TBK 440 Ölüm Ödemesi Kimlere Yapılır? İşverene Başvuru ve Hak Sahipliği
Türk Borçlar Kanunu’na tabi hizmet sözleşmesinde işçinin ölümü, sözleşmeyi kendiliğinden sona erdirir. 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu m. 440, işverene sağ kalan eş ve ergin olmayan çocuklar lehine bir aylık ücret tutarında ödeme yükümlülüğü getirir. Hizmet ilişkisi beş yıldan uzun sürmüşse tutar iki aylık ücrettir. Bu kişiler yoksa ödeme, işçinin bakmakla yükümlü olduğu kişilere yönelir. Kanundaki sıra, bütün mirasçıların aynı sıfatla bu ödemeyi isteyebileceği anlamına gelmez.
Başvuruda önce hizmet ilişkisine uygulanacak kanun, ardından hak sahibi grubu, hizmet süresi ve aylık ücret belirlenmelidir. 4857 sayılı İş Kanunu kapsamındaki kıdem hükümleri veya gazetecilere ilişkin özel ölüm tazminatı aynı hesap değildir. Bu yazı, TBK m. 440’ın kendi düzenlemesini esas alır; her çalışan için özel kanun incelemesi yapılmadan bütün ölüm ve kıdem ödemelerinin birlikte doğduğunu kabul etmez.

Önce hangi hizmet sözleşmesi rejimi belirlenmelidir?
Bir işçinin ölümünden sonra hazırlanacak ödeme listesi, yalnız belgenin üstündeki “iş sözleşmesi” başlığıyla oluşturulmaz. İşin niteliği, çalışan ve işveren arasındaki ilişki ve varsa özel kanunun kapsamı belirlenir. TBK m. 440 genel hizmet sözleşmesi hükümleri içindedir. Başvurunun bu maddeye dayandırılması, somut hizmet ilişkisinin hangi nedenle bu düzenleme kapsamında ele alındığının açıklanmasını gerektirir.
İş Kanunu kapsamındaki ölüm nedeniyle kıdem tazminatı, yürürlükte bulunan 1475 sayılı Kanun m. 14 üzerinden kendi şartlarıyla incelenir. Gazetecilerin ölüm tazminatı ise 5953 sayılı Kanun m. 18’de ayrı düzenlenmiştir. Bu rejimlerin hak sahibi tanımları ve miktar ölçütleri aynı değildir. TBK başlığını taşıyan bir talebe başka kanundaki asgari tutarın veya mirasçı listesinin doğrudan aktarılması hesap hatası doğurur.
Gazetecinin ölümünde özel tazminat incelemesi, bu ayrımın ayrı bir başvuru konusu olduğunu gösterir. Dosyada işverenin faaliyet alanı, işçinin gerçek görevi, sözleşme ve çalışma kayıtları birlikte değerlendirilir. Önce hukuki rejimin belirlenmesi, aynı isimle anılan farklı ödemelerin tek bir belirsiz toplam içinde istenmesini önler.
Sözleşmenin ölümle sona ermesi neyi değiştirir?
TBK m. 440, işçinin ölümüyle sözleşmenin kendiliğinden sona ereceğini açıkça düzenler. İşverenin ayrıca fesih bildirimi yapması veya yakınlarının işçi adına istifa vermesi gerekmez. Ölüm tarihi, hizmet ilişkisinin sona erme tarihidir. Sonradan yapılan personel kayıt işlemi, bu tarihi keyfi olarak ileriye veya geriye taşımaz.
Ölüm ödemesi, işçinin ölümünün iş kazası olmasına veya işverenin kusurlu davranışına bağlanmış değildir. Hükümdeki hizmet ilişkisi ve hak sahipliği koşulları esas alınır. İşverenin ölümden sorumlu olduğu iddiasına dayanan tazminat ise farklı bir hukuki değerlendirmedir. Bu iki talep birbirine karıştırılarak m. 440 ödemesi için mutlaka kusur raporu veya ceza mahkemesi kararı gerektiği söylenemez.
