B&KBakırcı & KeskinHUKUK BÜROSU
TR
TürkçeEnglishDeutschРусскийالعربية中文
Menü

Danimarka’da Arveafkald Türkiye’de Mirasın Reddi Sayılır mı? | Arveloven §42, TMK 605–610

Kısa ve Net Cevap

Danimarka’da düzenlenen arveafkald (mirastan vazgeçme) belgesi, Türkiye’deki mirasın reddi beyanının otomatik yerine geçmez. Türkiye’de Türk hukukuna tabi bir mirasın reddi için 4721 sayılı Türk Medenî Kanunu’nun 605, 606 ve 609. maddelerindeki hak, süre ve beyan koşulları uygulanır. Mirasın reddi kural olarak üç ay içinde ve sulh hukuk mahkemesine kayıtsız şartsız beyanla yapılır. Danimarka’daki arveafkald işlemi ise kendi hukukî çerçevesinde ve ilgili Danimarka tereke dosyasında sonuç doğurur.

Danimarka’da yerleşik olmak, Türkiye’deki tereke ve Türk mahkemesi önündeki usul kurallarını ortadan kaldırmaz. 5718 sayılı MÖHUK m.20 uygulanacak hukuku, m.43 ise yabancılık unsuru içeren miras davalarında Türk mahkemelerinin milletlerarası yetkisini belirler. Türkiye’deki bir taşınmaz bakımından MÖHUK m.20/1 açık biçimde Türk hukukunu işaret eder. Bu ayrım yapılmadan Danimarka’daki belgeyle Türkiye’de borçlardan kurtulunduğu sonucuna varılamaz.

Kısa Özet
SorunTürk hukukundaki karşılığı
Danimarka arveafkald belgesiTürkiye’de kendiliğinden TMK m.609 ret kaydı değildir
Ret süresiTMK m.606: kural olarak 3 ay; başlangıç somut mirasçılık sıfatına göre belirlenir
Görevli makamTMK m.609: sulh hukuk mahkemesi
Türkiye’deki taşınmazMÖHUK m.20/1: Türk hukuku
Danimarka’nın AB miras sistemi650/2012 sayılı Tüzüğe katılmıyor

Güncel Kanun Maddeleri: Mirasın Reddi ve Yabancılık Unsuru

TMK m.605: Yasal ve atanmış mirasçılar mirası reddedebilir; ölüm tarihinde ödemeden aczi açık veya resmen belirli olan mirasbırakanın mirası reddedilmiş sayılır. TMK m.606: Kural olarak üç aylık süre uygulanır. TMK m.609: Ret, sulh mahkemesine kayıtsız ve şartsız beyanla yapılır. MÖHUK m.20/1: Türkiye’deki taşınmazlara Türk hukuku uygulanır. MÖHUK m.43: Mirasa ilişkin davalarda Türkiye’deki son yerleşim yeri, bu yoksa tereke mallarının bulunduğu yer yetki bağlantısıdır.

Danimarka arveafkald ve Türkiye'de mirasın reddi: üç aylık süre, sulh hukuk mahkemesi ve MÖHUK hükümleri
Danimarka’daki tereke belgesinin niteliği ile Türkiye’deki ret beyanı birbirinden ayrılmalıdır.

Danimarka’da Arveafkald Nedir; Türkiye’de Mirasın Reddiyle Aynı mıdır?

Danimarka’daki açık kanun dayanağı Arveloven §42’dir. Arveloven §42/1, mirasçının beklenen mirastan veya ölümle açılmış mirastan bedelli ya da bedelsiz vazgeçmesini düzenler. §42/2’ye göre miras açılmadan önceki vazgeçme beyanı mirasbırakana yöneltilir; §42/3’e göre vazgeçmenin altsoya etkisi, onların miras hakkının açıkça saklı tutulup tutulmadığına bağlıdır. Danimarka Boafgiftsloven §5 ise, ölüm sonrasında vazgeçmenin tereke vergisi bakımından kim lehine, ne zaman ve hangi koşullarla bildirilmesi gerektiğini ayrıca düzenler. Özellikle §5/4’te nihai tereke hesabı sunulmadan önce bildirim ve dağıtıma ilişkin süre koşulları yer alır. Arveloven §42’nin medeni hukuk sonucu ile Boafgiftsloven §5’in vergi sonucu birbirine karıştırılamaz. Türk hukukundaki TMK m.528, 545 ve m.605–610 kurumları ayrıca uygulanacak hukuk açısından sınıflandırılmalıdır.

