Komşunun Kuyusundan Su Kullanma Hakkı: 167 Sayılı Kanun m.6 ve Masraf Paylaşımı
Komşunun kuyusunda su bulunması, başka bir arazi sahibine kendiliğinden o suyu alma yetkisi vermez. 167 sayılı Yeraltı Suları Hakkında Kanun’un 6. maddesi, kendi arazisinde ihtiyacına yetecek su bulunmayan veya bu suyu elde etmesi fahiş masraf gerektiren kişinin komşu arazideki yeraltı suyundan yararlanmasını özel şartlara bağlar. Kuyu sahibinin ihtiyacı, verilecek zarar, tesis giderleri ve resmî kullanma belgesi birlikte değerlendirilir.
Bu yazı, yeni bir kuyu açma iznini değil, mevcut komşu kuyusundan yararlanmanın hukuki ve mali dosyasını ele alır. Temel dayanaklar 167 sayılı Kanun m.6 ile Yeraltı Suları Tüzüğü m.15 ve m.16 hükümleridir. Arazi sınırı, suyun teknik bağlantısı, tahsis edilen miktar ve pompalama gideri ayrı başlıklar altında kanıtlanmalıdır. Tarafların anlaşması da bu kamu hukuku koşullarının yerine geçmez.

Kuyunun arazide bulunması suyun sınırsız mülkiyetini sağlamaz
167 sayılı Kanun m.1, yeraltı sularını genel sular arasında kabul eder ve Devletin hüküm ve tasarrufu altında tutar. Bu kural nedeniyle kuyunun bulunduğu taşınmazın mülkiyeti ile çekilecek su üzerindeki kullanma yetkisi ayrı incelenir. Tapu, kuyu sahibinin araziyle ilişkisini gösterir; kuyudan istediği miktarda su çıkarıp istediği kişiye satmasına tek başına dayanak oluşturmaz. Mevcut kullanma belgesinin kapsamı ve DSİ tarafından belirlenen su miktarı dosyanın temel belgeleridir.
Kaynak hakkı, boru hattı ve kuyu suyundan yararlanma aynı hukuki ilişki değildir. TMK m.837 kapsamında başkasının arazisindeki kaynak hakkı, taşınmaz üzerinde kurulacak ayrı bir hakka ilişkindir. 167 sayılı Kanun m.6 ise ihtiyaç ve fahiş masraf şartları altında komşu yeraltı suyundan yararlanmayı düzenler. Bir tapu şerhi, özel sözleşme veya kaynak kullanım kaydı sunulduğunda hangi suyun ve hangi yetkinin konu edildiği açıklanmalıdır. Belge adlarının benzerliği hukuki dayanakların aynı olduğu anlamına gelmez.
Kendi arazisindeki su yetersizliği veya fahiş masraf şartı
Kanun m.6 iki alternatif durum gösterir: başvuranın kendi arazisinde ihtiyacına yetecek yeraltı suyu bulunmaması veya bu suyu elde etmesinin fahiş masraf gerektirmesi. Komşu kuyusunun daha yakın olması, daha az elektrik tüketmesi veya hazır tesisinin bulunması tek başına bu koşullardan biri değildir. Talep, başvuranın kendi arazisindeki su durumuyla ilişkilendirilmelidir. Teknik araştırma ve gider hesabı yapılmadan yalnızca başka kuyunun ekonomik olduğu gerekçesiyle zorunlu yararlanma sonucu çıkarılamaz.
Yetersizlik incelemesinde arazinin hangi amaçla kullanıldığı, mevcut su kaynağı, ihtiyaç duyulan dönem ve fiilen karşılanamayan miktar gösterilir. Fahiş masraf iddiasında ise elde edilmesi gereken suyun niteliğiyle ilgili araştırma, kuyu, pompa ve gerekli tesis giderlerinin dayanağı açıklanır. Birbirinden farklı kapasiteyi veya kullanım amacını esas alan teklifler doğrudan karşılaştırılmaz. Teknik rapor, parasal hesabın hangi verim ve hangi ihtiyaca göre yapıldığını açıklamalıdır. Masrafın yüksek olması ile Kanun’un aradığı fahiş masrafın oluşması aynı iddia değildir.
Komşu sayılmak için mutlaka bitişik parsel mi gerekir?
