B&KBakırcı & KeskinHUKUK BÜROSU
TR
TürkçeEnglishDeutschРусскийالعربية中文
Menü

Yük Navlun Borcu Yerine Bırakılabilir mi? TTK m.1198 | 2026

Kısa ve net cevap: Hayır. TTK m.1198’e göre eşya hasarlı, değer kaybetmiş veya bozulmuş olsa bile taşıyan, navlun alacağı yerine eşyanın kendisine bırakılmasını kabul etmeye zorlanamaz. Borçlu yükü tek taraflı olarak taşıyana terk ederek navlun borcundan kurtulamaz. Zıya veya doğal bozulma nedeniyle navlun hakkının devam edip etmediği ise TTK m.1199’a göre ayrıca belirlenir.

TTK 1198 yükün navlun borcu yerine bırakılması

Yükün ekonomik değeri bazı durumlarda navlun ve diğer masrafların altına düşebilir. Borçlu ‘malı bırakıp borcu kapatma’ yolunu tercih etmek isteyebilir. M.1198 bu seçeneği kanuni tek taraflı ifa biçimi olarak kabul etmez. Taşıyanın rızasıyla yapılan sulh veya mahsup anlaşması farklı bir hukuki işlemdir.

Bu yazı genel navlun sözleşmesi rehberini tekrar etmez; yalnız TTK m.1198 hükmünün özel uygulama alanını inceler. Amaç, genel anahtar kelimeyi ikinci kez hedeflemek değil; maddeye özgü long-tail arama niyetini sözleşme, delil, hesap ve tahsil boyutlarıyla tamamlamaktır.

M.1198’in kesin yasağı nedir?

M.1198 taşıyanın navlun yerine eşyayı kabul etmeye zorlanamayacağını açıkça düzenler. Borçlu tek taraflı ‘yük sende kalsın, borç kapanmış sayılsın’ sonucu yaratamaz. Navlun para alacağı niteliğini diğer özel hükümler saklı kalmak üzere sürdürür.

TTK m.1198 bakımından bu başlıkta ilk yapılacak işlem, kanuni şartın somut olayda gerçekleşip gerçekleşmediğini tespit etmektir. Sözleşmede aynı konuya ilişkin özel kayıt varsa onun kapsamı ayrıca okunur; ancak sözleşme metni, kanunun düzenlediği hukuki soruyla aynı şeymiş gibi kabul edilmez. Taraf sıfatları ve işlemin taşımanın hangi aşamasında gerçekleştiği sonuç üzerinde doğrudan etkili olabilir.

İspat bakımından sözleşme, fixture recap, booking teyidi ve konişmento birlikte değerlendirilmelidir. Belgeler arasında uyumsuzluk varsa tarih, düzenleyen kişi, kabul veya itiraz kaydı, ölçüm ya da hesap yöntemi ve belgenin hangi amaçla oluşturulduğu açıklanmalıdır. Talep edilen her para kalemi veya ileri sürülen her savunma, ayrı bir dayanak belgeye bağlanmalıdır.

Talep yönünden: “M.1198’in kesin yasağı nedir?” başlığında alacak ileri sürülüyorsa ana para, doğum sebebi, muacceliyet ve varsa ek talepler ayrı satırlarda gösterilmelidir. TTK m.1198 tek başına başka bir faiz, tazminat veya masraf kalemini otomatik doğurmaz. Bu nedenle talep dilekçesi ya da icra hesabı, kanuni sonuç ile sözleşmesel ek kalemleri birbirine karıştırmadan kurulmalıdır.

Hasarlı eşya sonucu değiştirir mi?

Eşyanın hasarlı olması kuralı değiştirmez. Hasar tazminatı ile navlun alacağı farklı hukuki kalemlerdir. Taşıyanın hasardan sorumlu olup olmadığı TTK m.1178 ve devamındaki şartlara göre ayrıca belirlenir.

TTK m.1198 bakımından bu başlıkta ilk yapılacak işlem, kanuni şartın somut olayda gerçekleşip gerçekleşmediğini tespit etmektir. Sözleşmede aynı konuya ilişkin özel kayıt varsa onun kapsamı ayrıca okunur; ancak sözleşme metni, kanunun düzenlediği hukuki soruyla aynı şeymiş gibi kabul edilmez. Taraf sıfatları ve işlemin taşımanın hangi aşamasında gerçekleştiği sonuç üzerinde doğrudan etkili olabilir.

