B&KBakırcı & KeskinHUKUK BÜROSU
TR
TürkçeEnglishDeutschРусскийالعربية中文
Menü

Avustralya’da Yaşayan Eş Türkiye’deki Yazlığa Aile Konutu Şerhi Koydurabilir mi? TMK 194 ve MÖHUK 13

Kısa ve net cevap

Avustralya’da aile hayatını sürdüren eşlerin Türkiye’de yalnız tatilde kullandıkları yazlık, sırf evli oldukları ve taşınmaz bir eşin adına kayıtlı olduğu için otomatik olarak Türk Medenî Kanunu m.194 anlamında aile konutu sayılmaz. TMK m.194 aile konutunun diğer eşin açık rızası olmadan devrini ve üzerinde hak sınırlaması yapılmasını önler; malik olmayan eşin tapu müdürlüğünden aile konutu şerhi istemesine imkân verir. Ancak koruma için taşınmazın fiilen eşlerin ortak yaşam merkezi olması ve yabancılık unsuru bulunan evlilikte ilgili hukukun doğru belirlenmesi gerekir. TKGM’nin 27 Ağustos 2019 tarihli aile konutu görüşü, yazlık ve hafta sonu kullanılan konutların kural olarak aile konutu niteliğinde olmadığını açıkça ifade eder. Tapu Sicili Tüzüğü m.49, şerh talebinde yerleşim yeri belgesi ve medeni hâli gösterir nüfus kayıt örneği öngörür.

Avustralya’da yaşayan çiftin Türkiye’deki yazlığı sonradan fiilen ortak yaşam merkezi hâline gelmişse veya çiftin Türkiye’de ve Avustralya’da yaşam bağlantıları farklıysa hukuki nitelendirme belgeler üzerinden yapılır. Yalnız pasaportta ülke yazmasıyla aile konutu varlığı veya yokluğu belirlenmez.

Kısa özet: tapu işleminin önündeki altı soru

SoruDayanak / Sonuç
Hangi ev aile konutudur?TMK m.194; fiilî ortak yaşam merkezi, geçici yazlık kullanımından farklıdır
Eş Türkiye’de konut şerhi isteyebilir mi?TMK m.194/3; malik olmayan eş tapu müdürlüğüne başvurabilir
Tapuda hangi belgeler istenir?Tapu Sicili Tüzüğü m.49/1-c: yerleşim yeri ve medeni hâli gösterir kayıtlar
Her evde şerh konulabilir mi?TKGM 2014/4 ve 2019 görüşü; konut niteliği ve fiilî kullanım ayrıca değerlendirilir
Avustralya hukukunun rolü nedir?MÖHUK m.13, evliliğin genel hükümleri; m.15 evlilik malları; farklı meselelerdir
Şerh yokken eşin açık rızası gerekir mi?Türk hukuku uygulanıyor ve ev fiilen aile konutuysa TMK m.194 sınırlaması şerhten bağımsızdır
Avustralya’da yaşayan eşlerin Türkiye’deki yazlık evi için aile konutu şerhi talebi ve TMK 194 hukuki incelemesi
Türkiye’deki yazlığın aile konutu sayılıp sayılmayacağı fiilî ortak yaşam merkezi ve tapu belgeleriyle değerlendirilir.

Aile konutunun hukuki niteliği ve Avustralya’da yaşamanın etkisi

TMK m.194, eşlerin birlikte kurdukları evlilik hayatının barınma güvenliğini korumayı amaçlar. Aile konutu kavramı yalnız mülkiyet belgesi veya evin tapuda hangi eşin adına olduğu üzerinden kurulmaz. Eşlerin evlilik birliğini sürdürdükleri, günlük hayatlarının merkezini oluşturan, düzenli ve sürekli yaşadıkları konutun işlevi önemlidir. Tapu ve Kadastro Genel Müdürlüğü’nün aile konutuna ilişkin açıklaması da aile konutunu, eşlerin bütün yaşam faaliyetlerini gerçekleştirdikleri mekân olarak tanımlar.

