B&KBakırcı & KeskinHUKUK BÜROSU
TR
TürkçeEnglishDeutschРусскийالعربية中文
Menü

Danimarka Privat Skifte Türkiye’de Miras Paylaşımı Sayılır mı? Dødsboskifteloven §25–32 ve TMK 676

Kısa ve net cevap

Danimarka’daki privat skifte kararı, terekenin mirasçılarca özel yöntemle tasfiye edilmesine ilişkindir; Türkiye’deki miras konutunun Türk tapu sicilinde kendiliğinden paylaşılması veya tek bir mirasçıya devri sonucunu doğurmaz. Dødsboskifteloven §25–32 Danimarka özel tereke yönetimini; MÖHUK m.20–21 Türk taşınmazına uygulanacak hukuku; TMK m.598, 640 ve 676 Türk mirasçılık, miras ortaklığı ve paylaşma sözleşmesi koşullarını düzenler.

Bu rehber, 30 Ekim 2026 tarihli Danimarka hukuk ve resmi kaynak kontrolüne dayanır. Uskiftet bo ve bobestyrerbo bu yazının odağındaki privat skifte ile karıştırılmaz.

Kısa özet tablosu

KonuKanun ve sonuç
ŞartlarDødsboskifteloven §25/1: mirasçıların talebi, borç ve ehliyet
Birlikte yönetim§26: mirasçıların müşterek tasarrufu
Açılış envanteri§25/5: ölüm ve teslim tarihine göre süre
Alacaklı ilanı§25/4, kapitel 20: proklama
Yöneticiye geçiş§30: belirli ihtilaf ve gecikme sebepleri
Boopgørelse§31–32: kesim günü ve 15 ay
Türk taşınmazıMÖHUK §20/1, §21; TMK 598, 640, 676
Danimarka privat skifte tasfiyesi ve Türkiye miras paylaşma sözleşmesinin hukuki farkı
Danimarka özel tereke hesaplaşmasıyla Türk tapu intikali farklı işlemlerdir.

Güncel kanun maddeleri

Danimarka Dødsboskifteloven §25–35, Türk 5718 sayılı MÖHUK m.20–21, TMK m.598–599, 640, 676, HMK m.224. Sürelerin hesabında ölüm ve terekenin mahkemece teslim tarihi ayrı denetlenir.

Privat skifte: Mirasçıların Danimarka tereke yönetimini birlikte üstlenmesi

Danimarka hukukunda privat skifte, ölümden sonra terekenin belirli şartlarda mirasçılar tarafından yönetilmesi ve tasfiye edilmesi yöntemidir. Bunun merkezinde skifteret tarafından terekenin mirasçılara özel tasfiye usulüyle teslim edilmesi vardır. Her mirasçı malvarlığının tamamına tek başına malik olmuş sayılmaz. Privat skifte kurumunu yalnız “özel paylaşım”, “veraset ilamı” veya “malvarlığı devri” olarak çevirmek, işlem yetkisi ile miras payı arasındaki ayrımı ortadan kaldırır.

Dødsboskifteloven m.25, bu usul için mirasçıların talebini, tereke borçlarının karşılanabilecek durumda olmasını, en az bir mirasçının işlemleri yürütebilecek durumda bulunmasını ve vasiyetnamenin özel tasfiyeyi dışlamamasını arar. Mahkeme somut şartları kontrol eder ve usulü uygun bulduğunda terekeyi mirasçılara bırakır. Bu, hâkimin Türk tapu sicilindeki bütün malların devri hakkında karar verdiği anlamına gelmez.

Danimarka kararını Türkiye dosyasına taşımadan önce kararın “privat skifte”, “uskiftet bo” veya “bobestyrerbehandling” olup olmadığı belirlenmelidir. Birinin eşe yönetim hakkı, diğerinin mirasçıların ortak tasfiye yetkisi, üçüncüsünün mahkemece görevlendirilen yönetici sistemi olması temel bir ayrımdır. Danimarka uskiftet bo ve Türk mirası bağlantısındaki uskiftet bo rehberi başka bir kurumu açıklar.

Dødsboskifteloven §25/1: Özel tasfiyenin beş temel koşulu

Dødsboskifteloven §25/1 bent 1, bütün mirasçıların privat skifte talep etmesini; bent 2, tereke aktifi ve varsa güvenceyle borçların karşılanabilecek durumda bulunmasını ve süreçte somut iflas riski olmamasını ister. Bent 3 en az bir mirasçının vesayet temsilcisi olmaksızın tasfiye işlemlerine katılabilecek durumda ve ödeme gücüne sahip bulunmasını düzenler. Bent 4, murisin vasiyetnameyle bu yöntemi yasaklamamış olmasını arar.

