Avusturya’ya Mahkeme Tebligatı 2026: 1965 Lahey, Antrag ve 1988 Ek Anlaşma m.4–6
Kısa ve Net Cevap
Türkiye’de açılmış bir hukuk veya ticaret davasının evrakı Avusturya’daki kişiye gönderilecekse, 2026 yılında iki milletlerarası kaynak birlikte incelenmelidir. Avusturya, 15 Kasım 1965 tarihli Lahey Tebligat Sözleşmesi’ne 14 Temmuz 2020’de onay belgesini sunmuş ve sözleşme Avusturya için 12 Eylül 2020’de yürürlüğe girmiştir. Türkiye de sözleşmeye taraftır. Bunun yanında 16 Eylül 1988 tarihli Türkiye–Avusturya Ek Anlaşması’nın 4 ve 6. maddeleri iki devlet arasındaki adli tebligatın iletimi ve Türkçe–Almanca tercümesini ayrıca düzenler.
Bu yazıyla ilgili genel bir sorunuz mu var? Anonim soru sor
Avusturya için 1965 Sözleşmesine hiç taraf olunmadığını söyleyen eski ülke tabloları 2026’daki sözleşme durumunu yansıtmaz. Buna karşılık 1965 Lahey Sözleşmesi’nin uygulanmaya başlaması ikili anlaşmayı kendiliğinden ortadan kaldıran bir kural da değildir: 1965 Sözleşmesi m.11 farklı tebligat iletim yollarına ilişkin devletler arası anlaşmaları saklı tutar. Bu nedenle somut dosyada kullanılacak uluslararası kanal, muhatap, belge türü ve Adalet Bakanlığı’nın işlem evrakı talimatı bir arada değerlendirilmelidir.
Hızlı Mevzuat Özeti
| Usul sorusu | Kaynak |
|---|---|
| Avusturya’nın 1965 Sözleşmesine taraflığı | HCCH, 12 Eylül 2020 |
| Başka iletim kanallarına izin | 1965 Lahey m.11 |
| Adalet Bakanlıkları kanalı | 1988 Ek Anlaşma m.4 |
| Tercüme ve belge sayısı | 1988 Ek Anlaşma m.6 |
| Merkezî makam, tebliğ ve sertifika | 1965 Lahey m.2–6 |
| Posta ve doğrudan yol itirazları | Avusturya’nın m.8 ve m.10 beyanları |
| Türk vatandaşına konsolosluk tebliği | 7201 sayılı Kanun m.25/A |

Kısa Özet: İki Kaynak ve İki Evrak Yolu
Avusturya ile adli tebligat konusunda birinci kaynak 1965 Lahey Tebligat Sözleşmesidir. Merkezî makam aracılığıyla tebliğ, standart istem ve sonuç belgesi hükümleri bu sözleşmenin m.2–6 maddelerinde bulunur. İkinci kaynak ise 3726 sayılı Kanunla onaylanması uygun bulunan 1988 tarihli ikili Ek Anlaşmadır; m.4 Adalet Bakanlıkları kanalıyla istemin gönderilmesini, m.6 Türkçe ve Almanca düzeni ile yeminli tercümeyi düzenler.
Türkiye Adalet Bakanlığının Avusturya ülke uygulama notunda ikili anlaşmaya göre Antrag talepnamesi, Türkçe ve Almanca belge takımı ve duruşma uyarılarının eklenmesi anlatılmaktadır. Avusturya’nın 2020’deki yeni taraflık statüsü dikkate alınarak talebin hangi rejim üzerinden yürütüleceği mahkeme yazısında açık gösterilmelidir. Bir ülkede 1965 Sözleşmesinin yürürlüğe girmesi, geçmişte verilen 1954 veya ikili anlaşmaya dayalı işlemlerin kendiliğinden geçersiz olduğu anlamına gelmez.
