Almanya Sorgeerklärung Türkiye’de Geçerli mi? Ortak Velayet ve Lahey m.16
Kısa ve net cevap
Almanya’da evli olmayan anne ve babanın düzenlediği Sorgeerklärung, Türkiye’deki her kurumda ayrıca tanıma davası gerektiren bir Alman mahkeme kararı değildir. BGB §§1626a–1626d belgenin hangi şartlarla doğduğunu, 1996 Lahey Çocuk Koruma Sözleşmesi m.16 ise mahkeme müdahalesi olmaksızın doğan ebeveyn sorumluluğuna hangi hukukun uygulanacağını belirler. Koruma tedbiri niteliğinde bir Alman mahkemesi kararı varsa m.23 ve devamı ayrıca incelenir. Türk kurumlarında yapılacak işlem için çocuğun mutad meskeni, varsa sonraki kararlar ve Türk temsil/şekil kuralları kontrol edilmeden sonuç çıkarılamaz.
Kısa özet: temel hükümler
| Mevzuat | Dosyada çözdüğü soru |
|---|---|
| Alman BGB §§1626a–1626d | Evli olmayan anne ve babanın ortak velayet beyanının şartları, kişiselliği ve resmî düzenleme şekli |
| SGB VIII §58 | Jugendamt Sorgeregister kaydı ve tek velayet hakkında yazılı bilgi |
| 1996 Lahey Sözleşmesi m.16–17 | Mahkeme müdahalesi olmaksızın doğan ebeveyn sorumluluğunun hangi hukuka göre belirlendiği |
| 1996 Lahey Sözleşmesi m.23–26 | Yetkili makamın koruma tedbiri niteliğindeki kararlarının tanınması ve icrası |
| TMK m.335–337 ve 342 | Türk hukukunun uygulanması halinde velayet ve çocuğun üçüncü kişilere karşı temsili |
| MÖHUK m.1/2, 16–17 | Milletlerarası sözleşme önceliği; soybağının kuruluşu ile sonuçlarının ayrımı |

Güncel kanun maddeleri ve resmî metinler
Alman BGB §1626a, §1626b, §1626c ve §1626d; SGB VIII §58; 1996 Lahey Sözleşmesi; 4721 sayılı TMK; 5718 sayılı MÖHUK.
Sorun neden yalnızca velayet beyanının tercümesiyle çözülmez?
Almanya’da yaşayan ve evli olmayan anne ile baba, çocuğun birlikte temsil edilmesini sağlamak amacıyla Jugendamt veya yetkili makam önünde Sorgeerklärung düzenletmiş olabilir. Türkiye’de nüfus, okul, hastane, banka veya taşınmazla ilgili işlem yapılırken bu belge sunulduğunda ilk soru, onun Alman hukukuna göre hangi tarihte ve hangi içerikle hüküm doğurduğudur. İkinci soru ise o tarihte çocuğun mutad meskenine ve Türkiye’de istenen işlemin türüne göre hangi milletlerarası kuralların uygulanacağıdır. Sadece belgenin Türkçeye çevrilmiş olması bu iki sorunun cevabı değildir.
Bir velayet beyanını Sorgerechtsbeschluss denilen Alman mahkemesi kararıyla, babalık tanıma belgesiyle ve çocuğun nüfus kaydıyla eş tutmak yanlıştır. Her belge başka bir hukuki olayı gösterir. Babalık tanıma soybağını; velayet beyanı anne ve babanın ebeveyn sorumluluğunu; mahkeme kararı ise belirli bir yargısal müdahaleyi konu alır. Almanya’da bir kişinin çocuğun babası olması, kendiliğinden her durumda ortak velayet yetkisini kazanması anlamına gelmez. Bunun Türkiye’de doğurduğu sonuç, belgenin niteliği görülerek belirlenir.
BGB §1626a: Evli olmayan ebeveynler hangi yollarla ortak velayet sahibi olur?
