B&KBakırcı & KeskinHUKUK BÜROSU
TR
TürkçeEnglishDeutschРусскийالعربية中文
Menü

Müteselsil Alacaklılıkta Kime Ödeme Yapılır? TBK 169

Müteselsil alacaklılıkta alacaklılardan her biri borcun tamamını isteme hakkına sahiptir; borçlu, kanuni koşullara uygun olarak bunlardan birine yaptığı ifayla diğerlerine karşı da borcundan kurtulur. TBK m.169, bu dış ilişkiyi alacaklıların kendi aralarındaki pay hesabından ayırır. Borcun tamamını tahsil etme yetkisi, tahsil edilen tutarın tamamını kendine ayırma hakkı değildir. İç ilişkide aksi belirlenmemişse haklar eşittir ve fazla tahsil eden alacaklı diğerlerinin payını öder.

Bir sözleşmede birkaç alacaklının adının bulunması, tek başına müteselsil alacaklılık kurmaz. Borçlunun her birine bütün borcu isteme hakkı tanıması veya kanunun bu sonucu düzenlemesi gerekir. Ayrıca alacaklılardan birinin icraya ya da mahkemeye başvurduğu borçluya bildirilince, borçlunun dilediği alacaklıya ödeme serbestliği aynı şekilde devam etmez. Doğru ödeme için alacaklı sayısından önce ilişkinin hukuki niteliği ve bildirim sırası belirlenir.

Müteselsil alacakta ödeme ve pay akışı
Müteselsil alacakta ödeme ve pay akışı

Müteselsil alacaklılık nasıl doğar?

TBK m.169/1, iki kuruluş kaynağı gösterir: borçlunun alacaklıların her birine borcun tamamını isteme hakkını tanıması ve kanunun bunu öngörmesi. Böylece çok sayıda alacaklının bulunmasıyla her birinin tamamı talep edebilmesi birbirinden ayrılır. Sözleşmedeki ifade, ödeme yetkisi ve hak sahipliği birlikte okunmalıdır.

Borçlunun tanıdığı hakkın kapsamı açık olmalıdır. Alacaklıların her birinin yalnız kendi payını isteyebileceği düzenleme ile her birinin toplam borcu talep edebileceği düzenleme farklı sonuç doğurur. Borcun konusu, tutarı, vadesi ve alacaklıların kimlikleri aynı sözleşmede belirlenir. Belirsiz bir ortak alacak ifadesi, kanunun aradığı tüm borcu isteme yetkisini kendiliğinden açıklamaz.

Kanundan doğan müteselsil alacaklılık ileri sürülüyorsa dayanak özel hüküm gösterilir. Müteselsil sözcüğünün başka bir kurumda, özellikle borçlulukta kullanılması alacaklılara aynı sonucu taşımaz. Birden fazla kişinin ortak ticari çıkarının bulunması veya birlikte iş yapması da tek başına m.169’un kuruluş şartlarının yerine geçmez.

Alacaklıların kendi aralarında anlaşması borçluyu bağlar mı?

Alacaklıların paylaşım anlaşması iç ilişkiyi düzenler. Bu anlaşmayla dış ilişkide borçluya karşı tanınan talep yetkisi ayrı belirlenmelidir. Borçlunun her bir alacaklıya tam ifa isteme hakkı tanıdığı veya kanuni müteselsillik bulunduğu gösterilmeden, yalnız alacaklıların kendi aralarındaki kararla borçlunun ödeme düzeni değişmiş kabul edilmez.

Buna karşılık sözleşmede m.169 anlamında müteselsil alacaklılık kurulmuşsa, iç paylar farklı olsa da her alacaklının dış ilişkideki tam talep yetkisi kendi koşullarıyla devam eder. İç ilişkide daha az pay sahibi olmak, dış ilişkide mutlaka yalnız o payı talep etmek zorunda olmak değildir. Yetkiyle ekonomik payın ayrılması bu kurumun temel özelliğidir.

Sonradan yapılan değişiklikte hangi düzeyin değiştiği yazılmalıdır. Paylaşım oranının değiştirilmesi, alacaklının tamamen ilişkiden çıkması ve borçluya karşı tam talep yetkisinin kaldırılması aynı işlem değildir. Belgede yalnız yeni oran bulunması, diğer bütün hakların değiştiğini göstermez. Tarafların imzaları ve kabul ettikleri düzen aynı kapsamda incelenir.

