B&KBakırcı & KeskinHUKUK BÜROSU
TR
TürkçeEnglishDeutschРусскийالعربية中文
Menü

Alman Yazılım Şirketinin Kaynak Kodu Türk Müşteri Tarafından Başka Şirkete Verildiyse: FSEK ve Delil

Kısa ve Net Cevap

Alman yazılım şirketi, Türk müşterinin kaynak kodu lisans kapsamı dışında bağımsız başka bir şirkete verdiğini ileri sürüyorsa FSEK m.2, 21–22, 38, 52, 66 ve 68 ile MÖHUK m.23 ve 28 ayrımını kanıta dayalı incelemelidir. Kodun teslim edilmesi bütün mali hakların devri demek değildir; yasal bakım ve yedekleme istisnaları da yok sayılamaz. Sözleşme, hak sahipliği ve hangi kod sürümünün hangi yetkiyle kopyalandığı tespit edilmeden kesin sonuç çıkmaz.

Alman yazılım şirketi ve Türk müşteri arasında kaynak kod sürüm geçmişi ve lisans yetkilerinin teknik incelemesi
Kaynak kodun üçüncü şirkete aktarımında sözleşme, erişim kayıtları ve özgün kod ifadesinin teknik incelemesi önemlidir.

Kısa Özet

Kritik soruİlgili hukuk ve delil
Kim hak sahibi?FSEK m.18, 52; geliştirici/hak devri kayıtları
Ne kopyalandı?FSEK m.2, 21–22; sürüm/commit karşılaştırması
Hangi kullanım serbest?FSEK m.38; lisans ve bakım sınırı
Hangi hukuk uygulanır?MÖHUK m.23 ihlal, m.28 lisans sözleşmesi
Hangi delil korunmalı?HMK m.199, 219–220, 400
BaşvuruFSEK m.66, 68; tedbir ve görev ayrı incelenir

Uyuşmazlığı sınırlandırmak: lisans ihlali ile ticari sır ihlali aynı şey değildir

Almanya merkezli bir yazılım şirketi, Türkiye'deki müşterisine üretim planlama veya lojistik yönetimi uygulamasını kullanma izni verdiğinde müşterinin kaynak kodla ne yapabileceği lisansın içeriğine bağlıdır. Müşterinin uygulamayı kendi personeli için çalıştırması, bir bakım yüklenicisine sınırlı erişim açması, bütün kod deposunu başka şirkete devretmesi ve aynı koddan rakip ürün geliştirmesi birbirinden farklı fiillerdir. Bu olayda öncelikle hangi sürümün, hangi şirketin kontrolüne ne zaman geçtiği; çoğaltma, işleme veya dağıtma yetkilerinden hangisinin tartışmalı olduğu belirlenmelidir. Telif hukuku, sözleşme hukuku, ticari sır koruması ve haksız rekabet ayrı iddia ve delillere dayanabilir.

Sözleşmede “kaynak kod gizlidir” yazması tek başına her kopyalamanın telif ihlali olduğuna kesin delil değildir. Öte yandan gizlilik ibaresi bulunmayan bir sözleşmede de eser sahipliğinden doğan yetkiler ortadan kalkmaz. Ticari sır için fiilî gizlilik ve ekonomik değer, telif için kanunda korunan somut ifade, sözleşme ihlali için üstlenilen borç ve zarar bağı kurulmalıdır. Alman şirketin hedefi teknik ve hukukî kanıtla erişimi durdurmak, gerekiyorsa kaynak kod kopyalarının kullanımını önlemek ve ispatlanan hak ihlali bakımından uygun talebi seçmektir.

FSEK m.2: korunan kaynak kod ile korunmayan fikir ayrımı

5846 sayılı Fikir ve Sanat Eserleri Kanunu m.2/1, her biçim altında ifade edilen bilgisayar programlarını ve sonraki aşamada program doğurabilen hazırlık tasarımlarını ilim ve edebiyat eserleri içinde sayar. Ancak bir yazılımın kurduğu iş akışının soyut fikri, matematiksel yöntem veya arayüze temel oluşturan düşünce sırf kodun içinde bulunduğu için korunmuş ifade sayılmaz. İddia edilen alıntı, hangi kod dosyaları, fonksiyon gövdeleri, mimari seçimlerin özgün ifade taşıyan parçaları ve hazırlık tasarımları üzerindedir? Bu ayrım tazminat ve tedbir için gereklidir.

Yazılımın veri tabanı şeması, iş akışı şeması, açık kaynak modülü veya endüstri standardı algoritması her durumda aynı koruma kapsamına girmez. Ortak ve zorunlu teknik unsurların birbirine benzemesi, tek başına izinsiz çoğaltmayı ispatlamaz. Teknik bilirkişi, özgün ifade ile teknik zorunluluk alanını ayırarak sürüm eşleştirmesi yapmalıdır. Bir marka adının aynı olması, kullanıcı ekranlarının benzemesi veya iki yazılımın aynı problemi çözmesi yazılım kodunun aynen alındığının yerine geçmez.

FSEK m.18 ve m.52: hak sahibi gerçekten Alman GmbH midir?

Kaynak kodu geliştiren gerçek kişiler ile kodun mali haklarını kullanmaya yetkili şirketin konumu dosyada ayrı gösterilmelidir. Bir çalışan tarafından görev sırasında geliştirilmiş modüller, dış yüklenicinin yazdığı parçalar, daha önce satın alınan projeler ve açık kaynak bileşenler aynı hak zincirine sahip olmayabilir. FSEK m.18'de iş ilişkisi ve eser üzerindeki mali hakların kullanılmasına ilişkin çerçeve, FSEK m.52'de mali hakları konu alan sözleşme ve tasarruflar için yazılılık ve hakların ayrı ayrı gösterilmesi koşulu incelenir. Hak sahibi olduğunu ileri süren GmbH, geliştirici sözleşmelerini ve hak devri kapsamını tarih sırasıyla ortaya koymalıdır.

