B&KBakırcı & KeskinHUKUK BÜROSU
TR
TürkçeEnglishDeutschРусскийالعربية中文Français
Menü

AYM Bireysel Başvuru Formu Nasıl Doldurulur? EK-1, Deliller ve Dizi Pusulası (2026)

4 Kasım 2026 itibarıyla resmî kaynaklar esas alınarak hazırlanmıştır. Somut dosyaya uygulanacak süre ve usul, kendi karar ve tebligat kayıtları üzerinden değerlendirilir.

Kısa ve net cevap

Başvuruda AYM İçtüzüğü m.59’daki resmî form kullanılır. Başvurucunun kimliği, olayların özeti, ihlal edilen temel haklar, tüketilen başvuru yolları, nihai kararın öğrenildiği tarih, talep ve ekler sistematik olarak gösterilir. Ekler İçtüzük m.60’a uygun biçimde numaralandırılır ve dizi pusulasına bağlanır.

Kısa özet

Temel hukuk kaynağı Anayasa m.148 ve 6216 sayılı Kanun m.45–50
Konunun odağı Bireysel başvuru formu, EK-1, dizi pusulası ve belge hazırlığı
Genel başvuru süresi 6216 m.47/5 uyarınca 30 gün; somut öğrenme tarihi ve AYM içtihadıyla kontrol edilir
Belge Resmî başvuru formu ve iddiayı destekleyen kayıtlar

Resmî başvuru formunu nereden edinmek gerekir?

Anayasa Mahkemesi İçtüzüğü m.59/1, bireysel başvurunun İçtüzük ekindeki EK-1 örneğine ve Mahkemenin internet sitesinde yayımlanan resmî forma uygun biçimde yapılacağını düzenler. Başka bir siteden indirilen eski şablon, güncel zorunlu alanları taşımayabilir. Bu nedenle form hazırlığına AYM’nin kendi internet sayfasından başlanması gerekir. Başvurunun içeriğini yalnızca serbest biçimli bir dilekçeye yazıp resmî formu kullanmamak, şekil eksikliği riskini beraberinde getirir. Anayasal iddia ne kadar ciddi olursa olsun, şekil ve usule uyma yükümlülüğü ortadan kalkmaz.

Ön hazırlıkta formun güncel sürümü, son kararın tam metni, başvuru yolları çizelgesi, başvurucuya ait kimlik ve iletişim bilgileri yan yana açılmalıdır. Hangi alan için hangi belgenin kullanılacağı belirlenirse aynı kararın tarihini farklı bölümlere çelişkili yazma riski azalır. Avukatla çalışılıyorsa vekâletname, baro sicili ve yazışma adresi önceden kontrol edilir. Formu doldurmadan önce süre hesabının yapılması gerekir; yazım süreci otuz günlük kanuni süreyi durdurmaz.

Gerçek kişi ve tüzel kişi bilgileri nasıl ayrılır?

İçtüzük m.59/2, gerçek kişi başvurucunun kimliğini ve iletişim bilgilerini ayrıntılı biçimde sayar. Şirket veya dernek gibi özel hukuk tüzel kişisi başvurucuda ise unvan, MERSİS ya da uygun sicil bilgisi, temsil yetkisi ve tüzel kişiliğin kendi hakkı arasındaki bağ açıklanmalıdır. Bir şirket yöneticisinin kişisel mağduriyeti ile şirketin malvarlığına müdahale aynı kişi bakımından başvuru konusu değildir. Kanun m.46, kişi bakımından başvuru hakkının sınırlarını belirler.

Gerçek kişinin adresi ile avukatın tebligat adresi farklı olabilir; bu ayrım başvuru formunda doğru korunmalıdır. İletişim eksikliği daha sonra Mahkemenin bilgi isteminin veya eksiklik bildiriminin geç görülmesi riskini artırabilir. Birden fazla başvurucu varsa kişisel ihlal bağlantısı başvurucuların her biri için ayrı açıklanmalıdır. Tüzel kişilik adına başvuru yapılması yalnızca yönetici imzası yeterli görülecek bir işlem değildir; temsil yetkisini gösteren belgelerin niteliği ayrıca incelenir.

