B&KBakırcı & KeskinHUKUK BÜROSU
TR
TürkçeEnglishDeutschРусскийالعربية中文Français
Menü

Yurt Dışındaki Mirasçı Türkiye’deki Miras Payını Üçüncü Kişiye Nasıl Devreder?

yurt dışındaki mirasçı miras payı devri: Yurt dışındaki mirasçının Türkiye’de miras payını üçüncü kişiye devri; TMK m.677, noterlik şekli, paylaşmaya katılma yasağı ve vekâlet süreci.

Kısa ve net cevap: Yurt dışında yaşayan mirasçı, Türkiye’de açılmış mirastaki payını başka bir mirasçıya veya üçüncü kişiye devredebilir; ancak şekil şartı devrin kime yapıldığına göre değişir. Türk Medeni Kanunu m.677 uyarınca mirasçılar arasında miras payının devrine ilişkin sözleşme yazılı şekilde yapılmalıdır. Mirasçının üçüncü kişiyle yapacağı miras payı devir sözleşmesinin geçerliliği ise noterlikçe düzenleme şekline bağlıdır. Üçüncü kişiye yapılan devir, o kişiyi doğrudan mirasçı yapmaz ve paylaşmaya katılma yetkisi vermez; üçüncü kişi paylaşma sonunda devreden mirasçıya özgülenecek mal veya değerin kendisine verilmesini isteme hakkı kazanır.

Gurbetçiler açısından en sık hata, Almanya’da basit bir özel sözleşme imzalayıp “miras payımı sattım” düşüncesiyle Türkiye’de hiçbir noter/tapu işlemi yapmamaktır. Miras payının devri ile miras kalan belirli taşınmazın tapuda satışı aynı şey değildir. Hangi işlemin amaçlandığı açıkça belirlenmelidir.

Miras Payı Devri ile Belirli Malın Satışı Aynı Değildir

TMK m.677, terekenin tamamı veya bir kısmı üzerindeki miras payının devrine ilişkin sözleşmeleri düzenler. Dolayısıyla miras payı devrinin yalnız bütün terekeyi kapsayabileceği söylenemez. Ancak belirli tereke unsurları üzerindeki miras hakkına ilişkin sözleşme ile o malın mülkiyetinin üçüncü kişiye derhal geçirilmesi farklıdır. Miras ortaklığı devam ederken tek mirasçı, belirli taşınmazın mülkiyetini diğer mirasçıların haklarını yok sayarak tek başına devredemez.

Taşınmaz paylaşılmış ve tapuda paylı mülkiyete geçmişse belirli tapu payının satışı gündeme gelir; o işlem artık yalnız m.677’deki miras payı sözleşmesi şeklinde ele alınmaz. Tapudaki mülkiyet türü, paylaşım belgesi ve devrin kime yapıldığı incelenir. Kanuni şeklin belirlenmesi için sözleşmeye verilen ad değil, gerçek amaç ve hukuki sonuç esas alınır. Kaynak: TMK m.640, m.676 ve m.677.

Devir sözleşmesinin kapsamı nasıl yazılmalıdır?

Sözleşmede hangi mirasbırakanın terekesinin konu edildiği, ölüm tarihi, mirasçılık belgesi, devredenin payı ve devredilen oran belirtilir. Terekenin bir bölümü konu ediliyorsa ilgili mal veya haklar ayırt edilebilir şekilde gösterilir. “Türkiye’de ne varsa devrettim” gibi belirsiz ifadeler, sonradan bulunan banka hesabının, alacağın veya davanın kapsama girip girmediği konusunda uyuşmazlık doğurur.

Bedelli işlemde fiyat, ödeme zamanı, para birimi, masraflar ve ödenmeme hâlinin sonuçları açıklanır. Devredenin verdiği bilgi ve belgelerin kapsamı, bilinmeyen borçlara ilişkin iç ilişki ve paylaşma sonunda ifanın nasıl yapılacağı düzenlenir. Üçüncü kişiye devrin kişisel istem hakkı doğurduğu sözleşmede anlaşılır biçimde yer almalıdır. Karşı taraf, belgeyi imzaladığı anda mirasçı gibi bütün terekeyi yönetmeye başlayacağını düşünmemelidir.

