B&KBakırcı & KeskinHUKUK BÜROSU
TR
TürkçeEnglishDeutschРусскийالعربية中文
Menü

Dayanışma Aidatıyla TİS’ten Yararlanma: Başvuru Tarihi ve Geriye Dönük Ücret Farkı

Taraf sendikaya üye olmayan işçi, 6356 sayılı Sendikalar ve Toplu İş Sözleşmesi Kanunu m.39/4 uyarınca dayanışma aidatı ödeyerek toplu iş sözleşmesinden yararlanabilir; bunun için sendikanın onayı gerekmez. Yararlanmanın başlangıcında işçinin talep tarihi belirleyicidir. İmza öncesindeki talepleri yalnız imza tarihinden itibaren etkili sayan sınırlama Anayasa Mahkemesince iptal edilmiştir. Buna karşılık talep şartı kaldırılmamıştır. Ücret farkının doğru hesabı; sözleşmenin yürürlük başlangıcının, imza gününün, işçinin başvurusunun ve çalıştığı dönemin birlikte incelenmesini gerektirir.

Dayanışma aidatıyla TİS’ten yararlanma kapsamında işyeri kapsamı, başvuru, tarih karşılaştırması ve ücret farkı hesabını gösteren özgün bilgi şeması
AYM iptali talep şartını kaldırmamıştır.

Dayanışma aidatı hangi işçiye yararlanma hakkı sağlar?

Dayanışma aidatı, toplu iş sözleşmesini yapan işçi sendikasına üye olmadan sözleşmenin parasal haklarına erişmenin kanunda düzenlenen yoludur. 6356 sayılı Kanun m.39/4; imza sırasında taraf sendikaya üye olmayanları, sonradan işyerine girip üye olmayanları ve imza tarihinde üye olduğu hâlde daha sonra ayrılan veya çıkarılanları kapsar. İşçinin başka bir sendikaya üye olması, taraf sendikanın üyesi olduğu anlamına gelmez. Bu nedenle hangi sendikanın imzaladığı, işyerinin hangi sözleşme kapsamında bulunduğu ve kişinin hangi tarihte hangi üyelik statüsünde olduğu ayrı ayrı belirlenir.

Bir sendikaya yapılan herhangi bir ödeme kendiliğinden bütün toplu iş sözleşmelerinden yararlanma sağlamaz. Aidat, işçinin çalıştığı işyerini veya işletmeyi kapsayan sözleşmenin tarafı işçi sendikasına ilişkindir. İşyerinde toplu iş sözleşmesi bulunmaması durumunda dayanışma aidatıyla uygulanacak bir ücret cetveli de bulunmaz. Farklı işkolundaki bir işletmenin yüksek ücretli sözleşmesini seçerek yararlanma imkânı yoktur. Aynı şirketin farklı işyerlerinde sözleşme kapsamının değişmesi de bu sebeple önem taşır.

İşyerinin kapsamı ile işçinin kapsamı birbirinden ayrılmalıdır. Bir işyeri sözleşmeye dâhil olsa bile sözleşmede kapsam dışında bırakılan görevler, kanundaki işveren vekili tanımı ve işvereni temsilen görüşmeye katılma yasağı ayrıca incelenir. Talebin değerlendirilmesinde yalnız bordroda sendika kesintisi bulunup bulunmadığına bakılması bu incelemenin yerini tutmaz.

Sendika üyeliği ile dayanışma aidatı arasındaki hukuki fark

Sendika üyeliği örgütsel bir statüdür; dayanışma aidatı bu statüyü kurmaz. Dayanışma aidatı ödeyen kişi sırf ödeme nedeniyle sendika genel kurulunda oy kullanma veya organlarına aday olma hakkı kazanmaz. Buna karşılık sendikaya üye olmaması, kanuni şartları yerine getirdiğinde toplu sözleşmenin parasal hükümlerinden yararlanmasını engellemez. İşçi, sendikaya katılma veya katılmama tercihini koruyarak ücret ve sosyal yardım düzeninden yararlanır. Üyelik işlemleri hakkında sendikaya e-Devlet üzerinden üyelik rehberi farklı işlemi açıklar.

