B&KBakırcı & KeskinHUKUK BÜROSU
TR
TürkçeEnglishDeutschРусскийالعربية中文
Menü

Eser Sahibinin Adı Belli Değilse Hakları Kim Kullanır? FSEK 12

Yayımlanmış bir eserin sahibi FSEK 11’deki karinelerle belli değilse, eser sahibine ait hakları kendi adına kullanma yetkisi önce yayımlayana; yayımlayan da belli değilse çoğaltana aittir. Bu sıra, 5846 sayılı Fikir ve Sanat Eserleri Kanunu’nun 12. maddesinde düzenlenir. Yetkiyi kullanan kişi, bu nedenle eserin yaratıcısı veya telif haklarının sınırsız sahibi hâline gelmez. Gerçek hak sahibiyle arasındaki ilişkide, başka bir düzenleme yapılmamışsa vekâlet hükümleri uygulanır.

Adsız eserde FSEK 12 uyarınca yayımlayan ve çoğaltanın hak kullanma sırası
Adsız eserde hak kullanma yetkisi

Adsız bir kitabın kapağındaki yayınevi adı, internetteki bir dosyanın yükleyici hesabı ve basım faturasındaki matbaa unvanı aynı hukuki sıfatı göstermez. FSEK 12’ye dayanan talepte önce eserin yayımlanmış olduğu, ardından sahibinin neden FSEK 11 uyarınca belirlenemediği ve talepte bulunanın hangi sırada yetkili olduğu açıklanır. Bu yazı, anonim yayımlanan eser üzerindeki hakların üçüncü kişilere karşı kim tarafından kullanılacağını ve bu kullanımın hesap verme sınırlarını inceler.

Eser sahibi ile hakları kullanan kişi neden ayrılır?

FSEK 8, eser sahibini eseri meydana getiren kişi olarak belirler. Yayımlama, baskı yapma, dağıtma veya bu işlemlerin giderini üstlenme, yaratıcı faaliyetin yerine geçmez. FSEK 12 ise sahibi kanundaki karinelere göre belli olmayan yayımlanmış eserler bakımından bir hak kullanma yetkisi kurar. Bu nedenle talepte bulunan yayımlayan, dilekçesinde veya sözleşmesinde kendisini eseri yaratmış kişi olarak göstermemelidir. Dayanak yaratıcı sahiplik değilse, ileri sürülen sıfat da yaratıcı sahiplik olarak yazılamaz.

Bu ayrım ödeme belgelerinde de korunur. Eserin kullanımından doğan bir bedelin yayımlayana ödenmiş olması, bedelin nihai olarak ona ait olduğunu kanıtlamaz. Yayımlayanın üçüncü kişiye karşı talep yetkisi ile gerçek hak sahibine karşı gelir ve hesap yükümlülüğü farklı ilişkilerdir. FSEK 12’nin son fıkrasındaki vekâlet atfı, bu ikinci ilişkiyi görünür kılar. Bir alacağın tahsilini yapmak, tahsil edilen tutarın tamamını kendi geliri sayma yetkisiyle aynı değildir.

FSEK 12 için yayımlanmış eser şartı ne anlama gelir?

Madde 12’nin ilk fıkrası, yayımlanmış bir eserden söz eder. FSEK 7’ye göre hak sahibinin rızasıyla kamuya sunulan eser alenileşir. Eserin aslından çoğaltılan nüshaların yine hak sahibinin rızasıyla satışa çıkarılması, dağıtılması veya başka biçimde ticarete konularak kamuya sunulması ise yayımlanmayı oluşturur. Dolayısıyla alenileşme ve yayımlanma kavramları birbirine eşit değildir. Dosyada yalnız erişim tarihi bulunması, yayımlanmanın bütün unsurlarını kendiliğinden göstermez.

