Yurt Dışındaki Mirasçı Bulunamazsa Türkiye’de Miras Ne Olur? İlan, Kayyım ve TMK m.594 | 2026
Yurt dışında yaşayan Türk vatandaşlarının veya Türkiye’de malvarlığı bulunan kişilerin miras dosyalarında bazen mirasçıların tamamına ulaşılamaz. Aile yıllardır farklı ülkelere dağılmış olabilir, nüfus kayıtları güncel olmayabilir, evlilik ve soyadı değişiklikleri Türkiye’ye işlenmemiş olabilir veya mirasbırakanın yabancı ülkede doğmuş çocukları Türk kayıtlarında görünmeyebilir. Bu durumda miras “sahipsiz” kabul edilip hemen Devlete geçirilmez.
Türk Medeni Kanunu, önce terekenin korunmasını ve olası mirasçıların araştırılıp ilanla çağrılmasını zorunlu kılar. TMK m.594 bu araştırma ve ilan sürecini; TMK m.589–592 ise terekenin korunması ve gerektiğinde resmen yönetilmesini düzenler. Bu sistem özellikle yurt dışındaki mirasçı bakımından önemlidir, çünkü Türkiye’de açılan miras dosyasından haberdar olmayan kişi sonradan gerçek mirasçılık sıfatını ispatlamak zorunda kalabilir.
- TMK m.594 ne zaman uygulanır?
- İlan kaç kez ve hangi aralıkla yapılır?
- Bir yıllık çağrı süresi nasıl işler?
- Tereke bu sırada nasıl korunur?
- Kayyım ve resmî yönetim ne zaman gündeme gelir?
- Miras ne zaman Devlete geçer?
- Gerçek mirasçı sonradan ortaya çıkarsa ne olur?
- Yurt dışındaki mirasçı kendini nasıl ispatlar?
- Yabancı doğum ve evlilik belgeleri nasıl kullanılır?
- Hangi belgelerle başvuru yapılmalıdır?
TMK m.594 Ne Zaman Uygulanır?
TMK m.594, mirasbırakanın mirasçılarının tamamının bilinmemesi durumunda uygulanır. Bu hüküm, bilinen bir mirasçının adresine tebligat yapılamamasıyla aynı değildir. Kişinin mirasçı olduğu biliniyor fakat nerede bulunduğu bilinmiyorsa temsil ve koruma hükümleri ayrıca devreye girebilir. TMK m.594’ün merkezindeki sorun, kimlerin mirasçı olduğunun tam olarak belirlenememesidir.
Örneğin mirasbırakan yıllarca Almanya’da yaşamış, orada evlenmiş ve çocuk sahibi olmuş; ancak evlilik veya doğum kayıtları Türk nüfusuna işlenmemiş olabilir. Türkiye’deki nüfus kayıtları yalnız önceki aile bağlarını gösteriyorsa, tereke dosyasındaki mirasçı çevresi eksik kalabilir. Aynı şekilde yabancı bir kişinin Türkiye’de taşınmazı bulunması hâlinde yabancı ülkedeki aile kayıtları Türkiye’de doğrudan görünmeyebilir.
Sulh hâkimi bu durumda yalnız mevcut nüfus kaydıyla yetinmek zorunda değildir. Kanunun amacı hak sahiplerinin bulunmasıdır. Resmî kayıtlar, yabancı belgeler, önceki dava ve noter kayıtları, adres araştırmaları ve ilan mekanizması birlikte kullanılabilir.
Mirasçıların bir kısmı biliniyor, bir kısmı bilinmiyorsa bilinen kişilerin hakları da korunmalıdır. Tereke bilinmeyen mirasçı nedeniyle sahipsiz bırakılmaz; yönetim ve koruma tedbirleriyle ekonomik değerinin korunması sağlanır.
TMK m.594 Uyarınca İlan Kaç Kez Yapılır?
TMK m.594 ilan sistemini açık sürelerle düzenler. Sulh hâkimi, mirasçıların tamamı bilinmiyorsa uygun araçlarla ve bir ay ara ile iki defa ilan yapar. Bu nedenle tek ilanla sürecin tamamlandığı kabul edilemez.
“Uygun araçlar” dosyanın özelliklerine göre belirlenir. İlanın amacı gerçek mirasçılara ulaşmaktır. Mirasbırakanın geçmişte yaşadığı yer, aile bağlantıları ve yurt dışı ilişkileri dikkate alınabilir. Resmî ilan sistemi yanında dosyanın niteliğine göre başka araştırma yöntemleri de kullanılabilir.
