Toplu İş Uyuşmazlığında Özel Hakem: 6356 Madde 52, Grev ve Kararın Etkisi
Toplu çıkar uyuşmazlığında özel hakeme başvurma konusunda yazılı anlaşma yapılınca, bundan sonra arabuluculuk, grev, lokavt ve kanuni hakemlik hükümleri uygulanmaz. Bu sonuç, 6356 sayılı Sendikalar ve Toplu İş Sözleşmesi Kanunu’nun 52/3. maddesine dayanır. Verilen özel hakem kararı, toplu iş sözleşmesi hükmündedir. Özel hakem seçimi bu nedenle yalnız görüş bildirecek bir uzmana başvuru değildir; uyuşmazlığın çözüm yolunu ve kararın hukuki niteliğini değiştirir.
Toplu hak uyuşmazlığında ise kararın tabi olduğu rejim farklıdır. M.52/2 bu kararları genel hükümlere bağlar. Hak ve çıkar uyuşmazlığı ayrımı, yazılı anlaşmanın kapsamı, hakemin kimliği ve süre başlangıcı ayrı incelenmelidir. Yüksek Hakem Kurulunun taraflarca özel hakem seçilmesi de kanundan doğan zorunlu başvuru göreviyle aynı işlem değildir.

Toplu hak uyuşmazlığı ile çıkar uyuşmazlığı neden ayrılır?
Toplu hak uyuşmazlığı, mevcut hukuk kuralından veya yürürlükteki toplu iş sözleşmesinden doğan hakkın anlamı ve uygulanmasıyla ilgilidir. Toplu çıkar uyuşmazlığında ise yeni toplu çalışma koşullarının belirlenmesi konusunda anlaşmazlık vardır. Mevcut hakkın yerine getirilmesiyle gelecekteki ücret veya çalışma koşulunun oluşturulması aynı hukuki işlem değildir.
6356 m.52/1, tarafların her iki tür uyuşmazlığın her aşamasında anlaşarak özel hakeme başvurmasına izin verir. Bununla birlikte üçüncü fıkradaki grev, lokavt ve kanuni hakemlik sonucunu açıkça toplu çıkar uyuşmazlığına bağlar. Bir hak uyuşmazlığı metnini yalnız başlığı nedeniyle çıkar uyuşmazlığı olarak değerlendirmek, kanundaki ayrımı ortadan kaldırır.
Uyuşmazlık konuları belirlenirken hangi talebin yürürlükteki hükmün uygulanmasına, hangisinin yeni sözleşme koşuluna yöneldiği gösterilmelidir. Hakemin çözmesi istenen sorun böylece anlaşılır hâle gelir. “İşyerindeki bütün sorunlar” gibi sınırları açıklanmayan ifadeler yerine, hüküm, talep ve dönem arasındaki bağlantı kurulmalıdır.
Toplu iş sözleşmesinin düzenlediği hak ve borçlar, bu ayrımın temelini oluşturur. Özel hakem konusunda belirleyici olan yalnız anlaşmazlığın işyerinde yaşanması değil, toplu taraflar arasında hangi nitelikte bir uyuşmazlığın çözüleceğidir. Bireysel işçinin bütün alacak davaları sırf TİS bağlantısı bulunduğu için bu özel rejime dahil olmaz.
Özel hakeme başvuru anlaşması hangi içeriği taşımalıdır?
M.52/3, toplu çıkar uyuşmazlığında özel hakeme başvurma hususunda yazılı anlaşma arar. Tek tarafın hakem istediğini bildirmesi veya hakem adayıyla görüşmesi, taraflar arasında yazılı anlaşma kurulmasının yerine geçmez. İmza yetkisi, tarafların kimliği ve uyuşmazlığın hangi toplu görüşme sürecine ait olduğu belirlenmelidir.
Toplu İş Sözleşmesinde Arabulucuya ve Hakeme Başvurma Yönetmeliği’nin 27. maddesi, yazılı olarak anlaşan tarafların uyuşmazlık konularını ve bunlara ilişkin önerilerini seçtikleri özel hakeme bildirmesini düzenler. Başvuruda yalnız anlaşmanın gönderilmesiyle yetinilmez; hakemin karar vermesi istenen konular ve tarafların çözüm talepleri de ortaya konulur.
