Danimarka Proklama İlanında Türk Alacaklının 8 Haftalık Süresi Nedir? | Dødsboskifteloven §81–83
Kısa ve Net Cevap
Danimarka proklama ilanında Türk alacaklı için temel bildirim süresi ilandan itibaren sekiz haftadır. Dødsboskifteloven §81/3, Statstidende ilanını ve süreyi; §81/5 Danimarka dışında yaşayan bilinen alacaklılara ayrıca bildirim yapılmasını; §82/1 yazılı alacak bildirimini, §82/3 kesinleşmemiş alacaklarda geçici bildirim ve ek süreyi; §83 ise geç bildirimin tereke bakımından sonucu ve istisnalarını düzenler. Bu sonuç, Türkiye’deki bütün borç ve aynî hakların kendiliğinden sona ermesi anlamına gelmez.
Bu yazıyla ilgili genel bir sorunuz mu var? Anonim soru sor
| Kanun / aşama | Sonuç |
|---|---|
| Dødsboskifteloven §81/3 | Statstidende ilanından itibaren 8 hafta |
| §81/5 | Danimarka dışındaki bilinen alacaklıya ayrıca bildirim |
| §82/1 | Yazılı alacak, faiz ve masraf bildirimi |
| §82/3 | Tutar belirlenemiyorsa geçici ve sonra kesin bildirim |
| §83/1 | Süresiz kalmış talepte tereke açısından hak kaybı |
| §83/2 | Rehin, mülkiyet ve diğer kanunî istisnalar |
Güncel Kanun Maddeleri
Dødsboskifteloven §81: Proklama, ilan, 8 haftalık süre, yabancı ülkedeki bilinen alacaklı. §82: Yazılı alacak ve geçici başvuru. §83: Süreyi kaçırma ve istisnalar. MÖHUK m.20: Mirasa uygulanacak hukuk. MÖHUK m.24: Sözleşmeden doğan borç ilişkilerinde uygulanacak hukuk. MÖHUK m.40 ve devamı: Milletlerarası yetki. HMK m.224: Yabancı resmî belgenin ispatı.

| Kontrol | İlgili kayıt ve kural |
|---|---|
| Resmî ilan | Statstidende, §81 |
| Süre başlangıcı | Yayın tarihi, §81/3 |
| Yabancı alacaklıya bildirim | §81/5 |
| Talep kalemleri | Asıl para, faiz, masraf; §82 |
| Geçici başvuru | §82/3 |
| İstisna | §83/2 |
Danimarka proklama ilanı neden sıradan bir ölüm duyurusu değildir?
Danimarka’daki bir kişinin ölümünden sonra terekenin tasfiyesinde proklama adı verilen alacaklı çağrısı yapılır. Dødsboskifteloven §81/3’e göre ilan Danimarka’nın resmî ilan organı Statstidende üzerinde yayımlanır. İlan, murisin kimlik ve ölüm bilgilerini, alacaklıların başvuru için izleyeceği kişiyi ve talebin sekiz hafta içinde bildirilmesi gerektiğini içerir. Bu ilan yalnız taziye ya da haber niteliğinde değil, kanunî süre ve hukuki sonuç doğurabilen bir çağrıdır.
Türkiye’de yerleşik bir şirket veya gerçek kişi, Danimarka’da vefat eden bir kişiden alacaklı olabilir. Örneğin Türkiye’de satılmış malın bedeli, verilen borç, Türkiye’de yapılan inşaat işinin kalan ücreti veya ödenmemiş hizmet faturası terekeye karşı ileri sürülebilir. Ancak Türk alacaklının elindeki sözleşmenin varlığı, Danimarka tereke dosyasına talebin kendiliğinden kaydedildiği anlamına gelmez. Proklama yayımlandığında talebin Danimarka usulü uyarınca bildirilmesi ayrıca önem taşır.