Belirli süreli hizmet sözleşmesinde de ölümle sona erme olgusu, kalan sözleşme süresinin tamamının otomatik ücret alacağına dönüşmesi anlamına gelmez. M. 440’ın belirlediği ödeme, kendi bir veya iki aylık tutarıyla değerlendirilir. Ölüm tarihine kadar doğmuş ücret ve diğer alacaklar ayrıca hesaplanır. Başvuru, sözleşmenin sona ermesini belgeleyen olayla bu olaydan doğan farklı alacakların birbirinden ayrılması üzerine kurulmalıdır.
Sağ kalan eş ve ergin olmayan çocuklar nasıl belirlenir?
Kanunun ilk sırada saydığı kişiler sağ kalan eş ile ergin olmayan çocuklardır. Başvuru için evlilik ve soybağı ilişkisini gösteren resmi kayıtlar esas alınır. Birlikte yaşamış olmak, tek başına hukuken eş sıfatını oluşturmaz. Çocuk bakımından da yalnız fiili yakınlık değil, hukuken kurulmuş ilişkinin ve ölüm tarihindeki erginlik durumunun belirlenmesi gerekir.
M. 440, ilk gruptaki eş veya ergin olmayan çocuklar için ayrıca yoksulluk şartı yazmaz. Sağ kalan eşin çalışması veya kendi gelirinin bulunması, maddede olmayan bir koşul eklenerek bu gruptan çıkarılmasına dayanak yapılmamalıdır. Bununla birlikte kişinin gerçekten ölüm tarihinde eş olup olmadığı, boşanma veya evlilik kayıtlarıyla netleştirilir. Başvuruya güncel ve ilgili medeni durum bilgisi eklenir.
Eş ve ergin olmayan çocuklardan biri veya birkaçı varsa, bakmakla yükümlü olunan kişiler grubu bu kişilerin yanında kendiliğinden aynı sıraya eklenmez. Kanun ikinci grubu ilk gruptakilerin yokluğuna bağlar. İşveren, yalnız ilk müracaat eden kişiyi belirlemekle yetinmemeli; aynı grupta başka hak sahibi bulunup bulunmadığını da ilgili resmi kayıtlardan incelemelidir.
Çocuğun erginliği yalnız on sekiz yaş hesabıyla mı anlaşılır?
Türk Medeni Kanunu m. 11, erginliğin on sekiz yaşın doldurulmasıyla başladığını ve evlenmenin kişiyi ergin kıldığını düzenler. M. 12 ise on beş yaşını dolduran küçüğün kendi isteği ve velisinin rızasıyla mahkemece ergin kılınmasına imkân verir. Bu nedenle ölüm tarihindeki erginlik, yalnız doğum yılını çıkartarak her olayda doğru belirlenmez.
Başvuruda doğum tarihi yanında erginliği etkileyen evlilik veya mahkeme kararı bulunup bulunmadığı kontrol edilir. Hukuken ergin sayılan kişi, sırf on sekiz yaşından küçük olduğu için m. 440’ın ergin olmayan çocuklar grubuna alınmaz. Buna karşılık erginlik kaydı olmadan yalnız çalışma hayatına başlamış olması veya gelir elde etmesi çocuğun kendiliğinden ergin olduğu anlamına gelmez.
Ergin çocukların hak durumu tamamen göz ardı edilmez; ancak değerlendirme doğru grupta yapılır. İlk grupta hak sahibi yoksa, işçinin ergin çocuğa yönelik kanuni bakım yükümlülüğünün bulunup bulunmadığı ayrıca incelenir. Böylece “çocuk” kelimesinden bütün yaş gruplarına koşulsuz ödeme sonucu çıkarılmaz. Başvurudaki yaş ve medeni durum bilgileri, ödeme gününe göre değil hakkın doğduğu ölüm tarihine göre ele alınır.