Metinde hakemin kimliği, kapsanan işyeri veya işletme, toplu sözleşme dönemi ve çözümlenmemiş konular birbirine bağlanmalıdır. Üzerinde anlaşılmış maddeler ile karara bırakılan maddeler ayrıldığında hakemin görevi somutlaşır. Başvuru ekleri arasında farklı tarihli teklifler bulunuyorsa hangi teklifin güncel olduğu açıklanmalıdır.
Genel tahkim sözleşmesindeki yazılı şekil ve kapsam sorunu için HMK 412 kapsamında tahkim anlaşması açıklaması yararlıdır. Ancak toplu çıkar uyuşmazlığında m.52/3’ün özel sonuçları ayrıca uygulanır. Genel tahkim açıklaması, grev ve lokavt bakımından bu kanuni sonucun yerine geçmez.
TİS içindeki hakem şartı tek tarafın başvurusuna izin verir mi?
M.52/2, toplu iş sözleşmesine taraflardan birinin başvurması üzerine özel hakeme gidileceğine ilişkin hüküm konulabileceğini açıkça düzenler. Böyle bir hüküm varsa hangi uyuşmazlıkları kapsadığı ve başvuruyu hangi tarafın hangi usulle yapacağı sözleşme metninden okunur. Her başvuruda yeniden aynı anlaşmanın imzalanması gerektiği sonucu otomatik kurulmaz.
Buna karşılık TİS’teki genel danışma veya görüşme mekanizması doğrudan tahkim şartı sayılmaz. Komisyonun görüş vermesi, tarafları yeniden müzakereye çağırması ve bağlayıcı hakem kararı vermesi farklı işlevlerdir. Hükmün adı yerine tarafların hangi çözüm yolunu kararlaştırdığı ve hangi yetkiyi tanıdığı değerlendirilir.
M.52/2’ye göre TİS’te aksine hüküm bulunmadıkça 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun özel hakeme ilişkin hükümleri uygulanır. Sözleşmede usul düzenlenmiş olması, emredici kuralları ortadan kaldıran sınırsız yetki anlamına gelmez. HMK m.424 de usul belirleme serbestisini ilgili emredici hükümler saklı kalmak üzere tanır.
Başvuruyu yapan taraf, dayandığı hakem şartının metnini ve uyuşmazlıkla bağını açıklamalıdır. Başka döneme ait TİS’teki hükmün yeni uyuşmazlığa uygulanacağı incelemesiz kabul edilemez. Süre, taraf ve konu kapsamı birlikte değerlendirilerek hangi anlaşmanın hangi başvuruyu taşıdığı belirlenmelidir.
Yazılı anlaşma grev ve lokavt sürecini nasıl etkiler?
Toplu çıkar uyuşmazlığı için yazılı özel hakem anlaşması yapıldıktan sonra m.52/3’ün saydığı arabuluculuk, grev, lokavt ve kanuni hakemlik hükümleri uygulanmaz. Kanun bu sonucu hakem kararının verilmesine veya taraflardan birinin ayrıca vazgeçme dilekçesi sunmasına bağlamamıştır. Belirleyici işlem, özel hakeme başvurma konusunda kurulan yazılı anlaşmadır.
Bu nedenle özel hakem anlaşması sıradan bir görüşme tutanağı gibi ele alınmamalıdır. Taraflar anlaşmayı imzalarken uyuşmazlığın bundan sonra seçilen hakem yoluyla çözüleceğini dikkate almalıdır. Hakem sürecinin devam etmesiyle aynı uyuşmazlık için grev ve lokavt yolunun paralel yürütülebileceği düşüncesi m.52/3 ile bağdaşmaz.
Özel hakem adayına bilgi verilmesi, ücret görüşülmesi veya alternatif isimlerin tartışılması ise tek başına yazılı anlaşmanın kurulduğunu göstermez. Sonuç doğuran metin ile hazırlık yazışmaları ayrılmalıdır. Başvurunun dayanağı belirlenirken tarafların gerçekten özel hakem çözümünde anlaşıp anlaşmadığı ve metnin kapsamı incelenir.
Kanuni hakemlik hükümlerinin uygulanmaması, seçilen hakemin Yüksek Hakem Kurulu olmasını engellemez. M.52/4 bu seçime ayrıca izin verir. Aynı Kurulun görev yapması, başvurunun hukuki sebebini değiştirmez; taraf anlaşmasına dayanan özel hakemlik ile kanunun belirli olaylara bağladığı YHK başvurusu birbirinden ayrılır.
