancı karardaki isim ile Türk nüfus kaydındaki isim aynı görünmeyebilir. Evlilik nedeniyle soyadı değişmiş olabilir, iki soyaddan biri kullanılabilir, yabancı alfabedeki karakterler Türkçeye farklı çevrilmiş olabilir veya ikinci isim yabancı ilâmda kısaltılmış olabilir.
Bu nedenle isimler tahmin edilerek düzeltilmez. Yabancı ilâmdaki yazım biçimi, pasaport veya kimlik kaydı ve Türkiye’deki nüfus veya ticaret sicili kaydı karşılaştırılır. Aynı kişiye ait farklı yazımlar varsa dilekçede bu bağlantı açıklanır. Tüzel kişilerde şirketin tam unvanı, merkezi, varsa sicil numarası ve yabancı karar tarihinden sonra gerçekleşen birleşme, tasfiye veya unvan değişikliği belgeleri ayrıca kontrol edilir.
Karşı taraf yurt dışında yaşıyorsa güncel yabancı adres mümkün olduğunca tam yazılır: ülke, posta kodu, şehir, cadde-sokak, bina ve daire bilgileri. Eski bir Türkiye adresi sırf UYAP veya eski dosyada görüldüğü için güncel adres gibi kullanılmaz. Yanlış adrese tebligat yapılması, savunma hakkı ve MÖHUK m.54’teki tenfiz engelleri bakımından sonradan ciddi uyuşmazlık yaratabilir.
Tenfiz davasında yetkili mahkeme de çoğu durumda karşı tarafın Türkiye’deki yerleşim veya sakin olduğu yer bağlantısına göre belirlenir. Bu nedenle adres bilgisi yalnız tebligat için değil, MÖHUK m.51 bakımından yetki açıklaması için de önemlidir. Bu konuda ayrı rehber için Yabancı Mahkeme Kararının Tenfizi Hangi Mahkemede Açılır? başlıklı içeriğe bakılabilir.
Yabancı Mahkemenin Adı, Karar Tarihi ve Numarası Nasıl Gösterilir?
MÖHUK m.52, yabancı ilâmın kimliğini tartışmasız hâle getirecek bilgileri ister. “Almanya mahkemesi kararı”, “ABD boşanma kararı” veya “Fransa’daki alacak kararı” gibi genel tanımlar yeterli değildir. Kararı veren yabancı mahkemenin tam resmî adı, ilâmın tarihi ve karar/dosya numarası belgedeki şekliyle yazılmalıdır. Yabancı hukuk sisteminde “case number”, “docket number”, “reference”, “Aktenzeichen” veya başka adla kullanılan dosya kimliği varsa özgün biçimi korunmalıdır.
Aynı uyuşmazlıkta ilk derece, istinaf ve yüksek mahkeme kararları bulunuyorsa hangi kararın tenfiz konusu olduğu netleştirilir. Üst mahkeme kararı ilk derece hükmünü tamamen kaldırmış, kısmen değiştirmiş veya onamış olabilir. Tenfiz talebi, artık geçerli olan ve yabancı devlet hukukuna göre kesinleşmiş hüküm üzerinden kurulmalıdır. Birden fazla kararı tek karar gibi göstermek, hüküm fıkrası ile kesinleşme belgesi arasında çelişki doğurur.
Karar tarihi ile kesinleşme tarihi de ayrı kavramlardır. MÖHUK m.52 dilekçede ilâm tarihinin yazılmasını ister; MÖHUK m.50 ise yabancı ilâmın verildiği devlet kanunlarına göre kesinleşmiş bulunmasını tenfizin temel koşulu yapar. MÖHUK m.53 de kesinleşmeyi gösteren usulen onanmış belgeyi ve tercümesini dilekçe eki olarak arar. Dilekçede bu üç tarihsel veri birbirine karıştırılmamalıdır.
“Hükmün Özeti” Ne Anlama Gelir?
MÖHUK m.52’de geçen hükmün özeti, yabancı kararın bütün gerekçesinin Türkçe olarak yeniden yazılması değildir. Özet; uyuşmazlığın türünü, tarafların sıfatını, yabancı mahkemenin hangi talep hakkında karar verdiğini ve tenfiz istenen hüküm sonucunun ne olduğunu anlaşılır biçimde ortaya koymalıdır. Özellikle uzun ticari kararlarda yüzlerce sayfalık gerekçeyi dilekçeye taşımak yerine, icra edilmesi istenen hüküm fıkrası ile onun dayandığı temel uyuşmazlık kısaca açıklanır.
