Veri Monarşisi Nedir? Dijital İktidar, Kişisel Veriler ve Hukuki Sınırlar (2026)
Kısa ve net cevap: Veri monarşisi, kişilerin ve kurumların ürettiği bilgilerin kullanımına ilişkin fiilî karar gücünün az sayıdaki dijital aktörde yoğunlaşmasını anlatan eleştirel bir kavramdır. Türk hukukunda “veri monarşisi” başlıklı bağımsız bir suç, dava veya kanuni tanım yoktur. Bununla birlikte Anayasa m.20/3, 6698 sayılı KVKK m.4–5, m.10–14 ve 4054 sayılı Kanun m.4, m.6–7; veri işleme, kişinin hakları, denetim ve rekabet bakımından somut sınırlar getirir.
Bu yazıyla ilgili genel bir sorunuz mu var? Anonim soru sor
Bir uygulamadan yararlanan insanın hangi veriyi sunduğu kadar, bu verinin hangi amaçla birleştirildiği, ne kadar tutulduğu, üçüncü kişilere ne zaman aktarıldığı ve hangi kararları etkilediği de önemlidir. Bu çalışma veri monarşisini güncel hukuk çerçevesinde ele alır; bir kavramı kanun hükmü yerine koymaz ve hukuki sonuçların somut işlem ile veri sorumlusuna göre belirlendiğini açıklar.
Kısa özet
| Konu | Hukuki dayanak |
|---|---|
| Temel hak | Anayasa m.20/3 |
| İşleme ilkeleri | KVKK m.4 ve m.5 |
| Bilgilendirme ve haklar | KVKK m.10 ve m.11 |
| Başvuru ve şikâyet | KVKK m.13 ve m.14 |
| Rekabet | 4054 sayılı Kanun m.4, m.6 ve m.7 |
Veri monarşisi kavramı neyi anlatır?
Monarşi, siyasal bağlamda iktidarın tek elde toplanmasını ifade eder. “Veri monarşisi” ise hukuk terminolojisinin yerleşik bir kurumu değil, dijital karar alma gücündeki yoğunlaşmayı tartışmak için kullanılan analitik bir benzetmedir. Bir platformun çok sayıda kişinin arama davranışını, konum izini, etkileşim bilgisini ve alışveriş geçmişini bir araya getirerek karar sistemlerine girdi yapması bu tartışmanın odağındadır. Sorun salt verinin toplanması değildir; veri sahipleriyle işlemeyi yönetenler arasındaki bilgi ve pazarlık gücü farkıdır.
Güç yoğunlaşması tek başına her zaman bir hukuk ihlali doğurmaz. İhlalin bulunup bulunmadığı, verinin kişisel veri niteliğine, işleme şartına, amaçla sınırlılık ilkesine, güvenlik önlemlerine ve gerekiyorsa piyasadaki hâkim durumun kötüye kullanılıp kullanılmadığına bağlıdır. Bu nedenle doğru hukuki analiz kavramdan değil, somut faaliyet haritasından başlar. Kişinin verilerinin hangi aşamada toplandığı, kim tarafından işlendiği, hangi sistemle analiz edildiği ve kime iletildiği ayrı ayrı belirlenmelidir.
Kişisel veri, anonim veri ve ticari veri birbirinden nasıl ayrılır?
KVKK m.3/1-d uyarınca kişisel veri, kimliği belirli veya belirlenebilir gerçek kişiye ilişkin her türlü bilgidir. Tek başına isim veya telefonla sınırlı değildir. Çevrim içi tanımlayıcılar, belirli bir kullanıcıyla ilişkilendirilebilen işlem geçmişi ve kişinin davranışlarının izlenmesine elverişli kayıtlar şartları oluştuğunda bu kapsama girebilir. Bir dosyanın “istatistik”, “teknik kayıt” veya “analiz verisi” adıyla tutulması tek başına KVKK kapsamını ortadan kaldırmaz.