İspat bakımından statement of facts, terminal kayıtları ve boşaltma zaman çizelgesi birlikte değerlendirilmelidir. Belgeler arasında uyumsuzluk varsa tarih, düzenleyen kişi, kabul veya itiraz kaydı, ölçüm ya da hesap yöntemi ve belgenin hangi amaçla oluşturulduğu açıklanmalıdır. Talep edilen her para kalemi veya ileri sürülen her savunma, ayrı bir dayanak belgeye bağlanmalıdır.

Savunma yönünden: “Hasarlı eşya sonucu değiştirir mi?” konusunda itiraz yapılacaksa yalnız sonuca değil, kanuni şartlardan hangisinin gerçekleşmediğine işaret edilmelidir. Belge tarihi, yetkili kişi, taşıma aşaması ve sözleşme kaydı somutlaştırılmalıdır. Soyut “borç yoktur” veya “masraf bize ait değildir” itirazı yerine TTK m.1198 ile bağlantılı maddi vakıa açıkça gösterilmelidir.

Bozulmuş eşya sonucu değiştirir mi?

Bozulma ve değer kaybı da navlun yerine terk hakkı doğurmaz. Özellikle çabuk bozulabilir yükte ekonomik riskin taşıyana tek taraflı geçirilmesini m.1198 engeller. Malın düşük değeri borçlunun ifa biçimini tek başına değiştirmez.

TTK m.1198 bakımından bu başlıkta ilk yapılacak işlem, kanuni şartın somut olayda gerçekleşip gerçekleşmediğini tespit etmektir. Sözleşmede aynı konuya ilişkin özel kayıt varsa onun kapsamı ayrıca okunur; ancak sözleşme metni, kanunun düzenlediği hukuki soruyla aynı şeymiş gibi kabul edilmez. Taraf sıfatları ve işlemin taşımanın hangi aşamasında gerçekleştiği sonuç üzerinde doğrudan etkili olabilir.

İspat bakımından teslim talebi, delivery order ve taşıma senedi ibrazı birlikte değerlendirilmelidir. Belgeler arasında uyumsuzluk varsa tarih, düzenleyen kişi, kabul veya itiraz kaydı, ölçüm ya da hesap yöntemi ve belgenin hangi amaçla oluşturulduğu açıklanmalıdır. Talep edilen her para kalemi veya ileri sürülen her savunma, ayrı bir dayanak belgeye bağlanmalıdır.

Hesap ve operasyon yönünden: “Bozulmuş eşya sonucu değiştirir mi?” başlığı için liman operasyonundaki fiilî kayıt ile hukuki hesap aynı tabloda gösterilmelidir. Bir operasyon kaydının mevcut olması, o kalemin mutlaka karşı tarafa yüklenebileceği anlamına gelmez. Önce TTK m.1198 ve sözleşme uyarınca borçlu belirlenmeli, sonra miktar hesabı yapılmalıdır.

Tek taraflı terk navlun borcunu sona erdirir mi?

Fiilî olarak yükün limanda bırakılması ile navlun borcunun hukuken ifa edilmesi aynı değildir. Depolama, teslim, hapis hakkı ve gönderilenin yükümlülükleri ayrı sonuçlar doğurabilir. Terk beyanı tek başına ibra veya ödeme değildir.

TTK m.1198 bakımından bu başlıkta ilk yapılacak işlem, kanuni şartın somut olayda gerçekleşip gerçekleşmediğini tespit etmektir. Sözleşmede aynı konuya ilişkin özel kayıt varsa onun kapsamı ayrıca okunur; ancak sözleşme metni, kanunun düzenlediği hukuki soruyla aynı şeymiş gibi kabul edilmez. Taraf sıfatları ve işlemin taşımanın hangi aşamasında gerçekleştiği sonuç üzerinde doğrudan etkili olabilir.

İspat bakımından fatura, dekont, cari hesap ve tahsilat kayıtları birlikte değerlendirilmelidir. Belgeler arasında uyumsuzluk varsa tarih, düzenleyen kişi, kabul veya itiraz kaydı, ölçüm ya da hesap yöntemi ve belgenin hangi amaçla oluşturulduğu açıklanmalıdır. Talep edilen her para kalemi veya ileri sürülen her savunma, ayrı bir dayanak belgeye bağlanmalıdır.

