Heyelan Sonrası Tapu Sınırı Değişir mi? Arazi Kayması ve Sınırın Yeniden Belirlenmesi
Arazinin fiziksel olarak kayması, tapudaki mülkiyet sınırını her durumda kendiliğinden değiştirmez. Türk Medenî Kanunu m. 709’un temel kuralı, arazi kaymasının sınır değişikliğini gerektirmemesidir. TMK m. 710, yetkili makamlarca heyelan bölgesi olduğu belirlenen yöreler için bu ilkenin uygulanmayacağını düzenler. TMK m. 711 ise kayma nedeniyle sınır gerçeği yansıtmıyorsa yeniden belirlenmesini isteme hakkını ve fazlalıklarla eksikliklerin denkleştirilmesini öngörür. Bu hükümler, tapu planlarıyla arazi üzerindeki işaretlerin çatışmasına ilişkin m. 719 ile birlikte okunmalıdır. Bir duvarın yer değiştirmesi, toprağın komşu parsele akması veya teknik raporda heyelan sözcüğünün geçmesi tek başına bütün hukuki koşulları açıklamaz. Önce gerçek hareket, eski sınır, resmî bölge durumu ve istenen işlemin konusu belirlenmelidir. Sınırın tespitiyle zarar giderimi ve afet güvenliği tedbirleri ayrı hukuki sorulardır.

TMK m. 709 arazi kaymasına hangi sonucu bağlar?
TMK m. 709, arazi kaymasının sınır değişikliğini gerektirmediğini açıkça belirtir. Bu kural, zeminin hareketi ile mülkiyet sınırının hukuki durumunu birbirinden ayırır. Komşu parsele toprak gelmesi, gelen toprağın kapladığı alanın otomatik olarak eski parsel malikine ait olması sonucunu doğurmaz. Aynı şekilde bir çitin kayması, taşınmazın hukuki sınırını tek başına yeni konuma taşımaz. İnceleme, fiziksel olayın kabul edilmesiyle bitmez; kanundaki istisna ve diğer ilgili hükümler araştırılır. Sınırın neden değiştiği veya değişmediği açıklanırken esas alınan hukuki rejim açık yazılmalıdır. Sadece fiilî görüntüye göre yapılan ölçüm, mülkiyet sonucunu kendiliğinden belirlemez.
Arazi kayması ile sınır işaretinin taşınması ayrılır
İlk inceleme, gerçekten arazinin mi hareket ettiği yoksa duvar, çit, kazık gibi belirli bir işaretin mi yer değiştirdiğidir. Zemindeki kayma ile insan eliyle yapılan sınır müdahalesi aynı maddi olay değildir. Hareketin yeri, kapsamı ve zaman aralığı teknik kayıtlarla açıklanmalıdır. Önceki fotoğraflar, ölçümler ve mevcut arazi bulguları birlikte karşılaştırılır. Kanunda arazi kaymasına bağlanan sonuç, yalnız bir tarafın olayın adını heyelan olarak koymasıyla uygulanmaz. Hangi bölümün hareket ettiği ve tapu planıyla ilişkinin nasıl etkilendiği belirlenir. Bir duvarın yıkılmış olması, bütün parselin aynı ölçüde yer değiştirdiğini kanıtlayan yeterli teknik tespit değildir.
Resmen belirlenmiş heyelan bölgesi neden farklıdır?
TMK m. 710, yetkili makamlarca heyelan bölgesi olduğu belirlenen yörelerde 709’daki sınır değişmeme ilkesinin uygulanmayacağını düzenler. Bu nedenle dosyada resmî belirleme bulunup bulunmadığı araştırılır. Kararın kapsamı, hangi yöreyi ve taşınmazları içerdiği, tarihi ve ilgili kayıtlarla bağlantısı gösterilir. Genel bir risk haritasıyla belirli taşınmazın maddenin öngördüğü yörede bulunması aynı belge sorusu değildir. Kararın metni görülmeden yalnız bölgede geçmişte kayma yaşandığı gerekçesiyle istisna uygulanmış gibi anlatılamaz. Tersine, mevcut resmî belirleme de yalnız tarafların sözleşmesinde anılmadığı için göz ardı edilmez. Hukuki durum somut kayıtlarla doğrulanmalıdır.
Teknik rapor, yetkili makamın belirlemesinin yerine geçer mi?
