B&KBakırcı & KeskinHUKUK BÜROSU
TR
TürkçeEnglishDeutschРусскийالعربية中文
Menü

Türkiye’de İzinsiz Yabancı Üniversite Programı Açmanın Cezası 2026 | 2547 Ek m.48

Kısa ve net cevap: 9 Ağustos 2026 tarihinde yürürlüğe giren 7592 sayılı Kanunla 2547 sayılı Yükseköğretim Kanununa eklenen Ek m.48 uyarınca, yurt dışında bulunan bir eğitim kurumu adına hareket ederek mevzuata aykırı biçimde Türkiye’de önlisans, lisans veya lisansüstü program açan ya da bu programları yürüten kişi 2 yıldan 4 yıla kadar hapis ve 100 günden 1000 güne kadar adli para cezası ile cezalandırılır. Mevzuata aykırı şekilde Türkiye’de yükseköğretim kurumu açmak veya işletmek için de aynı ceza öngörülmüştür. Bu yasaklanan kurum veya faaliyetlerin tanıtımını yapanlara 1 yıldan 3 yıla kadar hapis ve 50 günden 500 güne kadar adli para cezası verilir. Türk veya yabancı yükseköğretim kurumlarına ait diploma, mezuniyet belgesi veya sertifikayı sahte olarak düzenleyen ve düzenletenler ise TCK m.204’e göre cezalandırılır.

Türkiye’de yabancı bir üniversitenin adını kullanarak “kampüs”, “şube”, “yüksek lisans programı”, “uzaktan eğitim merkezi”, “sertifika üzerinden lisans tamamlama” veya “Türkiye temsilciliği üzerinden diploma programı” yürütmek 2026 yılında yeni ve açık bir ceza hükmünün konusu hâline gelmiştir. 7592 sayılı Kanunun 12. maddesi, 2547 sayılı Kanuna Ek m.48’i ekleyerek bu alandaki dört farklı fiili ayrı ayrı düzenlemiştir.

Yeni hüküm özellikle öğrenciler, eğitim danışmanlığı şirketleri, yurt dışı üniversiteler adına hareket eden temsilciler ve eğitim organizasyonu yapan şirketler bakımından önemlidir. Bir yabancı yükseköğretim kurumunun kendi ülkesinde tanınmış olması, Türkiye’de mevzuata aykırı biçimde diploma programı açma veya yürütme yetkisini kendiliğinden vermez. YÖK’ün yurt dışı yükseköğretim kurumlarını “tanıması” ile Türkiye’de hukuka uygun biçimde program açma veya ortak eğitim yürütme izni aynı hukuki konu değildir.

Türkiye’de izinsiz yabancı üniversite programı ve 2547 Ek madde 48
  1. 2547 Ek m.48 ne zaman yürürlüğe girdi?
  2. Yabancı üniversite adına program açma suçu
  3. Programı “yürütmek” ne anlama gelir?
  4. Mevzuata aykırı yükseköğretim kurumu açma veya işletme
  5. Yasak programın tanıtımını yapmanın cezası
  6. Sahte diploma ve sertifika düzenleme
  7. YÖK tanıması ile Türkiye’de program açma izni arasındaki fark
  8. Uluslararası ortak programlar hukuka uygun olabilir mi?
  9. Öğrenci kayıt yaptırmadan önce neyi kontrol etmeli?
  10. Aracı eğitim şirketlerinin sorumluluğu
  11. Tüzel kişiler ve şirketler bakımından sonuçlar
  12. Soruşturma ve deliller
  13. Mağdur öğrencilerin hakları
  14. Sık sorulan sorular

2547 Sayılı Kanun Ek m.48 Ne Zaman Yürürlüğe Girdi?

7592 sayılı Yükseköğretim Kanunu ve Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun 30 Temmuz 2026 tarihinde kabul edildi ve 9 Ağustos 2026 tarihli, 33335 sayılı Resmî Gazete’de yayımlandı. Kanunun 24. maddesi uyarınca hükümler yayımı tarihinde yürürlüğe girdi. Buna göre 2547 sayılı Kanuna eklenen Ek m.48 de 9 Ağustos 2026 tarihinde yürürlüğe girmiştir.