§25/1 bent 5, mirasçıların ödeme gücü gibi belirleyici durumların usulün yürütülmesine engel olmamasını ayrıca arar. Böylece “bütün mirasçılar istiyor, o halde mahkeme mecburen kabul eder” şeklindeki yorum eksiktir. Borçların boyutu, malvarlığının gerçek değeri, mirasçının ehliyeti ve tasfiyenin güvenli yürütülmesi birlikte incelenir. Bir koşulun bulunmaması başka koşulların sağlanmış olmasıyla otomatik olarak telafi edilmez.

Gurbetçi mirasçı açısından bu kontrol, Danimarka’da bir evin değeri yüksek görünse bile ölen kişinin teminatlı borçları veya işletme yükümlülükleri nedeniyle özel tasfiyenin uygun olmayabileceğini gösterir. Türkiye’deki malvarlığının değeri Danimarka envanterinde yazılmışsa bu kayıt ancak somut değeri gösteren veri olarak incelenir; Türk mirasçıların paylarını doğrudan değiştirmez.

§25/2: Mirasçı, vasî ve iflas bağlantısında kimin başvurusu gerekir?

§25/2, privat skifte talebinin mirasçı, onun vasîsi veya özel tasfiye temsilcisi tarafından yapılabilmesini düzenler. Mirasçılardan biri iflas içindeyse ilgili iflas masası bakımından özel onay düzeni gündeme gelir. Bu hüküm, terekenin tamamen “aile içinde” yürütülmesini otomatik olarak mümkün kılan sınırsız bir izin değildir. Mirasçıların hukuki kapasitesi, temsil koşulları ve mahkemenin denetimi devam eder.

Türkiye’deki mirasçılardan birinin Danimarka’daki sürece vekil aracılığıyla katılması halinde iki yetki belgesi ayırt edilir. Danimarka makamları için düzenlenen skiftefuldmagt tereke tasfiyesine ilişkin temsil yetkisidir. Türkiye’de tapu intikali, satış ve paylaşma için düzenlenecek vekâletname ise Türk hukukundaki kurum ve özel yetki koşullarını karşılamalıdır. Danimarka belgesinde bir mirasçının “kontaktperson” olarak yazılması, o kişiye Türk tapusunu tek başına satma yetkisi vermez.

Başvuruda imza verenlerin mirasçı sıfatı, yabancı kimlik belgeleri ve mirasbırakanla bağları açıklanmalıdır. Türk nüfus kütüğünde yer almayan çocuk veya farklı soyadlı eş varsa, yalnız Danimarka dosyasındaki kısa isim listesine dayanmak yeterli değildir. Türkiye bakımından Türk Medenî Kanunu m.598 çerçevesinde mirasçılık belgesi ayrıca araştırılır.

§26: Mirasçıların birlikte yönetimi ve tek mirasçının imza sınırı

Dødsboskifteloven §26/1, tereke özel tasfiyeye teslim edildikten sonra mirasçıların terekenin malvarlığında birlikte tasarruf edeceğini ve terekenin işlerini birlikte kararlaştıracağını açıkça düzenler. Bu hüküm, privat skifte’nin tek bir mirasçıya bütün mülkiyeti devreden işlem olmadığını gösterir. Bir mirasçının diğerlerini bilgilendirmeden bütün taşınmazı satabileceği veya borçları yok sayabileceği sonucu çıkmaz.

İlgili Danimarka yargı rehberleri mirasçıların birlikte davranabildiğini, gerekirse bir temsilciye skiftefuldmagt verildiğini ve bankaların bu yetki belgelerini isteyebildiğini açıklar. Fakat temsil yetkisinin kapsamı ve geçerliliği belgenin içeriğine göre belirlenir. Türkiye’deki banka veya tapu kurumunun arayacağı hukuki yetki için Danimarka işlem kolaylıkları tek başına yeterli değildir.