Bakmakla yükümlü olunan kişiler hangi durumda başvurabilir?
Sağ kalan eş ve ergin olmayan çocuklar yoksa m. 440 ikinci grubu devreye sokar. Bu grupta yalnız akrabalık bağını göstermek yeterli değildir; ölen işçinin ilgili kişiye bakmakla yükümlü olduğu ortaya konulmalıdır. Düzenli yardım yapılmış olması yararlı bir kayıt olmakla birlikte, her hediye veya ara sıra para gönderme kanuni bakım yükümlülüğüyle aynı değildir.
TMK m. 328, ergin olsa da eğitimi devam eden çocuğa, durum ve koşullara göre ana ve babadan beklenebilecek ölçüde eğitim bitinceye kadar bakım yükümlülüğünü düzenler. M. 364 ise yardım edilmediğinde yoksulluğa düşecek üstsoy, altsoy ve kardeşler için nafaka yükümlülüğünü belirler; kardeşler yönünden refah koşulu da vardır. Bu maddelerin şartları, somut kişiye ilişkin belgelerle değerlendirilir.
Başvuruda aile ilişkisi, eğitim veya ihtiyaç durumu ve bakım yükümlülüğünün dayanağı açıklanır. Mevcut nafaka kararı, eğitim kaydı veya düzenli destek belgeleri varsa ilgili tarihleriyle sunulur. Her akrabanın aynı sırada otomatik hak sahibi olduğu ya da yalnız mirasçı olmakla bu şartın sağlandığı ileri sürülmez. Önce ilk grubun yokluğu, sonra ikinci gruptaki kişinin hukuki konumu ortaya konulur.
Mirasçılık belgesi neden tek başına yeterli değildir?
TMK m. 598 uyarınca mirasçılık belgesi mirasçılık sıfatını gösterir. TBK m. 440 ise ödeme yapılacak kişileri kendi ölçütleriyle sayar. Bu nedenle veraset ilamında adı bulunan herkesin, aynı belgeyle ölüm ödemesinin tamamını veya miras payı oranını otomatik talep edeceği söylenemez. Belge aile ve miras ilişkisini anlamaya yardım eder; m. 440’ın hak sahipliği incelemesinin yerine geçmez.
TMK m. 599 kapsamındaki mirasın kazanılması ile ölen işçinin yakınları için m. 440’tan doğan talep ayrıdır. İşçinin sağlığında doğmuş ve henüz ödenmemiş ücret alacağının terekeye ilişkin durumu başka bir incelemedir. Aynı işverenden farklı sebeple para istenmesi, bu alacakların hak sahiplerini ve paylaşım kurallarını aynı hale getirmez.
Mirasçılık belgesi ve veraset ilamı konusunda açıklanan belge işlemleri, ölüm dosyasındaki ayrı bir ihtiyacı karşılar. İşverene sunulan talep listesinde m. 440 ödemesi, önceki ücret alacağı ve varsa özel kanuna dayanan diğer kalemler ayrı satırlarda gösterilir. Böylece her tutarın hangi sıfatla ve hangi kanuna dayanılarak istendiği açık kalır.
Bir aylık ve iki aylık ödeme sınırı nasıl uygulanır?
TBK m. 440’ın temel tutarı bir aylık ücrettir. Hizmet ilişkisi beş yıldan uzun sürmüşse iki aylık ücret tutarında ödeme gerekir. Metindeki ölçüt “beş yıldan uzun” olduğundan, tam beş yılın dolması ile beş yılın aşılması aynı ifade değildir. Başlangıç ve ölüm tarihleri gün, ay ve yıl olarak belirlenmeden yalnız hizmetin yaklaşık yılına göre hesap yapılmamalıdır.
