B&KBakırcı & KeskinHUKUK BÜROSU
TR
TürkçeEnglishDeutschРусскийالعربية中文
Menü

Yurt Dışı Tebligat Ne Zaman Yapılmış Sayılır? 7201 m.25/A ve 30 Gün Kuralı | 2026

Kısa ve Net Cevap

Yurt dışında bulunan Türk vatandaşına 7201 sayılı Tebligat Kanunu m.25/A yoluyla yapılan konsolosluk tebligatında, bildirim yabancı ülke hukukuna uygun biçimde muhataba ulaştıktan sonra kişi 30 gün içinde Türkiye Büyükelçiliği veya Konsolosluğuna başvurmazsa tebligat 30. günün bitiminde yapılmış sayılır.

Muhatap 30 gün içinde dış temsilciliğe başvurur ve tebliğ evrakını teslim alırsa tebliğ fiilen teslim tarihinde gerçekleşir. Muhatap temsilciliğe başvurduğu hâlde evrakı almaktan kaçınırsa, kaçınmanın tutanağa bağlandığı tarihte tebliğ yapılmış sayılır. Bu özel yöntem yalnız Türk vatandaşlarına uygulanır; yabancı kişilere yönelik yurt dışı tebligat, Tebligat Kanunu m.25 ve uygulanabilir uluslararası sözleşmeler çerçevesinde yürütülür.

Bu tarih önemlidir; çünkü istinaf, temyiz, cevap, itiraz, icra şikâyeti veya başka bir usul süresi tebliğe bağlanmışsa süre hesabı doğru tebliğ tarihinden başlar. Konsolosluğun gönderdiği ilk çağrı/bildirim tarihi ile kanunen “tebliğ edilmiş sayılma” tarihi aynı olmayabilir.

Yurt dışı tebligatta konsolosluk bildirimi ve 30 günlük tebliğ tarihi
7201 sayılı Kanun m.25/A’da, konsolosluk bildiriminden sonra 30 gün içinde başvurulmaması hâlinde özel bir tebliğ edilmiş sayılma kuralı vardır.

7201 sayılı Kanun m.25/A’daki 30 Gün Kuralı Nedir?

Tebligat Kanunu m.25/A, yabancı ülkede bulunan Türk vatandaşına Türkiye Büyükelçiliği veya Konsolosluğu aracılığıyla tebligat yapılmasına imkân verir. Bu yöntem, yabancı devlet makamının doğrudan adli yardım yoluyla devreye girdiği klasik uluslararası tebligattan farklıdır.

Maddeye göre dış temsilcilik veya görevlendireceği memur, tebliğin konusu ve hangi merci tarafından çıkarıldığı bilgisini, ayrıca 30 gün içinde başvurulmadığı takdirde tebliğin yapılmış sayılacağı ihtarını içeren bildirimi muhataba, bulunduğu ülkenin mevzuatının izin verdiği yöntemle gönderir.

Bildirimin o ülkenin mevzuatına göre muhataba tebliğ edildiği belgelendirildiğinde, muhatap tebliğ tarihinden itibaren 30 gün içinde Büyükelçiliğe veya Konsolosluğa başvurmazsa asıl Türk tebligatı 30. günün bitiminde yapılmış sayılır. Bu, kanunun öngördüğü “varsayılan tebliğ tarihi”dir.

Bu nedenle dosyada iki tarih bulunabilir: dış temsilciliğin uyarı/bildirim yazısının muhataba ulaştığı tarih ile Türk hukukuna göre tebligatın yapılmış sayıldığı tarih. Süre hesabında ikinci tarih esas alınır.

m.25/A Sadece Türk Vatandaşlarına mı Uygulanır?

Evet. Adalet Bakanlığı Dış İlişkiler ve Avrupa Birliği Genel Müdürlüğü, m.25/A yolunun yalnız yurt dışındaki Türk vatandaşları için kullanılabileceğini açıkça belirtir. Bu ayrım uygulamada çok önemlidir.

Muhatap Türk vatandaşıysa adli makam tebliğ evrakını, Adalet Bakanlığını aracı kılmadan doğrudan muhatabın adresinin bulunduğu Türk Büyükelçiliğine veya Başkonsolosluğuna gönderebilir. Adalet Bakanlığı bu yöntemin emek ve zaman tasarrufu sağladığını da belirtmektedir.