1965 Lahey Tebligat Sözleşmesi Avusturya’da Ne Zaman Yürürlüğe Girdi?
Milletlerarası Özel Hukuk Lahey Konferansı HCCH, 14 Eylül 2020 tarihli resmî duyurusunda sözleşmenin Avusturya için 12 Eylül 2020’de yürürlüğe girdiğini açıklamıştır. HCCH’nin 1965 Tebligat Sözleşmesi statü tablosu da Avusturya’nın 14 Temmuz 2020’de onay belgesini teslim ettiğini ve 12 Eylül 2020’den itibaren taraf olduğunu gösterir. Güncel taraflık sorusunda esas başvuru kaynağı, arşiv niteliğindeki eski ülke listeleri yerine HCCH statü kaydıdır.
Bu tarih hem Avusturya’da yaşayan Türk vatandaşı hem de Avusturya vatandaşı davalı açısından önemlidir. Sözleşmeye taraf ülke sayısı veya eski hukuki yardım notu üzerine değil, belirli ülkeler arasında uygulanan usul üzerine işlem kurulmalıdır. Türkiye’de mahkemenin tebligat evrakını hazırlaması sırasında 1965 Sözleşmesi uygulanacaksa 2020 sonrası Avusturya açıklama ve çekinceleri incelenir. Bu tespit kanun yolu sürelerinin kendiliğinden başlaması anlamına gelmez; gerçek tebliğ ve ispat ayrıca gereklidir.
Adalet Bakanlığı Eski Listesi ile HCCH Kaydı Neden Ayrışıyor?
Adalet Bakanlığına ait bazı erişilebilir eski ülke uygulama dokümanlarında Avusturya için ‘1965 Lahey Tebligat Sözleşmesine taraf değildir’ ifadesi bulunmaktadır. Bu bilgi Avusturya’nın 2020’deki onayından önceki statüyle uyumludur; fakat 2026’da aynen tekrarlanırsa yanıltıcı olur. HCCH resmî duyurusu ve Avusturya’nın kendi mevzuat sistemi RIS, 1965 Sözleşmesinin 12 Eylül 2020 tarihinde Avusturya bakımından yürürlüğe girdiğini ayrıca doğrular.
Eski ülke notlarının kullanışsız olduğu sonucuna da varılmamalıdır. Bakanlığın Avusturya için belge hazırlama notlarında Antrag, dil, duruşma bildirimi ve iletim aşaması gibi somut prosedür bilgileri vardır. Bu bilgiler yürürlükteki iki taraflı yolun incelenmesinde hâlâ önemlidir; 1965 Sözleşmesine taraflık tespiti ise güncel HCCH kaydıyla yapılır. Doğru dosya hazırlığında kaynağın yayımlanma tarihi ve düzenlediği işlemin kapsamı ayrı ayrı gösterilmelidir.
1988 Ek Anlaşma m.4: Adalet Bakanlıkları Arasında Tebligat
3726 sayılı Kanunla onaylanması uygun bulunan 16 Eylül 1988 tarihli Ek Anlaşma’nın dördüncü maddesi, diğer taraf devlette bulunan kişilere tebliğ edilecek adlî veya gayri adlî evrakla ilgili istemlerin talep eden devletin Adalet Bakanlığından talep edilen devletin Adalet Bakanlığına doğrudan iletilmesini düzenler. Tebligatın şekli, talep edilen devletin hukukunda öngörülen kurallara göre belirlenir. Özel usul talep edilecekse bunun talep edilen ülkenin hukukuna aykırı olmaması gerekir.
m.4 uyarınca sonuç belgesinin ve gerçekleşmemiş tebligatın nedenlerinin de Adalet Bakanlıkları üzerinden iade edilmesi düzenlenmiştir. Bu yüzden Türkiye’deki dosyada ‘evrak Avusturya’ya gönderildi’ kaydı, evrakın muhataba gerçekten tebliğ edildiği anlamına gelmez. Gönderim, Avusturya makamına ulaşma, tebligatın gerçekleşmesi ve sonucunun Türk mahkemesine dönmesi farklı aşamalardır. Hâkimin süre hesabı ve savunma hakkı değerlendirmesinde esas olan, usule uygun tebligat sonucunun dosyada bulunmasıdır.