Talep yönünden: “Tek taraflı terk navlun borcunu sona erdirir mi?” başlığında alacak ileri sürülüyorsa ana para, doğum sebebi, muacceliyet ve varsa ek talepler ayrı satırlarda gösterilmelidir. TTK m.1198 tek başına başka bir faiz, tazminat veya masraf kalemini otomatik doğurmaz. Bu nedenle talep dilekçesi ya da icra hesabı, kanuni sonuç ile sözleşmesel ek kalemleri birbirine karıştırmadan kurulmalıdır.

Taşıyan rızasıyla yükü alacağa mahsup kabul edebilir mi?

Maddenin ifadesi taşıyanın zorlanamayacağını söyler. Taraflar sonradan açık bir sulh anlaşmasıyla yükün belirli değerini navlun alacağına mahsup edebilir. Bu durumda sonuç m.1198’den değil, tarafların yeni anlaşmasından doğar.

TTK m.1198 bakımından bu başlıkta ilk yapılacak işlem, kanuni şartın somut olayda gerçekleşip gerçekleşmediğini tespit etmektir. Sözleşmede aynı konuya ilişkin özel kayıt varsa onun kapsamı ayrıca okunur; ancak sözleşme metni, kanunun düzenlediği hukuki soruyla aynı şeymiş gibi kabul edilmez. Taraf sıfatları ve işlemin taşımanın hangi aşamasında gerçekleştiği sonuç üzerinde doğrudan etkili olabilir.

İspat bakımından acente/kaptan yazışmaları ve liman operasyon kayıtları birlikte değerlendirilmelidir. Belgeler arasında uyumsuzluk varsa tarih, düzenleyen kişi, kabul veya itiraz kaydı, ölçüm ya da hesap yöntemi ve belgenin hangi amaçla oluşturulduğu açıklanmalıdır. Talep edilen her para kalemi veya ileri sürülen her savunma, ayrı bir dayanak belgeye bağlanmalıdır.

Savunma yönünden: “Taşıyan rızasıyla yükü alacağa mahsup kabul edebilir mi?” konusunda itiraz yapılacaksa yalnız sonuca değil, kanuni şartlardan hangisinin gerçekleşmediğine işaret edilmelidir. Belge tarihi, yetkili kişi, taşıma aşaması ve sözleşme kaydı somutlaştırılmalıdır. Soyut “borç yoktur” veya “masraf bize ait değildir” itirazı yerine TTK m.1198 ile bağlantılı maddi vakıa açıkça gösterilmelidir.

M.1199 zıya hükümleriyle fark nedir?

M.1199 zayi olan eşya için navlun hakkının devam edip etmeyeceğini düzenler. M.1198 ise mevcut navlun borcunun yük bırakılarak ifa edilip edilemeyeceği sorusuna cevap verir. Aynı olayda iki madde art arda uygulanabilir fakat görevleri farklıdır.

TTK m.1198 bakımından bu başlıkta ilk yapılacak işlem, kanuni şartın somut olayda gerçekleşip gerçekleşmediğini tespit etmektir. Sözleşmede aynı konuya ilişkin özel kayıt varsa onun kapsamı ayrıca okunur; ancak sözleşme metni, kanunun düzenlediği hukuki soruyla aynı şeymiş gibi kabul edilmez. Taraf sıfatları ve işlemin taşımanın hangi aşamasında gerçekleştiği sonuç üzerinde doğrudan etkili olabilir.

İspat bakımından hasar-zıya belgeleri, survey raporları ve ihbarlar birlikte değerlendirilmelidir. Belgeler arasında uyumsuzluk varsa tarih, düzenleyen kişi, kabul veya itiraz kaydı, ölçüm ya da hesap yöntemi ve belgenin hangi amaçla oluşturulduğu açıklanmalıdır. Talep edilen her para kalemi veya ileri sürülen her savunma, ayrı bir dayanak belgeye bağlanmalıdır.

Hesap ve operasyon yönünden: “M.1199 zıya hükümleriyle fark nedir?” başlığı için liman operasyonundaki fiilî kayıt ile hukuki hesap aynı tabloda gösterilmelidir. Bir operasyon kaydının mevcut olması, o kalemin mutlaka karşı tarafa yüklenebileceği anlamına gelmez. Önce TTK m.1198 ve sözleşme uyarınca borçlu belirlenmeli, sonra miktar hesabı yapılmalıdır.

