İstanbul Ceza Avukatı: Soruşturma ve Ceza Davası
Ceza Hukuku • İstanbul • 2026
Bu yazıyla ilgili genel bir sorunuz mu var? Anonim soru sor
İstanbul’da bir ceza dosyası için hukuki destek arıyorsanız ilk ayrım, dosyanın soruşturma, yargılama veya infaz aşamasında olmasıdır. Çağrı kâğıdı, ifade tutanağı ya da size bildirilen karar üzerinden yapılacak işlem belirlenir. Bu rehber, ilgili başvuru yoluna ve görüşmede incelenecek belgelere ulaşmanızı sağlar.
İstanbul ceza avukatı hangi aşamalarda görev alır?
Ceza dosyasındaki ihtiyaç dosyanın aşamasına göre değişir. Soruşturmanın ilk saatlerinde gözaltı süresi ve haklar ile savcılık ifadesi ve susma hakkı; koruma tedbirlerinde adli kontrole itiraz ve arama ve elkoyma; hüküm sonrasında ise ceza istinafı ve ceza temyizi ayrı usul kurallarına tabidir.
Bu nedenle “İstanbul ceza avukatı” başlığı tek bir işlem veya tek bir suç tipi anlamına gelmez. Müdafiin somut görevi; kişinin şüpheli veya sanık sıfatına, mevcut karara, delil durumuna ve kanuni süreye göre belirlenir. Bu sayfa, İstanbul bağlantılı ceza soruşturması ve kovuşturmasının genel yol haritasını; alt rehberler ise belirli işlem ve suç türlerini açıklar.
Hukuki değerlendirme; fiil, kişi, delil, işlem ve süre bağlantısını kurar.
Konunuzla İlgili Diğer Rehberler
Soruşturma, kovuşturma ve infaz aynı aşama değildir
CMK m.2, kullanılan sıfatların hangi aşamaya karşılık geldiğini açıkça belirler. Soruşturmadaki suç şüphesi altında bulunan kişi şüpheli; kovuşturmanın başlamasından hükmün kesinleşmesine kadar suç şüphesi altında bulunan kişi sanıktır. Kişinin savcılıkta ifade vermiş olması, kendisi hakkında mutlaka kamu davası açıldığı anlamına gelmez.
Kamu davası, CMK m.175 uyarınca iddianamenin kabulüyle açılır. Savcının iddianameyi hazırladığı tarih ile mahkemenin kabul tarihi ayrıdır. Bu ayrım, dosya inceleme yetkisinden yapılacak başvurunun makamına kadar birçok işlemi etkiler. UYAP’ta görünen evrakın yalnız adı değil, içeriği ve kararı veren makam okunmalıdır.
Kesinleşmiş bir mahkûmiyetin yerine getirilmesi ise infaz konusudur. Cezaevine giriş, koşullu salıverilme, denetimli serbestlik ve mahsup hesabı yalnız suç maddesinden çıkarılmaz; kesinleşen hüküm ve infaz belgeleri birlikte incelenir. Henüz soruşturmadaki kişi için doğrudan “ne kadar yatar” hesabı yapmak, henüz verilmemiş bir hükmü var saymak olur.
İlk inceleme bu nedenle üç soruyla başlar: Dosya hangi aşamadadır, kişi hangi sıfatla yer almaktadır ve bugün uygulanması gereken bir karar veya süre var mıdır? Bu sorular cevaplanmadan hazır bir dilekçe örneğinin dosyaya uyarlanması, yanlış kanun yoluna başvuruya yol açar.
İlk görüşmede her dosyaya aynı belge listesi verilmez
Öncelikle dosya numarası, çağrı veya kararın tam örneği ve varsa tebligat belgesi hazırlanır. Şüpheli için ifade tutanağı; sanık için iddianame ve duruşma tutanakları; hüküm aşamasında gerekçeli karar; infazda kesinleşme ve müddetname gibi belgeler farklı ihtiyaçları karşılar. Dosyanın hangi aşamada olduğu görülmeden herkesten banka hareketi veya sağlık raporu istenmesi isabetli değildir.