Tüzük m.16, komşuluk ilişkisinin yalnız ortak tapu sınırına göre belirlenmesini gerektirmez. Aynı yeraltı suyu rezervuarıyla ilgili teknik ilişki hükmün uygulanmasında önem taşır. Bu nedenle iki parselin haritada birbirine değmemesi talebi baştan sonuçlandırmaz; tersine sınırdaş olmaları da her durumda aynı yeraltı suyu ilişkisini kanıtlamaz. Talep konusu kuyunun yeri ve su aldığı yapı teknik incelemeyle belirlenir. Resmî kuyu numarası ile tapudaki ada ve parsel bilgisi aynı dosyada eşleştirilmelidir.
Başvuru dosyasında kadastro krokisiyle birlikte mevcut kuyuların konumları, bilinen derinlikleri ve kullanma belgeleri gösterilmelidir. Teknik yakınlık konusunda başvuranın kişisel gözlemi resmî tespitin yerine geçmez. Bir kuyunun bol su vermesi, çevredeki bütün parsellerin bu sudan aynı hukuki koşullarla yararlanacağını kanıtlamaz. Suyun geldiği yapının ve talep edilen çekimin diğer kullanımlara etkisinin açıklanması, komşuluk değerlendirmesini somutlaştırır. İncelemenin konusu yalnız iki taşınmaz arasındaki mesafe değildir.
Su alınmadan önce kullanma belgesi düzeni kurulmalıdır
Tüzük m.16’daki yararlanma, yeni kullanma belgesi düzeniyle birlikte yürür. Kuyu sahibinin mevcut belgesi başka arazi sahibinin talebini kendiliğinden kapsamaz. Taraflar suyun miktarı ve bedeli üzerinde anlaşsalar da başvuranın kendi kullanımına ilişkin resmî işlemleri tamamlaması gerekir. Yeni yararlanma nedeniyle mevcut belgenin kapsamı, tahsis edilen miktar ve tesisin çalışma düzeni birlikte ele alınır. Sözleşmenin imzalandığı tarih ile su kullanımına hukuken başlanabilecek tarih dosyada ayrı tutulmalıdır.
Kanun m.6, başvurana komşu araziye izinsiz girme, pompayı çalıştırma veya boru bağlama yetkisi vermez. Kuyu sahibinin rızasının bulunması da DSİ’nin su kullanımıyla ilgili yetkisini ortadan kaldırmaz. Başvuru dilekçesinde talep edilen miktar, kullanılacağı yer, kullanım amacı ve mevcut kuyunun kimliği açık yazılır. Belge düzenlenmeden yapılan fiilî paylaşım sonradan imzalanan bir tutanakla başlangıçtan itibaren izinli hale gelmez. Gerekli idari işlem ve taraflar arasındaki teslim düzeni tamamlandıktan sonra kullanım uygulanır.
Kuyu sahibinin ihtiyacı nasıl korunur?
Tüzük m.16/a, başkasının yararlanması nedeniyle kuyu sahibinin ihtiyacının zedelenmemesini esas alır. Talep sahibinin suya ihtiyaç duyması, kuyunun bütün kapasitesinin ona ayrılması sonucunu doğurmaz. Kuyu sahibinin mevcut ihtiyacı ve kuyunun debisi birlikte belirlenir. Aynı dönemlerde yoğunlaşan ihtiyaç, pompanın çalışma süresi ve suyun kullanılacağı faaliyet bu incelemede açıklanmalıdır. Sadece yıllık toplamları karşılaştırmak, kullanımın aynı gün veya saatlerde çakışmasını görünmez kılmamalıdır.
Tüzük m.15, su ihtiyacının belirlenmesini kullanımın gerçek amacıyla ilişkilendirir. Arazinin büyüklüğü, faaliyet ve kullanım biçimi bu nedenle boş bir beyan olarak bırakılmaz. Gelecekte yapılması düşünülen belirsiz yatırımlar, tamamlanmış ve resmen belirlenmiş ihtiyaçla aynı veri değildir. Dosyadaki miktarın hangi faaliyet ve hangi dönem için kabul edildiği anlaşılmalıdır. Taraflar arasındaki teslim programı da bu miktara uygun kurulmalı; kuyu sahibinin korunan ihtiyacını aşındıran fiilî çalışma planı uygulanmamalıdır.