Müteselsil alacaklılık ile müteselsil borçluluk

İlişkiBirden fazla kişi hangi taraftadır?Temel sonuç
TBK m.169 müteselsil alacaklılıkAlacaklı tarafHer alacaklı bütün edimi isteyebilir; uygun ifa borçluyu tümüne karşı kurtarır.
TBK m.162–168 müteselsil borçlulukBorçlu tarafHer borçlu borcun tamamından sorumludur; iç paylaşım ayrı yapılır.
Paylı alacak ilişkisiAlacaklı tarafHer kişinin hakkı kendi payı çerçevesinde belirlenir.
Birlikte ifa gerektiren alacakAlacaklı tarafTek kişiye ifanın yeterliliği özel ilişkiye göre değerlendirilir.

Müteselsil borçluluk rehberindeki rücu ve savunmalar, yönü ters çevrilerek m.169’a aynen uygulanamaz. İlkinde borcun tamamını ödeyen borçlu, ikincisinde borcun tamamını alan alacaklı söz konusudur. Bu farklılık, kimin kimden hangi tutarı talep edeceğini değiştirir.

Bir ilişkide her iki tarafta birden çok kişi bulunması da mümkündür; ancak alacaklı taraftaki müteselsillik, borçlu taraftaki müteselsilliği tek başına kurmaz. Her taraf için ayrı hukuki dayanak gerekir. Sözleşmede yalnız bir tarafta kullanılan birlikte sorumluluk ifadesi, karşı taraftaki kişilerin tam tahsil yetkisini kendiliğinden belirlemez.

Bir alacaklıya ödeme ne zaman bütün borcu sona erdirir?

TBK m.169/2, alacaklılardan birine ifayla borçlunun hepsine karşı kurtulmasını düzenler. Bunun için ödeme yapılan kişinin gerçekten müteselsil alacaklı olması ve ifanın ilgili borcu karşılaması gerekir. Başka bir borca ilişkin ödeme veya yetkisiz kişiye yapılan aktarım, yalnız alacaklılardan biriyle bağlantısı var diye bu sonucu doğurmaz.

Ödemenin miktarı ve kapsamı da önemlidir. Borcun yalnız bir kısmı ifa edilmişse o tutar dikkate alınır; kalan borcun da sona erdiği kabul edilmez. Ana para, faiz ve gider ayrımı, ilgili mahsup kuralları ve ödeme açıklaması üzerinden yapılır. Aynı ödeme bütün alacaklıların kayıtlarında tutarlı biçimde karşılanmalı; birinin hesabında düşülüp diğerinde hiç yapılmamış gibi bırakılmamalıdır.

Borçlunun kurtulmasıyla alacaklılar arasındaki paylaşımın tamamlanması farklı zamanlarda gerçekleşir. Borçlu, geçerli biçimde ifa etmişse tahsil eden alacaklının sonradan iç payı aktarmamasından dolayı aynı borcu yeniden ödemez. Diğer alacaklıların pay sorunu, tahsil eden kişiye karşı m.169’un son fıkrasındaki yükümlülük üzerinden ele alınır.

Borçlu istediği alacaklıya ödeme yapabilir mi?

TBK m.169/3, alacaklılardan birinin icraya veya mahkemeye başvurduğu kendisine bildirilmedikçe borçlunun dilediğine ifa edebileceğini söyler. Bu nedenle sırf alacaklılardan birinin önce ödeme istemesiyle kanunun düzenlediği yargı veya icra başvurusunun bildirilmesi aynı olay değildir. Başvurunun varlığı ve borçluya bildirilme zamanı ayrı belirlenir.

Bildirimden sonra borçlu, önceki seçim serbestliği varmış gibi herhangi bir alacaklıya ödeme yapmaya devam edemez. Hangi dosyada hangi alacağın istendiği ve bildirimin kapsamı incelenir. Ödeme yapılmadan önce başvuru belgesi, tebliğ kaydı ve talep edilen borcun aynı borç olup olmadığı doğrulanır. Bu kontrol, yapılan ifanın borçtan kurtarıcı etkisini belirler.