6356 m.39/2, imza tarihinde taraf sendikaya üye olanların yürürlük tarihinden; imzadan sonra üye olanların ise üyeliklerinin taraf sendikaca işverene bildirildiği tarihten itibaren yararlanmasını düzenler. Dayanışma aidatında ise m.39/4 uyarınca talep tarihi esas alınır. Dolayısıyla üyelik başvurusu, üyeliğin kazanılması, işverene üyelik bildirimi ve dayanışma talebi aynı hukuki işlem değildir. Bu tarihler birbirinin yerine yazılarak fark ücret hesabı yapılamaz.

Üyelikten ayrılan işçi açısından ayrılmanın hukuken sonuç doğurduğu tarih de belirlenmelidir. Üyelik devam ederken üyelik aidatı, dayanışma yoluna geçildiğinde dayanışma aidatı gündeme gelir. Aynı dönem için iki aidat türünün birlikte uygulanması sözleşmeden yararlanmanın zorunlu şartı değildir. Bordro incelemesinde aidatın adı kadar hangi dönem ve hangi hukuki statü karşılığında kesildiği önemlidir.

Hangi haklarda aidat ve yararlanma koşulu önem taşır?

Dayanışma aidatı incelemesinin odağında ücret, ikramiye, prim ve parayla ifade edilen sosyal yardımlar bulunur. 6356 m.25/2 işverenin sendika üyeliğine göre çalışma şartları veya iş ilişkisinin sona ermesi bakımından ayrım yapmasını yasaklar; aynı fıkra ücret, ikramiye, prim ve parasal sosyal yardım konularındaki toplu iş sözleşmesi hükümlerini saklı tutar. Bu ayrım, sendikaya üye olmayan işçinin işyerindeki bütün koruyucu kurallardan dışlanamayacağını gösterir. Parasal yararlanma rejimi, genel sendikal ayrımcılık yasağını ortadan kaldırmaz.

Ücret farkı talebinde her ödeme kaleminin niteliği belirlenmelidir. Çıplak ücret artışı, kıdeme bağlı zam, belirli tarihte ödenen ikramiye ve belirli olaya bağlı sosyal yardım aynı hesap yöntemine tabi değildir. İkramiyenin bütün yıl için mi, fiilen çalışılan günlere göre mi düzenlendiği sözleşmeden okunur. Eğitim veya doğum yardımında ilgili olayın tarihi ile başvuru koşulu ayrıca değerlendirilir. TİS’e dâhil olmak, sözleşmede her hak için aranan maddi koşulların gerçekleştiği anlamına gelmez.

İşverenin toplu sözleşme dışında bireysel iş sözleşmesiyle zaten taahhüt ettiği ödeme de ayrıca korunur. Kişinin dayanışma talebi bulunmaması, mevcut bireysel ücretinin veya kanuni asgari haklarının kaldırılmasını haklı kılmaz. Bu nedenle işçinin toplam ücret paketi incelenirken kanundan, bireysel sözleşmeden ve toplu iş sözleşmesinden doğan haklar kaynaklarına göre ayrılır. Dayanışma başvurusunun eksikliği yalnız ilgili toplu sözleşmeden yararlanma sorununu doğurur; bütün ücret alacaklarını ortadan kaldıran genel bir sonuç yaratmaz.

Yararlanma talebi kime yöneltilmeli ve neyi içermeli?

Başvuruda işçinin kimliği, çalıştığı işyeri, ilgili toplu iş sözleşmesinin tarafları ve dönemi açıkça gösterilmelidir. İşçinin bu sözleşmeden 6356 m.39/4 kapsamında dayanışma aidatı ödeyerek yararlanmak istediği tereddütsüz biçimde açıklanır. Ücret tahakkukunu yapan işverenin talebi aldığı tarihin ispatlanması özellikle önemlidir. İnsan kaynakları birimine verilen dilekçenin teslim kaydı, kayıt numarası, tebliğ belgesi veya teslimi gösteren elektronik yazışma bu bakımdan işlev taşır.

Kanun bu talebi zorunlu olarak noter aracılığıyla yapılacak bir işlem şeklinde düzenlememiştir. Bununla birlikte imzasız bir taslak veya yalnız işçinin bilgisayarında saklanan metin, başvurunun muhataba ulaştığını göstermez. Bildirimin hangi tarihte verildiği tartışıldığında hazırlama tarihi ile teslim tarihi farklı sonuç doğurur. Talep bir temsilci aracılığıyla iletiliyorsa temsil yetkisi ve hangi işçiler adına yapıldığı da anlaşılır olmalıdır. Bir sendikanın genel duyurusunu okumak, kişinin kendi yararlanma iradesini açıklaması yerine geçmez.