BGB §1626a/1, doğum tarihinde evli olmayan anne ve babanın ortak velayeti üç ayrı hukuki yolla elde edebileceğini düzenler: ortak velayet beyanları, birbirleriyle evlenme ve aile mahkemesinin velayeti birlikte kullandıran kararı. Maddenin üçüncü fıkrasında, bu yolların bulunmadığı durumda velayetin anneye ait olduğu kuralı yer alır. Bu yüzden yalnızca bir doğum belgesinde her iki ebeveynin isminin bulunması, müşterek velayet beyanı yerine geçmez.
Belgenin üzerinde ‘Sorgeerklärung’ yazıyorsa her iki ebeveynin usulünce oluşturulmuş beyanları aranır. Dosyada yalnızca babanın müracaat formu bulunması ile usule uygun düzenlenmiş iki irade beyanının bulunması aynı değildir. Mahkeme yoluyla kurulan ortak velayette ise hükmün kapsamı ve kesinleşme durumu incelenir. Sonradan evlenme halinde ortak velayet başka bir hukuki nedene dayanır. Bu ayrım, Türk kurumuna sunulacak belgelerin belirlenmesinde de belirleyicidir.
BGB §§1626b–1626d: Şartlı beyan, vekil imzası ve resmî şekil
BGB §1626b/1, şart veya zaman kaydına bağlı ortak velayet beyanını geçersiz sayar. Aynı maddenin ikinci fıkrası beyanın çocuk doğmadan önce de verilmesine izin verir. Üçüncü fıkra, ilgili velayet alanında daha önce belirli mahkeme kararları bulunmasının beyanın geçerliliğine etkisini düzenler. Doğum öncesinde yapılan beyan ile çocuğun doğumundan sonraki fiilî durum arasındaki belge bağlantısı bu nedenle kurulur.
BGB §1626c/1 gereğince ebeveynler velayet beyanlarını bizzat verirler; başka kişinin sıradan vekâlet imzası bu kişisel beyanın yerini almaz. BGB §1626d/1, beyanların ve gerekli onayların resmî şekilde düzenlenmesini arar. Yetkili merci önünde düzenlenen hukuki senet ile evde imzalanmış iki cümlelik rıza yazısı aynı değildir. Düzenleyen makamın yetkisi ve her iki iradenin dosyadaki izleri açık olmalıdır.
Jugendamt Sorgeregister ve Negativbescheinigung neden önemlidir?
SGB VIII §58, evli olmayan ebeveynlerin velayetle ilgili belirli beyan ve mahkeme kararlarının kaydedildiği Sorgeregister sistemini düzenler. İlgili Alman Jugendamt, koşulları mevcutsa anneye tek velayete ilişkin kayıt bulunmadığını gösteren yazılı bilgi verebilir. Uygulamada Negativbescheinigung denilen belge, her ülkede ve her tarihte bütün velayet ihtilaflarını kesin olarak çözmüş evrensel bir ilam değildir.
Alman sicilindeki beyanın hangi çocuk için tutulduğuna özellikle dikkat edilmelidir. Çocuğun doğum tarihi, doğum yeri, doğumdaki adı ve beyanı veren ebeveynler uyuşmalıdır. Sonradan bir Alman mahkemesi karar vermiş, çocuğun mutad meskeni değişmiş veya yabancı ülkede yeni koruma tedbiri alınmışsa eski tarihli bir sicil yazısı tek başına güncel temsil durumunu açıklamayabilir. Dosyaya sicil bilgisinin yanında son mahkeme kararları ve güncel nüfus bilgileri de alınır.
1996 Lahey m.16: Mahkeme kararı olmadan doğan velayet yetkisi
1996 Lahey Çocuk Koruma Sözleşmesi m.16/1, yargısal veya idari makamın müdahalesi olmaksızın kanun gereği doğan ebeveyn sorumluluğunun çocuğun mutad meskeni hukukuna tabi olduğunu söyler. M.16/2 ise anlaşma veya tek taraflı işlem sonucunda, yine makam müdahalesi olmadan doğan veya sona eren ebeveyn sorumluluğunu, işlem etkili olduğunda çocuğun mutad meskeninin bulunduğu ülke hukukuna bağlar. Alman ortak velayet beyanının milletlerarası etkisini değerlendirirken kilit ayrım budur.
