5312 Sayılı Kanun Kimlere Uygulanır? 500 GT Sınırı, Gemi ve Kıyı Tesisi Kapsamı | 2026
Kısa ve net cevap: 5312 sayılı Deniz Çevresinin Petrol ve Diğer Zararlı Maddelerle Kirlenmesinde Acil Durumlarda Müdahale ve Zararların Tazmini Esaslarına Dair Kanun’un 2. maddesi; uygulama alanlarında bulunan veya herhangi bir nedenle uygulama alanlarına girmek isteyen, beş yüz gros ton ve üzerindeki petrol ve diğer zararlı maddeleri taşıyan gemiler ile petrol ve diğer zararlı maddelerle faaliyet gösteren kıyı tesislerini kapsar. Kanun, savaş gemileri ve yardımcı savaş gemileri ile bir devlete ait olup ticari faaliyet dışında kullanılan gemileri kapsam dışında bırakır. Kapsam belirlenirken yalnız geminin Türk bayraklı olup olmadığına değil; gros tonajına, taşıdığı maddeye ve Türkiye’nin uygulama alanlarıyla bağlantısına bakılır.

- Kanuni dayanak nedir?
- Hangi gemiler kapsamdadır?
- 500 GT eşiği nasıl uygulanır?
- Hangi kıyı tesisleri kapsamdadır?
- Hangi gemiler kapsam dışındadır?
- Yabancı bayraklı gemiler bakımından durum
- Mersin Limanı ve kıyı tesisleri bakımından uygulama
- Sonuç
- Sık sorulan sorular
Kanuni Dayanak: 5312 Sayılı Kanun m.2
5312 sayılı Kanun’un kapsam maddesi olan 2. madde, uygulama alanını üç temel unsur üzerinden kurar. Birincisi, geminin Kanun’un uygulama alanında bulunması veya bu alana girmek istemesidir. İkincisi, geminin beş yüz gros ton veya üzerinde olmasıdır. Üçüncüsü, geminin petrol veya Kanun anlamında diğer zararlı maddeleri taşımasıdır. Kıyı tesisleri bakımından ise gros tonaj gibi bir ölçüt yoktur; petrol ve diğer zararlı maddelerle faaliyet gösteren kıyı tesisleri doğrudan kapsam içine alınmıştır.
Bu sistemin amacı, deniz çevresinin kirlenmesine yol açabilecek yüksek riskli faaliyetlerde olay gerçekleştikten sonra yalnız tazminata odaklanmak değildir. Kanun; hazırlık, bildirim, mali sorumluluk güvenceleri, müdahale, zarar tespiti, tazminat ve rehabilitasyon aşamalarını tek bir çerçevede düzenler. Bu nedenle m.2’de kapsam içine giren bir gemi veya kıyı tesisi için Kanun’un sonraki maddelerinde öngörülen yükümlülükler de önem kazanır.
Resmî metin, Ulaştırma ve Altyapı Bakanlığının mevzuat sayfasında yayımlanmaktadır. Güncel metin için Ulaştırma ve Altyapı Bakanlığı – 5312 sayılı Kanun kaynağı esas alınmalıdır.
Hangi Gemiler 5312 Sayılı Kanun Kapsamındadır?
Bir geminin m.2 kapsamında değerlendirilmesi için kanuni unsurlar birlikte incelenir. Geminin yalnızca tanker olması şart değildir. Kanunda belirleyici unsur, petrol veya diğer zararlı maddelerin taşınmasıdır. Dolayısıyla yükün niteliği Kanun’un tanımlar maddesiyle birlikte değerlendirilir. Petrol; deniz ortamına dökülmesi halinde kirlilik oluşturabilecek petrol türlerini, diğer zararlı maddeler ise petrol dışındaki ve deniz çevresine zarar verme niteliği bulunan maddeleri ifade eder.