Bir uzman raporu arazinin yapısını, kaymayı ve teknik riski açıklayabilir. TMK m. 710’un aradığı yetkili makamca yöre belirlenmesi ise ayrıca hukuki ve idari kayıt gerektirir. Raporun teknik sonucu, kendiliğinden bu resmî işlemin yapılmış olduğunu göstermez. İncelemede raporun hangi amaçla düzenlendiği ve ilgili kararın eki olup olmadığı belirlenir. Bir yapı güvenliği raporu, mülkiyet sınırı için verilmiş ayrı bir karar gibi sunulmamalıdır. Teknik veri ile resmî bölge statüsü birlikte kullanılabilir; ancak görevleri farklıdır. Dosyada olmayan makam kararının varlığı, raporda geçen tek bir ifadeden hareketle varsayılmamalıdır.
Bildirim ve tapunun beyanlar sütunundaki kayıt neyi gösterir?
TMK m. 710, taşınmazın belirlenmiş yörede bulunduğunun ilgililere uygun biçimde bildirilmesini ve tapu kütüğünün beyanlar sütununa yazılmasını düzenler. Bu kayıt, taşınmazın ilgili yöreyle bağlantısının araştırılmasında önemlidir. Dosyada güncel tapu kaydıyla birlikte dayanak belgeler görülmelidir. Beyanlar sütununda heyelan bölgesi bilgisi bulunması, sınırın hangi koordinata taşındığını tek başına gösteren yeni bir parsel planı değildir. Bölge durumu ile somut sınırın yeniden belirlenmesi ayrı aşamalardır. Bildirimin içeriği, hangi taşınmaza yöneldiği ve sicildeki kaydın dayanağı birbirine bağlanmalıdır. Kayıtların farklı olması halinde uyuşmazlığın hangi belge veya işlemden kaynaklandığı açıklaştırılır.
Tapu planı ile yerdeki işaret çatışırsa hangi kural uygulanır?
TMK m. 719, taşınmaz sınırlarının tapu planları ve arazi üzerindeki sınır işaretleriyle belirleneceğini söyler. Plan ile yerdeki işaret birbirini tutmazsa esas olan plandaki sınırdır. Bu nedenle mevcut duvar veya çitin bulunması, planla çelişen konumu her durumda hukuken üstün hale getirmez. İnceleme, doğru planın doğru parsele uygulanmasını gerektirir. Eski ve yeni parsel numaraları, planın dayanağı ve teknik uygulama kayıtları kontrol edilir. Başka bir taşınmaza ait kroki veya ölçeği belirsiz çizim, tapu planıyla aynı belge gibi kullanılamaz. Planın okunması ile sınırın fiilen işaretlenmesi somut veriler üzerinden birlikte açıklanmalıdır.
Heyelan bölgesinde plan önceliği otomatik uygulanır mı?
TMK m. 719, planla arazi işareti çatışmasında planın esas alınması kuralının yetkili makamlarca heyelan bölgesi olduğu belirlenen yörelerde uygulanmayacağını açıkça belirtir. Bu istisna,710’daki özel rejimle birlikte değerlendirilir. Dolayısıyla resmî bölge koşulu doğrulanmış bir dosyada yalnız genel plan önceliği cümlesini aktarmak yeterli değildir. Hangi sınırın gerçeği yansıttığı, kaymanın etkisi ve 711 kapsamındaki yeniden belirleme talebi ayrıca incelenir. İstisna da her görünen fiilî işaretin otomatik doğru olduğu anlamına gelmez. Teknik karşılaştırmanın ve hukuki değerlendirmeye dayanak kayıtların hazırlanması yine gerekir; sadece uygulanacak normun başlangıç noktası değişir.
TMK m. 711’de sınırın yeniden belirlenmesi nasıl istenir?
TMK m. 711, arazi kayması sebebiyle sınır gerçeği yansıtmıyorsa ilgili taşınmaz malikinin yeniden belirleme isteminde bulunabileceğini düzenler. Talepte hangi sınırın, hangi kayma nedeniyle ve hangi yönden gerçeği yansıtmadığı açıklanır. Bu hüküm 709 ve 710’dan bağımsız, her toprak hareketinde sınırsız alan kazanımı sağlayan bir düzen gibi okunmaz. Taşınmazın tabi olduğu genel veya özel rejim önce saptanır. İlgili parsellerin kimliği ve eski sınırla önerilen sınır arasındaki fark teknik olarak gösterilmelidir. Başvuru, yalnız daha geniş alan isteme biçiminde değil, kaymanın hukuken değerlendirilmesi gereken somut etkisine dayanarak hazırlanır.