Bir arşivde saklanan imzasız taslağın bulunması, o taslağın FSEK 12 kapsamında yayımlanmış olduğunu göstermez. Ayrıca izinsiz çoğaltma yapan kişi, kendi fiilini ilk yayın olarak göstererek hak kullanma yetkisi elde edemez; FSEK 7’deki hak sahibinin rızası unsuru atlanamaz. İncelemede nüshaların hangi izinle çoğaltıldığı, kamuya hangi yolla sunulduğu ve yayını kimin üstlendiği belirlenmelidir. Tarihli baskı nüshası, dağıtım kaydı ve yayın sözleşmesi bu sorulara ayrı ayrı cevap verir.

Önce FSEK 11’deki eser sahipliği karineleri incelenir

FSEK 11’in ilk fıkrasında, yayımlanmış eser nüshalarında veya güzel sanat eserinin aslında eser sahibi olarak adı ya da tanınmış müstear adı kullanılan kişinin, aksi kanıtlanıncaya kadar eser sahibi sayılması düzenlenir. Dolayısıyla gerçek ad yazılmamış olması tek başına FSEK 12’yi uygulanabilir kılmaz. Tanınmış takma ad, kişiyi kanundaki karineyle belirlemeye yeterliyse artık sahibi belli olmayan eser düzenine dayanılmaz. İnceleme yalnız nüfus adının bulunup bulunmadığına indirgenemez.

Kapakta, künyede veya eser üzerinde görülen her ad da eser sahibi karinesi yaratmaz. Dağıtıcı, basımevi, editör veya sponsor olarak yazılmış kişinin hangi sıfatla belirtildiği okunmalıdır. Bir şirketin logosu, eser sahibi olduğuna ilişkin açık bir gösterimle aynı değildir. HMK 190/2 uyarınca kanuni karineye dayanan taraf, karinenin temelini oluşturan vakıayı ispatlar; karşı taraf da kanundaki istisnalar dışında aksini kanıtlayabilir. FSEK 11, yanlış ismi kesin ve değişmez sahiplik kaydına dönüştürmez.

Yayımlayan ve çoğaltan arasında nasıl bir sıra vardır?

FSEK 12/1 önce yayımlayanı yetkilendirir. Çoğaltan ancak yayımlayanın da belli olmaması hâlinde bu özel yetkiye dayanır. Bu şart, yayımlayanın talebe cevap vermemesi, ücret konusunda anlaşmazlık çıkması veya çoğaltanın elinde daha fazla belge bulunmasıyla aynı değildir. Yayımlayanın kimliğinin bilindiği dosyada matbaanın doğrudan onun yerine geçtiği ileri sürülemez. Öncelik sırası, tarafların pratik tercihiyle değiştirilen bir başvuru sırası değildir.

Hangi işletmenin yayımlayan olduğu belirlenirken yalnız bir fatura satırıyla yetinilmez. Yayın künyesi, çoğaltılan nüshalar, dağıtım düzeni ve taraflar arasındaki sözleşmeler birlikte değerlendirilir. Matbaa baskıyı gerçekleştirmiş, farklı bir işletme yayını üstlenmişse bu roller belgelerde ayrı gösterilir. Birden fazla baskı ve yayınevi bulunuyorsa talebin hangi baskıya ve hak kullanımına ilişkin olduğu açıklanır. Başka bir yayındaki sıfat, uyuşmazlık konusu eser için otomatik yetki sağlamaz.

Konferans ve temsillerde yetki kime aittir?

FSEK 11/2, umumi yerlerde veya radyo ve televizyon aracılığıyla verilen konferans ve temsillerde, alışılmış biçimde eser sahibi olarak tanıtılan kişiye ilişkin karineyi düzenler. Ancak aynı maddenin ilk fıkrasındaki karineyle başka bir kişi eser sahibi sayılıyorsa ikinci fıkradaki tanıtım onun yerine geçmez. FSEK 12/2 de, bu ikinci karineyle sahibin belli olmadığı hâllerde yetkiyi konferansı verene veya temsili icra ettirene tanır.