İkinci unsur gros tonajdır. Kanun açık biçimde beş yüz gros ton ve üzerindeki gemileri esas alır. Bu ifade, 500 GT değerinin de kapsama dahil olduğunu gösterir. Bir geminin 499 GT olması ile 500 GT olması arasında m.2 bakımından hukuki eşik vardır. Ancak 500 GT’nin altında kalan bir geminin denizi kirletmesi, hiçbir hukuki sorumluluk doğmayacağı anlamına gelmez. Çevre Kanunu, Türk Ticaret Kanunu, ilgili uluslararası sözleşmeler ve diğer denizcilik mevzuatı somut olaya göre uygulanabilir. Buradaki ayrım yalnız 5312 sayılı Kanun’un m.2’de kurduğu özel rejimin kapsamına ilişkindir.
Üçüncü unsur coğrafi bağlantıdır. Geminin uygulama alanında bulunması yeterlidir; ayrıca bir Türk limanına ticari amaçla uğramış olması aranmaz. Kanun, uygulama alanına herhangi bir nedenle girmek isteyen gemileri de kapsar. Bu düzenleme, özellikle giriş öncesi bildirim ve mali sorumluluk belgelerinin kontrolü bakımından önemlidir.
500 GT Sınırı Nasıl Uygulanır?
“GT” veya gros ton, geminin ağırlığını gösteren bir kilogram ya da ton ölçüsü değildir. Geminin kapalı hacimlerine dayanan uluslararası tonaj ölçüm sistemindeki gros tonaj değeridir. Bu nedenle “500 ton yük taşıyor” ifadesi ile “500 GT gemi” ifadeleri aynı anlama gelmez. Kapsam incelemesinde geminin resmi tonaj belgelerinde yer alan gros tonaj değeri esas alınır.
Kanunun lafzı “beş yüz gros ton ve daha büyük gemiler” şeklinde bir eşik kurduğu için 500 GT değerindeki gemi kapsamdadır. 500 GT’nin altında kalan gemiler ise sırf tonaj nedeniyle bu maddenin gemilere ilişkin ana kapsamının dışında kalır. Bununla birlikte 5312 sayılı Kanun’un 23. maddesi, gemilerden kaynaklanan petrol ve diğer zararlı maddelerle kirlenme olaylarında bazı hükümlerin daha geniş biçimde uygulanmasına ilişkin özel bir düzenleme içerir. Bu nedenle yalnız m.2’ye bakılarak “500 GT altındaki gemi hiçbir durumda 5312 ile bağlantılı değildir” sonucu çıkarılmamalıdır. Kapsam sorusu ile somut olayda uygulanacak hükümlerin sorusu ayrı ayrı ele alınmalıdır.
Pratikte gemi sahibi, işleten, acente, kiracı ve yük ilgilisi açısından ilk kontrol edilmesi gereken belgeler arasında geminin tonaj bilgileri, taşınan yükün sınıfı ve yük belgeleri, sigorta ve mali sorumluluk belgeleri ile varış bilgileri bulunur. Deniz çevresi açısından risk doğuran bir yük söz konusuysa, yalnız taşıma sözleşmesine değil kamu hukuku yükümlülüklerine de bakılmalıdır.
Petrol ve Zararlı Maddelerle Faaliyet Gösteren Kıyı Tesisleri Kapsamda mı?
Evet. 5312 sayılı Kanun m.2, petrol ve diğer zararlı maddelerle faaliyet gösteren kıyı tesislerini açıkça kapsar. Kıyı tesisi bakımından gemiler için öngörülen 500 GT benzeri bir tonaj eşiği bulunmaz. Tesisin faaliyetinin petrol veya diğer zararlı maddelerle bağlantılı olması belirleyicidir.
Kanunun devamındaki hükümler kıyı tesisi işletmecisine somut yükümlülükler getirir. Özellikle m.5 kapsamında acil müdahale için gerekli personel, malzeme ve ekipmanın bulundurulması; m.8 kapsamında zorunlu mali sorumluluk sigortası; m.15 kapsamında olay anında ilk müdahale yükümlülüğü önem taşır. Yeni kurulacak kıyı tesisleri gerekli personel, malzeme ve ekipman tamamlanmadan faaliyete geçirilemez. Zorunlu mali sorumluluk sigortası bulunmayan kıyı tesisinin faaliyetine izin verilmez.