Başvurunun içeriği yalnız ücret artışını istemekle sınırlanmamalıdır. İşçi hangi sözleşmeden yararlanacağını ve kanuni aidat yükümlülüğünü kabul ettiğini açıklar. Ancak başvuruya ilgisiz borç kabulü, önceki alacaklardan vazgeçme veya iş sözleşmesini değiştiren hükümler eklenmesi dayanışma aidatının gereği değildir. Yararlanma talebi ile alacakların tasfiyesine ilişkin anlaşma ayrı hukuki işlemlerdir; aynı formda bulunmaları içeriklerinin ayrıca değerlendirilmesini gerektirir.

Yürürlük tarihi, imza tarihi ve talep tarihi nasıl ayrılır?

Toplu iş sözleşmesinin imzalandığı gün ile ücret hükümlerinin uygulanmaya başladığı gün her zaman aynı değildir. Sözleşme, kapsamındaki işçilere önceki bir tarihten itibaren ücret farkı verilmesini düzenleyebilir. Böyle bir düzenlemenin varlığı, taraf sendikaya üye olmayan bütün işçilere aynı başlangıç tarihinin otomatik uygulanacağı anlamına gelmez. Dayanışma yoluyla yararlanacak kişi için m.39/4’teki talep şartı korunur. Hesap önce sözleşmenin hangi dönemi kapsadığını, ardından kişinin o dönemde hangi tarihten itibaren yararlanabildiğini belirlemelidir.

İmza tarihinden sonra verilen talep, sırf sözleşmenin başlangıcı daha eski olduğu için önceki aylara taşınamaz. Ücret farkı tablosu hazırlanırken yürürlük başlangıcı doğrudan kişinin başlangıcı kabul edilirse fazla veya eksik alacak hesaplanır. Aynı biçimde imza öncesinde usulüne uygun talep veren işçinin başvurusunu her durumda imza gününe ertelemek de yürürlükteki iptal kararını göz ardı eder. İlgili sözleşmenin tarih maddesi ve başvurunun teslim belgesi birlikte okunmalıdır.

İşçinin işe giriş ve işten ayrılış günleri de hesabın sınırlarını oluşturur. Henüz çalışılmayan dönem için o işyerindeki çalışma karşılığı ücret farkı doğmaz. İş ilişkisinin sona ermesiyle ilgili dönemsel hakların hangi koşullarda korunacağı ayrıca değerlendirilir. Başlangıç incelemesi bu nedenle tek bir tarihe dayanan otomatik hesap değildir; hukuki statü ve çalışma dönemi belirlenerek yapılır.

Anayasa Mahkemesi hangi sınırlamayı kaldırdı?

Anayasa Mahkemesinin 30 Aralık 2020 tarihli, E.2020/57 ve K.2020/83 sayılı kararı, m.39/4’ün imzadan önceki dayanışma taleplerini imza tarihinde sonuç doğurur kabul eden dördüncü cümlesini iptal etmiştir. Karar 3 Mart 2021 tarihli Resmî Gazete’de yayımlanmıştır. Mahkemenin karar gerekçesi, düzenlemenin sendika üyesi olmayanların geçmişe yönelik parasal haklara erişimini sınırlaması üzerinde durur.

İptal edilen cümle ile yürürlükte kalan cümle birbirine karıştırılmamalıdır. Yararlanmanın talep tarihinden başlamasına ilişkin üçüncü cümle yürürlüktedir. Bu nedenle iptal kararı, hiç talepte bulunmayan işçiye kendiliğinden geriye dönük bütün sözleşme haklarını kazandırmaz. Kararın Resmî Gazete’de yayımlandığı gün de her işçinin kişisel yararlanma başlangıcı hâline gelmemiştir. İnceleme, kaldırılan sınırlamanın somut başvuruya etkisi üzerinden yürütülür.

Eski tarihli bir form veya internet açıklamasında imza öncesi talebin yalnız imza gününden etkili olacağı yazıyorsa metnin güncelliği kontrol edilmelidir. İşverenin bordro sistemi ya da sendikanın standart yazısı, iptal edilmiş kanun cümlesini yürürlükte tutamaz. Buna karşılık talebin kapsamı, teslim zamanı ve işçinin sözleşmeye dâhil olup olmadığına ilişkin ispat sorunları iptal kararından sonra da varlığını korur.