Bu tarih önemlidir; ceza hukukunda suç ve cezaların kanuniliği ilkesi gereğince fiilin işlendiği tarihte yürürlükte bulunan düzenleme esas alınır ve lehe kanun değerlendirmesi TCK m.7 çerçevesinde yapılır. 9 Ağustos 2026’dan önceki bir faaliyet bakımından Ek m.48 sonradan yürürlüğe girmiş bir ceza hükmü olarak geçmişe yürütülemez. Buna karşılık faaliyetin yürürlük tarihinden sonra devam eden kısmı, suçun niteliğine ve somut eylemlere göre ayrıca değerlendirilir.

Yabancı Üniversite Adına Türkiye’de Program Açmanın Cezası Nedir?

Ek m.48/1 iki temel hareketi aynı fıkrada düzenler. Kişinin yurt dışında bulunan bir eğitim kurumu adına hareket etmesi ve mevzuata aykırı şekilde Türkiye’de önlisans, lisans veya lisansüstü program açması ya da bu programları yürütmesi gerekir. Ceza 2 yıldan 4 yıla kadar hapis ve 100 günden 1000 güne kadar adli para cezasıdır.

Hüküm yalnız “üniversite kurmak” fiilini kapsamaz. Yurt dışındaki bir eğitim kurumu adına Türkiye’de diploma derecesine yönelik bir önlisans, lisans veya lisansüstü programın açılması veya yürütülmesi de yeterlidir. Programın adı “temsilcilik eğitimi”, “uluslararası kampüs”, “akademik merkez” veya başka bir ticari adla sunulmuş olsa bile gerçek faaliyet, öğrenciye yükseköğretim derecesi sağlayan program yürütmekse hukuki nitelendirme faaliyet içeriğine göre yapılır.

“Mevzuata aykırı” unsurunun bulunup bulunmadığı belirlenirken 2547 sayılı Kanun, YÖK düzenlemeleri, uluslararası ortak eğitim programlarına ilişkin mevzuat, izin ve protokol şartları ile programın gerçek kurumsal statüsü incelenir. Kanun, hukuka uygun şekilde kurulmuş ve gerekli izinlere sahip uluslararası akademik işbirliklerini yasaklamaz; cezalandırdığı fiil mevzuata aykırı program açma veya yürütmedir.

Programı “Yürütmek” Ne Anlama Gelir?

Ek m.48 yalnız programın ilk kuruluş veya ilan aşamasına odaklanmaz; mevzuata aykırı programı yürütme fiilini de açıkça suç olarak düzenler. Bu nedenle programı kimin ilk kez açtığı ile daha sonra fiilen kimin yönettiği ayrı kişiler olabilir. Öğrenci kaydı alma, ders programı oluşturma, sınav ve ölçme süreci yürütme, öğretim elemanı organize etme, diploma derecesine ilişkin akademik süreci yönetme veya programı Türkiye’de fiilen sürdüren organizasyonu sevk ve idare etme gibi eylemler somut dosyada “yürütme” fiilinin belirlenmesinde delil olabilir.

Bununla birlikte her idari veya yardımcı hizmet faaliyeti otomatik olarak suçun faili olunduğu anlamına gelmez. Ceza sorumluluğu şahsidir. Kişinin yaptığı somut iş, kastı, programın mevzuata aykırı niteliğini bilip bilmediği ve suçun icrasına katkısının niteliği ceza hukuku kurallarına göre belirlenir. İştirak hâlleri varsa TCK’nın faillik, azmettirme ve yardım etme hükümleri ayrıca uygulanır.

Türkiye’de Mevzuata Aykırı Yükseköğretim Kurumu Açmanın Cezası

Ek m.48/2 yabancı bir kurum adına hareket etme şartından bağımsız ikinci bir suç tipi düzenler. Buna göre mevzuata aykırı olarak Türkiye’de yükseköğretim kurumu açanlar veya işletenler 2 yıldan 4 yıla kadar hapis ve 100 günden 1000 güne kadar adli para cezasıyla cezalandırılır.