Hayır, iki kavram aynı belge veya aynı makam işlemine indirgenemez. Danimarka hukukunda arveafkald, mirasa ilişkin haktan vazgeçmeyi anlatan bir kavramdır. Danimarka’nın 2026 tarihli resmî hukukî açıklamasında, ölümden sonra yapılan arveafkald işlemlerinin skifteret nezdinde ve terekenin nihai hesabının sunulmasına ilişkin zaman koşulları içinde ele alındığı belirtilir. Bu işlemde kimin lehine vazgeçildiği ve tereke vergisine ilişkin sonuçlar da önem taşır. Türk hukukunda ise ölümden sonra mirasçının tek taraflı ret beyanı, TMK m.605–609 ile belirlenmiş ayrı bir usuldür.

Türkçe karşılıkları benzediği için Danimarka’da arveafkald belgesi imzalayan bir mirasçının Türkiye’de de mirası reddettiği varsayımı hatalıdır. Türk makamı belgenin gerçek mahiyetini, düzenleyen makamı, hukuka göre doğurduğu sonucu ve Türk kanunlar ihtilâfı kurallarını birlikte inceler. Belgenin adının çeviride “feragatname” ya da “ret belgesi” olarak yazılması bu hukukî nitelendirmeyi tek başına değiştirmez. Özellikle Türkiye’de murise ait taşınmaz veya Türk alacaklılarına karşı borç varsa ayrıca Türk miras hukuku değerlendirmesi gerekir.

Türk hukukunda mirastan feragat sözleşmesi de üçüncü bir kurumdur. TMK m.528, mirasbırakan ile mirasçı arasında yapılan mirastan feragat sözleşmesini düzenler. Bu kurum, mirasbırakanın ölümünden sonra mirası reddetme beyanıyla aynı değildir. Dolayısıyla dosyada “arveafkald”, “mirastan feragat” ve “mirasın reddi” terimlerini aynı hukuki işlem gibi kullanmak üç farklı sistemin sonuçlarını karıştırır.

Danimarka–Türkiye Mirasında Hangi Ülkenin Hukuku Uygulanır?

5718 sayılı Milletlerarası Özel Hukuk ve Usul Hukuku Hakkında Kanun’un 20. maddesinin birinci fıkrasına göre miras, ölenin millî hukukuna tâbidir; ancak Türkiye’de bulunan taşınmazlar hakkında Türk hukuku uygulanır. Bu nedenle mirasbırakanın vatandaşı olduğu ülke, ölüm tarihinde sahip olduğu vatandaşlıklar ve her tereke unsurunun niteliği ayrı ayrı belirlenir. Danimarka’da ikamet eden her kişi Danimarka vatandaşı değildir. İkamet bilgisi ile vatandaşlık kaydı eş anlamlı değildir.

MÖHUK m.20/2, mirasın açılması sebepleri, iktisabı ve taksimine ilişkin hükümleri terekenin bulunduğu ülke hukukuna bağlar. MÖHUK m.21, taşınmaz üzerindeki aynî hakların malın bulunduğu ülke hukukuna tabi olduğunu düzenler. Bu hükümler sebebiyle Türkiye’deki ev, tarla veya dükkânla Danimarka’daki banka hesabının aynı belgeyle aynı usulde tasfiye edileceği söylenemez. Mirasçı için doğru yöntem, terekenin malvarlığı haritasını ülke ve varlık türü temelinde hazırlamaktır.