Fazlalık ve eksikliklerin denkleştirilmesi ne demektir?
TMK m. 711, yeniden belirlemede fazlalıklar ve eksikliklerin denkleştirileceğini öngörür. Bu nedenle değerlendirme yalnız bir parselin kazanacağı alana odaklanmaz; etkilenen diğer taşınmazların durumu da birlikte ortaya konulur. Önce eski ve yeni durum karşılaştırılır, hangi fazlalık veya eksikliğin bulunduğu belirlenir. Kanun her olay için sabit bir metre veya yüzdelik pay koymaz. Hesabın dayandığı ölçüm ve değer verileri açıklanmalıdır. Denkleştirme istemi, komşunun kusurlu kazısıyla oluşmuş ayrı bir zarar talebinin yerine geçirilmez. Alanın hukuki yeniden belirlenmesiyle zarar sorumluluğu farklı dayanaklara bağlıdır; aynı ekonomik etki birden fazla kalemde tekrar sayılmamalıdır.
Denkleştirme cetvelinde hangi kayıtlar bulunur?
Cetvelde eski parsel verisi, yeni sınır önerisi, etkilenen alan ve bu değişikliğe bağlanan hesap ayrı gösterilir. Sadece toplam metrekare farkı yazılması, farkın hangi sınır kesiminden doğduğunu her durumda açıklamaz. Ölçüm yöntemi, kullanılan plan ve inceleme tarihi raporda bulunmalıdır. Teknik sonucun dayandığı belirsizlikler açık yazılır; kesin ölçüm yapılmamış veri kesin alanmış gibi sunulmaz. Tarafların kabul ettiği ve tartıştığı kalemler ayrılır. Denkleştirme bedeli veya karşılığı üzerinde anlaşma varsa bunun hangi sınır düzenine bağlandığı gösterilir. Böylece hukuki sonucu doğuran yeni sınırla mali hesabın birbirinden kopuk iki belgeye dönüşmesi önlenir.
Eski ve yeni parsel kayıtları neden birlikte incelenir?
Taşınmaz geçmişte ifraz, tevhit veya başka bir teknik işlem görmüşse eski plan ile güncel parsel numarasının bağlantısı kurulmalıdır. Sınır tartışmasının yanlış parsele yöneltilmesi hem teknik raporu hem hukuki talebi hatalı hale getirir. Kayma öncesi kullanılan kayıtla bugünkü sicil kaydının aynı taşınmaz bölümünü gösterdiği doğrulanır. Bir numaranın değişmesiyle arazi kayması aynı olay değildir. Dosyada hangi değişikliğin teknik sicil işleminden, hangisinin fiziksel hareketten kaynaklandığı ayrılır. Dayanak kroki ve işlem tarihleri birlikte tutulur. Kaymanın zamanını açıklamak için seçilen önceki görüntünün gerçekten ilgili parsel ve aynı sınır kesimine ait olması gerekir.
Bilirkişinin cevaplaması gereken sorular nelerdir?
Teknik inceleme, arazinin hareket edip etmediğini, hareketin etki alanını, eski planın uygulanmasını ve mevcut sınır işaretleriyle farkları açıklamalıdır. Resmî heyelan yöresi kararı varsa kapsadığı alan teknik verilerle eşleştirilir. HMK m. 266, çözümü özel veya teknik bilgi gerektiren konularda bilirkişi incelemesini düzenler. Uzmandan yalnız “dava haklı mı?” şeklinde hukuki sonuç istenmez. Raporda kullanılan koordinat, ölçüm ve tarih bilgileri denetlenebilir olmalıdır. Taşınmazın fiilî görünümü ile hukuki sınır sonucu ayrılır. Sonucun neden belirli bir plan veya tarih esas alınarak kurulduğu açıklanmadığında raporun hangi soruya cevap verdiği anlaşılamaz.
Mukayeseli keşif bu uyuşmazlıkta neyi açıklar?
Önceki ve güncel planın aynı arazi üzerinde karşılaştırılması, sınır farkının hangi noktada ortaya çıktığını görünür kılar. Mukayeseli keşif talebi, karşılaştırılacak belgeleri ve cevaplanması istenen teknik soruları açık göstermelidir. Keşif yapılması tek başına 709–711’deki hukuki koşulların gerçekleştiği anlamına gelmez. İnceleme, ilgili normun uygulanacağı maddi olguyu belirlemeye yarar. İstenen işlem yalnız yerdeki çitin ölçülmesiyle sınırlı bırakılırsa plan, eski sınır ve kayma ilişkisi açıklanamayabilir. Hangi tarihler arasında hangi değişimin araştırıldığı belirtilmelidir; uzman görüşü belgeyle ilişkilendirilen somut tespitten oluşmalıdır.