Bu fıkra, birinci fıkradan daha geniş bir kurum açma/işletme fiiline yöneliktir. Birinci fıkrada yurt dışında bulunan eğitim kurumu adına Türkiye’de belirli derece programlarının açılması veya yürütülmesi söz konusuyken, ikinci fıkra doğrudan mevzuata aykırı yükseköğretim kurumu açma veya işletmeyi kapsar.

Türkiye’de üniversite ve yükseköğretim kurumu kurma rejimi Anayasa ve 2547 sayılı Kanun başta olmak üzere özel mevzuata tabidir. Bir şirketin ticaret siciline “eğitim” faaliyet koduyla kaydedilmesi, özel öğretim kurumu izni alınması veya yabancı bir kurumla özel hukuk sözleşmesi yapılması tek başına yükseköğretim kurumu açma yetkisi sağlamaz.

Yasaklanan Üniversite veya Programın Tanıtımını Yapmanın Cezası

Ek m.48/3, ilk iki fıkrada yasaklanan kurum ve fiillerin tanıtımını yapanları da ayrıca cezalandırır. Ceza 1 yıldan 3 yıla kadar hapis ve 50 günden 500 güne kadar adli para cezasıdır.

Tanıtım; internet sitesi, sosyal medya hesabı, ücretli reklam, afiş, broşür, e-posta kampanyası, seminer, öğrenci buluşması veya başka iletişim kanalları üzerinden yapılabilir. Kanun belirli bir mecra sınırlaması getirmediği için değerlendirme kullanılan platformun adından değil, yapılan faaliyetin ilk iki fıkrada yasaklanan kurum veya fiilleri tanıtıp tanıtmadığından hareketle yapılır.

Bu hüküm eğitim danışmanlığı ve reklam ajansları bakımından özellikle önemlidir. Bir ajans veya danışman, hukuka uygun yabancı üniversite tercih danışmanlığı sunabilir; Ek m.48 bütün yurt dışı eğitim tanıtımlarını suç hâline getirmez. Suç, Ek m.48/1-2’de yasaklanan mevzuata aykırı kurum veya programların tanıtımıyla bağlantılıdır.

Sahte Diploma, Mezuniyet Belgesi veya Sertifika Düzenlemenin Sonucu

Ek m.48/4, Türk veya yabancı yükseköğretim kurumlarına ait diploma, mezuniyet belgesi veya sertifika belgesini sahte olarak düzenleyen ve düzenletenlerin TCK m.204’e göre cezalandırılacağını açıkça düzenler. TCK m.204 resmî belgede sahtecilik suçunu düzenler.

Buradaki “düzenleten” ibaresi önemlidir. Sahte belgeyi teknik olarak hazırlayan kişi ile kendisi adına sahte diploma veya mezuniyet belgesi hazırlatan kişi farklı olabilir; kanun her iki fiili de m.204’e yönlendirmiştir. Belgenin daha sonra kamu kurumuna, işverene, meslek kuruluşuna veya başka bir kuruma sunulması, ayrıca belgenin kullanılması bakımından ceza hukuku ve ilgili idari sonuçları gündeme getirebilir.

Sahte diploma ile gerçek bir yabancı üniversiteden alınmış fakat Türkiye’de denklik tanınmayan diploma birbirine karıştırılmamalıdır. Gerçek belge sahte değildir; tanıma ve denklik ayrı idari süreçtir. Belgenin gerçekliği, kurumu düzenlemeye yetkili makam ve programın statüsü ayrı ayrı kontrol edilir.

YÖK’ün Bir Yabancı Üniversiteyi Tanıması Türkiye’de Program Açma İzni midir?

Hayır. YÖK’ün “tanıma” kavramı, yurt dışındaki yükseköğretim kurumunun ve ilgili programın akademik derece vermeye yetkili olduğunun Yükseköğretim Kurulu tarafından kabul edilmesine ilişkindir. YÖK’ün tanıma ve denklik usul ve esasları, Kurum Tanıma Belgesi ve Mezuniyet Tanıma Belgesi gibi belgeleri ayrıca düzenler.

