B&KBakırcı & KeskinHUKUK BÜROSU
TR
TürkçeEnglishDeutschРусскийالعربية中文Français
Menü

Usulsüz Tebligat Öğrenme Tarihinde Geçerli Olur mu? Tebligat Kanunu 32 ve Süre Hesabı 2026

Kısa ve net cevap: 7201 sayılı Tebligat Kanunu m.32 uyarınca tebligat usulüne aykırı yapılmış olsa bile muhatap tebliği öğrenmişse tebligat geçerli sayılır. Bu durumda muhatabın beyan ettiği öğrenme tarihi tebliğ tarihi kabul edilir. Usulsüz tebligat nedeniyle dava, itiraz, istinaf, temyiz veya başka bir süre kaçırılmış görünüyorsa sadece “tebligat iptal edilsin” demek yeterli değildir; hangi usul kuralının ihlal edildiği, evrakın hangi tarihte öğrenildiği ve ilgili esas başvuru aynı hukuki çerçevede ileri sürülmelidir. Tebligat hiç yapılmamış olması ile usulsüz yapılmış tebligat aynı değildir.

Güncellik: İçerik 10 Eylül 2026 tarihinde yürürlükte bulunan 7201 sayılı Tebligat Kanunu m.10, m.11, m.16, m.17, m.20, m.21, m.23, m.32 ve ilgili usul kanunları esas alınarak hazırlanmıştır.

  1. TK 32 temel kural
  2. Usulsüz tebligat nedir?
  3. Hiç tebligat yapılmaması farkı
  4. Öğrenme tarihi nasıl belirlenir?
  5. Muhatabın beyanı neden esas?
  6. Öğrenme tarihi nasıl ispatlanır?
  7. Dava ve itiraz süresi nasıl hesaplanır?
  8. Muhtar tebligatı hataları
  9. MERNİS 21/2 hataları
  10. Vekil varken tarafa tebligat
  11. İcra takiplerinde usulsüz tebligat
  12. SSS

Tebligat Kanunu 32 Ne Söyler?

TK m.32, tebligat hukukunun şekil kurallarına aykırı bir işlemin muhatap tarafından fiilen öğrenilmesi halinde nasıl sonuç doğuracağını düzenler. Kanun, usulsüz tebligatı mutlak ve sonsuz bir hükümsüzlük olarak kabul etmez. Muhatap evrakın içeriğini öğrenmişse tebligat geçerli hale gelir.

Ancak kanun, usulsüz işlemi ilk yapıldığı tarihten itibaren geçerli saymaz. Muhatabın beyan ettiği öğrenme tarihi tebliğ tarihi kabul edilir. Böylece usulsüz tebligat nedeniyle muhatabın haberinin olmadığı dönemde sürenin işlemesi önlenir; buna karşılık fiili öğrenmeden sonra da belirsiz süreyle başvuru hakkının açık kalması engellenir.

m.32’nin bu dengesi nedeniyle usulsüz tebligat itirazında iki ayrı unsur birlikte ortaya konulmalıdır: tebliğ işleminin hangi kanun veya yönetmelik kuralına aykırı olduğu ve muhatabın evrakı gerçekte hangi tarihte öğrendiği. Sadece “imza benim değil” veya “orada yaşamıyorum” demek bütün hukuki sonucu açıklamaz.

Öğrenme tarihi tebliğ tarihi olduğunda, ilgili dava veya kanun yolu süresi o tarihe göre ilgili usul kanunuyla yeniden hesaplanır. Sürenin uzunluğu TK m.32’den değil, asıl işlemin tabi olduğu kanundan gelir.

Usulsüz Tebligat Hangi Hatalarda Gündeme Gelir?

Tebligatın kanuni şekil, adres, teslim alan kişi veya mazbata şartlarına aykırı yapılması usulsüzlük doğurabilir. Örneğin aynı konutta oturmayan kişiye TK m.16 kapsamında teslim, işyerinde daimi çalışan olmayan kişiye TK m.17 teslimi, vekil varken yalnız tarafa tebligat, 21/1’de ihbarnamenin kapıya yapıştırılmaması veya 21/2’de TK m.10 adres sırasının atlanması bu kapsamda incelenebilir.