Yüksek Hakem Kurulu özel hakem olarak seçilebilir mi?
M.52/4 uyarınca taraflar uyuşmazlığın her aşamasında anlaşarak Yüksek Hakem Kurulunu özel hakem seçebilir. Bu imkân yalnız grev yasağı bulunan işyerleri için düzenlenmemiştir. Kurulun özel hakem sıfatının dayanağı, ilgili uyuşmazlık bakımından tarafların anlaşmasıdır. Başvuru metninde bu sıfat açıkça belirtilmelidir.
M.51’deki kanuni başvuru sebepleri ise grev oylamasında grev yapılmaması yönündeki karar, grev ve lokavt yasağı veya erteleme sonrasındaki belirli koşullarla bağlantılıdır. O maddede başvurabilecek kişi ve altı iş günlük süre ayrıca düzenlenir. Bu koşullar m.52’deki anlaşmaya dayalı seçimin unsurlarıymış gibi aktarılmamalıdır.
Kurula sunulan yazıda tarafların onu özel hakem olarak seçtiği, anlaşmanın tarihi ve uyuşmazlık konuları gösterilmelidir. Başvurunun hangi sıfatla yapıldığı, inceleme ve ücret işlemleri bakımından da önemlidir. Yalnız üst yazıda Kurulun adının bulunması, başvurunun kanuni hakemlik mi özel hakemlik mi olduğunu açıklamaz.
Kurul seçildiğinde tarafların bütün usul yükümlülüklerinden kurtulduğu düşünülmemelidir. Yönetmeliğin özel hakem incelemesine ilişkin başvuru, ödeme ve bildirim hükümleri uygulanır. Özellikle karar süresinin başlangıcı, Kurulun özel hakem olarak görev yaptığı dosyada güncel m.29/3 dikkate alınarak belirlenmelidir.
Hakem incelemesine başlama ve görevli makama bildirim nasıl yapılır?
Yönetmelik m.28/1, m.27’ye göre yapılan bildirimden itibaren altı iş günü içinde özel hakemin uyuşmazlığı incelemeye başlamasını düzenler. Bu süre, tarafların anlaşma yaptığı tarih ile hakeme bildirim tarihini ayırmayı gerektirir. Bildirimin hangi tarihte gerçekleştiği karar sürecinin takibi bakımından kayda geçirilmelidir.
Aynı hüküm, başvurunun özel hakem sıfatıyla incelenmeye başlandığı tarihi gösteren yazının görevli makama gönderilmesini ister. Tarafların yazılı anlaşmasının bir örneği bu yazıya eklenir ve gönderim aynı altı iş günlük süre içinde yapılır. Böylece yetkili idari makam, uyuşmazlığın çözüm yolundaki değişiklikten haberdar edilir.
Görevli makamın hangi birim olduğu 6356 m.2/1-c uyarınca sözleşmenin düzeyine ve kapsamına göre belirlenir. İşyeri, işletme ve birden fazla ilin kapsandığı grup sözleşmesi için aynı adresin varsayılması doğru değildir. Başvurunun kapsadığı işyerleri ile görevli makamın eşleştirilmesi, bildirim yükümlülüğünün doğru yerine getirilmesini sağlar.
M.28/2, hakemin tarafların ve ilgili kurum veya kuruluşların bilgisine başvurmasına, taraflardan gerekli belgeleri istemesine izin verir. Bu yetki, uyuşmazlık konusunun anlaşmada belirsiz bırakılmasını telafi eden sınırsız görev değildir. İstenen bilgi, hakeme bırakılan toplu uyuşmazlığın çözümüyle ilgili olmalıdır.
Özel hakem kaç günde karar verir?
Yönetmelik m.29/1’e göre özel hakem, uyuşmazlığı incelemeye başladığı tarihten itibaren otuz gün içinde kararını verir. Verilen karar derhal yazılı olarak taraflara ve görevli makama tebliğ edilir. Hüküm otuz iş günü dememektedir; incelemeye başlama ve kararın bildirilmesi ayrı tarihler olarak izlenmelidir.
Hakeme başvuru yazısının tarihi ile incelemeye başlama tarihinin aynı olduğu varsayılmamalıdır. M.28’deki başlangıç yazısı bu nedenle önem taşır. Karar süresinin hesabında esas alınan işlem, yazılı kayıt üzerinden belirlenmeli; dosyanın hazırlanmasına başlanılan gün veya tarafların ilk görüşmesi otomatik başlangıç yapılmamalıdır.