Hasar tazminatı navlunu otomatik kaldırır mı?

Taşıyanın yük hasarından sorumlu olması tazminat alacağı doğurabilir; bu, navlunu otomatik olarak ortadan kaldırmaz. Önce hasar tazminatı ve navlun kendi hükümlerine göre ayrı hesaplanır, sonra varsa takas veya mahsup değerlendirilir.

TTK m.1198 bakımından bu başlıkta ilk yapılacak işlem, kanuni şartın somut olayda gerçekleşip gerçekleşmediğini tespit etmektir. Sözleşmede aynı konuya ilişkin özel kayıt varsa onun kapsamı ayrıca okunur; ancak sözleşme metni, kanunun düzenlediği hukuki soruyla aynı şeymiş gibi kabul edilmez. Taraf sıfatları ve işlemin taşımanın hangi aşamasında gerçekleştiği sonuç üzerinde doğrudan etkili olabilir.

İspat bakımından taşıtan, yükleten ve gönderilen arasındaki yazılı belgeler birlikte değerlendirilmelidir. Belgeler arasında uyumsuzluk varsa tarih, düzenleyen kişi, kabul veya itiraz kaydı, ölçüm ya da hesap yöntemi ve belgenin hangi amaçla oluşturulduğu açıklanmalıdır. Talep edilen her para kalemi veya ileri sürülen her savunma, ayrı bir dayanak belgeye bağlanmalıdır.

Talep yönünden: “Hasar tazminatı navlunu otomatik kaldırır mı?” başlığında alacak ileri sürülüyorsa ana para, doğum sebebi, muacceliyet ve varsa ek talepler ayrı satırlarda gösterilmelidir. TTK m.1198 tek başına başka bir faiz, tazminat veya masraf kalemini otomatik doğurmaz. Bu nedenle talep dilekçesi ya da icra hesabı, kanuni sonuç ile sözleşmesel ek kalemleri birbirine karıştırmadan kurulmalıdır.

Takas ve mahsup nasıl ayrılır?

Takas iki karşılıklı alacağın kanuni şartlarla birbirine mahsup edilmesidir. ‘Yükü sana bırakıyorum’ beyanı takas değildir. Navlun ile tazminat karşı karşıya getirilecekse alacakların varlığı, miktarı, muacceliyeti ve takas şartları ayrı gösterilmelidir.

TTK m.1198 bakımından bu başlıkta ilk yapılacak işlem, kanuni şartın somut olayda gerçekleşip gerçekleşmediğini tespit etmektir. Sözleşmede aynı konuya ilişkin özel kayıt varsa onun kapsamı ayrıca okunur; ancak sözleşme metni, kanunun düzenlediği hukuki soruyla aynı şeymiş gibi kabul edilmez. Taraf sıfatları ve işlemin taşımanın hangi aşamasında gerçekleştiği sonuç üzerinde doğrudan etkili olabilir.

İspat bakımından depo, hapis hakkı, güvence ve teslim kayıtları birlikte değerlendirilmelidir. Belgeler arasında uyumsuzluk varsa tarih, düzenleyen kişi, kabul veya itiraz kaydı, ölçüm ya da hesap yöntemi ve belgenin hangi amaçla oluşturulduğu açıklanmalıdır. Talep edilen her para kalemi veya ileri sürülen her savunma, ayrı bir dayanak belgeye bağlanmalıdır.

Savunma yönünden: “Takas ve mahsup nasıl ayrılır?” konusunda itiraz yapılacaksa yalnız sonuca değil, kanuni şartlardan hangisinin gerçekleşmediğine işaret edilmelidir. Belge tarihi, yetkili kişi, taşıma aşaması ve sözleşme kaydı somutlaştırılmalıdır. Soyut “borç yoktur” veya “masraf bize ait değildir” itirazı yerine TTK m.1198 ile bağlantılı maddi vakıa açıkça gösterilmelidir.

Hapis hakkı ile navlun yerine bırakma aynı mı?

TTK m.1201’deki hapis hakkı taşıyana yükün mülkiyetini doğrudan kazandırmaz. Hapis hakkı alacağı teminat altına alır ve kanuni şartlarda paraya çevirmeye yöneliktir. Bu kurum m.1198’deki navlun yerine bırakmadan tamamen farklıdır.