Gerçek anlamda anonim hâle getirilmiş bilgi, başka verilerle eşleştirildiğinde dahi belirli veya belirlenebilir kişiyle ilişkilendirilemeyen bilgidir. Yalnızca adın çıkarılması veya kullanıcıya kod numarası verilmesi her durumda anonimleştirme değildir. Ticari sır niteliğindeki veriler, şirket verileri ve veri tabanları için kişisel veriler hukukundan farklı koruma rejimleri de gündeme gelir. Her veriyi bir “mal” olarak nitelendirmek yerine veri türünü ve işleme eylemini sınıflandırmak gerekir. Bu ayrım hem hak sahipliğini hem de yetkili başvuru yolunu değiştirir.
Anayasa m.20/3 neden başlangıç noktasıdır?
Anayasa’nın 20. maddesinin üçüncü fıkrası, herkesin kendisiyle ilgili kişisel verilerin korunmasını isteme hakkını güvence altına alır. Bu güvence, bilgilendirilme, erişme, düzeltilmesini veya silinmesini talep etme ve amaçlarına uygun kullanımın denetlenmesi boyutlarını içerir. Dolayısıyla kişi, hakkının varlığını bir platformun gizlilik sözleşmesinden değil doğrudan anayasal koruma çerçevesinden alır.
Anayasal koruma, “hiç veri işlenemez” anlamına gelmez. Kanunda öngörülen hâller ve geçerli açık rıza çerçevesinde işleme yapılabilir. Ancak teknik olarak veri toplamak mümkün olduğu için sınırsız yetki doğmaz. Hukuka uygunluk, gerektiğinde temel hakkın etkili korunmasını sağlayacak usul ve tedbirleri de gerektirir. İdarenin, veri sorumlusunun ve yargısal başvuru mercilerinin rolü bu noktada belirginleşir. AYM’nin yayımladığı Anayasa metni bu konudaki birincil resmî dayanaktır.
KVKK m.4 uyarınca büyük veri toplamak sınırsız serbesti midir?
Hayır. KVKK m.4; hukuka ve dürüstlük kurallarına uygunluk, doğruluk ve gerektiğinde güncellik, belirli, açık ve meşru amaç, amaçla bağlantılı-sınırlı-ölçülü işleme ve gerekli süre kadar saklama ilkelerini birlikte düzenler. Bu ilkeler işleme şartı bulunsa dahi uygulanır. Bir kullanıcının ödeme bilgisi hizmet bedeli tahsili için gerekli olabilir; aynı bilginin ilgisiz davranış sınıflandırmalarında kullanılması ise farklı amaç ve hukuki sebep incelemesi doğurur.
Veri minimizasyonu, “önce her şeyi topla, sonra ihtiyaç olursa kullan” yaklaşımıyla bağdaşmaz. Amacın yazılı olarak tanımlanması, kullanılan veri kategorilerinin amaçlarla eşleştirilmesi ve saklama süresinin belirlenmesi gerekir. Hukukî değerlendirme teknik mimariyi görmeden tamamlanamaz: toplama ekranları, çerezler, üçüncü taraf SDK’lar, yedekler ve API akışları işleme faaliyetinin parçası olabilir. Soyut gizlilik beyanları, somut ve ölçülü işlemeyi ispatlayan tek belge değildir.
KVKK m.5 bakımından açık rıza her zaman zorunlu mudur?
KVKK m.5/1 açık rızayı işleme şartlarından biri olarak düzenler; ancak m.5/2’deki diğer kanuni şartlar mevcutsa rıza aranmaksızın işleme mümkün olabilir. Kanunda açıkça öngörülme, sözleşmenin kurulması veya ifasıyla doğrudan ilgili olma, hukuki yükümlülüğün yerine getirilmesi, bir hakkın tesisi veya korunması ve şartları karşılayan meşru menfaat bunlar arasındadır. Her işlem için “mutlaka açık rıza” veya “sözleşmeye yazıldığı için serbest” demek hatalıdır.