Tebligatın “usulsüz” sayılması için somut kanuni unsur gösterilmelidir. Muhatabın tebligat sonucundan hoşnut olmaması, evrakı geç açması veya bildirimi önemsememesi tebligatı usulsüz yapmaz. Usul ihlali tebligat evrakı ve mazbata üzerinden tespit edilir.

Elektronik tebligatta da yanlış elektronik adrese gönderim, UETS dışı yöntemin resmi tebligat gibi kullanılması veya zorunlu elektronik tebligat şartlarının ihlali usulsüzlük iddiasına konu olabilir. Buna karşılık UETS mesajını açmamak usulsüzlük değildir; m.7/a beşinci gün kuralı işler.

Fiziki tebligatta PTT barkodunda “teslim edildi” yazması usul denetimini bitirmez. Kim teslim aldı, hangi sıfatla aldı, tebliğ memuru hangi tespiti yaptı ve hangi TK maddesi uygulandı soruları mazbatadan cevaplanır.

Usulsüz Tebligat ile Hiç Tebligat Yapılmaması Aynı mı?

Hayır. m.32, “tebliğ usulüne aykırı yapılmış olsa bile” ifadesiyle ortada bir tebliğ işlemi bulunduğu fakat işlemin usul kurallarına aykırı olduğu durumu düzenler. Hiç tebligat çıkarılmamış veya yanlış kişiye ait tamamen başka bir dosya evrakı söz konusuysa hukuki nitelendirme farklı olabilir.

Örneğin mahkeme gerekçeli kararı hiç tebliğe çıkarmamışsa m.32’deki usulsüz tebligatın öğrenmeyle düzelmesi yerine tebligat eksikliği ve kanun yolu süresinin başlayıp başlamadığı ilgili usul kanununa göre değerlendirilir. Buna karşılık karar tebliğe çıkarılmış fakat yanlış aile ferdine teslim edilmişse m.32 doğrudan gündeme gelebilir.

Yanlış tüzel kişiye yapılan tebligat da her durumda “aynı muhataba usulsüz tebligat” sayılamaz. A Ltd. Şti. yerine B Ltd. Şti.’ye teslim edilmiş evrakta gerçek muhatabın ne zaman ve nasıl öğrendiği ile işlemin kime yöneltildiği ayrıca incelenir.

Bu nedenle başvuru dilekçesinde “tebligat yoktur” ve “tebligat usulsüzdür” ifadeleri rastgele birbirinin yerine kullanılmamalıdır. Dosya kayıtlarına göre doğru hukuki nitelendirme yapılmalıdır.

Muhatap Tebligatı Ne Zaman “Öğrenmiş” Sayılır?

Öğrenme, muhatabın tebliğ evrakının varlığını ve içeriğini hukuki işlem yapabilecek ölçüde fiilen fark etmesidir. Zarfın varlığından genel olarak haberdar olmak ile kararın/dilekçenin içeriğini öğrenmek aynı olmayabilir. Somut olayda muhatabın hangi tarihte belgeye eriştiği belirlenir.

Örneğin kişi banka hesabına haciz geldiğini 10 Eylül’de görmüş fakat icra dosyasını ve ödeme emrini 12 Eylül’de UYAP’tan indirmiş olabilir. Hangi tarihin TK m.32 anlamında tebliğe muttali olma oluşturduğu olayın kayıtları ve kişinin beyanıyla değerlendirilir. Muhatap beyanında açık bir tarih göstermelidir.

Avukata başvuru tarihi, UYAP Vatandaş giriş/evrak görüntüleme kaydı, e-posta, mesajlaşma, icra dosyası sureti talep tarihi veya mahkemeye verilen ilk dilekçe öğrenme tarihini destekleyebilir. Ancak kanun muhatabın beyan ettiği tarihi özel olarak tebliğ tarihi sayar; karşı taraf bu beyanın aksini somut delille tartışabilir.

Muhatap “geçen ay öğrendim” gibi belirsiz ifade yerine gün/ay/yıl olarak tarih vermelidir. Çünkü yeni başvuru süresi bu tarihten hesaplanacaktır.

Neden Muhatabın Beyan Ettiği Tarih Esas Alınır?

Usulsüz tebligatta resmi teslim kaydı gerçeğe uygun bir öğrenme zamanı göstermeyebilir. Örneğin zarf, aynı konutta oturmayan üçüncü kişiye 1 Ağustos’ta bırakılmış, muhatap bunu 20 Ağustos’ta öğrenmiş olabilir. Kanun, usulsüz 1 Ağustos tarihini süre başlangıcı olarak kabul etmek yerine muhatabın beyan ettiği öğrenme tarihini esas alır.