Danimarka ilanını izlemek ile Türk mahkemesinde doğabilecek alacak davasını değerlendirmek ayrı işlemlerdir. Dødsboskifteloven §81–83, Danimarka tereke idaresiyle alacaklı başvurularını düzenler. Türk borçlar hukuku ve milletlerarası özel hukuk açısından alacağın sözleşmesel geçerliliği, zamanaşımı ve yetkili mahkeme gibi sorular ayrıca incelenir. Tek bir ‘sekiz hafta geçti, bütün ülkelerde borç silindi’ cümlesi bu farklı hukukî sonuçları açıklamaz.
Dødsboskifteloven §81/3 neden sekiz hafta öngörür?
Dødsboskifteloven §81/3, proklama ilanında murisin adı, adresi, kimlik bilgisi ve ölüm tarihiyle birlikte alacaklıların taleplerini ilanın yayımlanmasından itibaren sekiz hafta içinde bildirmeleri gerektiğinin yazılmasını zorunlu kılar. Ölenin şahsi işletmesi varsa işletme ve CVR bilgileri de ilan kapsamına alınır. Sürenin başlangıcı alacaklının duyuruyu bir yakınından sözlü işittiği gün değil, ilgili usule uygun resmî ilan tarihidir.
Bu nedenle bir Türk alacaklı, e-posta ile ölüm haberini aldığı tarihle proklama ilanının tarihini birbirine karıştırmamalıdır. Danimarka’nın Statstidende kaydı, ilan numarası ve ilan metni dosyalanmalıdır. İlanda alacak bildiriminin yapılacağı kişi, adres veya usul belirtildiğinden yanlış kişiye gönderilen e-posta başvurunun süresinde yapıldığına ilişkin tereddüt doğurabilir. Danimarka makamına sunulan belgenin alındı kaydı güvence açısından önemlidir.
Danimarka Mahkemelerinin resmî açıklamaları da proklama sonrasında alacaklıların sekiz hafta içinde bildirim yapmasını vurgular. Ancak bu, her alacak türünün aynı hukuki sonuçla sona erdiği anlamına gelmez. Kanun §83, bazı taleplerin süre nedeniyle kaybedilmeyeceği istisnaları ayrıca sayar. Sonuca ulaşırken ilk önce ilanın gerçekten yapılıp yapılmadığı, sonra talep türü ve bildirim delili incelenir.
Türk alacaklıya ayrıca bildirim zorunluluğu ne zaman doğar?
Dødsboskifteloven §81/5, Danimarka dışında yerleşik olduğu bilinen alacaklılara proklama ve sonuçları hakkında ayrıca bildirim yapılmasını öngörür. Bu hüküm, Türkiye’de bulunan ve tereke tarafından bilinen alacaklı bakımından özel önem taşır. İlanın yalnız Danimarka’daki resmî gazetede yayımlanmış olması, bilinen yabancı alacaklıya ayrıca bildirim yükümlülüğünün değerlendirilmesini gereksiz kılmaz.
Alacaklı ‘ben Türkiye’deydim ve Danimarka’daki ilanı göremedim’ dediğinde bu olgu tek başına bütün sonuçları açıklamaz. Öncelikle terekenin kendisini bilinen alacaklı olarak tanıyıp tanımadığı, bilinen iletişim bilgileri, ayrıca bildirim gönderilip gönderilmediği ve gönderildiyse ne zaman ulaştığı araştırılmalıdır. §81/5’in uygulanması bu somut kayıtlara bağlıdır. İlanın usulüne aykırı yapıldığı iddiası da Danimarka hukukundaki tereke süreci içinde değerlendirilmelidir.
Türkiye’den Danimarka’daki terekeye daha önce gönderilmiş fatura, ihtar, banka hesabı veya yazışma, alacaklının bilinirliğine ilişkin delil olabilir. Ancak bu kayıtların §81/5 bakımından hangi sonucu doğuracağı dosyadaki belge ve Danimarka usulüyle incelenir. Alacaklının hiç bilgi almamış olmasını peşinen süreyi sınırsız hale getiren bir kural gibi sunmak da doğru değildir.
Dødsboskifteloven §82/1 alacak bildiriminde hangi unsurları arar?