Yeni toplu iş sözleşmesinde eski başvuru yeterli mi?

Ardışık toplu iş sözleşmeleri farklı dönemler ve farklı parasal haklar düzenler. Önceki dönem sözleşmesi için verilen başvuru, yeni dönem sözleşmesinden kendiliğinden yararlanma sağlamaz. Yargıtay 9. Hukuk Dairesinin 9 Aralık 2025 tarihli, E.2025/8655 ve K.2025/9695 sayılı, Adalet Bakanlığınca yayımlanan kararında her toplu iş sözleşmesi için ayrıca dayanışma talebi gerektiği belirtilmiştir. Resmî karar metninde imza sonrası başvuruya önceki dönemden yararlanma sonucunun bağlanması hukuka aykırı bulunmuştur.

Bu nedenle yeni sözleşme dönemi başladığında işçi hangi dönem için talepte bulunduğunu açıkça gösterecek şekilde başvurusunu yenilemelidir. Yeni başvuru işveren kayıtlarında önceki sözleşme talebinden ayırt edilebilir olmalıdır. İşyeri aynı kalsa veya taraf sendika değişmese bile sözleşme dönemi farklıdır. Aynı isimli aidat kesintisinin bordroda sürmesi, yeni dönemin başvuru tarihini tek başına açıklamaz.

Eski sözleşmenin sona ermesinden sonraki hakların iş sözleşmesi hükmü olarak devamı ise 6356 m.36/2’de düzenlenen ayrı bir konudur. Bu devam etkisi, yeni sözleşmenin eklediği yeni zam ve sosyal yardım hükümlerinden yararlanma koşullarını kendiliğinden yerine getirmez. Eski ücret seviyesinin korunması ile yeni sözleşmeden yeni hak kazanılması bu ayrım üzerinden değerlendirilir.

Aidatın tutarını kim belirler; sendika başvuruyu reddedebilir mi?

6356 m.39/5 uyarınca dayanışma aidatının miktarı sendika tüzüğünde belirlenir ve üyelik aidatını aşamaz. Bu sınır, işverenin veya sendikanın kişi bazında serbestçe daha yüksek bedel koymasını engeller. Tutar incelenirken yürürlükteki tüzük hükmü, aidatın hesaplama yöntemi ve ilgili ücret dönemi esas alınır. Üyelik aidatı belirli bir ücrete oranlanmışsa dayanışma hesabının aynı dönemde hangi taban üzerinden kurulduğu görünür olmalıdır.

m.39/4 açıkça sendika onayını aramadığından, işçinin kanuni yararlanma talebi sendikanın üyeliğe kabul kararına bağlanamaz. Başvuru için ayrıca sendikaya üye olma koşulu konulamaz. Dayanışma aidatının amacı, üyelik statüsü yaratmadan toplu sözleşmenin mali sonuçlarına erişim sağlamaktır. Sendikanın tüzükte tutarı belirleme yetkisi, kanundaki yararlanma yolunu ortadan kaldırma yetkisi vermez.

Faaliyeti durdurulmuş sendikaya dayanışma aidatı ödenmemesi m.39/6’da ayrıca düzenlenmiştir. Bu kural, toplu iş sözleşmesinin bütünüyle yok olduğu anlamına gelmez; taraf sendikanın durumundaki değişikliklerin sözleşmeye etkisi m.37’de ayrı düzenlenir. Ödeme ve yararlanma birbirine bağlı olsa da sendikanın hukuki statüsü değiştiğinde yalnız önceki bordro alışkanlığına göre kesinti yapılmamalıdır.

Sendikanın yazılı onayıyla yararlanma aynı işlem midir?

6356 m.26/4, kuruluşların faaliyetleriyle üyelerine sağladıkları hak ve çıkarların üye olmayanlara uygulanmasında yazılı onay kuralını düzenler ve Kanunun toplu iş sözleşmesine ilişkin özel hükümlerini saklı tutar. Bu hüküm ile dayanışma aidatı yolunun birbirine karıştırılması, işçiden kanunda bulunmayan bir izin aranmasına yol açar. Dayanışma yolunu seçen ve m.39 koşullarını sağlayan işçinin ayrıca sendikadan kişisel onay yazısı alması zorunlu değildir.

