B&KBakırcı & KeskinHUKUK BÜROSU
TR
TürkçeEnglishDeutschРусскийالعربية中文
Menü

Bölünemeyen Borçta Birden Çok Alacaklı: Teslim Kime Yapılır?

Bölünemeyen bir borcun birden çok alacaklısı varsa borçlu, edimini alacaklıların tamamına ifa etmek zorundadır. Alacaklılardan her biri ifayı isteyebilir; ancak isteğin konusu yalnız kendisine teslim değil, bütün alacaklılara ifadır. Bu ayrım, 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu’nun 85. maddesinin doğrudan sonucudur. Bir kişinin alacaklı olması, diğer alacaklıların yerine teslim almaya yetkili olduğunu tek başına göstermez.

TBK 85 kapsamında bölünemeyen borcun bütün alacaklılara ifası ve teslimin belgelenmesi akışı
TBK 85: Bütün Alacaklılara İfa

Bu nedenle teslim hazırlığında üç ayrı konu açıklığa kavuşturulmalıdır: Borcun konusu bölünemeyen bir edim midir, alacaklıların tamamı kimlerden oluşmaktadır ve teslimi kabul edecek kişinin hangi sıfatla hareket ettiği belgelenmiş midir? Birden çok alacaklının bulunduğu her borç aynı kurala tabi değildir. Bölünemeyen borç, müteselsil alacaklılık ve alacaklıların ortak bir temsilci belirlemesi farklı hukuki dayanaklara sahiptir. Doğru teslim muhatabı bu ayrımlar üzerinden belirlenir.

TBK 85 hangi borçlarda uygulanır?

Türk Borçlar Kanunu’nun 85. maddesi, ifanın konusu bakımından bölünemeyen borçları düzenler. İncelemenin başlangıç noktası, sözleşmeyle üstlenilen edimdir. Tek ve belirli bir eşyanın tesliminde, eşyanın parçalanması sözleşmedeki teslimin yerine getirilmesi anlamına gelmez. Borçlunun taahhüdü bütün bir eşyanın teslimiyse, bazı parçaların verilmesiyle borcun paylara göre tamamlandığı kabul edilemez.

Buna karşılık, sözleşmede birden çok eşya bulunması bunların tamamını kendiliğinden bölünemeyen tek borca dönüştürmez. Sözleşmenin konusu, teslim düzeni ve tarafların gerçek ortak iradesi birlikte incelenir. TBK 19, sözleşmenin yorumunda kullanılan başlıktan önce gerçek ve ortak iradenin esas alınmasını emreder. Bu yüzden faturadaki toplam bedel veya teslim belgesindeki tek satır, tek başına bölünemezlik sonucunu kurmaz.

Para borcunun taksitle ödenmesiyle bölünemeyen eşyanın teslimi de aynı mesele değildir. Borcun tamamı belli ve muaccelse kısmi ifanın reddi TBK 84 kapsamında değerlendirilir. Bölünemeyen borçta ise edimin bütünlüğü ile alacaklıların birlikte korunması öne çıkar. Parasal borcun bir bölümünün ödenmesine ilişkin ayrı kurallar, kısmi ifa ve kısmi ödemenin kabulü yazısında açıklanmıştır.

Bir alacaklı tek başına hangi ifayı isteyebilir?

TBK 85’in birinci fıkrası her alacaklıya talepte bulunma hakkı tanır. Bu yetkinin kapsamı, borcun bütün alacaklılara ifasını istemektir. Talep sahibi, diğer alacaklıların haklarını dışarıda bırakarak teslimin yalnız kendi hesabına yapılmasını bu maddeye dayanarak isteyemez. Kanun, talebi başlatma yetkisi ile ifanın yöneltileceği kişileri birbirinden ayırır. Bir alacaklının harekete geçmesi, diğerlerinin alacaklı sıfatını ortadan kaldırmaz.

İhtar veya teslim talebi hazırlanırken bütün alacaklıların kimliği, borcun kaynağı ve teslim edilecek eşya açıkça yazılmalıdır. Talebin yalnızca “malı bana verin” şeklinde kurulması, TBK 85’teki ifa düzenini açıklamaz. Ortak teslimin nasıl gerçekleştirileceği veya teslim almaya yetkili temsilcinin kim olduğu da gösterilmelidir. Böylece borçlu, edimini hangi kişilere karşı ve hangi düzen içinde yerine getireceğini belirleyebilir.