650/2012 sayılı Avrupa Birliği Miras Tüzüğü konusunda da önemli bir istisna vardır. Tüzüğün 83. gerekçesi ve Avrupa Komisyonunun resmî açıklaması uyarınca Danimarka bu Tüzüğe katılmamaktadır. Türkiye de bu düzenlemenin uygulandığı bir AB üyesi devlet değildir. Bu sebeple Danimarka’daki arveafkald beyanının Türkiye’de otomatik kaydedileceği sonucu AB Miras Tüzüğünden çıkarılamaz. Danimarka’da düzenlenen tereke belgeleri ayrıca Skifteretsattest ve Türk mirasçılık belgesi farkıyla birlikte okunmalıdır.

Mirasın Reddi Başvurusunun Unsurları
UnsurKontrol noktası ve kanun
Mirasçı sıfatıYasal veya atanmış mirasçı – TMK m.605
SüreÜç ay ve başlangıç olgusu – TMK m.606–608
BeyanKayıtsız şartsız ret – TMK m.609
Hak düşümüSüre veya terekeye müdahale – TMK m.610
Uluslararası bağlantıUygulanacak hukuk ve yetki – MÖHUK m.20, 43

TMK 606’da Üç Aylık Ret Süresi Ne Zaman Başlar?

TMK m.606 açık bir süre kuralı getirir: miras üç ay içinde reddedilebilir. Yasal mirasçı için başlangıç, mirasçı olduklarını daha sonra öğrendikleri ispat edilmedikçe mirasbırakanın ölümünü öğrendiği tarihtir. Vasiyetname ile atanmış mirasçı açısından süre, tasarrufun kendisine resmen bildirildiği tarihten başlar. Bu nedenle “ölüm belgesinin Danimarka’da alınması” veya “Skifteretten’den mektup gelmesi” her dosyada Türk hukukundaki başlangıç tarihiyle aynı kabul edilemez.

Danimarka’da ikamet eden mirasçı, ölüm ve mirasçılık sıfatının öğrenildiği tarihleri destekleyen belge ve mesajları saklamalıdır. Ölüm haberini aldığı tarih, resmi bildirimler, nüfus kayıtları ve varsa vasiyetname bildirimi farklı delil başlıklarıdır. Yasal mirasçı için kritik bilgi yalnızca ölüm tarihi değil, ölümün öğrenildiği tarihtir. TMK m.607, koruma önlemi olarak terekenin yazımında sürenin yazım işleminin bittiğinin sulh hâkimince bildirilmesiyle başladığı özel durumu ayrıca düzenler.

TMK m.608, ret hakkını kullanmadan ölen mirasçının hakkının kendi mirasçılarına geçmesini ayrıca açıklar. Bir ailede peş peşe ölümler yaşandığında aynı dosyada birden fazla başlangıç tarihi ortaya çıkabilir. İlk murisin ölüm tarihinden tek bir üç aylık hesap çıkarıp bütün mirasçılara uygulamak doğru değildir. Ret hakkı her mirasçı ve her geçiş bakımından değerlendirilir.

Türkiye’de Mirasın Reddi Hangi Makama ve Nasıl Beyan Edilir?

TMK m.609 uyarınca ret, sulh hukuk mahkemesine sözlü veya yazılı beyanla yapılır. Ret beyanı kayıtsız ve şartsız olmalıdır. Sulh hâkimi beyanı tutanağa geçirir; süresi içinde yapılan ret, özel kütüğe kaydolur ve isteyen mirasçıya belge verilir. Bu yasal mekanizma ile Danimarka’daki skifteret dosyasına yazılan arveafkald beyanı birbirinden farklıdır. Türkiye’deki ret işlemi için hangi mahkemenin görevli ve yetkili olduğu ayrıca saptanır.

Adalet Bakanlığı mevzuat sisteminde yer alan mirasın reddi usulüne ilişkin düzenleme de yetkili vekilin yaptığı beyanın tutanağa alınmasını, vekâletnamenin tutanağa eklenmesini ve ret kaydının tutulmasını açıklar. Bir başvuru dilekçesinin yalnızca “miras istemiyorum” ifadesini taşıması yeterli bir dosya planı değildir. Mirasbırakanın kimliği, ölüm bilgisi, başvuranın mirasçılık sıfatı, sürenin başlangıcı ve açık ret iradesi tam olarak gösterilmelidir.