Avukatla başvuruda vekâletname neden gereklidir?

6216 sayılı Kanun m.47/4 ile İçtüzük m.61, avukatla yapılan başvuruda temsil yetkisinin belgelendirilmesini öngörür. Vekâletname yalnızca dosyanın eklerinden biri değil, başvurunun kimin adına yapıldığını gösteren usul belgesidir. Başvuruya ilişkin tüm işlem geçmişi başka avukatlarla yürütülmüşse son aşamada AYM önündeki temsilin kimde olduğu ayrıca netleştirilmelidir. Başvurucu bizzat başvurabileceği için avukat zorunluluğu ile vekâletname sunma zorunluluğu birbirine karıştırılmamalıdır.

Formdaki avukat bilgileri güncel baro kaydı ve yazışma adresiyle uyumlu olmalıdır. İçtüzük m.61/2 uyarınca avukata yapılan yazışma ve tebligatlar başvurucuya yapılmış sayılır. Dolayısıyla vekil bilgisi veya elektronik iletişim adresindeki hata sürenin yanlış takip edilmesine yol açabilir. Vekâletname okunaklı ve tam sunulmalı; dosyada vekâlet ilişkisi sona ermişse bu husus başvurudan önce araştırılmalıdır.

Olaylar bölümü nasıl yazılmalıdır?

Olaylar bölümü, yargı dosyasındaki tüm tutanakları arka arkaya yapıştırmak için kullanılmamalıdır. İhlal iddiasını doğuran kamu gücü işlemi, başvurucunun buna karşı başvurduğu yollar ve nihai sonuç kronolojik sırayla anlatılır. Örneğin hukuki dinlenilme hakkı şikâyetinde, hangi itirazın hangi oturumda dile getirildiği ve mahkemenin bu iddiaya nasıl karşılık verdiği belirtilir. Sadece davanın başından sonuna kadar bütün evrakı yeniden özetlemek, anayasal müdahalenin görülebilirliğini azaltabilir.

İyi bir olay anlatımı her adımı tarih, merci ve delil numarasıyla ilişkilendirir. Önce kamu işlemi, sonra dava veya itiraz, ardından istinaf ve temyiz gibi olağan aşamalar yazılabilir. Esas hakkında henüz karar verilmemişse bu bilgi gizlenmez. Belirli bir olayı gösteren belge mevcut değilse, belgelerin neden sunulamadığı usulün izin verdiği bölümde açıklanır. Kronolojinin amacı anlatımı uzatmak değil, AYM’nin hangi aşamada hangi anayasal şikâyetin ortaya çıktığını anlamasını sağlamaktır.

Anayasal hak ihlali iddiası nasıl ayrıştırılır?

Formdaki “ihlal edildiği ileri sürülen hak” alanında yalnızca Anayasa maddesi saymak yeterli değildir. Başvurucu, Anayasa ve Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesi ortak koruma alanındaki güvencenin hangi kamu müdahalesi nedeniyle zedelendiğini gösterir. Adil yargılanma hakkı, kişi hürriyeti, ifade özgürlüğü ve mülkiyet hakkının olay unsurları farklıdır. Bir kararın yanlış olduğunu söylemek ile mahkemeye erişim hakkının ihlal edildiğini somutlaştırmak da aynı hukukî iddia değildir.

Her hak başlığında iddia, müdahale, ilgili somut delil ve anayasal sonuç arasında mantıklı bağ kurulmalıdır. Aynı olayı birçok hak başlığı altında yalnızca sözcüklerini değiştirerek tekrar etmek dosyayı güçlendirmez. Mahkemenin gerekçe vermediği iddiasında, belirleyici iddianın neden sonuca etkili olduğu açıklanır. Kanun yolu şikâyeti niteliğindeki salt delil tartışması yerine anayasal koruma alanındaki eksikliğe odaklanılmalıdır.