Noter düzenlemesi ile imza onayı aynı değildir

Üçüncü kişiyle yapılacak sözleşmede kanun noterlikçe düzenleme arar. Hazırlanan özel metnin altındaki imzanın yalnız onaylanması ile noter tarafından düzenleme biçiminde oluşturulan belge aynı işlem değildir. Yabancı ülkede kullanılan noterlik türleri de farklı sonuçlar doğurabilir. Bu nedenle yalnız belgenin üstünde noter damgası bulunması, Türk hukukunda aranan şeklin kesin olarak sağlandığını göstermez.

Yurt dışında işlem planlanırken kullanılacak belge türü önceden belirlenir. Apostil, imza veya mührün kaynağını doğrular; şeklen yetersiz bir sözleşmeyi kendiliğinden geçerli miras payı devrine dönüştürmez. İşlem hukukunun ve şekle uygulanacak hukukun milletlerarası özel hukuk bakımından değerlendirilmesi gerekir. Türk konsolosluğu veya yabancı noter üzerinden hazırlanacak işlem ile Türkiye’de vekil aracılığıyla yapılacak işlem, somut amaca göre karşılaştırılır.

Mirasbırakan hayattayken yapılan anlaşmalar

Henüz açılmamış miras, ölümden sonra açılmış miras payıyla aynı değildir. TMK m.678 uyarınca mirasbırakanın katılması veya izni olmadan, gelecekteki miras hakkında diğer mirasçılarla ya da üçüncü kişiyle yapılan sözleşmeler geçerli değildir. Böyle bir sözleşme uyarınca verilen edimlerin geri verilmesi istenir. “Babam ileride öldüğünde bana kalacak evi sattım” ifadesiyle güncel tapu devri veya açılmış miras payı devri aynı şekilde değerlendirilemez.

Mirasbırakanın bir görüşmede bulunması ile sözleşmeye hukuken gerekli biçimde katılması veya izin vermesi de somut delille belirlenir. Mirastan feragat sözleşmesi ayrıca kendi koşul ve şekline tabidir; gelecekteki miras payını devretme vaadiyle aynı değildir. Aile içinde para ödenmiş olması bütün şekil ve yetki sorunlarını ortadan kaldırmaz. İşlem henüz miras açılmadan yapılmışsa bu olgu dilekçe veya sözleşme incelemesinde açıkça gösterilmelidir.

Üçüncü kişinin bekleme ve ifa riski

Üçüncü kişi miras paylaşımına doğrudan katılma yetkisi kazanmadığı için, kendisine verilecek değerin belirlenmesi paylaşma sonucuyla bağlantılıdır. Mirasçılar arasında uzun süre uyuşmazlık bulunması, belirli malın başka mirasçıya özgülenmesi veya terekenin borçları nedeniyle beklenen tutarın azalması ekonomik risk yaratır. Sözleşme yapılırken yalnız taşınmazların brüt piyasa değeri üzerinden fiyat belirlenmemelidir.

Devreden mirasçının paylaşma sonunda elde edeceği şeyin ne olduğu ve sözleşmesel ifanın nasıl gerçekleşeceği açıklanır. Sözleşmede belirli bir dairenin mutlaka devredileceği taahhüt edilmişse bu taahhüdün paylaşma sonucuna bağlılığı ve yerine getirilememe hâli ayrıca değerlendirilir. Üçüncü kişiye, henüz devredenin tek başına malik olmadığı mal üzerinde tapuda doğrudan işlem yapma yetkisi varmış gibi belge düzenlenmemelidir.

Tereke borcu devredene karşı sona erer mi?

Miras payını devretmek, mirasçının tereke alacaklılarına karşı bütün sorumluluğunu kendiliğinden kaldırmaz. TMK m.599 ve m.641’deki mirasçı sorumluluğu ile tarafların devir sözleşmesindeki iç borç paylaşımı farklıdır. Devir alanın “bütün borçları ben ödeyeceğim” demesi, alacaklının kanuni hakkını onun katılımı olmadan ortadan kaldırmaz. Borcun üstlenilmesi ve alacaklının kabulü gereken durumlar ayrıca incelenir.

Paylaşma sonrası sorumluluk bakımından TMK m.681-682 de önemlidir. Alacaklı tarafından bölünmesine veya nakline rıza gösterilmeyen tereke borçlarında kanundaki müteselsil sorumluluk devam edebilir; mirasçılar arasındaki rücu ayrı değerlendirilir. Devir bedeli hesaplanırken bilinmeyen kredi, vergi, kefalet veya dava borçlarının nasıl araştırıldığı gösterilmelidir. Yalnız tapu kaydında haciz bulunmaması, terekenin borçsuz olduğunu kanıtlamaz.

