B&KBakırcı & KeskinHUKUK BÜROSU
TR
TürkçeEnglishDeutschРусскийالعربية中文
Menü

Yabani Zeytinlik Tahsisi Nasıl Yapılır? 25 Dönüm Sınırı ve Başvuru | 3573 m.3 (2026)

Kısa ve net cevap: 3573 sayılı Zeytinciliğin Islahı ve Yabanilerinin Aşılattırılması Hakkında Kanun’un 3. maddesine göre, Kanun kapsamında tespit edilen sahalar Tarım ve Orman Bakanlığınca mahallî şartlar gözetilerek en az 25 dönümlük parseller hâlinde ayrılır ve ilan edilir. Yabani zeytin, antepfıstığı, harnup/keçiboynuzu, menengiç, buttum, yabani sakız veya Filistin sakızı gibi türleri aşılayıp yetiştirmek ya da elverişli makilik ve fundalıkları temizleyerek zeytin dikim sahası oluşturmak isteyen kişiler, mahallin en büyük mülkî amirine dilekçeyle başvurur. Bakanlıkça seçilen kişilerin yükümlülükleri kabul ettiğini gösteren taahhütname vermesi gerekir. Bu hüküm, özel mülkiyetteki sıradan bir zeytinlik satışını değil; Kanun kapsamında belirlenmiş sahaların ıslah ve üretime kazandırılmasına ilişkin özel tahsis/yararlanma düzenini konu alır.

3573 sayılı Kanun kapsamında zeytinlik ve tarımsal arazi niteliğini temsil eden zeytinlikler
3573 sayılı Kanun’daki tahsis ve ıslah hükümlerinde saha tespiti, parsel büyüklüğü ve başvuru usulü birlikte değerlendirilir.

3573 Sayılı Kanun m.3 Neyi Düzenler?

3573 sayılı Kanun yalnız mevcut zeytin ağaçlarının kesilmesi veya zeytinlik yakınında tesis kurulması gibi koruma hükümlerinden ibaret değildir. Kanunun tarihsel ve güncel sisteminde bir diğer amaç, yabani nitelikte bulunan ve tarımsal üretime kazandırılması hedeflenen alanların ıslah edilmesidir. Kanunun 3. maddesi bu amacın ilk uygulama aşamasını düzenler.

Maddeye göre, önce Kanun kapsamındaki sahalar belirlenir. Ardından Bakanlık bu sahaları mahallî koşullara göre parseller hâline ayırır. Kanunda bu parseller bakımından açık bir alt sınır vardır: 25 dönümden küçük parsel oluşturulamaz. Daha sonra ilgili sahalar ilan edilir ve Kanunda sayılan yabani türleri aşılamak, yetiştirmek veya uygun makilik/fundalık alanı temizleyerek zeytin dikim sahası oluşturmak isteyen kişiler başvurabilir.

Bu sistemin hukuki niteliğini doğru anlamak önemlidir. Madde 3, herhangi bir kişinin istediği Hazine arazisini seçip “25 dönüm zeytinlik istiyorum” demesiyle doğrudan mülkiyet kazanmasını düzenlemez. Önce Kanun kapsamında yetkili idarece saha tespiti yapılmalı, parselasyon ve ilan süreci tamamlanmalı, ardından başvuranlar arasından Kanuni ve idari ölçütlere göre seçim yapılmalıdır.

Başvuru hakkı ile taşınmaz üzerinde nihai ayni hak kazanılması aynı aşama değildir. Madde 3 başvuru, seçilme ve taahhüt mekanizmasının temelini oluşturur; sonraki maddelerde tahsis, ıslah, üretken hâle getirme ve belirli koşullar altında hak kazanımına ilişkin tamamlayıcı hükümler bulunur. Bu nedenle bir dosyada yalnız m.3 okunarak tapu devri sonucu çıkarılamaz.