Açık rıza gereken durumda rızanın belirli konuya ilişkin, bilgilendirmeye dayalı ve özgür iradeyle verilmiş olması gerekir. Kullanıcının reddetme olanağının fiilen ortadan kaldırılması, birbirinden farklı amaçların tek kutuya sıkıştırılması veya hizmet için zorunlu olmayan izlemelerin dayatılması rızanın geçerliliği bakımından sorun doğurabilir. Ayrıca özel nitelikli kişisel veriler KVKK m.6’nın güncel, ayrı koşullarına tabidir; m.5’teki genel yaklaşım m.6’nın yerine geçirilemez.
Veri sorumlusu ve veri işleyen ayrımı neden kritiktir?
KVKK m.3’te veri sorumlusu, kişisel verilerin işlenme amaçlarını ve vasıtalarını belirleyen aktör olarak tanımlanır. Veri işleyen ise veri sorumlusunun verdiği yetkiye dayanarak onun adına kişisel verileri işler. Aynı dijital işlem zincirinde uygulama sahibi, analiz sağlayıcısı, reklam ağı, ödeme kuruluşu ve barındırma şirketi bulunabilir; sıfatlar sözleşmede kullanılan etikete göre değil fiilî karar ve işleme rollerine göre incelenir.
İlgili kişinin başvuru yapacağı aktörün doğru belirlenmesi, KVKK m.13 kapsamındaki sürenin ve cevabın isabetli işlemesi bakımından önemlidir. Bir kuruluşun “teknik hizmeti dışarıdan aldık” demesi kendi kanuni yükümlülüklerini kendiliğinden ortadan kaldırmaz. Diğer yandan her hizmet sağlayıcısı otomatik biçimde aynı statüde değildir. Veri akış diyagramı, sözleşme hükümleri, erişim yetkileri ve amaç belirleme kararları birlikte incelenerek sorumluluk alanları belirlenmelidir.
Veri yoğunlaşması rekabet hukukunu ne zaman ilgilendirir?
4054 sayılı Kanun m.4 rekabeti sınırlayan anlaşma, uyumlu eylem ve teşebbüs birliği kararlarını; m.6 hâkim durumun kötüye kullanılmasını; m.7 ise etkin rekabeti önemli ölçüde azaltan birleşme ve devralmaları düzenler. Veri birikimi, ağ etkileri, kullanıcı geçiş maliyetleri ve davranışsal hedefleme kabiliyeti pazar gücü değerlendirmesinde önemli olabilir. Fakat çok veri tutmak tek başına m.6 ihlali demek değildir; ilgili pazar ve kötüye kullanma davranışı somut olarak incelenir.
Rekabet Kurumunun 18 Mart 2024 tarihli Meta/Threads geçici tedbir açıklaması, Instagram ve Threads kullanıcı verilerinin birleştirilmesi konusunun rekabet boyutunu görünür kılan resmî bir örnektir. Söz konusu kararın türü ve tarihi belirtilmeden “şu şirket kesin olarak suç işledi” sonucu çıkarılamaz. Kişisel verilerin korunması ile rekabet hukukunun inceleme ölçütleri birbirini tamamlayabilir; ikisi aynı hukukî ihlali ifade etmez.
Veri monarşisinin kullanıcı üzerindeki günlük etkileri nelerdir?
Dijital platformun kişinin deneyimini özelleştirmesi hayatı kolaylaştırabilir; ancak kullanıcı açısından görünmeyen veriler de oluşturur. Bir kişinin arama, izleme, alışveriş ve uygulama içi etkileşim bilgileri birleştirilerek ilgi alanı profili çıkarılabilir. Böyle bir profilin reklam gösterimi için kullanılmasıyla, kredi veya istihdam gibi daha etkili kararlarda kullanılması arasında hem risk hem hukuki inceleme bakımından büyük fark vardır.