§26/4, mirasçılardan birinin tereke borcu ödenmeden veya uygun biçimde teminat altına alınmadan bazı varlıkların dağıtılmamasını isteyebilmesine ilişkin koruma içerir. Bu, alacaklıları ve diğer mirasçıları etkileyen erken paylaşma riskini azaltır. Danimarka’daki bir dairenin satışıyla Türkiye’deki tarla üzerindeki paylaşma işleminin aynı tarihte yapılması zorunlu değildir; her işlem kendi hukukuna göre belgelenir.

§25/4 ve kapitel 20: Tereke alacaklılarına çağrı

Privat skifte ile mirasçılar sadece tereke mallarına erişim sağlamaz; ölen kişinin borçlarını da tespit etmek zorundadır. §25/4, mirasçıların en geç terekenin teslimi aşamasında alacaklıları kapitel 20’deki proklama sistemi uyarınca davet etmesine ilişkin düzenleme getirir. Mahkeme ilanın Statstidende sistemine kendi aracılığıyla gönderilmesini isteyebilir. Bu kurum, “miras yalnız varlıklardan oluşur” varsayımının yanlışlığını gösterir.

Proklama, Danimarka hukukundaki alacaklı çağrı mekanizmasıdır. Türkiye’deki bir alacaklıya ayrıca tebligat yapılması gerekip gerekmediği ve sürenin sonucu farklı hukuki soru olabilir. Bir Türk bankasının ipotek alacağı veya Türk icra dosyasının bulunması halinde borcun niteliği, teminatı ve ilgili ülkede ileri sürülme usulü ayrı incelenmelidir.

İlan yapılmış olması, Türkiye’deki bir taşınmaz üzerindeki ipoteğin kendiliğinden silindiği ya da Türk mahkemesinde alacağın sona erdiği anlamına gelmez. Kamu kayıtlarında görünen bir alacak, miras dosyasının hesaplaşma ve taraflar arası sorumluluk boyutunda değerlendirilebilir; fakat aynî hakkın terkin edilmesi Türk tapu hukuku ve ilgili icra usulüne tabidir.

§25/5: Açılış bilançosu, altı ay ve teslim sonrası iki ay

§25/5, ölen kişinin ölüm günündeki aktif ve pasiflerini gösteren envanterin mahkemeye sunulmasını düzenler. Kanun hükmü kural olarak ölümden itibaren altı aylık süreyi ve terekenin özel tasfiyeye tesliminden sonra iki aylık nihai sınırlamayı birlikte ifade eder. Kesin son gün, ölüm ve teslim tarihleri dosyadaki belgelerle kontrol edilerek hesaplanmalıdır. Mirasçıların “en geç belli bir yıl içinde” şeklindeki genel ifadelerle süreyi uzatması güvenli değildir.

Envanter yalnız tapu kayıtlarından oluşmaz. Banka hesapları, borçlar, alacaklar, menkul kıymetler, bazı şirket payları ve varsa başka ülkelerdeki malvarlığı kalemleri farklı belge türleriyle doğrulanır. Danimarka dosyasında Türkiye’deki konutun değeri gösterilmişse bu bilgi hesaplaşma bakımından anlamlıdır; ancak Türk tapu sicilindeki mülkiyet paylaşımını gösteren tescil belgesi değildir.

Dosyanın Türk tarafını yöneten avukat için envanterin tarihi ve içerdiği mal kalemleri önemlidir. Özellikle evin murisin ölüm tarihinde kimin adına kayıtlı olduğu, sonra yapılan satış veya kira ödemesi olup olmadığı ve ortak hesapların nasıl sınıflandırıldığı karşılaştırılır. Danimarka beyanının her rakamını Türk mahkemesinde tartışmasız doğru kabul etmek yerine kaynak belgeler incelenir.

Kontaktperson ile skiftefuldmagt: Temsilci kim, malik kim?

Danimarka özel tereke işlemlerinde mirasçıların kendilerine ulaşılabilecek bir kontaktperson belirlemesi §25/6 kapsamında düzenlenir. Bu kişi mahkeme ve kurumlarla yazışma yürütmede pratik rol üstlenebilir. Ancak kontaktperson kaydı tek başına “mirasın tek sahibi” veya “Türkiye’de bütün mirasçıların satış vekili” anlamına gelmez. İletişim yetkisiyle malvarlığı üzerinde tasarruf yetkisi birbirinden ayrılmalıdır.

