7552 Sayılı İklim Kanunu Kimleri Kapsar? Şirketler ve Kamu İçin 2026 Rehberi
Kısa ve net cevap: 7552 sayılı İklim Kanunu yalnızca sanayi tesislerini değil; Kanunun uygulanması kapsamında görev ve yükümlülük verilen kamu kurum ve kuruluşlarını, yerel yönetimleri ve gerekli tedbir, düzenleme, bilgi-belge, emisyon izni, raporlama veya karbon piyasası yükümlülüklerine tabi tutulan gerçek ve tüzel kişileri kapsar. Kanun 9 Temmuz 2025 tarihli ve 32951 sayılı Resmî Gazete’de yayımlanmıştır. Somut yükümlülüğün doğması, ilgili madde ile ikincil mevzuatta belirlenen kapsama bağlıdır. Özellikle ETS kapsamındaki işletmeler bakımından sera gazı emisyon izni ve yıllık tahsisat teslimi ayrı ve doğrudan yükümlülüklerdir.
Bu yazıyla ilgili genel bir sorunuz mu var? Anonim soru sor

7552 Sayılı İklim Kanununun Kapsamı Nedir?
7552 sayılı İklim Kanununun 1. maddesi, Kanunun amacını yeşil büyüme vizyonu ve net sıfır emisyon hedefi doğrultusunda iklim değişikliğiyle mücadele olarak belirler. Aynı maddenin ikinci fıkrası kapsamı; sera gazı emisyonlarının azaltılması, iklim değişikliğine uyum faaliyetleri, planlama ve uygulama araçları, gelirler, izin, denetim ve bunlara ilişkin yasal ve kurumsal çerçeve olarak sayar. Bu nedenle Kanun yalnızca “karbon salan fabrikalara” uygulanacak dar bir metin değildir. Planlama, finansman, teknoloji, eğitim, yerel iklim eylem planları, Emisyon Ticaret Sistemi, karbon kredileri, izinler, denetim ve idari yaptırımlar aynı kanuni yapının parçalarıdır.
Kapsam bakımından iki ayrı düzey vardır. Birinci düzey, Kanunun genel ilkelerine ve kamu politikası hükümlerine tabi kurum ve kuruluşlardır. İkinci düzey ise ilgili madde ve ikincil düzenlemeler uyarınca belirli bir izin, bildirim, raporlama, kayıt veya tahsisat teslim yükümlülüğüne tabi gerçek ve tüzel kişilerdir. Bu ayrım önemlidir. Kanunun yürürlüğe girmiş olması, Türkiye’deki her şirketin aynı gün ETS işletmesi hâline geldiği anlamına gelmez. Buna karşılık Kanunun 3. maddesi uyarınca gerçek ve tüzel kişiler, Kanun doğrultusunda kamu yararı gözetilerek alınacak tedbirlere ve düzenlemelere süresinde uymak ve bunları uygulamakla yükümlüdür.
İklim Kanununda Kimler Doğrudan Muhataptır?
Kanun metni tek bir “yükümlüler listesi” ile sınırlı değildir. Maddelere göre farklı muhatap grupları belirlenmiştir. Kamu kurum ve kuruluşları planlama, emisyon azaltımı, uyum, veri paylaşımı, risk analizi, su yönetimi, tarım, afet yönetimi, eğitim ve finansman alanlarında görev taşır. Yerel yönetimler, özellikle yerel iklim değişikliği eylem planlarının hazırlanması sürecinin doğrudan aktörüdür. Gerçek ve tüzel kişiler ise Başkanlığın kanuni bilgi-belge taleplerine, uygulanacak tedbirlere ve kendi faaliyetlerini kapsayan izin, kayıt ve denetim hükümlerine uymak zorundadır.
Özel sektör bakımından en ağır ve somut yükümlülük grubu ETS kapsamına giren işletmelerdir. 7552 sayılı Kanunun 9. maddesi, yönetmelikle belirlenecek doğrudan sera gazı emisyonuna neden olan faaliyetleri yürüten işletmelerin Başkanlıktan sera gazı emisyon izni almasını zorunlu kılar. Aynı işletmeler doğrulanmış yıllık emisyonlarına karşılık gelecek şekilde tahsisat teslim etmekle yükümlüdür. Dolayısıyla “şirketim İklim Kanununa tabi mi?” sorusunun doğru cevabı şirket türüne değil, faaliyetin ilgili düzenlemelerde belirlenen kapsama girip girmediğine bakılarak verilir.