M.16/3, önceki mutad mesken hukukuna göre mevcut ebeveyn sorumluluğunun çocuğun başka bir devlete mutad meskenini taşıması halinde devamını öngörür. M.16/4, yeni mutad meskende kanun gereği yetki kazanacak yeni kişiler bakımından ek kural getirir. M.17 ise velayetin kullanılmasına çocuğun mutad meskeni hukukunu uygular. Böylece velayet yetkisinin doğması, sürmesi ve kullanılmasının aynı hukuki soru olmadığı anlaşılır. Çocuk Türkiye’ye taşındığında daha önce kurulan yetkinin tarihi ve yeni mutad meskenin sonuçları birlikte analiz edilir.
Lahey m.23 ile m.16 hangi noktada ayrılır?
Sözleşme m.23/1, kapsamına giren bir devlet koruma tedbirinin diğer taraf devletlerde kural olarak kendiliğinden tanınmasını düzenler. Bu hüküm, yetkili makamın koruma tedbiri niteliğindeki kararıyla ilgilidir. İki ebeveynin beyanına dayanarak, ayrıca mahkeme müdahalesi olmadan doğan ortak velayet yetkisi ise öncelikle m.16 çerçevesinde nitelendirilir. Bütün Alman evrakını tek tip ‘tanıma-tenfiz davası’na konu etmek hukuken isabetsiz bir genellemedir.
Alman mahkemesinin sonradan velayetin tamamını veya bir kısmını değiştiren bir kararı varsa artık m.23–26’nın tanıma ve icra hükümleri tartışılabilir. M.23/2’de sayılan ret sebepleri, usul, yetki ve kamu düzeni gibi unsurlar ayrıca incelenir. Türkiye’de kararın icrası isteniyorsa m.26 ve devamındaki usul, yalnızca bilgi veya ispat amacıyla sunuluyorsa farklı belge yolu gündeme gelebilir. İşlemin niteliği netleşmeden herkese ‘önce tanıma davası açın’ denilmesi maliyet ve süre kaybına neden olabilir.
Türk Medenî Kanunu m.335–337 ile Alman kuralı neden farklı görünüyor?
TMK m.335 küçük çocuğun velayetini düzenler. TMK m.336, evlilik devam ederken ana ve babanın velayeti birlikte kullandığını belirtir. TMK m.337, ana ve baba evli değilse velayetin anneye ait olduğunu söyler; annenin küçük, kısıtlı, ölmüş veya velayetinin kaldırılmış olması durumunda hâkimin alacağı karara ayrıca yer verir. Alman BGB §1626a ise evli olmayan anne ve babanın usulüne uygun ortak beyanlarla velayeti birlikte kullanabilmesine izin verir.
Bu farklılık, ‘Türk kanununda evli olmayan ebeveynlerde anne yazıyor, dolayısıyla Almanya’da geçerli ortak velayet Türkiye’de asla etkili olamaz’ sonucunu doğurmaz. Milletlerarası bir dosyada önce Sözleşme m.16 ve m.17’nin kapsamı, çocuğun mutad meskeni ve varsa karar niteliğinde bir koruma tedbiri belirlenir. Türk hukukunun gerçekten uygulanması gereken alanlarda TMK hükümleri işletilir. Hangi hükmün nerede uygulanacağı açıkça gösterilmeden yerli ve yabancı metinlerden biri tek başına sonuç cümlesi yapılmamalıdır.
MÖHUK m.16 ve m.17 ile babalık tanıması ayrımı
5718 sayılı MÖHUK m.16, soybağının kurulmasına uygulanacak hukuk kuralını; m.17 ise soybağının hükümlerine uygulanacak hukuk kuralını içerir. Ancak Türkiye’nin taraf olduğu 1996 Lahey Sözleşmesi kapsamındaki ebeveyn sorumluluğu ve koruma tedbirlerinde MÖHUK m.1/2 gereği milletlerarası sözleşme hükümleri saklıdır. Aynı olayda soybağının babalık tanıma yoluyla kurulması, ortak velayet yetkisi ve çocuğun pasaportla seyahati farklı hukuki aşamalardır.
