B&KBakırcı & KeskinHUKUK BÜROSU
TR
TürkçeEnglishDeutschРусскийالعربية中文
Menü

Avustralya–Türkiye Çocuk Nafakası Nasıl Tahsil Edilir? Services Australia, 1956 New York ve 1973 Lahey

Kısa ve net cevap

Avustralya ile Türkiye arasında çocuk nafakasının sınır ötesi tahsili için kurumsal işbirliği yolu vardır. Avustralya’nın resmî kurumu Services Australia, Türkiye’yi çocuk nafakası bakımından reciprocating jurisdiction (karşılıklılık kapsamında işbirliği yapılan ülke) olarak listeler. 20 Haziran 1956 tarihli Birleşmiş Milletler New York Nafaka Alacaklarının Yabancı Ülkelerde Tahsili Sözleşmesi, ilgili merkezi/gönderici ve aracı makamlarla başvuruların aktarılmasını sağlar. Ayrıca 2 Ekim 1973 tarihli Lahey Nafaka Kararlarının Tanınması ve Tenfizi Sözleşmesi, kapsamındaki nafaka kararları yönünden özel hükümler içerir. Ancak Avustralya’da verilmiş her çocuk nafakası değerlendirmesi Türkiye’de kendiliğinden icra edilebilir bir mahkeme ilamı değildir. Belgenin mahkeme kararı, idari Child Support Assessment veya anlaşma olduğu belirlenmeli, sonra uygulanabilir sözleşme ve tanıma/tenfiz usulü saptanmalıdır.

Türkiye’de bu alandaki merkezi makam, Adalet Bakanlığı Dış İlişkiler ve Avrupa Birliği Genel Müdürlüğü bünyesindeki Nafaka Bürosudur. Avustralya tarafında Services Australia, karşılıklı işbirliği kapsamında talebin kabulü, yönlendirilmesi ve tahsili için kendi mevzuatı çerçevesinde işlem yürütür.

Kısa özet: Hangi belge için hangi yol?

Somut durumİlk hukuki kontrol
Avustralya’da Child Support Assessment var, borçlu Türkiye’deServices Australia’nın Türkiye’ye dosya göndermesi; Türk makamının idari değerlendirmeyi hangi usulle tanıyacağı
Avustralya mahkemesinden nafaka kararı alınmış1973 Lahey Sözleşmesinin kapsamı ve gerekirse MÖHUK m.50–59 çerçevesinde tanıma/tenfiz
Türk mahkemesi nafaka kararı vermiş, borçlu Avustralya’daTürkiye merkezi makamından başvuru ve Services Australia’da kayıt/tahsil usulü
Henüz hiçbir nafaka kararı yokYetkili merci, gerekli nafaka tespiti ve uluslararası başvuru usulü
Birikmiş nafaka alacağı varAlacak dönemleri, ödemeler, karar tarihi, para birimi ve uygulanabilir süreler
Borçlunun Türkiye’de taşınmaz veya maaşı varTürkiye’de icra edilebilir belge sağlandıktan sonra İİK ve ilgili haciz sınırları
Avustralya ile Türkiye arasında çocuk nafakası tahsilinde merkezi makam ve Services Australia işbirliği belge dosyası
Çocuk nafakasında mahkeme kararı, idari değerlendirme, merkezi makam başvurusu ve icra edilebilirlik ayrı aşamalardır.

Avustralya neden Türkiye’yi “reciprocating jurisdiction” olarak kabul ediyor?

Services Australia, çocuk nafakası bakımından yabancı ülkelerle yapılan düzenlemelerin “reciprocating jurisdictions” olarak adlandırıldığını açıklar. Güncel resmî listede Türkiye adı yer alır. Bu bilginin somut anlamı, çocuk nafakası alacaklısı veya borçlusunun iki ülkeden birinde bulunması durumunda Avustralya idaresinin ilgili yabancı ülke makamıyla işbirliği yapabilmesidir. Listeye dahil olmak tek başına her belge için otomatik tahsil veya her başvurunun kabulü demek değildir.

Karşılıklılık mekanizmasıyla gönderilen dosyada kişinin hangi ülkede yaşadığı, nafaka alacaklısının kim olduğu, çocuğun kimlik ve yerleşim bilgileri, yükümlünün gelir ve malvarlığı hakkında elde bulunan kanıtlar ve nafaka alacağının hangi hukuki belgeye dayandığı önem taşır. Services Australia, yurtdışında yaşayan borçluyla temas kurulabileceğini ve uygun durumlarda ilgili ülkenin makamına başvuru aktarılabileceğini belirtir. Fakat tahsilin hangi araçlarla yapılacağı borçlunun bulunduğu ülkenin hukukuna bağlıdır.