1988 Ek Anlaşma m.6: Türkçe ve Almanca Belge Düzeni
1988 Ek Anlaşma m.6, Adalet Bakanlıklarının takdim yazılarının Türkçe ve Almanca olarak hazırlanmasını; tebliğ ve istinabe evrakının talep edilen devletin diline tasdikli olarak çevrilmesini düzenler. Çevirinin doğruluğunun talep eden ülkenin yeminli tercümanı tarafından onaylanması yeterlidir. Ayrıca tebliğ ve istinabe belgelerinin Türkçe ve Almanca birer nüsha olarak iletilmesini yeterli kabul eder.
Bu hüküm Alman diline özgü pratik bir sınır ötesi dosya düzeni oluşturur. Talepnameyle birlikte gönderilen mahkeme kararı, dava dilekçesi veya duruşma günü yazısı ilgili usul açısından tam tercüme edilmelidir. Yalnız dava başlığının Almanca yazılması ve geri kalan sayfaların Türkçe bırakılması, usulün gereklerini kendiliğinden karşılamaz. Belge bütünlüğü, ek sayfalar ve mahkemenin mühür ve imzası da kontrol edilmelidir.
1965 Lahey Sözleşmesi m.11 İkili Anlaşmayı Nasıl Etkiler?
1965 Lahey Tebligat Sözleşmesinin 11. maddesi, taraf devletlerin adli belge tebliği için sözleşmenin önceki maddelerinde sayılanlardan başka iletim yolları üzerinde anlaşmasına engel olmadığını açıkça düzenler. Bu nedenle 1965 Sözleşmesiyle 1988 ikili Ek Anlaşmayı birbirini tamamen ortadan kaldıran metinler gibi sunmak doğru değildir. Dosyada hangi kanalın işletileceği, taraf devletlerin yürürlükteki sözleşme hükümleri ve ilgili makamın uygulama açıklamaları üzerinden saptanır.
Somut başvuruda mahkemenin kullandığı talepnameyi hazırlayan kişi, örneğin 1965 Sözleşmesine göre standart talep veya ikili anlaşmaya göre Antrag düzenlenmesi gerektiğini birbirine karıştırmamalıdır. İki farklı kanalın talepnamelerini tek dilekçede birleştirip muhatap makamı belirsiz bırakmak sakıncalıdır. Bir yolu seçmek, tebligatın dilini ve savunma hakkını kontrol etme yükümlülüğünü ortadan kaldırmaz.
1965 Lahey m.2–6: Merkezî Makam ve Tebliğ Belgesi
1965 Sözleşmesi m.2 her taraf devlete bir merkezî makam belirleme yükümlülüğü getirir. Avusturya, bu görev için Federal Adalet Bakanlığını (Bundesministerium für Justiz) bildirmiştir. Sözleşme m.3’te gönderilecek istemin makamlar arası iletilmesine, m.5’te talep edilen devletin kendi hukukuna uygun tebligatı yaptırmasına, m.6’da ise tebliğin yapıldığını veya yapılamadığını belirten resmî sertifikaya ilişkin esaslar bulunur.
Avusturya’nın bildiriminin konusu yalnız adresin varlığını teyit etmek değildir. Türkiye’de açılmış davanın evrakı, Avusturya makamı tarafından uygun yöntemle muhataba yönlendirilir ve sonuç belgesi düzenlenir. Sertifikanın kendisi bir hüküm veya ilam değildir; tebligat işleminin yapıldığını veya neden yapılamadığını gösterir. Dosyada bu sertifika olmadan sırf bir posta barkoduna dayanılarak usulüne uygun uluslararası tebligatın kesin tamamlandığı iddiasında bulunulmamalıdır.
Avusturya’nın 1965 Sözleşmesi m.5/3 Almanca Şartı
Avusturya’nın 1965 Lahey Tebligat Sözleşmesi için yaptığı resmî beyan, merkezî makamın formal tebligatı yalnız belge Almanca hazırlanmışsa veya Almanca tercümesi eklenmişse gerçekleştireceğini belirtir. Bu beyan m.5/3 kapsamında yapılmıştır ve Avusturya’nın resmî RIS kaydında da yer alır. Alman dilinde tebliğ şartı, muhatabın Türkçe bilmesinin her somut olayda çeviri gereğini ortadan kaldırdığı şeklinde yorumlanamaz.