Avustralya’da Melbourne’de çalışan, çocukları orada eğitim gören ve aile hayatını oradaki evinde sürdüren bir çiftin Mersin’de yalnız yaz tatillerinde kullandığı dairesi, kural olarak Türkiye’deki aile konutu şerhi koşullarını sağlamaz. Türkiye’deki taşınmazın eşlerce birlikte satın alınmış olması veya aile tatilinde kullanılması, onu ortak yaşamın asli merkezi hâline getirmez. Bu ayrım özellikle eşlerin boşanma veya malvarlığı uyuşmazlığında Türkiye’deki mülkün devrini engellemek istemesi hâlinde önem kazanır.

Aynı çiftin Türkiye’ye yerleşip ortak hayatını Mersin’deki konutta sürdürmeye başlaması durumunda farklı bir değerlendirme yapılır. Eski yazlık artık günlük ortak yaşamın merkezi hâline gelmişse TMK m.194 bağlamında aile konutu niteliği tartışılabilir. Taşınmazın daha önce “yazlık” diye satın alınması veya konutun tapuda hangi tipte görünmesi tek başına son sözü söylemez; fiilî kullanım ve hukuki belgeler önem taşır.

İki ülke arasında dönüşümlü yaşanması hâlinde aile konutunun tekliği, eşlerin hangi yaşam düzenini nerede sürekli kurduğu, iş ve aile bağlarının ağırlığı, uzun süreli yerleşim ve mülkün gerçek kullanım amacı birlikte incelenmelidir. Türkiye’deki her mülke otomatik aile konutu şerhi konulabileceği görüşü açık hukuki ölçütle bağdaşmaz.

TMK m.194 hangi işlemleri diğer eşin açık rızasına bağlar?

Türk Medenî Kanunu m.194/1 uyarınca eşlerden biri, diğer eşin açık rızası bulunmadıkça aile konutu ile ilgili kira sözleşmesini feshedemez, aile konutunu devredemez veya bu konut üzerindeki hakları sınırlayamaz. Evin satılması veya bağışlanması, konut üzerinde ipotek ya da kullanım hakkı tesis edilmesi, ilgili hukuki koşullarda korumanın gündeme gelebileceği başlıca işlemlerdir. Ancak bu sınırlama, her taşınmaz için değil gerçekten aile konutu niteliğindeki konut için söz konusudur.

Maddenin ikinci fıkrası, rıza alamayan veya kendisine haklı sebep olmaksızın rıza verilmeyen eşe hâkimin müdahalesini isteme imkânı tanır. Bu düzenleme “eşimin rızası olmadan hiçbir konut işlemine girişemem” anlayışına karşı kanuni çözüm yoludur; ancak diğer eşin rızasının kanunen gerekli olduğu bir aile konutu bulunup bulunmadığı öncelikle değerlendirilmelidir.

Üçüncü fıkra, aile konutu olarak özgülenen taşınmazın maliki olmayan eşe tapu müdürlüğünden şerh isteme hakkı tanır. Şerhin başvurusu, satışın veya ipotek işleminin aynı anda yapılacağı anlamına gelmez. Amaç aile konutu niteliğinin tapu sicilinde üçüncü kişiler yönünden görünür hâle getirilmesidir. Eşlerden birinin Türkiye’de yaşamaması, hukuken mevcut korumayı sırf ülke sınırı nedeniyle bütünüyle ortadan kaldırmaz; fakat korumanın maddi şartlarının bulunduğunun belgelenmesi gerekir.

TMK m.194/4 kiralanmış aile konutuna ilişkindir: sözleşmeye taraf olmayan eş kiralayana bildirimde bulunarak kira sözleşmesinin tarafı hâline gelebilir ve bildirim yapan eş diğer eşle müteselsilen sorumlu olur. Bu kiracı hakkı, eşlerden birinin sahibi olduğu Türkiye’deki yatırım dairesi üzerindeki mülkiyet şerhinden ayrı hukuki kurumdur.

