B&KBakırcı & KeskinHUKUK BÜROSU
TR
TürkçeEnglishDeutschРусскийالعربية中文
Menü

İstanbul Takipsizlik Kararına İtiraz: CMK 173 ve İki Haftalık Süre 2026

İstanbul takipsizlik kararına itiraz: İstanbul takipsizlik kararına itiraz hakkında CMK m.172 ve 173 dayanakları, görev, süre, delil, savunma ve İstanbul uygulaması için 2026 güncel rehber.

Ceza Soruşturması • İstanbul • 2026

Kovuşturmaya yer olmadığı kararına itiraz, şikâyeti aynı sözlerle yeniden yazmak değildir. Savcılığın gerekçesiyle dosyadaki olay ve deliller karşılaştırılarak kamu davası açılmasını veya soruşturmanın genişletilmesini gerektiren noktalar gösterilir.

Kısa ve net cevap: CMK m.173/1 uyarınca suçtan zarar gören, kovuşturmaya yer olmadığı kararının kendisine tebliğinden itibaren iki hafta içinde itiraz eder. İnceleme, kararı veren savcının yargı çevresinde görev yaptığı ağır ceza mahkemesinin bulunduğu yerdeki sulh ceza hâkimliğince yapılır. Dilekçede kamu davası açılmasını gerektiren olay ve deliller belirtilmelidir. İtirazın kabulü, şüphelinin doğrudan mahkûm edilmesi anlamına gelmez.
Soruşturma evrakı ve hukuki delil değerlendirmesi
Takipsizlik gerekçesi, itirazın hukuki ve delil yönünden çerçevesini belirler.

CMK m.172: Takipsizlik hangi durumda verilir?

Takipsizlik olarak bilinen kararın kanuni adı kovuşturmaya yer olmadığına dair karardır; uygulamada KYOK kısaltması da kullanılır. CMK m.172/1, soruşturma sonunda kamu davası açılması için yeterli şüphe oluşturacak delil elde edilememesini veya kovuşturma olanağının bulunmamasını bu kararın temel nedenleri olarak düzenler.

Delil yetersizliği ile kovuşturma olanağının yokluğu aynı gerekçe değildir. İlkinde isnadı destekleyen verilerin dava açma eşiğine ulaşıp ulaşmadığı tartışılır. İkincisinde şikâyet şartı veya zamanaşımı gibi yargılamanın yürütülmesini etkileyen hukuki nedenler gündeme gelir. İtiraz, kararın gerçek dayanağı görülmeden hazırlanırsa yanlış soruya cevap vermiş olur.

CMK m.170/2’deki yeterli şüphe, mahkûmiyet için gereken değerlendirmeyle özdeş değildir. Savcılığın dava açıp açmama aşamasında kullandığı ölçüt ile mahkemenin tüm yargılama sonunda hüküm kurarken kullanacağı ispat değerlendirmesi ayrılmalıdır. Bununla birlikte her şikâyet, yalnız ileri sürülmüş olması nedeniyle kamu davasına dönüşmez.

Karar suçtan zarar görene ve daha önce ifadesi alınmış veya sorgulanmış şüpheliye bildirilir; itiraz hakkı, süresi ve mercii gösterilir. Kararın yalnız sonuç bölümüne değil, hangi şüpheli ve hangi fiil için verildiğine de bakılmalıdır. Bir dosyada bazı kişiler veya eylemler yönünden takipsizlik, diğerleri yönünden iddianame bulunması mümkündür; başvurunun kapsamı buna göre belirlenir.

Kim itiraz edebilir ve doğru merci nasıl belirlenir?

CMK m.173/1 itiraz hakkını suçtan zarar görene tanır. Dilekçede başvuranın olaydan nasıl etkilendiği ve dosyadaki sıfatı açıklanır. Sadece bir suç duyurusunu duymak veya kamuoyundaki tartışmaya katılmak, her dosyada suçtan zarar gören sıfatını sağlamaz. Tüzel kişi adına başvuruda temsil yetkisi, avukatla başvuruda vekillik ilişkisi de usulüne uygun gösterilir.

Yetkili merci, kararı veren savcının yargı çevresinde görev yaptığı ağır ceza mahkemesinin bulunduğu yerdeki sulh ceza hâkimliğidir. Dolayısıyla başvuranın ikamet ettiği yerdeki herhangi bir sulh ceza hâkimliği, sırf ikamet nedeniyle yetkili sayılmaz. Kararda yazılı savcılık bilgisi ile m.173’ün özel yetki kuralı birlikte okunur.