Mersin’de liman, terminal, akaryakıt, kimyasal veya tehlikeli yük faaliyeti yürüten işletmeler açısından yalnız işletme izni ve liman düzenlemeleri yeterli değildir. 5312 kapsamına giren faaliyet varsa, acil müdahale organizasyonu ve mali sorumluluk boyutu ayrıca incelenmelidir. Tehlikeli yüklerle ilgili kıyı tesisi yükümlülükleri hakkında sitemizdeki Tehlikeli Yüklerde Kıyı Tesisi İşleticisinin Sorumlulukları yazısı da bağlantılı kuralları açıklar.
Hangi Gemiler 5312 Sayılı Kanun Kapsamı Dışındadır?
Kanun m.2 açık bir istisna getirir: savaş gemileri ve yardımcı savaş gemileri ile herhangi bir devlete ait veya bir devlet tarafından işletilen ve yalnız ticari olmayan kamu hizmetlerinde kullanılan gemiler Kanunun kapsamı dışındadır. Bu istisna, devlet mülkiyetindeki her gemiyi otomatik biçimde kapsam dışına çıkarmaz. Kanuni metin, geminin devlet bağlantısı yanında ticari olmayan hizmet amacıyla kullanılmasını da arar.
Bu ayrım önemlidir. Devlete ait olmak tek başına yeterli kabul edilirse, ticari işlerde kullanılan devlet bağlantılı gemiler için kanundaki şartlar gözden kaçırılabilir. Doğru değerlendirme, geminin statüsünü ve fiili kullanımını birlikte incelemektir.
Kapsam dışı olma, deniz çevresini korumaya ilişkin bütün hukuk kurallarından muafiyet anlamına da gelmez. İlgili gemi için uluslararası hukuk, çevre mevzuatı, seyrüsefer güvenliği düzenlemeleri ve özel hükümler ayrıca uygulanabilir. 5312 m.2’nin istisnası yalnız bu özel Kanunun doğrudan uygulama kapsamını belirler.
Yabancı Bayraklı Gemiler de 5312 Sayılı Kanuna Tabi midir?
Evet. Kanun m.2’de kapsamı Türk bayrağı şartına bağlamaz. Uygulama alanında bulunan veya bu alana girmek isteyen ve diğer maddi şartları taşıyan yabancı bayraklı gemiler de kapsama girer. Bu husus, m.5, m.8 ve m.9’daki giriş öncesi belge ve güvence yükümlülükleriyle birlikte değerlendirilmelidir.
Örneğin yabancı bayraklı, 20.000 GT büyüklüğünde ve petrol taşıyan bir tanker Türkiye’deki bir limana girmek istiyorsa m.2 bakımından kapsama girer. Kanunun 5. maddesi uluslararası zorunlu standartlara ilişkin belgeleri, 8. maddesi mali sorumluluk güvencelerini, 9. maddesi ise mali sorumluluk belgelerinin girişten önce sunulmasını düzenler. Bu nedenle yabancı gemi bakımından inceleme “bayrak yabancı, Türk Kanunu uygulanmaz” şeklinde yapılamaz.
Uluslararası sefer yapan gemiler açısından ayrıca Türkiye’nin taraf olduğu deniz çevresi ve mali sorumluluk sözleşmeleri dikkate alınır. 5312 sayılı Kanun da sorumluluk sınırları ve uluslararası sözleşmeler bakımından bu bağlantıyı açıkça korur.
“Diğer Zararlı Maddeler” Ne Anlama Gelir?