Alman babalık tanımasına ilişkin BGB §1594 ile ortak velayet beyanına ilişkin BGB §1626a aynı metin değildir. Türkiye’de yurt dışında yapılan tanıma işlemlerinin nüfusa bildirilmesi için 5490 sayılı Kanun m.28/5 özel düzenleme içerir. Bu maddeden, Alman ortak velayet beyanının da kendiliğinden Türkiye nüfus kütüğüne babalık gibi kaydedileceği sonucu çıkarılamaz. Önce hangi olayın tescil edileceği açıklanmalıdır.
Türkiye’de nüfus müdürlüğüne hangi belgeyle başvurulur?
Nüfus kaydında çocukla ebeveyn arasındaki soybağı görünmüyorsa önce bu kaydın hangi hukuki işlemle kurulacağı ve kimlik bilgilerinin eşleşip eşleşmediği belirlenir. Yurt dışında yapılan babalık tanıma işlemi söz konusuysa 5490 m.28/5 kapsamında onaylı Türkçe tercüme veya dış temsilcilik bildirimi değerlendirilebilir. Buna karşılık yalnızca ortak velayet beyanı varsa, nüfusa tescil edilecek olayın türü ve nüfus müdürlüğünün görev alanı ayrı saptanır. Başvurucunun isteği, kanunda bulunmayan yeni bir tescil kategorisi yaratmaz.
Belge dosyasına çocuğun doğum belgesi, kimlik ve vatandaşlık kayıtları, ebeveynlerin medeni hali, babalık tanıma belgesi, varsa Sorgeerklärung, Jugendamt sicil yazısı ve son mahkeme kararları konulur. Tasdik veya apostil ile resmî belgenin ispat niteliği sağlanır; gerektiğinde yeminli Türkçe tercüme hazırlanır. Apostil, belgenin hangi hukuk düzeninde hangi etkiyi doğurduğunu tek başına belirlemez. Kurum belirli bir belgenin içeriğini açıklatıyorsa tamamı çevrilmeden yalnız kapak sayfasıyla işlem bitirilmez.
Türkiye’de pasaport ve seyahat muvafakati nasıl değerlendirilir?
Bir çocuğun Türk pasaportuna başvurusu, Alman pasaportuna başvurusu ve Türkiye’den başka ülkeye çıkışı aynı usul değildir. Başvurunun yapılacağı devletin pasaport mevzuatı, başvuru tarihindeki temsil yetkisi ve velayet belgesinin türü ayrı ele alınır. Alman dış temsilciliklerinin küçüklerin pasaport işlemlerine ilişkin resmî açıklamasında, birlikte velayet sahibi ebeveynlerin başvurusu ve başvuruya katılamayan ebeveynin usulüne uygun muvafakati gibi belgeler ayrıca düzenlenir. Türk idaresinin işleminde de Türk pasaport mevzuatı uygulanır.
Alman Sorgeerklärung sunulması, diğer ebeveynin her uluslararası seyahat için verdiği özel muvafakatname anlamına gelmez. Aynı şekilde diğer ebeveynin tek seferlik seyahat rızası da velayeti kalıcı olarak devreden işlem değildir. Çocuk kaçırma ihtilafı, yurt dışına yerleşme izni ve rutin tatil seyahati bir arada değerlendirilemez. Taraflar arasında çekişme varsa mevcut koruma ve seyahat kararları görülmeden sınır kapısında doğabilecek sonucun kesin olduğu söylenemez.
Türkiye’deki banka, okul, hastane ve tapu işlemleri ayrı yetkiler gerektirir
TMK m.342, ana ve babanın velayetleri çerçevesinde çocuğun üçüncü kişilere karşı yasal temsilcisi olduğunu düzenler. Ancak aynı temsil yetkisi her işlem için sınırsız değildir. Okula kayıt, sağlık hizmetine rıza, bankadan para çekme veya çocuğa ait taşınmazı satma işlemlerinde farklı maddi hukuk ve usul kuralları uygulanabilir. Yabancı belgeden çocuğu temsil yetkisi çıkarılması, tapu sicilindeki mülkiyet devri için gereken tüm şekil ve izin koşullarının da karşılandığı anlamına gelmez.