İstanbul bakımından İstanbul, İstanbul Anadolu, Bakırköy veya diğer adli birimlerin dosyaları birbirine karıştırılmamalıdır. Kararda gösterilen başvuru mercii kontrol edilir; dilekçeye savcılık soruşturma ve karar numarası yazılır. İtirazı inceleyen makam ağır ceza mahkemesi değil, kanunda belirtilen yerdeki sulh ceza hâkimliğidir.

Dilekçe ilgili sulh ceza hâkimliğine hitaben, kararı veren başsavcılık aracılığıyla dosyasına sunulabilir. Hangi yöntem kullanılırsa kullanılsın kaydın doğru dosyayla eşleştiği ve süresinde yapıldığı doğrulanmalıdır. CİMER’e veya ilgisiz bir idari birime yapılan genel başvurunun adli itirazın yerine geçtiği varsayılmaz.

İki haftalık süre tebliğden başlar

CMK m.173/1’de özel olarak tebliğ esas alınır. Bu yönüyle takipsizliğe itiraz, CMK m.268’deki genel öğrenme kuralıyla aynı başlangıca sahip değildir. Kararın yazıldığı tarih, UYAP’a yüklendiği tarih ve başvurana tebliğ tarihi ayrı ayrı kaydedilmelidir. Süreyi karar tarihinden başlatmak hak kaybı konusunda yanlış değerlendirme yaratır.

Haftayla belirlenen sürenin hesabında CMK m.39/2 uygulanır: Tebligatın yapıldığı günün, son haftada isim olarak karşılığı olan gün esas alınır. Örneğin salı günü tebliğ edilen karar için iki haftalık süre, olağan koşullarda iki hafta sonraki salı günü sona erer. Son günün tatil olması ve elektronik başvurunun tamamlanma zamanı kendi usul kurallarıyla birlikte kontrol edilir.

Elektronik tebligatta, mesajın ulaştığı zaman ile hukuken tebliğ edilmiş sayıldığı tarih her durumda aynı değildir. Tebligatın delil kaydı alınmalı, sistemde görünen hukuki tebliğ tarihi incelenmelidir. Postayla tebligatta da mazbata ve teslimin kime yapıldığı önemlidir. Belge görülmeden tahmini tarih üzerinden son gün belirlenmemelidir.

Usulsüz tebligat iddiası ile kusursuz biçimde sürenin kaçırılması farklı meselelerdir. CMK m.40–42 kapsamındaki eski hâle getirmede kusursuzluk nedeni açıklanır; engelin kalkmasından itibaren iki hafta içinde talep yapılır ve kaçırılan usul işlemi de aynı anda yerine getirilir. “Süre geçti ama dilekçe vermek istiyorum” ifadesi tek başına eski hâle getirme koşullarını karşılamaz.

Eski tarihli kararlarda geçiş hükümleri ayrıca incelenir. 2026 tarihli bir karara ilişkin güncel genel açıklamada eski 15 günlük itiraz süresi kullanılmamalıdır. Mahkemenin iddianameyi inceleme süresi olan 15 gün ise farklı bir düzenlemedir.

İtiraz, savcılığın gerekçesine cevap vermelidir

Kararda “eylem suç oluşturmuyor” denilmişse, fiilin hangi suçun hangi unsurunu karşıladığı açıklanmalıdır. Suçun adını değiştirmek veya çok sayıda kanun maddesi sıralamak yeterli değildir. Hile, cebir, tehdit, kast, rıza, teslim ilişkisi veya diğer ilgili unsur; olayın somut anlatımıyla ilişkilendirilir.

Karar delil yetersizliğine dayanıyorsa, dosyada gözden kaçırıldığı ileri sürülen kaydın neyi gösterdiği belirtilir. Delilin mevcut olduğu hâlde değerlendirilmemesi ile araştırılması gereken delilin hiç toplanmaması ayrı başlıklarda sunulur. Bir banka dekontu para transferini gösterirken hileli davranışın tamamını tek başına kanıtlamaz; yazışma, işlem amacı ve diğer kayıtlarla bağlantı kurulmalıdır.

Şikâyet süresinin geçirildiği belirtilmişse, suçun gerçekten şikâyete bağlı olup olmadığı ve fiil ile failin öğrenilme tarihi tartışılır. Zamanaşımı gerekçesinde ise suç tarihi, uygulanacak hüküm ve dosyadaki ilgili usul işlemleri incelenir. Bu tür hukuki engellere karşı yalnız yeni tanık adı bildirmek, kararın dayanağına cevap vermeyebilir.