Araziye ve tesise verilen zarar ayrıca karşılanır
Kanun m.6 ve Tüzük m.16/a, kuyu sahibine verilecek zararın karşılanmasını gider paylaşımından ayrı bir unsur olarak düzenler. Boru döşenmesi, geçiş, mevcut tesisin kullanılması veya çalışma düzenindeki değişiklik nedeniyle ileri sürülen zararların neye dayandığı belirlenir. Her gideri su bedeli başlığı altında toplamak, hangi ödemenin hangi borcu karşıladığını belirsizleştirir. Zarar kaleminin doğumu, miktarı ve yeni yararlanmayla ilişkisi belgelenmelidir. Bir tesis giderine katılınması bütün zarar taleplerinin ödendiği anlamına gelmez.
Başlangıç durumunu gösteren tutanak ve görseller, daha sonra ortaya çıkacak zarar iddiasının kapsamını açıklığa kavuşturur. Mevcut pompa, pano, boru hattı, depo ve arazi kullanım durumu kayda alınır. Belirlenen zarar için ödeme yapıldığında hangi kalemin ve hangi dönemin kapatıldığı yazılır. Bu kayıt düzeni kanunda bulunmayan sabit bir tazminat tarifesi yaratmaz; somut zararın ispatını sağlar. Tarafların ileride doğacak bütün zararları hiçbir değerlendirme olmadan tek kalemde kapattığını söylemek yerine anlaşmanın gerçek kapsamı incelenmelidir.
Tesis giderinin tamamı mı, amorti edilmemiş kısmı mı paylaşılır?
Tüzük m.16/a bakımından önemli ayrım, tesis için geçmişte yapılmış bütün harcama ile henüz amorti edilmemiş gider arasındadır. Hüküm, tesisin amorti edilmemiş masraflarına ve işletme giderlerine alınacak su miktarı oranında katılmayı düzenler. Kuyu sahibinin eski faturaların tamamını yeniden talep etmesi bu ölçütle aynı değildir. Gider hesabında tesisin hangi kısmının kullanıldığı, önceki maliyetin niteliği ve amortisman durumu açıklanmalıdır. Yeni yararlanan kişinin payı da fiilen alacağı su miktarıyla ilişkilendirilir.
Elektrik, bakım ve işletme giderleri için hangi sayaç veya kayıt yönteminin esas alınacağı belirlenir. Kullanım miktarı bilinmeden bütün giderin eşit iki parçaya ayrılması, hükümdeki oran ölçütünü kendiliğinden karşılamaz. Tesisin başka işlerde de kullanıldığı dosyada bu işlerin gideri ayrıştırılmalıdır. Hesap dönemi, belge paylaşımı ve sonradan yapılacak düzeltme yöntemi yazılı tutulur. Ortak gider çizelgesi, DSİ belgesindeki miktarı artıran bir tahsis belgesi değildir; yalnız hukuken kurulan yararlanmanın parasal sonucunu izler.
Kuyu mevcut kapasitesinin altında işletiliyorsa hangi kural uygulanır?
Tüzük m.16/b, mevcut tesisin yeterince kullanılmadığı durumu ayrıca düzenler. Talep sahibinin yararlanması için gerekli yeni işlemler ve masraflar başvurana aittir. Kuyu sahibinin önceki su miktarı ve gider dengesi korunur. Bu nedenle kullanılmayan kapasite bulunduğu söylenerek yeni pompa, bağlantı veya ek işletme giderinin kuyu sahibine kendiliğinden yüklenmesi doğru değildir. Yeni yararlanmanın teknik olarak nasıl sağlanacağı ve hangi harcamanın bu değişiklikten kaynaklandığı önceden gösterilmelidir.
Aynı bent, toplam giderin azalması halinde sağlanan mali avantajın alınan su miktarı oranında paylaşılmasını da içerir. Tesisin daha fazla kullanılması her dosyada aynı mali sonucu vermez; hesabın gerçek giderlere dayanması gerekir. Önceki işletme miktarı ve gideri bilinmeden yeni düzenin kuyu sahibini koruyup korumadığı ölçülemez. Başlangıç dönemi kayıtları, yeni çalışma planı ve dönem sonu hesapları birlikte incelenir. Buradaki özel paylaşım yöntemi, m.16/a’daki amorti edilmemiş tesis gideri hesabıyla karıştırılmamalıdır.
DSİ’nin debi ve ihtiyaç tespiti hangi sorunu çözer?