İşlem sonucunda alınacak mahkeme kayıt belgesinin saklanması da önemlidir. Türkiye’de bir banka, icra dosyası veya başka bir mirasçıyla ileride uyuşmazlık yaşandığında ret beyanının zamanında ve doğru makam önünde yapıldığını gösterecek asıl dayanak bu kayıttır. Danimarka’daki belgenin yalnızca aslına sahip olmak, Türk mahkemesinin ret kaydı bulunduğu anlamına gelmez.

Danimarka’dan Türkiye’ye Gelmeden Miras Reddedilebilir mi?

Uygun kapsamda temsil yetkisi verilerek Türkiye’deki başvuru avukat aracılığıyla yürütülebilir. Bu işlemde asıl mesele Danimarka’dan uzakta bulunmak değil, mirası reddetme iradesinin vekâletnamede tereddüde yer vermeyecek biçimde yer alması ve ret beyanının süresi içinde yetkili sulh hukuk mahkemesine ulaştırılmasıdır. Mirasın reddi için düzenlenen vekâletin metni, yalnızca genel dava takibi veya tapu işlemleriyle sınırlı kalmamalıdır.

Dışişleri Bakanlığının konsolosluk işlemleri açıklamaları, yurt dışındaki Türk temsilciliklerinde vekâletname düzenlenebileceğini ve işlem için kimlik belgelerinin ibrazını açıklar. Kopenhag’daki temsilcilik üzerinden yapılacak noterlik işlemi için randevu ve gerekli belgeler resmî konsolosluk sisteminden kontrol edilmelidir. Sitedeki Danimarka Türk konsoloslukları ve vekâletname rehberi, başvurunun lojistik kısmına yardımcı olur.

Danimarka yerel noterinde düzenlenmiş bir belgenin Türkiye’de kullanılması ise farklı bir tasdik ve tercüme zincirine tabidir. Ülkenin yetkili makamının apostil şerhi, gerektiği şekilde Türkçe tercüme ve ilgili işlem türünün şekil koşulları kontrol edilmelidir. Yabancı noter onayı ile Türk konsolosluğunda düzenleme şeklinde yapılmış bir vekâletname her işlem açısından eşit kabul edilmez. İşlem metni hazırlanırken Türkiye’de başvuruyu yapacak avukata ihtiyaç duyulan yetki tek tek gösterilmelidir.

Arveafkald Belgesi, Apostil ve Tercüme Dosyasında Neler Kontrol Edilir?

Danimarka dosyasında ölüm belgesi, ilgili skifteret yazıları, arveafkald beyanı, mirasçıları gösteren aile kayıtları, varsa vasiyetname ve tereke yöneticisinin kimliğine dair belgeler bulunabilir. Türkiye’ye sunulan her belgenin hangi olguyu kanıtladığı ayrı belirtilmelidir. Örneğin ölüm belgesi ölümü, arveafkald irade açıklamasını, Skifteretsattest tereke işlemlerinde temsil veya işlem yetkisini gösterebilir. Bunların hiçbiri tek başına tüm malvarlığı için Türk hukukundaki ret sonucunu ispat eden mahkeme kaydı değildir.

Apostil, belge içeriğinin Türk hukukuna uygun bulunduğu anlamına gelmez. Yabancı resmî belgenin imza, mühür ve düzenleme sıfatına ilişkin tasdik sorunu ile belgenin maddî hukuk etkisi ayrı meselelerdir. Türk mahkemesinde yabancı belge sunulmasında HMK m.224 ve ilgili uluslararası sözleşmeler önemlidir. Konunun ayrıntısı için apostil ve yabancı belge kullanımı rehberi incelenebilir.