Bir uyuşmazlığın sözleşmeye veya para alacağına dayanması, her zaman ceza sorumluluğu bulunduğunu da her zaman bulunmadığını da göstermez. İtirazda borcun ödenmemesinden ayrı olarak suç oluşturduğu ileri sürülen davranış gösterilmelidir. Hukuki ihtilaf ile suçun unsurlarını ayırmak, dayanaksız kesinlik yerine kanuni ölçüt kullanmaktır.

Eksik soruşturma nasıl somutlaştırılır?

CMK m.160, savcıya maddi gerçeği araştırma ve şüphelinin lehine ve aleyhine delilleri toplama yükümlülüğü verir. CMK m.173/2 ise itiraz dilekçesinde dava açılmasını gerektiren olay ve delillerin belirtilmesini ister. Bu nedenle yapılmadığı ileri sürülen işlem, kaynağı ve sonucu etkileyen yönüyle tanımlanmalıdır.

Kamera kaydı için olay yeri, tarih, saat aralığı ve kaydı tutan kurum belirtilir. Tanık için yalnız isim değil, hangi olayı doğrudan gördüğü veya duyduğu açıklanır. Banka kaydı için hesap ve işlem tarihi; belge incelemesi için belgenin aslı, düzenleyeni ve tartışılan kısmı gösterilir. İstenilen veriye erişim hukuka uygun yöntemlerle ve yetkili makam aracılığıyla sağlanmalıdır.

Dijital delilde ekran görüntüsüyle yetinildiği iddiası varsa, hangi hesabın, cihazın veya kaydın doğrulanmadığı anlatılır. Her olayda mutlaka HTS, IP veya telefon incelemesi gerekeceği söylenemez. İstenen teknik incelemenin suçlama açısından neyi açıklayacağı ve mevcut belirsizliği nasıl gidereceği yazılmalıdır.

Örnek olarak, para gönderilen hesabın sahibinin ifadesi alınmış fakat parayı fiilen kullanan kişinin belirlenmesine yarayan mevcut işlem kayıtları araştırılmamışsa, itiraz bu eksik bağlantıya yönelir. Hesap sahibinin tek başına suçlu sayılması da sırf başkasının kullandığını söylemesiyle sorumluluktan çıkarılması da otomatik sonuç değildir. İnceleme, kişinin fiili ve kastıyla ilgili delilleri gerektirir.

Lehe delillerin gizlenmesi veya olayla çelişen bilgilerin başvurudan çıkarılması doğru bir yöntem değildir. İtiraz, dosyanın bütünüyle uyumlu olmalı; aleyhe görünen bir kaydın neden farklı yorumlanması gerektiği varsa açıkça açıklanmalıdır.

Dilekçenin temel düzeni ve ekler

Dilekçede başvuran ve varsa vekilinin bilgileri, kararı veren savcılık, soruşturma ve karar numarası, karar tarihi ve tebliğ tarihi gösterilir. Kararın hangi şüpheli veya eylem yönünden tartışıldığı belirtilir. Birden fazla takipsizlik veya ek karar varsa yalnız dosya numarasını yazmakla yetinilmemelidir.

Olaylar kısa bir kronolojiyle aktarılır. Ardından savcılığın gerekçesi ve buna yöneltilen itirazlar ayrı başlıklarla açıklanır. Her itirazın sonunda ilgili delilin adı ve dosyada bulunduğu yer gösterilir. Yeni eklenen belge varsa ne zaman elde edildiği ve neden önemli olduğu belirtilir.

Talep bölümünde kararın kaldırılması, gerekli soruşturma işlemlerinin tamamlanması ve kanuni koşullara göre kamu davası açılması istenir. Sulh ceza hâkimliğinden doğrudan mahkûmiyet veya tazminat hükmü talep edilmesi, bu incelemenin kapsamına uygun değildir.

Öncelikli ekler; kararın tam örneği, tebligat kaydı, tartışılan deliller ve yapılması istenen işlemi somutlaştıran belgelerdir. Dosyada zaten bulunan çok sayıda evrakı açıklamasız yeniden eklemek yerine belge tarihleri ve içerikleriyle atıf yapılır. Gönderimin tamamlandığına ilişkin UYAP veya fiziki evrak kayıt bilgisi saklanır.

İtiraz üzerine hangi kararlar verilir?