Tüzük m.16/c, kuyunun debisi ve tarafların su ihtiyacı konusundaki uyuşmazlığın DSİ tarafından teknik olarak belirlenmesini düzenler; bunun gerektirdiği gider talep sahibine yüklenir. Bu hüküm, her parasal veya özel hukuk uyuşmazlığının DSİ tarafından kesin biçimde karara bağlandığı anlamına gelmez. Teknik tespit, paylaşımın hangi miktarlar üzerinden kurulacağını açıklar. Zararın kapsamı, sözleşmenin yorumu veya ödeme borcunun ifası başka hukuki incelemeler gerektirir. Başvuru hangi uyuşmazlığın tespitini istediğini açık göstermelidir.
Teknik inceleme talebine mevcut belgeler, kuyu kayıtları, ihtiyaç açıklaması ve uyuşmazlık konusu miktar eklenir. İnceleme sonucunda yalnız sonuç sayısı değil, hangi kuyu ve hangi kullanımla ilgili tespit yapıldığı korunmalıdır. Belgedeki parsel veya kullanıcı yanlışlığı maddi veri olarak düzeltilmelidir. Taraflardan birinin düzenlediği özel rapor, resmî teknik tespitin yerine geçmiş kabul edilmez. Ancak dayanak verilerin açıklanması, başvurunun ve varsa teknik itirazın hangi somut noktaya yöneldiğini belirginleştirir.
Boru geçişi ve OSB altyapısı neden ayrıca incelenir?
Kuyudan yararlanma koşullarının sağlanması, suyu taşıyacak borunun geçeceği bütün taşınmazlar için sınırsız geçiş yetkisi yaratmaz. Güzergâhın hangi parsellerden geçtiği, depo veya pompanın nerede kurulacağı ayrıca belirlenir. TMK m.744 kapsamında mecra hakkı kurulması, bu taşınmaz ilişkisinin ayrı hukuki çerçevesidir. Su miktarına ilişkin belgeyle arazi üzerindeki geçiş yetkisi birbirinin yerine kullanılmamalıdır. İdari su kullanımı dosyasıyla taşınmaz hakkı dosyasının aynı teknik proje üzerinde uyumlu olması gerekir.
Organize sanayi bölgesindeki bir tesis bakımından suyu dışarıdan alma talebi, bölgenin altyapı düzenini de ilgilendirir. OSB’de altyapı ihtiyacının dışarıdan karşılanması ayrı izin ve koşullara tabidir. Komşu kuyusunun uygunluğu, fabrikanın OSB içindeki bütün bağlantı koşullarını tamamladığı anlamına gelmez. Kuyu belgesi, dışarıdan temin koşulu ve fiilî boru güzergâhı birlikte kontrol edilir. Bir kurumun belirli konuda verdiği yazı diğer kurumun yetkisindeki işlemi tamamlamış sayılmaz.
Teknik ölçüm ile mali hesabın dayanakları nasıl eşleştirilir?
Paylaşım hesabında önce ölçülen suyun hangi noktada teslim edilmiş sayılacağı belirlenir. Kuyudan çıkan miktar ile başvuranın parseline ulaşan miktar arasında depo, boru ve ayrı kullanımlar bulunması, aynı sayının bütün hesaplarda kullanılmasını güçleştirir. Tüzük m.16’daki miktara göre katılma ölçütü uygulanırken ölçüm noktası, dönemi ve kayıt yöntemi gösterilmelidir. Enerji tüketimi de aynı dönemle eşleştirilir. Böylece farklı aylara ait su ve elektrik kayıtlarından yanlış birim gider hesaplanması önlenir. Tarafların ölçüm usulünü kararlaştırması, resmî belgedeki kullanım sınırını değiştiren bir işlem değildir.
Tesis giderleri incelenirken hangi unsurun başvurandan önce mevcut olduğu ve hangisinin yeni yararlanma nedeniyle ekleneceği ayrılır. Mevcut kuyunun açılma masrafı, kullanılan pompanın maliyeti, başvuranın parseline çekilecek yeni hat ve sonraki işletme gideri aynı kalem değildir. Her kalem için fatura veya sözleşme, kullanım ilişkisi ve hesabın dayandığı dönem gösterilir. Amorti edilmemiş gider iddiasında geçmişten kalan tutarın nasıl hesaplandığı açıklanmalıdır. Yalnız yeni bir cihazın güncel satış fiyatını göstermek, eski tesisin paylaşılması gereken giderinin o fiyat olduğunu kanıtlamaz.
