B&KBakırcı & KeskinHUKUK BÜROSU
TR
TürkçeEnglishDeutschРусскийالعربية中文Français
Menü

AYM Bireysel Başvuruda Tedbir Kararı Nasıl Alınır? İçtüzük 73 (2026)

4 Kasım 2026 itibarıyla resmî kaynaklar esas alınarak hazırlanmıştır. Somut dosyaya uygulanacak süre ve usul, kendi karar ve tebligat kayıtları üzerinden değerlendirilir.

Kısa ve net cevap

Anayasa Mahkemesine bireysel başvuru yapmak, kararın icrasını kendiliğinden durdurmaz. AYM İçtüzüğü m.73 uyarınca yaşam veya maddi-manevi bütünlük bakımından ciddi tehlike bulunduğunda zorunlu tedbir kararı verilebilir. 5 Ağustos 2025 İçtüzük değişiklikleri güncel usulü düzenlemiştir. Tedbir verilen başvuruda esasın en geç altı ayda karara bağlanması kuralı bulunur.

Kısa özet

Temel hukuk kaynağı Anayasa m.148 ve 6216 sayılı Kanun m.45–50
Konunun odağı Anayasa Mahkemesi bireysel başvuru tedbir ve ciddi tehlike
Genel başvuru süresi 6216 m.47/5 uyarınca 30 gün; somut öğrenme tarihi ve AYM içtihadıyla kontrol edilir
Belge Resmî başvuru formu ve iddiayı destekleyen kayıtlar

AYM tedbir kararı ne için vardır?

Anayasa Mahkemesi İçtüzüğü m.73, bireysel başvuru esastan incelenirken başvurucunun temel haklarının korunması için zorunlu görülen tedbirleri düzenler. Özellikle yaşamına veya maddi ya da manevi varlığına yönelik ciddi tehlike bulunması, düzenlemenin merkezindeki ölçüttür. Bu mekanizmanın amacı başvurucuyu nihai karar beklenirken geri dönüşü güç bir hak kaybından koruyabilmektir. Her bireysel başvuruda otomatik olarak tedbir verilmez; ciddi tehlike ve zorunluluk somut delillerle gösterilmelidir.

Tedbir talebi ile esastan ihlal kararı birbirinden ayrıdır. Mahkeme tedbir hakkında değerlendirme yaparken dosyanın nihai sonucunu peşinen belirlemiş olmaz. Tedbir verilmemesi de başvurunun mutlaka reddedileceği anlamına gelmez. Başvurucu öncelikle hangi temel hakkın hangi yakın tehlikeyle karşı karşıya olduğunu ve neden normal yargılama sürecinin beklenmesinin riski artırdığını açıklar. Sadece kararın aleyhine olmasını tedbir gerekçesi saymak yeterli değildir.

5 Ağustos 2025 İçtüzük değişikliğinin önemi

İçtüzük m.73’ün ilk fıkraları 5 Ağustos 2025 tarihli Resmî Gazete’de yayımlanan değişiklikle yeniden düzenlenmiştir. Bu nedenle eski internet yazılarındaki tedbir usulü, güncel İçtüzük metniyle mutlaka karşılaştırılmalıdır. Güncel düzenleme, Bölümlerin esas incelemesi aşamasındaki tedbir yetkisini ve esas incelemesi öncesinde ciddi tehlike nedeniyle acil değerlendirmeye ilişkin işleyişi açıklamaktadır. Başvurucunun talebi kadar Mahkemenin resen değerlendirme yetkisi de düzenlemede yer alır.

Mevzuat değişikliği, tedbir isteyen her kişinin istediği anda karar alabileceği anlamına gelmez. İlgili Komisyon veya Bölümün hangi aşamada yetkili olduğu güncel hükme göre belirlenir. Başvurunun kayda alınması, kabul edilebilirlik incelemesi ve tedbir kararı ayrı işlemlerdir. Eski bir karar veya örnek dilekçenin yöntemi bugünkü İçtüzükte farklılaşmış olabilir; işlem tarihinde yürürlükteki metin temel alınmalıdır.