CMK m.173/3 uyarınca sulh ceza hâkimliği, karar vermek için soruşturmanın genişletilmesine ihtiyaç duyarsa yapılması gereken işlemleri açıkça belirterek başsavcılıktan talepte bulunur. Bu aşama, dosyanın eksik kalan yönünün tamamlanmasını sağlar. İtiraz dilekçesinde belirli ve ilgili araştırma taleplerinin bulunması bu nedenle önemlidir.

Kamu davası açılması için yeterli neden görülmezse itiraz gerekçeli olarak reddedilir. Kanun, itiraz edenin giderlere mahkûm edilmesini de düzenler. Her itirazın hiçbir gider sonucu olmadan yapıldığı yönünde bilgi verilmemelidir; somut kararın gider bölümü okunmalıdır.

İtiraz yerinde bulunursa CMK m.173/4 uyarınca Cumhuriyet savcısı iddianame düzenleyip mahkemeye verir. Bundan sonra iddianamenin kabulü ve yargılama aşaması gündeme gelir. İtirazın kabulü, kişinin suçu işlediğine ilişkin kesin hüküm değildir; sanığın savunma ve kanun yolu hakları devam eder.

CMK m.173/5, savcının kamu davasının açılmaması hususunda takdir yetkisini kullandığı hâller için istisna içerir. Buna karşılık kamu davasının açılmasının ertelenmesine ilişkin m.171/2, kendi itiraz düzenlemesini açıkça öngörür. Bu nedenle bütün savcılık kararları tek bir takipsizlik şablonuyla değerlendirilmez; kararın dayandığı madde görülür.

Ret veya kesinleşme sonrasında yeni delil ne ifade eder?

CMK m.172/2’ye göre, kovuşturmaya yer olmadığı kararından sonra aynı fiil için kamu davası açılması; yeterli şüphe oluşturacak yeni delil elde edilmesini ve bu konuda sulh ceza hâkimliği kararını gerektirir. Aynı şikâyeti farklı bir savcılığa aynen vermek, bu şartları ortadan kaldırmaz.

İtirazın reddedildiği durumda CMK m.173/6’nın yeni delile ilişkin düzenlemesi de dikkate alınır. Daha önce sunulan belgenin başka bir başlıkla yeniden eklenmesi, kendiliğinden yeni delil yaratmaz. Elde edilen yeni kaydın ne olduğu, önceki değerlendirmede neden bulunmadığı ve yeterli şüpheyi nasıl etkilediği açıklanmalıdır.

CMK m.172/3, etkili soruşturma yapılmadan verilen karar hakkında Avrupa İnsan Hakları Mahkemesinin maddede belirtilen kesinleşmiş kararları üzerine yeniden soruşturma için özel bir yol ve üç aylık talep süresi düzenler. Bu yol, her takipsizlik kararına karşı doğrudan kullanılabilen ikinci bir olağan itiraz değildir. Koşulları ve kesinleşme tarihi kendi hükmüne göre değerlendirilir.

İtirazın reddinden sonra kullanılabilecek olağanüstü veya bireysel başvuru yolları da her dosyada otomatik açık değildir. İlgili hakkın niteliği, başvuru koşulları ve süreleri ayrı inceleme gerektirir. Olağan itirazın yerine, soyut biçimde “Anayasa Mahkemesine gidilir” cümlesi yazılması yeterli hukuki açıklama oluşturmaz.

SYOK, beraat ve alacak davası ile karıştırılmamalıdır

CMK m.158/6’daki soruşturma yapılmasına yer olmadığı kararı, ihbarın soyut ve genel olması veya fiilin araştırma gerektirmeden açıkça suç oluşturmaması gibi durumlarla ilgilidir. Bu aşamada hakkında şikâyet bulunan kişiye şüpheli sıfatı verilmez. Kanun, bu karara karşı da m.173 usulüne göre itirazı düzenler; kabul hâlinde soruşturma başlatılır. KYOK’a itirazın kabulündeki iddianame sonucuyla aynı aşama değildir.

Beraat ise mahkemenin yargılama sonunda verdiği hükümdür. Takipsizlik, soruşturma aşamasındaki savcılık kararıdır. İkisine karşı başvuru mercii ve kanun yolu aynı olmadığından dilekçeler birbirinden kopyalanmamalıdır.

Bir ceza şikâyetinin takipsizlikle sonuçlanması, bütün özel hukuk alacaklarının kendiliğinden sona erdiği anlamına gelmez. Tazminat, iade veya sözleşme alacağı için görevli mahkeme, dava şartları ve zamanaşımı ayrıca değerlendirilir. Ceza itirazına odaklanılırken başka bir talebin süresinin de korunması gerekir.