YHK’nin özel hakem seçildiği durumda ise 2025 yılında eklenen m.29/3 özel başlangıç kuralı getirir. Bu kural okunmadan eski derlemelerdeki yalnız m.29/1 üzerinden Kurula ilişkin süre hesabı yapılması eksik olur. Otuz günlük sürenin uzunluğu ile bu sürenin hangi işlemden başlayacağı farklı konulardır.
Kanuni hakemlikteki yönetmelik m.22’nin iki aylık süresi, Kurul özel hakem olduğu için buraya aktarılmaz. Özel hakemliğe ilişkin m.29/3, açıkça birinci fıkradaki süreye gönderme yapar. Kurumun aynı olması, farklı sıfatlar için düzenlenmiş sürelerin birbirinin yerine kullanılmasını sağlamaz.
2025 değişikliği YHK özel hakem incelemesine ne getirdi?
Yönetmeliğin güncel m.29/3–4 hükümleri, 18 Temmuz 2025 tarihli ve 32959 sayılı Resmî Gazete’de yayımlanan değişiklikle eklenmiştir. Güncel üçüncü fıkraya göre başvuru dosyası, ödeme bilgilerinin Kurula gönderilmesi üzerine ön incelemeye alınır. Ödeme ile inceleme arasındaki bu bağlantı başvuru takibinde dikkate alınmalıdır.
Kurul özel hakem olarak seçilmişse otuz günlük süre ön incelemenin yapılmasından itibaren başlar. Her iki tarafın da anlaşacaklarına ilişkin yazılı talebi bulunması hâlinde Kurul, bu süreyi on beş gün erteleyebilir. Tek tarafın uzatma isteği, hükümde aranan ortak yazılı irade koşulunun yerine geçmez.
Erteleme kendiliğinden gerçekleşmez; düzenleme Kurula erteleme yetkisi tanır. Başvurucular, talebin sunulduğunu gösteren kayıt ile Kurulun süreye ilişkin işlemini ayırmalıdır. On beş günlük imkân, tarafların süresiz görüşme yürüterek karar sürecini kendiliğinden askıda bırakması anlamına gelmez.
Yeni dördüncü fıkra, tarafların uyuşmazlığın anlaşmayla sonuçlandığını yazılı bildirmesi hâlinde Kurulun özel hakem ücretine ilişkin karar vermesini düzenler. Anlaşmanın varlığı ve yazılı bildirim ayrı önem taşır. Tarafların kendi aralarında uzlaşması, Kuruldaki ücret işleminin hiç ele alınmadan ortadan kalkacağı sonucunu doğurmaz.
YHK özel hakem ücretini kim öder?
Yönetmelik m.29/2, YHK’nin özel hakem seçilmesi hâlindeki ücretin tebliğden itibaren üç iş günü içinde belirtilen muhasebe hesabına yatırılmasını düzenler. Aksi kararlaştırılmadıkça taraflar ücreti eşit karşılar ve ödeme bilgilerini Kurula gönderir. Ödemenin yapılmasıyla ödeme bilgisinin ilgili dosyaya iletilmesi ayrı işlemlerdir.
Ücret yönetmelik m.25’teki tazminat hesabıyla bağlantılıdır; memur aylık katsayısına dayanan bir tutardır. Değişen katsayı ve güncel hesap dikkate alınmadan bütün dönemler için tek bir sabit Türk lirası rakamı verilmemelidir. Başvuru sahibi, kendisine bildirilen tutarı ve ödeme açıklamasını ilgili dosyayla eşleştirmelidir.
2025 değişikliği sonrasında m.29/8, ön inceleme ve esas inceleme toplantıları için ücretin farklı paylarla ödenmesini düzenler. Bu düzenleme Kurul içindeki ödeme işlemleriyle ilgilidir. Tarafların hangi tutarı yatıracağı konusunda kendi hesaplarıyla farklı kesinti yapmasına kendiliğinden yetki vermez; resmî ücret bildirimi esas alınır.