Türkiye ile Avustralya’nın iki farklı hukuki sisteminin bulunması, özellikle “assessment” kavramında sorun yaratır. Avustralya’da çocuk nafakasının hesaplanması her zaman Türk hukukundaki gibi aile mahkemesinin hükmettiği bir nafaka ilamı biçiminde gerçekleşmez. Avustralya idaresi tarafından belirlenen miktarın Türkiye’de hangi hukuki nitelikle tanınacağı veya gerektiğinde yeni bir karar istenip istenmeyeceği önceden araştırılmalıdır. Avustralya resmî kurumu da bazı ülkelerin idari child support assessment belgelerini tanımak için mahkemeye ihtiyaç duyduğunu açıkça belirtir.

Bu yüzden yalnız “Türkiye listede var” bilgisini kullanarak Türk icra dairesine Avustralya hesap çıktısıyla doğrudan ilamlı takip yapılmasını önermek doğru olmaz. Doğru yaklaşım, belge türünün ve başvurunun hangi ülke makamından hangi sözleşme usulüyle yürütüleceğinin saptanmasıdır.

1956 New York Sözleşmesi ne sağlar, ne sağlamaz?

1956 tarihli Birleşmiş Milletler Nafaka Alacaklarının Yabancı Ülkelerde Tahsili Sözleşmesinin amacı, bir ülkedeki nafaka alacaklısının diğer ülkede bulunan nafaka borçlusundan alacağını elde etmesini kolaylaştırmaktır. Sözleşme m.1, gönderici makamlar ve aracı kurumlar üzerinden bu işbirliğini kurar. Sözleşmenin m.1/2 hükmü, öngörülen hukuk yollarının iç veya milletlerarası hukuktaki diğer yolları tamamladığını, onların yerini almadığını düzenler.

Bu ayrım pratiktir. New York Sözleşmesi, Avustralya’daki alacaklının Türkiye’deki borçluya karşı başvurusunun resmî kanallardan iletilmesini kolaylaştırabilir; buna karşılık herhangi bir elektronik tabloyu tek başına Türk mahkemesi kararı veya Türk icra belgesi haline getirmez. Alacağın tespiti, kararın tanınması, gerektiğinde tenfiz ve cebri icranın gerçekleştirilmesi için uygulanacak Türk hukuku ve diğer uluslararası sözleşme hükümleri ayrıca değerlendirilir.

Adalet Bakanlığının nafakaya ilişkin 64/2 sayılı Genelgesi, 1956 New York Sözleşmesi ile 1958 ve 1973 tarihli Lahey nafaka sözleşmelerini ayrı ayrı ele alır. Dolayısıyla başvuruyu yapan tarafın yalnız bir genelge numarası ezberlemesi değil, hangi devletlerle hangi sözleşmelerin yürürlükte olduğunu ve somut belgenin hangi rejime girdiğini anlaması gerekir. Ayrıca anlaşmaların taraf devletler açısından çekince ve beyanları bulunabilir; bunların etkisi ilgili resmi durum tablosu üzerinden kontrol edilir.

Avustralya 1956 New York Sözleşmesine 12 Şubat 1985 tarihinde katılmış ve Sözleşme Avustralya bakımından 14 Mart 1985 tarihinde yürürlüğe girmiştir. Türkiye bakımından uygulanan merkezi makam düzeni Adalet Bakanlığı resmî açıklamalarında gösterilir. Uluslararası anlaşmaya taraf olma, alacaklının başvurusu için önemli bir hukuki imkândır; tahsil garantisi veya önceden belirlenmiş tahsil süresi değildir.

1973 Lahey Nafaka Kararlarının Tanınması ve Tenfizi Sözleşmesi neyi değiştirir?

2 Ekim 1973 tarihli Lahey Nafaka Yükümlülüğüne İlişkin Kararların Tanınması ve Tenfizi Sözleşmesi, nafaka yükümlülüğüne ilişkin kararların sınır ötesi tanınması ve icra edilebilirliğine yönelik bir rejim kurar. Kapsam, aile ilişkisi, soybağı, evlilik veya hısımlıktan doğan nafaka yükümlülüklerine ilişkin yetkili adli veya idari makam kararları yönünden değerlendirilir. Kararın hukuki niteliği, verildiği makam, kesinliği veya icra edilebilirliği ve ilgili sözleşme koşulları dosyada belgelenmelidir.