İlan, mirasçılık belgesi yerine geçmez. İlanda kişinin başvurması, onun otomatik mirasçı olarak kabul edilmesi anlamına gelmez. Başvuran kişi soybağını veya diğer mirasçılık bağını resmî belgelerle ispatlamalıdır.
Yurt dışındaki mirasçı bakımından ilanın yalnız Türkiye’de yapılması fiilen geç öğrenmeye neden olabilir. Ancak kişinin ilanı görmemiş olması, kanunun ilan prosedürünü kendiliğinden geçersiz kılmaz. Bu nedenle Türkiye’de miras bırakmış aile büyüğünün ölümünden haberdar olan kişi, kendisine tebligat beklemek yerine miras dosyasını aktif olarak araştırmalıdır.
Bir Yıllık Çağrı Süresi Nasıl İşler?
TMK m.594’e göre hak sahipleri, son ilandan başlayarak en geç bir yıl içinde mirasçılık sıfatlarını bildirmeye çağrılır. Bir yıllık süre ilk ilan tarihinden değil, son ilandan başlayarak hesaplanır.
Bu süre, mirasçının yalnız “ben de mirasçıyım” şeklinde soyut beyanla yetinebileceği anlamına gelmez. Mirasçılık bağı doğum, evlilik, soybağı, tanıma, evlat edinme, vasiyetname veya diğer hukuki sebeplere göre kanıtlanmalıdır. Yabancı ülkedeki medeni hâl belgeleri kullanılacaksa belgenin Türkiye’de kabul edilebilirliği ayrıca sağlanmalıdır.
Bir yıllık ilan süreci boyunca terekenin paylaşılması veya bilinmeyen mirasçı payının yok sayılması doğru değildir. Sulh mahkemesi koruma tedbirleriyle terekeyi ve bilinmeyen mirasçının olası payını güvence altında tutar.
İlan süresiyle miras hukukundaki diğer süreler birbirine karıştırılmamalıdır. Örneğin reddi mirasta TMK m.606 kural olarak üç aylık süre; tenkis davasında TMK m.571 bir yıllık öğrenme ve on yıllık üst süre; TMK m.594’te ise bilinmeyen mirasçıların son ilandan itibaren en geç bir yıl içinde sıfatlarını bildirmesi söz konusudur.
Tereke İlan Sürecinde Nasıl Korunur?
TMK m.589, mirasbırakanın yerleşim yeri sulh hâkimine tereke mallarının korunması ve hak sahiplerine geçmesini sağlamak için gerekli bütün önlemleri alma yetkisi verir. Bu önlemler arasında yazım, mühürleme, resmî yönetim ve vasiyetnamenin açılması bulunur.
Mirasçıların bilinmemesi, terekenin sahipsiz bırakılması için gerekçe değildir. Banka hesapları, kira gelirleri, taşınmazlar, şirket payları ve diğer ekonomik değerler yönetilmeye devam etmelidir. Vergi, aidat, sigorta veya bozulabilir mal gibi zorunlu giderler de tereke yararına yönetilmelidir.
TMK m.590’daki koruma amaçlı defter ve TMK m.591’deki mühürleme ihtiyacı da somut olaya göre kullanılabilir. Evdeki değerli eşyaların kaybolma riski varsa yazım ve mühürleme; kira getiren taşınmaz varsa gelirlerin korunması; şirket payı varsa ortaklık haklarının zarar görmemesi için uygun tedbirler gündeme gelebilir.
Bu koruma işlemleri terekenin nihai sahibini belirlemez. Amaç, gerçek mirasçı ortaya çıktığında malvarlığının mümkün olduğunca korunmuş şekilde teslim edilebilmesidir. Tereke koruma sistemi hakkında ayrıntılı açıklama için tereke tespiti ve defter tutulması rehberi incelenebilir.
Kayyım ve Resmî Yönetim Ne Zaman Gündeme Gelir?
TMK m.592, kanunda sayılan durumlarda terekenin resmen yönetilmesini öngörür. Mirasçıların veya hak sahiplerinin bilinmemesi, terekenin kendi hâline bırakılması sonucunu doğurmaz. Sulh hâkimi gerekli korumayı sağlayacak yönetim tedbirini belirler.
Resmî yönetimde amaç terekeyi işletmek, borç ve alacaklarını takip etmek, hak kayıplarını önlemek ve değerini korumaktır. Yönetici veya kayyım mirasçının yerine mirası sahiplenen kişi değildir; mahkeme denetiminde geçici koruma ve yönetim görevini yerine getirir.