Skiftefuldmagt, diğer mirasçıların belirli tereke işlerini yürütmesi için bir kişiye yetki vermesi bakımından önemlidir. İmza veren mirasçıların adları, belgenin tarihi, yetkinin kapsamı ve hangi Danimarka tereke dosyasında kullanılacağı açıkça okunmalıdır. Belge Türkçe çevrildiğinde yabancı tereke yönetimi vekâletiyle Türkiye tapusuna yönelik özel satış yetkisini karıştıran genel bir çeviri kullanılmamalıdır.

Türkiye’deki tapu müdürlüğünün isteyeceği temsil belgesi ilgili işlem türüne bağlıdır. Vekâletnamede mirasçılık belgesi alma, intikal, paylaşma, satış veya ipotek yetkilerinin hangisinin yer aldığına bakılır. Danimarka konsolosluk ve vekâletname rehberi, Danimarka’dan vekâletname hazırlanmasının ayrı usulünü açıklar.

§31 ve §32: Boopgørelse, on iki aylık kesim günü ve on beş aylık son süre

Dødsboskifteloven §31, tasfiye sonunda aktifi, pasifi, geliri, gideri ve mirasçı ile vasiyet lehtarları arasındaki dağılımı gösteren boopgørelse hazırlanmasını düzenler. Kural olarak bu hesabın kullanılabilecek en son kesim günü ölümün birinci yıldönümüdür. Kanun bazı şartlarla belirli tartışmalı kalemlerin sonradan tamamlanmasına izin verebilir. Dolayısıyla her hesap kaleminin mutlaka ölüm tarihinde kesinleşmiş olması şart değildir.

§32, boopgørelse’nin ölümden itibaren en geç on beş ay içinde skifteret’e gönderilmesini ve bütün mirasçılarca imzalanmasını arar. Bu, Türkiye’deki miras paylaşma sözleşmesinin şekil şartı değildir; Danimarka özel tasfiyesinin mahkeme ve vergi makamları karşısındaki sonuç aşamasıdır. Danimarka mahkemelerinin 2026 tarihli açıklaması da bu on beş aylık üst sınırı doğrular.

Hesapta Türkiye’deki taşınmaz için bir parasal karşılık ayrılmış olabilir. Fakat mirasçıların “evin bedelini şu oranda aldık” şeklindeki yabancı hesap cetveli Türk tapuda aynî hakkın kendiliğinden intikal edildiğini ispat etmez. Boopgørelse’nin Türk miras paylaşma sözleşmesine etkisi, belgedeki taraf iradeleri, taşınmazın konumu ve Türk hukukunun şekil kuralları üzerinden ayrı incelenmelidir.

§30: Anlaşmazlık veya gecikmede bobestyrerbo rejimine geçiş

Dødsboskifteloven §30, privat skifte sırasında belirli koşullarda terekenin mahkeme tarafından atanan bobestyrer ile yürütülen tasfiyeye geçirilmesini düzenler. Mirasçılardan birinin talebi, belirli riskte alacaklı veya vasiyet lehtarının talebi, envanter ya da kapanış hesabı süresinin kaçırılması ve başka usulsüz yönetim halleri bu sonuç için ayrı hukuki sebeplerdir.

Bu hüküm, “özel tasfiye başladıysa bütün kararları mirasçılar sonsuza kadar kendileri verir” düşüncesini sınırlar. Bir mirasçı ağır anlaşmazlık sebebiyle süreci ilerletemiyorsa mahkeme denetiminde başka tasfiye yöntemi gündeme gelebilir. Danimarka mahkeme kararı, Türk yargılamasında doğrudan icra veya tapu tescili kararı sayılmaz; yabancı belgenin niteliğine ve talebin türüne göre ayrıca değerlendirilir.

Türkiye’deki bir taşınmazın yönetimiyle ilgili anlaşmazlık da aynı aile içinde yaşanabilir. Ancak Danimarka’da bobestyrer atanmış olması, Türk hukukunda miras ortaklığının temsilcisinin otomatik seçildiği anlamına gelmez. Türk Medenî Kanunu m.640’ın miras ortaklığı temsilcisi ile Danimarka bobestyrer ataması hukuki dayanak ve yetki bakımından ayrıdır.

Forenklet privat skifte ile olağan privat skifte farkı

Danimarka kanununda forenklet privat skifte, özel koşulları taşıyan terekeler için basitleştirilmiş tasfiye yöntemidir. Dødsboskifteloven §33 ve devamındaki hükümler, olağan privat skifte şartlarına ek olarak vergi, vasî ve tereke yapısına ilişkin ilave sınırlamalar getirir. Bu nedenle sırf bir terekenin küçük görünmesi veya mirasçıların az olması onun otomatik basit tasfiye rejiminde bulunduğunu göstermez.