25 Dönüm Alt Sınırı Ne Anlama Gelir?

3573 m.3’teki “en az 25 dönüm” ölçüsü, Bakanlığın Kanun kapsamında belirlenen sahaları parseller hâlinde ayırırken uyması gereken kanuni alt sınırdır. Hüküm, başvurucunun mevcut özel mülkiyetindeki her zeytinliğin en az 25 dönüm olması gerektiği anlamına gelmez. Özel mülkiyetteki tarım arazilerinin bölünmesi, devri ve asgari büyüklüğü ayrıca 5403 sayılı Toprak Koruma ve Arazi Kullanımı Kanunu ve ilgili mevzuata tabidir.

Bu ayrım SEO bakımından da hukuken de kritiktir: “zeytinlik en az kaç dönüm olur?” sorusu tek başına 3573 m.3 ile cevaplanamaz. Madde 3’teki 25 dönüm, Kanunun ıslah ve dağıtım/tahsis mekanizmasına konu sahaların Bakanlıkça parsel hâline getirilmesindeki alt sınırdır. Tapulu bir zeytinlik parselinin satış, ifraz veya miras işlemlerinde başka kanunların şartları uygulanır.

Örneğin Kanun kapsamında belirlenmiş 200 dönümlük bir saha, idarece mahallî şartlara göre farklı büyüklüklerde parsellere ayrılabilir; fakat m.3 gereği oluşturulan parseller 25 dönümün altında bırakılamaz. “Mahallî şartlar” ifadesi ise idareye kanunsuz sınırsız takdir yetkisi vermez. Topografya, tarımsal uygunluk, ulaşım, su imkânı, mevcut yabani bitki varlığı ve projenin uygulanabilirliği gibi teknik unsurlar kayıt altına alınmalıdır.

Parsel büyüklüğüne ilişkin işlem bir idari işlem niteliği taşıdığından, yetki, şekil, sebep, konu ve maksat yönlerinden hukuka uygun olmak zorundadır. İdare, Kanunun açık 25 dönüm alt sınırını yönetmelik, iç genelge veya bireysel işlemle bertaraf edemez.

3573 m.3 Kapsamında Kimler Başvurabilir?

Maddenin lafzı, Kanunda sayılan yabani türleri aşılamak veya uygun alanları temizleyerek zeytin dikim sahası oluşturmak isteyen kişilerin başvurusunu öngörür. Başvurunun amacı üretimdir. Bu nedenle sistem taşınmaz edinimini yatırım amaçlı pasif bekletme aracı olarak değil, ıslah ve tarımsal üretim mekanizması olarak kurar.

Maddede anılan başlıca faaliyetler şunlardır:

  • Yabani zeytinlerin aşılanması ve kültüre alınması,
  • Menengiç, buttum ve benzeri yabani türlerin uygun şekilde aşılanması veya yetiştirilmesi,
  • Keçiboynuzu/harnup ve sakız türlerinin ıslah edilmesi,
  • Kültüre elverişli nitelikteki makilik ve fundalık alanların mevzuata uygun şekilde temizlenmesi,
  • Zeytin dikim sahası oluşturulması ve üretime kazandırılması.

Başvurucunun sırf “çiftçi” sıfatını taşıması tek başına seçilme garantisi vermez. Kanunun devamındaki dağıtım hükümleri, hangi kişilere öncelik tanınacağını ve ne büyüklükte alan verilebileceğini ayrıca düzenler. Özellikle 3573 m.8’de topraksız, yakın köylü ve küçük çiftçilere ilişkin öncelik hükümleri bulunduğundan, m.3 başvurusu m.8’den kopuk yorumlanmamalıdır.

Tüzel kişilerin durumu, başvurulan alanın statüsü ve ilgili özel düzenlemeler de ayrıca incelenir. Tarım ve Orman Bakanlığının uygulama mevzuatı, başvuru belgeleri, teknik proje ve taahhüt şartlarını somutlaştırabilir. İdarenin güncel duyurusu ve il/ilçe tarım birimlerinin uygulaması işlem tarihinde kontrol edilmelidir.

Başvuru Nereye ve Nasıl Yapılır?