Maddenin verdiği talep hakkı, borcun henüz gelmemiş vadesini öne çekmez. İfa zamanı sözleşmeye ve TBK 90 ile devamındaki hükümlere göre belirlenir. Karşılıklı borç yükleyen sözleşmede ifayı isteyen alacaklı tarafın kendi edimini yerine getirme veya önerme yükümlülüğü de TBK 97 uyarınca ayrıca incelenir. Alacaklı sayısı, sözleşmedeki ifa sırasını kendiliğinden değiştirmez.

Alacaklılardan birine teslim borcu sona erdirir mi?

TBK 85’e tabi borçta, yalnız bir alacaklının kendi adına teslim alması bütün alacaklılara ifa edildiğini tek başına göstermez. Borçlunun teslim alan kişinin diğerlerini de temsil ettiğini veya ifanın tüm alacaklılar yararına yetkili biçimde kabul edildiğini ortaya koyması gerekir. Alacaklılardan birinin malı fiilen elinde bulundurması ile borçlunun bütün alacaklılara karşı gereği gibi ifada bulunması ayrı konulardır.

Alacaklıların tamamının aynı anda teslim yerinde bulunması her durumda zorunlu değildir. Yetkili temsil mümkündür. TBK 40, yetkili temsilcinin başkası adına ve hesabına yaptığı hukuki işlemlerin doğrudan temsil olunanı bağlayacağını düzenler. TBK 41 ise yetkinin kapsamını, yetkiyi doğuran hukuki işlem veya ilgili kanuni düzenleme üzerinden belirler. Dolayısıyla teslim alan kişinin adı kadar, temsil ettiği kişilerin ve teslim kabul yetkisinin kapsamı da belgelendirilmelidir.

Temsil belgesinde yalnız görüşme yapma veya teslim tarihini belirleme yetkisi bulunması, bütün alacaklılar adına ifayı kabul etme yetkisiyle aynı değildir. Belge, gerçekleştirilecek işlemle karşılaştırılmalıdır. Yetkisiz temsil için TBK 46’daki onama düzeni ayrıca vardır; ancak sonradan onama beklemek, teslim öncesinde mevcut yetkiyi doğrulamanın yerine geçirilmemelidir. Teslim belgesi hangi alacaklıların adına düzenlendiğini açıkça göstermelidir.

Teslim yetkisi geri alınmışsa hangi kayıt esas alınır?

Yetki belgesinin bir tarihte verilmiş olması, sonradan geri alınma meselesini ortadan kaldırmaz. TBK 42, hukuki işlemden doğan temsil yetkisinin her zaman sınırlandırılmasına veya geri alınmasına izin verir. Teslim hazırlığında borçluya ulaşan yeni yetki bildirimi, eski belgeyle birlikte değerlendirilmelidir. Yetkinin yalnız teslim tarihini değiştirmek bakımından sınırlandırılması ile ifayı kabul yetkisinin tamamen kaldırılması aynı sonuç değildir.

Kanun üçüncü kişilere yapılan bildirime de sonuç bağlamıştır. Temsil olunan, verdiği yetkiyi üçüncü kişiye açık veya dolaylı biçimde bildirmiş ve geri almayı o kişiye bildirmemişse, geri almayı iyiniyetli üçüncü kişiye karşı ileri süremez. Bu nedenle inceleme yalnız temsilci ile alacaklı arasındaki iç yazışmadan ibaret değildir. Borçluya hangi kapsamda yetki bildirildiği ve son değişikliğin borçluya ulaşıp ulaşmadığı da belirlenir.

TBK 45 ayrıca temsilcinin yetkinin sona erdiğini bilmemesi durumunu düzenler; üçüncü kişinin sona ermeyi bildiği hâl bakımından bu korumayı dışarıda bırakır. “Eski yetki belgesi her koşulda yeterlidir” şeklindeki kabul bu düzenlemelerle bağdaşmaz. Teslim dosyasında ilk yetki belgesi, sonradan yapılan sınırlandırma veya geri alma bildirimleri ve bunların ulaşma kayıtları birlikte tutulmalıdır. Belgenin tarihi kadar, teslim anındaki bilgi durumu da hukuki değerlendirmeye girer.