Kullanılan başvuru yolları nasıl gösterilir?

Anayasa m.148/3 ve 6216 m.45/2 olağan idari ve yargısal başvuru yollarının tüketilmesini öngörür. Formun ilgili bölümünde her başvurunun mercii, tarihi, dosya numarası ve sonucu açıklanmalıdır. İstinafa gidilmiş ancak temyiz yolu kanunen açık kalmışsa bunun neden kullanılmadığı sorunu doğabilir. Her uyuşmazlıkta aynı kanun yolunun açık olduğu varsayılamayacağından, somut hükmün kesinlik ve kanun yolu hükümleri kontrol edilmelidir.

Formda son başvuru yoluna ilişkin kararı yalnızca “kesinleşti” biçiminde tanımlamak yerine bu kararın hangi usulle öğrenildiği de belirtilmelidir. Olağan yolun bulunmadığı iddia ediliyorsa ilgili kanuni düzenlemeyle desteklenmelidir. Başvuru yollarının tüketildiği iddiası karar örnekleri olmadan sunulursa kabul edilebilirlik incelemesi güçleşebilir. Başvurucu AYM’yi ilk kez olayı araştıran bir ilk derece mahkemesi yerine koymamalıdır.

Nihai karar ve tebliğ belgesi neden ayrı eklenir?

6216 m.47/5 otuz günlük süreyi düzenler; nihai kararın öğrenilmesi ve süre başlangıcı konusundaki AYM içtihadı ayrıca önem taşır. Mahkemenin kararı verdiği tarih ile tebliğin hukuken gerçekleştiği veya kararın fiilen öğrenildiği tarih farklı olabilir. Bu nedenle nihai kararın yalnızca tam metnini eklemek her zaman yeterli değildir. UETS mazbatası, fizikî tebligat, UYAP erişim verileri ve vekile yapılan bildirim somut olayda sürenin denetlenmesini sağlar.

Formdaki tarih alanına tahmini tarih yazılması veya sonradan kullanılan bir dilekçenin tarihi üzerinden yeni süre başlatılması ciddi usul riski doğurur. Kararın ilk öğrenildiği düşünülebilecek bütün kayıtlar karşılaştırılmalıdır. Kayıtlar arasında fark varsa açıklanmalı; kararı alan veya gören kişinin sıfatı da belirtilmelidir. Sitenin ayrı süre rehberinde bu konuda daha ayrıntılı açıklamalar bulunmaktadır.

Başvuru formu ekleri hangi sırayla dizilir?

AYM İçtüzüğü m.60, eklerin tarih sırasına göre numaralandırılıp tanımlayıcı başlıklarla dizi pusulasına bağlanmasını öngörür. Örnek bir düzen; başvuruya konu işlem, ilk derece kararı, istinaf/temyiz kararları, tebligat kayıtları ve hak ihlali iddiasına ilişkin özel deliller olabilir. Bu sıra, dosyanın niteliğine göre değişebilir. Amaç ekleri yalnızca toplamak değil, hangi evrakın hangi hukukî açıklamayı desteklediğini anlaşılır kılmaktır.

Belge adları “ek1”, “son”, “yenison” gibi birbirinden ayırt edilemeyen ifadelerden oluşmamalıdır. Tarih ve konu adı belirtilen dosyalar değerlendirmeyi kolaylaştırır. Aynı kararın çok sayıda kopyasının eklenmesi, zorunlu bir belgenin bulunamamasına yol açabilir. Başvuru formundaki her kritik olayın bir ekle eşleştirilmesi, delillerin kaybolma riskini azaltır. Sunulamayan belgenin neden temin edilemediği somut olarak açıklanmalıdır.

Eklerin tamamı asıl mı olmalıdır?