Yaşam hakkına yönelik ciddi tehlikenin kapsamı

Yaşam hakkına yönelik somut ve ağır bir risk bulunduğunda, İçtüzük m.73 kapsamında tedbir talebi değerlendirilebilir. Ancak riskin yakınlığı ve başvurucuya etkisi belgelendirilmelidir. Başvurucunun yalnızca endişe duyduğunu belirtmesi, ciddi tehlike şartını tek başına karşılamaz. Tehlikeye yol açan işlem, uygulamayı yürüten makam, öngörülen tarih ve mevcut korunma yolları mümkün olduğunca açık gösterilmelidir.

Tedbirin niteliği somut tehlikeye göre değişebilir. AYM bireysel başvuruda bir ceza veya idari işlemin genel denetimini değil, temel hak bakımından acil müdahale gerekip gerekmediğini inceler. Başvurucu mevcut riskin giderilmesi için ilgili idari veya yargısal merciye yaptığı başvuruları da açıklamalıdır. Bu açıklama, olağan başvuru yollarının tüketilmesi ve aciliyet bakımından dosyanın anlaşılmasını kolaylaştırır.

Maddi veya manevi bütünlük tehlikesi

İçtüzük m.73 yalnızca ölüm riskiyle sınırlı değildir; başvurucunun maddi veya manevi varlığına yönelik ciddi tehlike de düzenleme kapsamındadır. Ağır sağlık sorunları, kötü muamele riski veya kişinin bedensel bütünlüğünü etkileyebilecek uygulamalar bu çerçevede somut olaya göre değerlendirilebilir. Bununla birlikte her psikolojik sıkıntı veya yaşam kalitesi sorunu otomatik tedbir sebebi sayılmaz. Tehlikenin gerçekliği ve ağırlığı objektif kayıtlarla desteklenmelidir.

Başvuruya eklenecek tıbbi rapor, tedavi belgesi veya resmî kararın hangi tehlikeyi gösterdiği anlaşılır biçimde açıklanmalıdır. Sağlık verileri hassas bilgi içerebildiğinden yalnızca gerekli evrak sunulmalı ve gizlilik talebi gerekiyorsa ayrı belirtilmelidir. Tedbirin hangi işlemin durdurulmasını veya hangi koruyucu işlemin yapılmasını gerektirdiği somut talepte ifade edilmelidir.

Tedbir ile yürütmenin durdurulması aynı mıdır?

Bireysel başvuru yapılması, şikâyet edilen kararın icrasını veya infazını kendiliğinden durdurmaz. AYM’nin resmî SSS sayfasında bu kural açıkça belirtilir. Yürütmenin durdurulması, ihtiyati tedbir, infazın ertelenmesi ve Anayasa Mahkemesinin İçtüzük m.73 kapsamındaki tedbiri ayrı hukuki mekanizmalardır. Her birinin görevli makamı, aranan koşulları ve doğurduğu sonuç farklı olabilir. Başvurucu öncelikle ilgili asli davadaki mevcut koruma yollarını araştırmalıdır.

Örneğin bir idari işlem hakkında yürütmenin durdurulmasını istemek ile AYM’den yaşam veya maddi-manevi bütünlük bakımından acil tedbir istemek aynı kapsamda değildir. Sırf idari işlemin ekonomik sonuçlarını önlemek için m.73 yolunun kullanılabileceği varsayılamaz. Tedbir talebi, belirlenen temel hak riskine ve orantılı korumaya odaklanmalıdır. Talep edilen önlemin hukuki uygulanabilirliği de açıklanmalıdır.

Sınır dışı etme ve geri gönderme riskinde tedbir

Sınır dışı veya geri gönderme işlemleri bakımından ileri sürülen kötü muamele ya da yaşam hakkı tehlikesi, ilgili somut dosyada önem kazanabilir. Ancak her yabancı hakkındaki sınır dışı işlemine karşı AYM tedbirinin otomatik devreye girdiği söylenemez. Başvurucu hangi ülkeye, hangi tarihte gönderilme riski bulunduğunu ve orada hangi ciddi tehlikeyle karşılaşacağını açıklamalıdır. İdari ve yargısal itiraz yollarının kullanımı da ayrıca değerlendirilir.