Tapu Sicili Tüzüğü m.49 ve şerh başvurusu için deliller

Tapu Sicili Tüzüğü m.49/1-c, aile konutu şerhi için merkezi nüfus idaresi sisteminden veya nüfus müdürlüğünden alınan yerleşim yeri belgesi ile medeni hâli gösterir nüfus kayıt örneğini sayar. Bu belgeler evlilik ilişkisinin sürmekte olduğunu ve hangi konutun yerleşim yeri olarak gösterildiğini ortaya koymada önem taşır. Ancak resmî adres kaydının somut uyuşmazlıktaki fiilî ortak yaşamla uyuşup uyuşmadığı da dikkate alınmalıdır.

Özellikle uzun yıllardır Avustralya’da yaşayan eşlerin Türkiye nüfus sistemindeki adresini güncellememiş olması fiilî aile yaşamının Mersin veya İstanbul’da sürdüğü sonucunu kendiliğinden vermez. Tersine, Türkiye’den Avustralya’ya kısa süreli çıkış yapmış çiftin Türk adres kayıtları eksik olabilir. Tapu başvurusunda kullanılacak belgenin doğru olması ve tarafların gerçek yerleşim durumunun yanlış gösterilmemesi esastır.

TKGM’nin 2014/4 sayılı Aile Konutu ve Aile Konutu Şerhi Genelgesi, çeşitli özel durumları ele alır. Taşınmazın tapuda arsa, tarla veya başka nitelikle görünmesine karşın üzerinde fiilen aile konutu kullanımı varsa buna ilişkin belediye, muhtarlık veya kadastro tespitleri gündeme gelebilir. Bu, üzerinde herhangi bir bina bulunan tüm arsalara koruma uygulanacağı anlamına gelmez; gerçek konut kullanımının ispatını gerektirir.

Yurt dışında yaşayan malik olmayan eş, Türkiye’de bizzat başvuramıyorsa temsil yetkisi ve başvuruyu yapacak kişinin uygun vekâlet belgesi değerlendirilmelidir. Belgenin yabancı ülkede düzenlenmesi hâlinde gerektiği ölçüde tasdik ve tercüme şartları da önem taşır. Avustralya noterinden Türkiye tapusu için vekâletname yazısı, yabancı noter belgesinin tapuda kullanımına ilişkin ayrı konuyu açıklar.

Yazlık, tatil evi ve yatırım dairesi neden aile konutu sayılmaz?

TKGM’nin 27 Ağustos 2019 tarihli aile konutu şerhi görüşünde aile konutunun tek olduğu ve yalnızca zaman zaman veya hafta sonu kullanmak için edinilen yazlık konut, dağ evi gibi taşınmazların aile konutu kapsamına girmediği açıkça belirtilmiştir. Bu açıklama Avustralya’da yaşayan Türkler için önemli bir uygulama ayrımıdır; çünkü Türkiye’deki ikinci konut çoğu zaman yılda birkaç hafta kullanılır.

Bir eşin Türkiye’deki evde aile büyüklerinin kalması, diğer eşin ara sıra konaklaması veya çocukların tatil için gelmesi o taşınmazın evlilik birliğinin günlük merkezi olduğunu doğrudan göstermez. Aile konutuna özgü koruma, tapu malikinin iradesini sıradan her yatırım veya ikinci konut için sınırlayan genel bir hukuk sistemi değildir. Mülkiyet üzerinde gerçekten aile konutundan kaynaklanan hukuki sınırlama bulunması gerekir.

Ancak 2014/4 sayılı idari uygulama açıklamalarında yerleşim yeri belgesinin sunulmasına ilişkin özel düzenlemeler vardır. Tapu siciline şerh işlenmesi ile şerhin dayandığı maddi vakıanın yargısal uyuşmazlıkta doğru olup olmadığı her zaman aynı değerlendirme değildir. Şerh başvurusu işleminden sonra taşınmazın fiilen aile konutu niteliği tartışma konusu olabilir. Bu nedenle usulüne uygun resmî belgelerle tapu işlemi yapılmış olması, gerçeğe aykırı ikamet veya aile konutu beyanlarını hukuken doğru hâle getirmez.

Avustralya’daki eş boşanma sürecinde Türkiye’deki yazlığın haksız satılmasını önlemek istiyorsa, TMK m.194 şartları yoksa o maddeye dayalı şerhi zorlamak yerine mal rejimi tasfiyesinden doğan hakların korunması ve uygun ihtiyati tedbir yolları ayrı değerlendirilmelidir. Aile konutu korumasıyla boşanma malvarlığı uyuşmazlığındaki geçici tedbir mekanizması aynı kavram değildir.