1956 New York Sözleşmesiyle 1973 Lahey Sözleşmesi birbiriyle aynı amaca hizmet eden fakat farklı işlevlere sahip düzenlemelerdir. İlki tahsilin yabancı makamlar aracılığıyla yürütülmesini kolaylaştırır; ikincisi ilgili kapsamda bir nafaka kararının tanınması veya tenfiz edilmesi için özel koşulları düzenler. Bu nedenle bir uyuşmazlıkta iki düzenlemenin birlikte incelenmesi gerekebilir.

Avustralya’daki bir mahkeme nafakaya ilişkin bir karar vermişse belgenin aslı veya onaylı örneği, kararın niteliği, borçluya bildirim ve savunma hakkına dair kayıtlar, icra edilebilirlik durumu ile gerekli tercüme/tasdik belgeleri önemlidir. Buna karşılık Services Australia tarafından yapılan idari hesaplamanın hangi tür karar sayılacağı ve Türkiye’de doğrudan aynı sonuçları yaratıp yaratmadığı ayrıca hukuken nitelendirilmelidir.

Milletlerarası özel hukukta yabancı kararları iç hukuktaki genel tenfiz kurallarıyla değerlendirmek gerekebilse de, somut dosyada uygulanabilir bir milletlerarası sözleşme varsa bu sözleşmenin özel hükümleri öncelikle incelenir. “Avustralya nafakası için yalnız MÖHUK m.50 uygulanır” veya “bütün assessment belgeleri Lahey gereği hemen icra edilir” şeklindeki genel anlatımlar iki sistemi de eksik yansıtır.

Child Support Assessment ile Australian Court Order neden farklıdır?

Avustralya’da çocuk nafakası yükümlülüğü, Services Australia tarafından yapılan idari bir değerlendirmeyle saptanabilir. Bir diğer yol, ilgili mahkemenin verdiği karar veya hukuk düzeninin tanıdığı nitelikte bir anlaşmadır. Bu belgelerin düzenleyeni, hukuki bağlayıcılık yöntemi, değiştirilebilirliği ve yabancı ülkede kabulü aynı değildir. Özellikle Türkiye’de borçluya karşı başlatılacak tahsil sürecinde “assessment”, “court order” ve “registered agreement” ifadeleri birbirinin yerine kullanılmamalıdır.

Services Australia’nın resmî açıklaması, yurt dışındaki nafaka borçlusuna karşı Avustralya değerlendirmesini ilgili ülkeye göndermeyi değerlendirebildiğini, bazı ülkelerde değerlendirmelerin mahkemelerce tanınması gerektiğini ve kimi durumlarda yabancı mahkemenin kendi icra edilebilir miktarını belirleyebildiğini ifade eder. Bu açıklama, aynı belgenin yabancı ülkede otomatik para alacağı doğurduğunun kabul edilmemesi gerektiğini gösterir.

Dosyanın hazırlanmasında değerlendirme bildirimi, ödeme çizelgesi, yapılan ödemeler, varsa itiraz veya değişiklik kararı, çocuğun ve alacaklının kimlik bilgileri ve tarafların yaşadığı ülkeler ayrı belge kategorilerinde toplanmalıdır. Avustralya dolarına dayalı tutarların hangi tarih ve kur üzerinden değerlendirileceği, her ülkede uygulanan tahsil para birimiyle birlikte belirlenir. Sadece bugünkü kurdan bütün geçmiş nafakaları çevirmek her uyuşmazlıkta doğru hesap yaratmaz.

Türk hukukunda düzenlenmiş bir nafaka ilamı ise Türk Medenî Kanunu’nun çocuk bakım yükümlülüğü hükümleriyle ilişkili olabilir. TMK m.327, çocuğun bakım, eğitim ve korunma giderlerini ana ve babanın karşılamasını; m.328 bakım yükümlülüğünün süresini; m.330 nafaka miktarının nasıl belirleneceğini düzenler. Türk mahkemesinde yeni bir nafaka talebi ileri sürülecekse uygun yetki ve uygulanacak hukuk kuralları da ayrıca incelenir.

Avustralya’da yaşayan alacaklı Türkiye’deki borçludan nafakayı nasıl ister?

İlk adım, nafakanın hangi belgeye dayandığını ve borçlunun Türkiye’de nerede bulunduğunu belirlemektir. Avustralya’da henüz değerlendirme veya mahkeme kararı yoksa önce Avustralya idaresi ya da yetkili yargı mercii bakımından uygulanabilecek yol saptanır. Nafaka değerlendirmesi mevcutsa Services Australia ile iletişim kurularak borçlunun Türkiye’de yaşadığı, gelir ve malvarlığı bilgileri ve işbirliği kapsamındaki başvuru talebi iletilir.