Kanun yalnız başvurunun yapılmasına değil, bunun borçluya bildirilmesine de yer verir. Dosyanın açılış tarihiyle bildirimin ulaştığı tarih karıştırılmaz. Ödeme tarihi bu iki tarih arasında ayrıca gösterilir. İç paylaşım anlaşmasının tarihi, yargısal başvuru bildirim tarihinin yerine geçmez. Her kaydın ispat ettiği olgu ayrı tutulmalıdır.

Bildirimde hangi bilgilerin bulunması önemlidir?

Başvuran alacaklının kimliği, mahkeme veya icra dairesi, dosya bilgisi, talep edilen borç ve başvurunun kapsamı açıklanmalıdır. Borçluya yalnız aramızda dava var denilmesi, kendi borcuna ilişkin başvuruyu anlaşılır hâle getirmez. Alacaklılar arasındaki paylaşım davasıyla borçluya karşı açılan alacak davası aynı değildir.

Bildirim belgesiyle ödeme kaydı arasında zaman bağlantısı kurulmalıdır. Banka transferinin talimat tarihi, gerçekleşme tarihi ve muhatabı ayrı bilgi içerir. Yazışmanın gönderildiği anla borçluya ulaştığı an da farklıdır. Uyuşmazlıkta hangi tarihe hukuki sonuç bağlandığı açıklanır; yalnız ekran görüntüsündeki tek saate bütün sonuç yüklenmez.

Birden çok başvuru veya çelişen ödeme talebi bulunması, borçlunun alacağı iki kez ödemesini gerektirmez. Bununla birlikte m.169’un seçim sınırı ve ilgili dosya işlemleri gözetilmeden tek taraflı bir tercih yapılmamalıdır. Talep edilen tutarın aynı alacağa ait kısmı, önceki ifa ve takip dosyasında yapılmış tahsilat birlikte kontrol edilir.

Alacaklıların iç ilişkideki payları

TBK m.169/4, aksi kararlaştırılmadıkça veya hukuki ilişkinin niteliğinden anlaşılmadıkça alacaklıların edim üzerindeki haklarının eşit olduğunu düzenler. Eşitlik tamamlayıcı kuraldır. Geçerli paylaşım anlaşması ya da ilişkinin niteliği farklı oran gösteriyorsa iç hesap buna göre yapılır. Salt daha fazla takip yaptığı için bir alacaklının bütün tutara sahip olduğu sonucuna varılmaz.

Pay belirlenirken yalnız tahsilat anındaki banka hesabına bakılmaz. Sözleşmenin ekonomik amacı, alacaklıların katkıları ve aralarındaki özel düzenleme, pay iddiasının dayanağı olarak değerlendirilir. Katkının hukuki olarak hangi sonucu doğurduğu açıklanmalıdır; her ödeme veya emek katkısı, kendiliğinden aynı oranda alacak payı anlamına gelmez.

Pay anlaşması yoksa kanuni eşitlik kuralı üzerinden hesap kurulur. Pay anlaşması bulunduğunu ileri süren taraf, bunun içeriğini ve ilgili alacağı kapsadığını ortaya koyar. Başka bir projeye ait oran veya önceki borcun paylaşımı, yeni alacağa otomatik aktarılmaz. Aynı tarafların sürekli çalışması, bütün alacakların aynı iç oranla bölüşüleceğini tek başına göstermez.

Payından fazlasını alan alacaklının yükümlülüğü

TBK m.169/5, kendi payından fazlasını elde eden alacaklıyı, fazlalığı payını alamayan diğer alacaklılara ödemekle yükümlü tutar. Talep bu nedenle borçlunun tekrar ödeme yapmasına değil, alınan edimin iç ilişkide doğru dağıtılmasına yönelir. Önce toplam gerçek tahsilat, sonra pay oranı, ardından daha önce yapılan dağıtımlar belirlenir.

Tahsil masrafları veya başka giderler ileri sürülüyorsa bunların hangi hukuki sebebe dayandığı ayrıca gösterilmelidir. Bir alacaklının gider yaptığını söylemesi, bütün diğer payları açıklamasız tutma yetkisi vermez. Ortak kararla yapılan masraf, kişisel harcama ve başka sözleşmeden doğan alacak aynı kaleme yazılmaz. Pay hesabı somut belgelerle denetlenebilir olmalıdır.