Mirasçının kişisel alacaklıları ve haciz

Devredilen miras hakkı üzerinde haciz veya başka bir sınırlama varsa devir bunları otomatik olarak silmez. Borçlunun alacaklılarını zarara uğratmak amacıyla yaptığı işlemler, koşulları varsa tasarrufun iptali gibi farklı hukuki yolların konusu olur. Gerçek devir, bedelin ödenmesi ve işlem tarihi bu nedenle belgelenir. Kanuni takipten mal kaçırma amacıyla gizli veya görünüşte sözleşme hazırlamak meşru bir çözüm değildir.

Alıcı da yalnız devredenin beyanına güvenmemelidir. İcra dosyası, mahkeme tedbiri veya terekeye ilişkin uyuşmazlık bulunup bulunmadığı hukuka uygun kayıtlarla araştırılır. Haczin varlığı, sözleşmenin her sonucunu aynı şekilde belirlemese de paylaşma sonunda ödeme ve tasarruf imkânını etkiler. Sözleşmede gerçek durum gizlenirse sorumluluk ve iade tartışmaları doğar.

Mirasın reddi, feragat ve pay devri

Mirasın reddi, miras açıldıktan sonra kanundaki süre ve usulle yapılan ayrı bir beyandır. Mirastan feragat ise mirasbırakanla yapılan ölüme bağlı tasarruf niteliğindeki ayrı sözleşmedir. Açılmış miras payını bedel karşılığı üçüncü kişiye devretmek bunların yerine geçmez. Devir yapan kişi veraset belgesinden kendiliğinden silinmez; üçüncü kişi de onun yerine yasal mirasçı olarak yazılmaz.

Ret süresi devam ederken miras payının satılması gibi davranışların TMK m.610 bakımından mirası sahiplenme sonucuna etkisi ayrıca incelenmelidir. Tereke borçlarından kurtulmak amacıyla “önce payımı devredeyim, sonra reddederim” şeklinde sıra kurulması güvenli değildir. Koruma işlemleri ile tereke üzerinde kişisel yarar için tasarruf ayrımı işlemden önce değerlendirilir. Mirasçının tüm seçenekleri aynı sözleşme metninde birbirine karıştırılmamalıdır.

Tapuda paylı mülkiyete geçilmişse

Paylaşma veya elbirliğinin paylı mülkiyete çevrilmesi tamamlanmışsa belirli taşınmazdaki payın üçüncü kişiye satışı, tapu satış usulü ve şartlarıyla yürütülür. Bu durumda yasal önalım hakkı gibi paylı mülkiyete özgü sonuçlar gündeme gelebilir. TMK m.677’deki üçüncü kişiye ekonomik hak devriyle gerçek tapu payı satışı aynı risklere sahip değildir.

Önalımda özellikle satış tarihine göre değişen geçiş hükümleri ayrıca kontrol edilir. Miras payı sözleşmesini tapu payı satışı gibi göstermek veya tapu satışını sırf “miras payı devri” başlığıyla farklı şekle sokmak sonucu belirlemez. Tapu, sözleşme ve fiilî amaç birbiriyle tutarlı olmalıdır. Karşı tarafın neyi edindiği açıkça yazılmalıdır.

Bedelin avro olarak ödenmesi

Yurt dışından yapılan ödeme, işlem referansı ve doğru açıklamayla banka kanalından belgelenir. Sözleşmede tutarın avro mu Türk lirası mı olduğu, dönüştürme yapılacaksa kur tarihi ve masrafları kimin üstleneceği açıklanır. Banka dekontu devrin kanuni şekli yerine geçmez; yalnız ödemenin önemli delilidir. Bedelin tamamı alınmadığı hâlde tamamen tahsil edildiğine dair beyan verilmemelidir.

Üçüncü kişinin yaptığı ödemenin devir bedeli mi, avans mı, borç mu olduğu belirsiz bırakılmaz. Ödeme başka akrabanın hesabına yöneltiliyorsa kimin adına ve hangi yetkiyle alındığı belgelenir. Vergisel ve bankacılık yükümlülükleri ayrıca değerlendirilir; sözleşmede “masrafsız devir” yazması kamuya karşı bütün vergi ve harç yükümlülüklerini kaldırmaz.