§35, bu basitleştirilmiş usulde normal boopgørelse sunulmasının aranmadığını düzenler. Bunun yerine uygun açılış envanterinin ilgili usul bakımından sonuç doğurması söz konusudur. Dolayısıyla “boopgørelse yoksa miras işlemi yapılmamış” cümlesi her Danimarka dosyası için doğru değildir. Önce mahkemenin hangi skifte türünü seçtiği belirlenmelidir.

Türk mirasçılık belgesinin ve tapu intikalinin koşulları bu Danimarka prosedürlerine göre değişmez. Basit özel tasfiyeye ilişkin yabancı belgenin Türkiye’deki miras payını belirlemesi ancak ilgili Türk bağlama kuralları ve belge delil değeri çerçevesinde incelenir. Yabancı kurum adından hareketle otomatik pay oranı çıkarılmamalıdır.

Skifteretsattest neyi ispatlar, neyi ispatlamaz?

Danimarka skifteret’in terekeyi özel tasfiyeye bırakmasından sonra düzenlediği skifteretsattest, ilgili dosyanın tasfiye yöntemini ve yetkili kişileri açıklayan resmî belgedir. Danimarka mahkemelerinin açıklamasında bankanın skifteretsattest ile varsa diğer mirasçıların skiftefuldmagter belgelerini isteyebildiği belirtilir. Bu belge, Danimarka kurumları açısından terekenin yönetimine erişim sağlar.

Ancak Türk hukukunda mirasçılık belgesi TMK m.598 kapsamında düzenlenir. Danimarka belgesinin skifteretsattest adını taşıması, onu Türk mahkemesinin veraset ilamı veya Türk tapu işlemine yetki veren belge haline dönüştürmez. Yabancı resmî belgenin tasdik ve tercümesi ayrıca incelenir. Danimarka skifteretsattest Türkiye miras işlemleri sayfası ayrıntılı belgelendirme rehberidir.

Mahkeme kararının altında bir kişinin adının görünmesi, o kişinin mirasçıların tüm paylarını devraldığı anlamına gelmez. Skifteretsattest üzerine yazılan temsilci ile mirasçı listesi, malvarlığına erişim hakkı ve aile içi paylaşım hesabı farklı belgelerdir. Türk dosyasında bunların her biri için doğru hukuki sonuç belirlenir.

5718 sayılı MÖHUK m.20–21: Türk taşınmazında uygulanacak hukuk

MÖHUK m.20/1 mirasa kural olarak ölenin millî hukukunu uygular; ancak Türkiye’de bulunan taşınmazlar bakımından doğrudan Türk hukukunu öngörür. MÖHUK m.21/1 taşınmaz üzerindeki mülkiyet ve diğer aynî hakları malın bulunduğu ülke hukukuna bağlar. Dolayısıyla Danimarka’daki privat skifte işleminin Türkiye’deki konutu nasıl etkilediğini anlamak için bu iki hüküm başlangıç noktasıdır.

MÖHUK m.20/2, mirasın açılması sebepleri, kazanılması ve paylaşılması konusunda terekenin bulunduğu yer hukukuna ilişkin ayrı bir bağlama kuralı içerir. Çok ülkeli tereke dosyasında Danimarka’daki banka parasıyla Türkiye’deki gayrimenkule aynı hukuk hükmünü hiçbir ayrım yapmadan uygulamak doğru değildir. Her malın hukuki türü ve konumu belirlenmelidir.

Türk mahkemesinin yabancı hukukun uygulanması gereken alanı incelemesi, bu alanın Türk tapu tescilini de aynı şekilde yöneteceği anlamına gelmez. MÖHUK m.2 Türk hâkiminin kanunlar ihtilafı kurallarını re’sen uygulamasını düzenler. Danimarka özel tasfiyesinin ispat ettiği olgularla Türk taşınmazının miras rejimi birbirine karıştırılmamalıdır.

TMK m.598–599, 640 ve 676: Türk veraset ve paylaşma sözleşmesi

Türk Medenî Kanunu m.598 mirasçılık belgesinin düzenlenmesine, m.599 mirasın ölümle kazanılmasına ilişkindir. Birden fazla mirasçı bulunması halinde TMK m.640 miras ortaklığının paylaşmaya kadar elbirliği esasına göre işlemesine ilişkin ana hükümdür. Bu yüzden Danimarka’daki skifteretsattest Türk mirasçıların adlarına yapılacak tapu intikaline tek başına yeterli sayılmaz.