Özellikle Danimarka belgelerinin başlıklarının çevrilmesinde hata yapılmamalıdır. “Arving” (mirasçı), “bo” (tereke), “skifteret” (tereke işlemlerini yürüten mahkeme) ve “arveafkald” aynı Türkçe kelimeyle karşılanamaz. Tercüme edilmiş dosyada her belgenin aslı, tarihi, düzenleyen makamı, ekleri, kişi adları ve başvuru numaraları ile bağ kurulmalıdır. Dava dilekçesi, belgelerin hukukî sonuçlarını ayrıca tartışmalıdır.

Tereke Borçları, Hükmen Ret ve Üç Aylık Süre Farkı

TMK m.605/1 yasal ve atanmış mirasçılara mirası reddetme hakkını verir. Aynı maddenin ikinci fıkrası, ölüm tarihinde mirasbırakanın ödemeden aczinin açıkça belli veya resmen tespit edilmiş olması hâlinde mirasın reddedilmiş sayılacağını düzenler. Bu hüküm hükmen ret olarak anılır. Mirasın süresi içinde gerçek ret beyanıyla reddedilmesi ve kanunun öngördüğü aciz koşullarında reddedilmiş sayılması farklı hukukî meselelerdir.

Danimarka’da murisin borçlu olması, yalnız Danimarka vergi idaresinden borç yazısı gelmesi ya da bir tereke evrakında eksik bakiye görülmesi tek başına TMK m.605/2 koşullarını otomatik kanıtlamaz. Esas alınan, mirasbırakanın ölüm anındaki ödeme aczinin kanunda aranan açıklık veya resmî tespit düzeyinde bulunmasıdır. Türkiye’deki borçların, hacizlerin, icra dosyalarının ve malvarlığı kayıtlarının birlikte toplanması bu nedenle önem taşır.

TMK m.610 ise başka bir risk getirir: yasal sürede mirası reddetmeyen mirasçı mirası kayıtsız şartsız kazanır; ret süresi dolmadan terekeye olağan yönetim dışında müdahale eden, tereke mallarını gizleyen veya kendine mal eden kişi de ret hakkını kaybedebilir. Ölen kişinin Türkiye’deki hesabından kişisel harcama yapmak, aracı satmak veya miras malını kendisine geçirmek gibi davranışlar ret incelemesini ağırlaştırır. Sırf süreleri korumaya yönelik dava veya icra takibi açılması ise TMK m.610 son cümlesiyle ayrı tutulmuştur.

Miras Reddedilince Çocuklar ve Diğer Mirasçılar Ne Olur?

TMK m.611 uyarınca yasal mirasçılardan biri mirası reddederse, onun payı miras açıldığı zaman kendisi sağ değilmiş gibi hak sahiplerine geçer. Bu sonuç nedeniyle Danimarka’da yaşayan yetişkin bir mirasçının yalnız kendi adına ret beyannamesi vermesi, onun altsoyu veya diğer mirasçılar açısından sonuçların bittiği anlamına gelmez. Ret iradesinin kim adına açıklandığı ile ret sonucunda miras sırasına kimin girdiği ayrı değerlendirilir.

Çocuk adına yapılacak işlemler bakımından yaş, velayet veya vesayet, temsilcinin çıkar çatışması ve gerekli mahkeme işlemleri ayrıca kontrol edilir. Ergin mirasçı ile küçük mirasçı adına aynı standart metni kullanmak güvenli değildir. TMK m.612 de en yakın yasal mirasçıların tamamının mirası reddetmesi hâlinde özel tasfiye rejimini düzenler. Bu nedenle bütün kardeşlerin veya bütün çocukların ret kararı vereceği bir dosyada, işlemler başlamadan sonuç zinciri hazırlanmalıdır.

Hukukî sonuç yalnız bir taşınmaza ilişkin değildir: mirasın reddi kural olarak mirasçılık sıfatının ilgili tereke bakımından bütününe yönelir; “borçları reddedip taşınmazı almak” şeklinde koşullu bir ret TMK m.609’daki kayıtsız şartsızlık şartıyla bağdaşmaz. Terekede hem borç hem gelir getirici malvarlığı varsa, karar öncesinde banka, tapu, araç, şirket payı ve takip dosyaları eksiksiz araştırılmalıdır.