Kanun m.3, başvurunun mahallin en büyük mülkî amirine dilekçeyle yapılmasını öngörür. İl düzeyinde bu makam vali, ilçe düzeyinde kaymakamdır. Günümüzde işlem fiilen ilgili kamu birimleri üzerinden yürütülse de dilekçenin doğru makama yöneltilmesi gerekir.

Başvuru dilekçesinde yalnız “zeytinlik tahsisi istiyorum” yazılması yeterli bir hukuki dosya oluşturmaz. Başvuruya konu sahanın ilan bilgisi, parsel veya mevki, amaçlanan ıslah faaliyeti, başvurucunun kimlik veya tüzel kişilik bilgileri, tarımsal faaliyet durumu ve idarece istenen diğer belgeler açık şekilde sunulmalıdır.

Başvuru bakımından temel belge düzeni şu şekilde kurulabilir:

  • Başvuru dilekçesi,
  • İlan edilen saha ve parseli gösteren kayıt,
  • Kimlik ve adres bilgileri; tüzel kişide yetki belgeleri,
  • Çiftçilik veya tarımsal faaliyeti gösteren mevcut kayıtlar,
  • Islah ve üretim amacını açıklayan bilgi ve belgeler,
  • İdarece istenen mali/teknik yeterlilik belgeleri,
  • Seçilme hâlinde Kanunun aradığı taahhütname.

Başvuru tarihinin ilan süresine uygun olması da önemlidir. Süreli bir ilan varsa, başvurunun süresinde yapıldığı evrak kayıt numarasıyla ispatlanmalıdır. Elektronik veya fizikî başvuru yönteminin hangisinin kabul edildiği güncel idari duyurudan kontrol edilir.

Taahhütname Neden Gerekir?

3573 m.3, seçilen kişilerin Kanun çerçevesinde kendilerine yüklenen ödevleri kabul ettiklerini gösteren taahhütname vermesini öngörür. Bu belge şekli bir evrak değil; başvurucunun araziyi Kanunun amacı doğrultusunda ıslah edeceğini, bakım ve üretim yükümlülüklerini üstlendiğini gösteren temel idari belgedir.

Taahhütname ile Kanunda ve uygulama mevzuatında öngörülen süreler, bakım şartları, aşılama/dikim yükümlülükleri ve denetim sonuçları arasında doğrudan bağ kurulur. Başvurucunun yükümlülükleri yerine getirmemesi, sonraki tahsis veya hak kazanımı aşamasını etkileyebilir. Bu nedenle taahhütname imzalanmadan önce kapsamı okunmalı; parsel, süre, yapılacak iş ve denetim kriterleri belirsiz bırakılmamalıdır.

İdarenin matbu taahhütnamesi kanuna aykırı ek yükümlülük getiremez. Bununla birlikte Kanunun uygulanmasını somutlaştıran teknik koşullar, ilgili yönetmelik ve ilan şartlarına uygun olduğu ölçüde taahhütnameye yansıtılabilir. Uyuşmazlık hâlinde taahhütnamenin metni, ilan, tahsis kararı ve denetim tutanakları birlikte değerlendirilir.

3573 m.3 Başvurusu Tapu Devri Anlamına Gelir mi?

Hayır. Madde 3 başvurunun ve seçimin ilk aşamasını düzenler. Başvuru yapılması, başvurunun kabul edilmesi veya kişinin seçilmesi tek başına tapu mülkiyetinin başvurucuya geçtiği anlamına gelmez. Tapu devri veya mülkiyet kazanımı için Kanunun devamındaki şartların ve ilgili idari/tapu işlemlerinin gerçekleşmesi gerekir.

Uygulamada “tahsis”, “kullanım”, “tevzi”, “temlik” ve “tapu devri” kavramları birbirine karıştırılmamalıdır. Tahsis, belirli bir kamu amacına veya kişiye kullanım/yararlanma yönünden bir alan ayrılmasını ifade edebilir; temlik ise mülkiyetin devri sonucunu doğuran işlem olabilir. Hangi işlem yapıldığı, resmi karar ve tapu kaydından anlaşılır.

