B&KBakırcı & KeskinHUKUK BÜROSU
TR
TürkçeEnglishDeutschРусскийالعربية中文
Menü

Yurt Dışında Yaşayan Borçlu Türkiye’de Menfi Tespit Davasını Nasıl Açar?

yurt dışında yaşayan borçlu menfi tespit davası: Yurt dışında yaşayan borçlunun Türkiye’de İİK m.72 menfi tespit davası; sahte imza, ödenmiş borç, teminat, icra takibi ve istirdat süreci.

Kısa ve net cevap: Yurt dışında yaşayan kişi Türkiye’de borçlu olmadığı bir senet, sözleşme, fatura, kefalet veya başka alacak nedeniyle icra takibi tehdidi altındaysa ya da hakkında takip başlatılmışsa İcra ve İflas Kanunu m.72 uyarınca menfi tespit davası açarak borçlu olmadığının tespitini isteyebilir. Dava, icra takibinden önce veya sonra açılabilir. Ancak takibin başlamış olup olmaması ihtiyati tedbir ve teminat bakımından farklı sonuç doğurur.

Gurbetçilerde en sık senaryolar; yıllar önce verilmiş vekâletin kötüye kullanılması, sahte imzalı senet, ödenmiş borcun yeniden istenmesi, eski Türkiye adresine ödeme emri gönderilmesi veya kişinin kefil olmadığını iddia ettiği sözleşmeye dayanılmasıdır.

Menfi Tespit Davası Nedir?

Menfi tespit davası, davacının belirli bir hukuki ilişkiden dolayı borçlu olmadığının mahkeme kararıyla belirlenmesini amaçlar. İcra takibine itiraz ile menfi tespit aynı şey değildir. Borçlu süresinde itiraz edememiş olsa bile şartları varsa menfi tespit davası açabilir.

İcra Takibinden Önce Menfi Tespit

İİK m.72’ye göre borçlu, hakkında henüz icra takibi başlamadan borçlu olmadığını tespit ettirebilir. Takip tehdidi gerçek ve ciddi olmalıdır. Sadece soyut bir ihtimal dava menfaatini oluşturmayabilir.

Takipten Önce İhtiyati Tedbir

İİK m.72/2’nin düzenlediği tedbir, takipten önce açılmış menfi tespit davasında icra takibinin durdurulmasıdır. Talep üzerine alacağın yüzde 15’inden az olmayan teminat karşılığında karar verilir; kabul otomatik değildir. Bu hüküm, alacaklının hiçbir biçimde takip talebi veremeyeceği mutlak bir başvuru yasağı olarak anlatılmamalıdır. Dava ile takibin açılma tarihleri ve mahkeme kararının kapsamı ayrı belirlenir.

Takip başladıktan sonra açılan davada ise m.72/3 gereğince bu yolla takibin durdurulmasına karar verilemez; kanuni teminatla icra veznesindeki paranın alacaklıya verilmemesi istenir. Yalnız yüzde 15 teminat yatırmak, takip borcunun tamamını ödemek veya hacizleri otomatik kaldırmak değildir. İcra dosyasındaki borç ve gider hesabı ile mahkemenin istediği güvence ayrı kalemlerdir. Kaynak: İcra ve İflas Kanunu m.72.

Hukuki yarar ve dava konusu borç

Menfi tespit davasında belirli bir borç veya hukuki ilişki hakkında ciddi belirsizlik ve korunmaya değer hukuki yarar bulunmalıdır. Sadece bir kişinin ileride para isteyebileceği soyut ihtimali yeterli değildir. Noter ihtarı, açık ödeme talebi, senedin tahsile verilmesi veya başlatılmış takip, uyuşmazlığın somutlaşmasını gösterebilir. Dava dilekçesinde hangi senet, fatura, kefalet veya sözleşmenin hangi tutarından borçlu olunmadığı açıklanır.

Örneğin 100.000 avroluk bir sözleşmenin yalnız belirli taksiti ödenmiş ve tekrar isteniyorsa, bütün sözleşme borcunun hiçbir zaman doğmadığı iddiası ile o taksitin ödeme nedeniyle sona erdiği savunması aynı değildir. Davacı bildiği olayları kronolojik ve tutarlı anlatmalıdır. Gereksiz biçimde bütün ticari ilişkiyi dava konusu yapmak, talep ve harç hesabında sorun doğurabilir. Kısmi borçsuzluk iddiası varsa kapsamı açık gösterilir.