Belgenin sunum biçimi için İçtüzük ve başvuru yapılan kanalın teknik kuralları birlikte değerlendirilir. Kesinleşme şerhi, mahkeme kararı, UETS mazbatası veya resmî kurum kaydının okunaklı ve doğrulanabilir olması önemlidir. Başvurucunun aslı elinde bulunmayan bir belgeyi sırf zaman kazanmak için değiştirilmiş biçimde sunması doğru değildir. Elektronik belge söz konusuysa elektronik imza veya doğrulama bilgileri korunmalıdır. Belge gerçekliğini tartışmalı hâle getiren kopyalar, usul ve delil güvenilirliği bakımından sorun doğurabilir.

Başvuru dosyasında başkasına ait hassas bilgiler varsa yalnızca gerektiği ölçüde sunulmalı, delilin ilgisi açıklanmalıdır. Bir ekran görüntüsü resmî evrak yerine konuluyorsa bunun neden uygun olduğu gerekçelendirilmelidir. Bir belgenin elektronik ortamda yüklenebilir olması, onun hukukî ispat gücünün dosyada mutlaka yeterli olduğu anlamına gelmez. Belgelerin aslı ve saklandığı kaynak ileride doğabilecek bilgi istemleri için korunmalıdır.

Formun on sayfa sınırı nasıl anlaşılmalıdır?

AYM İçtüzüğü m.60/2, başvuru formunun ekler hariç on sayfayı aşması hâlinde ayrıca olaylar özetinin eklenmesini öngörür. Bu hüküm, hukukî iddiaların on sayfanın üstünde açıklanmasının yasak olduğu biçiminde anlaşılmamalıdır; fakat uzun bir formda anlaşılır, yoğunlaştırılmış özet sunulmasını gerektirir. Sayfa sayısı yalnızca metni küçülterek aşılması gereken teknik bir eşik değildir. Okunabilir biçimde düzenlenmiş form, hak ihlalinin niteliğini belirgin kılar.

Özet hazırlanırken yalnızca dilekçenin ilk sayfası kopyalanmamalıdır. İhlal edilen hak, hangi karardan kaynaklandığı, olağan yolların ne zaman tamamlandığı ve istenen giderim birkaç anlaşılır paragrafta ifade edilmelidir. Form kısa tutulacak diye sonuca etkili olaylar çıkarılmamalıdır. Uzunluğu azaltmanın en doğru yöntemi aynı iddiayı tekrar eden pasajları ve gereksiz mevzuat alıntılarını çıkarmaktır.

Harç dekontu veya adli yardım talebi nasıl eklenir?

6216 m.47/2 başvuruyu harca tabi tutar. 2026 yılı resmî harç çizelgesinde bireysel başvuru harcı 6.024,10 TL gösterilmiştir; işlem günündeki tutarın ayrıca kontrolü gerekir. Harç ödendiğinde alındı belgesindeki bilgiler başvurucu dosyasıyla eşleştirilmelidir. Başvuru formuna dekont eklemek, başvuru yollarının tüketilmesi veya iddianın temellendirilmesi koşulunu ortadan kaldırmaz. Harç için avukatlık ücretiyle karışmayan ayrı bir kayıt tutulmalıdır.

Ödeme gücü bulunmayan başvurucu İçtüzük m.62/2 kapsamında adli yardım talebini açıkça formunda belirtebilir. Mali durumunu gösteren belgeler sunulmalı; talebin sırf sözlü beyanla kabul edileceği varsayılmamalıdır. Adli yardım incelemesinde ekonomik koşullar ile talebin açıkça dayanaksız olmaması değerlendirilir. Harç veya adli yardım belgesinin eksikliği, dosyanın diğer yönleri güçlü olsa dahi ön incelemede sorun oluşturabilir.

Tazminat talebinin kapsamı nasıl yazılır?