Şirketler İçin Hangi Yükümlülükler Doğar?
Şirketlerin yükümlülükleri faaliyet alanına göre değişir; ancak kanuni çerçeve nettir. Bir şirketin ETS kapsamına alınması hâlinde sera gazı emisyon izni, doğrulanmış emisyon verisi ve tahsisat teslimi temel yükümlülüklerdir. Gönüllü karbon piyasasında karbon kredisi üreten proje sahipleri için de kayıt yükümlülüğü vardır. 11. maddenin beşinci fıkrasına göre yurt içinde herhangi bir gönüllü karbon piyasasında ulusal veya uluslararası standartlarla karbon kredisi üretmeye başlamış veya başlayacak projelerin sahipleri, projelerini Başkanlığın belirlediği sürede karbon kredisi kayıt sistemine kaydettirmek zorundadır.
Şirketler açısından ikinci önemli alan bilgi ve belge yükümlülüğüdür. Kanunun 4. maddesi, Kişisel Verilerin Korunması Kanunu hükümleri saklı kalmak üzere Başkanlığa gerekli gördüğü bilgi, belge ve veriyi kamu kurumlarından ve gerçek veya tüzel kişilerden doğrudan isteme yetkisi verir. Talebin muhatabı olan kişi veya şirket, istenen veriyi belirtilen sürede ve bedelsiz paylaşmak zorundadır. Bu yükümlülük, “gönüllü veri paylaşımı” değildir; kanuni bir yükümlülüktür.
Üçüncü alan denetimdir. Kanunun 15. maddesi uyarınca ilgililer denetim için gerekli ortamı sağlamak, istenen bilgi ve belgeleri vermek, kullanılan ham madde ve yakıtlar, ürün ve atıklar, emisyon miktarları, acil durum planları, izleme sistemleri ve emisyon raporları bakımından yetkili birimlere bilgi sunmak ve denetimde kolaylık göstermek zorundadır. Yetkililerin yaptıracağı analiz ve ölçümlerin giderlerini karşılama yükümlülüğü de kanunda açıkça düzenlenmiştir.
Kamu Kurumları ve Belediyeler Hangi Görevleri Üstlenir?
İklim Kanunu kamu idaresi açısından yalnızca koordinasyon hükmü getirmemektedir. Kanunun 5. maddesi ilgili kamu kurum ve kuruluşlarının orta ve uzun dönemli hedeflerini içeren planlama araçlarını sera gazı emisyonlarının azaltımı çerçevesinde uyarlamasını, hazırlamasını, uygulamasını, izlemesini ve güncellemesini emreder. Enerji, su ve ham madde verimliliği, kirliliğin kaynağında önlenmesi, yenilenebilir enerji kullanımının artırılması, karbon ayak izinin azaltılması, düşük karbonlu yakıt ve ham madde kullanımı, elektrifikasyon, temiz teknoloji ve sıfır atık sistemi de aynı maddede sayılan azaltım alanları arasındadır.
Kanunun 6. maddesi iklim değişikliğine uyum için risk analizleri, su kaynaklarının yönetimi, biyolojik çeşitlilik, tarımsal dayanıklılık ve afetlere karşı erken uyarı sistemlerini düzenler. 7. madde ise her ilde vali başkanlığında İl İklim Değişikliği Koordinasyon Kurulu kurulmasını ve her ilin bütüncül yerel iklim değişikliği eylem planının hazırlanmasını öngörür. Büyükşehirlerde plan, vali koordinasyonunda büyükşehir belediyesi tarafından; diğer illerde il belediyesi ve il özel idaresi tarafından birlikte hazırlanır veya hazırlatılır ve koordinasyon kuruluna sunulur.
ETS Kapsamındaki İşletmeler İçin Özel Rejim
Emisyon Ticaret Sistemi, 7552 sayılı Kanunun en önemli ekonomik düzenlemelerinden biridir. Kanunun 9. maddesine göre ETS Başkanlık tarafından kurulur; ulusal tahsisat planlaması hazırlanır ve tahsisat dağıtımı yapılır. ETS piyasasını Enerji Piyasaları İşletme Anonim Şirketi işletir. Hangi doğrudan emisyon faaliyetlerinin kapsama gireceği yönetmelikle belirlenir. Kapsama giren işletmenin faaliyete devam edebilmesi için sera gazı emisyon izni zorunludur.