Kişinin genel ülke koşullarından duyduğu endişeyle kendisine özgü riskin kanıtları birbirinden ayrılır. Önceki tehditler, somut sağlık durumu, resmî yazışmalar veya hukuki koruma girişimleri konuyla bağlantılı belgeler olarak sunulabilir. Tedbir isteminin aciliyeti ve geri dönüşü güç sonuçları gerekçelendirilmelidir. Başvuru süresi ve temsile ilişkin zorunlu şekil işlemleri ayrıca tamamlanır.

Ceza infazında veya gözaltında ciddi tehlike

Ceza infaz kurumundaki kişinin yaşamı veya fiziksel bütünlüğü bakımından ciddi tehlike iddiası, İçtüzük m.73 çerçevesinde somut delillerle incelenebilir. Her infaz koşulu şikâyeti, sırf cezaevinde bulunulması nedeniyle otomatik tedbir konusu olmaz. Acil sağlık hizmetine erişim, ciddi fiziksel risk veya kötü muamele tehdidi gibi iddialar varsa olayların tarihi ve ilgili kurumun cevapları belirlenmelidir. Mevcut idari ve yargısal başvuru yolları bakımından değerlendirme ayrıca yapılır.

Başvurucu tutuklu veya hükümlü ise başvuru evrakının usulüne uygun iletilmesini sağlayan kanallar dikkate alınmalıdır. Sağlık raporlarının güncelliği, tehlikenin devam edip etmediği ve öngörülen tedbirin neyi sağlayacağı açıklanmalıdır. Bir tedbir kararı, ceza yargılamasının esasına dair beraat veya tahliye kararı verildiği anlamına gelmez. İki hukuki sonuç birbirine karıştırılmamalıdır.

Tedbir talebinde aciliyet nasıl anlatılmalıdır?

Tedbir talebinin en önemli unsurlarından biri ciddi tehlikenin neden gecikmeye tahammül etmediğini ortaya koymaktır. Başvurucu hangi uygulamanın hangi tarihte yapılacağını, telafisi güç sonucun nasıl doğacağını ve müdahalenin yaşam veya bütünlük hakkıyla bağlantısını açıklamalıdır. “Acil” ibaresini yazmak delil yerine geçmez. Mevcut olay sırası ve yürütülen işlemlerin güncel aşaması birbirini doğrulamalıdır.

Acil tehlikenin ortaya çıkmasından önce yapılan başvurular varsa bunların cevapları da eklenmelidir. Geçmişte sona ermiş bir riskin devam ettiği iddia ediliyorsa bugünkü etkisi kanıtlanmalıdır. Tehlikenin olasılığı hakkında kanıtsız kesin yargılar kurmak yerine mevcut somut bilgileri açıklamak gerekir. Dosyadaki belgelerin tarihi, güncel tehlike değerlendirmesini doğrudan etkileyebilir.

Tedbir için hangi belgeler eklenmelidir?

Tedbirde standart ve her dosya için aynı olan kapalı bir belge listesi bulunmaz; iddia edilen riski kanıtlayan ilgili belgeler sunulmalıdır. Tıbbi raporlar, risk oluşturan işlem, resmî kurum cevabı, yapılan başvurular ve yakın işlem tarihi bunlardan bazıları olabilir. Belgelerin hangi olayı gösterdiği yazılmalıdır. Eski veya konuyla ilgisiz belgelerin yoğun biçimde eklenmesi ciddi tehlikeyi daha iyi kanıtlamayabilir.

Kişinin temsilcisi varsa yetki belgesi ve güncel iletişim bilgileri de başvuruda bulunmalıdır. Tedbirin hukukî dayanağı olan İçtüzük m.73 ile şikâyetin Anayasa ve Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesindeki ortak koruma alanı arasındaki bağ açıklanır. Resmî belgelerin okunaklılığı ve tarih tutarlılığı önemlidir. Bir belge temin edilememişse sebebi açıkça belirtilmelidir.

Tedbir talebi başvurudan ayrı mı yapılır?

AYM’nin resmî SSS sayfası, tedbir talebinin ve buna ilişkin gerekçelerin bireysel başvuru formunda belirtilmesi gerektiğini açıklar. Başvuru dosyası mevcutsa sonradan ortaya çıkan tehlikeye ilişkin bilgi ve belge sunumunda İçtüzükteki yazışma usulü izlenmelidir. Resmî işlem kanalları dışında yalnızca telefon veya e-posta göndermek, tedbir talebinin işleme konulduğu varsayımını haklı kılmaz.