Bir kurumun kendi ülkesinde tanınmış olması veya YÖK tarafından kurum tanıma kapsamında değerlendirilmesi, o yabancı kurumun Türkiye’de mevzuattan bağımsız biçimde kampüs veya diploma programı açabileceği anlamına gelmez. Türkiye’de yürütülecek programın ayrıca Türk yükseköğretim mevzuatına uygun bir hukuki dayanağı bulunmalıdır.

YÖK, yurt dışında öğrenim görmek isteyen kişilere okulun tanınıp tanınmadığını e-Devlet üzerinden Okul Tanıma Belgesi Sorgulama hizmetinden kontrol etmelerini önermektedir. Ancak bu kontrol, öğrencinin Türkiye’de karşılaştığı bir programın ayrıca Türkiye’de yürütülme izninin bulunduğunu otomatik olarak göstermez. Öğrenci programın Türkiye’deki hukuki statüsünü de ayrıca sorgulamalıdır.

Uluslararası Ortak Diploma Programları Yasak mı?

Hayır. YÖK mevzuatında Türkiye’deki yükseköğretim kurumlarının yurt dışındaki yükseköğretim kurumlarıyla ortak eğitim ve öğretim programları kurabilmesine ilişkin düzenlemeler bulunmaktadır. YÖK ayrıca uluslararası ortak programlara ilişkin yönetmelik, protokol örnekleri ve uygulama ilkelerini yayımlamaktadır.

Dolayısıyla “yabancı üniversite ile ortak program” ifadesi tek başına hukuka aykırılık göstergesi değildir. Hukuka uygun ortak program ile Ek m.48 kapsamındaki mevzuata aykırı programı ayıran unsur, gerekli izin, protokol ve yükseköğretim mevzuatı şartlarının yerine getirilip getirilmediğidir.

Öğrenci, programın hangi Türk yükseköğretim kurumu ile yürütüldüğünü, YÖK onay veya izin bilgisini, diploma üzerinde hangi kurumların yer alacağını, kayıt işleminin hangi kurumsal sistemde yapıldığını ve öğrencilik statüsünün nerede oluştuğunu yazılı olarak kontrol etmelidir.

Öğrenci Kayıt Yaptırmadan Önce Hangi Kontrolleri Yapmalı?

Yüksek ücretli ve diploma vaadi içeren programlarda yalnız internet reklamına dayanarak ödeme yapılmamalıdır. Öğrenci ve ailesi, özellikle Türkiye’de yüz yüze veya hibrit biçimde yürütülen yabancı üniversite programlarında aşağıdaki kontrolleri yapmalıdır:

  • Yabancı kurumun gerçek tüzel kişiliğini ve kendi ülkesindeki resmî statüsünü doğrulayın.
  • YÖK’ün Okul Tanıma Belgesi sisteminde kurumun tanınıp tanınmadığını kontrol edin.
  • Programın Türkiye’de yürütülmesi için hangi hukuki izin veya protokole dayandığını yazılı isteyin.
  • Türkiye’deki akademik ortak kurum varsa YÖK’ün uluslararası ortak program kayıtlarını kontrol edin.
  • Öğrenci kaydının hangi kurumda ve hangi öğrenci numarasıyla oluşacağını sorun.
  • Diplomanın hangi kurum tarafından düzenleneceğini sözleşmede açıkça görün.
  • “YÖK denkliği garantili” gibi kesin pazarlama ifadelerini yalnız reklam olarak kabul etmeyin; denklik koşullarını YÖK’ün resmî kaynaklarından doğrulayın.
  • Ücretin kime, hangi sözleşmeye dayanarak ve hangi hizmet için ödendiğini banka kayıtlarıyla belgeleyin.
  • Programın önlisans, lisans veya lisansüstü akademik derece mi yoksa yalnız özel sertifika eğitimi mi olduğunu ayırın.
  • YÖK logosu veya kurum adı kullanılıyorsa bunun resmî izin ve kaynağını kontrol edin.

YÖK daha önce, Kurulun adını ve amblemini izinsiz kullanarak kamuoyunu yanıltıcı bilgi veren bazı yurt dışı yükseköğretim kurumları ve aracı eğitim danışmanlığı şirketleri konusunda adayları uyarmıştır. Bu nedenle tanıtım materyalindeki logo veya “YÖK onaylı” ibaresi tek başına güvenilirlik kanıtı değildir.