Mahkeme evrakı, hükmün özünü belirleyen dava konusu, talep, yargılama günü, cevap verme yükümlülüğü ve ekleriyle birlikte değerlendirilir. Özellikle cevap dilekçesi süresi veya duruşmaya katılmamanın sonuçları yabancı dildeki metinde kaybolursa tarafın savunma hakkı riske girer. Bu nedenle anlaşma ve m.5/3 şartlarına uygun tercüme tamamlanmadan tebligat talebinin hazırlanmış sayılmaması gerekir.
Avusturya Posta ve Doğrudan Tebliğ Yollarına İtiraz Etti mi?
Avusturya’nın 2020’deki katılım beyanlarında 1965 Sözleşmesi m.10’da sayılan doğrudan yollar bakımından itirazlar bulunmaktadır. HCCH ülke açıklamaları Avusturya’nın m.10/a posta kanalı dâhil doğrudan iletim yollarına itiraz ettiğini göstermektedir. Bu nedenle ‘mahkeme zarfını Viyana adresine iadeli taahhütlü postaladım, artık uluslararası adli tebligat kesin tamamdır’ şeklinde genel bir varsayım kurulmamalıdır.
Avusturya’nın 1965 Sözleşmesi m.8 kapsamındaki diplomatik veya konsolosluk tebligatı bakımından da itirazı vardır; gönderen devletin kendi vatandaşına tebliğ gibi istisnalar resmî beyanda ayrıca yer alır. Türkiye’den giden usul işlemlerinde 7201 sayılı Tebligat Kanunu m.25/A’nın Türk vatandaşlarına ilişkin özel rejimi ile 1965 Sözleşmesinin Avusturya itirazları ayrı düzenlemeler olarak birlikte incelenmelidir. Şahsa göre uygun yol değişebilir.
Türk Vatandaşına Konsolosluk Tebliği: 7201 m.25/A
7201 sayılı Tebligat Kanunu m.25/A, yurt dışında bulunan Türk vatandaşına Türkiye Cumhuriyeti dış temsilciliği aracılığıyla yapılacak tebligat için özel bir yöntem öngörür. Bu rejimde konsoloslukça gönderilen bildirim ve kanunda öngörülen sürenin işleyişi önemlidir. Uygulanma şartları, muhatabın Türk vatandaşlığı ve usul kuralları üzerinden belirlenir; salt muhatabın Avusturya’da yaşaması bu maddeyi her kişiye uygulamaya yeterli değildir.
Avusturya vatandaşı bir kişi veya Avusturya GmbH şirketi söz konusuysa m.25/A’daki Türk vatandaşına özgü yolun kendiliğinden uygun olduğu kabul edilemez. Türk vatandaşına gidecek bir bildirimde de bu özel yol, 1965 Sözleşmesinin diğer yollarıyla özdeş sayılamaz. Davalı kimliği, vatandaşlık statüsü, tüzel kişilik ve yargılama evrakının niteliği başvurunun başında ayrıştırılmalıdır.
Antrag Talepnamesi Nedir, 184 Numaralı Formdan Farkı Nedir?
Adalet Bakanlığının Avusturya’ya ilişkin ülke notunda ikili anlaşma yoluyla gönderim için Antrag başlıklı talepname ve ekli Türkçe–Almanca evrak seti anılır. Talepname doldurulurken mahkemenin kimliği, talep edilen usul, muhatabın tam adresi ve imza-mühür alanı önemlidir. Uygulama notunda hâkimin mühür ve imzasını taşıyan, duruşma tarihini ve katılmamanın hukuki sonuçlarını açıklayan yazı ile Almanca tercümesinin eklenmesi de belirtilmektedir.
1965 Lahey Sözleşmesinde kullanılan standart model istem ve sertifika ile ikili anlaşmanın Antrag formu aynı evrak adı değildir. Mahkemenin hangi sözleşme kanalına dayanacağı belirlenmeden formu seçmek karışıklık doğurur. İki formun birbiriyle karıştırılmasının sonucu, tebliğ için yanlış muhatap makam veya eksik ekler nedeniyle dosyanın tamamlanmadan iade edilmesi olabilir. Esas değerlendirme resmî makamın o dosyada talep ettiği yöntemle yapılır.