Alman hukukuna göre çalışma ilişkisi içinde geliştirilen programlar için UrhG §69b düzenlemesi ayrıca mevcut olabilir; fakat bunun Türk hukukunda ileri sürülen bir hakka nasıl etki edeceği uygulanacak hukuk araştırması yapılmadan varsayılamaz. Sadece şirketin fatura kesmiş olması telif yetkisinin hangi mali hakları içerdiğini kanıtlamaz. Türk müşterinin elindeki sözleşme eki, anahtar teslim lisans belgesi, bakım protokolü ve teknik ekler de ruhsat kapsamını belirler. Hak zincirinde boşluk varsa önce bu eksiklik kapatılmalıdır.

Lisansın konusu: kullanma, kopyalama, değiştirme ve alt lisans

Kurumsal bir yazılım ruhsatında kullanımın hangi tüzel kişiye, kaç sunucuya, kaç kullanıcıya ve ne süreyle verildiği açıkça okunmalıdır. Müşterinin bağlı ortaklığı, Türkiye'deki dış kaynak hizmet sağlayıcısı ve Almanya'daki grup şirketi aynı tüzel kişi değildir. Bir şirkete kullanım ruhsatı verilmesi, başka bağımsız şirkete sınırsız alt lisans veya kaynak kod devri izni bulunduğu anlamına gelmez. Bununla birlikte sözleşmede “yetkili bakım yüklenicileri” için erişim öngörülmüşse her üçüncü kişi erişimini otomatik ağır ihlal olarak nitelemek de hatalıdır.

Mali hak ruhsatına dair yazılı metin, eki, yenileme sözleşmesi, sipariş formu ve sonradan kabul edilmiş değişiklikler birlikte incelenir. Müşterinin satın aldığı şeyin sürekli kullanım lisansı mı, kaynak kod teslimli özel geliştirme mi, bakım hizmeti mi, yoksa birim bazlı SaaS erişimi mi olduğu belirleyicidir. Yazılımın çalışması sırasında yapılan teknik kopyalar ile yeni şirkete ticari ürün üretmek üzere bırakılan tam depo arasında hem amaç hem kapsam farkı vardır. Bu iki olay tek “kopyalama” sözcüğü altında birleştirilmemelidir.

Kaynak kodun teslimi mali hak devrine dönüşür mü?

Git deposuna erişim verilmesi, USB bellek üzerinde arşiv teslimi veya özel bir repository hesabı açılması, kodun fiziksel ya da dijital nüshasını kullanabilme imkânı sağlar. Bu fiil, FSEK m.52 koşullarını taşıyan mali hak devri veya geniş ruhsatla aynı işlem değildir. Sözleşmede kod müşteriye sadece sorun giderme, denetim ya da devamlı bakım amacıyla açılmış olabilir. Bu durumda üçüncü şirketin kodla yeni ürün çıkarması ile yetkili bakım mühendisinin hata düzeltmesi ayrı değerlendirilir.

Teslim tutanağının başlığında “all source code delivered” ifadesi geçmesi tek başına çoğaltma ve yayma yetkilerini sınırsız devretmeyebilir. Kodla birlikte verilen açıklamalar, sözleşmenin haklar bölümü ve yazılı kabul belgeleri değerlendirilmelidir. Kod saklama veya escrow ilişkisi varsa açılma şartının gerçekleşip gerçekleşmediği de araştırılır. Hakların tespiti tamamlanmadan karşı tarafa her kopyayı derhal silmesi talimatı verilmesi, delil kaybına yol açabileceği için teknik koruma adımları dikkatle seçilmelidir.

FSEK m.22 çoğaltma ve m.21 işleme yetkisi

FSEK m.22, bilgisayar programının geçici veya sürekli çoğaltılmasını, programın yüklenmesi, çalıştırılması, iletilmesi ve depolanmasının gerektirdiği kopyalama işlemleri dâhil geniş bir biçimde düzenler. FSEK m.21 ise eserden yararlanılarak işleme oluşturulması yönünden önem taşır. Türk müşteri bir kod deposunu farklı şirketin sunucusuna taşıdıysa bu işlemin hangi nüshaları ortaya çıkardığı araştırılır. Yetkisiz yeniden paketleme, çeviri veya uyarlama yapılmışsa kaynak kod farkları ve yeni sürümün yapısı ayrıca incelenir.

Her yazılımın kendi sunucusunda çalışırken belleğe alınması yeni bir telif ihlali davetiyesi değildir; FSEK m.38'de hukuka uygun edinen kişinin programın amaçlanan kullanımını sağlayan ve hak sınırlarına tabi bazı işlemlerine ilişkin istisnalar vardır. Temel soru ilgili işlemin geçerli lisans veya kanuni istisna kapsamında kalıp kalmadığıdır. Müşterinin bir yedekleme kopyası oluşturmasıyla bağımsız tedarikçiye kaynak kodu üzerinde ticari tasarruf yetkisi bırakması aynı hukuki olgu değildir.

FSEK m.38: hata düzeltme ve zorunlu yedekleme savunması

Hukuka uygun yazılım edinenin programı düşünüldüğü amaca uygun şekilde kullanabilmesi için gerekli bazı çoğaltma ve işleme fiilleri ile kullanımın sürdürülmesi için gerekli yedekleme FSEK m.38'de düzenlenir. Bu hükmün varlığı lisans sahibinin her yeni ticari işletmede sınırsız kurulum yapabileceği anlamına gelmez. Teknik zorunluluk, erişen kişinin yetkisi ve kullanımın kapsamı somut sözleşme ilişkisine göre araştırılmalıdır. İhlal iddiası yalnızca bir bakım şirketinin geçici olarak kod görüntülemesine dayanıyorsa bu savunma ciddi biçimde incelenmelidir.