Özellikle çocuk adına taşınmaz satışı veya ebeveynle çocuğun menfaatinin çatıştığı işlemlerde TMK m.345, 426 ve ilgili koruma hükümleri gündeme gelebilir. Türkiye’deki malvarlığı için ülkemizin 1996 Lahey m.55 çekincesi de göz ardı edilmez. Bu ayrımın somut açıklaması, Almanya’da atanan özel temsilcinin Türk tapusunda işlem yapması konulu ayrı incelemede yer alır. Bu makale ise velayet hakkının doğuşuna odaklanır.
Çocuk Almanya’dan Türkiye’ye taşındığında ne değişir?
1996 Lahey m.16/3 uyarınca önceki mutad mesken hukukuna göre mevcut ebeveyn sorumluluğu, mutad meskenin başka bir taraf devlete taşınmasıyla kendiliğinden ortadan kalkmaz. Bununla birlikte m.17, ebeveyn sorumluluğunun kullanılmasında yeni mutad mesken hukukunu esas alır. Dolayısıyla çocuk Almanya’dan Türkiye’ye yerleştiğinde, daha önce doğmuş ortak velayet yetkisi ile bu yetkinin Türkiye’de okul, sağlık ve günlük temsil işlerinde nasıl kullanılacağı ayrı sorular haline gelir.
Bir ziyaretin mutad mesken değişikliği olduğunu peşinen varsaymak da yanlıştır. Yerleşimin süresi, aile hayatının fiilî merkezi, eğitim ve sosyal bağlar gibi olgular birlikte değerlendirilir. Çocuğun Alman nüfus adresi bulunması tek başına tüm uyuşmazlıkları Almanya hukukuna bağlamaz. Çocuk hakkında sonradan verilmiş mahkeme kararı, koruma tedbiri veya velayetin değiştirilmesi işlemi varsa bunların tarih ve kapsamı da incelenmelidir. Geçmişte geçerli bir beyan, sonraki her değişikliği bertaraf eden sınırsız vekâlet değildir.
Belgenin Türkiye’de geçerliliğine itiraz edilirse hangi hukuki inceleme yapılır?
İdari makamın belgeden tereddüt etmesi halinde önce eksikliğin türü ayrılır: Tasdik, tercüme veya kimlik uyuşmazlığı mı var; belgenin güncelliği mi tartışmalı; yoksa uygulanacak hukuk ve temsil yetkisinin kapsamı mı çekişmeli? Tasdik eksikliği olan bir belgeyi yeni mahkeme davasıyla ‘geçerli kılmaya’ çalışmak ile gerçek bir velayet uyuşmazlığında yargısal çözüm istemek farklı yöntemlerdir. Kuruma sunulan başvurunun yazılı gerekçesini almak ve tam belge setini hazırlamak, itirazın sınırlarını belirler.
Türk mahkemesinden karar talep edilecekse milletlerarası yetki, çocuğun mutad meskeni, mevcut koruma tedbirleri ve uygulanabilir 1996 Lahey hükümleri baştan incelenir. Bir Alman mahkemesi kararının tanınması gerekiyorsa m.23–24; mahkeme müdahalesi olmadan oluşmuş ebeveyn sorumluluğu söz konusuysa m.16 merkezde tutulur. Yabancı kararın varlığı, tek taraflı beyanla kurulan yetkiyi o kararın hükmü gibi yorumlamaya izin vermez. Davanın türü eldeki yabancı evrakın hukuki niteliğine göre şekillenir.
Vekâlet, tercüme ve resmî başvuru için dosya hazırlığı
Almanya’da yaşayan ebeveynler Türkiye’de bir avukat aracılığıyla belge toplanmasını, nüfus kaydı araştırmasını veya uygun mahkemeye başvuruyu takip ettirebilir. Ancak BGB §1626c kapsamındaki velayet beyanını bizzat verme şartı, herhangi bir genel avukat vekâletnamesiyle ortadan kalkmaz. Bir avukatın dava veya idari takip vekâleti ile ebeveynlerin bizzat yapması gereken aile hukuku beyanı birbirinden farklıdır. Türkiye’de kullanılacak vekâletnamede takip edilecek işlemin kapsamı açıkça yazılır.