Bu özel düzen, etkinliğin her katılımcısını veya teknik hizmet sağlayıcısını yetkili yapmaz. Konferansı veren, temsili icra ettiren, salonu kiralayan ve kaydı yapan kişiler aynı kişi olmayabilir. Hangi sıfata dayanıldığı program, sözleşme ve etkinlik kayıtlarından gösterilmelidir. Ayrıca metnin eser sahipliği, icracının bağlantılı hakkı ve kaydın kullanılması ayrı incelemeler gerektirir. FSEK 12, bütün bu farklı hakları tek bir etkinlik düzenleyicisinde birleştiren genel bir mülkiyet hükmü değildir.

Eser sahibine ulaşılamaması aynı hukuki durum mudur?

Hayır. FSEK 12, eser sahibinin FSEK 11’e göre belli olmamasını esas alır. İsmi bilinen yazarın adresinin bulunamaması, e-postaya cevap vermemesi veya mirasçılarıyla bağlantı kurulamaması bu kanuni şartla eşit tutulamaz. Bir eserin hak sahibine erişmenin güç olması, eseri sahipsiz veya izinsiz kullanılabilir hâle getirmez. Yayımlayanın genel mali hak kullanımı bakımından FSEK 18’de öngörülen sözleşme dayanağı ayrıca aranır; m.12’nin özel şartları sırf iletişim güçlüğü nedeniyle genişletilemez.

Benzer biçimde, yazarın adını açıklamamayı tercih etmesi haklarından vazgeçtiğini göstermez. FSEK 15, eserin gerçek adla, takma adla veya adsız yayımlanmasına karar verme yetkisini eser sahibine bırakır. Bu tercihin korunması ve adın yanlış gösterilmesi hakkındaki ayrıntılar eserde eser sahibinin adının belirtilmesi yazısında ele alınmıştır. Buradaki inceleme ise ad gösterme tercihinden sonraki hak kullanımına ilişkindir.

Yayımlayan kendi adına dava açarken neyi göstermelidir?

FSEK 12, yetkili kişinin hakları kendi adına kullanmasını açıkça düzenler. HMK 53 dava takip yetkisini, talep sonucu hakkında hüküm alabilme yetkisi olarak tanımlar ve kanuni istisnaları saklı tutar. Bu nedenle m.12’ye dayanan başvuruda asıl eser sahibinin yerine yayımlayanın yaratıcı sıfat kazandığını savunmak gerekmez. Ancak özel yetkinin şartları dosyada gösterilmelidir. Yalnız ticaret sicilinde yayıncılık faaliyetinin yazması, belirli eserde bu yetkinin bulunduğunu kanıtlamaz.

Talep sahibinin kimliği, eserin yayımlanmış niteliği, eser sahibinin m.11 kapsamında belirlenememesi ve yayımlayan veya ikincil olarak çoğaltan sıfatı somutlaştırılır. Ardından karşı tarafın hangi kullanımıyla hangi hakka müdahale ettiği açıklanır. Yetki bulunduğunun ispatlanması, ihlalin veya istenen bedelin de otomatik ispatı değildir. FSEK 76’nın görev düzeni ve izin belgelerinin sunulmasına ilişkin özel hükmü de talebin niteliğine göre ayrıca uygulanır. Kanuni şartları incelemeden her davada aynı mahkemenin yetkili olduğu söylenemez.

Hangi belgeler ayrı dosyalar hâlinde korunmalıdır?

İlk belge grubu eseri ve baskıyı tanımlar: eser adı, baskı tarihi, künye, kapak, ilgili nüsha ve dağıtım kayıtları. İkinci grup yetkinin kaynağını gösterir: yayın sözleşmesi, hak sahibinin talimatları, yayımlayanın kimliği ve çoğaltanın ikincil sıfatına dayanılıyorsa yayımlayanın belirlenememesine ilişkin veriler. Üçüncü grup ise ihlale ilişkindir: kullanımın yeri, tarihi, kapsamı ve kullanılan eserin uyuşmazlık konusu eserle bağlantısı. Bu grupların biri diğerinin yerine geçirilmez.