Olayın kronolojisi, ilgili kişi ve belgelerle birlikte çıkarılır. Bir telefon görüşmesinin tarihi, para transferinin zamanı veya eşyanın teslim edildiği gün tartışılıyorsa bu bilgiler ayrı ayrı doğrulanır. Kişinin kendi gördüğü olayla başkasından duyduğu bilgi birbirinden ayrılır. Hazırlığın amacı boşlukları tahminle doldurmak değil, bilinen ve araştırılması gereken hususları belirlemektir.
Süreli işlem varsa tebligat ve öğrenme bilgileri öncelik kazanır. Gerekçeli kararın tarihi, kişiye tebliğ tarihi ve dosyadaki kesinleşme kaydı aynı veri değildir. Ekran görüntüsünün hangi belgeyi gösterdiği belli değilse, belgenin tamamına ulaşılır. Eksik bir karar sayfasından başvuru süresi hesaplanmamalıdır.
Önceki avukatla yapılan işlemler, verilmiş dilekçeler ve bekleyen duruşmalar da dosya takibine dahil edilir. Yeni bir temsil ilişkisi kurulması, önceki başvuruların veya başlamış sürelerin ortadan kalktığı anlamına gelmez. Evrak devri ile yaklaşan işlemlerin takvimi birlikte düzenlenir.
Müdafiin görevi: Kişinin yerine olay üretmek değil, savunma hakkını kullanmak
CMK m.149, avukat yardımını soruşturma ve kovuşturmanın her aşamasında tanır. Müdafi; isnadı inceler, kişiyle görüşür, erişim yetkisi kapsamındaki belgeleri değerlendirir, delil taleplerini ve hukuki itirazları sunar. Avukatın görevi, suçlamayla ilgili gerçek dışı bir anlatım hazırlamak veya tanıkları aynı hikâyeye yönlendirmek değildir.
CMK m.147’deki hakların bildirilmesi, özgür iradeye dayalı ifade ve CMK m.148’deki yasak yöntemlerin önlenmesi savunmanın ilk aşamasıdır. Kimliğe ilişkin sorulara doğru cevap verme yükümlülüğü ile isnat hakkında susma hakkı ayrılır. Bir hakkın kullanılması, dosyada bulunmayan bir ikrar varmış gibi yorumlanmamalıdır.
Dosya incelemesi CMK m.153’e tabidir. Soruşturmada kanuni koşullarla verilen kısıtlama kararı varsa, kapsamı ve istisnaları denetlenir. İddianamenin kabulünden sonra aynı maddenin kovuşturmaya ilişkin hükümleri uygulanır. Avukatın her dosyada bütün kamu kayıtlarını sınırsız sorgulayabildiği veya dosya gizliliğini yok sayabildiği yönünde güvence verilmez.
CMK m.150’deki zorunlu müdafilik ve m.101/3’teki tutuklama istemine ilişkin yardım ayrı değerlendirilir. Kişinin özel avukat seçmesi ile baro tarafından görevlendirme yapılması aynı işlem değildir. Ayrıntılı koşullar zorunlu müdafilik rehberinde açıklanmıştır.
Suçun adı değil, kanundaki unsurlar ve kişinin fiili incelenir
TCK m.2, kanunda suç olarak tanımlanmayan fiil için ceza verilemeyeceğini; m.20 ise ceza sorumluluğunun şahsiliğini düzenler. Bir şirkette ortak, bir hesapta hak sahibi veya başka bir şüphelinin yakını olmak, tek başına o kişinin işlediği her suçtan sorumlu tutulma nedeni değildir. İsnat edilen davranışın kişiye hangi delille bağlandığı gösterilmelidir.