Bu nedenle bir vatandaşın elindeki eski “zeytinlik tevzi belgesi” veya “tahsis kararı” doğrudan tapu senedi gibi yorumlanmamalıdır. Belgenin hangi maddeye dayandığı, yükümlülüklerin tamamlanıp tamamlanmadığı, hak düşürücü veya geri alma koşullarının bulunup bulunmadığı ve tapu siciline hangi işlemin işlendiği ayrı ayrı araştırılır.

Tapu ve zeytinlik statüsünün başka boyutları için zeytin ağacı kesme ve sökme izni rehberi ile zeytinlikte yüzde 10 yapılaşma sınırı rehberi incelenebilir. Bu iki konu m.3 tahsis sisteminden farklı hukuki meselelerdir.

Uygulamada Hangi Kayıtlar İncelenmelidir?

3573 m.3 dosyasının doğru kurulması için alanın yalnız bugünkü fotoğrafına bakılması yeterli değildir. Hukuki ve teknik kayıtlar kronolojik biçimde toplanmalıdır.

  1. Kanun kapsamında saha tespiti yapılıp yapılmadığı,
  2. Parselasyon ve ilan belgesi,
  3. Parselin yüzölçümü ve 25 dönüm alt sınırına uygunluğu,
  4. Başvuru dilekçesi ve evrak kayıt tarihi,
  5. Başvuranlar arasında yapılan seçim veya değerlendirme kararı,
  6. Taahhütname ve ekleri,
  7. Yer teslimi veya tahsis tutanağı,
  8. Islah, aşılama, dikim ve bakım denetim tutanakları,
  9. Varsa sonraki tahsis/temlik/tapu işlemleri,
  10. Güncel tapu, kadastro ve tarımsal kayıtlar.

Eski tarihli dosyalarda kurum isimleri ve idari teşkilat değişmiş olabilir. Belgenin eski bir bakanlık veya müdürlük adına düzenlenmiş olması tek başına geçersiz olduğu anlamına gelmez. İşlem tarihindeki yetkili makam ile bugünkü arşiv birimi arasındaki kurumsal devamlılık araştırılır.

Aynı şekilde eski ölçü birimleri veya mevki adları bugünkü ada-parsel bilgileriyle birebir örtüşmeyebilir. Kadastro yenilemesi, toplulaştırma, ifraz, tevhit veya idari sınır değişikliği varsa eski ve yeni kayıtlar teknik harita üzerinden eşleştirilmelidir.

Başvurunun Reddi veya Tahsis İşlemindeki Uyuşmazlıkta Ne Yapılır?

3573 sayılı Kanun kapsamında yetkili idarece tesis edilen bireysel işlemler idari işlem niteliğindedir. Başvurunun reddi, seçimin hukuka aykırı yapıldığı iddiası, tahsisin geri alınması veya Kanuna aykırı değerlendirme gibi durumlarda önce işlemin yazılı metni ve tebliğ tarihi belirlenmelidir.

2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu m.7 uyarınca özel bir süre öngörülmeyen idari davalarda genel dava açma süresi Danıştay ve idare mahkemelerinde altmış gündür. Ancak somut işlemde özel süre veya zorunlu başvuru yolu bulunup bulunmadığı mutlaka ayrıca kontrol edilir. Süre hesabı, işlemin tebliğ/ilan/öğrenme biçimine ve başvurunun niteliğine göre yapılır.

İptal davasında yalnız “bana arazi verilmedi” iddiası yeterli değildir. İşlemin hangi yönüyle kanuna aykırı olduğu somutlaştırılmalıdır. Örneğin ilan şartlarına uyan başvurunun dikkate alınmaması, 25 dönüm alt sınırına aykırı parsel oluşturulması, kanuni öncelik ölçütlerinin göz ardı edilmesi veya eşit durumdaki başvurucular arasında objektif olmayan ayrım yapılması ayrı hukuka aykırılık iddialarıdır.