İlgili kişi önce veri toplama amacını ve işleme hukuki sebebini sorgulamalıdır. Bir ürün için zorunlu olmayan veri talebinin hangi fonksiyona hizmet ettiği, öneri sisteminin hangi parametrelerle çalıştığı, üçüncü taraf alıcıların kim olduğu ve elde edilen sonuçların kişiye olumsuz etkisinin bulunup bulunmadığı önemlidir. Soyut korkulara dayanmak yerine hesap ayarları, aydınlatma metni, işlem günlükleri ve resmi yanıtlarla doğrulanabilen olgular üzerinden ilerlemek daha etkili sonuç verir.
KVKK m.11 ile birey hangi hakları kullanır?
KVKK m.11 uyarınca kişi; hakkında kişisel veri işlenip işlenmediğini öğrenebilir, işlenmişse bilgi isteyebilir, işleme amacını ve amaca uygun kullanımı sorgulayabilir, verilerin aktarıldığı üçüncü kişileri öğrenebilir. Eksik veya yanlış bilgilerin düzeltilmesini ve KVKK m.7 şartları gerçekleşmişse silinmesini ya da yok edilmesini talep edebilir. Bu işlemlerin uygun durumlarda üçüncü kişilere bildirilmesini isteyebilir. Ayrıca yalnızca otomatik sistemlerle analiz neticesinde aleyhine ortaya çıkan sonuca itiraz ve kanuna aykırı işleme nedeniyle zararın giderilmesini talep hakları düzenlenmiştir.
Bu haklar sınırsız ve her talepte mutlaka aynı sonucu doğuran talepler değildir. Örneğin devam eden kanuni saklama yükümlülüğü, silme talebinin hukuki değerlendirmesini etkileyebilir. Kanunda GDPR m.20’deki şekliyle genel ve bağımsız bir veri taşınabilirliği hakkının açıkça düzenlenmediği de unutulmamalıdır. Türkiye’deki talep hukuken hangi m.11 bendine dayanıyorsa o şekilde kurulmalıdır.
Veri sorumlusuna başvuru ve Kurula şikâyet nasıl işler?
KVKK m.13 uyarınca önce veri sorumlusuna mevzuatta belirtilen yöntemle başvurulmalıdır. Veri sorumlusu talebi niteliğine göre en kısa sürede, en geç otuz gün içinde sonuçlandırır ve yazılı veya elektronik ortamda cevaplar. KVKK m.14 çerçevesinde ret, yetersiz cevap veya süresinde cevap verilmemesi hâllerinde Kişisel Verileri Koruma Kuruluna şikâyet gündeme gelebilir. Kurumun 2019/9 sayılı kararında sürelerin hesabına ilişkin açıklamalar bulunur; cevap verilme zamanına göre otuz ve altmış günlük süreler yanlış hesaplanmamalıdır.
Başvuru dilekçesinde kimlik bilgisi ve iletişim yolu kadar, veri sorumlusundan hangi işlemin istenildiği açıkça gösterilmelidir. “Bütün verimi iade edin” gibi belirsiz talepler yerine işleme amacını açıklama, alıcıları bildirme, yanlış kaydı düzeltme veya koşulları varsa silme talebinin ayrıca yazılması isabetlidir. Ekran görüntüleri, e-posta kayıtları ve tarih bilgileriyle başvurunun alındığının ispatı korunmalıdır.
Yapay zekâ ile otomatik kararlar hangi ek riskleri doğurur?
Bir kişinin verilerinin münhasıran otomatik sistemlerle analiz edilmesi sonucu aleyhine bir sonuç doğması, KVKK m.11/1-g’deki itiraz hakkının konusudur. Her yapay zekâ önerisi kendiliğinden bu bendin koşullarını karşılamaz. Bir şarkı tavsiyesi ile bir kişinin belirli bir fırsattan dışlanmasını sağlayan tamamen otomatik değerlendirme aynı değildir. Hukuki analizde insan müdahalesinin gerçekten bulunup bulunmadığı, kullanılan veriler ve sonucun kişiye etkisi araştırılır.