Kast ve taksir ayrımı TCK m.21–22 çerçevesinde yapılır. Suçun kanuni tanımı hangi manevi unsuru gerektiriyorsa o unsur araştırılır. Örneğin bir para transferi işlemin yapıldığını gösterirken, kişinin başka bir suç planını bildiğini kendiliğinden kanıtlamaz. Bilgi ve irade bağlantısı, olayın diğer verileriyle birlikte değerlendirilir.
CMK m.217, hükmün duruşmaya getirilmiş ve tartışılmış delillere dayanmasını, suçun hukuka uygun elde edilmiş delille ispatını öngörür. CMK m.206/2-a hukuka aykırı delilin reddini düzenler. Savunmada delilin yanlış yorumlanması ile hukuka aykırı elde edilmesi ayrı gerekçelerdir. Bir kaydın kişiye ait olmadığı iddiası ile o kayda yetkisiz aramayla ulaşıldığı iddiası aynı incelemeyi gerektirmez.
Dijital dosyanın kaynağı, bütünlüğü ve olayla bağlantısı kontrol edilir. Ekran görüntüsünde tarih veya gönderici görünmemesi gibi eksiklikler açıklanır; ancak her ekran görüntüsünün hiçbir delil değeri taşımadığı şeklinde peşin sonuç kurulmaz. İnceleme, kaydın diğer delillerle doğrulanıp doğrulanmadığını ve nasıl elde edildiğini kapsar.
Gözaltı, tutuklama ve elkoyma için ayrı talep hazırlanır
Kişi gözaltındaysa ilk öncelik yakalama zamanı, gözaltı kararı, uzatma ve hâkim önüne çıkarılma süresidir. CMK m.91/5’teki derhâl başvuru, yargılama sonunda verilecek hükme karşı istinaf değildir. Sürelerin ve yakınların başvuru hakkının ayrıntıları gözaltı rehberinde yer alır.
Tutuklamada CMK m.100–101’deki güçlü şüphe, tutuklama nedeni ve ölçülülük denetlenir. Tahliye talebi ile belirli tutuklama kararına itiraz birbiriyle ilişkili fakat farklı başvurulardır. Dosyanın güncel delil durumu ve adli kontrolün neden yeterli olduğu somutlaştırılır. “Suç katalogda” veya “sabit adres var” şeklindeki tek bir açıklamayla bütün değerlendirme tamamlanmaz.
Adli kontrolde imza, yurt dışına çıkış yasağı ve konutu terk etmeme yükümlülükleri ayrı ayrı ele alınır. Kaldırma, değiştirme veya geçici muafiyet kararı verilmeden kişinin yükümlülüğü kendi iradesiyle bırakması doğru değildir. Adli kontrol başvurusu, talep ile kabul kararının farklı olduğunu özellikle açıklar.
Malvarlığına ilişkin elkoymada ise eşyanın neden alındığı, hâkim onayı, muhafaza gereği ve iade koşulları incelenir. Bir telefonun delil olarak tutulması ile mahkûmiyet sonunda müsadere edilmesi aynı sonuç değildir. Bu başlık için arama, elkoyma ve eşyanın iadesi rehberi kullanılabilir.
Şikâyetçi ve mağdur açısından dosya nasıl kurulur?
CMK m.158, ihbar ve şikâyetin yapılacağı makamları düzenler. Başvuruda olay, tarih, yer, bilinen fail ve ilgili deliller gösterilir. Şikâyet dilekçesi, yaşanan olayın yerine çok sayıda suç adı yazılan bir metne dönüştürülmemelidir. Hangi davranışın hangi kişiye ne zarar verdiği anlaşılır olmalıdır.
Her suç şikâyete bağlı değildir. Şikâyete bağlı suçlarda TCK m.73 ve ilgili özel hükümler değerlendirilir; şikâyetten vazgeçmenin etkisi de suçun niteliğine ve dosyanın aşamasına göre belirlenir. Bir tarafın zararını ödemesi, bütün suçlar bakımından soruşturmayı kendiliğinden sona erdirmez. Önödeme, uzlaştırma ve etkin pişmanlık ayrı kurumlardır.