Dava açılması işlemin yürütmesini kendiliğinden durdurmaz. İYUK m.27’deki şartlar varsa yürütmenin durdurulması ayrıca istenir. İdari işlemin uygulanması telafisi güç veya imkânsız zarar doğuracak ve işlem açıkça hukuka aykırı olacak nitelikteyse bu iki koşul birlikte değerlendirilir.

3573 m.3 ile 3573 m.8 Arasındaki Fark Nedir?

Madde 3 temel olarak saha tespiti sonrasında parsellerin oluşturulması, ilan, başvuru ve seçilen kişinin taahhütname vermesi aşamasını düzenler. Madde 8 ise Devletin hüküm ve tasarrufu altındaki yabani zeytinlik benzeri sahaların dağıtımında miktar ve öncelik kurallarına ilişkin özel hükümler içerir.

Bu nedenle iki madde birbirini tamamlar fakat aynı konu değildir. Bir başvurucu m.3 kapsamında usulüne uygun dilekçe vermiş olsa da m.8’deki azami alan ve öncelik düzeni dikkate alınmadan nihai dağıtım yapılamaz. Aynı şekilde m.8’de belirli bir kişiye öncelik verilmesi, m.3’teki ilan ve başvuru usulünü gereksiz hâle getirmez.

Bu ayrım hakkında ayrı bir içerik olarak hazırlanacak “3573 m.8 – yabani zeytinlik dağıtımında 20 hektar sınırı” rehberi, m.3 yazısıyla kanibalizasyon yaratmadan miktar ve öncelik sorununa odaklanacaktır.

Mersin Açısından 3573 m.3 Neden Önemlidir?

Mersin’in Erdemli, Silifke, Mut, Gülnar, Tarsus ve kırsal diğer bölgelerinde zeytin tarımı ile tarımsal arazi uyuşmazlıkları pratik öneme sahiptir. Eski tahsis, tevzi veya ıslah belgelerinin bugünkü tapu kayıtlarıyla uyuşmaması; kadastro geçişleri; miras yoluyla intikal; tarım arazisi bölünmesi ve zeytinlik koruma hükümleri aynı dosyada kesişebilir.

Bu tür dosyalarda ilk işlem, belgenin tarihini ve dayandığı kanun maddesini tespit etmektir. 3573 m.3’e dayalı eski bir başvuru/tahsis süreci ile özel mülkiyetteki sıradan zeytinliğin imar veya satış uyuşmazlığı aynı hukuki çerçevede çözülemez.

Zeytinlik yakınında tesis kurulmasına ilişkin koruma için zeytinlikte 3 kilometre fabrika yasağı rehberi; zeytinliğe hayvan sokma kuralı için 3573 m.14 hayvan sokma yasağı rehberi; taşınmaz uyuşmazlıklarının genel çerçevesi için Mersin gayrimenkul hukuku rehberi incelenebilir.

Hukuki Dayanak ve Resmî Kaynaklar

KaynakKonu
3573 m.3En az 25 dönümlük parseller, ilan, dilekçeyle başvuru ve taahhütname
3573 m.8Dağıtım miktarı ve öncelik düzeni
2577 m.7İdari davalarda genel süre kuralı
2577 m.27Yürütmenin durdurulması şartları

Sık Sorulan Sorular

1. 3573 m.3’e göre zeytinlik parseli en az kaç dönüm olur?

Madde 3 kapsamındaki saha parselasyonunda alt sınır 25 dönümdür. Bu kural özel mülkiyetteki her zeytinlik parseli için genel asgari büyüklük kuralı değildir.

2. Herkes 25 dönüm Hazine zeytinliği talep edebilir mi?

Hayır. Önce Kanun kapsamında saha tespiti, parselasyon ve ilan yapılması gerekir. Başvuru, ilan edilen saha ve Kanuni amaç kapsamında değerlendirilir.