Güncel m.29/9’a göre Kurul özel hakem olduğunda bilirkişi ve tanık ücretleri m.25/4 uyarınca belirlenir; aksi kararlaştırılmadıkça taraflarca eşit karşılanır. Bu kalemler hakem ücretiyle karıştırılmamalıdır. Ödeme yükünün farklı paylaşılması kararlaştırılmışsa hangi giderin hangi oranda üstlenildiği anlaşmada açıkça gösterilmelidir.
Tarafların dinlenilmesi ve karar kapsamı neden önemlidir?
HMK m.423, tahkim yargılamasında tarafların eşit hak ve yetkiye sahip olduğunu ve hukuki dinlenilme hakkını kullanma imkânı verilmesini düzenler. M.52/2’deki gönderme çerçevesinde özel hakem usulü kurulurken bu güvence dikkate alınır. Bir tarafın teklifinin alınması, diğer tarafın açıklama ve delillerinin gereksiz olduğu anlamına gelmez.
Uyuşmazlık konuları ile bunlara ilişkin öneriler, hakemin değerlendirme çerçevesini oluşturur. İşyerindeki her ekonomik veya idari konu başvuru kapsamına kendiliğinden girmez. Hakeme hangi ücret maddesinin, sosyal hakkın veya çalışma koşulunun bırakıldığı; anlaşılmış maddelerden ayrı biçimde gösterilmelidir.
Toplu çıkar uyuşmazlığında kararın TİS hükmünde olması, emredici hukuk sınırlarını kaldırmaz. 6356 m.33/5, toplu sözleşmelerin Anayasa ve kanunların emredici hükümlerine aykırı düzenleme içermesini yasaklar. Hakeme başvuru anlaşması da bu sınırların dışında çalışma koşulları kurulması için genel izin sayılamaz.
Karar metninde tarafların, işyeri kapsamının, döneminin ve çözülen maddelerin anlaşılır olması uygulama bakımından gereklidir. Ücret çizelgesi veya ek protokole gönderme yapılıyorsa ilgili ekin kimliği açıklanmalıdır. Kararın uygulanması, hangi hükmün hangi çalışan grubuna ve döneme ait olduğunun belirlenmesine bağlıdır.
Hakem kararı neden her uyuşmazlıkta aynı sonuç doğurmaz?
M.52/3, toplu çıkar uyuşmazlığında özel hakem kararını toplu iş sözleşmesi hükmünde sayar. Tarafların yeniden aynı karar içeriğini imzalaması şartına bağlanmış bir öneri metni söz konusu değildir. Çalışma koşullarını düzenleyen hukuki sonuç, kanunun bu açık nitelendirmesinden doğar.
Toplu hak uyuşmazlığındaki özel hakem kararları ise m.52/2 gereğince genel hükümlere tabidir. HMK tahkim rejiminin uygulandığı hak uyuşmazlığı kararında denetim, ilgili hükümlere göre değerlendirilir. HMK m.439’un iptal davası düzenlemesi bu bağlamdadır; her özel hakem kararına aynı başvuru rejimi incelemesiz yüklenmemelidir.
Bu ayrım, karar sonrası işlemi seçmek için de zorunludur. Belgenin üstünde “hakem kararı” yazması yeterli değildir. Uyuşmazlığın hak mı çıkar mı olduğu, başvuru anlaşması ve kararın oluşturduğu sonuç birlikte okunmalıdır. TİS hükmündeki bir karar ile mevcut hakkı karara bağlayan tahkim kararı özdeş kabul edilmez.
6356 m.40/5 ayrıca TİS’teki özel hakeme başvurma hükümlerinin teşmil edilemeyeceğini düzenler. Başka işyerine teşmil edilen ücret veya çalışma koşulları, tahkim şartının da otomatik taşındığını göstermez. Hakeme başvuru yetkisinin kaynağı kendi sözleşme ilişkisi ve uygulanabilir hüküm üzerinden belirlenmelidir.
HMK rejiminin uygulandığı toplu hak uyuşmazlığı kararında m.439/1, iptal davasının tahkim yeri bölge adliye mahkemesinde açılmasını düzenler. M.439/4 uyarınca süre, hakem kararının veya tavzih, düzeltme ya da tamamlama kararının taraflara bildirilmesinden itibaren bir aydır. Bu denetim, uyuşmazlığın baştan sınırsız biçimde yeniden görülmesiyle özdeş değildir; maddede sayılan iptal sebepleri esas alınır.