İtiraz süresi kaçırılmadan paralel kontrol

Menfi tespit davası, icra ödeme emrine süresinde itiraz etmenin yerine geçmez. Genel haciz yolunda icra dairesine yapılacak borca itiraz ile kambiyo takibindeki icra mahkemesi başvuruları farklıdır. Menfi tespit için belge hazırlanırken kısa takip süreleri geçirilmemelidir. Yurt dışındaki borçlu, dava açıldığına dair mesajı aldığı için banka haczinin artık mümkün olmadığını varsaymamalıdır.

Eski adrese tebligat yapılmışsa usulsüz tebliğ şikâyeti, öğrenme tarihi ve asıl itiraz aynı anda değerlendirilir. Tebliğ tarihinin düzeltilmesi, borca ilişkin bütün savunmaların kendiliğinden ilgili mercie sunulduğu anlamına gelmez. Hangi dilekçenin hangi dosyaya verildiği ve alındısı kayıt altına alınır. Mahkemenin tedbir kararı varsa icra müdürlüğüne ulaşması da ayrıca doğrulanır.

Arabuluculuk her dosyada aynı değildir

1 Eylül 2023 ve sonrasında açılan ticari menfi tespit ve istirdat davaları, TTK m.5/A’nın güncel düzenlemesi kapsamında dava şartı arabuluculuğa tabidir. İşçi veya işveren alacağı ve tazminatıyla ilgili menfi tespit ve istirdat davaları bakımından da 7036 sayılı Kanundaki ek düzenleme uygulanır. “Menfi tespit hiçbir zaman arabuluculuğa tabi değildir” şeklindeki eski açıklamalar güncel değildir.

Tüketici, kira veya genel borç ilişkilerinde uygulanacak dava şartı, özel kanun ve istisnalarına göre belirlenir. Borcun ticari belgeyle gösterilmesi ile tarafların ve işlemin gerçekten ticari uyuşmazlık oluşturması somut olarak incelenir. Dava öncesinde gereken arabuluculuk tamamlanırken ihtiyati tedbir ihtiyacı ayrıca ele alınır; acil koruma ile esas davanın dava şartı birbirini ortadan kaldırmaz. Kaynak: 7445 sayılı Kanun ve geçici m.1.

İspat yükü davacı sıfatından ibaret değildir

Davayı borçlu olduğunu reddeden kişinin açması, bütün olayların ispat yükünün otomatik olarak ona ait olduğu anlamına gelmez. Alacaklı borcun doğumunu kanıtlamak durumundayken, borç ilişkisinin kabul edilip ödendiğinin ileri sürülmesi hâlinde ödeme vakıasının ispatı farklı değerlendirilir. Senet, sözleşme, fatura ve taraf açıklamaları bu dağılımı etkiler. Dilekçede hangi olgunun kabul edildiği, hangisinin reddedildiği açık olmalıdır.

Davacı, hem hiçbir para almadığını hem de aynı borcu tamamen ödediğini açıklamasız şekilde ileri sürerse olay anlatımında çelişki oluşabilir. Hukuki seçeneklerin terditli ileri sürülmesi mümkün olsa da somut vakıalar doğru anlatılmalıdır. İmza, teslim, ödeme, mahsup ve sözleşmenin geçerliliği ayrı başlıklarda değerlendirilir. Bir dekontun bulunması, hangi borca ilişkin olduğu belirlenmeden tek başına bütün ilişkiyi kapatmaz.

Sahte imza veya sonradan doldurulmuş senet

Belge aslının incelenmesi ve karşılaştırmaya uygun imza örnekleri gerekir. Pasaport, noter veya banka kayıtları gibi örneklerin hangi tarihe ait olduğu ve kimlik eşleşmesi kontrol edilir. Sadece taranmış görüntüden kesin sahtecilik sonucu açıklanmamalıdır. Belgedeki tahrifat, boş imzanın doldurulması ve imzanın hiç davacıya ait olmaması farklı iddialardır; her biri kendi delilini gerektirir.