Dødsboskifteloven §82/1, alacakların yazılı olarak bildirilmesini ve alacaklı talebinin yanında varsa faiz ile masraf istemlerinin de belirtilmesini düzenler. Tereke ilanında belirtilen kişi veya başvuru kanalı takip edilmelidir. Alacaklı yalnız ‘ölen kişi bana borçluydu’ biçiminde belirsiz bir cümle yazmak yerine borcun hukuki kaynağını, miktarını, para birimini, faiz ve masraf kalemlerini ayırmalıdır.
Türk alacaklı bakımından fatura, sözleşme, teslim tutanağı, banka havalesi, borç ikrarı ve varsa Türk dava veya icra dosyası gibi belgeler talebi destekleyebilir. Ancak her belgenin Danimarka makamına sunulacak tercüme ve ispat şekli aynı olmayabilir. Borç belgelerinin imza ve taraf bilgileriyle murisin kimliği eşleştirilmelidir. Bir şirket borcunu kişisel muris borcu gibi sunmak, kişiye karşı tereke talebi yöneltme bakımından ciddi nitelendirme hatasına yol açabilir.
Önce alacağın sahibi olan gerçek veya tüzel kişi, sonra borçlu olan kişinin muris olduğu, son olarak talebin ne kadarının muaccel olduğu belirlenir. Faiz ve vekâlet ücreti gibi ek kalemler için sözleşme, uygulanacak hukuk ve ilgili usul dikkate alınır. Başvuru muhatabının doğru yazılması ve bildirimin alındığına ilişkin belge elde edilmesi, daha sonraki uyuşmazlıkta ispatı kolaylaştırır.
Alacak miktarı henüz kesin değilse §82/3 hangi yolu açar?
Dødsboskifteloven §82/3, alacak veya başka bir talep henüz kesin tutarla belirlenemiyorsa ilan süresi içinde foreløbig anmeldelse, yani tahminî tutarlı geçici bildirim yapılmasına izin verir. Kanun, bu bildirimin tahminî bir tutar içermesini öngörür. Daha sonra kesin bildirim, asıl sekiz haftalık bildirim süresinin bitiminden itibaren sekiz hafta içinde yapılmalıdır. Özel koşullarda ve süresinde başvurulması halinde skifteretten bu ikinci süreyi uzatabilir.
Örneğin Türkiye’de yapılan bir taşeronluk işinin son hakedişi hesaplanmamış veya teslim edilen malda fiyat farkı uyuşmazlığı bulunabilir. Alacaklı kesin hesap çıkmadı diye ilanın süresini tamamen kaçırmak yerine §82/3’teki geçici bildirim mekanizmasının uygulanıp uygulanmadığını değerlendirmelidir. Ancak geçici bildirim yapılmasının bütün talep için sınırsız ve şekilsiz koruma sağladığı söylenemez. Kanun tahmini tutar ve sonradan kesinleştirme için ayrı koşullar getirir.
§83/1, kesin bildirimin ikinci sürede verilmemesi halinde, ön bildirimde yer alan tutarı aşan bölüm için tereke bakımından hak kaybı sonucunu düzenler. Bu nedenle geçici başvurunun tarihini ve tutarını dikkatli belirlemek gerekir. Dosyada hesap raporu, fatura listesi, sözleşme ekleri ve faiz hesaplanacak tarih ayrıca gösterilmelidir.
§83 kapsamında geç bildirim her zaman alacağı ortadan kaldırır mı?
Dødsboskifteloven §83/1, kural olarak süresi içinde bildirilmeyen taleplerin tereke içinde karşılanması hakkının kaybedileceğini belirtir. Bu sonuç Danimarka tereke tasfiyesi bakımından ciddi olabilir. Ancak §83/2, belirli talepleri bu hak düşürücü sonuçtan ayıran istisnalar içerir. Dolayısıyla sekiz haftayı kaçıran Türk alacaklıya ilk anda ‘artık hiçbir hukuki yol yok’ denilmemelidir.
§83/2’de örneğin ölümden sonra yazılı olarak ileri sürülüp süre bitmeden terekeye ulaşmış talepler, başkasına ait olduğu bilinen veya bilinebilir eşyaya dayanan bazı mülkiyet istemleri, rehin ya da benzeri güvenceyle teminat altına alınan haklar ve başka kanun gereği istisna tutulan vergi-alacakları düzenlenmiştir. Her istisnanın kendine özgü unsurları bulunur. Yalnız elinde fatura bulunması, doğrudan rehinli alacak istisnası doğurmaz.