Başvuru dosyasının numarası, mevcut aşaması ve önceki talepler incelenmeden yeni bir işlem yapılması gereksiz karışıklığa yol açabilir. Tek bir tehlikeyle ilgili dosyada tekrar eden ve yeni delil içermeyen başvurular yerine güncel gelişmeler açık biçimde gösterilmelidir. Başvuru formunun tedbir alanında somut risk ve talep edilen koruma ayrı açıklanır.

Komisyon ve Bölümün görevleri nedir?

Güncel İçtüzük m.73/2, esas incelemesi öncesinde ciddi tehlike mevcutsa Komisyon tarafından kabul edilebilirlik incelemesinin derhâl yapılarak tedbir hususunun karara bağlanması için dosyanın ilgili Bölüme gönderilmesine ilişkin usul içerir. Bu yöntem, bütün bireysel başvuruların derhâl karara bağlanacağı genel bir kural değildir. Mahkeme önce tedbirin gerekli olup olmadığını ve başvurunun şartlarını somut dosyada değerlendirir.

Güncel m.73/3, Bölüm Başkanlarının uygun gördüğü hâllerde elektronik yöntemlerle toplantı yapılabileceğini ve tedbir verilirse gereğinin ifası için ilgili kişi veya kurumlara bildirileceğini düzenler. Bu uygulama teknik olarak hızlı karar verilebilmesine katkı sağlar ancak talebin kabulünü garanti etmez. Başvurucunun dosyaya güncel ve yeterli delil sunma görevi devam eder.

Tedbir kararı sonrasında altı aylık kural

İçtüzük m.73/4 tedbir kararı verilen başvurunun esası hakkında kararın en geç altı ay içinde verilmesi gerektiğini düzenler. 6216 sayılı Kanun m.49/5 de tedbire karar verildiğinde esas hakkında en geç altı ay içinde karar verilmesi ve aksi durumda tedbirin kendiliğinden kalkmasına ilişkin hüküm içerir. Bu süre, AYM’ye yapılan bütün bireysel başvuruların altı ayda sonuçlandırılacağı şeklinde anlaşılmamalıdır.

Tedbir verilmiş dosyanın incelenme takvimi, tedbir verilmeyen genel başvurulardan farklı bir hukukî bağlama sahiptir. Başvurucu tedbirin uygulanıp uygulanmadığını ve temel hak riskinin değişip değişmediğini takip etmelidir. İlgili kuruma gönderilen kararın kapsamı, başvurucunun talebiyle aynı olmayabilir. Tedbir kararı metni, uygulanacak işlemin sınırını belirler.

Tedbir kararının ilgili kurum tarafından uygulanması

İçtüzük m.73/3, Bölüm tarafından tedbir kararı verilirse gereğinin ifası için ilgili kişi ve kurumlara bildirim yapılmasını düzenler. Tedbirin kapsamı kararda gösterilen işlemlerle belirlenir. Başvurucu, kararın hangi makamı ilgilendirdiğini ve fiilen uygulanıp uygulanmadığını takip ederken resmî kayıtlar kullanmalıdır. Tedbirin ihmal edilmesi veya farklı uygulanması iddiası varsa ilgili işlem ve yazışmalar belgelenmelidir.

Tedbir kararı, başvurucunun bütün taleplerinin kabul edildiği veya dosyanın esastan sonuçlandığı anlamına gelmez. Uygulama sırasında risk ortadan kalkarsa yeni durumun Mahkemeye bildirilmesi gerekebilir. Tedbir kararının süre ve sınırları kendiliğinden genişletilmemelidir. Uygulamanın neden yetersiz olduğu düşünülüyorsa bu husus gerekçeli biçimde ortaya konulmalıdır.

Tedbir istemi reddedilirse esas başvuru sürer mi?

Tedbir isteminin reddi ile bireysel başvurunun esasına ilişkin ihlal bulunmadığı kararı farklıdır. Tedbir bakımından ciddi ve acil tehlike koşullarının bulunmadığı değerlendirilmiş olabilir; esasa dair anayasal ihlal iddiası ayrıca incelenebilir. Başvurucu tedbir ret kararını esas kararı gibi yorumlamamalıdır. Dosyanın hangi aşamada olduğu ve başka usul kararlarının verilip verilmediği resmî takip kanallarından kontrol edilmelidir.