İç ödeme talebinde kimin ne kadar aldığı, kendisine ne kadar pay düştüğü ve hangi fazlalığı aktarmadığı açık belirtilir. Her alacaklının kendisiyle ilgili eksik payı ayrı gösterilir. İç ilişkideki dava, borçlunun baştan hiç ödeme yapmadığı iddiasına dayanan alacak davasıyla aynı kronolojiye sahip değildir; tahsilat tarihi bu yüzden temel olgudur.

Borçlu ödemeyi nasıl belgelendirmelidir?

TBK m.103, borcu ödeyen kişinin makbuz isteme hakkını düzenler. Tam ödeme varsa borç senedinin geri verilmesi veya iptali, kısmi ödemede ise makbuz ve senede işleme hakları maddede ayrıca yer alır. Müteselsil alacaklılıkta ödeme yapılan kişinin kimliği kadar, ödemenin hangi ortak alacağa ilişkin olduğu da belgede açık olmalıdır.

Makbuz ve borç senedinin iadesi, diğer alacaklıdan sonradan talep geldiğinde ifanın ispatını kolaylaştırır. Banka açıklamasına yalnız kişisel transfer yazılması, sözleşme borcuyla bağlantıyı kendiliğinden kurmaz. Sözleşme veya fatura numarası, dönem, ana para ve diğer kalemler ödeme belgesiyle eşleştirilir.

Makbuzu imzalayan kişi alacaklının temsilcisiyse temsil yetkisi ayrıca kontrol edilir. Müteselsil alacaklıya ifa kuralı, yetkisiz kişiye yapılan ödemeyi otomatik geçerli hâle getirmez. Vekâlet yetkisinin kapsamı, işlem türüne göre belirlenir. Tahsil yetkisiyle borcu değiştirme veya başka anlaşma yapma yetkisi aynı kabul edilmez.

Tam tahsil yetkisi bütün sözleşmeyi değiştirme yetkisi midir?

TBK m.169’un temel sonucu, borcun tamamını isteme ve koşullarıyla ifayı kabul etme yetkisidir. Borçlu ile alacaklılardan biri arasında yapılan başka işlemlerin etkisi, yalnız ödeme kuralına dayanılarak belirlenmez. Yeni vade tanınması, borcun başka edimle değiştirilmesi veya sona erdirme anlaşması, kendi hukuki niteliğine göre incelenir. Diğer alacaklıların haklarına etkisi açıklanmadan, tek kişinin imzasının bütün ilişkiyi değiştirdiği kabul edilmemelidir.

TBK m.132 ibra sözleşmesini, m.133 ise mevcut borcun yeni borçla sona erdirilmesinde açık yenileme iradesini düzenler. Bu işlemler, para alacağının olduğu gibi ödenmesinden farklıdır. Belgenin makbuz, protokol veya sulh başlığı taşıması tek başına belirleyici değildir. Metnin gerçekten tahsilatı mı belgelediği, bedel veya vade değişikliği mi yaptığı, başka bir borcu mu kurduğu anlaşılmalıdır.

Özellikle temsilci aracılığıyla imzalanan belgede temsil yetkisinin kapsamı korunur. Alacaklıların iç paylaşımıyla borçluya karşı yapılacak değişiklik aynı yetki kaydına dayandırılmamalıdır. Tarafların kabul ettiği hüküm, imzalayan kişinin sıfatı ve işlemle etkilenen alacak belirlenince, m.169’daki tam tahsil yetkisinin sınırı da doğru çizilir. Bu ayrım, ödeme belgesinin farkında olmadan çok daha geniş bir anlaşmaya dönüşmesini önler.

Miras ortaklığı ve bölünemeyen borçla farkı

TMK m.640, mirasçılar arasında paylaşmaya kadar tereke hak ve borçlarını kapsayan ortaklık kurar ve tereke hakları üzerinde birlikte tasarrufu esas alır; kanuni veya sözleşmesel temsil ve yönetim yetkileri saklıdır. Bu yapı, her mirasçının bütün tereke alacağını kendi hesabına tek başına tahsil edeceği bir m.169 ilişkisi olarak kabul edilmez.