Türk alacaklı başlangıçta hangi talebin hukukî niteliğini ileri sürdüğünü açıkça yazmalıdır: sıradan bir para alacağı mı, rehinli alacak mı, yoksa terekenin elinde bulunan kendisine ait malın iadesi mi? Aynı ekonomik olay farklı talepler oluşturabilir. Danimarka §83 istisnasına girilip girilmediği, bu nitelendirme ve gerçek belgeler üzerinden incelenir.
Rehinli alacak ve mülkiyet iddiası proklama karşısında neden farklıdır?
Dødsboskifteloven §83/2-2, terekenin elinde bulunan ancak başka kişiye ait olduğu anlaşılan veya anlaşılması gereken eşya hakkındaki mülkiyet talepleri için istisna düzenler. §83/2-3 ise rehin veya benzeri güvenceyle teminat altına alınmış talepleri ayrıca ele alır. Güvencelemenin türü, tescili, ilgili alacaklının kim olduğu ve terekenin hangi bilgileri taşıdığına göre sonuç değişir.
Örneğin Türkiye’de bir şirketin Danimarka’daki murise ödünç bıraktığı makine hâlen terekenin elindeyse şirketin mülkiyetini koruma iddiası, teslim edilmeyen makinenin satış bedeli alacağından farklıdır. Birinde aynî hak iddiası, diğerinde para alacağı söz konusu olabilir. Gerçekten hangi hakkın mevcut olduğu ve ilgili eşyanın hukukî statüsü incelenmeden §83 istisnası uygulanamaz.
Türk taşınmazına ilişkin ipotek iddiası söz konusuysa MÖHUK m.21’in taşınmaz aynî haklarında bulunduğu yer hukukunu yetkili kılması da önem taşır. Danimarka proklamasıyla Türkiye’deki taşınmazda tescilli ipoteğin Türk tapusundan otomatik silindiği sonucuna gidilemez. Danimarka tereke tasfiyesinde talebin nasıl ele alınacağı ile Türk tapu sicilinde güvencenin nasıl sona ereceği farklı hukukî sorulardır.
Danimarka tereke dosyasıyla Türk icra dosyası aynı hakka mı bakar?
Türkiye’de muris hakkında önceden açılmış bir icra takibi veya alacak davası bulunabilir. Ölüm halinde Türk usul hukuku bakımından taraf değişikliği, mirasçıların durumu ve takip işlemlerinin şartları ayrıca değerlendirilir. Danimarka’daki proklama ise yabancı tereke tasfiyesinde alacakların bildirilmesi ve karşılanmasıyla ilgilidir. Türk dosyasının açık olması, Danimarka tereke makamına talebin otomatik ulaştığını göstermez.
Danimarka’nın Dødsboskifteloven §81–83 hükümleriyle Türk icra ve borçlar hukukunun uygulama alanları ayrı değerlendirilmelidir. Ölen kişinin Türkiye’de malvarlığı bulunması, sözleşmedeki hukuk seçimi veya borcun hangi ülkeyle daha güçlü bağlantı kurduğu ayrıca incelenebilir. MÖHUK m.20 mirasa uygulanacak hukuku, m.40 ve devamı ise Türk mahkemelerinin milletlerarası yetkisine ilişkin kuralları düzenler. Bütün konular için tek cevap üretilmez.
Bu nedenle Türk icra dosyasındaki ödeme emri, alacak miktarı, kesinleşme ve varsa haciz belgeleri Danimarka tereke dosyasında doğru şekilde kullanılmalıdır. Tereke alacak bildiriminin yapılması, Türk dosyasına ilişkin bütün usulî işlemlerin kendiliğinden tamamlanması anlamına gelmez. Hangi ülkede hangi hak için hangi işlemin yapıldığı ayrı kayıt tutulmalıdır.
Statstidende ve Skifteportalen kayıtları nasıl belgeye dönüştürülür?