HMK 199 elektronik verileri belge kabul eder; fakat her ekran görüntüsü kesin delil niteliğinde değildir. İnternet kaydında adres, erişim tarihi, hesap kimliği ve içeriğin bütünü korunmalıdır. Değiştirilebilir bir sayfanın yalnız kırpılmış görüntüsü, künyenin veya kullanım bağlamının kaybolmasına yol açar. HMK 400 kapsamındaki delil tespitinde hukuki yarar aranır; kaybolma veya ileri sürmenin önemli ölçüde güçleşmesi bu incelemenin parçasıdır. Delil tespiti, eser sahipliğini veya tazminat sonucunu kendiliğinden kesinleştirmez.

FSEK 12, bütün mali hakları serbestçe devretme izni midir?

Madde, hak kullanma yetkisini düzenler; yayımlayanı bütün mali hakların sınırsız sahibi ilan etmez. FSEK 48’deki devir ve ruhsat ayrımı ile FSEK 52’deki yazılılık ve hakların ayrı ayrı belirtilmesi şartı korunur. Üçüncü kişiye verilecek izinde hangi hakkın, hangi eser ve kullanım için tanındığı açık olmalıdır. Basılı nüsha yayımlama yetkisiyle dijital iletim, çeviri veya işleme yetkisi aynı başlık altında belirsiz biçimde toplanmamalıdır.

Sözleşmede m.12’ye dayanıldığı yazılacaksa bunun olgusal temeli de gösterilmelidir. Yetkinin bulunmadığı bir kişiden lisans alınması, yalnız iyi niyetle geçerli hak edinimine dönüşmez; FSEK 54’ün özel düzeni saklıdır. Bu konu eser, lisans ve telif ihlali rehberindeki hak zinciri incelemesiyle birlikte okunmalıdır. Yayımlayanın hak kullanma sıfatı, sözleşmedeki kapsam ve gerçek hak sahibine karşı yükümlülük birbirinden ayrı belgelenir.

Birbiriyle çelişen iki isim, sahibi belli olmayan eser anlamına gelir mi?

Eser üzerinde farklı baskılarda iki ayrı isim bulunması, doğrudan FSEK 12’ye geçilmesini gerektirmez. Önce FSEK 11’deki karinelerin hangi nüsha ve sıfat için ileri sürüldüğü belirlenir. Sahiplik konusunda çekişme bulunması ile hiç kimsenin kanuni karine yoluyla belirlenememesi aynı durum değildir. FSEK 15/3, eserin kim tarafından meydana getirildiği tartışmalı olduğunda gerçek hak sahibine tespit isteme imkânı verir. Yayımlayan, birbiriyle çelişen hak iddialarını incelemeden her iki kişiyi de yok sayarak kendi yetkisini kesin kabul edemez.

Bu dosyada ilk baskı, sonraki künye değişiklikleri, düzeltme kayıtları ve adın hangi sıfatla eklendiği birlikte korunmalıdır. Baskıdaki isim değişikliğinin editör değişimi mi, takma adın açılması mı yoksa sahiplik iddiası mı olduğu gösterilir. Sırf daha yeni tarihli nüsha bulunması önceki yaratım kayıtlarını değersizleştirmez. Aynı şekilde eski baskıdaki yanlış bir ad, daha erken tarihli olduğu için kesin sahiplik belgesi sayılmaz. İspat, kanuni karinenin ve karşı delillerin birlikte değerlendirilmesiyle yürütülür.

İnternet hesabı veya dosya barındırma hizmeti yayımlayan sayılır mı?