Bu ödeme her hizmet yılı için bir aylık ücretin toplanması yöntemiyle hesaplanmaz. Yıllar, bir aylık tutardan iki aylık tutara geçiş eşiğini belirler; m. 440 kendi başına üç, dört veya daha fazla aylık bir kademeli tarife kurmaz. Başka bir kanundaki kıdem formülünün buraya aktarılması, kanuni tutarın yanlış gösterilmesine yol açar.
Hizmet başlangıcı, sözleşme, fiili çalışmanın başlangıcını gösteren kayıtlar ve sosyal güvenlik belgeleri birlikte incelenerek belirlenir. Sözleşmenin işveren değişikliğiyle devam ettiği iddia ediliyorsa süreye etkisi ilgili devir hükümleri üzerinden ayrıca açıklanır. Yakınların bilmediği tarih için tahmin yazmak yerine işverenden çalışma kaydı istenir. Hesap tablosunda kullanılan başlangıç ve ölüm tarihi ile bir veya iki aylık tutarın nedeni görünür olmalıdır.
Aylık ücret hangi belgelerle hesaplanır?
Ödemenin parasal karşılığı için aylık ücretin belirlenmesi gerekir. Sözleşmedeki ücret, son bordrolar, ücret değişikliği belgesi ve banka ödemeleri birlikte karşılaştırılır. Ölümden önce ücret artışı yürürlüğe girmişse bunun uygulama tarihi ve ücret dönemine etkisi gösterilir. Tek bir banka hareketi, avans veya geçmiş ay farkını da içeriyorsa doğrudan bir aylık normal ücret sayılmaz.
Kanun m. 440’ta aylık ücret tutarına dayanır. Kıdem tazminatındaki hesap yönteminin bütün unsurları, kanuni dayanağı açıklanmadan bu ödemeye taşınmamalıdır. Prim, fazla çalışma, gider karşılığı veya başka ödeme kalemleri varsa, her kalemin hukuki niteliği ve düzenli ücrete ilişkisi ayrılır. İşverenin sunduğu toplamın hangi verilerle hesaplandığı anlaşılır bir dökümle istenir.
Son ayın ölüm tarihine kadar hak edilmiş çalışma ücreti ile m. 440 ölüm ödemesi ayrı kalemlerdir. İşçinin ayın yalnız bir kısmında çalışmış olması, ölüm ödemesinin kendiliğinden o günlerin ücretine indirgenmesini gerektirmez; madde bir veya iki aylık tutarı esas alır. Brüt tutar, yasal kesintiler ve fiilen ödenen miktar da ayrılmalı; doğrulanmamış tek oranla herkese aynı net ödeme vaat edilmemelidir.
Birden çok hak sahibi varsa ödeme nasıl dosyalanır?
Kanunun bir veya iki aylık tutarı, her hak sahibine ayrı ayrı aynı tam aylığın ödeneceği şeklinde çoğaltılmaz. Hak sahibi sayısının artmasıyla toplam kanuni ödeme hesabının otomatik katlanması başka bir kuraldır ve m. 440 böyle bir düzenleme içermez. Önce toplam tutar ve aynı gruptaki kişiler belirlenir, ardından ödemenin kimler adına ve hangi yetkiyle alınacağı açıklığa kavuşturulur.
M. 440, hak sahipleri arasındaki paylaşımı belirleyen ayrıntılı bir oran tablosu yazmaz. Mirasçılık belgesindeki oranların doğrudan ölüm ödemesine uygulanması veya her olayda eşit payın kanunun açık emri gibi sunulması doğru değildir. Paylaşım konusunda uyuşmazlık varsa bunu saklayan tek kişilik ödeme talebi oluşturulmaz. İşveren de yalnız ilk dilekçeyi veren kişiye bütün tutarı aktararak diğer hak sahiplerinin durumunu incelemeyi gereksiz saymamalıdır.