Komşu parsele gelen toprak parçası nasıl ayrılır?
TMK m. 709’un ikinci fıkrası, arazi kayması nedeniyle bir taşınmazdan diğerine geçen arazi parçaları ve diğer cisimler hakkında sürüklenen şeylere ve karışmaya ilişkin hükümlerin uygulanacağını düzenler. Bu gönderme, taşınmaz sınırının değişmesi meselesinden ayrı bir sonuçtur. Gelen malzemenin varlığı ile üzerini kapladığı toprağın mülkiyeti aynı kabul edilmez. Hangi şeyin yer değiştirdiği, nerede bulunduğu ve hangi hak sahibince talep edildiği açıklanır. Malzemenin kaldırılması veya eski hale ilişkin istem, bütün parsel sınırını yeniden çizme talebi gibi kurulmaz. Başvuruda toprağın veya diğer cismin geri alınmasıyla sınırın hukuken belirlenmesi ayrı başlıklarda gösterilir.
Belirsiz sınırın belirlenmesine katılma yükümlülüğü farklı mı?
TMK m. 720, arazi malikine komşusunun istemi üzerine belli olmayan sınırların belirlenmesi için tapu planlarının düzeltilmesine veya arazide sınır işaretleri konulmasına katkı yükümlülüğü getirir. Bu düzen, her belirsiz sınırın arazi kaymasından doğduğu anlamına gelmez. Sınırın belirlenmesine katılım talebi ile 711’deki kayma nedeniyle yeniden belirleme istemi farklı maddi temellere dayanır. Dosya hangi sorunun çözüleceğini açık göstermelidir. Bir işaretin bulunmaması, bir planın yanlış uygulanması ve arazinin gerçekten kayması birbirine dönüştürülmeden incelenir. Katılım yükümlülüğü, karşı tarafın bütün mülkiyet iddiasını kabul etmiş sayılmasını sağlamaz.
Kayma komşunun kazısından kaynaklanıyorsa ne incelenir?
TMK m. 738, malikin kazı ve yapı yaparken komşu taşınmazların toprağını sarsarak veya tehlikeye düşürerek yahut üzerlerindeki tesisleri etkileyerek zarar vermekten kaçınmasını ister. İddia kazı çalışmasına dayanıyorsa işin zamanı, yöntemi ve kaymayla bağlantısı teknik olarak araştırılır. Doğal süreç ile insan müdahalesinin etkileri ayrılmalıdır. Komşu parselde çalışma yapılması, her sonraki hareketin mutlaka o çalışmadan doğduğunu tek başına kanıtlamaz. Aynı şekilde doğal zeminin özellikleri de müdahalenin etkisini araştırmayı gereksiz kılmaz. Zarar sorumluluğunun dayanağıyla sınırın 709–711 kapsamındaki durumu ayrı değerlendirilir; birinin ileri sürülmesi diğerinin bütün şartlarını otomatik tamamlamaz.
Afet güvenliği kararı mülkiyet sınırını tek başına değiştirir mi?
TMK m. 754, doğal afetler ve diğer kamu yararı nedenleriyle taşınmaz mülkiyetine getirilen kısıtlamaları özel kanun hükümlerine tabi tutar. Güvenlik amacıyla kullanımın sınırlandırılması, boşaltma veya teknik koruma tedbiriyle sınırın 711 uyarınca yeniden belirlenmesi aynı işlem değildir. Dosyada her kararın hukuki dayanağı ve amacı okunmalıdır. Risk nedeniyle araziyi kullanamamak, tek başına komşu parsel üzerinde yeni mülkiyet kazanıldığını göstermez. Kamu güvenliği kararı da özel kişiler arasındaki bütün zarar hesabını kendiliğinden kapatmaz. Başvurular hazırlanırken idari tedbir, sicil işlemi ve özel hukuk talebinin konusu açık tutulmalıdır; farklı işlemler tek bir heyelan kararı adı altında birleştirilmemelidir.
Elatmanın önlenmesi talebi hangi sınırı esas alır?