Para alacağı kararlarında ana para, para birimi, faiz, faiz başlangıç tarihi, yargılama gideri, vekâlet ücreti veya başka parasal kalemler yabancı ilâmın hüküm fıkrasına uygun biçimde ayrıştırılır. Türk mahkemesinden yabancı ilâmda bulunmayan yeni bir faiz, yeni bir tazminat veya ek alacak yaratması istenmez. Tenfiz, yabancı hükmü genişleten yeni bir esas yargılaması değildir.
Aile hukukuna ilişkin yabancı ilâmlarda boşanma, velayet, kişisel ilişki, nafaka, tazminat veya mal rejimi sonuçları tek belgede birlikte bulunabilir. Bu durumda özet her hüküm türünü ayrı göstermelidir. Yalnız medeni hâl sonucunun tanınması ile para veya teslim hükmünün cebrî icrası aynı hukukî etki değildir. Dilekçedeki özet, bu farkı sonuç ve istem bölümüyle tutarlı biçimde göstermelidir.
Yabancı Kararın Yalnız Bir Kısmı İçin Tenfiz İstenebilir mi?
Evet. MÖHUK m.52, tenfiz hükmün bir kısmı hakkında isteniyorsa bunun hangi kısım olduğunun dilekçede açıkça gösterilmesini emreder. MÖHUK m.56 da mahkemenin ilâmın tamamının veya bir kısmının tenfizine karar verebileceğini düzenler. Bu nedenle kısmi tenfiz, kanunda açık dayanağı bulunan bir taleptir.
Örneğin yabancı ilâmda ana para, faiz, yargılama gideri ve ayrıca farklı bir edim hakkında ayrı hüküm bentleri varsa, davacı yalnız belirli para kalemlerinin tenfizini isteyebilir. Boşanma kararında medeni hâl sonucu ile nafaka hükmü birlikteyse, medeni hâl bakımından tanıma veya 5490 m.27/A tescili; nafaka bakımından ise gerekli şartlar varsa tenfiz yolu ayrı değerlendirilebilir.
Kısmi tenfiz talebinin sınırı “kararın uygun gördüğüm kısmı” biçiminde belirsiz bırakılamaz. Hüküm bendinin numarası, edimin türü, para tutarı veya karar metnindeki ayırt edici bölüm yazılmalıdır. Ayrıca seçilen kısmın diğer hüküm bölümlerinden ayrılabilir olması gerekir. Birbirinden hukuken ayrılamayan hüküm parçalarını yapay biçimde bölmek, tenfiz yargılamasının amacına uygun değildir.
Sonuç ve İstem Bölümü Nasıl Kurulmalıdır?
Sonuç ve istem, yabancı ilâmın Türkiye’de hangi hukuki etkiyi doğurmasının istendiğini kesin biçimde ifade etmelidir. Yabancı mahkemenin adı, karar tarihi ve numarası yeniden gösterilerek, ilâmın tamamının mı yoksa belirli hüküm bendinin mi tenfizinin talep edildiği yazılır. Para alacağı varsa tutar ve para birimi, yabancı hükümdeki sınırlar içinde belirtilir.
Talep sonucu yabancı ilâmın hüküm fıkrasını aşamaz. Yabancı mahkeme 50.000 avro ana para ve belirli bir faiz hükmetmişse Türk tenfiz mahkemesinden 70.000 avro veya ilâmda olmayan başka bir faiz rejimi istenmez. Tenfiz mahkemesi esas uyuşmazlığı yeniden karara bağlamaz; yabancı ilâmın MÖHUK’taki şartlarla Türkiye’de icra edilebilir olup olmadığını denetler.
İcra edilebilirlik istenmiyor, yabancı hükmün yalnız kesin hüküm veya kesin delil etkisinin Türkiye’de kabulü amaçlanıyorsa tanıma talebi gündeme gelir. Tanıma ve tenfiz ayrımının yanlış kurulması, talep sonucunun hukuki niteliğini değiştirir. Genel farklar için Tanıma ve Tenfiz Nedir? 2026 Şartları ve Belgeler rehberi kullanılabilir.
MÖHUK m.53 Belgeleri Dilekçeyle Nasıl Eşleştirilir?
MÖHUK m.52 dilekçenin içeriğini, m.53 ise dilekçeye eklenecek çekirdek belgeleri düzenler. MÖHUK m.53’e göre yabancı mahkeme ilâmının o ülke makamlarınca usulen onanmış aslı veya ilâmı veren yargı organınca onanmış örneği ile onanmış tercümesi; ayrıca ilâmın kesinleştiğini gösteren ve o ülke makamlarınca usulen onanmış yazı veya belge ile onanmış tercümesi dosyaya eklenir.