Örneğin mirasbırakanın kiraya verdiği taşınmaz varsa kira sözleşmesinin yürütülmesi, zorunlu bakımın yapılması ve kira gelirlerinin korunması gerekebilir. Şirket payı varsa genel kurul veya pay sahipliği haklarının tamamen sahipsiz kalması şirket ve tereke bakımından zarar doğurabilir.
Yurt dışındaki gerçek mirasçı ortaya çıktığında temsil ve resmî yönetim sistemi yeni duruma göre gözden geçirilir. Mirasçılık sıfatı kesinleşen kişinin hakları ile o tarihe kadar tereke adına yapılan işlemler hesap ve belgeler üzerinden denetlenir.
Miras Ne Zaman Devlete Geçer?
TMK m.501’e göre mirasçı bırakmaksızın ölen kimsenin mirası Devlete geçer. Ancak mirasçıların bilinmediği durumda TMK m.594’teki araştırma ve ilan prosedürü işletilmeden “mirasçı yok” sonucu çıkarılmaz.
İki ilan ve son ilandan itibaren bir yıllık çağrı süreci sonunda herhangi bir hak sahibi başvurmaz ve yapılan araştırmalarla da mirasçı tespit edilemezse terekenin Devlete geçmesi gündeme gelir. Bu sonuç ilan süresinin başında değil, kanuni araştırma mekanizması tamamlandıktan sonra doğar.
Devletin mirasçılığı, özel kişilerin mirasçılığından bazı yönleriyle farklıdır. Devletin tereke borçlarından sorumluluğu kanunda özel düzenlemelere tabidir. Ayrıca gerçek mirasçının daha sonra ortaya çıkması hâlinde miras sebebiyle istihkak davası hakkı saklı tutulmuştur.
Bu nedenle “bir yıl geçti, artık gerçek mirasçı hiçbir şey isteyemez” sonucu doğru değildir. Bir yıllık TMK m.594 çağrı süresi ile sonradan gerçek mirasçının Devlete karşı veya terekeyi elinde bulundurana karşı ileri sürebileceği miras sebebiyle istihkak hakkı ayrı kurumlardır.
Gerçek Mirasçı Sonradan Ortaya Çıkarsa Ne Olur?
TMK m.594, ilan süreci sonunda miras Devlete geçse bile gerçek mirasçının miras sebebiyle istihkak davası hakkını saklı tutar. Bu hüküm, ilanı görmeyen veya mirasçılık bağını daha sonra ispatlayan kişinin hakkını tamamen ortadan kaldırmaz.
Miras sebebiyle istihkak davası TMK m.637 ve devamında düzenlenir. Mirasçı, mirasçılık sıfatına dayanarak tereke mallarını veya bunların yerine geçen değerleri haksız şekilde elinde bulunduran kişiye karşı talepte bulunabilir. Bu davanın zamanaşımı ve iyi/kötü niyet ayrımları kendine özgüdür ve TMK m.594’teki bir yıllık ilan süresinden farklıdır.
Gerçek mirasçı ortaya çıktığında önce mirasçılık sıfatını kanıtlamalıdır. Türk nüfus kaydı eksikse yabancı doğum, evlilik, soybağı veya mahkeme belgeleri kullanılabilir. Ardından terekenin mevcut durumu, Devlete veya başka kişilere geçmiş mallar ve varsa elden çıkarılmış değerler belirlenir.
Bu nedenle yıllar sonra miras öğrenen yurt dışındaki kişi “ilan süresi geçti, hiçbir hakkım kalmadı” diye dosyayı kapatmamalıdır. Önce miras sebebiyle istihkak ve diğer miras davalarının süreleri somut tarihler üzerinden hesaplanmalıdır.
Yurt Dışındaki Mirasçı Mirasçılık Sıfatını Nasıl İspatlar?
Türk vatandaşı olup yabancı ülkede yaşayan kişi bakımından nüfus kayıt örneği çoğu zaman temel belgedir. Ancak yabancı ülkede gerçekleşen evlilik, boşanma, doğum veya soybağı olayı Türk nüfusuna işlenmemişse kayıt zinciri eksik olabilir.