Başvuru sahibi ile kuyu sahibinin açıklamaları arasında farklılık varsa uyuşmazlık kalemleri ayrılaştırılır. Debi ve ihtiyaç tartışması teknik tespite; hangi giderin ödendiği ödeme belgelerine; arazi üzerindeki geçiş yetkisi ise ilgili taşınmaz kayıtlarına dayanır. Bütün itirazları su verilmemesi başlığı altında toplamak, hangi kararın veya borcun tartışıldığını belirsizleştirir. Talep ve cevaplarda miktar, dönem, kuyu ve parsel bilgisi açık olmalıdır. Resmî teknik tespitin konusu dışındaki bir ödeme uyuşmazlığının çözülmüş sayılmaması, tarafların başvuru ve savunmalarını doğru hukuki dayanak üzerinde kurmasını sağlar.
Yararlanma sözleşmesinde hangi kayıtlar bulunmalıdır?
Tarafların yazılı düzenlemesi; kuyu kimliğini, geçerli kullanma belgesini, suyun alınacağı yeri, teslim miktarını ve ölçüm yöntemini göstermelidir. İşletme saatleri, enerji hesabı, bakım sorumluluğu, arızanın bildirilmesi ve gider belgelerinin paylaşılması açıklaştırılır. Bu hükümler, Kanun ve Tüzükteki sınırların uygulanmasına hizmet eder. Sözleşmede ihtiyaç duyulduğu kadar su verilir denilmesi, resmî belgede belirlenen miktarı belirsiz veya sınırsız hale getirmez. Fiilî kullanım ve belge birlikte izlenmelidir.
Dosyada ödeme planı ile izin işleminin tamamlanması ayrı koşullar olarak yazılır. İzin gerektiren bir kullanıma henüz başlanmadan yalnız ödeme yapıldığı için sürekli teslim hakkı doğduğu kabul edilmez. Arazi veya tesis el değiştirirse mevcut belge ve sözleşme bakımından yeni hak sahibinin durumu ayrıca incelenir. Teslim kayıtları, gider hesabı ve teknik müdahale tutanakları aynı kuyu numarası altında saklanır. Böylece su hakkının dayanağı, fiilen çekilen miktar ve taraflar arasındaki parasal ilişki denetlenebilir biçimde takip edilir.
Komşu kuyusundan yararlanma hakkında sık sorulan sorular
Komşumun kuyusunda su varsa kullanmayı doğrudan isteyebilir miyim?
167 sayılı Kanun m.6, kendi arazinizde yeterli su bulunmaması veya su elde etmenin fahiş masraf gerektirmesi şartını arar. Komşu kuyusunun varlığı tek başına yeterli değildir. Tüzük m.16’daki ihtiyaç, belge, zarar ve gider paylaşımı koşulları birlikte uygulanır.
Kendi kuyumu açmak daha pahalı olduğu için m.6 uygulanır mı?
Kanundaki ölçüt her fiyat farkı değil fahiş masraftır. Kendi arazinizdeki teknik su durumu, ihtiyaç ve maliyet dayanakları gösterilmelidir. Komşu kuyusunun hazır olması veya pompalama giderinin düşük bulunması tek başına bu hukuki koşulun gerçekleştiğini kanıtlamaz.
Komşu parselin mutlaka sınırdaş olması gerekir mi?
Tüzük m.16’daki komşuluk değerlendirmesinde aynı yeraltı suyu rezervuarına ilişkin teknik bağ önemlidir. Tapu sınırlarının birbirine değmesi tek ölçüt değildir. Kuyu konumu, su aldığı yapı ve talep edilen kullanım teknik verilerle ortaya konulmalıdır.
Kuyu sahibinin izniyle hemen boru bağlayabilir miyim?
Tarafların rızası, gerekli kullanma belgesi işlemini kaldırmaz. Ayrıca borunun geçeceği taşınmazlar üzerindeki yetki ayrı kurulmalıdır. Kanun m.6, araziye kendiliğinden girme veya tesis kurma hakkı vermez. Fiilî kullanımdan önce idari belge ve taşınmaz ilişkisi tamamlanmalıdır.
Kuyu sahibinin su ihtiyacı azalır mı?
Tüzük m.16/a kuyu sahibinin ihtiyacının korunmasını esas alır. Başka kişinin suya ihtiyacı, mevcut kullanıcının ihtiyacını ihlal ederek paylaşım yapılmasına dayanak değildir. Debi ve ihtiyaç miktarları belirlenerek hangi miktarın yararlanmaya konu olacağı açıklanır.