Çevrim içi erişim, FSEK 7 ve 12’deki sıfatları kendiliğinden belirlemez. Bir e-kitabın yayıncısı, dosyayı sunucuya yükleyen çalışan ve teknik barındırma hizmetini sağlayan işletme ayrı kişilerdir. Dosyanın belirli bir hesap altında görünmesi, o hesabın sahibinin eserin yayımlayanı olduğunu her durumda kanıtlamaz. Yetki incelemesinde yayını üstlenen kişi, rıza ve sözleşme zinciri, nüshaların kamuya sunuluşu ve hesabın hangi amaçla kullanıldığı araştırılır. Teknik erişim yetkisi ile telif haklarını kullanma yetkisi aynı kayıtla ispatlanmış sayılmaz.

Dijital dosyanın içinde bulunan yazar alanı, platform künyesi ve yükleme açıklaması da birbirini tamamlayan veriler olarak değerlendirilir. Bir metaverinin silinmesi, eserin gerçekten adsız yayımlandığını kanıtlamaz; hak sahibinin FSEK 15 kapsamındaki tercihi ve önceki sürümler incelenir. Platform sözleşmesi, yükleyen kişinin sahip olmadığı mali hakkı tek başına oluşturmaz. Bu nedenle elektronik yayında m.12’ye dayanan taraf, yalnız hesap sahibi olduğunu değil, maddede belirtilen hak kullanma sıfatının neden kendisinde bulunduğunu da açıklamalıdır.

Yetkiye ilişkin ihtar ve lisans cevabı nasıl kurulmalıdır?

Hak talebinde eser açıkça tanımlanmalı, m.12’deki yetki sırası belirtilmeli ve karşı taraftan hangi kullanımın durdurulması ya da hangi belgenin sunulması istendiği gösterilmelidir. Yayımlayan sıfatına dayanan tarafın bütün yaratıcı hakları satın aldığını söylemesi, dosyadaki gerçek dayanağı değiştirir. Özellikle karşı taraf izin aldığını bildiriyorsa izin verenin kimliği, hakkın türü ve kullanım dönemi karşılaştırılır. Talebin gönderilmiş olması, karşı tarafın ihlali kabul ettiği veya belirli bir bedeli ödemek zorunda kaldığı anlamına gelmez.

FSEK 12 tek başına yedi günlük cevap, yirmi dört saatlik kaldırma veya otomatik ceza tutarı belirlemez. İhtarda verilen süre tarafın talep ettiği süredir; başka bir kanuni düzenleme uygulanmıyorsa kanunda zorunlu tutulmuş süre gibi sunulamaz. Alınan cevaplar, gönderim kaydı ve ek belgeler korunur. Bu hazırlık, yetki tartışmasını eserin hangi kullanımının hukuka aykırı olduğuna ilişkin tartışmadan ayırır ve her talebin kendi hukuki dayanağıyla değerlendirilmesini sağlar.

Asıl hak sahibine karşı hesap verme borcu nasıl işler?

FSEK 12’nin son fıkrası, yetkili kişiyle asıl hak sahibi arasındaki ilişkiye, aksi kararlaştırılmamışsa adi vekâlet hükümlerinin uygulanacağını belirtir. TBK 506, işin haklı menfaatler gözetilerek sadakat ve özenle yürütülmesini düzenler. TBK 508 ise istem üzerine yürütülen işin hesabının verilmesini ve vekâletle bağlantılı alınanların hak sahibine teslimini gerektirir. Bu hükümler, yayımcının dışarıya karşı kendi adına işlem yapmasının iç ilişkide hesap vermeyi kaldırmadığını gösterir.

Hesap kaydında lisansın karşı tarafı, kullanılan mali hak, dönem, tahsil edilen tutar ve sözleşmeye dayanan gider veya ücret ayrı gösterilmelidir. TBK 502 uyarınca ücret hakkının sözleşme veya teamül dayanağı bulunmalıdır. Tahsilatın tamamını açıklamasız bir yönetim gideri olarak kaydetmek, hesap verme borcunu karşılamaz. Gerçek hak sahibine verilmesi gereken paranın tesliminde gecikme varsa TBK 508’in faiz hükmü de uygulanır. İade edilecek tutar, belgelenmiş sözleşme ilişkisi ve yapılan işlemler üzerinden belirlenir.