Bölünemeyen borç ile müteselsil alacaklılık arasındaki fark

TBK 169’daki müteselsil alacaklılıkta, borçlu alacaklıların her birine borcun tamamını isteme hakkı tanımıştır veya bu sonuç kanundan doğar. Bu ilişkide alacaklılardan birine yapılan ifa, borçluyu bütün alacaklılara karşı borcundan kurtarır. Ayrıca alacaklılardan birinin icraya veya mahkemeye başvurduğu kendisine bildirilinceye kadar borçlu, kanundaki koşullarla dilediği alacaklıya ifada bulunabilir. TBK 85’te ise esas, bütün alacaklılara ifadır.

İncelenen konuTBK 85: bölünemeyen borçTBK 169: müteselsil alacaklılık
Alacaklının talebiEdimin bütün alacaklılara ifasını istemeBorcun tamamını kendisine isteme
İfanın muhatabıBütün alacaklılar veya onları yetkili biçimde temsil eden kişiKanundaki seçim sınırları içinde müteselsil alacaklılardan biri
Uygulama dayanağıEdimin bölünememesi ve alacaklı çokluğuBorçlunun tanıdığı hak veya kanuni düzenleme

Bu ayrım teslim belgesine yazılan sıfatlarla değiştirilemez. Sözleşmede birden çok kişinin adının geçmesi, kendiliğinden müteselsil alacaklılık kurmaz. TBK 169’un aradığı hukuki dayanak bulunmalıdır. Aynı şekilde alacaklılardan birinin diğerlerine karşı güçlü bir konumda olması veya görüşmeleri yürütmesi, bütün edimi yalnız kendisine alma hakkının kanıtı değildir. Borçlu, tarafların davranışını ilgili hukuki yetkiyle eşleştirmelidir.

Alacaklı sayısı, borçlanılan edimin miktarını da çoğaltmaz. Tek eşyanın bütün alacaklılara teslimi, her alacaklı için ayrıca aynı eşyanın sağlanması anlamına gelmez. Borçlunun üstlendiği tek edim, hukuken doğru muhataplara yöneltilerek yerine getirilir. Alacaklıların teslimden sonra eşyayı kendi aralarında kullanma veya paylaşma düzeni, borçlunun sözleşmeyle ayrıca üstlenmediği yeni bir edim doğurmaz. Bu yüzden teslim belgesinde hem ifanın bütün alacaklılar için yapıldığı hem de hangi tek borcun karşılandığı belirli olmalıdır.

Teslimden önce hangi bilgiler tamamlanmalıdır?

Öncelikle borcu doğuran sözleşme ile sonraki değişiklikler birlikte okunmalıdır. Alacaklı listesinin güncelliği, teslim edilecek malın ayırt edici özellikleri, teslim yeri ve ifa zamanı aynı dosyada bulunmalıdır. Belirli eşyanın marka, seri numarası, kayıt numarası veya sözleşme ekiyle tanımlanması, hangi borcun yerine getirildiğini somutlaştırır. Yalnız “ürün teslim edildi” ibaresi, birden çok borcun bulunduğu ilişkide teslimin hangi taahhüde karşılık geldiğini açıklamaz.

Teslim yeri için önce tarafların açık veya örtülü iradesine bakılır. TBK 89’un sözleşmede aksine düzenleme bulunmayan parça borçları bakımından gösterdiği yer, borç konusunun sözleşmenin kurulduğu sırada bulunduğu yerdir. Alacaklılardan birinin başka bir adres bildirmesi, kendi başına bütün alacaklılar bakımından yeni bir teslim düzeni kurduğunu kanıtlamaz. Adres değişikliği ile kabul yetkisi ayrı ayrı belgelenmelidir.