TTK m.1198 bakımından bu başlıkta ilk yapılacak işlem, kanuni şartın somut olayda gerçekleşip gerçekleşmediğini tespit etmektir. Sözleşmede aynı konuya ilişkin özel kayıt varsa onun kapsamı ayrıca okunur; ancak sözleşme metni, kanunun düzenlediği hukuki soruyla aynı şeymiş gibi kabul edilmez. Taraf sıfatları ve işlemin taşımanın hangi aşamasında gerçekleştiği sonuç üzerinde doğrudan etkili olabilir.

İspat bakımından ihtar, e-posta, dava/icra dosyası ve hesap cetveli birlikte değerlendirilmelidir. Belgeler arasında uyumsuzluk varsa tarih, düzenleyen kişi, kabul veya itiraz kaydı, ölçüm ya da hesap yöntemi ve belgenin hangi amaçla oluşturulduğu açıklanmalıdır. Talep edilen her para kalemi veya ileri sürülen her savunma, ayrı bir dayanak belgeye bağlanmalıdır.

Hesap ve operasyon yönünden: “Hapis hakkı ile navlun yerine bırakma aynı mı?” başlığı için liman operasyonundaki fiilî kayıt ile hukuki hesap aynı tabloda gösterilmelidir. Bir operasyon kaydının mevcut olması, o kalemin mutlaka karşı tarafa yüklenebileceği anlamına gelmez. Önce TTK m.1198 ve sözleşme uyarınca borçlu belirlenmeli, sonra miktar hesabı yapılmalıdır.

Teslim alınmayan yükte hangi hükümler uygulanır?

Gönderilen yükü teslim almazsa TTK m.1207 ve bağlantılı boşaltma/teslim hükümleri gündeme gelir. Depolama, koruma ve gerektiğinde hapis hakkının paraya çevrilmesi ayrı usullere tabidir; terk navlun ifası sayılmaz.

TTK m.1198 bakımından bu başlıkta ilk yapılacak işlem, kanuni şartın somut olayda gerçekleşip gerçekleşmediğini tespit etmektir. Sözleşmede aynı konuya ilişkin özel kayıt varsa onun kapsamı ayrıca okunur; ancak sözleşme metni, kanunun düzenlediği hukuki soruyla aynı şeymiş gibi kabul edilmez. Taraf sıfatları ve işlemin taşımanın hangi aşamasında gerçekleştiği sonuç üzerinde doğrudan etkili olabilir.

İspat bakımından manifest, mate’s receipt, gümrük ve terminal teslim kayıtları birlikte değerlendirilmelidir. Belgeler arasında uyumsuzluk varsa tarih, düzenleyen kişi, kabul veya itiraz kaydı, ölçüm ya da hesap yöntemi ve belgenin hangi amaçla oluşturulduğu açıklanmalıdır. Talep edilen her para kalemi veya ileri sürülen her savunma, ayrı bir dayanak belgeye bağlanmalıdır.

Talep yönünden: “Teslim alınmayan yükte hangi hükümler uygulanır?” başlığında alacak ileri sürülüyorsa ana para, doğum sebebi, muacceliyet ve varsa ek talepler ayrı satırlarda gösterilmelidir. TTK m.1198 tek başına başka bir faiz, tazminat veya masraf kalemini otomatik doğurmaz. Bu nedenle talep dilekçesi ya da icra hesabı, kanuni sonuç ile sözleşmesel ek kalemleri birbirine karıştırmadan kurulmalıdır.

Yanlış yorumlardan kaçınma

En sık hata, hasarlı veya değersizleşmiş eşya ile navlun borcu arasında otomatik mahsup kurmaktır. Hasar tazminatı için sorumluluk, zarar ve illiyet; navlun için sözleşme ve muacceliyet; takas için karşılıklı alacak şartları; hapis hakkı için m.1201 şartları ayrı ayrı ispatlanır. M.1198 yalnız taşıyanın yükü ödeme yerine kabul etmeye zorlanamayacağını kesinleştirir.

Dosyada navlun ana parası, yük hasarı, tazminat, depolama/koruma masrafı ve diğer kalemler ayrı tabloda gösterilmelidir. Sonradan sulh yapıldıysa yükün hangi değerle mahsup edildiği ve kalan borcun ibra edilip edilmediği yazılı metinden çıkarılmalıdır. Fiilî teslim veya terk, açık hukuki dayanak olmadan borcun sona erdiğini kanıtlamaz.