Dosyada sendikanın yazılı onayı bulunuyorsa bu belgenin hangi kişileri, hangi sözleşmeyi ve hangi dönemi kapsadığı ayrıca okunur. Böyle bir belge, aidat ödemeye dayanan yararlanma başvurusundan farklı bir hukuki temeldir. İşverenin kendi kararıyla yaptığı genel bir ücret artışı ise sendikanın yazılı onayı yerine geçmez. Ödeme yapılmış olması, sonraki dönemlerde aynı sözleşmenin bütün hükümlerinin otomatik uygulanacağı sonucunu tek başına doğurmaz.

Bu ayrım özellikle geçmiş bordrolarda TİS adıyla ödeme bulunmasına rağmen yararlanma başvurusu görünmeyen işçiler için önem taşır. Ödemenin kaynağı belirlenmeden aidat borcu ya da geriye dönük ücret farkı hakkında kesin sonuca varılamaz. İlgili belge, uygulanan sözleşme hükmü ve işverenin ödeme açıklaması birlikte değerlendirilir.

Bordroda kesinti ve ücret farkı birlikte nasıl kontrol edilir?

Ücret hesabında önce işçinin sözleşmeden yararlanacağı dönem saptanır, sonra ilgili ücret cetveli ve sosyal yardım hükümleri uygulanır. Ardından aidatın kanuna ve tüzüğe uygun tutarı belirlenir. Sadece bordroda dayanışma aidatı satırı bulunması; zam, ikramiye ve sosyal yardımların eksiksiz uygulandığını göstermez. Aynı şekilde bordroda kesinti bulunmaması, başvuru belgesinin ve işverenin yükümlülüğünün incelenmesini gereksiz kılmaz.

6356 m.18/2-3, üyelik ve dayanışma aidatlarının yetkili işçi sendikasının yazılı başvurusu üzerine işçi ücretinden kesilerek ilgili sendikaya bir ay içinde ödenmesini düzenler. Kesintinin yapılması ve sendikaya aktarılması farklı işlemlerdir. İşverenin kesip aktarmadığı tutar, işçinin ücretinden hiç kesilmemiş tutarla aynı kayıt sorununu doğurmaz. Bu sebeple bordro, banka ödeme listesi ve sendikaya yapılan aktarım dökümü karşılaştırılır. Ayrıntılı kesinti rejimi için sendika aidatının maaştan kesilmesi açıklaması incelenebilir.

Geriye dönük fark ödemesinde birden çok aya ait tutar tek bordroda gösterilmişse her ayın yararlanma başlangıcı ve hak kalemi ayrıştırılır. Tutarın topluca ödenmesi, tüm ayların aynı ücret tarifesine tabi olduğu anlamına gelmez. Zam tarihleri, ikramiye ödeme koşulları ve çalışılan süre dikkate alınmadan yalnız son ücret üzerinden bütün dönem hesaplanmamalıdır.

İşveren vekili ve grevde çalışanlar bakımından sınırlar

Dayanışma aidatı bütün kapsam engellerini kaldıran genel bir ödeme değildir. 6356 m.39/7, Kanun anlamındaki işveren vekilleri ile toplu iş sözleşmesi görüşmelerine işvereni temsilen katılanların sözleşmeden yararlanamayacağını düzenler. İş unvanında müdür veya yönetici yazması tek başına bütün hukuki değerlendirmeyi tamamlamaz; Kanunun tanımı ve kişinin gerçek yetkileri incelenir. Buna karşılık görüşmelerde işvereni temsilen yer alma, hükümde ayrıca sayılmıştır.

m.39/8 ise grev sonunda yapılan sözleşme için özel bir sınır koyar. m.65 kapsamında zorunlu olarak çalışanlar dışında grev sırasında işyerinde çalışmış olanlar, sözleşmede aksine hüküm bulunmadıkça grev sonunda yapılan sözleşmeden yararlanamaz. Burada zorunlu personel olarak çalışmak ile greve katılmayıp olağan işi sürdürmek aynı değildir. İlgili personelin hangi nedenle çalıştığı ve sözleşmede istisna bulunup bulunmadığı belirlenmelidir.