Eğitim Danışmanlığı Şirketi Ne Zaman Ceza Sorumluluğuyla Karşılaşabilir?

Eğitim danışmanlığı faaliyeti kendi başına suç değildir. Yurt dışındaki hukuka uygun üniversitelere başvuru, vize, konaklama ve kayıt danışmanlığı yapılabilir. Ancak danışmanlık şirketinin Ek m.48/1-2 kapsamındaki mevzuata aykırı programı Türkiye’de fiilen yürüttüğü, öğrenci kaydı ve akademik organizasyonu yaptığı veya yasaklanan kurum/programın tanıtımını gerçekleştirdiği iddia ediliyorsa somut rolüne göre ceza sorumluluğu tartışılır.

Tanıtım suçu açısından şirket çalışanının yalnız teknik reklam hizmeti sunması ile programın hukuka aykırı niteliğini bilerek satış/kayıt organizasyonunun parçası olması aynı değerlendirme değildir. Ceza sorumluluğunda kişinin kastı ve somut eylemi belirlenir. Şirket içi görev tanımı, sözleşmeler, ödeme akışı, reklam talimatları, e-postalar ve dijital hesap yönetim kayıtları delil niteliği taşıyabilir.

Tüzel Kişi Hakkında Ne Olur?

Ek m.48’in kendisi tüzel kişiler için Ek m.47’de olduğu gibi özel olarak TCK m.60’a gönderme yapmaz. Bununla birlikte suçun bir şirket faaliyeti içinde işlendiği iddiasında gerçek kişilerin ceza sorumluluğu ile şirket hakkında uygulanabilecek idari, ticari veya diğer kanuni sonuçlar birbirinden ayrılır. Ceza sorumluluğu temel olarak gerçek kişilerin fiilleri üzerinden kurulur; tüzel kişiler hakkında güvenlik tedbiri ancak kanunda öngörülen şartlarla uygulanabilir.

Bu nedenle bir şirket hakkında otomatik olarak “ceza verilir” denilmemeli; hangi suç maddesinde tüzel kişiye özgü güvenlik tedbiri öngörüldüğü, şirketin faaliyet izni ve kazanç ilişkisi ayrı incelenmelidir. Öğrencilerin ücret iadesi veya tazminat talepleri ise ceza soruşturmasından bağımsız özel hukuk yollarını gündeme getirebilir.

Soruşturmada Hangi Deliller Önemlidir?

Ek m.48 kapsamındaki soruşturmada programın gerçek hukuki ve fiilî yapısının ortaya çıkarılması gerekir. Yalnız sosyal medya reklamı veya şikâyet beyanıyla yetinilmeden, faaliyetin gerçekten diploma derecesine yönelik olup olmadığı ve Türkiye’de hangi işlemlerin yürütüldüğü araştırılmalıdır.

  • YÖK ve ilgili üniversitelerin izin/onay/protokol kayıtları,
  • Yabancı eğitim kurumuyla imzalanan temsilcilik veya işbirliği sözleşmeleri,
  • Öğrenci kayıt sözleşmeleri ve kayıt listeleri,
  • Ders programları, sınavlar ve akademik değerlendirme belgeleri,
  • Öğretim elemanı sözleşmeleri ve ders görevlendirmeleri,
  • Ödeme dekontları ve şirket hesap hareketleri,
  • İnternet sitesi, sosyal medya reklamları ve dijital arşiv kayıtları,
  • “YÖK onaylı”, “denklik garantili” veya “Türkiye kampüsü” gibi tanıtım ifadelerinin kaynakları,
  • Düzenlenen diploma, mezuniyet belgesi veya sertifikalar,
  • Yabancı kurumun gerçek statüsüne ilişkin resmî kayıtlar.

Dijital içeriklerin sonradan silinebilmesi nedeniyle, hukuka uygun delil tespiti ve elektronik kayıtların doğrulanması önemlidir. Ekran görüntüsünün yanında internet arşivi, sunucu veya hesap kayıtları, ödeme belgeleri ve resmî kurum yazılarıyla delil bütünlüğü kurulmalıdır.