Proklama, Dødsboskifteloven §81/3 uyarınca Statstidende’de ilan edilir. Danimarka Mahkemeleri, tereke işlemlerinin çevrimiçi yürütüldüğü Skifteportalen üzerinden alacak bildirimi ve evrak takibiyle ilgili açıklamalar yayımlamaktadır. Bu platformlar aynı belge değildir: ilanın yapıldığı resmî yayın ile başvurunun kaydedildiği işlem sistemi birbirinden ayrılır.
Türk alacaklı önce ilan tarihi ve metnini, sonra başvuru adresini ve işlem süresini kayda geçirmelidir. Alacak bildiriminin hangi kanaldan yapıldığına ilişkin ekran görüntüsü veya elektronik alındı, başvurunun kabul edildiği anlamına gelmeyebilir; yine de gönderimin ispatında önemlidir. Dosyada resmî referans numarası, eklenen belgeler ve varsa bildirimlerin tarihleri saklanmalıdır.
Skifteportalen hesabına erişim imkânı bulunmayan kişi, ilanı görüp başvuru muhatabını tespit ederek Danimarka’daki tereke yöneticisi veya yetkili makamla iletişim usulünü planlamalıdır. Yabancı dil ve elektronik kimlik doğrulaması erişim sorunları doğurabilir; bunlar süreyi hesaplamama gerekçesi olarak kullanılmamalıdır. Danimarka makamının hangi teslim veya kayıt yöntemini kabul ettiği resmî kaynaktan öğrenilmelidir.
Türk alacaklının sözleşmesi, faturası ve faiz hesabı nasıl sunulmalıdır?
Alacağın esasına ilişkin kanun, sözleşmenin niteliğine göre değişebilir. Türkiye’de kurulan satış, hizmet, borç veya eser sözleşmelerinde 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu ilgili hükümleri ile MÖHUK m.24’ün sözleşmeden doğan borç ilişkilerinde uygulanacak hukuku belirleyen kuralı gündeme gelebilir. Ancak Danimarka tereke dosyasında bildirimin usulü bu sözleşme uyuşmazlığından farklıdır; yazılı ve tutarlı delil dosyası hazırlanmalıdır.
Başvuruda alacaklı ve borçlu kimliği, borcun kaynağı, asıl para, faiz başlangıcı, uygulanan faiz türü, masraflar ve varsa önceden yapılmış kısmi ödeme farklı satırlarda gösterilmelidir. Dødsboskifteloven §82/1’in faiz ve masraf taleplerinin bildirilmesine ilişkin hükmü bu bakımdan açıktır. Geçici bildirim gerekiyorsa §82/3 uyarınca tahminî tutar belirlenir ve sonra kesin miktar süresi içinde açıklanır.
Türkçe belgelerin Danimarkaca veya gerekli görülen başka bir dilde sunulması, belge asılları, imza ve tasdik koşulları başvuru makamının usulüne göre belirlenir. Türkiye’de noterden ihtar çekilmiş olması, bu ihtarın Danimarka tereke makamına kanuni sürede ulaştığının doğrudan kanıtı değildir. Gönderilen muhatap, teslim tarihi ve belgelerin kapsamı birlikte ispatlanmalıdır.
Sekiz hafta geçmeden yapılacak en önemli kontrol adımları
Birinci adım, Danimarka tereke dosyasının açıldığı mahkeme ve işlem yöneticisinin tespitidir. İkinci adım, Statstidende ilan metninin tarihli örneğinin saklanmasıdır. Üçüncü adım, alacaklının Danimarka dışında bilinen kişi olarak ayrıca bildirim hakkı bulunup bulunmadığının §81/5 çerçevesinde değerlendirilmesidir. Dördüncü adım, alacağın tam tutarı belirlenmişse §82/1 kapsamında yazılı bildirimin yapılmasıdır.
Beşinci adım, alacağın henüz hesaplanamaması halinde §82/3 uyarınca geçici bildirim yapılmasına gerek olup olmadığının incelenmesidir. Altıncı adım, rehin, mülkiyet ya da başka §83/2 istisnasının bulunup bulunmadığının ayrı değerlendirilmesidir. Yedinci adım, Türkiye’deki davanın veya icra takibinin varlığı ve yabancı tereke bildirimi arasındaki bağlantının kurulmasıdır.