Bu düzenleme, kanundaki greve katılmama serbestisini ortadan kaldırmaz; grev sonrası sözleşmeden yararlanmanın özel koşulunu belirler. İşçinin dayanışma talebi ve aidat ödemesi bulunsa dahi m.39/8 kapsamındaki durum ayrıca değerlendirilir. İşverenin bütün çalışanları tek listede toplaması veya sendikanın yalnız üyelik durumuna bakması, bu ayrımın yerini tutmaz.

Eksik uygulanan TİS farkı için hangi hukuki yol izlenir?

Ücret farkı talebi, işçinin yararlanma hakkını ve sözleşmedeki hangi parasal hükmün eksik uygulandığını birlikte göstermelidir. Başvurunun kabul edilmediği iddiası ile kabul edilen başvuruya rağmen düşük ücret hesaplandığı iddiası farklıdır. İlkinde talep tarihi ve kapsam; ikincisinde ücret cetveli, zam oranı, dönem ve yapılan ödeme öne çıkar. Toplu iş sözleşmesinin genel yapısı için TİS’in düzenlediği haklara ilişkin rehber temel çerçeveyi açıklar.

7036 sayılı İş Mahkemeleri Kanunu m.3/1, toplu iş sözleşmesine dayanan işçi alacağı ve tazminatı davalarında arabulucuya başvuruyu dava şartı olarak düzenler. Bu nedenle ücret farkı talebiyle açılacak dava öncesinde bu aşama yerine getirilir. Arabuluculuk talebinde uyuşmazlığın hangi sözleşme döneminden, hangi yararlanma tarihinden ve hangi ücret kalemlerinden kaynaklandığının açıklanması görüşmenin konusunu belirginleştirir.

Toplu sözleşmenin yorumu konusunda sözleşme taraflarının açacağı dava ile işçinin kendi ücret farkını tahsil için açacağı dava aynı değildir. 6356 m.53/1 yorum davasını sözleşme taraflarına tanırken işçinin bireysel alacak talebi ödeme sonucuna yönelir. İstenen hukuki sonuç doğru seçilmelidir. Aidatın sendikaya aktarılmamasından doğan sendika alacağı da işçinin eksik ücret alacağından ayrı tutulur; tek bir bordro uyuşmazlığında farklı alacaklılar ve farklı talepler bulunabilir.

Sık sorulan sorular

Başka sendikaya üyeyim; dayanışma aidatıyla yararlanabilir miyim?

Çalıştığınız işyerini kapsayan TİS’in tarafı sendikaya üye değilseniz 6356 m.39/4 kapsamındaki dayanışma yolu gündeme gelir. Başka sendikadaki üyelik, taraf sendika üyeliği yerine geçmez. İlgili TİS için talep, aidat ve kişisel kapsam koşulları ayrıca sağlanmalıdır.

Sendika dayanışma talebime onay vermek zorunda mı?

6356 m.39/4 bu yararlanma için sendika onayı aramaz. Bu nedenle hakkın kullanılması üyeliğe kabul işlemine veya sendikanın kişiye özel iznine bağlanamaz. İşçinin sözleşmenin kapsamında bulunması, talebini bildirmesi ve kanuni aidat koşulu ise korunur.

Talebi noterle vermek şart mı?

m.39/4 noterle bildirim zorunluluğu koymaz. Talebin işverene ulaştığı tarihi ispatlayan yazılı veya güvenilir elektronik kayıt önemlidir. Dilekçenin hazırlanmış olması tek başına teslimi kanıtlamaz; kayıt numarası, teslim belgesi veya muhatabın yanıtı saklanmalıdır.

TİS imzalandıktan sonra başvurursam önceki ayların farkını alır mıyım?

Sözleşmenin yürürlük başlangıcı daha eski olsa bile dayanışma yoluyla yararlanmanın kişisel başlangıcı m.39/4 uyarınca talep tarihidir. İmza sonrası başvuru kendiliğinden önceki aylara taşınmaz. AYM’nin iptal kararı talep şartını kaldırmamıştır.

İmzadan önce yaptığım başvuru geçersiz mi?

Hayır. İmza öncesindeki talebi yalnız imza gününden etkili sayan kanun cümlesi AYM’nin E.2020/57, K.2020/83 kararıyla iptal edilmiştir. İlgili sözleşme, çalışma dönemi ve talep tarihi birlikte incelenerek yararlanma başlangıcı belirlenir; eski sınırlama uygulanmaz.