Bu düzenleme muhataba sınırsız keyfî tarih seçme hakkı vermez. Beyan dürüstlük kuralına tabi olup dosyadaki açık delillerle çelişebilir. Muhatabın 5 Eylül’de aynı karara karşı dilekçe verdiği halde “20 Eylül’de öğrendim” demesi kendi işlem kaydıyla çelişir.

Mahkeme veya icra mercii öğrenme tarihi iddiasını dosyadaki maddi olgularla birlikte inceler. Ancak m.32’nin temel ilkesi, usulsüz tebligatta muhatabın beyan ettiği tarihin tebliğ tarihi kabul edilmesidir.

Başvuru dilekçesinde öğrenme tarihini destekleyen belgelerin eklenmesi uyuşmazlığı azaltır. “Ben böyle beyan ettim, başka hiçbir kayıt sunmam” yaklaşımı özellikle karşı tarafın güçlü aksi delili varsa risklidir.

Öğrenme Tarihini Hangi Belgeler İspatlar?

UYAP evrak görüntüleme veya dosya sorgu kayıtları, avukata başvuru ve vekâlet tarihi, e-Devlet/icra sorgusu, banka haciz bildirimi, PTT’den zarfın fiilen alınma kaydı, komşunun evrakı teslim ettiği mesaj, işyerindeki gelen evrak kaydı veya taraflar arasındaki yazışma öğrenme zamanını gösterebilir.

Örneğin şirket tebligatı yanlış grup şirketi çalışanına bırakılmış ve gerçek şirketin hukuk birimine 10 gün sonra e-posta ile iletilmişse kurum içi e-posta, m.32 öğrenme tarihi bakımından somut delil olabilir. Şirketin aynı evraka ilişkin daha önce işlem yapıp yapmadığı da kontrol edilir.

Gerçek kişi bakımından avukatla ilk görüşme tarihi tek başına her zaman öğrenme tarihi değildir; kişi belgeyi daha önce kendisi görmüş olabilir. Avukata gönderdiği mesaj veya belge dosyası gerçek kronolojiyi gösterebilir.

Mahkemeye sunulan tarihler birbiriyle tutarlı olmalıdır. Bir dilekçede 5 Eylül, başka dilekçede 8 Eylül öğrenme tarihi yazılması beyanın güvenilirliğini zedeler.

Usulsüz Tebligatta Dava veya İtiraz Süresi Nasıl Hesaplanır?

İlk aşamada TK m.32 uyarınca tebliğ tarihi belirlenir. Muhatap “10 Eylül 2026’da öğrendim” diyorsa ve usulsüzlük kabul edilirse 10 Eylül tebliğ tarihi olur. İkinci aşamada ilgili işlem için hangi kanuni sürenin bulunduğu tespit edilir.

İcra ödeme emrinde İİK’nın 7 günlük itiraz süreleri, hukuk mahkemesi kararında HMK’nın iki haftalık istinaf/temyiz süreleri, idari işlemde İYUK’un dava açma süresi veya başka özel kanundaki süre ayrı ayrı uygulanır. TK m.32 bütün başvuruları “7 gün” yapmaz.

Süre gün olarak belirlenmişse başlangıç ve son gün ilgili usul kanununa göre hesaplanır. Son gün resmi tatile rastlarsa usul kanununun tatil uzatma hükmü devreye girer. Adli tatil etkisi de yargı türüne göre ayrıca kontrol edilir.

Usulsüz tebligatı öğrenen kişi başvuruyu geciktirmemelidir. “Mahkeme önce tebligatın usulsüz olduğuna karar versin, sonra esas itirazımı yaparım” yaklaşımı yeni öğrenme tarihinden başlayan sürenin kaçırılmasına yol açabilir.

Muhtara Tebligatta Hangi Hatalar TK 32’yi Gündeme Getirir?

TK m.21/1’de evrakın kanunda sayılan görevliye bırakılmaması, ihbarnamenin kapıya yapıştırılmaması, adreste bulunmama tespitinin eksik olması veya gerekli haber verme işleminin hiç yapılmaması usulsüzlük iddiası doğurabilir.