MÖHUK m.13: Evliliğin genel hükümlerine hangi ülkenin hukuku uygulanır?

Türkiye ve Avustralya bağlantılı evliliklerde yalnız Türk Medenî Kanunu m.194’ü okuyup dosyayı bitirmek yeterli değildir. 5718 sayılı Milletlerarası Özel Hukuk ve Usul Hukuku Hakkında Kanun m.13 evliliğin genel hükümlerinde uygulanacak hukuku düzenler. Maddenin kurduğu bağlama sisteminde eşlerin müşterek millî hukuku, ayrı vatandaşlık hâlinde müşterek mutad mesken hukuku ve o da yoksa Türk hukuku değerlendirilir. Buna göre Türk vatandaşlıkları devam eden eşlerle farklı vatandaşlıkta olan eşlerin durumları aynı yöntemle çözümlenmeyebilir.

Örneğin iki eşin de Türk vatandaşı olduğu ve Avustralya’da çalıştığı olayda uygulanacak hukukun belirlenmesi ile taşınmazın fiilen aile konutu olup olmadığı iki ayrı sorudur. MÖHUK m.13 üzerinden Türk hukukunun uygulanması gerektiği sonucu ortaya çıksa bile bu tek başına Türkiye’deki tatil konutunu aile konutu hâline getirmez. TMK m.194’ün maddi şartları ayrıca bulunmalıdır.

Eşlerin farklı vatandaşlıkları varsa ve birlikte Avustralya’da mutad meskene sahiplerse yabancı hukukun uygulanması sorunu gündeme gelebilir. Bu durumda Türk mahkemesinde ortaya çıkan uyuşmazlıkta kanunlar ihtilâfı kuralları, uygulanacak yabancı hukukun içeriği ve Türkiye’deki tapu sicilinin işleyişi birlikte değerlendirilir. “Avustralya vatandaşlığı var, Türk aile konutu koruması hiç uygulanmaz” şeklindeki kategorik önerme de doğru değildir; hukuki bağlama koşulları belirlenmeden sonuç çıkarılamaz.

Türk mahkemesinde yabancı hukuk uygulanması gerekiyorsa MÖHUK m.2 kapsamında yabancı hukukun içeriğinin tespiti ve uygulanması usulü gündeme gelir. Aile konutu talebinde yabancı hukukun varlığının veya içeriğinin hiç incelenmemesi, sonraki sicil ve dava uyuşmazlığında hukuki sorun oluşturabilir.

MÖHUK m.15 ile aile konutu şerhi ve mal rejimi tasfiyesi arasındaki sınır

5718 sayılı MÖHUK m.15 evlilik mallarına uygulanacak hukuku düzenler. Tarafların evlenme anındaki mutad mesken veya milli hukuklarından birini açık biçimde seçmeleri, hukuk seçimi yoksa kanundaki bağlantı sırası ve taşınmazların tasfiyesinde bulundukları ülke hukukuna ilişkin özel hüküm bu maddede yer alır. Ancak evlilik mallarının tasfiyesine ilişkin bu kural, TMK m.194’ün aile konutu korumasıyla karıştırılmamalıdır.

Bir eşin Türkiye’deki evi edinilmiş mallara katılma rejiminde paylaşmaya konu olabilir; fakat bu ev, eşlerin ortak yaşam merkezi değilse kendiliğinden aile konutu sayılmaz. Öte yandan konut gerçekten aile konutuysa mal rejiminde kişisel mal olarak nitelendirilmesi, TMK m.194 kapsamındaki barınma korumasını otomatik ortadan kaldırmaz. Mülkiyet, mal rejimi alacağı ve aile konutu niteliği farklı hukuki boyutlardır.