Savcılığa suç duyurusu yapılması icra takibini veya menfi tespit davasını her durumda otomatik durdurmaz. Ceza dosyasındaki incelemenin özel hukuk davasına etkisi, ilgili kararlar ve usul hükümleriyle belirlenir. Sahtecilik iddiasıyla HMK m.209 ve kambiyo takibindeki özel kuralların ilişkisi de somut olay üzerinden değerlendirilir. “Şikâyet ettim, artık ödeme emrine cevap vermem gerekmiyor” yaklaşımı hak kaybı doğurur.

Kefalet ve temsil yetkisi

Borç kefalete dayanıyorsa imzanın varlığı dışında kanuni şekil, azami miktar, tarih, el yazısı ve gerektiğinde eş rızası incelenir. Vekil aracılığıyla borçlandırma varsa vekâletnamenin kapsamı ile üçüncü kişinin hukuki durumu ayrıca değerlendirilir. Her vekâletname iptali, daha önce kurulmuş bütün işlemleri geçmişe etkili ortadan kaldırmaz. Azil tarihi, karşı tarafa bildirim ve işlem tarihi önemlidir.

Bir şirketin borcu nedeniyle ortağa takip yapılmışsa kişisel kefalet, sermaye borcu veya özel kanundan doğan sorumluluk bulunup bulunmadığı belirlenir. Sırf ortaklık sıfatı şirketin bütün özel hukuk borçlarının kişisel borç olduğu anlamına gelmez. Tersine, kişi ayrıca müşterek borçlu veya kefil olmuşsa sadece şirketten ayrıldığını söylemek bu bağımsız yükümlülüğü kendiliğinden kaldırmaz.

Teminatın niteliği ve yatırılması

Mahkemenin belirlediği teminat, tedbir nedeniyle karşı tarafın uğrayabileceği zararın güvenceye alınması içindir. Dosyaya yatırılan takip parası ile teminat aynı hesap amacı taşımaz. Kararda belirtilen tutar, kabul edilen teminat türü ve yatırılacağı yer doğrulanmalıdır. Yurt dışından avro gönderiliyorsa çevrim, banka kesintileri ve son gün riski ayrıca kontrol edilir; eksik gelen para tam teminat sayılmaz.

Tedbir talebinin kabul edildiği karar alındıktan sonra uygulanması ve icra dosyasındaki işlemlere etkisi izlenir. Mahkeme koşul koymuşsa bu koşul yerine getirilmeden kararın bütün sonuçları doğurduğu varsayılmaz. Teminatın iadesi de dava sonucuna, kararın kesinleşmesine ve ilgili tazminat koşullarına bağlıdır. Dava açılırken geçici nakit ihtiyacı kadar sonradan doğabilecek masraf ve tazminat riski de açıklanmalıdır.

Dava sonucundaki tazminat otomatik değildir

İİK m.72’de tarafların haksız çıkmasına bağlı farklı tazminat düzenleri vardır. Borçlu lehine karar verilmesi, alacaklı aleyhine her durumda otomatik yüzde yirmi tazminat anlamına gelmez. Takibin haksız ve kötüniyetli olması ile talep koşulu ayrıca değerlendirilir. Alacaklının tedbir nedeniyle alacağına geç ulaşmasından doğan zarar bakımından ise kanunun diğer hükmü incelenir.

Yüzde on beş teminat alt sınırı ile yüzde yirmilik tazminat alt sınırı birbirine karıştırılmamalıdır. Birincisi geçici güvence, ikincisi ilgili koşullar oluştuğunda hükmedilen sonuçtur. Tarafın bildiği ödemeyi gizlemesi, aynı alacağı tekrar istemesi veya borç ilişkisine dair belgeler tazminat değerlendirmesinde önem taşıyabilir. Sırf alacak davasının reddedilmesi, kötüniyetin bütün unsurlarını tek başına ispatlamaz.

İstirdat davasında bir yıllık süre

Menfi tespit davası açmadan, borçlu olmadığı parayı takip nedeniyle ödemek zorunda kalan kişi İİK m.72/7 uyarınca ödeme tarihinden itibaren bir yıl içinde istirdat davası açar. Hangi ödemenin bu kapsamda olduğu, paranın cebri icra baskısıyla verilip verilmediği ve borcun niteliği incelenir. Gönüllü başka bir sözleşme ödemesinin iadesi her zaman aynı hükme tabi değildir. Sebepsiz zenginleşme ve özel hükümler ayrıca değerlendirilir.