Bu Programa Kayıt Yaptıran Öğrenci de Suç İşler mi?

Ek m.48, sırf öğrenci olarak programın eğitimine katılmayı ayrı bir suç tipi olarak düzenlememiştir. Fıkralardaki fail; programı açan/yürüten, mevzuata aykırı yükseköğretim kurumunu açan/işleten, yasak faaliyetin tanıtımını yapan veya sahte belge düzenleyen/düzenleten kişidir. Öğrencinin somut eylemi bunlardan birine dönüşmedikçe yalnız kayıt yaptırmış olması otomatik olarak Ek m.48 faili olduğu anlamına gelmez.

Ancak öğrenci sahte diploma veya sertifikayı bilerek düzenletmişse Ek m.48/4’ün TCK m.204’e yaptığı gönderme ayrıca gündeme gelir. Gerçek fakat tanınmayan bir diplomayı almak ile sahte belge düzenletmek farklıdır.

Mağdur Öğrenci Ücretini Geri İsteyebilir mi?

Öğrenci, hukuka uygun yükseköğretim programı vaadiyle ücret ödediği hâlde programın mevzuata aykırı olduğunun ortaya çıkması durumunda somut sözleşme ilişkisine göre ücret iadesi, sözleşmenin geçersizliği, ayıplı/hatalı hizmet veya haksız fiil gibi özel hukuk yollarını değerlendirebilir. Hangi mahkemenin görevli olduğu ve tüketici hukukunun uygulanıp uygulanmayacağı sözleşmenin tarafları ve hizmetin niteliğine göre belirlenir.

Ceza soruşturması açılması, ücretin otomatik olarak geri ödendiği anlamına gelmez. Öğrenci sözleşme, ödeme dekontu, reklam vaatleri, e-posta/mesaj yazışmaları ve kayıt belgelerini saklamalı; maddi talebini uygun hukuk yolunda ayrıca ileri sürmelidir.

Eğer kayıt sırasında “YÖK denkliği kesin” gibi belirli bir vaat verilmişse, bu vaat ile gerçek YÖK statüsü arasındaki fark özel hukuk ve somut olayın özelliklerine göre ceza hukuku bakımından da delil değeri taşıyabilir.

Yurt Dışı Üniversite Diplomasında Tanıma ve Denklik Ayrımı

Tanıma, yabancı yükseköğretim kurumunun/programının akademik derece vermeye yetkili olduğunun YÖK tarafından kabul edilmesine ilişkindir. Denklik ise yurt dışından alınan önlisans, lisans veya lisansüstü diplomanın Türkiye’deki ilgili akademik derece ve alan bakımından eşdeğerliğinin değerlendirilmesidir. YÖK bu süreçleri Yurtdışı Yükseköğretim Diplomaları Tanıma ve Denklik Yönetmeliği ile bağlı usul ve esaslara göre yürütür.

Ek m.48’in konusu ise Türkiye’de mevzuata aykırı program/kurum açma ve yürütme fiilleridir. Dolayısıyla bir öğrencinin “denklik alabilir miyim?” sorusu ile “Türkiye’de katıldığım bu program hukuken açılabilir mi?” sorusu aynı değildir.

Sık Sorulan Sorular

1. Türkiye’de yabancı üniversite adına izinsiz lisans programı açmanın cezası nedir?

2547 Ek m.48/1 uyarınca mevzuata aykırı biçimde program açan veya yürüten kişi 2–4 yıl hapis ve 100–1000 gün adli para cezasıyla cezalandırılır.

2. Yüksek lisans programı da kapsama girer mi?

Evet. Kanun önlisans, lisans ve lisansüstü programları açıkça sayar.

3. Yabancı üniversitenin Türkiye’de yalnız temsilciliğini açmak suç mu?

Temsilcilik adının kullanılması tek başına yeterli değildir. Ek m.48 bakımından somut faaliyetin mevzuata aykırı program açma/yürütme veya yasaklanan faaliyetin tanıtımı olup olmadığı incelenir.

4. İzinsiz yükseköğretim kurumu açmanın cezası nedir?

Ek m.48/2’ye göre mevzuata aykırı yükseköğretim kurumu açan veya işletenlere 2–4 yıl hapis ve 100–1000 gün adli para cezası verilir.