Vekâletnamenin kapsamı

Vekil aracılığıyla işlem yapılacaksa devir konusu, devir bedeli, bedeli tahsil, sözleşme düzenleme ve gerekiyorsa tapu işlemlerine ilişkin yetkiler ayrı okunur. Vekilin kendi lehine veya temsil ettiği başka kişi lehine işlem yapması çıkar çatışması ve temsil yetkisi bakımından ayrıca incelenir. Genel dava vekâletiyle miras payının üçüncü kişiye bedelli devrinin her durumda yapılabileceği varsayılmaz.

Almanya’daki mirasçıya imzalayacağı belgenin hukuki sonucu Türkçe olarak açıklanır; yabancı dildeki noter metniyle Türkiye’de kullanılacak tercüme arasında fark bırakılmaz. Sadece imza örneğinin fotoğrafını göndermek noter düzenlemesi veya geçerli temsil belgesi değildir. Belgelerin aslı, tasdik durumu ve kullanılacağı kurumun talebi işlemden önce doğrulanır.

Örnek işlem: mirasçı olmayan alıcı

Almanya’da yaşayan bir mirasçının, henüz paylaşılmamış terekedeki hakkının belirli bir kısmını aile dışından bir kişiye devretmek istediğini düşünelim. Önce mirasçılık belgesi ve tereke kapsamı alınır, devredilen ekonomik hak belirlenir, üçüncü kişiyle sözleşmenin noterlikçe düzenleme koşulu sağlanır. Alıcı bu belgeyle diğer mirasçıların yerine tapuda tek başına imza atamaz; paylaşma sonunda devredene özgülenecek payın kendisine verilmesini isteme hakkı kazanır.

Aynı kişi paylaşma tamamlandıktan sonra devredene özgülenen daireyi satın alacaksa işlem artık o taşınmazın satışıdır. Mülkiyetin kime geçtiği, ödeme ve tescil ayrı yürütülür. Bu iki aşamanın baştan ayrılması hem alıcının beklentisini hem mirasçının borçlarını doğru kurar. Büro koordinasyonu Mersin’deki İstanbul ve Mersin’deki fiziksel ofislerden sağlanır; işlem yeri ve görevli kurum taşınmazın ve talebin niteliğine göre belirlenir.

Başka Mirasçıya Devir

TMK m.677, mirasçılar arasında miras payının devri sözleşmesinin yazılı şekilde yapılmasını yeterli görür. Ancak sözleşmenin ileride tapu, banka, şirket veya paylaşım işlemlerinde tartışma yaratmaması için pay oranı, tereke kapsamı, bedel, ödeme tarihi ve feragat edilen/edilmeyen haklar açık yazılmalıdır.

Üçüncü Kişiye Devirde Noter Şartı

Mirasçı olmayan üçüncü kişiyle yapılacak miras payı devir sözleşmesi noterlikçe düzenlenmedikçe geçerli olmaz. Basit yazılı sözleşme veya yalnız banka dekontu şekil şartını karşılamaz. Üçüncü kişi, bu sözleşmeyle mirasçı sıfatını kazanmaz; miras ortaklığının kararlarına doğrudan katılamaz.

Üçüncü Kişi Paylaşmaya Katılabilir mi?

Hayır. Kanun açık biçimde üçüncü kişiye paylaşmaya katılma yetkisi vermediğini belirtir. Üçüncü kişinin hakkı, paylaşma sonunda devreden mirasçıya düşecek ekonomik değerin kendisine verilmesini istemektir. Bu nedenle “miras payını satın aldım, artık diğer mirasçılarla birlikte tapuda imza atarım” düşüncesi doğru değildir.

Pay Devri Yapıldıktan Sonra Mirasçı Hâlâ Mirasçı mıdır?

Evet. Üçüncü kişiye miras payı devri, mirasçılık sıfatını ortadan kaldırmaz. Veraset ilamında mirasçı yine görünür. Üçüncü kişi sözleşmesel alacak hakkına sahip olur. Mirasçılık sıfatının sona ermesi mirası ret, mirastan çıkarma, mirastan feragat gibi farklı kurumlara tabidir.

Yurt Dışında Noterde Sözleşme Yapılabilir mi?