Menfi tespit davası zaten görülürken tedbir alınmaması veya kaldırılması nedeniyle ödeme yapılmışsa m.72/6 uyarınca davaya istirdat olarak devam edilir. Bu dönüşüm ile baştan bağımsız açılan istirdat davası aynı usul aşaması değildir. Ödeme tarihi, tutarı ve icra dosyası belgesi mahkemeye sunulur. Yeni bir dosya açmanın gerekli olup olmadığı belirlenmeden aynı talep için mükerrer dava oluşturulmaz.

Kesin hüküm ve kararın uygulanması

Menfi tespit, daha önce kesin hükümle karara bağlanmış aynı borcu sebepsiz şekilde yeniden tartışma yolu değildir. Önceki dava, taraflar, talep ve kesin hüküm kapsamı incelenir. İlamsız takibin kesinleşmesiyle esas hakkında verilmiş mahkeme kararının kesinleşmesi aynı şey değildir; bu iki durum borçlu için farklı başvuru imkânları doğurur.

İİK m.72/5’e göre borçlu lehine hüküm kurulursa takip durur; kesinleşme sonrasında kararın içeriğine göre icra eski hâle getirilir. Kararın tebliği, kanun yolu ve icra müdürlüğüne sunulması ayrı takip edilir. Sadece mahkeme sonucunu telefonla öğrenmek dosyadaki bütün haciz ve ödeme kayıtlarının aynı anda düzeldiğini göstermez. Hükmün kapsamı dışında kalan borç veya başka takip varsa bunlar ayrıca incelenir.

Yurt dışındaki davacı için dosya düzeni

İcra evrakı, borç belgesi, ödeme kayıtları, tebligat ve temsil belgeleri tek bir kronolojide birleştirilir. Her para transferinin hangi borca ait olduğu açıklanır. Yabancı banka belgeleri gerektiğinde tercümeyle sunulur; apostil özel belgedeki ödeme içeriğinin doğruluğunu kanıtlayan genel bir araç değildir. Hukuka aykırı erişimle elde edilmiş özel hesap verileri yerine mahkemeden usulüne uygun belge celbi istenir.

Bakırcı & Keskin Hukuk Bürosu, Mersin merkezli Türkiye geneli dosya yönetimini İstanbul ve Mersin ofisleriyle yürütür. Menfi tespit ve icra dosyalarında ilgili mahkeme ve icra dairesinin görev ve yetkisi esas alınır. Yurt dışından görüşme planlamak için bulunduğunuz ülkeyi, saat diliminizi ve varsa ödeme emrinin tebliğ tarihini belirterek İstanbul veya Mersin ofisinden randevu talep edebilirsiniz. İlk karar, yalnız dava açılıp açılmayacağı değil, devam eden takipte hangi kısa sürenin ve hangi geçici korumanın aynı anda gerektiğidir.

İcra Takibi Başladıktan Sonra

Takip başladıktan sonra açılan menfi tespit davası kural olarak icra takibini kendiliğinden durdurmaz. Mahkeme, İİK m.72 çerçevesinde en az yüzde 15 teminat karşılığında icra veznesine girecek paranın alacaklıya ödenmemesine karar verebilir. Takibin bütün aşamalarını tamamen durdurma imkânı aynı kapsamda değildir.

Sahte İmza İddiası

Bono, sözleşme veya kefalet belgesindeki imzanın kişiye ait olmadığı iddia ediliyorsa belge aslı, mukayese imzaları ve gerektiğinde bilirkişi incelemesi önem kazanır. Kambiyo takibinde imzaya itiraz için ayrıca çok kısa özel süreler bulunur. Bu süre kaçırılmışsa menfi tespit davası ve diğer hukuki yollar birlikte değerlendirilmelidir.

Borç Ödendi Ama Yeniden İsteniyorsa

Banka dekontu, makbuz, ibraname, hesap ekstresi ve taraf yazışmaları borcun ödendiğini gösterebilir. Ödeme açıklamasında hangi borca ilişkin olduğu açıkça belirtilmişse ispat daha güçlüdür. Elden ödemelerde ispat sorunu daha ağırdır.