Danimarka’da Yaşayan Mirasçının Türkiye’deki Yetkili Mahkemesi

Yabancılık unsuru taşıyan miras işlerinde 5718 sayılı MÖHUK m.43 temel bağlama noktalarından biridir. Maddeye göre mirasa ilişkin davalar, ölenin Türkiye’deki son yerleşim yeri mahkemesinde; son yerleşim yeri Türkiye’de değilse terekeye dahil malların bulunduğu yer mahkemesinde görülür. Bunun yanında gerçek ret beyanının TMK m.609’daki niteliği ve çekişmesiz yargıdaki özel yetki düzenlemeleri ayrı incelenmelidir. Her miras dosyasını mirasçının Danimarka’daki ikamet adresine veya Türkiye’de istediği adliyeye bağlamak yanlıştır.

Özellikle murisin son yerleşim yeri Danimarka ise, Türkiye’de taşınmazın veya diğer tereke unsurunun bulunduğu yer belirlenir; milletlerarası yetki bu olgular temelinde incelenir. Yetkili mahkeme seçimi yalnız lojistik tercih değildir. Yanlış adliyeye başvuru, süre uyuşmazlığı ve yetkisizlik tartışması doğurabilir. Mersin’deki bir taşınmaz için de mahkeme belirlenirken yalnız taşınmazın konumuna değil, murisin Türkiye’deki son yerleşim yeri kayıtlarına bakılır.

Danimarka’dan Türkiye’de Mirasın Reddi: Dosyanın Doğru İşlem Sırası

  1. Muris tespiti: Ölüm belgesi, kimlik, vatandaşlıklar ve Türkiye’deki son yerleşim yeri bilgisi doğrulanır.
  2. Mirasçı tespiti: Nüfus kayıtları, evlilik ve soybağı belgeleri, varsa vasiyetname birlikte incelenir.
  3. Süre tespiti: Her mirasçı için TMK m.606 ve gerekiyorsa m.607–608 başlangıcı ayrı hesaplanır.
  4. Tereke araştırması: Tapu, bankalar, araç, şirket payı ve icra kayıtlarıyla borç ve aktifler ayrıştırılır.
  5. Danimarka belgeleri: Arveafkald ve Skifteretten kayıtlarının neyi gösterdiği, apostil ve tercüme tamlığı kontrol edilir.
  6. Türk vekâleti: Avukatın açık ret beyanı sunabilmesi için kapsamlı temsil yetkisi hazırlanır.
  7. Mahkeme başvurusu: Görev, yetki ve kayıt usulü belirlenerek kayıtsız şartsız ret beyanı süresinde sunulur.
  8. Sonuç kaydı: Mahkemenin özel kütük kaydı veya belge istenip ilerideki banka, vergi ve alacaklı yazışmalarında saklanır.

Bu sıra içinde asıl zaman kaybettiren hata, Danimarka’daki tüm tereke dosyasının bitmesini beklemek ve bu arada Türk hukukundaki ret süresini gözden kaçırmaktır. Danimarka kurumu önündeki işlemlerin takvimi ile Türk hukukundaki hak düşümü ve ret süresi ayrı incelenmelidir. Murisin Türkiye’de malvarlığı bulunup bulunmadığını araştırmak için yurt dışından Türkiye’de miras sorgulama rehberi başlangıç kaynağıdır.

Danimarka’daki İşlemin Türkiye’de Hangi Sonuçlara Yol Açtığı Nasıl Belirlenir?