Yeni ve önemli bir risk ortaya çıkmışsa bunun uygun usulle bildirilip bildirilemeyeceği dosyanın niteliğine göre incelenir. Aynı belgelerle birbirini tekrar eden talep hazırlanması yerine değişen olgu ve deliller açıklanmalıdır. Başvurunun genel süre ve tüketme koşullarının yerine getirilmesi meselesi de tedbir sonucundan bağımsızdır.

Tedbir talebinin önündeki sık hatalar

Başvuruya konu kararın infazının kendiliğinden duracağı sanılması, tedbir talebinin bütün para alacakları bakımından kullanılabileceğinin düşünülmesi ve ciddi tehlikenin belgesiz biçimde anlatılması önemli hatalardır. Bir başka sorun ise güncel İçtüzük m.73 metninin 2025 değişiklikleri işlenmemiş eski sayfalardan okunmasıdır. Başvurucu başvuru formunda tedbir alanını doğru doldurmalı, riskin kaynağını ve istenen koruma işlemini belirtmelidir.

Tedbir talebinin son gün yapılması teknik ve delil hazırlama riski yaratır. Ancak aciliyet iddiasının tek başına hukukî mazeret oluşturduğu da varsayılmamalıdır. Olağan mahkemelerde yürütmenin durdurulması, ihtiyati tedbir veya infazla ilgili başvuru yolları mevcutsa bunlar ayrıca kontrol edilmelidir. Tedbir, anayasal incelemenin özel ve istisnai koruma aracıdır.

Tedbir için son kontrol listesi

Başvurucu ve varsa avukat öncelikle başvuruya konu kamu gücü işlemini ve temel hakkı belirler. Ardından ciddi tehlikeyi gösteren güncel belgeler, yakın işlem tarihi, olağan koruma yolları ve nihai talep ayrı yazılır. Hukukî dayanak olarak güncel İçtüzük m.73 kullanılır. Başvurunun son kayıt bilgileri, başvuru formu ve varsa tedbir alanı kontrol edilir. Mahkemenin kararının doğuracağı etki tahminlerle değil, uygulanabilecek somut önlem üzerinden anlatılır.

Böyle hazırlanmış bir dosya, tedbir kararının mutlaka verileceğini garanti etmez. Fakat talebin hangi acil temel hak tehlikesine dayandığını anlaşılır hâle getirir. Karar verildikten sonra uygulama kayıtları ve sonraki gelişmeler izlenmelidir. Dosyada kamuya açık belgelere yansıması istenmeyen hassas bilgi varsa ayrıca gizlilik talebi değerlendirilir.

Sık sorulan sorular

AYM’ye başvuru kararı durdurur mu?

Kural olarak hayır. Bireysel başvuru, şikâyet edilen kamu gücü işleminin icrasını kendiliğinden durdurmaz.

AYM tedbir kararı hangi maddede?

Güncel İçtüzük m.73 ile 6216 sayılı Kanun m.49/5 temel dayanaklardır.

Tedbir için ölüm tehlikesi zorunlu mu?

Hayır. Yaşam veya maddi ve manevi bütünlük bakımından ciddi tehlike ölçütü uygulanır.

Tedbir dilekçesi için hangi belge gerekir?

Somut ciddi tehlikeyi gösteren güncel sağlık, işlem veya başka ilgili resmî kayıtlar eklenmelidir.

2025 İçtüzük değişikliği önemli mi?

Evet. 5 Ağustos 2025 değişiklikleri güncel tedbir usulünün anlaşılması için dikkate alınmalıdır.

Tedbir isteği otomatik kabul edilir mi?

Hayır. Mahkeme ciddi tehlike ve zorunluluğu somut dosyada değerlendirir.

Tedbir tüm tahliye işlemlerini durdurur mu?

Hayır. İçtüzük m.73 genel yürütmeyi durdurma veya ihtiyati tedbir mekanizması değildir.

Tedbir sonuçlanınca bireysel başvuru kazanılmış olur mu?

Hayır. Tedbir kararı ile esasa ilişkin ihlal kararı birbirinden farklıdır.

Tedbir kararı kaç ayda esas karara bağlanır?