Gerçek eser sahibi ortaya çıkınca hangi kayıtlar gözden geçirilir?

FSEK 12’deki özel yetki, eserin sahibinin m.11’e göre belli olmaması şartına bağlıdır. Gerçek sahip belirlenince yayımlayan, devam eden işlemler için artık bu şart hiç değişmemiş gibi davranamaz. Bundan sonraki hak kullanımı mevcut sözleşme, talimat veya diğer kanuni dayanak üzerinden açıklanmalıdır. Eser sahipliği çekişmeliyse FSEK 15/3 kapsamındaki tespit yolu ayrıca değerlendirilir; yalnız yeni bir kişinin sahiplik iddiası ileri sürmesi, o iddianın doğruluğunu kesinleştirmez.

Önceki sözleşmeler, tahsilatlar, verilen izinler ve görülmekte olan uyuşmazlıklar kayıt altına alınarak asıl hak sahibiyle hesaplaştırılır. Geçmiş bütün işlemlerin otomatik geçersiz olduğu veya bütün izinlerin süresiz devam ettiği yönünde genel bir sonuç kurulamaz. Her işlemin yapıldığı tarihteki yetki, sözleşmenin kapsamı ve sonraki gelişmeler birlikte incelenir. Yayımlayanın muhafaza ettiği kaynak ve mali kayıtlar, bu incelemenin tarih sırasıyla yapılmasını sağlar.

Adsız eserlerde koruma süresi ile yetki süresi karıştırılmamalıdır

FSEK 27, m.12/1 kapsamındaki hâllerde mali hak koruma süresini eserin aleniyet tarihinden sonra yetmiş yıl olarak belirler; eser sahibinin bu süre bitmeden adını açıklaması istisnasını da düzenler. Bu süre, yayımlayanın her durumda yetmiş yıl boyunca değişmez yetkili olduğu anlamına gelmez. Korumanın devam etmesi ile o korumaya dayanan hakları kimin kullanacağı ayrı sorulardır. Koruma hesabının ayrıntıları FSEK 26–27 telif koruma süresi yazısında açıklanmaktadır.

Son kontrol, eserin nüshası ve sahibi hakkındaki kayıtlarla yayın sözleşmesini aynı dosyada birleştirmektir. Eser sahibinin bilinmediği yönündeki genel bir beyan; yayımlanma, sıra, yetki kapsamı ve hesap verme incelemelerinin yerine geçmez. Dayanak maddeler 5846 sayılı FSEK m.7, 8, 11, 12, 15, 18, 27, 48, 52, 54 ve 76, iç ilişki için TBK m.502, 506 ve 508, usul ve ispat için HMK m.53, 190, 199 ve 400 hükümleridir.

Sık sorulan sorular

Yazar adı bulunmayan kitabı herkes çoğaltabilir mi?

Hayır. Adın bulunmaması telif hakkını ortadan kaldırmaz. FSEK 12, sahibi m.11’e göre belli olmayan yayımlanmış eserlerde hakları kimin kullanacağını düzenler; genel serbest kullanım izni vermez.

Yayımlayan belli olduğu hâlde matbaa FSEK 12’ye dayanabilir mi?

Maddenin sırasına göre çoğaltan, yayımlayan da belli değilse yetkilidir. Yayımlayanın cevap vermemesi veya matbaanın baskı giderini karşılaması, bu özel koşulun yerine geçmez.

Tanınmış takma adla yayımlanan eser anonim sayılır mı?

FSEK 11’deki tanınmış müstear ad karinesi eser sahibini belirliyorsa m.12’nin sahibi belli olmayan eser şartı gerçekleşmez. Gerçek adın yazılmaması tek başına yeterli değildir.

Yazarın kimliği biliniyor fakat kendisine ulaşılamıyorsa ne olur?