Dilekçedeki mahkeme adı, karar tarihi, numara ve hüküm özeti bu belgelerle birebir uyuşmalıdır. Kesinleşme belgesindeki dosya numarası başka bir karara aitse veya tercümede hüküm fıkrası eksikse, dilekçenin düzgün yazılmış olması bu belge sorununu gidermez. Aynı şekilde apostil veya tasdik, yanlış belgeyi doğru belgeye dönüştürmez.
Apostil gereği belgenin düzenlendiği ülkeye, belge türüne ve Türkiye ile o devlet arasındaki sözleşme rejimine göre belirlenir. Her yabancı belge için otomatik olarak “apostil zorunludur” denilemez; ancak tasdik muafiyeti de varsayılamaz. Resmî belge zinciri dosya bazında kontrol edilir. Bu konuda Yabancı Resmî Belge Türkiye’de Nasıl Kullanılır? HMK m.224 ve Apostil rehberi ayrıntılı kontrol sağlar.
Yurt Dışında Yaşayan Kişi Türkiye’ye Gelmeden Tenfiz Davası Açabilir mi?
Evet. Usulüne uygun vekâletname verilmesi hâlinde avukat aracılığıyla dava açılabilir ve takip edilebilir. Yabancı noter önünde düzenlenen vekâletnamenin Türkiye’de kullanımı için apostil veya konsolosluk tasdiki ve Türkçe tercüme gereği, düzenlendiği ülke ve uygulanabilir uluslararası anlaşmaya göre belirlenir. Türk dış temsilciliğinde noterlik işlemi olarak düzenlenen vekâletname ise Türk resmî belgesi niteliğinde Türkiye’de kullanılabilir.
Yurt dışındaki müvekkilin Türkiye’ye fiziken gelmemesi, dilekçedeki m.52 unsurlarını azaltmaz. Aksine karşı tarafın güncel adresi, yabancı kararın onaylı örneği, kesinleşme belgesi, tercüme ve kimlik bilgileri dosya kurulmadan önce elektronik kopyalar üzerinden kontrol edilmeli; asılların hangi aşamada sunulacağı planlanmalıdır.
Yurt dışından dava ve icra takibi hakkında genel çalışma modeli için Yurt Dışında Yaşayanlar İçin Hukuki Destek sayfası incelenebilir. Tebligatın yurt dışına yapılması gereken dosyalarda ise Yurt Dışına Dava veya İcra Tebligatı Geldiyse rehberi ayrı usul sorunlarını ele alır.
Tenfiz Dilekçesinde Sık Yapılan 10 Hata
- Yabancı mahkemenin adını eksik yazmak: Mahkeme tam resmî adıyla gösterilmelidir.
- Dosya numarası ile karar numarasını karıştırmak: Belgedeki ayırıcı bilgiler aynen aktarılmalıdır.
- Karar tarihini kesinleşme tarihi sanmak: Bunlar farklı hukuki verilerdir.
- Eski adresi güncel adres gibi kullanmak: Yurt dışı tebligat ve savunma hakkı açısından risklidir.
- Hükmün özetini hiç yazmamak: MÖHUK m.52 bunu açıkça ister.
- Yüzlerce sayfalık gerekçeyi özet yerine kopyalamak: Özet, talebi anlaşılır kılmalıdır.
- Kısmi tenfizi belirsiz bırakmak: Hangi hüküm bendinin istendiği açıkça gösterilmelidir.
- Talepte yabancı ilâmı aşmak: Tenfiz yeni bir alacak yaratmaz.
- MÖHUK m.53 belgelerini eksik sunmak: İlam ve kesinleşme belgesi ile onanmış tercümeler çekirdek belgelerdir.
- Tanıma ile tenfizi karıştırmak: Kesin hüküm etkisi ile cebrî icra etkisi farklıdır.
Dava Öncesi 12 Maddelik Kontrol Listesi
- Yabancı ilâmın kesinleştiği doğrulandı mı?
- Tanıma mı tenfiz mi gerektiği ayrıldı mı?
- MÖHUK m.51’e göre görev ve yetki belirlendi mi?
- Taraf isimleri yabancı ilâm ve Türk kayıtlarıyla eşleştirildi mi?
- Karşı tarafın güncel adresi kontrol edildi mi?
- Yabancı mahkemenin tam adı yazıldı mı?
- Karar tarihi ve numarası belgeden aynen aktarıldı mı?
- Hükmün özeti kısa ve talep sonucu ile uyumlu mu?
- Kısmi tenfiz varsa ilgili hüküm bendi açık mı?
- MÖHUK m.53 kapsamındaki ilâm ve kesinleşme belgeleri hazır mı?