Buna karşılık bakım işinin tamamlanmasından sonra aynı kodun başka müşterilere ürün satmak üzere çoğaltılması, yedekleme ve hata düzeltme amacının dışına çıkabilir. Teknik personelin ayrı şirkette istihdam edilmeye başlaması, eski hesaptaki yetkilerinin sürmesini meşrulaştırmaz. Sözleşmenin yüklenici erişimine izin verdiği hallerde bile alıcı şirketin izin kapsamını ve hangi erişim loglarını tuttuğunu açıklaması gerekir. Uyuşmazlığın isabetli çözümü, istisnaları yok saymak değil istisna ile lisans dışı ticari kullanımın sınırını göstermekle mümkündür.

Alman UrhG §§69a–69d neyi gösterir, neyi göstermez?

Alman Urheberrechtsgesetz §69a bilgisayar programlarının ifade biçimlerini korur; yazılıma temel oluşturan fikir ve ilkeleri doğrudan koruma konusu yapmaz. §69c çoğaltma, işleme ve dağıtma gibi izne bağlı fiilleri; §69d ise amaçlanan kullanım, belirli yedekleme ve gözlem imkânları bakımından istisnaları düzenler. Bu hükümler Almanya'daki hak zincirinin ve lisansın nasıl kurulduğunu anlamak için değerlidir; fakat Türkiye'de gerçekleşen iddia edilen ihlal hakkında Türk mahkemesinin doğrudan Alman hukukunu uygulamak zorunda olduğu sonucu çıkarılamaz.

Sözleşmenin Alman hukukuna tabi olmasıyla, Türkiye'de korunan telif hakkının ihlaline ilişkin maddi hukuk farklı bağlama kurallarına tabi olabilir. Bu nedenle Alman hukukundan seçilmiş bir cümleyle Türk hukukundaki tedbir veya tazminat koşulları ikame edilmemelidir. Alman GmbH'nin hak sahibi olmasının dayanakları, kodun nerede çoğaltıldığı ve fiilin hangi ülkelerde sonuç doğurduğu ayrı delillerle gösterilir. Birden fazla ülkede koruma isteniyorsa taleplerin coğrafi kapsamı ayrı planlanmalıdır.

MÖHUK m.23 koruma ülkesi; m.28 sözleşme hukuku ayrımı

5718 sayılı MÖHUK m.23/1, fikrî mülkiyet haklarına hangi ülke hukukuna göre koruma talep ediliyorsa o hukukun uygulanmasını öngörür. MÖHUK m.28, fikrî mülkiyet haklarına ilişkin sözleşmelerde hukuk seçimini ve seçim yoksa uygulanacak hukuka ilişkin ayrı kurallar getirir. Kaynak kodun Türkiye'de yetkisiz çoğaltıldığı ileri sürülürken sözleşmede Alman hukukunun seçilmiş olması, sözleşmesel edimler ile ihlal taleplerinin aynı hukuki rejime tabi olduğu varsayımını haklı kılmaz.

Dilekçede “lisans bedeli ödenmedi” iddiası, “kodu izinsiz çoğalttı” iddiası ve “müşteri listesini ifşa etti” iddiası ayrı vakıalar olarak tanımlanmalıdır. Her birinin hukuk seçimi, zarar ölçümü ve muhtemel yargı yeri farklılaşabilir. MÖHUK m.23/2, ihlal gerçekleştikten sonra tarafların belirli şartlarda mahkemenin hukukunun uygulanmasını kararlaştırabilmesini öngörür. Bu istisna önceden yapılmış genel lisans sözleşmesinin her ülkeye uzanan bütün ihlal iddialarını çözdüğü anlamına gelmez.

Hak sahibinin ilk delil paketi: sürüm ve hak zinciri

Alman şirket, sözleşme metniyle birlikte özgün ve iddia edilen kopyaya konu sürümün tarihli kayıtlarını muhafaza etmelidir. Kaynak depo commit kimlikleri, sürüm etiketleri, imzalı release paketleri, geliştirici görev kayıtları, telif veya ruhsat devri belgeleri, müşteriye verilmiş erişim yetkileri ve erişim değişikliği tarihleri tek kronolojiye alınır. Farklı şirketlerin benzer kod yazmış olması yerine, belirli özgün dosyaların hangi revizyondan kopyalandığı teknik olarak gösterilmelidir.

Hash değerleri değişmeyen bir dosyanın aynılığını destekleyebilir ancak tek başına kimin hangi yetkiyle kopyaladığını göstermez. Git commit yazarı alanı ve tarihinin değiştirilebilir olması, ham depo delilini dış doğrulamayla destekleme ihtiyacını artırır. Kurumsal bulut sağlayıcısının erişim logları, yetki kayıtları, fatura ve destek yazışmaları, yedeklemeler ile olayın teknik çevresini ortaya koyar. Hak sahibi şirket delili hukuka aykırı şekilde toplarsa ispat kabiliyeti ayrıca tartışmalı hâle gelebilir.

Git deposu ve bulut loglarında güvenilir delil toplama

Bir depo ekran görüntüsü, görünen kullanıcı adını ve dosyayı gösterebilir; fakat erişimin hangi kaynak IP ve kimlik doğrulama yöntemiyle gerçekleştiği, bir kopya çekilip çekilmediği ve paylaşılan erişimin süresi ayrı sorulardır. Yetkili sistem yöneticisi kuruluşun kendi hesaplarında erişim denetim kayıtlarını, audit loglarını, pull/push olaylarını, erişim anahtarı tanımlamalarını ve otomatik CI/CD çıktılarının tarihlerini saklamalıdır. Kayıtları üretirken ham log bütünlüğünü koruyan özet değerler ve saklama zinciri tutanağı düzenlenebilir.