HMK m.439/4 ayrıca iptal davası açılmasının kararın icrasını kendiliğinden durdurmadığını belirtir. Talep ve hükmolunan para veya eşyanın değerini karşılayan teminatla icranın durdurulması mümkündür. Bu açıklama, genel tahkim hükümlerine tabi toplu hak uyuşmazlığı kararı içindir; m.52/3 uyarınca TİS hükmünde olan toplu çıkar kararının denetimini aynı kabul etmek için tek başına kullanılamaz. Başvuru yolunun belirlenmesinden önce kararın hukuki türünün doğru saptanması gerekir.
Başvuruda hangi hukuki sıra izlenmelidir?
Önce uyuşmazlığın mevcut bir hakkın uygulanmasına mı yoksa yeni toplu çalışma koşullarının belirlenmesine mi ilişkin olduğu tespit edilir. Ardından tarafların özel hakeme başvurma iradesinin hangi yazılı metne dayandığı ve hakeme hangi konuların bırakıldığı belirlenir. Bu iki tespit, kararın hukuki etkisini de açıklar.
Seçilen hakemin YHK olması hâlinde başvurunun özel hakemlik sıfatıyla yapıldığı açıkça yazılır. Ücret bildirimi, ödeme bilgisi, ön inceleme tarihi ve varsa ortak erteleme talebi birlikte izlenir. Otuz günlük özel süre, kanuni YHK incelemesindeki iki aylık süreyle karıştırılmadan hesaplanır.
Karar alındığında yalnız parasal sonuçlara bakılmamalıdır. İşyerleri, sözleşme dönemi, karara bağlanan maddeler ve bildirim kayıtları birlikte incelenir. Toplu çıkar uyuşmazlığındaki kararın TİS hükmünde olduğu dikkate alınarak uygulama düzenlenir; hak uyuşmazlığında ise kararın tabi olduğu genel tahkim hükümleri ayrıca değerlendirilir.
Özel hakem yolu, tarafların iradesiyle kurulan fakat kanunun belirli sonuçlar bağladığı bir çözüm mekanizmasıdır. Yazılı anlaşmanın kapsamı ve güncel süre kuralları doğru belirlendiğinde sürecin hangi aşamada olduğu anlaşılır. Eksik veya eski mevzuat metni üzerinden işlem yapılması, özellikle YHK özel hakem dosyasındaki başlangıç ve ödeme bağlantısını yanlış gösterir.
Sık sorulan sorular
Toplu çıkar uyuşmazlığında özel hakem anlaşması yazılı olmak zorunda mı?
Evet. 6356 m.52/3, özel hakeme başvurma hususunda yazılı anlaşma yapılmasını arar. Hakem adayıyla görüşme veya tek tarafın başvuru isteği aynı işlem değildir. Yönetmelik m.27 gereğince uyuşmazlık konuları ve bu konulara ilişkin öneriler seçilen hakeme bildirilir.
Özel hakem anlaşmasından sonra grev süreci devam eder mi?
Toplu çıkar uyuşmazlığında yazılı anlaşma yapıldıktan sonra m.52/3 gereğince arabuluculuk, grev, lokavt ve kanuni hakemlik hükümleri uygulanmaz. Bu sonuç hakem kararının çıkmasına ertelenmez. Anlaşmanın gerçekten kurulup kurulmadığı ve hangi uyuşmazlığı kapsadığı öncelikle belirlenmelidir.
Yüksek Hakem Kurulu taraflarca özel hakem seçilebilir mi?
M.52/4 buna açıkça izin verir. Taraflar uyuşmazlığın her aşamasında anlaşarak Kurulu özel hakem seçebilir. Bu başvuru m.51’deki kanuni hakemlik nedenleriyle aynı değildir. Başvuru yazısında Kurulun hangi sıfatla seçildiği ve taraf anlaşması açıkça gösterilmelidir.
YHK özel hakem olduğunda karar süresi iki ay mıdır?
Hayır. Özel hakem incelemesinde yönetmelik m.29’un otuz günlük süresi uygulanır. 2025’te eklenen m.29/3 uyarınca Kurul bakımından süre ön incelemenin yapılmasından başlar. Kanuni YHK incelemesindeki m.22’nin iki aylık süresi bu özel sıfata otomatik aktarılmaz.
YHK özel hakem süresini uzatabilir mi?