Miras ortaklığında tek başına işlem konusundaki kurallar, tereke borçlusunun doğru kişiye ifasında önemlidir. Mirasçının veraset belgesinde adının bulunmasıyla bütün alacak üzerinde bireysel tahsil yetkisine sahip olması aynı şey değildir. Mirasçılık, temsil ve tahsil yetkileri ayrı incelenir.

TBK m.85’te bölünemeyen borcun birden çok alacaklısı olduğunda her alacaklı ifanın tamamına, fakat alacaklıların tümüne yapılmasını ister; borçlu hepsine birlikte ifa etmek zorundadır. M.169’da ise koşullarıyla tek müteselsil alacaklıya ifa yeterlidir. Her iki hükümde tamamı isteme ifadesinin bulunması, ödeme yapılacak kişi düzeninin aynı olduğu anlamına gelmez.

Müteselsillik borcun kendisine ilişkin savunmaları kaldırır mı?

M.169, bir alacağı birden fazla kişinin istemesine ilişkin düzen kurar; alacağın hukuki sebebini ve ifa koşullarını ortadan kaldırmaz. Borcun doğup doğmadığı, vadesi, ifa edilip edilmediği ve ilgili sözleşmesel savunmalar ayrı değerlendirilir. Her bir alacaklının tam talep hakkına sahip olması, gerçekte mevcut olmayan veya zaten ödenmiş borcun yeniden doğması değildir.

İspat dosyasında ilk borç ilişkisiyle çoklu alacaklılık düzeni ayrı belge grupları olarak ele alınır. Sözleşme borcun kaynağını, müteselsillik kaydı tam talep yetkisini, ödeme belgesi borçtan kurtulmayı, paylaşım anlaşması ise iç payı gösterir. Bir belgenin bütün bu soruları aynı anda çözdüğü varsayımıyla hareket edilmez.

Zamanaşımı bakımından m.169 bütün alacaklara uygulanacak bağımsız süre koymaz. TBK m.146’nın genel süresi, m.147 ve ilgili sözleşmenin özel süreleri değerlendirilir. Borçluya karşı asıl alacakla tahsil eden alacaklıya karşı iç pay alacağının doğumu aynı tarih olmak zorunda değildir. Her talep, kendi muacceliyet ve hukuki sebebi üzerinden incelenir.

Pay ve ödeme uyuşmazlığında ispat

HMK m.190 ve m.194, ileri sürülen olguların ve delillerin somutlaştırılmasını gerektirir. Tam tahsil hakkına dayanan alacaklı, bu hakkın kuruluşunu; geçerli ifayla kurtulduğunu söyleyen borçlu, ödemesini; eşitlikten farklı iç pay ileri süren kişi ise bunun dayanağını dosyaya taşır. Her iddia aynı ispat sorusu değildir.

Ödeme ve paylaşım tablolarında tarih, gönderen, alan, ilgili alacak ve tutar ayrı sütunlarda gösterilir. Elektronik kayıtların HMK m.199 kapsamındaki delil niteliği kaynak ve bütünlükleriyle birlikte değerlendirilir. Yazışmada kabul edilen payla banka hareketinin kime ait olduğu birbirini doğrulamalıdır. Böylece dış borcun kapanması ile iç hesabın tamamlanması ayrı izlenir.

Müteselsil alacaklılık hakkında sorular

Sözleşmede birkaç alacaklı yazması tek başına yeterli mi?

Hayır. TBK m.169’a göre borçlunun her alacaklıya bütün borcu isteme hakkını tanıması veya kanunun bunu düzenlemesi gerekir. Sadece alacaklı sayısının fazla olması, tam tahsil yetkisini kendiliğinden oluşturmaz.

Bir müteselsil alacaklıya tam ödeme diğerlerine karşı da kurtarır mı?

Kanuni koşullara uygun ifa borçluyu bütün müteselsil alacaklılara karşı kurtarır. Ödeme yapılan kişinin sıfatı, ödemenin ilgili borca ait olması ve m.169/3’teki başvuru bildirimi sınırı ayrıca gözetilir.

Alacaklılardan birinin önce telefon etmesi seçim hakkımı bitirir mi?

M.169/3, icra veya mahkeme başvurusunun borçluya bildirilmesini düzenler. Sıradan ödeme talebiyle bu başvurunun bildirimi aynı değildir. Başvurunun varlığı, ilgili borç ve bildirim tarihi belirlenmelidir.