İş akışı; mevcut Türk ve Alman kimlik kayıtlarının karşılaştırılması, Alman belgenin son tam örneğinin alınması, çocuğun mutad mesken tarihinin saptanması, gerekiyorsa apostil veya tasdik, Türkçe tercüme, kurumun belge talebine göre başvuru ve olası idari veya yargısal itirazdan oluşur. Almanya’dan avukata vekâletname verme ve yurt dışından dava takibi rehberleri bu sürecin temsil ayağını tamamlar.
İki örnek uyuşmazlık: Baba ve annenin aynı belgeye farklı anlam vermesi
Birinci örnekte baba, Alman nüfus belgesinde adının görünmesini Türkiye’de çocuğun okul kaydını tek başına değiştirme yetkisi saymaktadır. Ancak babalık kaydı ile velayet yetkisinin kazanılması ayrı ayrı araştırılır; varsa BGB §1626a uyarınca düzenlenmiş ortak beyan ile çocuğun mutad meskeni tespit edilir. Ortak velayet sonucuna ulaşılsa bile, belirli işlemin tek ebeveyn tarafından gerçekleştirilip gerçekleştirilemeyeceği ayrıca incelenir. Örnek, hukuki değerlendirme yöntemini göstermek içindir; herhangi bir dosya hakkında gerçekleşmiş olay iddiası değildir.
İkinci örnekte anne, eski tarihli Jugendamt tek velayet yazısına dayanmakta; baba ise bu tarihten sonra mahkemenin ortak velayete ilişkin karar verdiğini bildirmektedir. Eski yazının varlığı son kararı ortadan kaldırmaz. Önce güncel ve kesinleşmiş karar alınır, çocuğun mutad meskeni ve kararın kapsamı belirlenir. Yargısal koruma tedbirinin Türkiye’de hangi etki için ileri sürüldüğüne göre Lahey m.23 ve sonraki maddeler değerlendirilir. Dosyada doğrulanmamış bir mahkeme kararı veya varsayımsal Yargıtay içtihadı kullanılmaz.
Sık sorulan sorular (12 SSS)
Sorgeerklärung tek başına Alman mahkeme kararı mıdır?
Hayır. BGB §1626a/1-1 kapsamında ebeveynlerce verilen ve BGB §1626d’deki resmî şekle bağlanan ortak velayet beyanı ile aile mahkemesinin velayet hakkında verdiği yargısal karar ayrı hukuki işlemlerdir. Türkiye’de doğru milletlerarası kural bu ayrım yapılarak seçilir.
Evli olmayan babanın çocuğun doğum kaydında adı bulunması ortak velayet için yeterli mi?
Hayır. Alman BGB §1594 uyarınca babalığın tanınması ile BGB §1626a kapsamındaki ortak velayet yetkisi aynı değildir. Önce soybağı, sonra velayetin hangi yolla doğduğu incelenir.
Ortak velayet beyanı çocuk doğmadan önce yapılabilir mi?
Evet. BGB §1626b/2, Sorgeerklärung’ın doğumdan önce yapılmasına izin verir. Belgenin uygulanacağı çocuğun kimliği, doğumdan sonraki kayıtlarıyla uyumlu olarak doğrulanmalıdır.
Ebeveyn avukatına vekâlet vererek Almanya’da Sorgeerklärung imzalatabilir mi?
BGB §1626c/1, velayet beyanını ebeveynlerin şahsen vermesini arar. Sıradan avukat vekâletnamesi bu kişisel açıklamanın yerine geçmez. Avukat diğer belge toplama ve Türk kurumları önündeki hukuki takibi yürütebilir.
Beyanın apostilli olması Türkiye’de sınırsız temsil yetkisi verir mi?
Hayır. Apostil resmî belgenin kökenini tasdik eder; belgeye sahip kişiye Alman hukukunun vermediği yetkiyi oluşturmaz. Türkiye’deki işlemin türü, çocuğun mutad meskeni, Lahey hükümleri ve ilgili Türk işlem şartları ayrıca değerlendirilir.