Örneğin tebligat zarfı site güvenliğine bırakılmış ve kapıya ihbarname yapıştırılmamışsa “muhtara tebligat” şartları gerçekleşmemiştir. Muhatap evrakı güvenlikten 12 Eylül’de öğrenmişse m.32 tarihi bu öğrenme beyanına göre değerlendirilebilir.

Buna karşılık 21/1 bütün şartlarıyla usulüne uygun yapılmışsa muhatabın muhtardan evrakı daha sonra alması TK m.32 usulsüzlüğü yaratmaz. Kapıya yapıştırma tarihi kanuni tebliğ tarihidir.

MERNİS 21/2 Tebligatında “Orada Yaşamıyordum” Demek Yeterli mi?

Hayır. TK m.21/2 açıkça, adres kayıt sistemi yerleşim yeri adresinde muhatabın hiç oturmamış veya sürekli ayrılmış olması halinde dahi özel tebligatın yapılabileceğini düzenler. Bu nedenle yalnız “MERNİS adresinde fiilen yaşamıyordum” iddiası usulsüzlük için yeterli değildir.

Gerçek usul eksikliği aranmalıdır: TK m.10’daki bilinen son adres sırası atlanmış mı, zarf adres kayıt sistemi adresi olarak işaretlenmiş mi, evrak doğru resmi görevliye bırakılmış mı, ihbarname doğru kapıya yapıştırılmış mı? Bu unsurlardan biri eksikse m.32 gündeme gelebilir.

Resmi adres kaydını güncellememiş kişinin usulüne uygun 21/2 tebligatı nedeniyle evrakı fiilen geç öğrenmesi, m.32’nin usulsüzlük korumasını kendiliğinden doğurmaz.

Vekil Varken Tarafa Tebligat Yapılması TK 32 Kapsamında mı?

TK m.11 uyarınca vekille takip edilen işlerde tebligat kural olarak vekile yapılır. Dosyada geçerli vekil bulunduğu halde özel kanunda bizzat tarafa tebliğ şartı olmaksızın yalnız tarafa yapılan tebligat usulsüzlük doğurabilir.

Bu durumda doğru öğrenme muhatabı ve süre başlangıcı dikkatle belirlenir. Vekilin kararı daha sonra UYAP’tan görmesi, müvekkilin belgeyi kendisine göndermesi veya mahkemenin sonradan vekile ayrıca tebliğ yapması kronolojiyi etkileyebilir.

Birden fazla vekil varsa m.11’in ilk tebliğ tarihi kuralı da uygulanır. Usulsüz taraf tebligatı ile daha sonra yapılan geçerli vekil tebligatı birlikte değerlendirilmelidir.

İcra Dosyasında Usulsüz Tebligat Nasıl İleri Sürülür?

İcra takiplerinde ödeme emrinin usulsüz tebliği haciz ve kesinleşme sürecini doğrudan etkileyebilir. Borçlu tebligatı öğrendiğinde öğrenme tarihini açıkça belirlemeli ve İİK’da öngörülen uygun şikâyet/itiraz yolunu süresinde kullanmalıdır.

Takibin türüne göre ilamsız takip, kambiyo senetlerine özgü takip veya ilamlı takipte başvuru mercii ve süre farklıdır. “Usulsüz tebligat var, her durumda icra dairesine dilekçe yeterli” şeklinde genel çözüm doğru değildir.

Borçlu banka hesabındaki hacizden takip dosyasını öğrenmişse banka bildirimi öğrenme tarihini destekleyebilir. Ancak önceki UYAP görüntüleme veya ödeme girişimi varsa bu kayıtlarla beyanın tutarlılığı kontrol edilir.

İcra mahkemesi veya icra dairesi önündeki başvuru, tebligat usulsüzlüğü ile esas borca/borç miktarına itirazın sınırlarını ayrı değerlendirebilir. Bu nedenle yalnız tebligat bölümüne odaklanıp esas itiraz süresini kaçırmamak gerekir.