Avusturya’daki Adres Doğru Değilse m.8 Ne Sağlar?
1988 Ek Anlaşma m.8, tebligat veya istinabe talebinin iletildiği mahkeme yetkili değilse talebin resen yetkili mahkemeye gönderilmesini; kişi bildirilen adreste bulunamıyorsa görevli mahkemenin adres tespiti için gerekli girişimlerde bulunmasını düzenler. Bu, tarafların hiçbir adres bilgisi vermeden Avusturya’daki tüm kişileri kolayca bulabilecekleri anlamına gelmez. Başvurunun başlangıcında bildikleri doğru adresi ve ayırt edici kimlik bilgilerini sunmaları gerekir.
Mahkeme dosyasında eski adres kullanılıyorsa beklenen tebligat sonucu genellikle daha geç gelir. Özellikle şirket merkezi değişikliği, apartman numarası hatası, kapı kodu veya isim-soyisim farklılığı tebliği engelleyebilir. Avusturya makamının yaptığı adres tespitine ilişkin sonuç belgeyle açıklanmalı; gerçek tebligat yapılmadan savunma süresi tamamlanmış gibi gösterilmemelidir. Türkiye’de mevcut dava vekili varsa vekile tebligat kuralları ayrıca incelenmelidir.
Tebliğ Yapılmazsa Hangi Sonuç Belgesi İstenir?
1988 Ek Anlaşma m.4, tebligatın yapıldığına dair belgenin Adalet Bakanlıkları aracılığıyla gönderileceğini ve tebliğ yapılamamışsa sebeplerinin bildirileceğini düzenler. 1965 Lahey Sözleşmesi m.6 da merkezî makam veya yetkilendirilmiş makamın tebliğ sonucunu belgeleyen sertifikayı öngörür. Bu iki kaynak farklı formaliteye sahip olsa da ortak nokta tebligatın gerçekleşip gerçekleşmediğinin dosyada denetlenebilir bir resmî belgeyle gösterilmesidir.
Bu sonuç belgesi, posta teslim fişinden ve tarafın aldığı e-posta bildiriminden ayrı tutulmalıdır. Mahkeme tebligat sonucunu resmî yazıyla dosyaya kaydetmeden karşı tarafın cevap verme hakkı üzerinde kesin değerlendirme yapmak risklidir. Başarısız tebligatta sebep adres yetersizliği mi, evrak tercümesinin eksikliği mi, muhatabın bulunamaması mı, yoksa usul kanalının yanlış seçilmesi mi sorusu ayrı ayrı cevaplanmalıdır.
Davalı Gelmezse Karar Verilebilir mi? 1965 m.15
1965 Lahey Tebligat Sözleşmesi m.15, davalının duruşmaya katılmadığı yargılamalarda tebligatın yapılmış olması veya aynı madde kapsamındaki diğer şartların sağlanması bakımından özel güvence kuralları içerir. Mahkeme, yabancı ülkedeki davalı için tebligat yapılmasını istemişse sırf takvimde duruşma tarihi gelmiş olmasına dayanarak tebligatın başarıyla tamamlandığını kabul edemez.
m.15’in uygulanması ve taraf devletlerin bildirimleri, somut dosyanın niteliğiyle birlikte değerlendirilir. Türkiye’deki mahkemenin usul kanunundan doğan hükümler ile milletlerarası sözleşme koşullarını birbirine karıştırmamak gerekir. Davalının hiç cevap vermemesi bazen usulüne uygun tebliğden sonraki hukuki tercih, bazen de tebligatın hiç gerçekleşmemiş olmasının sonucudur. Bu iki olay aynı yargılama davranışı sayılmaz.
Tebligat Süresi Ne Zaman Başlar?
Türkiye’deki mahkemece yazı hazırlanıp Avusturya’ya gönderildiği tarih, tebliğin muhataba yapıldığı tarih değildir. Aynı şekilde Avusturya makamının istemi aldığı tarih ile tebliğin tamamlandığı tarih farklı olabilir. Cevap süresi, istinaf süresi veya başka bir usulî süre hakkında karar verilirken uygulanacak tebligat rejimi uyarınca tebliğ edilmiş sayılma tarihi doğru belirlenmelidir.