Services Australia, başvuruda bulunacak kişilerden ülkeye göre değişen belge paketlerini doldurup imzalamalarını ister. Borçlunun adresi, işyeri, ulaşılabilecek telefon ve varsa Türkiye’de taşınmaz veya banka hesabı bilgileri tahsil açısından yardımcı olabilir. Ancak kişisel verilere erişim hukuka uygun olmalı, karşı taraf hakkında gerçeğe aykırı adres veya malvarlığı bildiriminde bulunulmamalıdır. Borçlunun bulunamaması, resmî açıklamalara göre yabancı makamın işlemleri sürdürmesini engelleyebilir.

Türkiye merkezi makamı, Adalet Bakanlığı Dış İlişkiler ve Avrupa Birliği Genel Müdürlüğü Nafaka Bürosudur. Gelen yabancı nafaka dosyasının hukuki niteliğine göre kararın tanınması, icrası için yargısal karar alınması veya diğer işlemlerin gerekmesi değerlendirilir. Sadece Avustralya’dan bir dosya numarası verilmesi, Türk icra müdürlüğünde cebri tahsil yapıldığı anlamına gelmez.

Avustralya mahkemesinin nafaka kararına dayanılıyorsa, Türk mahkemesinin kararın içeriğini yeniden esas yönünden yargılayıp kendi nafaka tutarını doğrudan belirlemesiyle yabancı kararın tanınma veya tenfiz incelemesi aynı süreç değildir. Genel tanıma ve tenfiz bakımından MÖHUK m.50–59 ilgili hükümler içerse de uygulanabilir sözleşme hükümleri ve kararın niteliği ayrıca dikkate alınır.

Türkiye’deki nafaka alacaklısı Avustralya’daki borçludan nasıl tahsilat ister?

Türkiye’de bir aile mahkemesinin çocuk için iştirak nafakasına hükmettiği, fakat ödeme yükümlüsünün daha sonra Sydney, Melbourne veya Perth’e taşındığı olayda uluslararası tahsil başvurusu gündeme gelir. İlk olarak Türk kararının onaylı örneği, kesinleşme veya icra edilebilirlik durumu, birikmiş borç çizelgesi, yapılan tahsilatlar, çocuk ve velinin kimlik bilgileri ile borçlunun Avustralya’daki bilinen adres ve çalışma verileri hazırlanır.

Adalet Bakanlığının Nafaka Bürosu, Türkiye’deki talepleri yabancı merkezi makamlara ileten ve yabancı ülkelerden gelen başvuruları kabul eden merkezi makam olduğunu açıklamaktadır. 64/2 sayılı Genelge başvuru belgeleri ve kurumlar arası işbirliği bakımından temel kaynaktır. Türkiye’den hazırlanacak belgenin gönderici makam aracılığıyla iletilmesi, sıradan özel e-posta veya telefon görüşmesinden farklı resmî sonuçlar doğurur.

Services Australia’nın yurt dışında yaşayan alacaklılara ilişkin resmî açıklamasına göre, karşılıklılık kapsamındaki bir ülkede düzenlenen nafaka yükümlülüğü, koşulları sağlanırsa Avustralya’da kayıt altına alınarak tahsil yoluna gidilebilir. Avustralya tarafı kayıt ve tahsil sürecinde yerel yetkilerini kullanabilir; borçlunun ücretinden veya Avustralya banka hesabından kesinti gibi yöntemler Avustralya mevzuatı kapsamında gündeme gelebilir.

Her Türk mahkeme kararının Avustralya’da sorgusuz sualsiz kayıt edilmesi garanti değildir. Başvurunun uygun merkezi makam üzerinden yapılması, nafaka belgesinin nitelik ve kapsamının Avustralya usulüne uygunluğu, varsa bildirim veya savunma hakkı kayıtları, önceki ödemeler ve talep edilen dönemlerin doğru gösterilmesi önemlidir. Bu nedenle yurt dışı tahsil planı hazırlarken yalnız mahkeme kararının ilk sayfasını göndermek dosyayı eksik bırakabilir.

Türkiye’de borçlunun maaş ve taşınmazına karşı hangi işlemler mümkündür?

Türkiye’de yabancı nafaka kararının icra edilebilirliği hukuken sağlandıktan sonra Türkiye’deki malvarlığına başvurulması mümkündür. Ancak bunun için hangi belgeye dayanıldığı, borçlunun yasal ödeme yükümlülüğünün tutarı, birikmiş alacak ve takip türü doğru belirlenmelidir. Türk icra müdürlüğü, salt Avustralya idaresinden gelen hesap çıktısına her durumda yabancı mahkeme ilamı gibi işlem yapamaz.