Mavi Kart sahibi kişi, Türk vatandaşlığından izinle çıkmışsa artık Türk vatandaşı değildir. Bu nedenle sadece Mavi Kart sahibi olması m.25/A’nın “Türk vatandaşı” şartını karşılamaz. Tebligat yöntemi kişinin tebligat anındaki vatandaşlık statüsüne göre belirlenmelidir.

Çifte vatandaş kişi Türk vatandaşlığını da koruyorsa m.25/A yönünden Türk vatandaşıdır. Ancak adresin bulunduğu devletin hukukunun konsolosluk bildiriminin gönderilmesine izin verip vermediği ve somut uluslararası düzenlemeler de kontrol edilir.

30 Günlük Süre Hangi Tarihte Başlar?

30 günlük sürenin başlangıcı, dış temsilciliğin yazıyı hazırladığı tarih veya postaya verdiği tarih değildir. Kanun, bildirimin yabancı ülke mevzuatına göre muhataba tebliğ edildiğinin belgelendiği tarihi esas alır.

Örneğin Büyükelçilik bildirimi 1 Ekim’de düzenleyip 3 Ekim’de postaya verse, ancak yabancı posta sistemi teslimi 8 Ekim’de belgelediyse 30 günlük hesabın başlangıcında 8 Ekim tarihi dikkate alınır. Somut dosyada tutanak ve yabancı teslim kaydı incelenmeden yalnız evrak üzerindeki düzenleme tarihine bakılarak süre hesaplanmamalıdır.

Kanundaki “30 gün” takvim günüdür. Sürenin son gününün resmî tatile rastlaması gibi genel süre hesabı sorunlarında ilgili usul kanununun süre hükümleri ayrıca değerlendirilir; çünkü m.25/A tebliğ tarihini belirler, kanun yolu süresinin nasıl hesaplanacağını tek başına düzenlemez.

Dış temsilciliğin kayıtlarında bildirimin ne zaman ulaştığına ilişkin belge yoksa, 30 günlük varsayılan tebliğ tarihinin oluştuğunu kabul etmek için kanunun aradığı belgelendirme şartı ayrıca tartışılır.

Muhatap 30 Gün İçinde Konsolosluğa Başvurursa Tebliğ Tarihi Ne Olur?

Muhatap çağrı/bildirimi aldıktan sonra dış temsilciliğe gider ve kendisine gönderilen asıl tebliğ evrakını teslim alırsa, tebliğ fiilen teslim edilen tarihte yapılır. Artık 30. günün beklenmesi gerekmez.

Dış temsilcilik tebliğ-tebellüğ işlemini tutanakla belgeler ve evrakı talep eden adli mercie doğrudan gönderir. Mahkeme veya icra dairesi dosyasında bu tutanak tebliğ tarihinin temel belgesidir.

Bu nedenle yurt dışındaki davalı, sanık dışındaki hukuk dosyası ilgilisi, borçlu veya taraf; konsolosluk bildirimini aldıktan sonra “nasıl olsa 30 gün var” diyerek dosyayı bekletmemelidir. Erken teslim alınan evrakta süre daha erken başlayabilir.

Özellikle iki haftalık cevap süresi, istinaf/temyiz süresi veya icra takibindeki kısa süreler bakımından konsolosluktan evrakın teslim alındığı gün dosyaya işlenmeli ve ertesi günden itibaren süre hesabı ilgili usul kanununa göre yapılmalıdır.

Konsolosluğa Gidip Evrakı Almaktan Kaçınılırsa Ne Olur?

m.25/A bu ihtimali de açıkça düzenler. Muhatap Türkiye Büyükelçiliği veya Konsolosluğuna başvurduğu hâlde tebliğ evrakını almaktan kaçınırsa, bu durumun tutanağa bağlandığı tarihte tebliğ yapılmış sayılır.

Dolayısıyla temsilciliğe gidip “evrakı teslim almıyorum” demek süreyi durdurmaz veya 30. güne kadar uzatmaz. Tersine, kaçınma tutanağı tebliğ tarihini o güne çeker.