Güncel yönetmelik m.29/3, her iki tarafın da anlaşacaklarına ilişkin yazılı talebi bulunursa Kurulun otuz günlük süreyi on beş gün erteleyebilmesini düzenler. Tek tarafın isteği yeterli değildir. Ortak talebin sunulması ile Kurulun erteleme işlemi ayrı değerlendirilmelidir.
YHK özel hakem ücretini hangi taraf öder?
Yönetmelik m.29/2’ye göre aksi kararlaştırılmadıkça taraflar ücreti eşit yatırır ve ödeme bilgilerini Kurula gönderir. Ödeme süresi tebliğden itibaren üç iş günüdür. Güncel m.29/3, ödeme bilgilerinin gönderilmesiyle dosyanın ön incelemeye alınması arasında bağlantı kurar.
Taraflar Kurul incelemesi sırasında anlaşırsa ne olur?
2025’te eklenen yönetmelik m.29/4, uyuşmazlığın anlaşmayla sonuçlandığının taraflarca yazılı bildirilmesi hâlinde Kurulun özel hakem ücretine ilişkin karar vermesini düzenler. Yalnız sözlü bildirimle yetinilmemelidir. Uzlaşma, Kuruldaki ücret işleminin hiçbir karara gerek olmadan ortadan kalkması anlamına gelmez.
TİS’te tek tarafın başvurusuyla özel hakeme gidilmesi yazılabilir mi?
Evet. 6356 m.52/2, toplu iş sözleşmesine bu yönde hüküm konulabileceğini düzenler. Başvuru hakkı, şartın kapsadığı uyuşmazlıklar ve usulüyle birlikte okunur. Genel danışma veya müzakere hükmü, içeriği incelenmeden bağlayıcı özel hakem şartı olarak kabul edilmemelidir.
Toplu çıkar uyuşmazlığındaki hakem kararı yalnız tavsiye midir?
Hayır. M.52/3 bu kararı toplu iş sözleşmesi hükmünde sayar. Kararın hukuki etkisi kanundan doğar. Toplu hak uyuşmazlığındaki karar ise m.52/2 gereğince genel hükümlere tabidir; aynı adla anılan iki kararın sonuçları birbirinin yerine kullanılmamalıdır.
Teşmil edilen TİS’in özel hakem şartı başka işyerine de geçer mi?
6356 m.40/5, toplu iş sözleşmesinin özel hakeme başvurma hükümlerinin teşmil edilemeyeceğini açıkça düzenler. Ücret veya çalışma koşullarının teşmil edilmesi tahkim şartını da taşımış sayılmaz. Özel hakeme başvuru yetkisi, ilgili taraflar bakımından uygulanabilir anlaşma ve hüküm üzerinden belirlenir.
Başvuru ve dosya hazırlığı
Toplu uyuşmazlıkta özel hakem değerlendirmesi; TİS metni, anlaşılmayan maddeler, yazılı hakem anlaşması, seçilen hakemin sıfatı ve güncel süre kayıtları üzerinden yapılır. Bakırcı Avukatlık, İstanbul ve Mersin ofisleriyle Mersin merkezli Türkiye geneli iş hukuku dosyalarını takip eder. Başvuru kapsamının değerlendirilmesi için iletişim sayfasından ulaşabilirsiniz.
Resmî kaynaklar ve mevzuat
- 6356 sayılı Sendikalar ve Toplu İş Sözleşmesi Kanunu
- 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu
- Toplu İş Sözleşmesinde Arabulucuya ve Hakeme Başvurma Yönetmeliği — güncel resmî konsolide metin
Mevzuat kontrol tarihi: 24 Ekim 2026.
İlgili hukuk rehberleri
İstanbul ve Mersin ofisleri
İstanbul · Polaris Plaza
Maslak Ahi Evran Caddesi, Polaris Plaza No:21, Kat:9, 34475 Sarıyer/İstanbulMersin · Profit İş Merkezi
İhsaniye Mahallesi, 4903. Sokak, Profit İş Merkezi No:23, Kat:3, Daire:14, 33070 Akdeniz/MersinHukuki konu hakkında iletişim
İlk iletişimde konuyu, bulunduğunuz ülke veya ili ve varsa tebliğ ya da son işlem tarihini kısaca belirtebilirsiniz. T.C. kimlik numarası, sağlık verisi veya kişisel belge göndermeyiniz. Mesajlaşma tek başına hukuki görüş veya avukatlık ilişkisi oluşturmaz.