Karşı tarafın sistemine izinsiz girerek veya hesabın parolasını ele geçirerek belge toplamak kabul edilebilir bir strateji değildir. Hak sahibi kendi hukukî denetim alanı dışındaki kayıtlar için mahkemeden delil tespiti ya da belge ibrazı isteyebilir. Müşterideki gizli depo içerikleri bilirkişiye sunulacaksa iş sırları, üçüncü kişi verisi ve gereksiz kod ifşası bakımından koruma tedbirleri düşünülmelidir. Teknik inceleme çoğu zaman bir belgeye bakmak değil kayıt zincirinin güvenilirliğini doğrulamaktır.

Bağımsız teknik bilirkişi neyi karşılaştırmalıdır?

Karşılaştırmanın konusu genel yazılım işlevi değil somut kaynak kodun korunabilir unsurlarıdır. İncelemede aynı sınıf ve fonksiyonların dizilimi, özgün hata mesajları, yorum satırları, algoritmanın serbest ifadeyle seçilmiş uygulaması, bağımlılık yapısı, değişiklik geçmişi ve tesadüfen oluşması güç ortak hatalar birlikte değerlendirilir. Ortak açık kaynak paketler, herkese açık örnek kodlar ve zorunlu standart uyum katmanları ayıklanmalıdır. “Yüzde seksen benziyor” gibi yöntemi açıklanmamış bir sayı otomatik ihlal sonucu çıkarmaz.

Bilirkişi raporunda hangi iki sürümün incelendiği, alıntıların nerede bulunduğu, eşleşmelerin özgün kısımlara mı yoksa standart kütüphanelere mi ait olduğu ve kopyalamanın zaman yönünden mümkün olup olmadığı açık yazılmalıdır. Yazılımın üretim ortamında çalıştırılmasının zorunlu kopyaları ile ticari ikincil dağıtım birbirinden ayrılmalıdır. Rapor farklı alanlarda uzman teknik ve hukukçular tarafından incelenebilir; bilirkişinin görev sınırı hukuki nitelendirmeyi mahkemenin yerine geçerek kesin hükme bağlamak değildir.

HMK m.199, 219–220 ve 400: belge ibrazı ile delil tespiti

HMK m.199 elektronik veri ve benzeri bilgi taşıyıcılarını belge kavramı içinde ele alır. HMK m.219–220, belirli şartlarda tarafların elindeki belgelerin ibrazını düzenler. HMK m.400 ve devamı ise delilin kaybolması veya sonradan elde edilmesinin güçleşmesi tehlikesinde, şartları varsa tespit imkânı sağlar. Türk müşterinin kendi kontrolündeki depoda tutulan kodlar bakımından mahkemeden somut ve ölçülü inceleme istenmesi, hak sahibinin kendi başına uzaktan kopyalama yapmasından farklıdır.

Belge ibrazı talebi “şirketteki bütün bilgisayarları ve tüm yazışmaları verin” ölçüsüzlüğüne dönüşmemelidir. İlgili depo adı, sürüm aralığı, iddia edilen kullanım tarihleri, varsa kod eşleşmeleri ve hangi belgelerle ispat hedeflendiği açık olmalıdır. Delil tespiti tedbirle veya davanın sonunda verilecek men kararıyla karıştırılmamalıdır. Tespit raporu bir ihlalin gerçekleştiği konusunda nihai hüküm değildir; daha sonraki yargılamada değerlendirilecek delildir.

İhtiyati tedbir ve acil erişim kesme talebi

HMK m.389–390 kapsamında ihtiyati tedbir için mevcut durumda meydana gelebilecek değişiklik nedeniyle hakkın elde edilmesinin önemli ölçüde zorlaşması, imkânsızlaşması veya gecikmeyle ciddi zarar tehlikesi gibi kanuni koşullar somutlaştırılmalıdır. Alman hak sahibinin kaynak kodun hızla başka müşterilere yayılacağını düşündüğü dosyada, hangi ürün sürümlerinin dağıtımının durdurulması ve hangi erişimlerin askıya alınması gerektiği ölçülü biçimde talep edilmelidir.

Tüm müşterinin üretim sistemini sebepsiz yere kapatmayı hedefleyen geniş talep, orantılılık ve karşı teminat sorunları doğurabilir. Kodun delil niteliğini koruyan sınırlı saklama tedbiri ile fikrî hak ihlalini durduracak tedbir birbirini tamamlayabilir. Kararın teknik olarak uygulanabilir olması için etkilenen hizmetler, entegrasyonlar ve mevcut meşru kullanımlar ayrıştırılır. Tedbirin ihlalle ilgisiz kişisel verileri ifşa etmemesi ve üçüncü taraf haklarını gereksizce etkilememesi gerekir.

FSEK m.66 ve 68 taleplerini birbirine karıştırmamak

FSEK m.66, eser sahibinin mali haklarına tecavüzün refi bakımından önemli bir başvuru dayanağıdır. FSEK m.68 ise izinsiz kullanılan mali haklar yönünden maddede sayılan koşullar altında belirli bedel talepleri öngörür. “Her kaynak kod kopyasında üç kat otomatik ceza” anlatımı yanlıştır. Önce gerçekten hangi mali hakkın ihlal edildiği, hukuki lisans karşılığının nasıl belirleneceği ve somut olayda hangi istemin mümkün olduğu incelenir. Bedelin kaynağı, piyasa karşılaştırması veya benzer lisans ilişkileriyle açıklanmalıdır.

İhlal edilen fiil bakımından çoğaltma, işleme veya dağıtma hakkı farklı delil gerektirir. Aynı kopya nedeniyle tekrarlı ve çelişkili hesapla kat kat zarar kalemi yazılması savunmayla karşılaşabilir. Alman şirketin lisansını aslında Türk müşteriye verdiği, ancak müşteri içi kullanıcı sayısının aşıldığı dosya ile kodun üçüncü rakip firmaya devredildiği dosya hukuki ve ekonomik sonuç bakımından farklıdır. Zarar raporunda sözleşme geliri, ruhsat kapsamı ve üçüncü taraf ticari kullanım somutlaştırılmalıdır.