Üç soru birbirinden ayrılmalıdır: Danimarka hukukuna göre arveafkald hangi kişi ve malvarlığı bakımından sonuç doğurdu; Türk kanunlar ihtilâfı kuralları ilgili miras unsuruna hangi hukuku bağlıyor; Türkiye’de bu sonucu kabul ettirecek usul ve belge nedir? İlk soruya Danimarka hukukunun resmî belgeleri, ikinci soruya MÖHUK, üçüncü soruya TMK ve usul hükümleri cevap verir. Bunların herhangi birini atlayarak “Danimarka’da reddedildi, Türkiye’de de ret tamamdır” demek doğru değildir.

Türkiye’deki bir alacaklı murisin borcu için mirasçıya başvurursa, mirasçının elindeki Danimarka arveafkald belgesinin varlığı başlı başına Türk mahkemesindeki ret kaydı yerine geçmez. Ret beyanı, süre ve uygulanacak hukuk tartışması belgeye göre ele alınır. Bunun tersine, Türkiye’de süresinde ve usulüne uygun reddedilen mirasın Danimarka’daki tereke hesaplarını kendiliğinden kapatacağı da söylenemez. İki ülkedeki dosyanın yöneticileri ve gerekirse avukatları aynı olgu listesi üzerinden çalışmalıdır.

Sıkça Sorulan Sorular

1. Danimarka arveafkald belgesi Türkiye’de doğrudan mirasın reddi sayılır mı?

Hayır. Türkiye’de Türk hukukuna tabi ret beyanı için TMK m.605, 606 ve 609 değerlendirilir; Danimarka belgesi ise ayrı bir yabancı hukuk işlemidir.

2. Danimarka’da yaşamak üç aylık ret süresini uzatır mı?

Yalnız Danimarka’da yaşamak süreyi otomatik uzatmaz. TMK m.606’daki başlangıç kuralları ve TMK m.615’teki kanunî süre uzatılması veya yeni süre verilmesi imkânı somut olayın koşullarıyla incelenir.

3. Muris Türkiye’de değil, Danimarka’da vefat ettiyse Türk mahkemesi görevli olabilir mi?

Evet. Türkiye’de mirasa konu malvarlığı bulunması ve MÖHUK m.43’teki yetki koşulları çerçevesinde Türk mahkemesi önünde işlem gerekebilir.

4. Danimarka’daki bir borç nedeniyle Türkiye’deki ev otomatik satılır mı?

Hayır. Borcun hukukî niteliği, mirasçı sıfatı, uygulanacak hukuk ve Türkiye’de takip şartları ayrı incelenir; yabancı borç kaydı tek başına Türk tapusunda satış işlemi değildir.

5. Mirası reddederken Türkiye’ye gelmem şart mı?

Her durumda şahsen gelmek zorunlu değildir. Açık kapsamlı vekâlet ve mahkemeye usulüne uygun başvuru ile temsil mümkündür.

6. Yalnız borçları reddedip evi alabilir miyim?

Hayır. TMK m.609 uyarınca mirasın reddi kayıtsız şartsız yapılır; terekenin yalnız borç kalemleri için koşullu ret beyanı geçerli bir model değildir.

7. Arveafkald için alınan apostil miras payımı Türkiye’de sıfırlar mı?

Hayır. Apostil, yabancı belgenin tasdikini ilgilendirir; Türk hukukunda miras payının ve ret işleminin maddî sonucunu tek başına belirlemez.

8. Türkiye’de daha önce mirasçılık belgesi alınmışsa mirası reddetme imkânı biter mi?

Tek başına belgenin düzenlenmesi ret hakkının düşmesini otomatik olarak göstermez; TMK m.606’daki süre ve m.610’daki tereke işlemlerine müdahale kuralları esas alınır.

9. Danimarka ve Türk vatandaşı olan kişinin mirasında hangi hukuk geçerlidir?

MÖHUK m.4 ve m.20 uyarınca vatandaşlık bağlantısı ve malvarlığının niteliği birlikte değerlendirilir; Türkiye’deki taşınmazlarda Türk hukuku uygulanır.

10. Ret beyanından sonra kardeşimin veya çocuğumun payı etkilenir mi?

Evet. TMK m.611 mirası reddeden yasal mirasçının payının kendisi miras açıldığında sağ değilmiş gibi hak sahiplerine geçmesini düzenler.