2004 sayılı İcra ve İflas Kanunu’nun ücret haczine ilişkin hükümleri ile sosyal güvenlik ödemelerinin haczedilebilirliğine dair özel hükümler ayrı değerlendirilir. Nafaka alacaklarında uygulanan özel düzenlemeler, sıradan ticari alacakların maaş haczi sınırlarıyla birebir aynı kabul edilemez. Borçlunun taşınmazı varsa ilgili tapu kaydındaki mülkiyet, haciz ve ipotekler ile varsa meskeniyet iddiası değerlendirilmeli; gerçekte borçluya ait olmayan aile yakınının taşınmazına yalnız akrabalık üzerinden haciz yapılamayacağı bilinmelidir.

Ödemelerin Avustralya doları veya Türk lirası üzerinden yapılması, uluslararası havale masrafları, kesintiler ve kur dönüşümü doğru hesaplanmalıdır. Services Australia’nın bilgilendirmesi, ülke dışından tahsil edilen tutarların Avustralya dolarına dönüştürülmesinin kendi sistemindeki işlem ayrıntılarını açıklar. Türkiye’de takip dosyasında ise kesinleşmiş/tenfiz edilmiş talep belgesinin hüküm ve hesap içeriği esastır.

Herhangi bir ödeme borcu azaltıyorsa tahsilat geçmişi tek dosyada tutulmalıdır. Avustralya idaresine ödenmiş nafakanın Türkiye’deki aynı döneme ait hesaba ayrıca ödenmemiş gibi yazılması çift tahsilat uyuşmazlığına yol açabilir. Yargılama ve icra süreçlerinde her ödeme tarihi ve dönemi ayrı açıkça gösterilmelidir.

Avustralya nafakası Türkiye’de icra edilemiyorsa hangi hukuki sorunlar incelenir?

İlk neden belgenin hukuki niteliğinin uyuşmamasıdır. Türk mahkemesinde yabancı ilamın tenfizi istendiğinde, sunulan belge aslında mahkeme kararı değil idari değerlendirme veya yalnız ödeme çizelgesi olabilir. İkinci neden, belgenin uygulanabilir sözleşme hükümleriyle eşleştirilmemesidir. Üçüncü neden eksik çeviri, tasdik, taraf kimliği veya kararın yürürlük durumuna ilişkin belgelerin bulunmamasıdır.

Çocuğun yaşı ve bakım yükümlülüğünün süresi, ebeveynlerin gelir durumundaki değişiklikler, geçmiş dönem nafakasının hesaplanması ve aynı borca ilişkin ikinci bir kararın bulunması da incelemeyi etkiler. Türkiye’de çocuk bakım ve iştirak nafakası bakımından TMK m.182, 327–331 düzenlemeleri önem taşır. Yabancı nafaka hükmündeki bakım yükümlülüğüyle Türk hukukunda yeni nafaka talebinin aynı hukuki olay olduğu peşinen kabul edilmemelidir.

Avustralya’da bir taraf çocuğun veya alacaklının yerleşim yerinin değiştiğini bildirirken diğer taraf ödemeleri durdurmuş olabilir. Böyle bir durumda eski kararın geçerliliği, yeni karar veya idari değerlendirme, ödeme yükümlülüğünün hangi tarihte değiştiği ve değişikliğin yabancı ülkede nasıl tanınacağı araştırılmalıdır. “Yurt dışına çıkınca nafaka biter” önermesi iki ülke hukukunda da otomatik ve genel bir kural değildir.

Bir diğer sorun birikmiş nafaka için uygulanan sürelerdir. Borç dönemi, kararın türü, ilgili ülkede öngörülen başvuru ve takip süreleri ile ikili veya çok taraflı sözleşme hükümleri ayrı ayrı incelenir. Bu nedenle ilk ödeme tarihi ile son ödeme tarihini göstermeden toplam tek rakam talep etmek sağlıklı olmaz.

Avustralya–Türkiye nafaka dosyası için hangi belgeler hazırlanmalı?

Uluslararası nafaka başvurusunda en önemli belge, nafaka alacağının kaynağını gösteren işlem veya karardır. Avustralya tarafında Services Australia assessment belgesi, varsa Australian Court Order veya resmî olarak tescil edilmiş anlaşma; Türkiye tarafında aile mahkemesi nafaka kararı, değişiklik kararları ve icra dosyası bilgileri hazırlanır. Belgeler aynı hukuki değere sahip olmadığı için “nafaka kararı” başlığı altında karıştırılmamalıdır.