İspatlı zarar, gelir kaybı ve haksız rekabet ayrımı

Kaynak kodun başka şirkete geçmesi, hak sahibinin yeni müşteri kaybettiği, fiyatının düştüğü veya ihlal edenin belirli gelir elde ettiği iddiaları için başlangıç olgusu olabilir; fakat rakamlar yine belgeyle kanıtlanmalıdır. Lisans bedelleri, müşteriye teklif edilen proje ücretleri, işletme içi maliyetler, rakibin gerçekten sunduğu ürün ve söz konusu dönemdeki ticari anlaşmalar zarar analizi için ayrı kalemlerdir. Gelir kaybı kurgusu, her muhtemel müşterinin kesin olarak hak sahibinden satın alacağı varsayımına dayanamaz.

TTK m.54–55 haksız rekabet incelemesinde karşı tarafın ticari davranışı, dürüstlük kuralına aykırılık ve ilgili koruma mekanizmaları ayrı ortaya konur. Kaynak kodun sır niteliği ileri sürülüyorsa erişim sınırı, gizlilik bildirimi ve ekonomik değer gösterilmelidir. Her ticari sır ihlali aynı zamanda telif, her telif ihlali de otomatik olarak haksız rekabet değildir. Davanın hukuki sebepleri somut olaya göre alternatif veya birlikte ileri sürülürken aynı zarar için mükerrer tahsil amacı güdülmemelidir.

Açık kaynak kod ve üçüncü taraf bileşenler

Ürün içinde MIT, Apache, GPL, AGPL veya farklı tedarikçi lisanslarına tabi bileşenler varsa Alman yazılım şirketi bu parçaların tamamının münhasır hak sahibi olduğunu varsayamaz. Her bileşenin telif ve lisans koşulu, sürümü ve dağıtım biçimi incelenmelidir. Bir açık kaynak kütüphanesinin herkes tarafından kullanılabilmesi, şirketin ona eklediği özgün kapalı kaynak modülünün izinsiz çoğaltılabileceği anlamına gelmediği gibi, kapalı modülün varlığı da açık kaynağın şartlarını ortadan kaldırmaz.

İhlal karşılaştırmasında üçüncü taraf bileşenlerden kaynaklanan eşleşmeler ayrı gösterilmelidir. Kullanım izniyle gelen açık kaynak bildirimleri ve varsa kaynak kod sağlama yükümlülükleri de davacının kendi yükümlülüklerini etkileyebilir. Müşterinin savunması “bu kod internette var” ise gerçekten hangi dosyaların hangi kamuya açık lisansla erişilebilir olduğu belgelenmelidir. Soyut bir açık kaynak itirazı özgün kapalı kaynak modüllerin kopyalanmasını otomatik meşrulaştırmaz.

SaaS hizmetiyle kaynak kodlu teslimi ayırmak

Alman şirket yazılımı kendi bulutunda hizmet olarak sunuyor ve Türk müşteri yalnız tarayıcıdan erişiyorsa kaynak kodun normalde müşteriye teslim edilmesi gerekmez. Bu durum, fiziksel teslim edilmiş bir on-premise ürün veya kaynak kodu bakım amacıyla alınmış özel geliştirmeden ayrılır. Türk müşteri bir SaaS arayüzünü taklit ederek bağımsız bir program geliştirmişse yalnız işlev benzerliğiyle kaynak kodun çalındığı sonucuna gidilmez. Somut ifade, erişim, veri aktarma ve varsa sözleşme dışı entegrasyon iddiaları ayrı incelenmelidir.

On-premise yazılımda lisans anahtarı, kurulum paketi, kaynak arşivi, bakım hesabı ve entegrasyon dokümanı aynı hakları vermez. Müşterinin kendi sunucusunda yedekleme yapması ile kaynak depoyu üçüncü şirkete devretmesi arasında yetki farkı olabilir. Müzakereler sırasında ürünün hizmet olarak mı yoksa lisanslı nüsha şeklinde mi sunulduğu ve bakım için hangi kişilerin yetkilendirildiği belgeyle belirlenmelidir. Bu ayrım hem uygulanacak hukuk hem de teknik inceleme kapsamını değiştirir.

Şirket grubu içi aktarım: iştirak her zaman aynı lisans sahibi değildir

Alman lisansörün Türk müşterisi bir holding şirketiyse “grup şirketlerinin tümü kullanabilir” kayıtlarının varlığı özel önem taşır. Ana şirket, bağlı ortaklık, ortak girişim ve hizmet sağlayıcı birbirinden ayrı tüzel kişiliklere sahiptir. Yalnız imzacı tüzel kişiye tanınan ruhsatın başka şirketin sunucusuna kurulumu kapsadığı söylenemez; ancak sözleşme grup içinde kullanım hakkını açıkça veriyorsa her aktarımı yasak kabul etmek de mümkün değildir. Grup yapısındaki sonradan birleşme veya işletme devri, lisansın devredilip devredilemeyeceği sorusunu ortaya çıkarır.

Alıcının bağlı şirketini açıklamaması, fiilî kullanımın hangi tarihte başladığının bilinmemesi veya sözleşmede iştirak tanımının bulunmaması somut uyuşmazlığın merkezinde olabilir. Her yeni şirkete kaynak kod gönderilmiş olması üçüncü şirketin uygulamayı gerçekten kullandığına delil oluşturmayabilir; aksine kullanım logları ve ticari ürün duyuruları aktarımın sonucunu gösterebilir. Hüküm kurulmadan önce grup şirketlerinin resmî ticaret sicili kayıtları ve sözleşme ekleri birlikte değerlendirilmelidir.

Sözleşme feshi otomatik hakkın iadesini sağlar mı?