İlk adım kararın neye dayandığının açıklanmasını ve yanlış verilerin düzeltilmesini talep etmektir. Platformun teknik sırlarını sınırsız açıklamak zorunda olduğu şeklinde genel bir varsayım kurulamaz; buna karşılık kişisel veri işleme sürecinin KVKK’dan doğan şeffaflık yükümlülüğü de göz ardı edilemez. Bu sınırları ayrı bir yazımızda KVKK m.11/1-g ve otomatik kararlar başlığıyla ayrıntılı olarak inceliyoruz.
Çerezler ve davranışsal reklam modelindeki hukukî ayrım
Bir internet sitesinin teknik olarak çalışması için kesinlikle gerekli bir çerez ile davranışsal reklam profili oluşturmak için kullanılan çerez aynı hukuki zemine yerleştirilemez. KVKK m.4, m.5 ve m.10 ile Kurumun Çerez Uygulamaları Hakkında Rehberi birlikte incelenmelidir. İzleme faaliyetinin amacı, çerezin işlevi, üçüncü taraflarla paylaşım ve tercih ekranının tasarımı belirleyicidir. Açık rızaya dayanan faaliyetlerde kullanıcının aktif ve özgür tercihine dayanan model önemlidir.
“Siteyi kullanmaya devam ederek her şeye onay veriyorsunuz” tarzı ifadelerin açık rıza bakımından taşıdığı sorunları Kurul kararları görünür kılmaktadır. Kullanıcı açısından reklam kişiselleştirmesini kapatmak, hesap verilerini sınırlamak ve veri sorumlusundan alıcıları sormak pratik başlangıçtır. Kuruluş açısından ise yalnızca banner yerleştirmek değil, gerçek teknik çerez envanterinin açıklamayla eşleşmesi ve reddetme seçeneğinin teknik olarak uygulanması gerekir.
Yurt dışındaki sunucu veriyi serbestçe taşıyabilir mi?
Bulut hizmetleri ve küresel reklam ağları nedeniyle kişisel veriler farklı ülkelerde işlenebilir veya erişilebilir. Böyle bir işlem bakımından Türkiye’de KVKK m.9’un güncel hâli esas alınır. 7499 sayılı Kanunla m.9’da yapılan ve 1 Haziran 2024’te yürürlüğe giren değişiklikler; yeterlilik kararı, uygun güvenceler ve sınırlı istisnai hâllerden oluşan yeni bir sistem kurmuştur. Standart sözleşmeler ve bağlayıcı şirket kuralları bu sistemin araçlarındandır.
Bir şirketin genel gizlilik metnine “veriler yurtdışına aktarılabilir” yazması, aktarımın hukuki şartlarının kendiliğinden sağlandığını göstermez. Uygun aktarma mekanizması, gerekli işleme şartı, alıcı ve amaç, kullanılan sistemler ve güvenlik önlemleri ayrı ayrı değerlendirilmelidir. Standart sözleşmenin Kuruma bildirimine ilişkin beş iş günlük süre gibi somut yükümlülükler ayrıca vardır. Bunların ayrıntısı KVKK’nın resmî rehberinde bulunur.
Bireyler veri üzerindeki denetimini artırmak için ne yapmalı?
Öncelikle kullandığınız hizmetlerde hesap gizlilik ayarlarını, reklam tercihlerini ve üçüncü taraf uygulama izinlerini gözden geçirin. Uygulamanın sunduğu veri indirme imkânını kullanmak teknik bir seçenek olabilir; fakat bu hizmet özelliğini KVKK’da genel ve koşulsuz bir taşınabilirlik hakkıyla karıştırmayın. Kullanılmayan hesapları kapatırken verilerin saklanma gerekçelerini ve varsa silme süreçlerini sorun. Aynı parola ve güvensiz erişim yöntemlerinin veri yoğunlaşması riskini güvenlik ihlaline dönüştürmesini önleyin.