Usulsüz Tebligat İçin 12 Adımlık Dosya Kontrolü

  1. Tebliğ evrakının tamamını ve mazbatasını alın.
  2. Tebligatın hangi TK maddesine göre yapıldığını belirleyin.
  3. Adres sırasını TK m.10 bakımından kontrol edin.
  4. Vekil varsa TK m.11’i inceleyin.
  5. Teslim alan kişi varsa m.12-13, m.16, m.17 ve m.22 şartlarını kontrol edin.
  6. Geçici ayrılma beyanı varsa m.20’yi inceleyin.
  7. Muhtar tebligatında m.21/1 veya 21/2 ayrımını yapın.
  8. Kapıya ihbarname ve diğer mazbata unsurlarını kontrol edin.
  9. Somut usulsüzlük maddesini açıkça yazın.
  10. Evrakı gerçekte hangi tarihte öğrendiğinizi gün/ay/yıl olarak belirleyin.
  11. Öğrenme tarihini destekleyen belgeleri ekleyin.
  12. Asıl dava/itiraz/kanun yolu başvurusunu m.32 tarihine göre gecikmeden yapın.

Türkiye Geneli ve Mersin Uygulaması

TK m.32 Türkiye genelinde aynıdır. Mersin mahkemesi, icra dairesi veya idari dosyadaki usulsüz tebligatta farklı bir öğrenme tarihi sistemi yoktur. Asıl başvurunun süresi ve mercii ise dosyanın hukuk, ceza, icra veya idari yargı niteliğine göre değişir.

Mersin’de yapılan tebligat başka şehirdeki muhataba yönelmişse de aynı kanun uygulanır. Tebligatın PTT şubesi veya muhtarlığı farklı ilde olabilir; usul kontrolü 7201 sayılı Kanuna göre yapılır.

İlgili Rehberler

Sık Sorulan Sorular

1. Usulsüz tebligat tamamen geçersiz mi?

TK m.32’ye göre muhatap tebliği öğrenmişse tebligat geçerli hale gelir.

2. Tebliğ tarihi hangi gün kabul edilir?

Usulsüz tebligatta muhatabın beyan ettiği öğrenme tarihi tebliğ tarihi sayılır.

3. Öğrenme tarihini mahkeme mi belirler?

Kanun muhatabın beyan ettiği tarihi esas alır; dosyadaki açık karşı deliller beyanın doğruluğunun değerlendirilmesinde dikkate alınabilir.

4. “MERNİS adresinde yaşamıyordum” demek usulsüzlük için yeterli mi?

Hayır. TK m.21/2 hiç oturmama veya sürekli ayrılma halinde de usulüne uygun tebligata izin verir.

5. Kapıya ihbarname yapıştırılmamışsa ne olur?

TK m.21 tebligatında zorunlu unsur eksikliği usulsüzlük iddiası doğurabilir.

6. Avukatım varken bana tebligat yapıldıysa ne olur?

İş vekile tebliğ edilmesi gereken nitelikteyse TK m.11 ihlali ve m.32 öğrenme tarihi değerlendirilir.

7. Usulsüz tebligatı öğrenince başvuru için bekleyebilir miyim?

Hayır. Öğrenme tarihi tebliğ tarihi olduğundan ilgili dava/itiraz süresi bu tarihe göre işlemeye başlar.

8. Tebligatın sadece PTT barkoduna bakmak yeterli mi?

Hayır. Tebliğ mazbatası ve hangi kanuni yöntemin uygulandığı incelenmelidir.

9. İcra dosyasında usulsüz tebligat nereye ileri sürülür?

Takibin türüne göre İİK’daki yetkili icra mercii/mahkemesi ve süre belirlenir; tek tip başvuru yoktur.

10. Mersin’de öğrenme tarihi farklı mı?

Hayır. TK m.32 Türkiye genelinde aynıdır.

Öğrenme Tarihi Nasıl İspatlanır ve Süre Nasıl Hesaplanır?

Tebligat Kanunu m.32, usulüne aykırı yapılmış tebliğin muhatabın tebliği öğrendiğini beyan ettiği tarihte geçerli sayılmasını düzenler. Bu hüküm, usulsüz işlemi hiç yapılmamış saymak yerine öğrenme tarihi üzerinden sonuç doğuran özel bir kuraldır. Ancak muhatabın öğrenme tarihi konusunda ileri sürdüğü tarih ile dosyadaki açık kayıtlar arasında uyuşmazlık bulunursa, mahkeme veya ilgili merci öğrenmenin ne zaman gerçekleştiğini dosya kapsamına göre değerlendirir.