Alacaklıya verilecek ilk hukukî cevap, yalnız ‘sekiz hafta’ sayısını tekrarlamak yerine hangi sekiz haftanın başladığını, ilanın hangi gün yayımlandığını, bildirimin kime yapılacağını ve hangi alacak kalemlerinin yer aldığını açıkça göstermelidir. Şirketlerden gelen sınır ötesi taleplerde hukukî uyuşmazlığın parasal değerinden önce süre ve delil güvenliği sağlanmalıdır.
Türkiye’den Danimarka tereke alacak takibi nasıl koordine edilir?
Türkiye’deki alacaklılar Danimarka makamıyla doğrudan iletişim gerektiren aşamalarda yerel resmî usulleri karşılayacak belge hazırlamalıdır. Türkiye’deki sözleşme ve banka hareketlerinden başlanarak alacak dökümü çıkarılır. Danimarka ilanı ve dosya bilgisiyle birlikte başvuru muhatabının kim olduğu belirlenir. Başvurunun teslimi, eklerin doğru çevirisi ve faiz talepleri yazılı hale getirilir.
Bakırcı & Keskin Hukuk Bürosunun İstanbul ve Mersin’de fiziksel ofisleri bulunmaktadır; Türkiye genelindeki alacak ve yabancılık unsurlu hukuk dosyaları Mersin’den yönetilir. Danimarka’daki tereke alacak bildirimi ile Türkiye’deki sözleşme veya icra hukukundan kaynaklanan işlemlerin ayrılması, iki süreçte yanlış süre veya yanlış temsilciyle işlem yapılmasını önlemek açısından önemlidir. Danimarka makamında yapılması zorunlu işlemler için ilgili yerel temsil koşulları ayrıca araştırılır.
Proklama bildirimi tamamlandıktan sonra da dosya bitmiş sayılmaz. Danimarka’daki talebin kabulü veya uyuşmazlık durumu, terekenin ödeme kabiliyeti ve Türkiye’deki alacak haklarının devamı ayrı takip edilir. Terekenin borca batık olması, alacaklıya ödeme yapılması veya malın belirli kişiye ait olduğunun kabulü gibi sonuçlar ilgili hukukî karar ve kayıtlara dayanmalıdır.
Sıkça Sorulan Sorular
1. Danimarka proklama alacak süresi kaç haftadır?
Dødsboskifteloven §81/3 uyarınca ilan tarihinden itibaren sekiz haftadır; alacaklının bildirimini ilanda gösterilen usulle yapması gerekir.
2. Türk alacaklıya ayrıca bildirim yapılması gerekir mi?
Dødsboskifteloven §81/5, Danimarka dışında ikamet ettiği bilinen alacaklılara proklama ve sonuçları hakkında ayrıca bildirim yükümlülüğünü düzenler.
3. Sekiz hafta geçince bütün borçlar her ülkede silinir mi?
Hayır. §83 Danimarka tereke tasfiyesinde hak kaybı ve istisnaları düzenler; Türkiye’deki alacak ve aynî hakların etkisi ayrıca değerlendirilir.
4. Alacak kesin değilse ön bildirim mümkün mü?
Evet. Dødsboskifteloven §82/3 tahminî tutarlı geçici bildirime izin verir ve sonradan kesin bildirim için ayrıca sekiz hafta öngörür.
5. Rehinli alacak sekiz haftalık süreden etkilenir mi?
Dødsboskifteloven §83/2 güvenceyle teminat altındaki belirli haklar için istisna içerir; güvencenin gerçek niteliği ve şartları ayrıca incelenir.
6. Statstidende ne demektir?
Danimarka’da proklama ilanının yayımlandığı resmî duyuru organıdır. Dødsboskifteloven §81/3 ilanı burada öngörür.
7. Skifteportalen alacak bildirimi için kullanılabilir mi?
Danimarka mahkemelerinin tereke işlemleri için dijital portalıdır; somut dosyada izin verilen başvuru ve doğrulama yöntemi kontrol edilmelidir.
8. Ölen kişinin Türkiye’deki icra dosyası alacağı korur mu?