Teslimde alacaklıların tamamı yer alacaksa kimlikleri ve imzaları tutanakla eşleştirilir. Temsilci teslim alacaksa temsil belgesinin tarihi, kapsamı ve temsil edilen kişiler belirtilir. Teslimin hangi sözleşme borcunu karşıladığı, teslim edilen bütünün parçaları ve belgeleriyle birlikte yazılır. Bunlar TBK 85’in aradığı bütün alacaklılara ifanın sonradan denetlenmesini sağlayan kayıt düzenidir; kanunda bulunmayan yeni bir şekil şartı değildir.

Makbuz ve teslim tutanağı neyi kanıtlamalıdır?

TBK 103, borcunu ödeyen borçluya makbuz isteme hakkı verir. Borcun tamamı ödenmişse borç senedinin geri verilmesi veya iptali de bu hükmün kapsamındadır. Bölünemeyen edimde düzenlenen belgenin, malın teslim edildiğini belirtmenin yanında kimin adına kabul edildiğini göstermesi gerekir. Kabul eden kişinin kendi alacaklı sıfatı ile diğerleri adına temsil sıfatı aynı metinde birbirinden ayrılmalıdır.

İmzalı teslim belgesi, sözleşme, temsil belgesi ve yazışmalar bir arada saklanmalıdır. Teslim fotoğrafı veya taşıma kaydı eşyanın hareketini gösterebilir; ancak teslimi kabul edenin tüm alacaklıları temsil yetkisini tek başına ispatlamaz. HMK 199 elektronik verileri de belge kapsamında değerlendirir. Bununla birlikte bir verinin belge olması, her uyuşmazlıkta tek başına kesin delil olduğu anlamına gelmez. Belgenin kaynağı, içeriği ve uygulanacak ispat kuralları ayrıca değerlendirilir.

HMK 190 uyarınca, kanunda özel düzenleme bulunmadıkça, ileri sürdüğü vakıaya bağlanan hukuki sonuçtan kendi lehine hak çıkaran taraf ispat yükünü taşır. İfa savunması yapan borçlu da savunmasını uygun delillerle desteklemelidir. Makbuzun verilmemesi veya senedin iadesiyle ilgili özel hükümler için TBK 103–105 kapsamında makbuz ve senet iadesi açıklamaları ayrıca incelenmelidir.

Alacaklılar teslim konusunda anlaşamazsa ne yapılır?

Alacaklılar arasındaki anlaşmazlık, borçluya edimi dilediği kişiye bırakma yetkisi vermez. Önce sözleşmeye uygun ifa önerisi ve kabul için gerekli hazırlıklar belirlenir. TBK 106, gereği gibi önerilen edimin haklı sebep olmaksızın kabul edilmemesini veya alacaklının gerekli hazırlıkları yapmaktan kaçınmasını alacaklı temerrüdü kapsamında düzenler. Borçlunun kendi eksik teslim teklifini, yalnız alacaklıların anlaşmazlığına dayanarak gereği gibi ifa önerisine dönüştürmesi mümkün değildir.

Alacaklı temerrüdünün koşulları gerçekleştiğinde, teslim edilecek şey bakımından TBK 107’deki tevdi düzeni gündeme gelir. Tevdi yerini ifa yerindeki hâkim belirler; ticari malların hâkim kararı olmadan ardiyeye tevdiine ilişkin kanuni istisna saklıdır. Malı herhangi bir üçüncü kişiye bırakmak ile kanuna uygun tevdi aynı işlem değildir. Ayrıntılı işlem koşulları alacaklının temerrüdü, tevdi ve satış yazısında ele alınmaktadır.

Birden çok borçlu varsa kim ne ölçüde sorumludur?

TBK 85’in ikinci fıkrası, bölünemeyen borcun birden çok borçlusu bulunması hâlinde her borçluyu edimin tamamını ifayla yükümlü tutar. Borçlu, alacaklıya karşı yalnız kendi iç payını sunarak bölünemeyen edimin kalanını diğer borçlulara bırakamaz. Borçluların kendi aralarında yaptıkları paylaşım ile alacaklıya karşı edimin bütünlüğü farklı ilişkilerdir. İfa düzeni belirlenirken önce dış ilişki, ardından borçluların kendi hesaplaşması ele alınır.