TMK m.676, mirasçılar arasındaki paylaşma sözleşmesinin geçerliliğini yazılı şekle bağlar. Privat skifte sürecindeki yabancı hesap cetveli, Türk taşınmazını kimin alacağına dair tüm mirasçıların kanuni şekle uygun anlaşmasını her durumda göstermez. Türk tapuda tescil ve aynî hak sonuçları için ayrıca aranan işlemler vardır. Mirasçı imzalarının hangi belgeye hangi iradeyle atıldığı ayrıntılı incelenmelidir.

Özellikle Danimarka’da bir mirasçı “ben evi değil parasını aldım” derken Türkiye’de tapu hâlen bütün mirasçılar adına intikal etmemiş olabilir. Bu nedenle paylaşıma ilişkin alacak iddiası ile aynî hakkın kime tescil edileceği ayrı değerlendirilir. Yabancı mirasçılık belgesi ve tapu intikali başlıklı rehber yabancı mirasçılık belgesinin tapuda kullanımını açıklar.

Danimarka banka hesabı ve Türkiye’deki mevduat karşılaştırması

Danimarka mahkemeleri privat skifte için skifteretsattest belgesinin ilgili banka hesabına erişimde kullanılabildiğini bildirir. Bankaların ayrıca mirasçıların skiftefuldmagt ve kimlik belgelerini istemesi mümkündür. Bu, Danimarka tasfiyesinin kurumsal işleyişine ilişkin sonuçtur. Türkiye’deki banka hesabının kim tarafından ve hangi belgelerle tahsil edilebileceği Türk mevzuatının ayrı inceleme alanıdır.

Ölen kişinin Danimarka’da ortak hesabı, Türkiye’de vadeli mevduatı, kiralık kasası veya kredi borcu bulunabilir. Her hesap için hak sahipliği, hesabın türü, rehin veya haciz şerhi ve ölüm günündeki bakiye tespit edilmelidir. Danimarka envanterindeki sayısal bir karşılık, Türk bankasının dosyasında talep edilen mirasçı sıfatı ve vergi evrakının yerine geçmez.

Türkiye’deki bir alacağın Danimarka boopgørelse cetvelinde gösterilmesi, alacağın tahsil edildiğini de ispat etmez. Aynı şekilde Türkiye’de banka borcu bulunması, borcun Danimarka’da bütün mirasçılara otomatik olarak aynı oranlarda geçtiğini göstermez. Borcun doğum sebebi ve teminatı ayrı araştırılır.

Danimarka boafgift ile Türk veraset ve intikal vergisi aynı değildir

Danimarka privat skifte sürecinde boopgørelse üzerinden vergi makamının incelemesi ve boafgift hesaplanması gündeme gelebilir. Mahkemenin 2026 açıklamasında vergi muafiyet veya indirim tutarlarının ölüm yılına göre değiştiği belirtilir. Bu, aynı yıl Türkiye’deki bir taşınmaz intikali için ayrı veraset ve intikal vergisi yükümlülüğünün bulunamayacağı anlamına gelmez.

Türk veraset ve intikal vergisi için mükellefiyet, istisnalar, matrah ve beyan süresi 7338 sayılı Kanun hükümleri üzerinden incelenir. Danimarka’da yapılmış herhangi bir ödemenin Türkiye’de doğrudan bire bir mahsubu garanti edilmez; ilgili özel hüküm ve kanuni şartlar ayrıca araştırılır. Türkiye’ye intikalde gecikmenin vergi ve tapu işlemi açısından farklı sonuçları bulunabilir.

Kurumların kullandığı “inheritance tax”, “boafgift” veya “veraset ve intikal vergisi” terimlerini tek bir otomatik makbuz sisteminin adı gibi değerlendirmek yanlıştır. Danimarka makbuzunun tarihini, hangi terekeye ilişkin olduğunu ve Türk beyanının hangi mirasçı tarafından yapılması gerektiğini ayırmak gerekir. Yurt dışında mirasçının veraset vergisi beyan süresi Türk beyan süresinin genel kurallarına yönlendirir.