Bu kural, tebligatın iradi biçimde engellenmesini önler. Tebligatın amacı muhatabın resmî işlemden haberdar edilmesi ve buna ilişkin hukuki sonucun belgelenmesidir; evrakın fiziksel olarak alınmaması her durumda sonucu ortadan kaldırmaz.

Kaçınma tutanağında kişinin kimliği, tarih ve işlemin niteliği doğru yazılmalıdır. Kimlik karışıklığı veya yanlış kişiye işlem yapıldığı iddiası varsa tutanak ve dış temsilcilik kayıtları birlikte incelenir.

Yurt Dışındaki Yabancı Kişiye de 30 Gün Kuralı Uygulanır mı?

m.25/A’daki özel 30 gün kuralı yabancı kişiye uygulanmaz. Adalet Bakanlığı, yabancı devlette bulunan yabancılara yapılacak tebligat için m.25 ile 1954 Lahey Hukuk Usulü Sözleşmesi, 1965 Lahey Tebligat Sözleşmesi veya ilgili ikili anlaşmaların uygulanabileceğini belirtir.

Hangi yolun kullanılacağı hedef ülkenin hangi sözleşmeye taraf olduğuna, Türkiye ile ikili anlaşma bulunup bulunmadığına, belgenin hukukî/ticarî mi yoksa başka bir nitelikte mi olduğuna göre belirlenir.

Yabancı makam aracılığıyla yapılan tebligatta tebliğ tarihi, talep edilen devletin düzenlediği tebliğ belgesi ve uygulanabilir sözleşme kurallarına göre tespit edilir. “30 gün geçti, otomatik tebliğ oldu” mantığı bu dosyalara aktarılmamalıdır.

Bu ayrım özellikle Türkiye’deki davada yabancı uyruklu davalı veya şirket bulunması hâlinde önemlidir. Yanlış yöntem kullanılırsa kararın kesinleşmesi ve kanun yolu süreleri ciddi biçimde etkilenebilir.

25/A Tebligatında Tercüme Gerekir mi?

Adalet Bakanlığının resmî açıklamasına göre 7201 sayılı Kanun m.25/A kapsamında yurt dışındaki Türk vatandaşına Türk Büyükelçiliği veya Konsolosluğu aracılığıyla yapılacak tebligatta ayrıca yabancı dil tercümesine gerek yoktur. Evrakın Türkçe bir takım hazırlanması yeterlidir.

Bunun nedeni yöntemin Türk vatandaşına Türk dış temsilciliği aracılığıyla uygulanmasıdır. Muhatabın adres bilgileri, T.C. kimlik numarası ve açık kimlik bilgileri tebliğ mazbatalı zarf üzerinde eksiksiz gösterilmelidir.

Yabancı makam aracılığıyla yapılacak tebligatta ise hedef ülkenin ve ilgili sözleşmenin tercüme şartları farklı olabilir. Bu nedenle m.25/A için geçerli “tercüme gerekmez” kuralı bütün yurt dışı tebligatlara genellenmemelidir.

Mahkeme dosyasında yanlışlıkla eksik tercüme nedeniyle iade edilen tebligat ile m.25/A kapsamındaki Türkçe tebligat birbirinden ayrılmalıdır.

Tebliğ Tarihi Dava ve Kanun Yolu Sürelerini Nasıl Etkiler?

Usul kanunlarında birçok süre tebliğ tarihine bağlanmıştır. Örneğin hukuk davasında cevap, istinaf veya temyiz; icra dosyasında ödeme emrine itiraz veya belirli şikâyetler; idari yargıda kanun yolu süreleri, somut hükme göre tebliğden itibaren işlemeye başlayabilir.

m.25/A’da tebligat 30. günün bitiminde yapılmış sayılıyorsa, bağlı usul süresi kural olarak sonraki gün başlar. Muhatap evrakı daha önce teslim aldıysa bağlı süre de daha erken tebliğ tarihine göre hesaplanır.

Bu sebeple UYAP’ta görülen “tebligat çıkarıldı”, “konsolosluğa sevk edildi”, “bildirim ulaştı” veya “tebliğ edildi” kayıtları birbirinden ayrılmalıdır. Süre hesabı yalnız dosya ekranındaki ilk hareket tarihine göre yapılmamalıdır.