TMK m. 683 mülkiyet hakkının korunmasına ilişkin temel düzeni içerir. Ancak sınır uyuşmazlığında müdahalenin hangi taşınmaz bölümüne yöneldiği önce doğru biçimde belirlenmelidir. Sınır uyuşmazlığında elatmanın önlenmesi hazırlanırken heyelan rejiminin etkisi göz ardı edilmemelidir. Kayma bulunduğu söylenen her olayda tapudaki bütün sınırların kendiliğinden değiştiği varsayımıyla da hareket edilemez. Talep, dayanak mülkiyet kaydı ile teknik olarak belirlenen alanı bağlamalıdır. Sınırın yeniden belirlenmesi, mevcut müdahalenin kaldırılması ve ayrı tazminat istemi aynı sonuç talebi değildir; her birinin olguları açıklanmalıdır.
Yeni hareketler eski durumun ispatını nasıl etkiler?
Kaymanın sürmesi, arazi düzenlemesi yapılması veya sınır işaretlerinin kaldırılması önceki durumun tespitini zorlaştırır. Fotoğraf, tarihli ölçüm ve teknik kayıtlar bu nedenle geciktirilmeden korunmalıdır. HMK m. 400’deki delil tespiti koşulları, delilin kaybolması veya ileri sürülmesinin önemli ölçüde zorlaşması tehlikesiyle birlikte değerlendirilir. İnceleme tarihi ve kaymanın hangi evresine ait olduğu raporda gösterilir. Önceki duruma ilişkin tahmin, tarihli bir tespit gibi sunulmamalıdır. Delili koruma başvurusu sınırın kesin olarak yeniden belirlendiği anlamına gelmez. Elde edilen teknik bulgular, uygulanacak 709–711 ve 719 düzeniyle birlikte hukuki talebin değerlendirilmesinde kullanılır.
Resmî yöre sınırı ile parsel sınırı aynı çizgi değildir
Heyelan yöresini gösteren karar eki ile özel mülkiyet parsellerini gösteren plan farklı amaçlarla düzenlenir. Kararın hangi taşınmazı veya taşınmaz bölümünü kapsadığı, bu belgelerin doğru biçimde eşleştirilmesiyle belirlenmelidir. Mahalle adının ortak olması, bütün parsellerin otomatik olarak aynı karar içinde bulunduğunu kanıtlamaz. Kararın sınırları, koordinatları veya dayandığı teknik ekleri incelenmeden genel bir adres eşleşmesine dayanmak eksik kalır. Güncel parselin eski numarası farklıysa idari kayıttaki taşınmazla bağlantısı ayrıca kurulur.
Bu karşılaştırma, TMK m. 710’daki istisnanın hangi yerde uygulanacağını açıklamak içindir. Resmî yöre çizgisinin haritada görülmesi, tarafların mülkiyet sınırının da aynı çizgiye taşındığı sonucunu doğurmaz. 711 kapsamındaki somut yeniden belirleme ve denkleştirme ayrı değerlendirilir. Rapor, yöre kapsamında bulunma sorusuyla taşınmazın yeni sınırının nerede olacağı sorusuna ayrı cevap vermelidir. Böylece idari alan belirlemesi ile özel mülkiyet geometrisi birbirine dönüştürülmez; her belgenin hukuki işlevi korunur. Tarafların itirazları da hangi haritaya, hangi eşleştirmeye ve hangi sonuca yöneldiği belirtilerek hazırlanır.
Başvuruda belgeler hangi soruya bağlanmalıdır?
Tapu kaydı mülkiyet ve parsel kimliğini; plan ve teknik kayıtlar sınırın eski uygulanışını; resmî yöre kararı 710 kapsamını; ölçümler ise kaymanın fiilî etkisini açıklamalıdır. Aynı belgenin bütün bu soruları tek başına yanıtladığı varsayılmaz. Başvuruda hangi kaydın getirtilmesi ve hangi teknik sorunun incelenmesi istendiği belirtilir. İleri sürülen fazlalık veya eksiklik hangi parseli etkiliyorsa o parselin ilgili belgeleri de değerlendirmeye alınır. Sonuç talebi, sınırın hangi nedenle yeniden belirlenmesinin istendiğini ve denkleştirmenin hangi değişime bağlandığını göstermelidir. Böylece yalnız heyelan yaşandığını bildiren genel açıklama, somut hukuki uyuşmazlığı cevaplayan bir dosyaya dönüşür.
Sık sorulan sorular
Her arazi kayması tapu sınırını değiştirir mi?
Hayır. TMK m. 709’un temel kuralı arazi kaymasının sınır değişikliğini gerektirmemesidir. 710’daki resmen belirlenmiş heyelan yöresi ve 711’deki yeniden belirleme düzeni birlikte incelenir.