İzin tek başına yeterli değildir. ETS işletmesi doğrulanmış yıllık sera gazı emisyonu kadar tahsisatı yıllık olarak teslim etmek zorundadır. Ücretsiz tahsisat verilebilir; bunun ölçüsü tarihsel emisyon verileri veya kıyaslama değerleridir. Ulusal tahsisat planı Resmî Gazete’de yayımlanır. Teslim yükümlülüğü tesisin faaliyetini sona erdirmesi, işletmenin tasfiyesi veya konkordato kararı alınmasıyla ortadan kalkmaz. Bu hüküm, şirketlerin çevresel yükümlülükleri şirketler hukuku ve borç yapılandırma süreçlerinden ayrı takip etmesini gerektirir.
Tahsisatların hukuki niteliğine ilişkin sınırlamalar da açıktır. Tahsisatlar teminat sözleşmesine konu edilemez. Teslim yükümlülüğüne konu ücretsiz tahsisatlar ilk aktarıldıkları işlem kayıt sistemi hesabından transfer edilmedikçe haczedilemez. Kanun ayrıca mali uzlaştırma ve diğer mali işlemlere konu teminatlar ile temerrüt garanti hesabındaki varlıkların amaç dışı kullanılamayacağını, haczedilemeyeceğini, rehnedilemeyeceğini, iflas masasına girmeyeceğini ve üzerlerine ihtiyati tedbir konulamayacağını düzenler.
Başkanlığın Bilgi ve Belge Talebine Cevap Vermek Zorunlu mu?
Evet. 7552 sayılı Kanunun 4/4. maddesi, Başkanlığın Kanunun uygulanması için gerekli gördüğü bilgi, belge ve veriyi doğrudan istemesine imkân verir. Talep kamu kurumuna, gerçek kişiye veya özel hukuk tüzel kişisine yöneltilebilir. Muhatap, talep edilen bilgi ve belgeleri belirtilen sürede ve bedelsiz paylaşmak zorundadır. Kişisel veriler bakımından 6698 sayılı Kanun hükümleri saklıdır; bu nedenle veri paylaşımı yapılırken veri güvenliği, amaçla sınırlılık ve kanuni işleme şartları ayrıca gözetilir.
Bilgi ve belge vermemenin yaptırımı da Kanunun 14/6. maddesinde düzenlenmiştir. Kanunda öngörülen bilgi, belge ve veri verme yükümlülüğünü yerine getirmeyen veya yanıltıcı beyanda bulunan gerçek kişiler ile özel hukuk tüzel kişilerine idari para cezası uygulanır. Bu ceza, diğer özel yaptırım hükümlerinden bağımsızdır. Denetimde bilgi saklamak ile kanuni talebe süresinde cevap vermemek, işletmenin uyum dosyasında ayrı risk başlıkları olarak ele alınmalıdır.
İklim Kanununda İdari Yaptırım Sistemi
Kanunun 14. maddesi farklı ihlal grupları için ayrı yaptırımlar belirler. Doğrulanmış sera gazı emisyon raporunun süresinde sunulmaması, ozon tabakasını incelten maddelere ilişkin yükümlülüklerin ihlali, florlu sera gazı kurallarına aykırılık, ETS’de izin almadan faaliyet, tahsisat teslim etmeme, karbon kredisi proje kayıt yükümlülüğünü ihlal ve bilgi-belge vermeme yaptırıma bağlanmıştır. ETS kapsamında bazı cezalar daha ağır uygulanır.
Kanunda belirtilen para cezaları bakımından tekrar hükümleri vardır. Bir fiilin ceza tebliğinden itibaren üç yıl içinde birinci tekrarında ceza bir kat, ikinci ve sonraki tekrarlarda iki kat artırılır. Her bir fiil için uygulanacak idari para cezası kanundaki üst sınırı aşamaz. Ayrıca Bakanlık aykırılığın giderilmesi için bir defaya mahsus ve bir yılı aşmayan süre verebilir; aykırılık düzeltilmezse faaliyet kısmen veya tamamen durdurulur. Süre verilmesi veya faaliyetin durdurulması para cezasını ortadan kaldırmaz.