Çocuk ve tarafların ad, soyad, doğum tarihi, vatandaşlık ve varsa kimlik numaraları; ebeveynlik veya velayet bağlantısına ilişkin kayıtlar; borçlunun bilinen adresi, telefon ve çalışma bilgileri; alacaklı banka bilgileri; ödenmiş veya birikmiş nafaka dönemlerini içeren hesap dökümü başlıca dosya belgeleridir. Yabancı resmî belgelerin Türkiye’de ispatı için HMK m.224 ve uygulanabilen milletlerarası sözleşmeler dikkate alınır. Yabancı dilde belge ibrazı bakımından HMK m.223 ayrıca önem taşır.

Avustralya mahkeme kararı veya makam belgesinin hangi tasdik ve tercüme usulüne ihtiyaç duyduğu, başvurunun yapılacağı Türk makamı ve uygulanabilir milletlerarası sözleşme çerçevesinde belirlenir. Her türlü sıradan hesap ekranına “apostil alınca ilam olur” şeklinde yaklaşmak yanlış olacaktır. Apostil, içeriğin maddi hukuka uygunluğunu veya nafakanın miktarını onaylamaz; hukuki tasdik ve kararın icra edilebilirliği farklı aşamalardır.

Türkiye’de nafaka yargılamasında Avustralya’daki gelirin belgelenmesi gerektiğinde Avustralya ATO gelir belgesinin nafaka davasında kullanımı rehberimiz, ispat konusundaki ayrı bir soruyu ele alır. Bu yazı ise nafaka alacağının Türkiye–Avustralya arasında tahsili için resmî işbirliği ve kararların hukuki niteliğine odaklanır.

Üç örnek üzerinden Türkiye–Avustralya nafaka tahsilinin ayrımı

Örnek 1 — Melbourne’de çocuklarıyla yaşayan anne, nafaka borçlusunun Türkiye’de olduğunu biliyor. Avustralya’da Services Australia assessment belgesi hazırlanmış ancak borçlu artık Türkiye’de ikamet etmektedir. Alacaklı, Services Australia’nın uluslararası nafaka birimi üzerinden Türkiye’nin karşılıklılık kapsamında bulunduğunu belirterek dosyanın yönlendirilmesini ister. Türkiye’de bu belgenin tanınma veya tahsil edilebilirlik usulü ayrıca değerlendirilir. Sırf değerlendirme belgesini Türk icra dairesine gönderip doğrudan hacze geçmek hukuki güvence sağlamaz.

Örnek 2 — Mersin’de yaşayan baba, Türk aile mahkemesinin çocuk nafakası kararına sahiptir; yükümlü Sydney’de çalışıyor. Türk mahkemesi kararı ve ödeme dökümü hazırlanır, Türkiye merkezi makamına başvuru usulü kullanılır. Uygun belgeler Services Australia tarafına iletilir. Avustralya mevzuatına göre kayıt ve tahsil koşulları sağlanırsa ilgili kurum borçluyla temasa geçer ve Avustralya’daki varlıklarına ilişkin yasaya uygun tahsil araçlarını değerlendirebilir.

Örnek 3 — Türkiye’de nafaka hükmü verilmiş, aynı döneme ilişkin Avustralya’da da idari değerlendirme yapılmış. Bu durumda iki belgeyi birbirinden bağımsız olarak tamamen toplamak yerine aynı borç dönemlerine ve çocuğa ilişkin olup olmadığı tespit edilir. Taraflarca yapılmış ödemeler, hangi idarenin hangi dönem için işlem yürüttüğü, kararların bağlayıcılığı ve varsa değişiklik veya uyarlama imkânları incelenir. Aksi hâlde mükerrer borç çıkarılması veya karşılıklı bildirim eksikliği yaşanabilir.

Her üç örnekte ilk hukuki soru “Hangi ülkede dava açmalıyım?” değildir. Önce hangi nafaka borcunun hukuken var olduğu, mevcut belgenin türü, borçlunun yerleşim yeri ve uygulanabilecek uluslararası işbirliği yolu belirlenir. Bu sayede gereksiz yeni bir dava açılması veya geçerli belgenin yanlış makama gönderilmesi önlenebilir.

Avustralya’dan Türkiye’ye veya Türkiye’den Avustralya’ya tahsil için sekiz adım

1. Belgenin türünü belirleyin. Services Australia assessment, Australian Court Order, Türk mahkeme kararı, anlaşma veya yalnız borç hesaplaması ayrı kategoriler olarak sınıflandırılmalıdır. 2. Alacaklı ve borçlunun bulunduğu ülkeyi doğrulayın. Yalnız vatandaşlık değil, fiili adres, çalışma ve ödeme bağlantıları da toplanır. 3. Nafaka dönemlerini ayrıştırın. Hangi aylar için ne kadar borç, ne kadar ödeme, hangi para birimi bilgileri tabloya dökülür.