Özellikle Avustralya’da yaşayan ve oradaki yargılamada mal paylaşımı yapan eşlerin Türkiye’deki taşınmazı için foreign property settlement veya binding financial agreement belgeleri düzenlenmiş olabilir. Bu belgelerin Türkiye tapusundaki ayni hakları kendiliğinden değiştirmediği veya hangi tanıma/tenfiz sorunu doğurduğu ayrıca değerlendirilir. Avustralya mal paylaşımı kararının Türk tapusuna etkisi rehberimiz ilgili ayrı süreçtir.

Bu nedenle dava stratejisi hazırlanırken önce neyin istendiği belirlenmelidir: konutun aile yaşamındaki yeri nedeniyle devrini önlemek mi, boşanmada katılma alacağını güvence altına almak mı, yoksa Türkiye’de verilmiş yabancı mahkeme kararıyla tapu tescili yaptırmak mı? Aynı taşınmaza ilişkin olsalar da bu taleplerin şartları, uygulanacak hukukları ve delilleri farklı olabilir.

Şerh yoksa eşin rızası aranır mı; şerh hangi korumayı sağlar?

Türk hukuku uygulanmakta ve taşınmaz gerçekten aile konutu niteliğini taşımaktaysa TMK m.194’teki sınırlama, tapuya şerh konulmasıyla kurulan bir hak değildir. Koruma, kanun gereği aile konutunun fiili niteliği nedeniyle gündeme gelir. TKGM’nin aile konutu yayınları da şerhin açıklayıcı niteliğini vurgular. Bu nedenle şerhsiz taşınmazda hiçbir aile konutu sorunu bulunmadığı şeklinde kesin hüküm verilmemelidir.

Bununla birlikte tapudaki şerh üçüncü kişilerin iyiniyet iddiası ve tapu siciline güven bakımından önemlidir. TMK m.1023, tapu kütüğündeki tescile iyiniyetle dayanarak ayni hak kazanan üçüncü kişileri belirli koşullarla korur. Evlilik birliğini korumaya yönelik sınırlamanın şerhle görünür hâle gelmesi, karşı tarafların konutun hukuki statüsü hakkında bilgilendirilmesi bakımından önem taşır.

Eşin rızası olmadan yapılmış devrin hangi hukuki sonuçları doğuracağı, işlemin tarihi, konutun gerçekten aile konutu olup olmadığı, üçüncü kişinin statüsü ve şerhin varlığına göre değerlendirilir. İşlemi kendiliğinden kesin olarak geçersiz saymak veya her durumda tapu iptali yapılabileceğini vaat etmek, somut delil incelemesini dışlar. Gerekli koşullar varsa yolsuz tescil iddiası ve TMK m.1025’e dayalı istem tartışılabilir.

Şerhin amacı Türkiye’deki bütün evlerin satışını genel önleme talimatı değildir. Avustralya’da yaşayan malik olmayan eş konutu korumak istiyorsa önce TMK m.194’in maddi koşulları bulunmalıdır. Şerh konulması ile mal rejimi alacağının tutarı ve tasfiyesi de birbirinden ayrıdır.

Avustralya’dan başvuru için hangi kimlik ve temsil belgeleri gerekir?

Öncelikle evliliğin mevcut olup olmadığı ve hangi eşin hangi taşınmazda malik sıfatını taşıdığı güncel kayıtlarla ortaya konulur. Türk nüfus kayıt örneği, medeni hâl bilgisi ve yerleşim yeri belgeleri tapu açısından başlıca başlangıç kaynaklarıdır. Avustralya’daki evlilik veya boşanma olayları Türk nüfusuna henüz işlenmemişse bu kayıt farklılığı da ayrıca önem kazanır. Nüfus kaydının fiili durumu hatalı gösterdiği bir dosyada salt şerh başvurusuna odaklanmak yeterli olmayabilir.

Avustralya’da düzenlenmiş evlenme belgesi, adres kayıtları, kira sözleşmesi, ikamet bağlantısı ve konutun gerçekte nasıl kullanıldığını gösteren diğer veriler gerektiğinde hukuka uygun usulde hazırlanmalıdır. Yabancı resmi belgelerin Türkiye’de kullanılabilirliği, HMK m.224 ve uygulanabilen tasdik sözleşmeleri çerçevesinde incelenir. Avustralya’da Notary Public veya ilgili makam tarafından yapılan işlemler, Türk konsolosluğunda yapılan noterlik/kimlik işlemleriyle aynı hukuki süreç değildir.