Somut süre kaçırılmışsa önce tebligat mazbatası, dış temsilcilik bildirimi ve iade evrakı incelenmelidir. Gerçek tebliğ tarihi yanlış kaydedilmişse kanun yolu hakkı doğrudan etkilenebilir.

Yurt Dışı Adresi Değiştirilirse Ne Olur?

Tebligat Kanunu m.35, adres değişikliği hâllerinde özel sonuçlar doğurur. Kanunun yurt dışındaki Türk vatandaşlarına ilişkin ek düzenlemesine göre daha önce yurt dışındaki adresine tebligat yapılmış Türk vatandaşı adresini değiştirip bunu tebliğ çıkaran mercie bildirmez ve adres kayıt sisteminden de yerleşim yeri tespit edilemezse, daha önce tebligat yapılan yurt dışı adrese m.25/A uyarınca gönderilen bildirimin ulaştığının belgelendiği tarihten itibaren 30 gün sonra tebligat yapılmış sayılabilir.

Bu nedenle yurt dışında yaşayan tarafın dava veya icra dosyasında adres değişikliğini bildirmemesi “bana artık tebligat yapılamaz” sonucu doğurmaz. Tam tersine, kanun belirli koşullarda eski adres üzerinden sonuç bağlar.

MERNİS yurt dışı adres kaydının güncel olması ve ayrıca devam eden dosyaya yeni adresin bildirilmesi pratik riski azaltır. Avukatla takip edilen dosyada vekile usulüne uygun tebligat yapılması gereken hâller de ayrıca değerlendirilmelidir.

Adres hatası nedeniyle hiç ilgisi olmayan kişiye bildirim ulaşmışsa bunun m.25/A şartlarını karşılayıp karşılamadığı somut tebliğ evrakından incelenir.

Yurt Dışı Tebligat Usulsüzse Süre Yine Başlar mı?

Tebligat Kanunu m.32, usulsüz tebliğin muhatabın öğrendiğini beyan ettiği tarihte geçerli sayılmasına ilişkin genel kural içerir. Ancak “usulsüzlük” ile “gecikme” aynı şey değildir. m.25/A’daki 30 günlük mekanizma kanunun kendi özel yöntemidir.

Usulsüzlük iddiasında; muhatabın gerçekten Türk vatandaşı olup olmadığı, bildirimde 30 günlük ihtarın bulunup bulunmadığı, bildirimin hedef ülke mevzuatının izin verdiği yöntemle gönderilip gönderilmediği ve ulaştığının belgelendirilip belgelendirilmediği kontrol edilmelidir.

Yanlış adres, kimlik hatası, eksik ihtar veya belgesiz teslim gibi durumlar somut olayda tebligatın geçerliliğini etkileyebilir. Yalnız “evrakı fiziken görmedim” demek tek başına usulsüzlük kanıtı değildir; 30 günlük özel kural zaten fiziki teslim gerçekleşmeden de tebliğ sonucu doğurabilir.

Usulsüz tebligat nedeniyle süre geçirilmişse ilgili dava veya icra türüne göre öğrenme tarihinin düzeltilmesi, eski hâle getirme veya kanun yolu talepleri gündeme gelebilir. Hangi yolun kullanılacağı dosyanın usul hukukuna göre belirlenmelidir.

UYAP ve Dosyada Yurt Dışı Tebliğ Tarihi Nasıl Kontrol Edilir?

Önce tebligat mazbatası ve dış temsilcilikçe düzenlenen tebliğ-tebellüğ tutanağı incelenmelidir. Bildirim ulaştıysa yabancı posta veya teslim belgesindeki tarih; 30 gün içinde başvuru olduysa konsolosluk teslim tarihi; kaçınma varsa tutanak tarihi ayrı ayrı not edilmelidir.

UYAP Vatandaş Portal veya avukat UYAP ekranında tebligat evrakının taranmış nüshaları bulunabilir. Ancak ekrandaki özet statü yerine imzalı/kaşeli tebliğ belgesi esas alınmalıdır.

Mevcut sitedeki 2026 yurt dışı tebligat ücreti rehberi masraf ve ödeme kısmını; bu yazı ise tebliğ tarihinin ne zaman doğduğunu ele almaktadır. Böylece iki farklı arama niyeti birbirine karıştırılmaz.