Vekâletin Kötüye Kullanılması

Yurt dışındaki kişinin verdiği vekâlet kullanılarak borçlandırıcı işlem yapıldığı iddia ediliyorsa vekâletnamenin kapsamı, vekilin özel yetkisi ve karşı tarafın iyi niyeti incelenir. Sitedeki Yurt Dışından Vekâletname İptali ve Vekilin Hesap Verme Borcu içerikleri ilgili durumlarda kullanılabilir.

Usulsüz Tebligat Varsa

Ödeme emri eski Türkiye adresine usulsüz tebliğ edilmişse önce tebliğ tarihi ve itiraz süresi sorunu çözülmelidir. Eski Türkiye Adresinde Usulsüz Tebligat rehberi bu ayrımı açıklar. Usulsüz tebligat şikâyeti ile menfi tespit davası farklı hukuki yollardır.

Menfi Tespit Davasında İspat Yükü

İspat yükü borcun dayanağına göre değişebilir. Borç ilişkisini gösteren yazılı belge varsa tarafların hangi vakıayı ispatlamakla yükümlü olduğu HMK ve maddi hukuk kurallarına göre belirlenir. Davacı sadece “borçlu değilim” demekle yetinmemeli; ödeme, sahtelik, geçersizlik, yetkisizlik veya borcun hiç doğmadığına ilişkin somut savunmayı kurmalıdır.

Dava Sırasında Borç Ödenirse

Menfi tespit davası görülürken tedbirle ödeme önlenememiş ve takip borcu ödenmişse İİK m.72/6 gereğince mevcut davaya istirdat davası olarak devam edilir. Bu dönüşüm için m.72/7’deki bir yıllık yeni dava açma süresi uygulanmaz. Ödeme tarihi, icra vezne kaydı ve alacaklıya yapılan reddiyat dosyaya sunulmalıdır.

İstirdat Davası

Önceden menfi tespit davası bulunmaksızın, takibe itiraz edilmemesi veya itirazın kaldırılması nedeniyle borçlu olunmayan para tamamen ödenmişse İİK m.72/7 uyarınca ödeme tarihinden itibaren bir yıl içinde ayrı istirdat davası açılabilir. Mevcut menfi tespit davasının m.72/6 uyarınca istirdata dönüşmesi ile bu bağımsız dava birbirinden ayrılmalıdır.

Görevli ve Yetkili Mahkeme

Görevli mahkeme temel hukuki ilişkinin ticari, tüketici, iş veya genel hukuk niteliğine göre belirlenir. Yer bakımından İİK m.72/8, menfi tespit ve istirdat davalarının takibi yapan icra dairesinin bulunduğu yer mahkemesinde veya davalının yerleşim yeri mahkemesinde açılabileceğini düzenler. Sözleşmedeki yetki kaydı varsa geçerliliği ve bu özel hükümle ilişkisi ayrıca incelenir.

Türkiye’ye Gelmeden Takip

Avukat UYAP dosyasını inceleyebilir, takip evrakını alabilir, menfi tespit davasını ve tedbir taleplerini yürütebilir. Yurt Dışından UYAP Dosya Takibi ve Yurt Dışındaki Müvekkiller sayfaları kullanılabilir.

Almanya’da vekâletname için Almanya Türk Konsoloslukları, Almanca bilgi için Almanca ana sayfa mevcuttur.

Belge Listesi

  • İcra ödeme emri ve takip talebi,
  • Alacağın dayandığı senet/sözleşme/fatura,
  • Banka dekontları,
  • İbraname ve makbuzlar,
  • Vekâletname ve azil belgeleri,
  • İmza örnekleri,
  • Tebligat mazbataları,
  • Taraf yazışmaları.

Sık Sorulan Sorular

İcra başladıktan sonra dava açarsam takip hemen durur mu?

Hayır. Takip sonrası menfi tespit davası takibi kendiliğinden durdurmaz; kanundaki sınırlı tedbir mekanizması uygulanabilir.

Yüzde 15 teminat her durumda yeterli mi?

Kanunda asgari oran düzenlenmiştir; mahkeme dosyaya göre daha yüksek teminat belirleyebilir.

Sahte imzalı senet için menfi tespit açılır mı?

Evet; ancak kambiyo takibindeki özel imza itirazı süreleri de ayrıca kontrol edilmelidir.

Ödediğim parayı geri alabilir miyim?