Özellikle yurt dışındaki tebligatta belge istemi, tercüme ve iade işlemleri nedeniyle süreç zamana yayılabilir. Fakat geçen zaman, adli tebligatın kendiliğinden yapılmış sayılmasını sağlamaz. Türkiye’de davayı takip eden avukat tebligat isteminin hangi tarihte gönderildiğini, hangi aşamada beklediğini ve sonucunun hangi belgeyle kayda girdiğini ayrı ayrı takip etmelidir. Yanlış tarih kaydı, tarafların kanun yolu güvencelerine doğrudan etki edebilir.
Avusturya GmbH’ye Tebligatta Şirket Kimliği
Avusturya’daki bir GmbH şirketine Türk mahkemesinden tebligat gönderiliyorsa gerçek kişi adresi yerine şirketin ticaret sicilinde kayıtlı unvanı, merkez adresi ve temsil bağlantısı belirlenir. Şirketin şube veya eski işyeri adresi kullanılmışsa bu adresin tebligata elverişliliği ayrıca incelenmelidir. Avusturya ticaret sicil kaydı Firmenbuchauszug bu inceleme için önemli bir kaynak olabilir; fakat şirketin adının yazılı olması tebliğin yapılmış olduğunu kanıtlamaz.
Bir GmbH’nin Türkiye’deki avukatı veya tebligat almaya yetkili bir temsilcisi varsa Türk usul hukuku bakımından vekil veya temsilciye tebliğ ilkeleri ayrı gündeme gelir. Bununla birlikte yabancı şirkete yapılması gereken ilk dava tebligatı konusunda doğru muhatap ve uluslararası kanal belirlenmeden işlem yapılmamalıdır. Tebligatın usulsüzlüğü, alacak davasında karşı tarafın savunma hakkını etkileyebilecek önemli bir itiraz sebebidir.
1988 Ek Anlaşma m.10 Masraf Kuralı
1988 Ek Anlaşma m.10, iki devletin bilirkişilere ödenecek ücretler dışında tebligat veya istinabe taleplerinin yerine getirilmesi nedeniyle karşılıklı masraf ve ücret istememesi kuralını getirir. Bu hüküm, mahkemenin Türkiye’de yaptığı yeminli tercüme masrafının veya olağan dava giderlerinin tümden ortadan kalktığı anlamına gelmez. Devletler arası talep masrafı ile tarafın kendi yargılama gideri birbirinden ayrılmalıdır.
Özel tebligat yöntemi veya belirli uygulama masrafı söz konusu olduğunda ilgili milletlerarası sözleşme ve kurumun güncel talimatı kontrol edilmelidir. Davacıdan talep edilen her tutarın otomatik yanlış olduğunu iddia etmek yerine ödemenin hangi kurum tarafından, hangi işlem için ve hangi hukukî maddeye dayanılarak istendiği öğrenilmelidir. Böylece müvekkile dosya maliyeti hakkında doğru bilgi verilir.
Üç Somut Dosya Örneği: Türk Vatandaşı, Avusturyalı, Şirket
Birinci olayda Türkiye’de boşanma davası açılmış ve davalı Avusturya’da yaşayan Türk vatandaşıdır. Türk vatandaşına özgü konsolosluk yolu m.25/A kapsamında değerlendirilebilir; mahkeme hangi usule dayanacağını belirlemelidir. İkinci olayda davalı Avusturya vatandaşlığı olan bir kişidir. Bu durumda 1965 Lahey Tebligat Sözleşmesi ile iki taraflı anlaşma, dil ve makam şartları bakımından incelenir. Üçüncü olayda Avusturya GmbH şirketine ticari alacak davası tebliğ edilecektir; resmî şirket unvanı ve merkez adresi ayrı doğrulanır.
Bu üç dosyada hedef ülke aynı olmasına rağmen muhatap hukukî statüsü ve tebligat kanalı aynı olmayabilir. Doğru dosya hazırlığı, tebligat türünü kişiye göre belirleyip buna uygun çeviriyi, formu ve resmî sonucu almaktır. Müvekkilin ‘Avusturya’ya zarf gönderdim’ beyanından hareketle mahkeme süresi işlemeye başlamış gibi hukuki sonuç çıkarılmaz.