Kodu başka işletmeye verdiği iddia edilen Türk müşterinin lisansının sona erdirilip erdirilemeyeceği, sözleşme ve uygulanacak borçlar hukuku hükümlerine bağlıdır. Ağır ihlal, ihbar ve giderme süresi, fesih bildirim yöntemi, taraflara tanınan savunma imkânı ve yazılı delil araştırılmadan “sözleşme bugün bitti, bütün kopyalar yasa dışıdır” sonucuna varılamaz. Hak sahibinin sözleşmeyi sürdürmekle birlikte belirli yetkisiz kullanımın durdurulmasını istemesi de hukuki seçenek olabilir.

Sözleşme sona erdiğinde müşterinin hangi veriye erişeceği, kullanım sona ermesine rağmen hangi arşiv kayıtlarının zorunlu saklanacağı ve kodun mahkeme delili olarak muhafazası ayrı düzenlenir. Delilleri derhal silmek hem taraflara hem mahkemeye zarar verebilir. İş sürekliliği bakımından meşru müşteri verilerinin taşınmasına izin verilmesi, kaynak kodun yeni yazılım geliştirmek için kullanılmasına izin verildiği anlamına gelmez. Fesih sonrası teknik geçiş protokolü delil koruma ve fikrî hak sınırlarını birlikte gözetmelidir.

Ceza şikâyetiyle hukuk davasının amaçları farklıdır

FSEK m.71 ve 75 uyarınca bazı mali veya manevi hak ihlallerinde ceza sorumluluğu ve şikâyete ilişkin koşullar bulunabilir. Fakat kaynak kod benzerliği tespit edilince herkesin otomatik mahkûm olacağı söylenemez. Failin fiili, bilme unsuru ve suçun kanuni koşulları ayrı kanıtlanmalıdır. Bir lisans sözleşmesinin ticari yorum farkı ile bilerek yetkisiz çoğaltıp ticari dağıtım yapılması aynı şey değildir. Ceza şikâyetinin koşulları ve hak sahipliğinin belgelenmesi önemlidir.

Hukuk davasında ise ihlalin durdurulması, delil tespiti ve para talepleri gibi sonuçlar istenebilir. Her ceza soruşturması hak sahibinin özel hukuk bedel isteminin yerine geçmez; her özel hukuk ihlali de ceza hukuku anlamında suç oluşturmaz. Şikâyet süresi, yetkili makam ve somut suç vasfı konusunda dosyaya özgü değerlendirme yapılmalıdır. Doğrulanmamış suç isnadını basın veya sosyal medya üzerinden yaymak ayrı hukuki riskler doğurabileceğinden koruma için uygun usul yolu seçilmelidir.

Ticari dava, fikrî ve sınai haklar mahkemesi ve arabuluculuk

Uyuşmazlığın eser üzerindeki mali hak ihlalinden mi, doğrudan lisans bedeli alacağından mı, yoksa ticari sır/haksız rekabetten mi doğduğu görevli mahkeme ve dava şartı bakımından önem taşır. FSEK m.76 fikrî haklara ilişkin görevli mahkeme çerçevesinde; 6102 sayılı TTK m.4–5 ve m.5/A ticari uyuşmazlıklar ve belirli para talepleri bakımından değerlendirilir. “İki şirket arasındaki bütün yazılım davaları asliye ticarettedir” veya “bütün taleplerde dava şartı arabuluculuk vardır” ifadeleri doğru değildir.

Fikrî mülkiyet hakkı ihlaline ilişkin özel görev kuralı ile para alacağına dayanan ticari dava ayrımı dilekçenin gerçek talep sonucuna göre kurulmalıdır. Taraflar tahkim şartı koymuşsa bu şartın ihlal iddialarını kapsayıp kapsamadığı da incelenmelidir. Dava şartı arabuluculuk ve ihtiyati tedbir birlikte gündeme geldiğinde sürecin sırası ve hak kaybına yol açabilecek bildirimler ayrıca değerlendirilir. Görev ve yetki hatası güçlü bir teknik dosyanın usul aşamasında gecikmesine neden olabilir.

Milletlerarası yetki ve delillerin Almanya–Türkiye arasında toplanması

Türkiye'deki şirkete karşı açılacak davada MÖHUK m.40 ile HMK m.6 ve m.10 ve özel yetki kuralları incelenir. Yabancı mahkeme veya tahkim şartı varsa MÖHUK m.47 başta olmak üzere geçerlilik ve kapsam ayrıca değerlendirilmelidir. Alman yazılım şirketinin merkezi Almanya'da olması tek başına bütün davalara Alman mahkemesinin bakacağını göstermez. Aynı kod parçalarının başka ülkede de dağıtılması farklı koruma ülke hukukları ve mahkeme kararlarının tanınması sorunlarını doğurabilir.

Alman şirketin iç deposu ve çalışan sözleşmeleri Almanya'da, karşı şirketin kullanım logları Türkiye'de bulunabilir. İki ülke arasındaki belge transferinde ticari sır ve kişisel veri koruması için güvenli teslim yöntemi kullanılmalıdır. Bir ülkenin mahkemesinden alınan kararın öteki ülkede kendiliğinden icra edileceğini varsaymak doğru değildir. Milletlerarası yetki, ihtiyati tedbirin teknik uygulanabilirliği ve hükmün gerektiğinde tanınması/tenfizi olasılığı birbirinden ayrılmalıdır.

GmbHG §35: Alman şirketin dava ve sulh temsil yetkisi

Alman GmbH'nin Türk avukata vereceği yetkinin kaynağı, güncel Handelsregister kaydı ve GmbHG §35 uyarınca temsil yetkisidir. Birden çok müdürün birlikte temsil zorunluluğu bulunabilir; buna karşılık şirket esas sözleşmesi ve sicil kaydı farklı bir yetki düzeni öngörmüş olabilir. Yazılım geliştirme müdürünün teknoloji kararını imzalaması, şirket adına davadan feragat veya sulh yapmaya tek başına yetkili olduğu anlamına gelmez. Başvurudan önce yetkili organ ve imzalar doğrulanmalıdır.