Mersin Limanı ve uluslararası taşımalarda uygulama

Mersin Limanı’na gelen hasarlı, bozulmuş veya ekonomik değeri düşmüş yüklerde depolama ve terminal giderleri hızla artabilir. Bu ekonomik baskı, yükü navlun yerine tek taraflı bırakma hakkı doğurmaz. Hasar sorumluluğu, navlun alacağı, depo işlemleri ve varsa hapis hakkı farklı başlıklarda yürütülmelidir.

Mersin çıkışlı veya Mersin varışlı taşımalarda taşıyan, taşıtan, yükleten, gönderilen, acente, terminal ve gümrük tarafları birbirinden ayrılmalıdır. Bir masrafın veya belgenin kimin adına düzenlendiği, kanuni borçluyu tek başına belirlemez. Uluslararası sözleşmede uygulanacak hukuk ile tahkim/yetki şartı varsa bunlar da talep öncesinde kontrol edilmelidir.

Dosya kontrol listesi

  1. Navlun alacağını hesaplayın.
  2. Yükün hasar/bozulma durumunu raporlayın.
  3. Tek taraflı terk beyanını ifa saymayın.
  4. Zıya varsa m.1199’u ayrıca uygulayın.
  5. Hasar tazminatını ayrı hesaplayın.
  6. Takas ileri sürülüyorsa şartlarını inceleyin.
  7. Sulh/mahsup anlaşması varsa yazılı metni kontrol edin.
  8. Hapis hakkı için m.1201’e bakın.
  9. Teslim alınmayan yükte m.1207’yi değerlendirin.
  10. Depolama ve koruma işlemlerini belgeleyin.

Sık Sorulan Sorular

Hasarlı yük navlun yerine bırakılabilir mi?

Taşıyan buna zorlanamaz.

Bozulmuş eşya için de mi?

Evet.

Yük değersizse borç biter mi?

Kendiliğinden bitmez.

Taşıyan kabul ederse?

Açık sulh veya mahsup anlaşması farklıdır.

Hasar tazminatı navlunu siler mi?

Otomatik olarak hayır.

Takas mümkün mü?

Kanuni şartları varsa ayrı değerlendirilir.

Hapis hakkı mülkiyet verir mi?

Hayır.

Zıya hangi maddede?

TTK m.1199.

Gönderilen yükü almazsa?

TTK m.1207 ve teslim/boşaltma hükümleri uygulanır.

Resmî metin nerede?

Mevzuat Bilgi Sistemi’nde.

Resmî kaynak

Mevzuat Bilgi Sistemi – 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu güncel metni üzerinden TTK m.1198 ve bağlantılı hükümler kontrol edilebilir.

Hukuki değerlendirme: TTK m.1198 navlun borcunun ayni terk yoluyla tek taraflı kapatılmasını engeller. Hasar, zıya, tazminat, takas, hapis hakkı ve sulh birbirinden farklı kurumlardır; her biri kendi maddesine göre uygulanmalıdır.
Yazar: Av. Halil Bakırcı – Bakırcı & Keskin Hukuk Bürosu. İçerik 18 Eylül 2026 itibarıyla TTK m.1198 ve bağlantılı TTK hükümleri esas alınarak hazırlanmıştır. Türkiye geneli dosyalar Mersin’den yönetilir.

Hukuki konu hakkında iletişim

İlk iletişimde konuyu, bulunduğunuz ülke veya ili ve varsa tebliğ ya da son işlem tarihini kısaca belirtebilirsiniz. T.C. kimlik numarası, sağlık verisi veya kişisel belge göndermeyiniz. Mesajlaşma tek başına hukuki görüş veya avukatlık ilişkisi oluşturmaz.

Telefonla Araİletişim Bilgileri

tarafından hazırlanmış, Av. Emirhan Keskin tarafından incelenmiştir.

Yazar Bilgisi

, Mersin Barosu 3472 sicil numarasına kayıtlıdır. Bakırcı & Keskin Hukuk Bürosu bünyesinde ceza, aile, iş, gayrimenkul ve ticaret hukuku alanlarında hukuki danışmanlık ve dava takibi sunmaktadır.

İnceleyen: Av. Emirhan Keskin · Mersin Barosu Sicil No: 5507

Telefon WhatsApp