Tebligat İçin Pratik Evrak ve Denetim Sırası
Önce Türk mahkemesinin dava numarası, tebligatın konusu ve muhatabın tam kimliği belirlenir. İkinci olarak kişinin Türk vatandaşı, Avusturya vatandaşı veya tüzel kişi olduğu saptanır. Üçüncü olarak uygulanacak 1965 Lahey ya da 1988 ikili anlaşma kanalı ve bunların birlikte uygulama alanı incelenir. Dördüncü adımda doğru talepname hazırlanır. Beşinci adımda dava belgelerinin tamamı ve gerektiğinde Almanca yeminli tercümeler eklenir.
Altıncı aşamada adres ve mahkeme mühür-imza kontrolleri yapılır. Yedinci aşamada evrak resmî kanal üzerinden ilgili makama gönderilir ve gönderim kaydı tutulur. Sekizinci aşamada Avusturya makamından tebliğ sertifikası veya olumsuz sonuç gerekçesi beklenir. Dokuzuncu aşamada tebliğ tarihi ile sonraki kanunî süreler kontrol edilir. Son olarak eksik veya yanlış adres nedeniyle sonuç alınamadığında yeni başvuru tamamlanan bilgiye göre hazırlanır.
Mersin’den Avusturya Bağlantılı Dava Takibi
Avusturya’da yaşayan kişilere yöneltilecek Türk mahkeme tebligatı, Mersin’den yürütülen bir uyuşmazlıkta da aynı milletlerarası esaslara tabidir. Doğru görevli veya yetkili Türk mahkemesinin belirlenmesiyle uluslararası tebligat kanalı farklı usul başlıklarıdır. Bakırcı & Keskin Hukuk Bürosunun İstanbul Maslak/Sarıyer ve Mersin Akdeniz’de fiziksel ofisleri bulunmaktadır; Türkiye genelindeki dava dosyaları İstanbul ve Mersin ofislerinden yönetilir ve koordine edilir.
Bu çalışma Avusturya’ya yapılacak tebligatta güncel taraflık statüsü, Almanca tercüme, Antrag talepnamesi, m.25/A ayrımı, Avusturya’nın itirazları ve usulüne uygun tebliğ sonucu üzerinde durur. Somut dosyanın tarihini, muhatabını ve belgelerini incelemeden belirli bir tebliğ tarihi veya kesin dava sonucu söylenmez. İlgili makamların resmî kayıtları ve mevzuat hükümleri esas alınır.
Sık Sorulan Sorular – 12 Net Yanıt
Avusturya 1965 Lahey Tebligat Sözleşmesine taraf mı?
Evet. HCCH resmî kaydına göre Sözleşme 12 Eylül 2020 tarihinde Avusturya bakımından yürürlüğe girdi.
Türkiye–Avusturya 1988 anlaşması hâlâ önem taşıyor mu?
1988 Ek Anlaşma m.4–6 tebligatın bakanlıklar arasında iletimini ve Türkçe–Almanca belge düzenini içerir; 1965 Sözleşmesi m.11 farklı iletim yolları için ikili anlaşmaları saklı tutar.
Avusturya’ya posta yoluyla mahkeme tebligatı yapılabilir mi?
Avusturya, 1965 Lahey Tebligat Sözleşmesi m.10/a dâhil doğrudan postalama yollarına itiraz etmiştir. Sırf iadeli taahhütlü zarf gönderilmesi usule uygun tebliği kendiliğinden ispatlamaz.
Almanca tercüme gerekli mi?
Avusturya, 1965 Sözleşmesi m.5/3 uyarınca formal tebligatta Almanca metin veya Almanca tercüme arar. 1988 Ek Anlaşma m.6 da hedef ülke diline tasdikli tercümeyi düzenler.
Antrag ve 184 numaralı form aynı belge mi?
Hayır. Antrag 1988 ikili anlaşma yolunun ülke uygulama notunda kullanılan talepnamedir; 1965 Lahey Sözleşmesinin standart form sistemi farklıdır.
Avusturya’da yaşayan Türk vatandaşına konsolosluktan tebliğ olur mu?