Kanunun kapsamı yalnız ham petrol veya akaryakıtla sınırlı değildir. M.3’te “diğer zararlı maddeler” ayrı bir kavram olarak tanımlanır. Deniz çevresine bırakılması halinde canlı kaynaklara ve deniz yaşamına zarar veren, insan sağlığı için tehlike oluşturan, denizcilik faaliyetlerini engelleyen veya denizin meşru kullanımını olumsuz etkileyen nitelikteki maddeler bu değerlendirmede önem taşır.
Bu nedenle konteyner, tanker veya dökme yük taşımalarında yükün ticari adı tek başına yeterli değildir. Maddenin tehlike sınıfı, taşıma belgeleri, güvenlik bilgi formu ve uluslararası kodlardaki sınıflandırması incelenmelidir. Liman ve tehlikeli yük bildirimleri yönünden ayrıca Limanlar Yönetmeliği ve tehlikeli yük mevzuatı devreye girer. Gemi limana gelmeden yapılacak bildirimler hakkında Tehlikeli Yük Taşıyan Gemi Limana Kaç Saat Önce Bildirim Yapar? başlıklı içeriğimiz incelenebilir.
Mersin Limanı ve Kıyı Tesisleri Açısından Neden Önemlidir?
Mersin, konteyner, genel kargo, sıvı dökme yük ve çeşitli tehlikeli yüklerin deniz yoluyla taşındığı yoğun bir ticaret alanıdır. 5312’nin kapsam hükmü, olay meydana geldikten sonra açılacak tazminat davasından önce, hangi gemi ve tesislerin özel hazırlık ve mali güvence rejimine tabi olduğunu belirlediği için önem taşır.
Bir kirlenme olayında doğru hukuki analiz; geminin GT değeri, yükün niteliği, geminin konumu, kıyı tesisinin faaliyeti, olay zamanı, müdahale kayıtları, bildirimler, sigorta ve garanti belgeleri üzerinden yapılır. Liman işletmesinin veya diğer işletmelerin yük hasarından doğan özel hukuk sorumluluğu ise ayrı bir hukuki katmandır. Bu konuda Mersin Liman İşletmesinin Yük Hasarından Sorumluluğu yazımızda taşıma ve terminal ilişkileri ayrıca ele alınmıştır.
Deniz kirliliği uyuşmazlığında deliller hızla değişebilir. Olay tutanakları, fotoğraf ve video kayıtları, AIS/VDR verileri, liman kayıtları, yük belgeleri, numune sonuçları, müdahale faturaları, atık taşıma ve bertaraf belgeleri ile gelir kaybını gösteren ticari kayıtlar ayrı ayrı korunmalıdır. 5312 m.6 zarar kalemlerini geniş biçimde düzenlediği için delil yönetimi yalnız çevresel temizliğin maliyetine indirgenmemelidir.
5312 m.2 Kapsam Kontrolü Nasıl Yapılır?
- Uygulama alanı bağlantısı: Gemi Türkiye’nin Kanun kapsamındaki uygulama alanında mı veya bu alana girmek mi istiyor?
- Gros tonaj: Resmi tonaj belgesinde gemi 500 GT veya üzerinde mi?
- Yük: Petrol veya Kanunun “diğer zararlı maddeler” tanımına giren yük taşınıyor mu?
- İstisna: Gemi savaş gemisi, yardımcı savaş gemisi veya yalnız ticari olmayan devlet hizmetinde kullanılan devlet gemisi mi?
- Kıyı tesisi: Tesis petrol veya diğer zararlı maddelerle faaliyet gösteriyor mu?
- Sonraki yükümlülükler: Bildirim, acil müdahale, mali sorumluluk güvencesi ve sigorta belgeleri tamam mı?
Sonuç
5312 sayılı Kanun m.2, deniz kirliliğine ilişkin özel müdahale ve tazminat rejiminin kimler hakkında uygulanacağını belirleyen temel hükümdür. Uygulama alanında bulunan veya bu alana girmek isteyen 500 GT ve üzerindeki petrol ya da diğer zararlı maddeleri taşıyan gemiler ile petrol ve diğer zararlı maddelerle faaliyet gösteren kıyı tesisleri Kanun kapsamındadır. Savaş gemileri, yardımcı savaş gemileri ve ticari olmayan devlet hizmetlerinde kullanılan devlet gemileri ise kapsam dışındadır.