Türkiye’deki tapu müdürlüğüne yapılacak başvuru vekil eliyle yürütülüyorsa temsil yetkisinin aile konutu şerhi talebini açıkça karşılayıp karşılamadığı ve tapu uygulamasındaki belge şartları belirlenir. Şerh talebi gerçek aile konutu korunmasına ilişkin olduğundan, sırf satışı durdurmak amacıyla gerçeğe aykırı ikamet veya yaşam merkezi beyanında bulunulması hukuki sorumluluk doğurabilir. Başvurunun reddi hâlinde önce gerekçe ve varsa istenecek ek belge yazılı olarak incelenmelidir.

Taraflardan biri Türkiye’ye dönüp diğerinin Avustralya’da kalması hâlinde, evlilik birliğinin fiilen hangi konutta sürdüğü ayrıca ispat edilir. Türkiye’deki mülkü yalnız malikin anne-babasının kullanması veya boş durması, diğer eşin aile konutu hakkının varlığını kendiliğinden göstermez.

Avustralya’daki üç aile için üç farklı hukuki sonuç

Birinci örnek: Sydney’de beraber yaşayan Türk eşler yaz aylarında Mersin’deki kendi dairelerinde üç hafta kalmaktadır. Çocuklar ve ebeveynler yıl boyunca Sydney’de yaşamakta, Türkiye’deki daire çoğunlukla boş durmaktadır. Türkiye’deki konutun bir eş adına tapuda kayıtlı olması, onu otomatik aile konutu yapmaz. TKGM’nin 2019 açıklamasındaki fiili ortak hayat merkezi koşulu ve yazlık ayrımı burada özellikle önemlidir.

İkinci örnek: Melbourne’den Türkiye’ye kesin dönüş yapan iki Türk vatandaşı evlilik hayatını artık İstanbul’daki konutta sürekli yürütmektedir. Daha önce yatırım için alınmış olan daire fiilen ortak yaşam merkezi hâline gelmişse TMK m.194 kapsamında değerlendirme gündeme gelebilir. Yerleşim yeri kayıtları, nüfus bilgileri ve fiilî yaşam verileri doğru biçimde hazırlanır; malik olmayan eş tapu müdürlüğünden şerh isteyebilir.

Üçüncü örnek: Avustralya vatandaşı olan eşle Türk vatandaşı olan diğer eş Brisbane’de birlikte yaşamakta; Türkiye’de ise boşanma malvarlığı uyuşmazlığına konu bir daire bulunmaktadır. Bu dosyada MÖHUK m.13 ile uygulanacak hukukun belirlenmesi, konutun aile yaşamındaki fiili niteliği ve MÖHUK m.15 kapsamında mal rejimi tasfiyesi ayrı ayrı incelenir. Konut Avustralya’daki evlilik yaşamının merkezi değilse sırf boşanmada maddi değeri önemli olduğu için aile konutu sayılmaz.

Bu örneklerin her birinde aynı taşınmazı “Türkiye’deki ev” diye tanımlamak yeterli değildir. Asıl soru konutun evlilik içindeki işlevi, tarafların hukuki ve vatandaşlık statüsü, hangi kanunlar ihtilafı kuralının uygulandığı ve tapudaki resmî delillerdir. Yanlış bir aile konutu iddiası, daha uygun bir malvarlığı koruma talebinin gecikmesine sebep olabilir.

Yurt dışında yaşayan eş için başvuru öncesi sekiz kontrol

1. Evlilik kaydı ve güncel medeni hâl bilgisi alınmalıdır. 2. Malik bilgisi, taşınmazın ada ve parseli, bağımsız bölümü, niteliği ve takyidatları doğrulanmalıdır. 3. Eşlerin fiilen yaşamlarının merkezini nerede oluşturduğu, süreklilik ve konut kullanımını gösteren belgelerle değerlendirilmelidir. 4. Türk vatandaşlığı, yabancı vatandaşlık ve müşterek mutad mesken olguları belirlenerek MÖHUK m.13 kapsamındaki uygulanacak hukuk sorusu çözülmelidir.