Kuyunun bütün eski yapım masrafını ödemek zorunda mıyım?
Tüzük m.16/a, alınacak su miktarı oranında amorti edilmemiş tesis masrafına ve işletme giderine katılmayı düzenler. Geçmiş faturaların tamamının yeniden yüklenmesi aynı hesap değildir. Zarar karşılığı ve yeni yararlanma için gereken ilave giderler de ayrı değerlendirilir.
Kuyu eksik kapasiteyle çalışıyorsa masraflar nasıl belirlenir?
Tüzük m.16/b’de yeni yararlanmanın gerektirdiği işlemler ve giderler talep sahibine yüklenir; kuyu sahibinin önceki su miktarı ve gider dengesi korunur. Toplam giderde azalma olursa avantaj su miktarı oranında paylaşılır. Başlangıç kayıtları bu hesabın dayanağıdır.
Kuyunun debisi konusunda anlaşamazsak kim belirler?
Tüzük m.16/c kapsamında debi ve ihtiyaç miktarına ilişkin teknik belirleme DSİ tarafından yapılır; gerekli gider talep sahibine aittir. Bu yetki, bütün zarar, sözleşme veya ödeme uyuşmazlıklarının aynı idare tarafından kesin çözüldüğü anlamına gelmez.
Su kullanım belgesi boru hattı için irtifak hakkı da sağlar mı?
Hayır. Yeraltı suyundan yararlanma belgesi ile borunun geçeceği taşınmaz üzerinde kurulacak hak ayrı konulardır. Güzergâhın tapu ve fiilî kullanım durumu incelenir; gereken sözleşme veya mecra hakkı süreci ayrıca yürütülür. Su tahsisi taşınmaz üzerindeki bütün yetkileri kapsamaz.
OSB’deki fabrikaya komşu kuyudan su getirilebilir mi?
167 sayılı Kanun ve Tüzükteki koşullara ek olarak OSB’nin dışarıdan altyapı teminine ilişkin hükümleri de uygulanır. Kuyu belgesi, OSB koşulları ve boru güzergâhı birlikte incelenmelidir. Komşuyla yapılan anlaşma bu ayrı idari ve taşınmaz işlemlerinin yerine geçmez.
İstanbul, Mersin ve Türkiye genelinde kuyu paylaşımı dosyası
İstanbul veya Mersin’deki bir başvuruda da su ihtiyacı, kuyu kimliği ve taşınmaz güzergâhı ayrı belgelerle incelenir. İl veya ilçe adı, 167 sayılı Kanun m.6’daki koşulları değiştirmez. Dosya; yetkili DSİ biriminin kayıtları, tapu bilgileri, teknik miktarlar ve tarafların gider belgeleri bir araya getirilerek hazırlanır. OSB içindeki kullanımda ilgili bölgenin altyapı koşulları ayrıca değerlendirilir.
Resmî kaynaklar ve mevzuat
- Tarım ve Orman Bakanlığı: 167 sayılı Yeraltı Suları Hakkında Kanun — m.1, 2, 6
- Tarım ve Orman Bakanlığı: Yeraltı Suları Tüzüğü — m.8, 12, 15, 16
- DSİ: Yeraltı suyu mevzuatı ve sondör yeterlilik kaynakları — 167 sayılı Kanun ve Yeraltı Suları Tüzüğü resmî bağlantıları
Son mevzuat kontrolü: 24 Ekim 2026.
İstanbul ve Mersin ofisleri
İstanbul · Polaris Plaza
Maslak Ahi Evran Caddesi, Polaris Plaza No:21, Kat:9, 34475 Sarıyer/İstanbulMersin · Profit İş Merkezi
İhsaniye Mahallesi, 4903. Sokak, Profit İş Merkezi No:23, Kat:3, Daire:14, 33070 Akdeniz/MersinHukuki değerlendirme için iletişim
bakircipartners@gmail.com · +90 552 224 43 66
Hukuki konu hakkında iletişim
İlk iletişimde konuyu, bulunduğunuz ülke veya ili ve varsa tebliğ ya da son işlem tarihini kısaca belirtebilirsiniz. T.C. kimlik numarası, sağlık verisi veya kişisel belge göndermeyiniz. Mesajlaşma tek başına hukuki görüş veya avukatlık ilişkisi oluşturmaz.