Türk mahkemesine yabancı ticaret sicili, vekâletname ve gerekli tercümelerin hangi biçimde sunulacağı işlem türüne göre kontrol edilir. Alman noter onayı, apostil veya Türk konsolosluğu işlemleri somut belgeye göre değişebilir. Türkiye'de temsil olunan Alman şirket için yerel avukat üzerinden süreç yürütmek mümkündür ancak gerekli vekâlet ve davaya özel yetkiler göz ardı edilmemelidir. Gizli kaynak kodun avukat ve bilirkişiye aktarımında yalnız dosyayla ilgili kişilerce erişilebilecek güvenli kanal kurulmalıdır.

Türk müşterinin savunma dosyası: izin, bağımsız geliştirme ve kapsam

Türk şirket, karşı tarafın ileri sürdüğü kodun hangi yöntemle edinildiğini, sözleşmenin hangi sürümünün yürürlükte olduğunu, hangi çalışan veya dış hizmet sağlayıcıya bakım erişimi verdiğini ve kullanımların ruhsata ne ölçüde uygun olduğunu belgelerle açıklayabilir. İddia edilen benzerliğin açık kaynak, standardın zorunlu bileşeni veya bağımsız geliştirmenin sonucu olduğu savunuluyorsa sürüm geçmişi, eğitim kayıtları, tasarım dokümanı ve bağımsız geliştiricinin zaman çizelgesi gerekir. Sadece “biz yazdık” ifadesi teknik karşılaştırmanın yerine geçmez.

Müşterinin yazılımı çalıştırma ve gerekli yedekleme imkânına ilişkin FSEK m.38 savunması varsa teknik amaç ve gerekli kapsam belirtilmelidir. Üçüncü şirket bağımsız hizmet sağlayıcıysa somut bakım görevi ve gizlilik yükümlülüğü gösterilmelidir. Davanın açılması tek başına karşı şirketin suçlu olduğu anlamına gelmez. Hukuki karşı cevap, delillerin mahkeme kontrolünde incelenmesine imkân veren ve ticari sırrı koruyan makul usul seçeneklerine dayanmalıdır.

Uzlaşma protokolü: kopya, denetim ve gelecekteki lisans sınırları

Taraflar uyuşmazlığı anlaşmayla çözmek isterse protokol hangi sürümün ve hangi şirketin kullanımı bakımından kabul edildiğini belirtmelidir. Kopyaların silinmesi veya devre dışı bırakılması, bağımsız denetim ve ispat amacıyla belirli örneğin mühürlenerek saklanması, gelecekteki kullanım için yeni lisans verilmesi ve bedel takvimi ayrı maddelerle düzenlenmelidir. Salt “tüm dosyalar silindi” yazmak, çalışan servisler ve yedeklerin ne durumda olduğunu göstermeyebilir.

Uzlaşma, hak sahibine sınırsız denetim hakkı verir biçimde müşterinin tüm bilgisayarlarına müdahaleye dönüşmemelidir. Denetim kapsamı, seçilecek bağımsız teknik uzman, veri güvenliği, ticari sırlar, raporun paylaşılması, süre ve masraf dağılımı açık olmalıdır. Gelecekteki yazılım sürümlerinin hakları, grup şirketi kullanımı ve alt lisans yetkisi de netleştirilmelidir. Böylece ihtilaf kapatılırken aynı erişim sorununun kısa süre sonra yeniden ortaya çıkması azaltılabilir.

İlk dosya incelemesi için somut belge ve eylem sırası

Alman hak sahibi ilk olarak ticaret sicili ve temsil belgeleri, çalışan-yüklenici hak zinciri, asıl lisans ve bütün ekler, sürüm etiketleri, teslim ve erişim kayıtları, iddia edilen kopyanın bulunduğu platformla bağlantılı meşru kanıtlar, teknik karşılaştırma ve zarar belgelerini bir dosyada toplamalıdır. Sonra ilgili kod ve kullanıcı erişimi bakımından ihlalin sürüp sürmediği, acil tedbir gerekip gerekmediği, uygulanacak hukuk ve mahkemenin yetkisi ayrı değerlendirilir. Şikâyet veya tazminat yöntemi belgeler incelenmeden otomatik seçilmemelidir.

Türk müşteri ise lisansın kapsamı, kendi oluşturduğu uygulama parçaları, dış hizmet sözleşmesi, yedekleme gerekçesi, çalışma ortamı ve varsa açık kaynak lisanslarını karşı dosyada sunmalıdır. Her iki taraf da logları tahrip etmemeli ve yetkisiz erişimle yeni belge üretmeye çalışmamalıdır. Delil tespiti veya bilirkişi yapılacaksa kodun bütünlüğünü koruyan ve ilgisiz kişisel veriyi dışarıda bırakan yöntem kararlaştırılmalıdır. Sonuç iddia edenin kim olduğuna değil hak zinciri, somut fiil ve ispatın niteliğine bağlıdır.

Sık Sorulan Sorular

1. Alman yazılım şirketi Türk müşterinin kodu başka şirkete verdiğini öğrenirse ilk ne yapmalı?

Lisans ve hak zincirini, meşru erişim loglarını, sürüm tarihlerini ve delilin kaybolma riskini belirleyerek uygun ihtar ve yargısal koruma yolu değerlendirmelidir.

2. Kaynak kod Türk müşteriye teslim edilince telif hakkı otomatik devredilir mi?

Hayır. Teknik dosya teslimi ile mali hakkın devri farklıdır; FSEK m.52 kapsam ve yazılılık koşulları ayrıca değerlendirilir.