Ergin olmayan çocuk adına işlem yapılırken temsil yetkisi kontrol edilir. Velilik, vesayet veya özel temsil gerektiren somut durum kendi belgeleriyle belirlenir; bütün çocuklar için aynı ek temsil işlemi zorunluymuş gibi genelleme yapılmaz. Ödeme açıklamasında kimin hangi hakkı için tahsilat yapıldığı ve varsa temsil sıfatı görünür tutulur. Yetkisiz kişinin hesabına aktarım, başvuru dosyasındaki temel bir belirsizliktir.
Kıdem, sosyal güvenlik ve destekten yoksun kalma talepleri nasıl ayrılır?
1475 sayılı Kanun m. 14, kendi kapsamındaki ölüm nedeniyle doğan kıdem tazminatının kanuni mirasçılara ödenmesini düzenler. TBK m. 440’ın eş, ergin olmayan çocuk ve bunlar yoksa bakım yükümlülüğü grubuyla aynı ifadeyi kullanmaz. Hangi kanunun uygulanacağı ve farklı taleplerin birlikte ileri sürülmesinin hukuki dayanağı ayrı belirlenmeden bir ödeme diğerine otomatik eklenmez.
Ölüm aylığı veya cenaze ödeneği gibi sosyal güvenlik talepleri de farklı kurum, koşul ve hak sahipliği düzenine bağlıdır. İşverene verilen m. 440 başvurusu, sosyal güvenlik kurumuna yapılması gereken bütün işlemlerin yerine geçmez. Aynı şekilde kurumdan bir ödeme alınmış olması, işverenin kanundan doğan borcunun hiçbir inceleme olmadan sona erdiğini göstermez.
Ölüme yol açan haksız fiil veya iş kazası nedeniyle destekten yoksun kalma ve diğer tazminat talepleri ayrıca ele alınır. M. 440 için işveren kusuru şartı aranmaması, bu diğer davalarda kusur, sorumluluk ve zarar incelemesinin gereksiz olduğu anlamına gelmez. Dosyada her alacağın borçlusu, hak sahibi, hukuki nedeni ve talep tutarı ayrı gösterilmelidir.
İşverene başvuru için hangi belgeler hazırlanmalıdır?
Başvuruda ölen işçinin kimliği, işverenin doğru unvanı, işyeri, hizmet başlangıcı ve ölüm tarihi yazılır. Talepte bulunanın hangi hak sahibi grubuna dayandığı açıklanır. Ölüm kaydı, nüfus veya medeni durum belgeleri, çocukların erginlik durumuna ilişkin gerekli kayıtlar ve ikinci grupta bakım yükümlülüğünü gösteren belgeler eklenir. Bütün yakınların gereksiz özel bilgilerini toplamak yerine talebi doğrulayan kayıtlar seçilir.
Ücret ve hizmet süresi işverendeki belgelerden anlaşılacaksa bunların hesabı gösteren örnekleri istenir. İşçi özlük dosyası incelemesi, İş Kanunu kapsamındaki kayıt yükümlülüğünü açıklar; TBK’ya tabi her ilişkide m. 75’in ayrıca uygulanacağı varsayılmaz. Başvurunun kendi kapsamındaki sözleşme, bordro ve çalışma belgeleri somut olarak belirtilir.
Talep yazısında bir veya iki aylık hesabın dayanağı, bilinen ücret, istenen açıklama ve ödeme yapılacak kişinin yetkisi gösterilir. M. 440 belirli bir form veya yalnız noter kanalı zorunluluğu koymaz. Bununla birlikte başvurunun içeriği ve işverene ulaştığı tarih kanıtlanabilir olmalıdır. Birden çok alacak isteniyorsa ölüm ödemesi diğer ücret, izin veya tazminat kalemlerinin içine gizlenmeden ayrıca yazılır.
Ödeme yapılmazsa görev ve başvuru yolu nasıl belirlenir?