6216 m.50, ihlal tespit edilmesi durumunda ihlalin ve sonuçlarının giderilmesini düzenler. Bu nedenle başvuru sonucunda istenen giderim, ihlal edilen hakkın niteliğiyle ilişkilendirilmelidir. Yalnızca yüksek bir miktar yazmak, tazminatın mahkemece verilmesini gerektirmez. Mahkeme kararından kaynaklanan ihlallerde yeniden yargılama yolu ön plana çıkabilir. Tazminatın koşulları ile yeniden yargılamanın fonksiyonu farklıdır; ikisi otomatik olarak aynı anda sonuç doğurmaz.

Tazminat isteniyorsa manevi veya maddi zarar yönünden somut açıklama yapılmalı, varsa mali belgeler eklenmelidir. İhlal iddiasıyla ilgisiz zarar kalemlerinin sırf dosyada bulunuyor diye eklenmesi yerine talebin sebep-sonuç bağlantısı kurulmalıdır. Başvurucuya ait önceki mahkeme kararında tazminat hakkında hüküm bulunuyorsa bu da açıklanmalıdır. AYM’nin yerindelik denetimi yapamayacağı ve genel tazminat mahkemesi gibi işlev görmediği unutulmamalıdır.

Tedbir ve gizlilik talepleri hangi bölümde yer alır?

AYM İçtüzüğü m.73, yaşam veya maddi ve manevi bütünlük gibi temel haklar bakımından ciddi tehlike bulunduğunda istisnai tedbir incelenmesini düzenler. Başvurunun yalnızca yapılması kararın infazını durdurmaz. Tedbir isteniyorsa tehlikenin yakınlığı, ağırlığı ve hangi belgeyle ortaya konulduğu açıkça yazılmalıdır. Her başvuruda ihtiyati tedbir istenmesi hukuken gerekli veya anlamlı değildir. Bir işlemden ekonomik zarar doğması tek başına m.73’teki şartların karşılandığını göstermez.

Başvurucu kamuya açık belgelerde kimliğinin gizli tutulmasını gerekçesiyle ayrıca isteyebilir. Bu talep otomatik olarak kabul edilmiş sayılmaz. Tedbir, gizlilik ve adli yardım üç ayrı kurumdur; formda birbirine karıştırılmadan düzenlenmelidir. Özellikle sağlık ve aile hayatına ait özel belgeler sunulurken mahremiyet gereği ile delilin gösterilmesi arasında uygun denge kurulmalıdır.

Formun imza ve gönderim aşaması

Başvuru formu tamamlandıktan sonra sunum kanalı seçilmelidir. İçtüzük m.63 uyarınca başvurular doğrudan Mahkemeye veya ilgili mahkemeler ve yurt dışı temsilcilikler üzerinden yapılabilir. Avukatlar 1 Ekim 2025’ten beri UYAP Avukat Portalı üzerinden de elektronik başvuru yapabilmektedir. İmzalanmış ama teslim edilmemiş formun hukuken sunulduğu varsayılamaz. Fizikî teslimde alındı belgesi, elektronik başvuruda tamamlanma ve kayıt ekranı kontrol edilmelidir.

AYM’nin 2025 tarihli elektronik başvuru kılavuzunda ön bilgilerin okunması, başvurucu ve vekil bilgileri, olaylar, ihlal gerekçesi, son başvuru yolu, sonuç talebi, harç ve önizleme aşamaları ayrı gösterilmiştir. Bu adımlardan birini atlamak eksik kayıt riski doğurabilir. Elektronik sistemin sunduğu taslak dosya numarası ile kesin başvuru kaydının aynı olduğu varsayılmamalıdır. Gönderim sonunda ekrandaki nihai bilgilerin kopyası saklanmalıdır.

Eksiklik bildirilirse ne yapılmalıdır?

6216 m.47/6 ve İçtüzük m.66, biçimsel eksikliklerin giderilmesi için on beş günü geçmeyen kesin süre verilmesine ilişkin usulü düzenler. Mahkemenin eksiklik yazısı geldiğinde istenen belge veya düzeltme hangi form alanıyla ilgiliyse doğrudan karşılanmalıdır. Gecikmenin sebebi varsa belgelerle açıklanmalı ve hak kaybı oluşmaması için verilen süre içinde işlem tamamlanmalıdır. Eksiklik yazısının başvuru talebinin esastan incelendiği anlamına geldiği düşünülmemelidir.