İdari yaptırım kararlarına karşı görevli yargı yolu kanunda açıkça idari yargı olarak belirlenmiştir. Dava Başkanlığa karşı açılır. Dava açılması, verilen para cezasının tahsilini kendiliğinden durdurmaz. Bu nedenle yaptırım tebliğ edilen işletmenin yalnızca dava dilekçesini değil, tahsil sürecini ve gerekiyorsa yürütmenin durdurulması talebini de ayrı değerlendirmesi gerekir.
Şirketler İçin 2026 İklim Kanunu Uyum Kontrol Listesi
İşletmenin ilk işi faaliyetlerinin ETS kapsamına girip girmediğini hukuki ve teknik olarak sınıflandırmaktır. İkinci adım, sera gazı emisyonlarının hangi tesis ve faaliyetlerden kaynaklandığını gösteren kurumsal veri envanteridir. Üçüncü adım, izleme, raporlama ve doğrulama süreçlerinin görev sahiplerini belirlemektir. Dördüncü adım, Başkanlıktan gelebilecek bilgi-belge taleplerine cevap verecek kayıt sistemini kurmaktır. Beşinci adım, gönüllü karbon kredisi projesi varsa kayıt yükümlülüğünü ayrı takip etmektir. Altıncı adım, sözleşmelerin karbon kredisi, tahsisat, doğrulama ve veri paylaşımı hükümlerini 7552 sayılı Kanundaki emredici sınırlamalarla uyumlu hâle getirmektir.
Yönetim kurulu veya müdürler kurulu seviyesinde hukuki uyum sorumluluğunun belirlenmesi de önemlidir. İklim mevzuatında sadece teknik çevre biriminin izleyeceği bir emisyon hesabı değil, işletmenin faaliyet izni, piyasa işlemleri, teminat yapısı, veri yönetimi, kamu denetimi ve idari yaptırım riski birlikte bulunur. Bu nedenle çevre, hukuk, mali işler, iç denetim ve üretim birimleri aynı uyum takviminde çalışmalıdır.
İşletme ETS kapsamına henüz girmemiş olsa bile Kanunun 3. maddesindeki genel uyum yükümlülüğü ve 4. maddesindeki bilgi-belge rejimi nedeniyle ikincil düzenlemelerin izlenmesi gerekir. Buna karşılık ikincil mevzuatla belirlenmemiş bir izin veya tahsisat yükümlülüğü varmış gibi işlem yapılması da doğru değildir. Hukuki uyum dosyası, yürürlükteki kanun hükmü ile daha sonra çıkarılacak düzenlemeyi birbirinden açıkça ayırmalıdır.
Türkiye Geneli ve Mersin Uygulaması
7552 sayılı İklim Kanunu ülke genelinde uygulanır; Mersin için ayrı bir kanuni istisna bulunmaz. Mersin’de faaliyette bulunan sanayi, enerji, lojistik, liman bağlantılı işletmeler, tarım-gıda şirketleri ve diğer tüzel kişiler bakımından belirleyici unsur şirketin Mersin’de bulunması değil, faaliyetinin ilgili ETS ve iklim mevzuatı kapsamına girip girmediğidir. Yerel planlama bakımından ise Mersin’de de vali başkanlığındaki İl İklim Değişikliği Koordinasyon Kurulu ve büyükşehir belediyesinin yerel iklim eylem planı süreci Kanunun 7. maddesine dayanır.
Mersin’deki işletmeler açısından liman, dış ticaret ve ihracat bağlantısı ayrıca SKDM ve gömülü emisyon raporlaması bakımından ticari önem taşır. Ancak 7552 sayılı Kanunun 8/1-ç hükmü ulusal SKDM’nin kurulabileceğini düzenler; mekanizmanın raporlama, kapsam, içerik ve usul esaslarını Ticaret Bakanlığının ilgili bakanlıklarla koordineli olarak belirleyeceğini hükme bağlar. Bu nedenle şirketlerin AB Sınırda Karbon Düzenleme Mekanizması ile Türkiye’de 7552 sayılı Kanunda öngörülen ulusal SKDM’yi aynı düzenleme gibi değerlendirmemesi gerekir.