Dava açıldığı bildirildikten sonra yine istediğim kişiye öder miyim?

M.169/3’teki serbestlik bildirimle sınırlandığından, önceki gibi dilediğiniz alacaklıya ifa edemezsiniz. İlgili dava veya icra dosyasının kapsamı ve ödemenin borçtan kurtarıcı etkisi birlikte değerlendirilir.

Tamamını tahsil eden alacaklı bütün parayı kendine ayırabilir mi?

Hayır. Tam talep yetkisi iç paylaşım payıyla aynı değildir. TBK m.169/5, kendi payından fazlasını elde eden alacaklıyı, payını alamayan diğer alacaklılara fazlalığı ödemekle yükümlü tutar.

Alacaklıların iç payları her zaman eşit midir?

Eşitlik, m.169/4’teki tamamlayıcı kuraldır. Aksi kararlaştırılmışsa veya aralarındaki hukuki ilişkinin niteliğinden farklı oran anlaşılıyorsa iç hesap buna göre yapılır. Farklı oran dayanağı gösterilmelidir.

Tahsil eden kişi payımı vermediğinde borçludan tekrar ister miyim?

Borçlu geçerli ifayla kurtulmuşsa aynı borç tekrar tahsil edilmez. Payından fazla alan alacaklıya karşı m.169/5’e dayalı iç paylaşım talebi değerlendirilir. Tahsil edilen toplam ve eksik pay ayrı hesaplanır.

Mirasçılardan birine ödeme yapmak her durumda yeterli midir?

Hayır. Miras ortaklığı TMK m.640’ın birlikte tasarruf ve temsil düzenine tabidir. Müteselsil alacaklılık kendiliğinden varsayılmaz; mirasçılık ve tahsil yetkisi ayrı belirlenir.

Bölünemeyen borçta da tek alacaklıya ifa yeterli mi?

TBK m.85’te her alacaklı, ifanın bütün alacaklılara yapılmasını ister ve borçlu hepsine birlikte ifa eder. Bu düzen, m.169’daki tek müteselsil alacaklıya ifadan farklıdır.

Ödeme belgesinde neyi açık göstermeliyim?

Alacaklı kimliği, ilgili sözleşme veya borç, ödeme tarihi, miktar ve hangi kalemlerin karşılandığı açık olmalıdır. TBK m.103’teki makbuz ve senet üzerindeki işlem hakları, yapılan ifanın ispatında kullanılır.

Resmî mevzuat kaynakları

Türk Borçlar Kanunu: m.85, 103, 146–149, 162–169 ve 504. Türk Medeni Kanunu: m.640. Hukuk Muhakemeleri Kanunu: m.190, 194 ve 199.

İstanbul ve Mersin ofisleri

İstanbul · Polaris Plaza

Maslak Ahi Evran Caddesi, Polaris Plaza No:21, Kat:9, 34475 Sarıyer/İstanbul

İstanbul · Polaris Plaza iletişim bilgileri

Mersin · Profit İş Merkezi

İhsaniye Mahallesi, 4903. Sokak, Profit İş Merkezi No:23, Kat:3, Daire:14, 33070 Akdeniz/Mersin

Mersin · Profit İş Merkezi iletişim bilgileri

Hukuki konu hakkında iletişim

İlk iletişimde konuyu, bulunduğunuz ülke veya ili ve varsa tebliğ ya da son işlem tarihini kısaca belirtebilirsiniz. T.C. kimlik numarası, sağlık verisi veya kişisel belge göndermeyiniz. Mesajlaşma tek başına hukuki görüş veya avukatlık ilişkisi oluşturmaz.

Telefonla Araİletişim Bilgileri

tarafından hazırlanmış, Av. Emirhan Keskin tarafından incelenmiştir.

Yazar Bilgisi

, Mersin Barosu 3472 sicil numarasına kayıtlıdır. Bakırcı & Keskin Hukuk Bürosu bünyesinde ceza, aile, iş, gayrimenkul ve ticaret hukuku alanlarında hukuki danışmanlık ve dava takibi sunmaktadır.

İnceleyen: Av. Emirhan Keskin · Mersin Barosu Sicil No: 5507

Telefon WhatsApp