İletişim kurulamadığı için FSEK 12 otomatik uygulanmaz. Eser sahibinin kanuni karineyle belli olması ile adresinin bulunamaması farklıdır. Kullanım yetkisi sözleşme veya diğer hukuki dayanak üzerinden gösterilmelidir.

FSEK 12 yayımlayanı eserin sahibi yapar mı?

Hayır. FSEK 8’deki yaratıcı eser sahipliği değişmez. FSEK 12 şartları bulunan yayımlayan veya çoğaltana, eser sahibine ait hakları kendi adına kullanma yetkisi verir.

Yayımlayan elde ettiği telif gelirinin hesabını vermeli mi?

FSEK 12 uyarınca aksi kararlaştırılmamışsa vekâlet hükümleri uygulanır. TBK 508 gereğince istem üzerine hesap verilir ve vekâletle bağlantılı alınanlar teslim edilir. Ücret ve giderler kendi hukuki dayanaklarıyla ayrıca belirlenir.

İmzasız ve yayımlanmamış taslakta m.12 uygulanır mı?

İlk fıkra yayımlanmış eser şartını içerir. Bir taslağın arşivde bulunması bu şartı göstermez. FSEK 7’deki yayımlanma unsurları ve hak sahibinin rızası ayrıca incelenir.

Hak kullanma yetkisi yazılı lisans şartını kaldırır mı?

Hayır. Mali hak sözleşme ve tasarruflarında FSEK 52’nin yazılılık ve ilgili hakların ayrı ayrı gösterilmesi şartı korunur. Yetki ile sözleşmenin kapsamı ayrı ayrı doğrulanmalıdır.

Gerçek eser sahibi ortaya çıkınca yayımlayan aynı yetkiyle devam eder mi?

M.12’nin sahibi belli olmama koşulu yeniden değerlendirilir. Devam eden işlemler için sözleşme veya diğer kanuni dayanak gösterilmelidir. Önceki işlemlerin sonucu ise yapıldıkları tarihteki yetki ve kapsam üzerinden incelenir.

FSEK 12’ye dayanan ihtara cevap için kanunda yedi gün var mı?

Bu madde genel bir yedi günlük cevap veya otomatik kaldırma süresi koymaz. İhtarda talep edilen süre, başka bir kanuni dayanak bulunmadıkça kanunda zorunlu tutulmuş süre olarak sunulamaz.

İstanbul ve Mersin ofisleri

İstanbul · Polaris Plaza

Maslak Ahi Evran Caddesi, Polaris Plaza No:21, Kat:9, 34475 Sarıyer/İstanbul

İstanbul ofisi ve randevu

Mersin · Profit İş Merkezi

İhsaniye Mahallesi, 4903. Sokak, Profit İş Merkezi No:23, Kat:3, Daire:14, 33070 Akdeniz/Mersin

Mersin ofisi ve randevu

Sorunuzu iletin



    Sorunuzu kısaca yazın. Lütfen kimlik numarası, belge veya hassas kişisel bilgi paylaşmayın. KVKK Aydınlatma Metni

    Hukuki konu hakkında iletişim

    İlk iletişimde konuyu, bulunduğunuz ülke veya ili ve varsa tebliğ ya da son işlem tarihini kısaca belirtebilirsiniz. T.C. kimlik numarası, sağlık verisi veya kişisel belge göndermeyiniz. Mesajlaşma tek başına hukuki görüş veya avukatlık ilişkisi oluşturmaz.

    Telefonla Araİletişim Bilgileri

    tarafından hazırlanmış, Av. Emirhan Keskin tarafından incelenmiştir.

    Yazar Bilgisi

    , Mersin Barosu 3472 sicil numarasına kayıtlıdır. Bakırcı & Keskin Hukuk Bürosu bünyesinde ceza, aile, iş, gayrimenkul ve ticaret hukuku alanlarında hukuki danışmanlık ve dava takibi sunmaktadır.

    İnceleyen: Av. Emirhan Keskin · Mersin Barosu Sicil No: 5507

    Telefon WhatsApp