Usulsüz tebligat iddiasında yalnız zarf üzerindeki eksiklik değil, bu eksikliğin hangi tebliğ kuralına aykırı olduğu da gösterilmelidir. Tebliğin yanlış kişiye yapılması, 21. madde koşullarının oluşmaması, ihbarname işleminin eksikliği veya adres sırasının yanlış uygulanması farklı hukuki sorunlardır. Öğrenme tarihinden sonra yapılacak itiraz, istinaf veya başka bir başvuruda da ilgili usul kanununun kendi süresi ayrıca uygulanır.

Dosya hazırlanırken tebligat mazbatası, UYAP tebliğ kaydı, muhatabın dosyadan ilk kez haberdar olduğunu gösteren başvuru veya işlem tarihi ve sonradan yapılan usul işlemleri birlikte sunulmalıdır. Böylece m.32’nin uygulandığı tarih soyut beyana değil denetlenebilir kayıt zincirine bağlanır.

Hukukçu İncelemesi ve E-E-A-T

Rehber TK m.32’nin “öğrenmeyle geçerlilik” ve “muhatabın beyan ettiği tarih” hükümleri merkez alınarak hazırlanmıştır. Usulsüz tebligat ile hiç tebligat yapılmaması, 21/1 ile 21/2 ve vekil tebligatı hataları birbirinden ayrılmıştır; doğrulanmamış karar numarası kullanılmamıştır.

Yazar

Av. Halil Bakırcı – Mersin Barosu, Sicil No: 3472
Bakırcı & Keskin Hukuk Bürosu

İstanbul Ofisi – Polaris Plaza, Maslak / Sarıyer

Bakırcı & Keskin Hukuk Bürosu

Maslak Ahi Evran Caddesi, Polaris Plaza No:21, Kat:9, 34475 Sarıyer/İstanbul

İstanbul ve Mersin’deki fiziksel ofislerimizden Türkiye genelindeki dosyalar, görev ve yetki kuralları ile gerekli yerel işlemler dikkate alınarak koordine edilir. Yüz yüze görüşme için randevu sırasında tercih ettiğiniz ofisi belirtiniz.

İstanbul ofisini Google Haritalar’da açın · İletişim ve randevu

Hukuki konu hakkında iletişim

İlk iletişimde konuyu, bulunduğunuz ülke veya ili ve varsa tebliğ ya da son işlem tarihini kısaca belirtebilirsiniz. T.C. kimlik numarası, sağlık verisi veya kişisel belge göndermeyiniz. Mesajlaşma tek başına hukuki görüş veya avukatlık ilişkisi oluşturmaz.

Telefonla Araİletişim Bilgileri

Bakırcı & Keskin Hukuk Bürosu sitesinden daha fazla şey keşfedin

Son gönderilerin e-postanıza gönderilmesi için abone olun.

tarafından hazırlanmış, Av. Emirhan Keskin tarafından incelenmiştir.

Yazar Bilgisi

, Mersin Barosu 3472 sicil numarasına kayıtlıdır. Bakırcı & Keskin Hukuk Bürosu bünyesinde ceza, aile, iş, gayrimenkul ve ticaret hukuku alanlarında hukuki danışmanlık ve dava takibi sunmaktadır.

İnceleyen: Av. Emirhan Keskin · Mersin Barosu Sicil No: 5507

    İSTANBUL · MERSİN · ÇEVRİM İÇİ

    Hukuki görüşme talebi

    Konunuzu kısaca paylaşın. Görüşme için tercih ettiğiniz ofisi veya çevrim içi seçeneğini belirtebilirsiniz.

    * İşaretli alanlar zorunludur.




    Mesaj uzunluğu0 / 1000

    Kalan karakter: 1000Boşluklar dahildir.Sınıra yaklaşıyorsunuz.1.000 karakter sınırına ulaştınız.

    Kimlik numarası, banka bilgisi veya hassas belge paylaşmayın. KVKK Aydınlatma Metni

    İlk iletişim tek başına avukatlık ilişkisi kurmaz ve yasal süreleri durdurmaz. Acil süreli konularda telefonla ulaşın.

    Bu Yazıyla İlgili Soru Sor

    Gerçek sorular yönetici incelemesinden sonra anonim olarak yayımlanabilir. İsim, telefon, kimlik numarası, dosya numarası veya özel bilgi paylaşmayın. Bu alan hukuki danışmanlık değildir.

    Gizlilik ve KVKK bilgilendirmesi

    Telefon WhatsApp