- Tasdik/apostil ve tercüme zinciri ülkeye göre kontrol edildi mi?
- Sonuç ve istem yabancı ilâmın hüküm fıkrasını aşmadan yazıldı mı?
Resmî Kaynaklar
Sık Sorulan Sorular
1. Tenfiz dilekçesinde yabancı kararın tamamını yazmak gerekir mi?
Hayır. MÖHUK m.52 hükmün özetini ister. Yabancı ilâmın kendisi ve onanmış tercümesi m.53 uyarınca eklenir. Özet; uyuşmazlığın türünü, hüküm sonucunu ve Türkiye’de hangi kısmın tenfizinin istendiğini gösterecek açıklıkta olmalıdır.
2. Karşı tarafın yurt dışı adresi bilinmiyorsa ne yapılır?
Bilinmeyen adres uydurulmaz. Elde bulunan son resmî adres, nüfus veya ticaret sicili kayıtları ve uluslararası adres araştırma imkânları dosyanın niteliğine göre kullanılır. Tebligatın usulüne uygun yapılması savunma hakkı bakımından kritik olduğundan, yanlış adres üzerinden sürecin ilerletilmesi doğru değildir.
3. Tenfiz dilekçesine kaç örnek eklenir?
MÖHUK m.52/1, dilekçeye karşı tarafın sayısı kadar örnek ekleneceğini açıkça düzenler. Bunun yanında mahkeme dosyası ve elektronik sistem gereklilikleri usul mevzuatına göre yerine getirilir. Karşı taraf sayısı birden fazlaysa her bir taraf bakımından tebliğe elverişli örnek hazırlanır.
4. Yabancı kararın yalnız para hükmünün tenfizi istenebilir mi?
Evet. MÖHUK m.52 kısmi tenfiz talebinin dilekçede gösterilmesini, m.56 ise mahkemenin ilâmın bir kısmının tenfizine karar verebilmesini düzenler. İstenen para hükmü kararın diğer kısımlarından ayrılabilir olmalı ve hangi hüküm bendinin talep edildiği açıkça yazılmalıdır.
5. Kesinleşme belgesi olmadan dilekçe verilebilir mi?
MÖHUK m.50 tenfiz için yabancı ilâmın verildiği devlet hukukuna göre kesinleşmiş olmasını arar; m.53 de kesinleşmeyi gösteren usulen onanmış belge ile onanmış tercümesini dilekçe eki olarak sayar. Bu nedenle kesinleşme, yalnız dilekçede beyanla geçilebilecek bir konu değildir.
6. Apostil tenfiz dilekçesinin zorunlu unsuru mudur?
MÖHUK m.52 apostili dilekçede yazılması gereken unsur olarak saymaz. Yabancı ilâmın ve kesinleşme belgesinin Türkiye’de usulen onanmış belge olarak kullanılabilmesi için gereken tasdik rejimi ise m.53, HMK ve uygulanabilir uluslararası sözleşmeler çerçevesinde ayrıca belirlenir.
7. Yurt dışından avukata vekâlet verip dava açılabilir mi?
Evet. Usulüne uygun vekâletname ile avukat tenfiz davasını açıp takip edebilir. Yabancı noter vekâletnamesinde apostil veya tasdik ve Türkçe tercüme gereği ülkeye göre kontrol edilir. Türk konsolosluğunda noterlik işlemi olarak düzenlenen vekâletname Türkiye’de doğrudan kullanılabilir.
8. Tenfiz dilekçesinde yabancı kararda olmayan yeni bir tazminat istenebilir mi?
Hayır. Tenfiz yargılaması yabancı ilâmın esasını yeniden kurmaz. Türk mahkemesinden yabancı hükümde bulunmayan yeni bir alacak, yeni bir tazminat veya ilâmı genişleten ek bir edim talep edilemez. Böyle bir talebin ayrı maddi hukuk dayanağı varsa ayrı dava koşulları değerlendirilir.
Türkiye geneli dosya takibi: Bakırcı & Keskin Hukuk Bürosunun tek fiziksel ofisi Mersin’dedir. Yetki ve usul kuralları çerçevesinde Türkiye genelindeki yabancı karar dosyaları Mersin’den koordine edilir. İletişim bilgileri.
Hukuki konu hakkında iletişim
İlk iletişimde konuyu, bulunduğunuz ülke veya ili ve varsa tebliğ ya da son işlem tarihini kısaca belirtebilirsiniz. T.C. kimlik numarası, sağlık verisi veya kişisel belge göndermeyiniz. Mesajlaşma tek başına hukuki görüş veya avukatlık ilişkisi oluşturmaz.