5. İşlem aile konutu şerhi mi, mal rejimi alacağına ilişkin tedbir mi, tapu iptali mi, yoksa başka bir hukuki istem mi netleştirilmelidir. 6. Şerh başvurusunda Tapu Sicili Tüzüğü m.49 ve TKGM’nin ilgili genelge/görüşleriyle istenen deliller hazırlanmalıdır. 7. Avustralya’dan işlem yapılacaksa vekâletin kapsamı, yabancı belge tasdiki ve noter onaylı Türkçe tercüme ihtiyacı kontrol edilmelidir. 8. Tapu müdürlüğünün yaptığı işlemin sonucu ve gerekçesi yazılı olarak alınmalı; şerh veya ret kararının yanlış hukuki varsayıma dayanıp dayanmadığı değerlendirilmelidir.

Türkiye’deki taşınmazın satışı konusunda eşler arasında acil uyuşmazlık varsa, yanlış bir aile konutu başvurusu yerine hukuken mevcut koruma yolları birlikte incelenmelidir. Dava açılmışsa gerek duyulan ihtiyati tedbir, tapu kayıtlarının korunması, talep ve ispat konuları yargılamanın usulüne göre değerlendirilir. Sırf Avustralya’da bulunulması nedeniyle Türkiye’de dava açma veya vekille temsil imkânının kalmadığı düşünülmemelidir.

Avustralya’dan aile konutu şerhi hakkında 12 sık sorulan soru

1. Türkiye’deki yazlık, Avustralya’daki evimizin yanında ikinci aile konutumuz olur mu?

Aile konutu, eşlerin fiili ortak yaşam merkezidir. TKGM’nin 27.08.2019 görüşü aile konutunun tekliğine ve geçici kullanım için edinilen yazlıkların kural olarak bu kapsamda olmadığına dikkat çeker.

2. Sadece eşimin Türkiye’de ev sahibi olması TMK m.194 uygulaması için yeterli mi?

Hayır. Konutun eşlerin ortak yaşam merkezi olma işlevi bulunmalıdır. Mülkiyetin tek eş adına kayıtlı olması, aile konutu nitelendirmesi için tek başına yeterli değildir.

3. Aile konutu şerhini malik olmayan eş isteyebilir mi?

Evet. TMK m.194/3, malik olmayan eşin tapu müdürlüğünden aile konutu şerhi istemesine imkân verir. Resmî kimlik, medeni hâl ve yerleşim yeri belgeleri ayrıca değerlendirilir.

4. Tapu Sicili Tüzüğü hangi belgeleri istiyor?

Tapu Sicili Tüzüğü m.49/1-c, aile konutu şerhi için yerleşim yeri belgesiyle medeni hâli gösterir nüfus kayıt örneğini öngörür. Somut dosyada başka resmi deliller de gerekli olabilir.

5. Türkiye’deki evde yalnız tatillerde kalıyorsak aile konutu olur mu?

Kural olarak olmaz. TKGM 2019 açıklaması, zaman zaman veya hafta sonunda kullanılan yazlık konutların aile konutu kapsamına girmediğini belirtir. Fiilî kullanım yine doğru tespit edilmelidir.

6. Konut aile konutuysa tapuda şerh yokken eşin rızası aranır mı?

Türk hukuku uygulanıyorsa TMK m.194 sınırlaması kanundan doğar. Şerh bunu görünür hâle getirir; üçüncü kişinin iyiniyeti ve sicile güven sorunları ayrıca incelenir.

7. Eşlerden biri Avustralya vatandaşıysa hangi hukuk geçerlidir?

MÖHUK m.13, eşlerin müşterek milli hukuku, farklı vatandaşlıkta müşterek mutad mesken ve diğer bağlantılarla evliliğin genel hükümlerine uygulanacak hukuku belirler. Tapunun Türkiye’de olması tek başına bütün evlilik konularını çözmez.

8. MÖHUK m.15 taşınmazın aile konutu olduğunu kendiliğinden söyler mi?

Hayır. MÖHUK m.15 evlilik mallarına ve tasfiyesine uygulanacak hukukla ilgilidir. Aile konutunun fiili koşullarıyla mal rejimi tasfiyesi farklı konulardır.