Yabancı noter belgesinin Türkiye’de geçerliliği ülke, apostil/tasdik ve tercüme rejimine göre değerlendirilir. Miras payı devrinde Türk hukukunun aradığı “noterlikçe düzenleme” şartının yabancı noter belgesiyle nasıl karşılandığı ayrıca incelenmelidir. Uygulamada en güvenli yöntem, işlem metninin Türkiye’de kullanılabilir şekilde hazırlanması ve yabancı belgenin apostil/tercüme zincirinin tamamlanmasıdır.

Avukata Vekâlet Vererek Devir Yapılabilir mi?

İşlemin niteliğine uygun özel yetkileri içeren vekâletnameyle temsil mümkündür. Vekâletnamede miras payı devri, sözleşme imzalama, bedel tahsil etme ve gerektiğinde tapu/paylaşım işlemleri açıkça düzenlenmelidir. Genel vekâletname her işlem için yeterli olmayabilir.

Almanya’da yaşayan mirasçılar için Almanya Türk Konsoloslukları ve Vekâletname Rehberi kullanılabilir. Almanca hukuki bilgi için Almanca ana sayfa mevcuttur.

Devir Bedeli Nasıl Ödenmeli?

Bedelli devirde banka kanalı kullanılmalı; dekont açıklamasında “miras payı devir bedeli”, mirasbırakanın adı ve sözleşme tarihi belirtilmelidir. Nakit ödeme sonradan ispat sorunu doğurabilir. Döviz cinsinden bedel kararlaştırılmışsa sözleşmede para birimi, ödeme tarihi ve banka masrafları açık yazılmalıdır.

Vergi ve Harç Boyutu

Miras payının devri veraset ve intikal vergisi, gelir/harç veya tapu harcı bakımından işlem türüne göre sonuç doğurabilir. Vergisel sonuçlar işlemden önce mali müşavir/vergi uzmanıyla ayrıca kontrol edilmelidir. Yurt dışındaki mirasçı için Yurt Dışındaki Mirasçı İçin Veraset ve İntikal Vergisi rehberi temel çerçeveyi açıklar.

Miras Payı Devri Sonradan İptal Edilebilir mi?

Şekil eksikliği, irade sakatlığı, ehliyetsizlik, gabin, sahtecilik veya vekâletin kötüye kullanılması iddiaları sözleşmenin geçerliliğini etkileyebilir. “Pişman oldum” tek başına sözleşmeyi ortadan kaldırmaz. Bedelin ödenmemesi hâlinde sözleşme hükümlerine göre fesih, dönme veya alacak talebi gündeme gelebilir.

Paylaşım Sözleşmesiyle Devir Aynı Şey mi?

Hayır. Miras paylaşım sözleşmesi tüm veya bazı mirasçılar arasında tereke mallarının kime bırakılacağını belirler. Miras payı devri ise bir mirasçının payına ilişkin sözleşmedir. Yurt dışındaki mirasçıların paylaşım sözleşmesini uzaktan imzalaması hakkında Miras Paylaşım Sözleşmesi yazısı ayrıca incelenebilir.

Ortaklığın Giderilmesi Davası Açılmışsa

Devir sözleşmesinin dava üzerindeki etkisi, devir tarihi ve taraf sıfatına göre değerlendirilir. Üçüncü kişi otomatik olarak davada mirasçı taraf hâline gelmez. Yurt Dışındaki Mirasçı Ortaklığın Giderilmesi rehberi bu süreci açıklar.

Belge Listesi

  • Mirasçılık belgesi,
  • Ölüm ve nüfus kayıtları,
  • Tereke tapu/banka/şirket kayıtları,
  • Miras payı devir sözleşmesi taslağı,
  • Bedel ödeme planı,
  • Vekâletname,
  • Varsa paylaşım veya dava dosyaları.

Sık Sorulan Sorular

Miras payımı kardeşime e-posta ile devredebilir miyim?

Kanun yazılı şekil arar; güvenli ve ispatlanabilir sözleşme yapılmalıdır. Elektronik işlemin şekil şartını sağlayıp sağlamadığı kullanılan imza yöntemine göre ayrıca incelenir.

Üçüncü kişiye adi yazılı sözleşmeyle devir geçerli mi?

Hayır. TMK m.677 üçüncü kişiyle devir için noterlikçe düzenleme şeklini arar.

Üçüncü kişi tapuda mirasçı gibi imza atar mı?

Hayır. Üçüncü kişi mirasçı olmaz ve paylaşmaya katılma yetkisi kazanmaz.

Türkiye’ye gelmeden işlem yapılabilir mi?