4. Resmî işbirliği kanalını seçin. Türkiye bakımından Adalet Bakanlığı Nafaka Bürosunun, Avustralya bakımından Services Australia’nın resmî açıklamaları dikkate alınmalıdır. 5. Sözleşme kapsamını belirleyin. 1956 New York Sözleşmesi ile uygulanabilen 1973 Lahey kararların tanınması rejimi karıştırılmaz; uyuşmazlığa uygun hukuki dayanak ayrı yazılır. 6. Tasdik ve tercüme belgelerini tamamlayın. Kurumun istediği evrak listesi üzerinden işlem yapılır.

7. Tanıma, tescil veya icra edilebilirlik gerektiğinde uygun başvuruyu yapın. Avustralya idari değerlendirmesinin Türk mahkeme ilamı gibi kabul edildiği varsayılmaz. 8. Tahsil sonrası kayıtları karşılıklı güncelleyin. Ödenen tutar ve ilgili dönemin doğru kaydedildiği, borcun tekrar yazılmadığı, uluslararası havalelerin izlenebildiği kontrol edilir.

Bu süreçte amaç salt bir bankaya ödeme talimatı vermek değildir; iki hukuk sisteminde aynı nafaka alacağının doğru hukuki nitelikte ve tek kez tahsil edilmesini sağlamaktır. Borçluya ulaşmak mümkün değilse ilgili makamdan hangi ek adres veya malvarlığı bilgisinin istendiği öğrenilmeli, bunlar hukuka uygun şekilde temin edilmelidir.

Avustralya–Türkiye çocuk nafakası hakkında 12 sık sorulan soru

1. Avustralya ve Türkiye arasında çocuk nafakası işbirliği var mı?

Evet. Services Australia Türkiye’yi reciprocating jurisdiction listesinde sayar; ayrıca 1956 New York Nafaka Sözleşmesi taraflığı bulunmaktadır. Ancak her başvuru otomatik tahsil anlamına gelmez.

2. Avustralya Child Support Assessment Türkiye’de mahkeme ilamı sayılır mı?

Her durumda hayır. Belgenin hukuki niteliği, ilgili sözleşme kapsamı ve Türk makamının tanıma veya icra edilebilirlik usulü belirlenmelidir. Services Australia bazı ülkelerde mahkemece tanınmanın gerekebileceğini bildirir.

3. Avustralya mahkemesinin nafaka kararı için ayrı yol var mı?

Evet. Uygulanabilir 1973 Lahey Nafaka Kararlarının Tanınması ve Tenfizi Sözleşmesi ile gerekiyorsa Türk milletlerarası özel hukuk hükümleri incelenir. Mahkeme kararı ile idari değerlendirme aynı belge değildir.

4. Türkiye’de verilen nafaka kararı Sydney’de tahsil edilebilir mi?

Türkiye merkezi makamından uluslararası başvuru yapılarak Services Australia nezdindeki kayıt ve tahsil koşulları değerlendirilebilir. Resmî belgelerin ve yükümlünün Avustralya bağlantısının bildirilmesi gerekir.

5. Borçlunun Türkiye’de banka hesabı varsa hemen haciz konabilir mi?

Önce Türkiye’de icra edilebilir hukuki dayanağın sağlanması gerekir. Yabancı belgenin türü ve varsa tanıma/tenfiz usulü tamamlanmadan yalnız hesap bilgisi üzerinden otomatik haciz yapılamaz.

6. New York Sözleşmesi nafakayı kendiliğinden tahsil eder mi?

Hayır. 1956 New York Sözleşmesi m.1–2, nafaka alacaklarının yabancı ülkede tahsiline ilişkin resmi işbirliği yolunu kurar; ulusal veya uluslararası diğer hukuk yollarının yerine geçtiği anlamına gelmez.

7. Türkiye’de hangi makam nafaka işbirliğini yürütür?

Adalet Bakanlığı Dış İlişkiler ve Avrupa Birliği Genel Müdürlüğü bünyesindeki Nafaka Bürosu merkezi makamdır. Başvuru belgeleri 64/2 sayılı Genelge ve ilgili resmi açıklamalarla birlikte değerlendirilir.

8. Çocuk nafakası miktarı Türkiye’de yeniden hesaplanır mı?