11. Danimarka’daki mahkemenin verdiği Skifteretsattest Türk veraset ilamı mıdır?

Hayır. Türkiye’de mirasçılık belgesi TMK m.598 uyarınca düzenlenir. Skifteretsattest farklı işlevde yabancı bir resmî belgedir.

12. Türkiye’deki ret başvurusunda ilk olarak hangi belge hazırlanmalı?

Ölüm, mirasçılık sıfatı ve ret süresinin başlangıcını gösteren kayıtlarla birlikte uygun vekâlet hazırlanmalıdır; Danimarka belgelerinin tercüme ve tasdik durumu kontrol edilmelidir.

Resmî Mevzuat ve Güvenilir Kaynaklar

Mersin Ofisi ve Türkiye Genelinde Dosya Takibi

Bakırcı & Keskin Hukuk Bürosunun Mersin ofisi İhsaniye, 4903. Sk. Profit İş Merkezi No:23 Kat:3 Daire:14, 33070 Akdeniz/Mersin adresindedir. Danimarka’dan gelen başvuruların Türkiye’deki dava ve işlemleri yetki kuralları ve vekâletname kapsamına göre Mersin’den koordine edilir.

İstanbul Ofisi – Polaris Plaza, Maslak / Sarıyer

Bakırcı & Keskin Hukuk Bürosu

Maslak Ahi Evran Caddesi, Polaris Plaza No:21, Kat:9, 34475 Sarıyer/İstanbul

İstanbul ve Mersin’deki fiziksel ofislerimizden Türkiye genelindeki dosyalar, görev ve yetki kuralları ile gerekli yerel işlemler dikkate alınarak koordine edilir. Yüz yüze görüşme için randevu sırasında tercih ettiğiniz ofisi belirtiniz.

İstanbul ofisini Google Haritalar’da açın · İletişim ve randevu

Hukuki konu hakkında iletişim

İlk iletişimde konuyu, bulunduğunuz ülke veya ili ve varsa tebliğ ya da son işlem tarihini kısaca belirtebilirsiniz. T.C. kimlik numarası, sağlık verisi veya kişisel belge göndermeyiniz. Mesajlaşma tek başına hukuki görüş veya avukatlık ilişkisi oluşturmaz.

Telefonla Araİletişim Bilgileri

tarafından hazırlanmış, Av. Emirhan Keskin tarafından incelenmiştir.

Yazar Bilgisi

, Mersin Barosu 3472 sicil numarasına kayıtlıdır. Bakırcı & Keskin Hukuk Bürosu bünyesinde ceza, aile, iş, gayrimenkul ve ticaret hukuku alanlarında hukuki danışmanlık ve dava takibi sunmaktadır.

İnceleyen: Av. Emirhan Keskin · Mersin Barosu Sicil No: 5507

    İSTANBUL · MERSİN · ÇEVRİM İÇİ

    Hukuki görüşme talebi

    Konunuzu kısaca paylaşın. Görüşme için tercih ettiğiniz ofisi veya çevrim içi seçeneğini belirtebilirsiniz.

    * İşaretli alanlar zorunludur.




    Mesaj uzunluğu0 / 1000

    Kalan karakter: 1000Boşluklar dahildir.Sınıra yaklaşıyorsunuz.1.000 karakter sınırına ulaştınız.

    Kimlik numarası, banka bilgisi veya hassas belge paylaşmayın. KVKK Aydınlatma Metni

    İlk iletişim tek başına avukatlık ilişkisi kurmaz ve yasal süreleri durdurmaz. Acil süreli konularda telefonla ulaşın.

    Bu Yazıyla İlgili Soru Sor

    Gerçek sorular yönetici incelemesinden sonra anonim olarak yayımlanabilir. İsim, telefon, kimlik numarası, dosya numarası veya özel bilgi paylaşmayın. Bu alan hukuki danışmanlık değildir.

    Gizlilik ve KVKK bilgilendirmesi

    Telefon WhatsApp