3. Başvuru nereye yapılır?

Kanuna göre mahallin en büyük mülkî amirine dilekçeyle başvurulur. Güncel idari işlem kanalı il/ilçe düzeyindeki yetkili birimlerden teyit edilmelidir.

4. Başvuruyla tapu hemen geçer mi?

Hayır. Madde 3 başvuru ve seçilme sürecini düzenler. Mülkiyet veya temlik için sonraki Kanuni ve idari aşamalar tamamlanmalıdır.

5. Taahhütname zorunlu mudur?

Kanun seçilen kişilerin taahhütname vermesini öngörür. Bu belge, ıslah ve bakım yükümlülüklerinin kabul edildiğini gösterir.

6. 25 dönümden küçük parsel oluşturulabilir mi?

3573 m.3 kapsamında Bakanlığın oluşturacağı parseller 25 dönümden küçük olamaz.

7. Özel tapulu 10 dönüm zeytinlik geçersiz midir?

Hayır. m.3’teki 25 dönüm kuralı Kanun kapsamındaki özel tahsis/ıslah parselasyonuna ilişkindir; özel tapulu arazinin geçerliliğini ortadan kaldırmaz.

8. Başvuru reddedilirse dava açılabilir mi?

Kesin ve yürütülmesi zorunlu idari işlemin hukuka aykırı olduğu iddiasıyla idari yargı yolu gündeme gelir. Süre ve başvuru şartları somut işleme göre kontrol edilmelidir.

9. Eski tahsis belgesi tapu yerine geçer mi?

Belgenin niteliği incelenmeden tapu yerine geçtiği kabul edilemez. Tahsis, tevzi, temlik ve tapu tescili farklı işlemlerdir.

10. Miras kalan eski zeytinlik tahsis dosyasında ne yapılır?

Önce murisin başvuru/tahsis belgeleri, yükümlülüklerin tamamlanıp tamamlanmadığı ve güncel tapu-kadastro kaydı karşılaştırılır. Mirasın intikali bundan sonra hukuki statüye göre değerlendirilir.

Mersin’den Türkiye Genelinde Zeytinlik ve Tarım Arazisi Dosyalarının Takibi

Bakırcı & Keskin Hukuk Bürosunun fiziksel ofisi Mersin’dedir. Türkiye genelindeki zeytinlik, tarım arazisi, tahsis, tapu ve idari işlem uyuşmazlıkları; taşınmazın bulunduğu yer, yetkili idare ve görevli mahkeme kuralları korunarak Mersin’den dosya bazında koordine edilebilir.

Yazar ve editoryal kontrol

Avukat Halil BAKIRCI – Mersin Barosu Sicil No: 3472. Bakırcı & Keskin Hukuk Bürosu.

Metin 23 Eylül 2026 itibarıyla 3573 sayılı Kanun’un güncel m.3 hükmü esas alınarak hazırlanmıştır. İlan, tahsis ve uygulama dosyasında işlem tarihindeki güncel Bakanlık düzenlemeleri ayrıca kontrol edilmelidir.

İnceleyen: Av. Emirhan Keskin – Mersin Barosu Sicil No: 5507.

Hukuki konu hakkında iletişim

İlk iletişimde konuyu, bulunduğunuz ülke veya ili ve varsa tebliğ ya da son işlem tarihini kısaca belirtebilirsiniz. T.C. kimlik numarası, sağlık verisi veya kişisel belge göndermeyiniz. Mesajlaşma tek başına hukuki görüş veya avukatlık ilişkisi oluşturmaz.

Telefonla Araİletişim Bilgileri

tarafından hazırlanmış, Av. Emirhan Keskin tarafından incelenmiştir.

Yazar Bilgisi

, Mersin Barosu 3472 sicil numarasına kayıtlıdır. Bakırcı & Keskin Hukuk Bürosu bünyesinde ceza, aile, iş, gayrimenkul ve ticaret hukuku alanlarında hukuki danışmanlık ve dava takibi sunmaktadır.

İnceleyen: Av. Emirhan Keskin · Mersin Barosu Sicil No: 5507

Telefon WhatsApp