Süre kritikse, tebliğ tarihi hakkında varsayıma dayanarak son günü beklemek yerine en erken makul tarihe göre işlem yapılması hak kaybını önler.

Resmî Kaynaklar

Sık Sorulan Sorular

Yurt dışı tebligat kaç günde tebliğ edilmiş sayılır?

m.25/A kapsamındaki Türk vatandaşı tebligatında, bildirim ulaştıktan sonra 30 gün içinde konsolosluğa başvurulmazsa 30. günün bitiminde tebliğ yapılmış sayılır.

30 gün postaya verildiği tarihten mi başlar?

Hayır. Bildirimin yabancı ülke mevzuatına göre muhataba tebliğ edildiğinin belgelendiği tarih esas alınır.

Konsolosluğa erken gidersem tebliğ tarihi ne olur?

Evrakı teslim aldığınız tarih tebliğ tarihi olur; 30. gün beklenmez.

Evrakı konsoloslukta almaktan kaçınırsam ne olur?

Kaçınmanın tutanağa bağlandığı tarihte tebliğ yapılmış sayılır.

25/A yabancı uyruklu kişiye uygulanır mı?

Hayır. Bu özel yöntem Türk vatandaşları içindir.

Mavi Kartlıya 25/A uygulanır mı?

Mavi Kart sahibi Türk vatandaşlığından çıkmışsa sırf Mavi Kart statüsü m.25/A’daki Türk vatandaşı şartını karşılamaz.

25/A tebligatında tercüme gerekir mi?

Adalet Bakanlığına göre Türk vatandaşına konsolosluk yoluyla m.25/A tebligatında yabancı dil tercümesi gerekmez.

Kanun yolu süresi hangi tarihten başlar?

Somut usul kanununa göre tebliğ tarihini takip eden günden itibaren hesaplanır; önce doğru tebliğ tarihi belirlenmelidir.

Adres değişikliğini bildirmezsem tebligat geçersiz mi olur?

Her zaman değil. Tebligat Kanunu m.35 belirli koşullarda daha önceki yurt dışı adrese gönderilen bildirim üzerinden sonuç bağlar.

Usulsüz tebligatta ne yapılır?

Tebligat Kanunu m.32 ve dosyanın usul hükümleri çerçevesinde öğrenme tarihi ve uygun kanun yolu değerlendirilir.

Hukukçu İncelemesi ve E-E-A-T

Hazırlayan: Av. Halil BAKIRCI – Mersin Barosu Sicil No: 3472
Hukukî inceleme: Bakırcı & Keskin Hukuk Bürosu.

Bu içerik 7201 sayılı Tebligat Kanunu m.25/A, m.32 ve m.35, Tebligat Kanununun Uygulanmasına Dair Yönetmelik ile Adalet Bakanlığı Dış İlişkiler ve Avrupa Birliği Genel Müdürlüğünün resmî yurt dışı tebligat açıklamaları esas alınarak hazırlanmıştır.

Yurt dışında yaşayan müvekkillerin Türkiye’deki dava, icra, tebligat, kanun yolu ve vekâlet işlemleri Mersin’den Türkiye genelinde takip edilmektedir.

Yurt Dışı Tebligat ve Süre Kontrolü İçin İletişim

Son resmî kaynak ve mevzuat kontrolü: 15 Eylül 2026.

Hukuki konu hakkında iletişim

İlk iletişimde konuyu, bulunduğunuz ülke veya ili ve varsa tebliğ ya da son işlem tarihini kısaca belirtebilirsiniz. T.C. kimlik numarası, sağlık verisi veya kişisel belge göndermeyiniz. Mesajlaşma tek başına hukuki görüş veya avukatlık ilişkisi oluşturmaz.

Telefonla Araİletişim Bilgileri

tarafından hazırlanmış, Av. Emirhan Keskin tarafından incelenmiştir.

Yazar Bilgisi

, Mersin Barosu 3472 sicil numarasına kayıtlıdır. Bakırcı & Keskin Hukuk Bürosu bünyesinde ceza, aile, iş, gayrimenkul ve ticaret hukuku alanlarında hukuki danışmanlık ve dava takibi sunmaktadır.

İnceleyen: Av. Emirhan Keskin · Mersin Barosu Sicil No: 5507

Telefon WhatsApp