İçtüzük m.66/3 kapsamındaki idari ret kararına karşı tebliğden itibaren yedi gün içinde Komisyona itiraz edilebilir. Ancak bu özel itiraz, kabul edilemezlik veya ihlal bulunmaması kararlarına karşı genel bir kanun yolu değildir. İtiraz hazırlanırken ret kararının tam gerekçesi ve tebligat tarihi incelenmelidir. Eksikliğin neden giderilemediği açıklanırken olay gerçeğine uygun deliller kullanılmalıdır.

Formun son hukukî denetiminde neler bulunur?

İlk kontrol noktası başvuruya konu kamu gücü davranışı ve kişisel mağduriyettir. Ardından Anayasa ve Sözleşme ortak koruma alanındaki hak, kullanılabilir olağan yolların tüketilmesi ve otuz günlük sürenin başlangıcı yeniden değerlendirilir. Hak ihlali iddialarının her biri ayrı delille ilişkilendirilir. Belgeler dizi pusulası, tebligat kaydı ve yetki belgesiyle kontrol edilir. Harç veya adli yardım, tedbir ve gizlilik talepleri birbirinden ayrılır. Form içeriğindeki tarih ve numaralar eklerden doğrulanır.

Dosya kontrolünden sonra başvurunun mutlaka kabul edileceği söylenemez; çünkü kabul edilebilirlik ve esas incelemesi Anayasa Mahkemesinin görevidir. Ancak açık tarih çelişkilerinin, eksik temsil belgesinin ve belirsiz hak başlıklarının giderilmesi usul riskini azaltır. Avukat tarafından yapılan başvuruda müvekkile başvurunun yalnızca yapıldığı değil, hangi kayıt numarasıyla tamamlandığı da bildirilmelidir.

Sık sorulan sorular

AYM’ye normal dilekçe vermek yeterli mi?

Hayır. İçtüzük m.59’a göre resmî bireysel başvuru formu kullanılmalıdır; dilekçe yalnızca tamamlayıcı açıklama olabilir.

Başvuru formunda hak ihlalini nasıl anlatırım?

İlgili temel hakkı, kamu gücünün somut müdahalesini ve bu müdahalenin kişisel sonuca etkisini ayrı ayrı açıklamalısınız.

On sayfadan uzun form yasak mı?

İçtüzük m.60, ekler hariç on sayfayı aşan formda ayrıca olay özetinin sunulmasını öngörür.

Vekâletname hangi durumda gerekli?

Başvuru avukat aracılığıyla yapılıyorsa m.47/4 ve İçtüzük m.61 uyarınca yetki belgesi sunulmalıdır.

Karar ve tebligat belgesi birlikte mi eklenir?

Evet; kararın içeriği ile öğrenme veya tebliğ tarihi iki farklı unsurdur. Süre denetimi için kayıtlar birlikte gerekir.

Bütün delilleri eklemeli miyim?

İddiayla ilgili, gerekli delilleri düzenli ve numaralı şekilde sunmalısınız. İlgisiz evrakla dosyanın anlaşılmasını zorlaştırmamak gerekir.

Başvuru harcı ne kadardır?

2026 yılı resmî çizelgesinde 6.024,10 TL gösterilir; başvuru günündeki güncel tutarı kontrol etmek gerekir.

Adli yardım başvurusu formda yapılır mı?

Evet. İçtüzük m.62/2 uyarınca açık talep ve mali durumu gösteren belgeler sunulmalıdır.

UYAP’ta form taslak halinde kalabilir mi?

Taslak kayıt tamamlanmış başvuru anlamına gelmez. Nihai onay ve alındı kaydı kontrol edilmelidir.

Tedbir talebi her dosyada gerekli midir?

Hayır. İçtüzük m.73 uyarınca ciddi tehlike ve hukuki zorunluluk somutlaştırılmalıdır.