Her yeni TİS için yeniden başvuru gerekiyor mu?

Yargıtay 9. Hukuk Dairesinin E.2025/8655, K.2025/9695 sayılı resmî olarak yayımlanan kararında her toplu iş sözleşmesi için ayrıca talep gerektiği açıklanmıştır. Yeni dönem açıkça belirtilerek başvurunun yenilenmesi ve teslim tarihinin belgelenmesi gerekir.

Dayanışma aidatı üyelik aidatından yüksek olabilir mi?

Hayır. 6356 m.39/5, dayanışma aidatının sendika tüzüğünde belirlenmesini ve üyelik aidatını aşmamasını öngörür. Hesapta ilgili dönem ve tüzükteki yöntem incelenir. Daha yüksek tutarın yalnız bordroda gösterilmiş olması kanuni sınırı değiştirmez.

Bordrodan aidat kesilmesi bütün hakların ödendiğini gösterir mi?

Hayır. Aidat kesintisi ile ücret, ikramiye ve sosyal yardımların doğru hesaplanması ayrı işlemlerdir. Yararlanma başlangıcı, ücret cetveli ve dönemsel ödemeler ayrıca karşılaştırılır. Aidatın kesilmiş olması eksik TİS farklarının talep edilmesine engel değildir.

Grev sırasında çalışan herkes dayanışma aidatıyla yararlanır mı?

6356 m.39/8 özel bir sınır içerir. m.65 kapsamındaki zorunlu çalışanlar dışındaki grev sırasında çalışanlar, aksine TİS hükmü yoksa grev sonunda yapılan sözleşmeden yararlanamaz. Bu nedenle çalışma nedeni ve sözleşmedeki istisna ayrıca kontrol edilir.

Eksik TİS ücret farkı için doğrudan dava açılır mı?

Toplu iş sözleşmesine dayanan işçi alacağı davalarında 7036 m.3/1 uyarınca arabulucuya başvuru dava şartıdır. Başvuruda ilgili TİS dönemi, dayanışma talebinin tarihi ve eksik ödeme kalemleri belirtilmelidir. Sendikanın aidat alacağı ile işçinin ücret alacağı birbirinden ayrılır.

Başvuru ve dosya hazırlığı

Dayanışma aidatı uyuşmazlığında ücret bordroları kadar TİS’in imza ve yürürlük sayfası, yararlanma başvurusu ve teslim kaydı da incelenir. Bakırcı & Keskin Hukuk Bürosu, Mersin merkezli Türkiye geneli dosya yönetimini İstanbul ve Mersin ofisleri üzerinden yürütür. Ücret farkının hangi dönemden doğduğunun değerlendirilmesi için iletişim sayfasından başvuru yapılabilir.

Resmî kaynaklar ve mevzuat

Mevzuat kontrol tarihi: 24 Ekim 2026.

İlgili hukuk rehberleri

İstanbul ve Mersin ofisleri

İstanbul · Polaris Plaza

Maslak Ahi Evran Caddesi, Polaris Plaza No:21, Kat:9, 34475 Sarıyer/İstanbul

İstanbul ofisi ve randevu

Mersin · Profit İş Merkezi

İhsaniye Mahallesi, 4903. Sokak, Profit İş Merkezi No:23, Kat:3, Daire:14, 33070 Akdeniz/Mersin

Mersin ofisi ve randevu

Hukuki konu hakkında iletişim

İlk iletişimde konuyu, bulunduğunuz ülke veya ili ve varsa tebliğ ya da son işlem tarihini kısaca belirtebilirsiniz. T.C. kimlik numarası, sağlık verisi veya kişisel belge göndermeyiniz. Mesajlaşma tek başına hukuki görüş veya avukatlık ilişkisi oluşturmaz.

Telefonla Araİletişim Bilgileri

tarafından hazırlanmış, Av. Emirhan Keskin tarafından incelenmiştir.

Yazar Bilgisi

, Mersin Barosu 3472 sicil numarasına kayıtlıdır. Bakırcı & Keskin Hukuk Bürosu bünyesinde ceza, aile, iş, gayrimenkul ve ticaret hukuku alanlarında hukuki danışmanlık ve dava takibi sunmaktadır.

İnceleyen: Av. Emirhan Keskin · Mersin Barosu Sicil No: 5507

Telefon WhatsApp