Belgelerin Türk mahkemesinde kullanımı ve HMK m.224

Danimarka privat skifte dosyasından alınan skifteretsattest, boopgørelse, åbningsstatus, proklama ilanı ve skiftefuldmagt birbirinin yerine geçmez. Bunların her birinin hangi makamca hangi amaçla düzenlendiği gösterilmelidir. Türkçe tercümede terimin işlevi doğru açıklanmalı, yalnız “veraset belgesi” veya “mirası aldım” gibi belirsiz sonuç ifadeleri kullanılmamalıdır.

HMK m.224 yabancı resmî belgelerin Türkiye’de resmî belge niteliğine ilişkin tasdik çerçevesini düzenler ve milletlerarası sözleşmeleri saklı tutar. Uygun hâllerde apostil ve Türkçe tercüme hazırlanır. Apostil imza ve sıfatın doğrulanmasıyla ilgilidir; yabancı tasfiyede yazan malvarlığı beyanını veya Türk tapuda tescil hakkını kendiliğinden kesinleştirmez.

Danimarka’dan gelen belgenin sahihliği ve hukuki sonucu ayrı değerlendirilir. Örneğin Danimarka mahkemesinin bir belgeyi vermiş olması onun Türk veraset ilamı yerine geçtiği anlamına gelmez; buna karşılık Türk mahkemesi yabancı resmî belgeyi dosyanın somut vakıasını ispat için inceleyebilir. Yabancı resmî belgenin Türk mahkemesinde delil kullanımı bu ayrımı açıklar.

Danimarka’dan Türkiye’ye gelmeden takip edilecek işlem sırası

Birinci aşama Danimarka dosya numarasının, murisin ölüm tarihi ve vatandaşlık kayıtlarının belirlenmesidir. İkinci aşama bütün mirasçıların adı, ikamet yeri ve iletişim bilgilerinin gösterilmesidir. Üçüncü aşama privat skifte kararı, skifteretsattest ve varsa skiftefuldmagt belgelerinin istenmesidir. Dördüncü aşama envanter ve kapanış hesabının tamamlanma durumunun tarihlerle kontrol edilmesidir.

Beşinci aşama Türkiye’deki taşınmaz ve banka hesaplarının güncel kayıtlarla araştırılması; altıncı aşama MÖHUK m.20–21 ve TMK m.598, 640, 676 bakımından uygulanacak işlem veya dava türünün belirlenmesidir. Yedinci aşama yurt dışı resmî belgelerin tercüme ve tasdik sürecidir. Sekizinci aşama vergi, tebligat ve temsil yetkilerinin somut başvuru bakımından kontrol edilmesidir. Bu sıra her dosyada kurumların uygulama koşullarına göre ayrıntılandırılır.

Danimarka’da yaşayan bir mirasçı Türkiye’ye gelmeden vekil aracılığıyla uygun işlemleri takip edebilir. Ancak vekâletnameye yazılacak yetkiler, intikal, paylaşma, satış ve dava açma işlemlerinde farklıdır. Bakırcı & Keskin Hukuk Bürosu yalnız Mersin’deki fizikî ofisinden Türkiye genelindeki dosyaları koordine eder; somut evrak incelemeden miras payı veya dava sonucuna ilişkin garanti verilmez.

Sık sorulan sorular

Privat skifte ne demektir?

Dødsboskifteloven §25 uyarınca şartları bulunan terekenin mirasçılar tarafından özel tasfiye yöntemiyle yönetilmesidir.

Bütün mirasçıların privat skifte istemesi gerekir mi?

§25/1 bent 1, bütün mirasçıların talebini temel koşul olarak düzenler; diğer şartlar ayrıca aranır.

Privat skifte kararı Türkiye’deki evi tek kişiye geçirir mi?

Hayır. MÖHUK m.20/1 ve m.21 uyarınca Türkiye’deki taşınmazın miras ve tescil hükümleri Türk hukukuna tabidir.

Skifteretsattest Türk veraset ilamı yerine geçer mi?

Hayır. Türk mirasçılık belgesi TMK m.598 sisteminde düzenlenir; yabancı belge destekleyici delil olabilir.

Danimarka kontaktperson Türk tapu satış vekili midir?

Hayır. İletişim temsilcisi sıfatı, Türk tapuda işlem için aranan özel yetkilerin tamamını kendiliğinden içermez.

Mirasçılar terekeyi birlikte mi yönetir?

Dødsboskifteloven §26, özel tasfiyeye teslimden sonra mirasçıların tereke üzerinde birlikte tasarrufunu düzenler.

Danimarka’da alacaklı çağrısı hangi hükümde?