Yabancı vatandaş mirasçı bakımından ise kendi ülkesindeki resmî medeni hâl belgeleri, doğum belgesi, evlilik belgesi, mahkeme kararları veya mirasçılık/probate belgeleri kullanılabilir. Ancak yabancı belgenin Türkiye’de hangi hukuki sonucu doğurduğu ayrıca incelenir; yabancı “probate” belgesi her durumda Türk mirasçılık belgesinin aynısı kabul edilmez.
Mirasçılık belgesi Türkiye’de sulh hukuk mahkemesinden veya kanunun izin verdiği hâllerde noterden alınabilir. Yabancılık unsuru bulunan dosyada noter yetkisinin sınırları ve yabancı belgenin değerlendirilmesi nedeniyle mahkeme yolu gerekebilir.
Yabancı ülke kayıtlarındaki ad-soyad ile Türk kayıtları farklıysa aynı kişiye ait kimlik zinciri pasaport, evlilik/ad değişikliği belgesi ve diğer resmî evrakla kurulmalıdır. Yalnız isim benzerliği mirasçılık ispatı için yeterli değildir.
Yabancı Doğum, Evlilik ve Soybağı Belgeleri Nasıl Kullanılır?
Yabancı resmî belge Türkiye’de kullanılacaksa belgenin kaynağını doğrulayan tasdik rejimi kontrol edilir. Belgenin düzenlendiği ülke Lahey Apostil Sözleşmesine tarafsa ve belge sözleşme kapsamındaysa apostil kullanılabilir. İkili anlaşma veya çok taraflı başka bir tasdik muafiyeti varsa o özel rejim uygulanır.
Türkçe olmayan belge için Türkçe tercüme gerekir. Yabancı resmî belgenin Türk mahkemesinde resmî belge niteliği HMK m.224 ve uygulanabilir milletlerarası sözleşmelere göre değerlendirilir. Ayrıntılı açıklama için yabancı resmî belge ve apostil rehberi incelenebilir.
Belgenin apostilli olması, kişinin otomatik olarak Türk hukukuna göre mirasçı kabul edileceği anlamına gelmez. Apostil belgenin kaynağını doğrular; mirasçılık bağı Türk miras hukuku ve varsa MÖHUK m.20’deki kanunlar ihtilafı kuralları uyarınca ayrıca değerlendirilir.
Türkiye’deki taşınmazlar bakımından MÖHUK m.20’nin özel kuralı da önemlidir. Yurt dışındaki aile bağının ispatı ile hangi hukukun mirasçılık paylarını belirleyeceği iki ayrı aşamadır.
Yurt Dışındaki Mirasçı Hangi Belgelerle Başvurmalıdır?
Mirasbırakanın ölüm belgesi, son yerleşim yeri ve Türkiye’deki malvarlığı bilgileri ilk dosyayı oluşturur. Başvuran kişinin doğum belgesi, nüfus kayıt örneği, evlilik veya soybağı belgeleri ve pasaportu mirasçılık bağını destekler.
İlan veya tereke dosyasının esas numarası biliniyorsa mahkemeden dosya incelenmeli; yapılan ilanların tarihleri ve içeriği kontrol edilmelidir. Son ilanın tarihi, TMK m.594’teki bir yıllık çağrı süresinin hesaplanması için önemlidir.
Tereke Devlete geçmişse devir ve yönetim kayıtları, taşınmaz tapuları, banka ve diğer malvarlığı durumu araştırılır. Gerçek mirasçının miras sebebiyle istihkak davası açma ihtimali varsa TMK m.637 ve devamındaki süreler ayrıca hesaplanır.
Yurt dışından Türkiye’ye gelmeden işlem yapılacaksa özel yetkili vekâletname hazırlanabilir. Genel miras işlemleri için Yurt Dışı Miras ve Veraset, terekenin korunması için Tereke Tespiti ve genel dosya yönetimi için Yurt Dışındaki Müvekkiller konu merkezleri kullanılabilir.
10 Adımlık Mirasçı Araştırma Kontrol Listesi
- Mirasbırakanın ölüm ve son yerleşim yeri kayıtlarını doğrulayın.
- Türk nüfus kayıtlarının bütün aile bağlarını gösterip göstermediğini kontrol edin.
- Yabancı ülkede gerçekleşmiş doğum, evlilik ve soybağı olaylarını araştırın.
- TMK m.594 ilan dosyası açılmışsa iki ilan tarihini tespit edin.
- Son ilandan itibaren bir yıllık çağrı süresini hesaplayın.
- Terekenin TMK m.589–592 kapsamında nasıl korunduğunu ve yönetildiğini inceleyin.