Teknik raporda heyelan yazması özel rejim için yeterli mi?
TMK m. 710 yetkili makamlarca yöre belirlenmesini arar. Teknik rapor hareketi açıklayabilir; tek başına bu resmî belirleme işleminin varlığını göstermez. Karar ve kapsamı ayrıca doğrulanır.
Heyelan bölgesi tapuda gösterilir mi?
TMK m. 710, taşınmazın belirlenmiş yörede bulunduğunun ilgililere uygun biçimde bildirilmesini ve tapu kütüğünün beyanlar sütununa yazılmasını düzenler. Bu kayıt tek başına yeni sınır koordinatı değildir.
Plan ile çit uyuşmuyorsa her zaman çit mi geçerlidir?
TMK m. 719’un genel kuralında plandaki sınır esastır. Yetkili makamca heyelan bölgesi belirlenmiş yörelerde bu öncelik kuralı uygulanmaz. Fiilî işaretin varlığı tek başına bütün incelemeyi bitirmez.
Sınırın yeniden belirlenmesini kim isteyebilir?
TMK m. 711, arazi kayması nedeniyle sınır gerçeği yansıtmıyorsa ilgili taşınmaz malikine istem hakkı verir. 709–710 rejimi ve somut sınır farkı birlikte gösterilmelidir.
Yeniden belirlemede fazlalık ve eksiklikler ne olur?
TMK m. 711 bunların denkleştirileceğini düzenler. Etkilenen parseller, ölçüm ve hesap dayanağı gösterilir; kanunda bütün olaylar için tek metre veya sabit oran bulunmaz.
Komşudan kayan toprak, kapladığı alanın sahibini değiştirir mi?
Sırf toprağın gelmesi bu sonucu doğurmaz. 709/2, taşınmazdan diğerine geçen parçalar ve cisimler için sürüklenen şeyler ve karışma hükümlerine gönderme yapar. Sınır sorusu ayrı incelenir.
Kazı nedeniyle kaymada yalnız sınır mı tartışılır?
TMK m. 738’deki komşu taşınmaza zarar vermeme yükümlülüğü ayrıca değerlendirilir. Kazının etkisi ve zarar ispatı,709–711 kapsamındaki sınır sonucundan ayrı hukuki sorulardır.
Afet nedeniyle kullanım yasağı yeni mülkiyet kazandırır mı?
Kullanımın kamu güvenliği nedeniyle sınırlandırılmasıyla sınırın yeniden belirlenmesi farklı işlemlerdir. TMK m. 754 özel kanun kısıtlamalarını saklı tutar; kararın amacı ve kapsamı ayrıca okunmalıdır.
Delil tespiti yapıldığında yeni sınır kesinleşir mi?
Hayır. HMK m. 400 kapsamındaki tespit maddi olguyu korur. Sınırın yeniden belirlenmesi ve denkleştirme talebi, ilgili kanuni koşullarla ayrıca değerlendirilir.
Dosyanın hazırlanması ve büro iletişimi
Mersin’de veya başka ilde kayma iddiasında taşınmazın resmî yöre kapsamı ile teknik hareket verisi ayrı doğrulanır. Kanuni sınır sonucu, yalnız mahallenin genel risk durumuna veya fiilî çit konumuna dayanılarak belirlenmez.
Resmî kaynaklar ve ilgili kanun maddeleri
- 4721 sayılı Türk Medenî Kanunu: m.683, 709–711, 719–720, 738, 754.
- 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu: m.266, 400.
Kaynak kontrol tarihi: 24 Ekim 2026. İlgili hükümler yazıda belirtilen kapsam ve koşullarıyla ele alınmıştır.
İstanbul ve Mersin ofisleri
İstanbul · Polaris Plaza
Maslak Ahi Evran Caddesi, Polaris Plaza No:21, Kat:9, 34475 Sarıyer/İstanbulMersin · Profit İş Merkezi
İhsaniye Mahallesi, 4903. Sokak, Profit İş Merkezi No:23, Kat:3, Daire:14, 33070 Akdeniz/MersinHukuki konu hakkında iletişim
İlk iletişimde konuyu, bulunduğunuz ülke veya ili ve varsa tebliğ ya da son işlem tarihini kısaca belirtebilirsiniz. T.C. kimlik numarası, sağlık verisi veya kişisel belge göndermeyiniz. Mesajlaşma tek başına hukuki görüş veya avukatlık ilişkisi oluşturmaz.