İçtüzük m.73/4 ve 6216 m.49/5 tedbir verilen başvuruda esas hakkında en geç altı ay kuralını düzenler.

Tedbir kararını kim uygular?

Kararın gereği ilgili kişi ve kurumlara bildirilir; uygulama kararın kapsamına göre yapılır.

Yurt dışına gönderme tehlikesi tedbir konusu olabilir mi?

Somut yaşam veya kötü muamele gibi ciddi temel hak riski bulunuyorsa olayın özelliklerine göre değerlendirilebilir.

Tedbir reddedilirse esas dosya da reddedilir mi?

Hayır. Tedbirin koşulları ile temel hak ihlali iddiasının esas değerlendirmesi ayrıdır.

Resmî kaynaklar ve ilgili içerikler

6216 sayılı Kanun; Anayasa Mahkemesi İçtüzüğü; AYM bireysel başvuru rehberi; AYM sıkça sorulan sorular; AYM resmî SSS – Tedbir

Site içi kaynaklar: Bireysel başvuru genel rehberi; İhlal kararı sonrası yeniden yargılama; İletişim ve ofis adresleri

İstanbul ve Mersin Ofislerimiz

İstanbul: Maslak Ahi Evran Caddesi, Polaris Plaza No:21, Kat:9, 34475 Sarıyer/İstanbul. Mersin: İhsaniye Mahallesi, 4903. Sokak, Profit İş Merkezi No:23, Kat:3, Daire:14, 33070 Akdeniz/Mersin. Randevu ve iletişim: İletişim · +90 552 224 43 66.

İstanbul Ofisi — Maslak

Mersin Ofisi — Akdeniz

Yazar: Av. Halil Bakırcı — Mersin Barosu Sicil No: 3472, Bakırcı & Keskin Hukuk Bürosu. Mersin ve İstanbul ofisleri için iletişim sayfası.

Bu içerik genel hukukî bilgilendirme amaçlıdır. Dosya, başvuru yolları, süre ve tebligat belgeleri incelenmeden sonuç taahhüt edilmez.

Hukuki konu hakkında iletişim

İlk iletişimde konuyu, bulunduğunuz ülke veya ili ve varsa tebliğ ya da son işlem tarihini kısaca belirtebilirsiniz. T.C. kimlik numarası, sağlık verisi veya kişisel belge göndermeyiniz. Mesajlaşma tek başına hukuki görüş veya avukatlık ilişkisi oluşturmaz.

Telefonla Araİletişim Bilgileri

Bakırcı & Keskin Hukuk Bürosu sitesinden daha fazla şey keşfedin

Son gönderilerin e-postanıza gönderilmesi için abone olun.

tarafından hazırlanmış, Av. Emirhan Keskin tarafından incelenmiştir.

Yazar Bilgisi

, Mersin Barosu 3472 sicil numarasına kayıtlıdır. Bakırcı & Keskin Hukuk Bürosu bünyesinde ceza, aile, iş, gayrimenkul ve ticaret hukuku alanlarında hukuki danışmanlık ve dava takibi sunmaktadır.

İnceleyen: Av. Emirhan Keskin · Mersin Barosu Sicil No: 5507

    İSTANBUL · MERSİN · ÇEVRİM İÇİ

    Hukuki görüşme talebi

    Konunuzu kısaca paylaşın. Görüşme için tercih ettiğiniz ofisi veya çevrim içi seçeneğini belirtebilirsiniz.

    * İşaretli alanlar zorunludur.




    Mesaj uzunluğu0 / 1000

    Kalan karakter: 1000Boşluklar dahildir.Sınıra yaklaşıyorsunuz.1.000 karakter sınırına ulaştınız.

    Kimlik numarası, banka bilgisi veya hassas belge paylaşmayın. KVKK Aydınlatma Metni

    İlk iletişim tek başına avukatlık ilişkisi kurmaz ve yasal süreleri durdurmaz. Acil süreli konularda telefonla ulaşın.

    Bu Yazıyla İlgili Soru Sor

    Gerçek sorular yönetici incelemesinden sonra anonim olarak yayımlanabilir. İsim, telefon, kimlik numarası, dosya numarası veya özel bilgi paylaşmayın. Bu alan hukuki danışmanlık değildir.

    Gizlilik ve KVKK bilgilendirmesi

    Telefon WhatsApp