Lahey Sözleşmesi m.16 ile m.23 arasındaki fark nedir?
M.16, makam müdahalesi olmaksızın kanun, anlaşma veya tek taraflı işlemle ortaya çıkan ebeveyn sorumluluğuna uygulanacak hukuku belirler. M.23 ise sözleşme kapsamındaki koruma tedbirlerinin diğer taraf devletlerde tanınmasına ilişkindir. Her beyan bir mahkeme tedbiri değildir.
Çocuk Almanya’dan Türkiye’ye taşınırsa ortak velayet biter mi?
1996 Lahey m.16/3, önceki mutad mesken hukukuna göre var olan ebeveyn sorumluluğunun yeni taraf devlete geçişle sürmesini öngörür. Ancak m.17 uyarınca yetkinin kullanılması yeni mutad mesken hukukuna tabi olabilir; sonraki mahkeme kararları ayrıca değerlendirilir.
Negativbescheinigung kesin velayet kararı mıdır?
Hayır. SGB VIII §58 kapsamında Jugendamt’ın sicilde belirli kayıtların bulunup bulunmadığına ilişkin yazılı bilgisidir. Tarihi, kapsamı ve daha sonra alınmış yargısal kararlar göz önünde bulundurulmadan tüm geleceği bağlayan karar olarak kullanılmamalıdır.
Türk nüfusuna Alman velayet beyanı doğrudan ‘babalık tanıması’ olarak kaydedilir mi?
Hayır. 5490 sayılı Kanun m.28/5, yurt dışında yapılan babalık tanıma işleminin bildirimine ilişkindir. Velayet beyanı farklı bir olaydır. Kurumun yetkisi ve istenen kayıt türü ayrıca belirlenir.
Ortak velayet sahibi tek ebeveyn çocuğun Türkiye’deki evini satabilir mi?
Sadece ortak velayet belgesi satışın tüm şartlarını tamamlamaz. Tapu işleminin maddi hukuk ve şekil şartları, varsa menfaat çatışması, TMK m.345 ve m.426 ile Lahey m.55 çekincesinin etkisi değerlendirilmelidir.
Türkiye’de Alman velayet belgesi kabul edilmezse hemen tanıma davası açılmalı mı?
Her olayda hayır. Önce belgenin yalnızca beyan mı, resmî kayıt mı, yoksa yargısal koruma tedbiri mi olduğu saptanır. Tasdik veya tercüme eksikliğiyle milletlerarası tanıma ihtiyacı birbirine karıştırılmaz.
Almanya’dan gelmeden Türkiye’de dosya takip edilebilir mi?
Avukat aracılığıyla belge ve kayıt araştırması, idari başvuru ve uygun yargı süreçleri temsil şartları çerçevesinde takip edilebilir. Ancak Almanya’da şahsen yapılması zorunlu aile hukuku beyanını genel vekâletle yaptırma yolu bu sebeple açılmaz.
Mersin ofis konumu
İstanbul Ofisi – Polaris Plaza, Maslak / Sarıyer
Bakırcı & Keskin Hukuk Bürosu
Maslak Ahi Evran Caddesi, Polaris Plaza No:21, Kat:9, 34475 Sarıyer/İstanbul
İstanbul ve Mersin’deki fiziksel ofislerimizden Türkiye genelindeki dosyalar, görev ve yetki kuralları ile gerekli yerel işlemler dikkate alınarak koordine edilir. Yüz yüze görüşme için randevu sırasında tercih ettiğiniz ofisi belirtiniz.
İstanbul ofisini Google Haritalar’da açın · İletişim ve randevu
Hukuki konu hakkında iletişim
İlk iletişimde konuyu, bulunduğunuz ülke veya ili ve varsa tebliğ ya da son işlem tarihini kısaca belirtebilirsiniz. T.C. kimlik numarası, sağlık verisi veya kişisel belge göndermeyiniz. Mesajlaşma tek başına hukuki görüş veya avukatlık ilişkisi oluşturmaz.