Sık Sorulan Sorular
İklim Kanunu bütün şirketleri ETS kapsamına alır mı?
Hayır. ETS kapsamına girecek doğrudan sera gazı emisyonuna neden olan faaliyetler ikincil mevzuatla belirlenir. Kapsama giren işletmeler için emisyon izni ve tahsisat teslimi zorunludur.
Küçük işletmeler İklim Kanunundan tamamen muaf mı?
Kanunda bütün küçük işletmeleri genel olarak muaf tutan bir hüküm yoktur. Somut yükümlülük, faaliyetin ilgili madde ve ikincil düzenlemenin kapsamına girip girmediğine göre belirlenir.
Başkanlık özel şirketten veri isteyebilir mi?
Evet. Kanunun 4/4. maddesi Başkanlığa gerçek ve tüzel kişilerden gerekli bilgi, belge ve veriyi isteme yetkisi verir. Talep edilen veri süresinde ve bedelsiz paylaşılmalıdır.
ETS işletmesi izin almadan çalışabilir mi?
Hayır. Kanunun 9/3. maddesine göre ETS kapsamında belirlenen doğrudan emisyon faaliyetlerini yürüten işletmenin sera gazı emisyon izni alması zorunludur.
Konkordato tahsisat teslim borcunu sona erdirir mi?
Hayır. Kanunun 9/10. maddesi tesisin faaliyetine son vermesinin, işletmenin tasfiyesinin veya konkordato kararının teslim yükümlülüğünü ortadan kaldırmadığını açıkça düzenler.
Karbon kredisi üreten proje kayıt yaptırmak zorunda mı?
Evet. Yurt içinde gönüllü karbon piyasasında ulusal veya uluslararası standartlarla karbon kredisi üreten veya üretmeye başlayacak projeler, Başkanlığın belirlediği sürede kayıt sistemine kaydedilmelidir.
İklim Kanunu cezasına karşı nereye dava açılır?
Kanunun 16. maddesine göre idari yaptırım kararına karşı Başkanlığa karşı idari yargıda dava açılır. Dava açılması cezanın tahsilini kendiliğinden durdurmaz.
İklim Kanunu yalnızca çevre hukuku mudur?
Hayır. Kanun; çevre hukukunun yanında idare, şirketler, enerji, sermaye piyasaları, kamu maliyesi, icra-iflas, veri yönetimi ve ticari sözleşmelerle doğrudan kesişen hükümler içerir.
Resmî Kaynaklar
Mevzuat kontrolü için TBMM 7552 sayılı İklim Kanunu sayfası ile İklim Değişikliği Başkanlığı duyuru ve ikincil düzenlemeleri esas alınmalıdır.
Hukukçu İncelemesi ve E-E-A-T
Bu içerik 7552 sayılı İklim Kanununun yürürlükteki hükümleri esas alınarak hukuki bilgilendirme amacıyla hazırlanmıştır. Kanunun uygulanmasında faaliyet kapsamı, ikincil düzenlemeler, emisyon verileri ve idari işlem tarihi birlikte incelenmelidir.
Yazar: Av. Halil Bakırcı – Mersin Barosu Sicil No: 3472
İnceleyen: Av. Emirhan Keskin – Mersin Barosu Sicil No: 5507
Son hukuk kontrolü: 11 Eylül 2026
Bakırcı & Keskin Hukuk Bürosu – Mersin Ofisi
İhsaniye, 4903. Sk. Profit İş Merkezi No:23 Kat:3 Daire:14, 33070 Akdeniz/Mersin
Telefon: +90 552 224 43 66
Hukuki konu hakkında iletişim
İlk iletişimde konuyu, bulunduğunuz ülke veya ili ve varsa tebliğ ya da son işlem tarihini kısaca belirtebilirsiniz. T.C. kimlik numarası, sağlık verisi veya kişisel belge göndermeyiniz. Mesajlaşma tek başına hukuki görüş veya avukatlık ilişkisi oluşturmaz.
BAKIRCI & KESKİN HUKUK BÜROSU sitesinden daha fazla şey keşfedin
Son gönderilerin e-postanıza gönderilmesi için abone olun.