Uygun vekâletname ve belge zinciriyle işlem temsilci aracılığıyla planlanabilir.

Payı satın alan kişi bütün tereke borçlarını üstlenirse benim sorumluluğum biter mi?

Tarafların kendi aralarındaki borç paylaşımı, tereke alacaklılarının haklarını onların katılımı olmadan ortadan kaldırmaz. Mirasçı sıfatı ve kanuni sorumluluk ile borcun dış ilişkide üstlenilmesi farklıdır. Devir bedeli ve iç rücu düzeni hazırlanırken kredi, vergi ve diğer bilinen borçlar açıkça gösterilmelidir.

Miras payını sattıktan sonra mirası reddedebilir miyim?

Pay üzerinde kişisel yarar için tasarruf, TMK m.610 kapsamında ret hakkını etkileyebilir. Devir ile gerçek ret aynı işlem değildir. Borç araştırılmadan “önce satıp sonra reddetme” planı kurulmaz; sözleşmenin tarihi, yapılan tasarruf ve ret süresi birlikte değerlendirilir.

Sözleşmede yalnız belirli bir tereke malından söz edilebilir mi?

TMK m.677 terekenin tamamı veya bir kısmı üzerindeki miras payını kapsar. Ancak belirli malı konu etmek, devredene tek başına malik olmadığı taşınmazı hemen üçüncü kişiye tescil ettirme yetkisi vermez. Sözleşmeyle kazanılan ekonomik istem ile malın mülkiyetinin devri birbirinden ayrılmalıdır.

Resmî mevzuat nerede?

4721 sayılı Türk Medeni Kanunu güncel metni kontrol edilmelidir.

Sonuç

Yurt dışındaki mirasçı miras payını devredebilir; ancak devir kime yapılıyorsa doğru şekil şartı uygulanmalıdır. Özellikle üçüncü kişiye devirde noterlikçe düzenleme şartı ve üçüncü kişinin paylaşmaya katılamaması temel ayrımdır. İşlem yapılmadan önce terekenin hukuki durumu ve devir bedeli açıkça belgelenmelidir.

Hukuki konu hakkında iletişim

İlk iletişimde konuyu, bulunduğunuz ülke veya ili ve varsa tebliğ ya da son işlem tarihini kısaca belirtebilirsiniz. T.C. kimlik numarası, sağlık verisi veya kişisel belge göndermeyiniz. Mesajlaşma tek başına hukuki görüş veya avukatlık ilişkisi oluşturmaz.

Telefonla Araİletişim Bilgileri

Bakırcı & Keskin Hukuk Bürosu sitesinden daha fazla şey keşfedin

Son gönderilerin e-postanıza gönderilmesi için abone olun.

tarafından hazırlanmış, Av. Emirhan Keskin tarafından incelenmiştir.

Yazar Bilgisi

, Mersin Barosu 3472 sicil numarasına kayıtlıdır. Bakırcı & Keskin Hukuk Bürosu bünyesinde ceza, aile, iş, gayrimenkul ve ticaret hukuku alanlarında hukuki danışmanlık ve dava takibi sunmaktadır.

İnceleyen: Av. Emirhan Keskin · Mersin Barosu Sicil No: 5507

    İSTANBUL · MERSİN · ÇEVRİM İÇİ

    Hukuki görüşme talebi

    Konunuzu kısaca paylaşın. Görüşme için tercih ettiğiniz ofisi veya çevrim içi seçeneğini belirtebilirsiniz.

    * İşaretli alanlar zorunludur.




    Mesaj uzunluğu0 / 1000

    Kalan karakter: 1000Boşluklar dahildir.Sınıra yaklaşıyorsunuz.1.000 karakter sınırına ulaştınız.

    Kimlik numarası, banka bilgisi veya hassas belge paylaşmayın. KVKK Aydınlatma Metni

    İlk iletişim tek başına avukatlık ilişkisi kurmaz ve yasal süreleri durdurmaz. Acil süreli konularda telefonla ulaşın.

    Bu Yazıyla İlgili Soru Sor

    Gerçek sorular yönetici incelemesinden sonra anonim olarak yayımlanabilir. İsim, telefon, kimlik numarası, dosya numarası veya özel bilgi paylaşmayın. Bu alan hukuki danışmanlık değildir.

    Gizlilik ve KVKK bilgilendirmesi

    Telefon WhatsApp