Bu, yabancı belgenin hukuki niteliğine ve başvuru yoluna bağlıdır. Bir yabancı kararın tanınması ile Türk mahkemesinde yeni nafaka talebi veya değişiklik davası aynı işlemler değildir.

9. Avustralya’da yaşayan borçlunun maaşından kesinti yapılabilir mi?

Avustralya’daki uygun biçimde kayıt ve tahsil edilebilir nafaka yükümlülüğünde Services Australia, kendi mevzuatı çerçevesinde maaş veya banka hesabından kesinti gibi tahsil yöntemlerini kullanabilir.

10. Borçlunun adresi bilinmiyorsa dosya tamamen kapanır mı?

Services Australia, borçluya ulaşmak için elde bulunan iletişim ve gelir bilgilerinin yardımcı olacağını açıklar. Ancak borçlu bulunamaması ilgili makamın ilerlemesini engelleyebilir; adres tespiti yasal yollardan yapılmalıdır.

11. Avustralya dolarından Türk lirasına çeviri hangi gün yapılır?

Tek ve her dosyaya uygulanacak bir tarih belirlenemez. Borç belgesinin türü, dönemler, ödeme tarihleri, icra/tenfiz kararı ve uygulanacak ülke mevzuatı esas alınarak hesap yapılmalıdır.

12. Türkiye’deki avukat hangi aşamalarda yardımcı olabilir?

Türk hukukundaki kararın niteliği, gerekli tanıma/tenfiz işlemleri, belge tercümesi, Türkiye’deki borçlunun icra takibi ve uluslararası merkezi makam yazışmaları için hukuki inceleme yapılabilir. Yurt dışındaki müvekkillerimiz sayfasından iletişim sağlanabilir.

Resmî mevzuat ve kurum kaynakları

Bu yazı, Avustralya boşanma kararının nüfusa tescili rehberinden ve Avustralya parenting order velayet kararı konusundan ayrı, yalnız uluslararası nafaka tahsilini ele alır. Doğrulanmamış bir mahkeme içtihadı veya otomatik tahsil vaadi bulunmaz.

Yazar ve hukuki değerlendirme

Av. Halil BAKIRCI — Bakırcı & Keskin Hukuk Bürosu. Değerlendirmede 1956 New York Nafaka Sözleşmesi, 1973 Lahey Nafaka Kararları Sözleşmesi, Adalet Bakanlığının 64/2 sayılı Genelgesi, Services Australia resmî açıklamaları, 4721 sayılı TMK m.182 ve m.327–331 ile 5718 sayılı MÖHUK hükümleri esas alınmıştır. Metin genel hukuk bilgilendirmesidir; somut nafaka kararının icra kabiliyeti ve ilgili ülke makamının kabul koşulları ayrıca incelenir.

+90 552 224 43 66 — Yurt dışındaki müvekkiller için iletişim.

Mersin ve İstanbul hukuk bürosu ofisleri

Mersin ofisi
İstanbul ofisi — Maslak Ahi Evran Caddesi Polaris Plaza No:21 Kat:9 Sarıyer

Hukuki konu hakkında iletişim

İlk iletişimde konuyu, bulunduğunuz ülke veya ili ve varsa tebliğ ya da son işlem tarihini kısaca belirtebilirsiniz. T.C. kimlik numarası, sağlık verisi veya kişisel belge göndermeyiniz. Mesajlaşma tek başına hukuki görüş veya avukatlık ilişkisi oluşturmaz.

Telefonla Araİletişim Bilgileri

    İSTANBUL · MERSİN · ÇEVRİM İÇİ

    Hukuki görüşme talebi

    Konunuzu kısaca paylaşın. Görüşme için tercih ettiğiniz ofisi veya çevrim içi seçeneğini belirtebilirsiniz.

    * İşaretli alanlar zorunludur.




    Mesaj uzunluğu0 / 1000

    Kalan karakter: 1000Boşluklar dahildir.Sınıra yaklaşıyorsunuz.1.000 karakter sınırına ulaştınız.

    Kimlik numarası, banka bilgisi veya hassas belge paylaşmayın. KVKK Aydınlatma Metni

    İlk iletişim tek başına avukatlık ilişkisi kurmaz ve yasal süreleri durdurmaz. Acil süreli konularda telefonla ulaşın.

    Bu Yazıyla İlgili Soru Sor

    Gerçek sorular yönetici incelemesinden sonra anonim olarak yayımlanabilir. İsim, telefon, kimlik numarası, dosya numarası veya özel bilgi paylaşmayın. Bu alan hukuki danışmanlık değildir.

    Gizlilik ve KVKK bilgilendirmesi

    Telefon WhatsApp