7036 sayılı İş Mahkemeleri Kanunu m. 5, TBK’nın hizmet sözleşmelerine tabi işçi ve işveren arasındaki iş ilişkisi uyuşmazlıklarını da görev düzenlemesine dahil eder. Bu nedenle özel iş kanununa tabi olmamak, hizmet ilişkisinden doğan her uyuşmazlığın mutlaka genel hukuk mahkemesinde görüleceği anlamına gelmez. Talebin hukuki niteliği ve taraf sıfatları belirlenmelidir.
Aynı Kanun m. 3 kapsamındaki iş ilişkisine dayanan alacak ve tazminat taleplerinde dava şartı arabuluculuk değerlendirilir. İş kazası veya meslek hastalığından doğan maddi ve manevi tazminatlara ilişkin istisna, sırf işçi ölmüş olduğu için her ölüm ödemesine uygulanmaz. TBK m. 440 talebi ile kusura dayalı ölüm tazminatı bu aşamada da ayrı tutulur.
Kanundaki bir veya iki aylık ücret ifadesi, yakınların başvuruyu mutlaka bir veya iki ay içinde yapması gerektiğini söyleyen hak düşürücü süre değildir. Buna karşılık talebin süresiz olduğu da varsayılmaz; zamanaşımı, muacceliyet ve varsa temerrüt ayrıca incelenir. Uyuşmazlık dosyasının ilk hedefi doğru hak sahibi grubunu, hizmet süresini ve ücret hesabını belgelerle ortaya koymak, ardından uygun talep yolunu işletmektir.
Sık sorulan sorular
TBK 440 ölüm ödemesi bütün mirasçılara mı yapılır?
Hayır. İlk grup sağ kalan eş ve ergin olmayan çocuklardır. Bunlar yoksa işçinin bakmakla yükümlü olduğu kişiler değerlendirilir. Mirasçılık belgesinde adının bulunması, tek başına m. 440 kapsamında aynı payla veya bütün tutar üzerinde hak sahibi olmayı göstermez.
Eşin kendi geliri varsa ilk gruptaki hakkı biter mi?
M. 440 sağ kalan eş için ayrıca yoksulluk koşulu yazmaz. Eş sıfatı ölüm tarihindeki resmi medeni durum kayıtlarıyla belirlenir. İlk gruptaki hak sahipliği, ikinci gruptaki bakım yükümlülüğü ve ihtiyaç incelemesiyle aynı koşullara bağlanmamalıdır.
On sekiz yaşından küçük her çocuk ergin olmayan çocuk sayılır mı?
TMK m. 11 uyarınca evlenme kişiyi ergin kılar; m. 12’de mahkemece ergin kılınma düzenlenmiştir. Bu nedenle doğum tarihi yanında erginliği etkileyen resmi kayıtlar kontrol edilir. İnceleme ölüm tarihindeki hukuki duruma göre yapılır.
Ergin çocuk hiçbir durumda ölüm ödemesi isteyemez mi?
İlk grupta hak sahibi bulunmadığında, işçinin ergin çocuğa yönelik kanuni bakım yükümlülüğü ayrıca değerlendirilebilir. Eğitim nedeniyle devam eden bakım borcu TMK m. 328’de düzenlenir. Sırf çocuk olmak veya mirasçı listesinde bulunmak bu ikinci grup incelemesini gereksiz kılmaz.
Tam beş yıllık hizmette iki aylık ödeme mi gerekir?
M. 440 iki aylık tutar için hizmet ilişkisinin beş yıldan uzun sürmesini arar. Tam beş yıl ile beş yılı aşan süre ayrıdır. Başlangıç ve ölüm tarihleri gün, ay ve yıl olarak belirlenerek bir veya iki aylık tutarın dayanağı gösterilmelidir.
Her hizmet yılı için ayrıca bir aylık ücret mi ödenir?
Hayır. M. 440’ın temel tutarı bir aylık ücrettir; hizmet ilişkisi beş yıldan uzun ise iki aylıktır. Yıllar bu eşik için kullanılır. Her yıl için ayrı aylık toplanması veya başka kanundaki kıdem formülünün aynen aktarılması maddenin hesabı değildir.