İlişkili konular için iddianamenin iadesi, dolandırıcılık şikâyeti ve deliller ile ceza soruşturmasının aşamaları rehberleri farklı başvuru yollarını açıklar.

Sık sorulan sorular

Takipsizliğe itiraz süresi karar tarihinden mi başlar?

Hayır. CMK m.173/1, suçtan zarar görene tebliğ tarihinden itibaren iki hafta öngörür. Kararın yazılma tarihi ile hukuki tebliğ tarihi ayrılmalıdır.

İtirazı ağır ceza mahkemesi mi inceler?

CMK m.173/1’de belirtilen yerdeki sulh ceza hâkimliği inceler. Ağır ceza mahkemesinin bulunduğu yer, yetkili sulh ceza hâkimliğinin belirlenmesinde ölçüttür.

İtiraz için mutlaka yeni delil bulmak gerekir mi?

Süresindeki itiraz, mevcut delilin yanlış değerlendirilmesine veya eksik soruşturmaya da dayanır. Kesinleşmiş karar sonrasında aynı fiil için yeni işlem yapılmasının yeni delil şartları ayrı düzenlenmiştir.

İtiraz kabul edilince şüpheli ceza alır mı?

İtirazın kabulü doğrudan mahkûmiyet değildir. CMK m.173/4 uyarınca savcı iddianame düzenler; suçun sabit olup olmadığı sonraki yargılamada değerlendirilir.

Dilekçeye sadece eksik soruşturma yazmak yeterli midir?

Yapılmayan işlem, delilin kaynağı ve hangi olayı aydınlatacağı açıklanmalıdır. CMK m.173/2, kamu davasının açılmasını gerektiren olay ve delillerin belirtilmesini ister.

Reddedilen şikâyet başka savcılığa aynen verilir mi?

Aynı fiile ilişkin takipsizliğin hukuki etkisi, şikâyetin başka yere sunulmasıyla ortadan kalkmaz. CMK m.172/2 ve 173/6 kapsamındaki yeni delil ve yargısal karar koşulları incelenir.

İtiraz reddedilirse gider ödenir mi?

CMK m.173/3, itirazı reddedilenin giderlere mahkûm edilmesini düzenler. Hükmedilen gider ve ödeme bilgileri somut karar üzerinden kontrol edilir.

Takipsizlik alacak veya tazminat hakkını tamamen kaldırır mı?

Bütün özel hukuk talepleri kendiliğinden sona ermez. Alacak veya tazminatın hukuki dayanağı, dava şartları ve süreleri ayrıca incelenir; ceza itirazı bu incelemenin yerine geçmez.

Dayanak hükümler ve resmî kaynak

Bu rehberde CMK m.38/A, 39–42, 158/6, 160, 170–173 ve 175 esas alınmıştır. Adalet Bakanlığının 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu yayımı, karar türleri ve başvuru usulü için resmî kaynaktır. İçerik denetimi: 8 Eylül 2026. Tebliğ tarihi, başvuranın sıfatı ve takipsizliğin dayanağı görülmeden kişiye özel süre veya sonuç değerlendirmesi yapılmamalıdır.

Fizikî ofis: Mersin

Bakırcı & Keskin Hukuk Bürosunun tek fizikî ofisi Mersin’dedir. İstanbul’da ofis bulunduğu yönünde beyan kullanılmaz.

Hukuki konu hakkında iletişim

İlk iletişimde konuyu, bulunduğunuz ülke veya ili ve varsa tebliğ ya da son işlem tarihini kısaca belirtebilirsiniz. T.C. kimlik numarası, sağlık verisi veya kişisel belge göndermeyiniz. Mesajlaşma tek başına hukuki görüş veya avukatlık ilişkisi oluşturmaz.

Telefonla Araİletişim Bilgileri

tarafından hazırlanmış, Av. Emirhan Keskin tarafından incelenmiştir.

Yazar Bilgisi

, Mersin Barosu 3472 sicil numarasına kayıtlıdır. Bakırcı & Keskin Hukuk Bürosu bünyesinde ceza, aile, iş, gayrimenkul ve ticaret hukuku alanlarında hukuki danışmanlık ve dava takibi sunmaktadır.

İnceleyen: Av. Emirhan Keskin · Mersin Barosu Sicil No: 5507

Telefon WhatsApp