Türk dosyasının varlığı Danimarka proklama bildirimini kendiliğinden yerine getirmez; iki ülkenin usul kuralları ayrı ele alınır.
9. Türkiye’deki fatura Danimarka tereke talebi için yeterli mi?
Fatura delil olabilir, ancak borçlu-muris ilişkisi, alacağın tutarı, faiz ve masraf kalemleri ile yazılı bildirim §82 kapsamında hazırlanmalıdır.
10. Mülkiyet iddiası ve para alacağı aynı mı?
Hayır. Dødsboskifteloven §83/2-2 başkasına ait eşya bakımından özel istisna içerebilir; para alacağı farklı hukukî taleptir.
11. Proklama tarihi ölüm günü müdür?
Hayır. Dødsboskifteloven §81’deki sekiz hafta, ilgili proklama ilanının yayımlandığı tarihle bağlantılıdır.
12. Danimarka proklama dosyası Türkiye’den yürütülebilir mi?
Türk alacak ve delil dosyası buradan hazırlanıp Danimarka’nın öngördüğü usulle bildirilebilir; yerel temsil gereklilikleri ayrıca kontrol edilir.
İlgili Site İçi Hukuk Rehberleri
- Danimarka bobestyrer ve tereke yöneticisinin yetkisi
- Danimarka Skifteretsattest ve Türk mirası
- Arveafkald ve Türkiye’de mirasın reddi
- Danimarka para alacağı ilamının Türkiye’de tenfizi
- Yabancı belgelerde apostil ve tercüme
Resmî Mevzuat ve Kaynaklar
- Danimarka Dødsboskifteloven §81–83 tam metni
- Dødsboskifteloven PDF: Proklama hükümleri
- Danmarks Domstole: Proklama 8 haftalık süre rehberi
- Danmarks Domstole: Tereke açılış kaydı ve alacak
- TBMM: MÖHUK m.20, 24 ve milletlerarası yetki
- Dışişleri Bakanlığı: Yabancı belgeler ve konsolosluk işlemleri
Yazar ve Hukukî Bilgilendirme
Av. Halil Bakırcı, Mersin Barosu sicil 3472, Bakırcı & Keskin Hukuk Bürosu. Türkiye’deki alacak ve milletlerarası hukuka ilişkin dosyalar tek fizikî ofis olan İstanbul ve Mersin ofislerinden yönetilir ve koordine edilir. Danimarka tereke proklama bildirimiyle bağlantılı Türkiye alacak dosyalarının belge ve süre denetimi için +90 552 224 43 66.
Genel hukukî bilgilendirme niteliğindeki bu yazı, somut alacağın kabul edildiği veya hak kaybının kesinleştiği anlamına gelmez. Danimarka tereke usulü ile Türkiye’deki haklar resmî belge ve kanunlarla ayrı değerlendirilmelidir.
Mersin Ofisi ve Türkiye Genelindeki Alacak Dosyaları
İhsaniye Mahallesi 4903. Sokak Profit İş Merkezi No:23, Kat:3, Daire:14 Akdeniz/Mersin.
İstanbul Ofisi – Polaris Plaza, Maslak / Sarıyer
Bakırcı & Keskin Hukuk Bürosu
Maslak Ahi Evran Caddesi, Polaris Plaza No:21, Kat:9, 34475 Sarıyer/İstanbul
İstanbul ve Mersin’deki fiziksel ofislerimizden Türkiye genelindeki dosyalar, görev ve yetki kuralları ile gerekli yerel işlemler dikkate alınarak koordine edilir. Yüz yüze görüşme için randevu sırasında tercih ettiğiniz ofisi belirtiniz.
İstanbul ofisini Google Haritalar’da açın · İletişim ve randevu
Hukuki konu hakkında iletişim
İlk iletişimde konuyu, bulunduğunuz ülke veya ili ve varsa tebliğ ya da son işlem tarihini kısaca belirtebilirsiniz. T.C. kimlik numarası, sağlık verisi veya kişisel belge göndermeyiniz. Mesajlaşma tek başına hukuki görüş veya avukatlık ilişkisi oluşturmaz.