3. Kaynak kod benzerliği tek başına telif ihlalini kanıtlar mı?

Hayır. Özgün korunan ifade ile açık kaynak ve teknik zorunluluklar ayrılmalı, sürüm ve erişim zinciri incelenmelidir.

4. Türk müşteri bakım şirketine kodu verebilir mi?

Sözleşmenin bakım yetkisi ve kanuni istisnalar kapsamında olabilir; üçüncü kişinin bağımsız ticari kullanımı aynı izin sayılmaz.

5. Bir yedek kopya almak her durumda yasak mıdır?

Hayır. FSEK m.38 kapsamındaki gerekli yedekleme ve uygun kullanım koşulları incelenmelidir.

6. Alman UrhG Türk mahkemesinde otomatik uygulanır mı?

Hayır. MÖHUK m.23 koruma talep edilen ülkeyi, m.28 fikrî hak sözleşmelerinde uygulanacak hukuk rejimini ayırır.

7. Git commit veya hash delil sayılır mı?

Elektronik kayıt HMK m.199 kapsamında incelenebilir; bütünlük, aidiyet ve yetki ayrı delillerle doğrulanmalıdır.

8. Mahkeme kaynak kodun kopyasını tespit ettirebilir mi?

Koşulları varsa HMK m.400 ve devamı kapsamında ölçülü delil tespiti talep edilebilir; davacı karşı sisteme izinsiz erişemez.

9. Telif ihlalinde her zaman üç kat lisans bedeli alınır mı?

Hayır. FSEK m.68 uyarınca somut mali hak ihlali, talep türü ve bedel koşulları araştırılmalıdır.

10. Kaynak kod ticari sır olarak da korunabilir mi?

Gizlilik, ekonomik değer ve fiilî koruma önlemleri mevcutsa TTK m.54–55 ve olayın koşullarına göre başka koruma mekanizmaları gündeme gelebilir.

11. Alman GmbH Türkiye’ye gelmeden dava başlatabilir mi?

GmbHG §35 temsil kaydı ve Türkiye’de geçerli vekâlet/tercüme koşulları sağlanarak avukat aracılığıyla süreç yürütülebilir.

12. İhlal iddiası mutlaka ceza davası gerektirir mi?

Hayır. Hukuk ve ceza yollarının koşulları farklıdır; her sözleşme uyuşmazlığı otomatik suç oluşturmaz.

Resmî Mevzuat ve İlgili İçerikler

Resmî mevzuat bağlantıları somut uyuşmazlık tarihindeki değişiklikler yönünden ayrıca denetlenmelidir. Alman hükümleri doğrudan Türk mahkemesinde uygulanacak hukuk varsayımı olmadan karşılaştırmalı açıklamadır.

Konuyla İlgili Doğrulanmış Yazılar

Yazar ve Hukuki İnceleme

Av. Halil BAKIRCI — Mersin Barosu Sicil No: 3472 · Bakırcı & Keskin Hukuk Bürosu.

Mersin ve İstanbul fizikî ofislerimiz bulunmaktadır. Sınır ötesi yazılım, lisans ve fikrî mülkiyet uyuşmazlıklarında Türkiye genelindeki dosyalar Mersin ofisimizden de koordine edilir. Bilgilendirme metni belirli dosyada sonuç garantisi değildir.

Bakırcı & Keskin Hukuk Bürosu — Mersin Ofisi

Profit İş Merkezi, Akdeniz/Mersin. İstanbul ofisimiz: Polaris Plaza, Ahi Evran Caddesi No:21 Kat:9, Sarıyer/İstanbul. İletişim · Telefonla iletişim: +90 552 224 43 66.

İstanbul Ofisi – Polaris Plaza, Maslak / Sarıyer

Bakırcı & Keskin Hukuk Bürosu

Maslak Ahi Evran Caddesi, Polaris Plaza No:21, Kat:9, 34475 Sarıyer/İstanbul

İstanbul ve Mersin’deki fiziksel ofislerimizden Türkiye genelindeki dosyalar, görev ve yetki kuralları ile gerekli yerel işlemler dikkate alınarak koordine edilir. Yüz yüze görüşme için randevu sırasında tercih ettiğiniz ofisi belirtiniz.

İstanbul ofisini Google Haritalar’da açın · İletişim ve randevu

Hukuki konu hakkında iletişim

İlk iletişimde konuyu, bulunduğunuz ülke veya ili ve varsa tebliğ ya da son işlem tarihini kısaca belirtebilirsiniz. T.C. kimlik numarası, sağlık verisi veya kişisel belge göndermeyiniz. Mesajlaşma tek başına hukuki görüş veya avukatlık ilişkisi oluşturmaz.

Telefonla Araİletişim Bilgileri

    İSTANBUL · MERSİN · ÇEVRİM İÇİ

    Hukuki görüşme talebi

    Konunuzu kısaca paylaşın. Görüşme için tercih ettiğiniz ofisi veya çevrim içi seçeneğini belirtebilirsiniz.

    * İşaretli alanlar zorunludur.




    Mesaj uzunluğu0 / 1000

    Kalan karakter: 1000Boşluklar dahildir.Sınıra yaklaşıyorsunuz.1.000 karakter sınırına ulaştınız.

    Kimlik numarası, banka bilgisi veya hassas belge paylaşmayın. KVKK Aydınlatma Metni

    İlk iletişim tek başına avukatlık ilişkisi kurmaz ve yasal süreleri durdurmaz. Acil süreli konularda telefonla ulaşın.

    Bu Yazıyla İlgili Soru Sor

    Gerçek sorular inceleme ve anonimleştirme sonrasında herkese açık yayımlanabilir ve arama motorlarında görünebilir. İsim, telefon, kimlik numarası, dosya numarası veya özel bilgi paylaşmayın. Bu alan hukuki danışmanlık değildir.

    Gizlilik ve KVKK bilgilendirmesi

    Telefon WhatsApp