Dødsboskifteloven §25/4 ve kapitel 20 kapsamındaki proklama kuralları uygulanır.

Açılış envanteri hangi sürede sunulur?

Dødsboskifteloven §25/5 ölüm tarihine ve terekenin teslimine bağlı iki zaman ölçütü düzenler; somut son gün kayıtlardan hesaplanır.

Boopgørelse en geç ne zaman sunulur?

Dødsboskifteloven §32, kural olarak ölümden itibaren on beş ay içinde sunulmasını öngörür.

Özel tasfiye bobestyrerbo’ya dönüşebilir mi?

Evet. Dødsboskifteloven §30, mirasçı talebi, bazı alacaklı riskleri ve süre ihlali gibi nedenlerle geçişi düzenler.

Forenklet privat skifte’de boopgørelse gerekli mi?

Dødsboskifteloven §35, basitleştirilmiş özel tasfiyede normal boopgørelse sunulmayacağını düzenler.

Danimarka’da hazırlanmış hesap cetveli Türk miras paylaşma sözleşmesi midir?

Kendiliğinden değil. Türk miras paylaşma sözleşmesinin koşulları TMK m.676 ile; Türk aynî hak işlemleri ayrı kurallarla belirlenir.

Resmî kaynaklar ve iç bağlantılar

Danimarka Adalet Bakanlığı kanun metni, Danimarka mahkeme rehberi ve Türk mevzuatı:

İlgili site rehberleri

Türkiye’den dosya takibi

Bakırcı & Keskin Hukuk Bürosu yalnız Mersin’de fizikî ofis bulundurur; Türkiye genelindeki dosyalar İstanbul ve Mersin ofislerinden koordine edilir. Danimarka’daki muris veya mirasçının belgeleri, taşınmaz kayıtları ve uygulanacak mevzuat birlikte incelenmeden kesin hukuki sonuç veya dava garantisi verilmez. Başvuru telefonu +90 552 224 43 66.

İstanbul ve Mersin ofislerimiz

İstanbul: Maslak Ahi Evran Caddesi, Polaris Plaza No:21, Kat:9, 34475 Sarıyer/İstanbul

Mersin: İhsaniye 4903. Sk. Profit İş Merkezi No:23 Kat:3 Daire:14, 33070 Akdeniz/Mersin

Hukuki konu hakkında iletişim

İlk iletişimde konuyu, bulunduğunuz ülke veya ili ve varsa tebliğ ya da son işlem tarihini kısaca belirtebilirsiniz. T.C. kimlik numarası, sağlık verisi veya kişisel belge göndermeyiniz. Mesajlaşma tek başına hukuki görüş veya avukatlık ilişkisi oluşturmaz.

Telefonla Araİletişim Bilgileri

tarafından hazırlanmış, Av. Emirhan Keskin tarafından incelenmiştir.

Yazar Bilgisi

, Mersin Barosu 3472 sicil numarasına kayıtlıdır. Bakırcı & Keskin Hukuk Bürosu bünyesinde ceza, aile, iş, gayrimenkul ve ticaret hukuku alanlarında hukuki danışmanlık ve dava takibi sunmaktadır.

İnceleyen: Av. Emirhan Keskin · Mersin Barosu Sicil No: 5507

    İSTANBUL · MERSİN · ÇEVRİM İÇİ

    Hukuki görüşme talebi

    Konunuzu kısaca paylaşın. Görüşme için tercih ettiğiniz ofisi veya çevrim içi seçeneğini belirtebilirsiniz.

    * İşaretli alanlar zorunludur.




    Mesaj uzunluğu0 / 1000

    Kalan karakter: 1000Boşluklar dahildir.Sınıra yaklaşıyorsunuz.1.000 karakter sınırına ulaştınız.

    Kimlik numarası, banka bilgisi veya hassas belge paylaşmayın. KVKK Aydınlatma Metni

    İlk iletişim tek başına avukatlık ilişkisi kurmaz ve yasal süreleri durdurmaz. Acil süreli konularda telefonla ulaşın.

    Bu Yazıyla İlgili Soru Sor

    Gerçek sorular yönetici incelemesinden sonra anonim olarak yayımlanabilir. İsim, telefon, kimlik numarası, dosya numarası veya özel bilgi paylaşmayın. Bu alan hukuki danışmanlık değildir.

    Gizlilik ve KVKK bilgilendirmesi

    Telefon WhatsApp