Üçüncü fıkraya göre, durumun gereğinden aksi anlaşılmadıkça ifada bulunan borçlu alacaklıya halef olur ve diğerlerinden payları oranında alacağını ister. Kanun burada açık bir koşul koymuştur; iç ilişkinin farklı bir sonuç gerektirdiği durum dışarıda bırakılmaktadır. Müteselsil borçlara ilişkin TBK 162–168 düzeniyle bağlantı ve ayrımlar, müteselsil borç ve borçlular arasında rücu açıklamalarında ayrıca gösterilmiştir.

Dava talebi hazırlanırken hangi ayrım korunmalıdır?

İfa davasında istenen sonuç, TBK 85’in bütün alacaklılara ifa düzenini karşılamalıdır. HMK 26 mahkemeyi talep sonucuyla bağlar; HMK 194 ise dayanılan vakıalarla bunları ispatlayacak delillerin somutlaştırılmasını gerektirir. Borcun konusu, alacaklıların sıfatı, vade, yapılan ifa önerisi ve teslimin neden tamamlanmadığı ayrı vakıalar olarak ortaya konulmalıdır. Bütün delilleri topluca saymak, hangi belgenin hangi vakıayı kanıtladığını açıklama yükünün yerine geçmez.

Teslim edilecek şeyin dava talebinde sözleşmedeki tanımıyla gösterilmesi, borcun kapsamının korunmasını sağlar. Borcun varlığına ilişkin sözleşme, kabul yetkisine ilişkin belge ve fiilî teslim kaydı farklı vakıaları ispatlar. Birinin bulunması diğerini gereksiz kılmaz. Dava dosyasında bu ayrım kurulduğunda uyuşmazlığın edimin niteliğinden mi, alacaklı sıfatından mı, temsil yetkisinden mi yoksa teslimin gerçekleşmemesinden mi kaynaklandığı açıkça görülür. Hukuki talep de belirlenen uyuşmazlığa göre kurulmalıdır.

Alacaklılar arasındaki ortaklık veya mülkiyet ilişkisi ayrıca birlikte hareket etmeyi gerektiriyorsa bu kurallar da incelenir. TBK 85, her türlü ortaklık davasında taraf teşkilini tek başına çözen bir usul hükmü değildir. Maddi hukukun birlikte kullanılmasını gerektirdiği haklarda HMK 59–60 hükümleri göz önünde tutulur. Bu sınırın ayrıntıları, mecburi dava arkadaşlığı yazısında açıklanmaktadır.

Sık sorulan sorular

1. Bölünemeyen borcun bütününü tek alacaklı isteyebilir mi?

Evet. TBK 85 her alacaklıya ifayı isteme hakkı verir. Ancak talep, edimin bütün alacaklılara ifasına yönelmelidir. Yalnız talep sahibinin hesabına teslim istenmesi için ayrıca bunu sağlayan hukuki yetki bulunmalıdır.

2. İlk ihtarı gönderen alacaklı öncelik kazanır mı?

TBK 85, ilk ihtarı gönderen alacaklıya edimi tek başına alma önceliği tanımaz. İhtar talebi bildirir; bütün alacaklılara ifa yükümlülüğünü kaldırmaz. Müteselsil alacaklılıktaki başvuru ve bildirim düzeni ise ayrı hüküm olan TBK 169’a dayanır.

3. Teslimde bütün alacaklıların fiziksel olarak bulunması gerekir mi?

Yetkili temsilci aracılığıyla kabul mümkündür. Temsilcinin hangi alacaklıları temsil ettiği ve ifayı kabul yetkisinin kapsamı TBK 40–41 uyarınca belirlenir. Yalnız bir alacaklının verdiği yetki, diğer alacaklıların temsil edildiğini göstermez.

4. Bir alacaklının imzaladığı makbuz yeterli midir?

İmzanın hangi sıfatla atıldığına bakılır. Kendi adına teslim alan alacaklının makbuzu, diğerlerinin adına da yetkili kabul yapıldığını kendiliğinden kanıtlamaz. Temsil yetkisi ve teslimin bütün alacaklılara ilişkin içeriği ayrıca gösterilmelidir.