Ölümün iş kazası olması veya işverenin kusuru şart mı?
TBK m. 440 bu koşulları aramaz. Hizmet ilişkisi, ölüm ve maddede belirtilen hak sahipliği esas alınır. İş kazası veya haksız fiilden kaynaklanan diğer tazminatlar farklı sorumluluk ve zarar şartlarıyla incelenir; ölüm ödemesiyle aynı talep sayılmaz.
Birden fazla hak sahibine ayrı ayrı iki aylık ücret mi verilir?
Maddede belirlenen toplam tutar hak sahibi sayısıyla otomatik çoğaltılmaz. Önce bir veya iki aylık ödeme ve ilgili grup belirlenir. Kanun ayrıntılı paylaşım oranı yazmadığından miras payları veya eşit bölüşüm, açıklamasız biçimde kesin kanun formülü gibi sunulmamalıdır.
Bir aylık ücret ifadesi başvuru için bir aylık süre mi demektir?
Hayır. Bu ifade ödeme tutarına ilişkindir; m. 440 yakınlara bir aylık özel başvuru süresi koymaz. Alacağın zamanaşımı, muacceliyeti ve varsa temerrüt ayrıca değerlendirilir. Buradan talebin hiçbir süre sınırlamasına tabi olmadığı sonucu da çıkarılamaz.
Veraset ilamını alan kişi bütün ödeme için başvurabilir mi?
Belge mirasçılık sıfatını gösterir; m. 440 hak sahipliği ve diğer kişiler adına işlem yetkisi ayrıca belirlenir. Bir kişi başvuruyu iletse bile kimin hakkını, hangi temsil sıfatıyla istediği açık olmalıdır. Yetkisiz kişinin hesabına bütün tutarın aktarılması doğru bir dosyalama değildir.
Dosyanın hazırlanması ve büro iletişimi
İşveren Mersin’de, hak sahipleri İstanbul’da bulunuyorsa başvuruda doğru işveren unvanı, çalışma yeri ve belgelerin ulaştığı adres netleştirilir. Başvuruyu kimin ilettiği ile parayı hangi sıfatla alacağı ayrı gösterilir. Yakının başka şehirde yaşaması hak sahibi grubunu değiştirmez. İşverene, arabuluculuk bürosuna ve varsa sosyal güvenlik kurumuna yönelen işlemler kendi belgeleri ve hukuki dayanaklarıyla yürütülür.
Resmî kaynaklar ve ilgili kanun maddeleri
- 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu — güncel resmi metin: m.440.
- 4721 sayılı Türk Medeni Kanunu — güncel resmi metin: m.11,12,328,364,598,599.
- 1475 sayılı İş Kanunu — yürürlükteki kıdem hükmü: m.14.
- 7036 sayılı İş Mahkemeleri Kanunu — güncel resmi metin: m.3,5.
Kaynak kontrol tarihi: 24 Ekim 2026. İlgili hükümler yazıda belirtilen kapsam ve koşullarıyla ele alınmıştır.
İstanbul ve Mersin ofisleri
İstanbul · Polaris Plaza
Maslak Ahi Evran Caddesi, Polaris Plaza No:21, Kat:9, 34475 Sarıyer/İstanbulMersin · Profit İş Merkezi
İhsaniye Mahallesi, 4903. Sokak, Profit İş Merkezi No:23, Kat:3, Daire:14, 33070 Akdeniz/MersinÖlüm ödemesi başvurusu hakkında iletişim
Hukuki konu hakkında iletişim
İlk iletişimde konuyu, bulunduğunuz ülke veya ili ve varsa tebliğ ya da son işlem tarihini kısaca belirtebilirsiniz. T.C. kimlik numarası, sağlık verisi veya kişisel belge göndermeyiniz. Mesajlaşma tek başına hukuki görüş veya avukatlık ilişkisi oluşturmaz.