7201 sayılı Tebligat Kanunu m.25/A Türk vatandaşına dış temsilcilik aracılığıyla tebliğ için özel bir usul öngörür; somut olayın ve vatandaşlığın şartları kontrol edilir.
Avusturya GmbH şirketine nasıl tebligat yapılır?
Şirketin resmî unvanı, merkez adresi ve temsil bilgisi belirlenir; uygun milletlerarası tebliğ kanalı seçilir ve resmî sonuç alınır.
Avusturya’ya evrak gönderilince süre başlar mı?
Salt gönderme tebliğ demek değildir. Tebligatın hukuken yapılmış sayıldığı tarih, uygulanan usul ve resmî tebliğ sonucu üzerinden belirlenir.
Davalı cevap vermezse mahkeme hemen karar verir mi?
1965 Sözleşmesi m.15, davalının hazır bulunmadığı hâllerde tebliğin ve savunma güvencelerinin kontrolünü düzenler.
Duruşma uyarısının Almanca yazılması gerekir mi?
Adalet Bakanlığının Avusturya ülke uygulama notu, duruşma günü ve katılmamanın sonuçlarını açıklayan hâkim imzalı yazı ile Almanca tercümesinin eklenmesini öngörür.
Tebligat yapılmadıysa ne olur?
1988 Ek Anlaşma m.4 veya 1965 Sözleşmesi m.6 uyarınca tebliğ yapılmadığı ve nedeni resmî sonuç belgesiyle bildirilir; eksiklik buna göre giderilir.
Avusturya’daki Türk veya Avusturyalı davalı için aynı yol mu?
Hayır. Vatandaşlık, tüzel kişilik, Türkiye’de vekille temsil ve ilgili milletlerarası sözleşmeler farklı tebligat kanallarının değerlendirilmesini gerektirebilir.
Resmî Kaynaklar ve Bağlantılı Rehberler
- HCCH – Avusturya’da 1965 Tebligat Sözleşmesinin 12 Eylül 2020’de yürürlüğe girmesi
- HCCH – 1965 Tebligat Sözleşmesi güncel taraflık tablosu
- HCCH – Avusturya merkezî makamı, Almanca ve m.10 çekinceleri
- TBMM – 3726 sayılı Kanun ve 1988 Ek Anlaşma m.4–6
- Adalet Bakanlığı – Avusturya için Antrag ve Almanca tercüme ülke notu
- Avusturya RIS – 1965 Sözleşmesi çekinceleri ve beyanları
- Avusturya’da tanık dinletmek: tebligatla istinabe arasındaki fark
- Yurt dışındaki Türk vatandaşına Tebligat Kanunu m.25/A
- Avusturya Firmenbuchauszug ile şirket unvan ve temsil kaydı
- Avusturya vatandaşı için dava teminatı: 1988 Ek Anlaşma m.3
- Yabancı uyruklu kişiye yurt dışı tebligat
Yazar ve Dosya İncelemesi
Av. Halil Bakırcı – Mersin Barosu sicil 3472. Bakırcı & Keskin Hukuk Bürosu. Tek fizikî ofis Mersin’de; Türkiye genelindeki dava ve işlemler İstanbul ve Mersin ofislerinden yönetilir ve koordine edilir.
Bu yazı HCCH’nin güncel 1965 Tebligat Sözleşmesi statüsü, Avusturya’nın çekinceleri, 1988 Ek Anlaşma m.4–6 ve 7201 sayılı Tebligat Kanunu m.25/A esas alınarak hazırlanmıştır. Mahkeme tebliğinin gerçekleştiği veya sürelerin başladığı yönünde somut belge incelemesi olmadan kesin hüküm kurulamaz.
Avusturya bağlantılı hukuk davası için iletişim · +90 552 224 43 66
Kaynak denetimi: 30 Ekim 2026.
Hukuki konu hakkında iletişim
İlk iletişimde konuyu, bulunduğunuz ülke veya ili ve varsa tebliğ ya da son işlem tarihini kısaca belirtebilirsiniz. T.C. kimlik numarası, sağlık verisi veya kişisel belge göndermeyiniz. Mesajlaşma tek başına hukuki görüş veya avukatlık ilişkisi oluşturmaz.