5. Malın bir kısmını vermek borcun bir kısmını sona erdirir mi?

Bölünemeyen edimin parçalanması, sözleşmedeki bütünün ifası değildir. Önce edimin niteliği ve sözleşmeyle üstlenilen sonuç belirlenir. Bölünebilir bir borcun kısmen ödenmesi ise TBK 84 kapsamındaki farklı değerlendirmeyi gerektirir.

6. Borçlu hangi alacaklıya teslim edeceğini seçebilir mi?

TBK 85’te böyle bir seçim hakkı yoktur. Edim bütün alacaklılara yönelmelidir. Alacaklılardan birine ifayla tümüne karşı borçtan kurtulma sonucu, koşulları bulunan müteselsil alacaklılıkta TBK 169’dan doğar.

7. Alacaklıların anlaşamaması borcu ortadan kaldırır mı?

Hayır. Anlaşmazlık borcun kendiliğinden sona ermesi sebebi değildir. Gereği gibi ifa önerisinin kabul edilmemesi hâlinde TBK 106 ve devamındaki şartlar incelenir; kanuna uygun tevdi gibi yollar bu şartlar gerçekleştiğinde kullanılır.

8. Bir borçlu yalnız kendi payını ifa edebilir mi?

Bölünemeyen borcun birden çok borçlusu varsa TBK 85 her birini borcun tamamını ifayla yükümlü tutar. İç paylaşım, alacaklıya karşı bölünemeyen edimin yalnız belirli kısmını sunma hakkı oluşturmaz.

9. İfayı yapan borçlu diğerlerinden ne ister?

Durumun gereğinden aksi anlaşılmadıkça, ifada bulunan borçlu alacaklıya halef olur ve diğer borçlulara payları oranında başvurur. Başvurunun miktarı belirlenirken borçlular arasındaki hukuki ilişki ve pay düzeni gösterilmelidir.

10. TBK 85 mülkiyet paylarını da belirler mi?

Madde, bölünemeyen borcun ifasını ve ifada bulunan borçlunun başvurusunu düzenler. Alacaklıların eşya üzerindeki mülkiyet türünü veya paylaşım sonucunu tek başına belirlemez. Ortaklık ve mülkiyete ilişkin özel hükümler ayrıca uygulanır.

Resmî mevzuat kaynakları

Temel dayanaklar: 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu m.19, 40–42, 45–46, 84–85, 89–90, 97, 103, 106–107 ve 169; 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu m.26, 59–60, 190, 194 ve 199. Borçlar Kanunu hükümleri ayrıca Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanlığının yayımladığı resmî metinden karşılaştırılmıştır.

İstanbul ve Mersin ofisleri

İstanbul · Polaris Plaza

Maslak Ahi Evran Caddesi, Polaris Plaza No:21, Kat:9, 34475 Sarıyer/İstanbul

İstanbul ofisi ve randevu

Mersin · Profit İş Merkezi

İhsaniye Mahallesi, 4903. Sokak, Profit İş Merkezi No:23, Kat:3, Daire:14, 33070 Akdeniz/Mersin

Mersin ofisi ve randevu

Sorunuzu iletin

bakircipartners@gmail.com · +90 552 224 43 66

Hukuki konu hakkında iletişim

İlk iletişimde konuyu, bulunduğunuz ülke veya ili ve varsa tebliğ ya da son işlem tarihini kısaca belirtebilirsiniz. T.C. kimlik numarası, sağlık verisi veya kişisel belge göndermeyiniz. Mesajlaşma tek başına hukuki görüş veya avukatlık ilişkisi oluşturmaz.

Telefonla Araİletişim Bilgileri

tarafından hazırlanmış, Av. Emirhan Keskin tarafından incelenmiştir.

Yazar Bilgisi

, Mersin Barosu 3472 sicil numarasına kayıtlıdır. Bakırcı & Keskin Hukuk Bürosu bünyesinde ceza, aile, iş, gayrimenkul ve ticaret hukuku alanlarında hukuki danışmanlık ve dava takibi sunmaktadır.

İnceleyen: Av. Emirhan Keskin · Mersin Barosu Sicil No: 5507

Telefon WhatsApp