Daha önemlisi, talebinizi hukukî bir soruya çevirin: Hangi kişisel verim işleniyor; amaç ne; hangi hukuki sebep; kimlere aktarıldı; saklama süresi hangi esasla belirlendi; tamamen otomatik aleyhe sonuç var mı? Yanıtı belgeleyin ve gerekiyorsa KVKK m.13-14 usulünü izleyin. Gündelik kullanım alışkanlıklarını değiştirmek tek başına her ihlali gidermez, ancak hak kullanımı için doğru bilgi elde edilmesini kolaylaştırır.
Şirketlerin ve kamu kurumlarının uygulaması gereken yönetişim yaklaşımı
Kurumsal uyumun merkezine yalnızca metin ve onay kutusu değil veri akışının gerçek yönetimi yerleştirilmelidir. Veri envanterinde kategori, ilgili kişi grubu, işleme amacı, hukuki şart, sistem, alıcı, saklama süresi ve silme koşulları eşleştirilmelidir. Dış hizmet sağlayıcıların konumu doğru tanımlanmalı; erişim, yetkilendirme, kayıt ve ihlal yönetimi KVKK m.12 kapsamındaki güvenlik yükümlülükleriyle uyumlu olmalıdır. Kişisel verilerin üçüncü taraflarla paylaşımında somut hukuki gerekçe ve aktarım şartları ayrıca kontrol edilmelidir.
Veriyle çalışan ekipler ürün geliştirme ve pazarlama kararlarının kayıt altına alınmasını sağlamalıdır. Profil oluşturma, otomatik karar ve çerez uygulamalarında hukuk birimi ile teknik ekibin ortak denetimi gerekir. İşlem yeni bir amaç kazanıyorsa hukuki şart ve aydınlatma değerlendirmesi yenilenmelidir. KVKK uyumu tek seferlik belge seti değil, süreç değiştikçe güncellenen bir yönetişim disiplinidir. Veri monarşisinin hukukî karşılığı tam da bu güç kullanımının sınırlanması ve hesap verebilir kılınmasıdır.
Delil, ispat ve hukuki yol haritası
Veri monarşisi gibi geniş bir kavramla uyuşmazlık çözülmez; belirli bir işleme faaliyeti, belirli veri sorumlusu ve belirli talep gerekir. İhlal iddiasını desteklemek için ilgili aydınlatma metninin tarihli örneği, çerez tercih ekranı, hesap ayarları, iletişim ve ret yazıları, kayıt oluşturma ve silme zamanları, hizmet sözleşmesi, varsa otomatik karar sonucu saklanmalıdır. Bir ekran görüntüsü ile gerçekleşmiş veri aktarımının teknik kesinliği aynı şey değildir; her delilin ispat gücü ayrı incelenir.
Hukuki yol kişisel veri hakkı ise KVKK m.13–14, rekabet etkisi ise 4054 sayılı Kanun, sözleşmeden doğan zarar ise somut sözleşme ve genel hukuk hükümleri bakımından belirlenmelidir. Kişilik hakkı ihlali nedeniyle tazminat taleplerinin genel hükümlere göre değerlendirilmesi mümkündür; Kurula şikâyet ile tazminat davası aynı kurum değildir. İddianın konusu açık tutulduğunda teknik inceleme, yazışma ve dava stratejisi de daha isabetli kurulabilir.
Serinin diğer dört makalesi
Bu yazı beş parçalık birbiriyle bağlantılı çalışmanın ana sayfasıdır. Diğer kavramları ayrı hukuki sorunlara göre inceleyin:
- Veri Feodalizmi Nedir? Platform Bağımlılığı, Hesap Kapatma ve Kullanıcı Hakları (2026)
- Gözetim Kapitalizmi Nedir? Çerezler, Reklam Profilleri ve KVKK Hakları (2026)
- Veri Sömürgeciliği Nedir? Dijital Platform Gücü ve Rekabet Hukuku (2026)
- Veri Egemenliği Nedir? Bulut Hizmetleri, Veri Güvenliği ve Yurt Dışı Aktarım (2026)
Sitedeki tamamlayıcı hukuk yazıları
- Yapay zekâ ile otomatik karar ve profil çıkarma – KVKK m.11/1-g
- Kişisel verilerin yurt dışına aktarılması – KVKK m.9
- Pazaryeri satıcı verileriyle rekabet
Resmî kaynaklar
- Türkiye Cumhuriyeti Anayasası m.20
- Kişisel Verileri Koruma Kurumu – ilgili kişinin hakları
- Kişisel Verileri Koruma Kurumu – yurt dışına aktarım
- Rekabet Kurumu – Meta geçici tedbir açıklaması (18.03.2024)