Formda eksiklik varsa kaç gün verilir?

6216 m.47/6 ve İçtüzük m.66 uyarınca on beş günü geçmeyen kesin süre verilebilir.

İdari ret kararına itiraz süresi nedir?

İçtüzük m.66/3 kapsamındaki idari ret için tebliğden itibaren yedi gün içinde Komisyona itiraz mümkündür.

Resmî kaynaklar ve ilgili içerikler

6216 sayılı Kanun; Anayasa Mahkemesi İçtüzüğü; AYM bireysel başvuru rehberi; AYM sıkça sorulan sorular

Site içi kaynaklar: Bireysel başvuru genel rehberi; İhlal kararı sonrası yeniden yargılama; İletişim ve ofis adresleri

İstanbul ve Mersin Ofislerimiz

İstanbul: Maslak Ahi Evran Caddesi, Polaris Plaza No:21, Kat:9, 34475 Sarıyer/İstanbul. Mersin: İhsaniye Mahallesi, 4903. Sokak, Profit İş Merkezi No:23, Kat:3, Daire:14, 33070 Akdeniz/Mersin. Randevu ve iletişim: İletişim · +90 552 224 43 66.

İstanbul Ofisi — Maslak

Mersin Ofisi — Akdeniz

Yazar: Av. Halil Bakırcı — Mersin Barosu Sicil No: 3472, Bakırcı & Keskin Hukuk Bürosu. Mersin ve İstanbul ofisleri için iletişim sayfası.

Bu içerik genel hukukî bilgilendirme amaçlıdır. Dosya, başvuru yolları, süre ve tebligat belgeleri incelenmeden sonuç taahhüt edilmez.

Hukuki konu hakkında iletişim

İlk iletişimde konuyu, bulunduğunuz ülke veya ili ve varsa tebliğ ya da son işlem tarihini kısaca belirtebilirsiniz. T.C. kimlik numarası, sağlık verisi veya kişisel belge göndermeyiniz. Mesajlaşma tek başına hukuki görüş veya avukatlık ilişkisi oluşturmaz.

Telefonla Araİletişim Bilgileri

Bakırcı & Keskin Hukuk Bürosu sitesinden daha fazla şey keşfedin

Son gönderilerin e-postanıza gönderilmesi için abone olun.

tarafından hazırlanmış, Av. Emirhan Keskin tarafından incelenmiştir.

Yazar Bilgisi

, Mersin Barosu 3472 sicil numarasına kayıtlıdır. Bakırcı & Keskin Hukuk Bürosu bünyesinde ceza, aile, iş, gayrimenkul ve ticaret hukuku alanlarında hukuki danışmanlık ve dava takibi sunmaktadır.

İnceleyen: Av. Emirhan Keskin · Mersin Barosu Sicil No: 5507

    İSTANBUL · MERSİN · ÇEVRİM İÇİ

    Hukuki görüşme talebi

    Konunuzu kısaca paylaşın. Görüşme için tercih ettiğiniz ofisi veya çevrim içi seçeneğini belirtebilirsiniz.

    * İşaretli alanlar zorunludur.




    Mesaj uzunluğu0 / 1000

    Kalan karakter: 1000Boşluklar dahildir.Sınıra yaklaşıyorsunuz.1.000 karakter sınırına ulaştınız.

    Kimlik numarası, banka bilgisi veya hassas belge paylaşmayın. KVKK Aydınlatma Metni

    İlk iletişim tek başına avukatlık ilişkisi kurmaz ve yasal süreleri durdurmaz. Acil süreli konularda telefonla ulaşın.

    Bu Yazıyla İlgili Soru Sor

    Gerçek sorular yönetici incelemesinden sonra anonim olarak yayımlanabilir. İsim, telefon, kimlik numarası, dosya numarası veya özel bilgi paylaşmayın. Bu alan hukuki danışmanlık değildir.

    Gizlilik ve KVKK bilgilendirmesi

    Telefon WhatsApp