Kapsama girildiğinde yalnız m.2 değil, giriş ve bildirim yükümlülükleri, mali sorumluluk güvenceleri, kıyı tesisi sigortası, ilk müdahale, zarar tespiti ve tazminat hükümleri de birlikte değerlendirilir. Bu nedenle deniz kirliliği dosyasında ilk hukuki işlem, gemi veya tesisin statüsünü belge üzerinden kesinleştirmektir.
Sık Sorulan Sorular
1. 500 GT büyüklüğündeki gemi 5312 kapsamına girer mi?
Evet. Kanun beş yüz gros ton ve üzerindeki gemileri kapsar. 500 GT eşik değerin içindedir.
2. 499 GT gemi 5312 m.2 kapsamına girer mi?
M.2’deki 500 GT ve üzeri gemi ölçütünü karşılamaz. Ancak deniz kirliliği halinde 5312 m.23, Çevre Kanunu ve diğer mevzuat ayrıca incelenmelidir.
3. Yalnız tankerler mi kapsamdadır?
Hayır. Kanun gemi türünü yalnız tanker olarak sınırlamaz. Tonaj, uygulama alanı ve petrol veya diğer zararlı madde taşıma şartları belirleyicidir.
4. Yabancı bayraklı gemi Kanun kapsamına girer mi?
Evet. M.2 Türk bayrağı şartı koymaz. Şartları taşıyan yabancı bayraklı gemiler de uygulama alanında veya bu alana giriş aşamasında kapsamdadır.
5. Kıyı tesisleri için 500 GT benzeri bir eşik var mı?
Hayır. 500 GT ölçütü gemilere ilişkindir. Petrol ve diğer zararlı maddelerle faaliyet gösteren kıyı tesisleri m.2 kapsamında ayrıca düzenlenmiştir.
6. Devlete ait her gemi kapsam dışında mıdır?
Hayır. Kanundaki istisna savaş ve yardımcı savaş gemileri ile devlete ait veya devletçe işletilen ve ticari olmayan hizmetlerde kullanılan gemilere ilişkindir.
7. Kapsama giren kıyı tesisi sigorta yaptırmak zorunda mı?
5312 m.8 uyarınca kıyı tesislerinin zorunlu mali sorumluluk sigortası yaptırması gerekir. Zorunlu sigortası bulunmayan kıyı tesisinin faaliyetine izin verilmez.
8. Kapsama giren geminin Türkiye’ye girişten önce yükümlülüğü var mı?
Evet. Kanunun 5, 8 ve 9. maddelerinde giriş öncesi bildirim, uluslararası standart belgeleri ve mali sorumluluk belgeleriyle ilgili hükümler bulunur.
9. Gemi 500 GT altında diye kirlenmeden doğan hiçbir sorumluluk oluşmaz mı?
Hayır. 500 GT sınırı m.2’deki özel kapsam ölçütüdür. Somut olayda 5312 m.23, Çevre Kanunu, uluslararası sözleşmeler ve diğer özel hükümler uygulanabilir.
10. Mersin’deki petrol veya kimyasal faaliyeti bulunan kıyı tesisi için ilk bakılacak hüküm nedir?
Kapsam bakımından 5312 m.2; hazırlık ve ekipman bakımından m.5; zorunlu mali sorumluluk sigortası bakımından m.8; müdahale bakımından m.15 birlikte incelenmelidir.
Hukuki konu hakkında iletişim
İlk iletişimde konuyu, bulunduğunuz ülke veya ili ve varsa tebliğ ya da son işlem tarihini kısaca belirtebilirsiniz. T.C. kimlik numarası, sağlık verisi veya kişisel belge göndermeyiniz. Mesajlaşma tek başına hukuki görüş veya avukatlık ilişkisi oluşturmaz.