- Kişisel Verileri Koruma Kurumu – şikâyet hakkı
Sık sorulan sorular
1. Veri monarşisi suç mudur?
Hayır. Bu ifade tek başına bir suç adı değildir. Somut fiil kişisel veri, rekabet veya ceza hukuku bakımından ayrıca incelenir.
2. Veri monarşisi kavramı kanunda var mı?
6698 sayılı KVKK veya 4054 sayılı Kanun bu ifadeyi bir hukukî kurum olarak tanımlamaz; analitik benzetmedir.
3. Platformun çok veri tutması hukuka aykırı mıdır?
Tek başına veri miktarı ihlali kanıtlamaz. Hukuki sebep, amaç, ölçülülük, güvenlik ve rekabet koşulları değerlendirilir.
4. Kişisel verilerimin kimlere verildiğini öğrenebilir miyim?
KVKK m.11/1-ç çerçevesinde yurt içinde veya dışında kişisel verilerinizin aktarıldığı üçüncü kişileri öğrenme hakkınız bulunur.
5. Verilerimin tamamını sildirebilir miyim?
KVKK m.7’deki koşullar oluştuğunda silme veya yok etme talep edilebilir; devam eden hukuki saklama yükümlülüğü sonucu etkileyebilir.
6. Açık rıza vermeden veri işlenebilir mi?
KVKK m.5/2’deki şartlardan biri varsa genel kişisel veriler için açık rıza dışındaki işleme şartları uygulanabilir.
7. Reklam çerezlerinde yalnızca banner yeterli midir?
Hayır. Çerezin amacı, işleme sebebi, aydınlatma, gerektiğinde özgür ve aktif rıza ile teknik tercihler birlikte değerlendirilir.
8. Otomatik karara itiraz edebilir miyim?
KVKK m.11/1-g kapsamındaki münhasıran otomatik analiz nedeniyle aleyhe sonuç oluşmuşsa ilgili kişiye itiraz hakkı tanınır.
9. Şirketim yabancı bulut kullanıyorsa KVKK m.9 uygulanır mı?
İşlem gerçek bir yurt dışına kişisel veri aktarımı oluşturuyorsa güncel KVKK m.9 şartları ayrıca incelenmelidir.
10. KVKK başvurusuna kaç günde cevap verilir?
KVKK m.13’e göre veri sorumlusu talebi en kısa sürede ve en geç otuz günde sonuçlandırır.
11. Kurula doğrudan şikâyet edebilir miyim?
KVKK m.14 kapsamında kural olarak önce veri sorumlusuna başvuru yolu tüketilmelidir.
12. Rekabet Kurumu veri birleştirmesini inceleyebilir mi?
Evet, somut pazar koşullarında 4054 sayılı Kanun’un ihlal şartları bakımından veri birleştirmesi inceleme konusu olabilir.
Hukuki konu hakkında iletişim
İlk iletişimde konuyu, bulunduğunuz ülke veya ili ve varsa tebliğ ya da son işlem tarihini kısaca belirtebilirsiniz. T.C. kimlik numarası, sağlık verisi veya kişisel belge göndermeyiniz. Mesajlaşma tek başına hukuki görüş veya avukatlık ilişkisi oluşturmaz.
Bakırcı & Keskin Hukuk Bürosu sitesinden daha fazla şey keşfedin
Son gönderilerin e-postanıza gönderilmesi için abone olun.