5. Bu programın reklamını yapmak suç mu?

Ek m.48/3’e göre ilk iki fıkrada yasaklanan kurum veya fiillerin tanıtımını yapanlara 1–3 yıl hapis ve 50–500 gün adli para cezası verilir.

6. Sahte yabancı üniversite diploması düzenlemenin cezası nedir?

Ek m.48/4, Türk veya yabancı yükseköğretim kurumlarına ait diploma, mezuniyet belgesi veya sertifikayı sahte düzenleyen ve düzenletenlerin TCK m.204’e göre cezalandırılacağını düzenler.

7. YÖK tarafından tanınan yabancı üniversite Türkiye’de otomatik olarak program açabilir mi?

Hayır. Kurum tanıma ile Türkiye’de mevzuata uygun program açma yetkisi farklı hukuki konulardır.

8. Ortak diploma programları yasak mı?

Hayır. YÖK mevzuatına ve gerekli izin/protokollere uygun uluslararası ortak eğitim programları yürütülebilir.

9. Öğrenci yalnız programa kayıt yaptırdığı için cezalandırılır mı?

Ek m.48 sırf öğrenci olarak kayıt yaptırmayı bağımsız suç olarak düzenlemez. Öğrencinin ayrıca maddede sayılan bir fiili işlemesi veya sahte belge düzenletmesi gibi durumlar ayrı değerlendirilir.

10. Programın hukuka uygunluğunu nereden kontrol edebilirim?

YÖK’ün resmî tanıma/denklik kaynakları, Okul Tanıma Belgesi sorgusu ve programın Türkiye’deki izin/protokol kayıtları kontrol edilmelidir.

11. “YÖK onaylı” reklamına güvenmek yeterli mi?

Hayır. YÖK, adının ve ambleminin izinsiz kullanılarak yanıltıcı bilgi verildiği durumlar konusunda kamuoyunu daha önce uyarmıştır. Resmî kaynaktan doğrulama yapılmalıdır.

12. Yeni ceza hükmü ne zaman yürürlüğe girdi?

2547 Ek m.48, 7592 sayılı Kanunun yayımlandığı 9 Ağustos 2026 tarihinde yürürlüğe girdi.

Resmî Kaynaklar

Hukukçu İncelemesi ve E-E-A-T

Yazar: Av. Halil BAKIRCI – Mersin Barosu Sicil No: 3472
İnceleyen: Av. Emirhan Keskin – Mersin Barosu Sicil No: 5507
Büro: Bakırcı & Keskin Hukuk Bürosu – Mersin
Son mevzuat kontrolü: 16 Eylül 2026

Bu içerik 2547 sayılı Yükseköğretim Kanunu Ek m.48, 7592 sayılı Kanunun m.12 ve m.24 hükümleri ile YÖK’ün tanıma, denklik ve uluslararası ortak program kaynakları birlikte incelenerek hazırlanmıştır. Tanıma ile Türkiye’de program açma izni birbirine karıştırılmamış; kanunda bulunmayan ceza miktarı veya otomatik denklik sonucu eklenmemiştir.

(E-İMZALIDIR)

Hukuki konu hakkında iletişim

İlk iletişimde konuyu, bulunduğunuz ülke veya ili ve varsa tebliğ ya da son işlem tarihini kısaca belirtebilirsiniz. T.C. kimlik numarası, sağlık verisi veya kişisel belge göndermeyiniz. Mesajlaşma tek başına hukuki görüş veya avukatlık ilişkisi oluşturmaz.

Telefonla Araİletişim Bilgileri

tarafından hazırlanmış, Av. Emirhan Keskin tarafından incelenmiştir.

Yazar Bilgisi

, Mersin Barosu 3472 sicil numarasına kayıtlıdır. Bakırcı & Keskin Hukuk Bürosu bünyesinde ceza, aile, iş, gayrimenkul ve ticaret hukuku alanlarında hukuki danışmanlık ve dava takibi sunmaktadır.

İnceleyen: Av. Emirhan Keskin · Mersin Barosu Sicil No: 5507

Telefon WhatsApp