- Yabancı belgelerin apostil/legalizasyon ve Türkçe tercümesini tamamlayın.
- Mirasçılık sıfatını resmî belgelerle ispatlayın.
- Tereke Devlete geçmişse TMK m.637 ve devamındaki miras sebebiyle istihkak hakkını ayrıca değerlendirin.
- Yurt dışındaysanız vekâletname ve uluslararası belge işlemlerini süreleri kaçırmadan yürütün.
Resmî Kaynaklar
- 4721 sayılı Türk Medeni Kanunu – m.501, m.589–594 ve m.637 vd.
- 5718 sayılı MÖHUK – m.20 ve m.43
- İlan.gov.tr – resmî ilan portalı
- T.C. Dışişleri Bakanlığı – Konsolosluk İşlemleri
Sık Sorulan Sorular
1. Mirasçı bilinmiyorsa miras hemen Devlete mi kalır?
Hayır. TMK m.594 uyarınca sulh hâkimi önce bir ay ara ile iki ilan yapar ve hak sahiplerini son ilandan itibaren en geç bir yıl içinde sıfatlarını bildirmeye çağırır.
2. İlan kaç defa yapılır?
TMK m.594 açıkça bir ay ara ile iki defa ilan yapılmasını öngörür.
3. Bir yıllık süre hangi tarihten başlar?
Kanundaki çağrı süresi son ilandan başlayarak hesaplanır.
4. Yurt dışındaki mirasçı ilanı görmediyse hakkı tamamen biter mi?
Hayır. Miras Devlete geçmiş olsa bile gerçek mirasçının miras sebebiyle istihkak hakkı saklıdır; somut zamanaşımı ve ispat durumu ayrıca incelenir.
5. Tereke ilan süresinde kim tarafından yönetilir?
TMK m.589–592 kapsamında sulh hâkimi gerekli koruma ve resmî yönetim tedbirlerini alabilir; somut dosyada kayyım/yönetici atanması gündeme gelebilir.
6. Yabancı doğum belgesi mirasçılığı ispatlar mı?
Soybağını ispatlayan önemli resmî belge olabilir; ancak Türkiye’de kullanım için tasdik/tercüme rejimi ve Türk miras hukukuna göre mirasçılık sonucu ayrıca değerlendirilir.
7. Apostil varsa yabancı belge otomatik mirasçılık belgesi olur mu?
Hayır. Apostil belgenin kaynağını tasdik eder; belgenin Türk hukukundaki mirasçılık sonucunu kendiliğinden yaratmaz.
8. Yurt dışındaki kişi Türkiye’ye gelmeden mirasçılık iddiasını ileri sürebilir mi?
Evet. Türkiye’de kullanılabilir vekâletnameyle avukat aracılığıyla mahkeme ve tereke dosyaları takip edilebilir.
9. Mirasçı olduğu bilinen fakat adresi bulunamayan kişi için TMK 594 mü uygulanır?
Mirasçının kimliği biliniyor fakat nerede olduğu bilinmiyorsa temsil ve koruma hükümleri ayrıca değerlendirilir; TMK m.594 esasen mirasçıların tamamının bilinmemesi hâlindeki araştırma/ilan sistemidir.
10. Devlete geçen mirası gerçek mirasçı geri isteyebilir mi?
TMK m.594 gerçek mirasçının miras sebebiyle istihkak hakkını saklı tutar; TMK m.637 ve devamındaki şart ve süreler somut dosyada uygulanır.
İlan tarihleri, yabancı nüfus belgeleri, soybağı, tereke yönetimi ve Devlete geçiş sonrası istihkak hakkı aynı dosyada fakat ayrı hukuki başlıklarla incelenmelidir. Türkiye geneli dosyalar Mersin ofisinden yönetilebilir.
Mersin Barosu, Sicil 3472
Bakırcı & Keskin Hukuk Bürosu
Bu içerik 15.09.2026 tarihinde yürürlükteki 4721 sayılı TMK m.589–594, m.501 ve m.637 vd. esas alınarak hazırlanmıştır.
(E-İMZALIDIR)
Hukuki konu hakkında iletişim
İlk iletişimde konuyu, bulunduğunuz ülke veya ili ve varsa tebliğ ya da son işlem tarihini kısaca belirtebilirsiniz. T.C. kimlik numarası, sağlık verisi veya kişisel belge göndermeyiniz. Mesajlaşma tek başına hukuki görüş veya avukatlık ilişkisi oluşturmaz.