9. Avustralya’da boşandığımız halde Türkiye kaydında evli görünüyorsak ne olur?

Yabancı boşanma kararının Türkiye’de medeni hâle etkisi ayrıca incelenir. Evlenme ve boşanma kayıtlarının uyumu düzeltilmeden yalnız tapuya şerh istemine odaklanılmamalıdır.

10. Aile konutu şerhi ipotekli taşınmaza hiç konulamaz mı?

TKGM 2014/4 Genelgesi, mevcut ipotek ve bazı takyidatlar bulunan taşınmazlarda aile konutu şerhi işlemini özel olarak ele alır. Ancak şerh mevcut hakları ve önceki işlemleri otomatik geçersiz kılmaz.

11. Avustralya’dan gelmeden Türkiye’de başvuru yapılabilir mi?

Usulüne uygun vekil aracılığıyla işlem imkânı değerlendirilebilir. Vekâletnamenin özel yetkileri, yabancı belge tasdiki ve Türkçe tercümesi somut başvuruya uygun olmalıdır.

12. Asıl amaç boşanmada Türkiye’deki evin korunmasıysa ne yapılmalı?

Önce konutun fiilen aile konutu olup olmadığı belirlenir. TMK m.194 şartları bulunmuyorsa mal rejimi alacağı, yargısal tedbir ve taşınmaza ilişkin diğer koruma yolları ayrı hukuki dayanaklarla değerlendirilmelidir.

Resmî hukuk kaynakları ve ilgili rehberler

İlgili hizmet rehberleri: Avustralya boşanma kararının nüfus tescili ve Avustralya mal paylaşımı kararı ve Türkiye tapusu.

Yazar ve hukuki değerlendirme

Avukat Halil BAKIRCI — Bakırcı & Keskin Hukuk Bürosu. Bu yazı TMK m.194, MÖHUK m.13 ve m.15, Tapu Sicili Tüzüğü m.49 ile TKGM 2014/4 Genelgesi ve 27.08.2019 tarihli görüş esas alınarak hazırlanmıştır. Somut olayda uygulanacak hukuk ve konutun fiilî kullanımı, belgeler ve dava durumu çerçevesinde ayrıca incelenmelidir.

Yurt dışındaki müvekkillerimiz için iletişim — +90 552 224 43 66.

Mersin ve İstanbul ofis haritaları

Mersin ofisi
İstanbul ofisi — Ahi Evran Caddesi, Polaris Plaza No:21 Kat:9, Sarıyer

Hukuki konu hakkında iletişim

İlk iletişimde konuyu, bulunduğunuz ülke veya ili ve varsa tebliğ ya da son işlem tarihini kısaca belirtebilirsiniz. T.C. kimlik numarası, sağlık verisi veya kişisel belge göndermeyiniz. Mesajlaşma tek başına hukuki görüş veya avukatlık ilişkisi oluşturmaz.

Telefonla Araİletişim Bilgileri

    İSTANBUL · MERSİN · ÇEVRİM İÇİ

    Hukuki görüşme talebi

    Konunuzu kısaca paylaşın. Görüşme için tercih ettiğiniz ofisi veya çevrim içi seçeneğini belirtebilirsiniz.

    * İşaretli alanlar zorunludur.




    Mesaj uzunluğu0 / 1000

    Kalan karakter: 1000Boşluklar dahildir.Sınıra yaklaşıyorsunuz.1.000 karakter sınırına ulaştınız.

    Kimlik numarası, banka bilgisi veya hassas belge paylaşmayın. KVKK Aydınlatma Metni

    İlk iletişim tek başına avukatlık ilişkisi kurmaz ve yasal süreleri durdurmaz. Acil süreli konularda telefonla ulaşın.

    Bu Yazıyla İlgili Soru Sor

    Gerçek sorular yönetici incelemesinden sonra anonim olarak yayımlanabilir. İsim, telefon, kimlik numarası, dosya numarası veya özel bilgi paylaşmayın. Bu alan hukuki danışmanlık değildir.

    Gizlilik ve KVKK bilgilendirmesi

    Telefon WhatsApp