Borçlu olmadığınız hâlde cebri icra tehdidi altında ödeme yaptıysanız istirdat hükümleri gündeme gelebilir.

Dava açtım diye ödeme emrine itirazı bırakabilir miyim?

Hayır. Menfi tespit davası, takip türünün gerektirdiği süreli itiraz veya şikâyetin yerine geçmez. Dava, tebligat incelemesi ve icra dosyasındaki savunmalar ayrı takip edilir. Tedbir kararı varsa kapsamı, koşulları ve icra dosyasına ulaştığı da kontrol edilmelidir.

Yüzde 15 teminat yatırınca banka hacizleri otomatik kalkar mı?

Teminat, takip borcunun ödenmesi değildir. Özellikle takipten sonra açılan davada paranın alacaklıya verilmemesine yönelik koruma ile takibin durması farklıdır. Hacizlerin kaldırılması veya sınırlandırılması için ayrı hukuki dayanak ve ilgili merciin işlemi gerekir; yalnız teminat dekontu yeterli değildir.

Ticari menfi tespit davasında önce arabulucuya gitmek gerekir mi?

1 Eylül 2023 ve sonrasında açılan, TTK m.5/A kapsamındaki ticari menfi tespit davalarında arabuluculuk dava şartıdır. Bu tarihten önceki genel açıklamalar güncel davaya aynen uygulanmaz. Borcun niteliği ve özel istisnalar kontrol edilir; acil geçici koruma ihtiyacı esas davanın şartından ayrı değerlendirilir.

Yurt dışındaki borçlu menfi tespit davasını nerede açabilir?

İİK m.72/8 uyarınca takibi yapan icra dairesinin bulunduğu yer mahkemesi veya davalının yerleşim yeri mahkemesi yetkilidir. Görevli mahkeme ise temel borç ilişkisinin ticari, tüketici, iş veya genel hukuk niteliğine göre ayrıca belirlenir.

Sonuç

Yurt dışında yaşayan kişinin Türkiye’de borçlu olmadığı bir takip karşısında pasif kalması gerekmez. Menfi tespit davasında takip öncesi ve sonrası tedbir rejimi farklıdır; sahte imza, ödeme, vekâlet ve tebligat delilleri birlikte incelenmelidir.

Hukuki konu hakkında iletişim

İlk iletişimde konuyu, bulunduğunuz ülke veya ili ve varsa tebliğ ya da son işlem tarihini kısaca belirtebilirsiniz. T.C. kimlik numarası, sağlık verisi veya kişisel belge göndermeyiniz. Mesajlaşma tek başına hukuki görüş veya avukatlık ilişkisi oluşturmaz.

Telefonla Araİletişim Bilgileri

tarafından hazırlanmış, Av. Emirhan Keskin tarafından incelenmiştir.

Yazar Bilgisi

, Mersin Barosu 3472 sicil numarasına kayıtlıdır. Bakırcı & Keskin Hukuk Bürosu bünyesinde ceza, aile, iş, gayrimenkul ve ticaret hukuku alanlarında hukuki danışmanlık ve dava takibi sunmaktadır.

İnceleyen: Av. Emirhan Keskin · Mersin Barosu Sicil No: 5507

    İSTANBUL · MERSİN · ÇEVRİM İÇİ

    Hukuki görüşme talebi

    Konunuzu kısaca paylaşın. Görüşme için tercih ettiğiniz ofisi veya çevrim içi seçeneğini belirtebilirsiniz.

    * İşaretli alanlar zorunludur.




    Mesaj uzunluğu0 / 1000

    Kalan karakter: 1000Boşluklar dahildir.Sınıra yaklaşıyorsunuz.1.000 karakter sınırına ulaştınız.

    Kimlik numarası, banka bilgisi veya hassas belge paylaşmayın. KVKK Aydınlatma Metni

    İlk iletişim tek başına avukatlık ilişkisi kurmaz ve yasal süreleri durdurmaz. Acil süreli konularda telefonla ulaşın.

    Bu Yazıyla İlgili Soru Sor

    Gerçek sorular yönetici incelemesinden sonra anonim olarak yayımlanabilir. İsim, telefon, kimlik numarası, dosya numarası veya özel bilgi paylaşmayın. Bu alan hukuki danışmanlık değildir.

    Gizlilik ve KVKK bilgilendirmesi

    Telefon WhatsApp