Mağdur ve şikâyetçinin hakları CMK m.234’te; kamu davasına katılma CMK m.237 ve devamında düzenlenir. Şikâyetçi olmakla katılan sıfatı kazanmak aynı usul işlemi değildir. Dosyadaki katılma talebi ve mahkemenin bu konuda verdiği karar, kanun yolu hakkı bakımından da kontrol edilmelidir.
Savcılık takipsizlik kararı vermişse, CMK m.173 uyarınca tebliğden başlayan iki haftalık süre ve suçtan zarar görenin başvuru hakkı değerlendirilir. İtirazda hangi delilin eksik toplandığı veya mevcut delilin neden yanlış değerlendirildiği açıklanır; şikâyet metninin aynen tekrarlanmasıyla yetinilmez.
İddianamenin kabulü, duruşma ve hüküm
CMK m.170, iddianamede olayların mevcut delillerle ilişkilendirilerek açıklanmasını ister. Mahkemenin kabulden önceki iade denetimi m.174’e tabidir. İddianamenin iadesi beraat değildir; kabulü de mahkûmiyet değildir. Bu iki işlem, kamu davasının açılmasına ilişkin farklı sonuçlar doğurur.
Duruşmada sanığın sorgusu, tanık ve bilirkişi açıklamaları, belgelerin tartışılması ve tarafların talepleri önem taşır. Delil talebi reddedilirse talebin ve ret gerekçesinin tutanağa geçmesi sağlanmalıdır. Duruşma tutanağı, sonradan yapılacak kanun yolu incelemesinin temel belgelerindendir.
CMK m.225 uyarınca hüküm, iddianamede gösterilen fiil ve faille sınırlıdır; mahkeme hukuki nitelendirmeyle bağlı değildir. Hukuki niteliğin değişmesi hâlinde m.226’daki ek savunma güvenceleri uygulanır. Savunmanın hazırlanması için kanunun tanıdığı imkânlar, suç maddesi değişse de korunmalıdır.
CMK m.223; beraat, ceza verilmesine yer olmadığı, mahkûmiyet, güvenlik tedbiri, ret ve düşme gibi farklı hüküm türlerini düzenler. “Ceza verilmedi” ifadesi bunların tamamını aynı hukuki sonuca dönüştürmez. Hükmün gerekçesi, giderler, müsadere ve kanun yolu bölümleri birlikte okunmalıdır.
İtiraz, istinaf ve temyizde aynı süre başlangıcı kullanılmaz
İtiraz, CMK m.267 ve devamında düzenlenen belirli hâkim ve mahkeme kararlarına yönelir. Genel süre m.268 uyarınca öğrenmeden itibaren iki haftadır. Buna karşılık takipsizlik itirazında m.173 özel olarak tebliği esas alır. “Ceza dosyalarında bütün süreler karar tarihinden başlar” şeklinde bir kural yoktur.
İlk derece hükmüne karşı istinaf, CMK m.272–273 kapsamında değerlendirilir. Güncel genel süre, hükmün gerekçesiyle birlikte tebliğinden itibaren iki haftadır. Temyize açık hükümlerde m.291 de gerekçeli hükmün tebliğinden itibaren iki hafta öngörür. Eski tarihli kararların geçiş hükümleri ayrıca incelenir.
Her hüküm temyize açık değildir; CMK m.286’daki istisnalar karar türü, ceza ve suç bakımından kontrol edilir. Temyizde m.294 uyarınca bozma nedenlerinin gösterilmesi gerekir. İstinaf ve temyiz dilekçelerinin yalnız makam adı değiştirilerek birbirine dönüştürülmesi doğru değildir.
Başvurunun doğru dosyaya kaydedildiği ve süresinde tamamlandığı doğrulanır. Dilekçenin hazırlanmış olması, usulüne uygun sunulduğu anlamına gelmez. İtirazın uygulamayı kendiliğinden durdurmaması ile süresindeki istinaf veya temyizin hükmün kesinleşmesine etkisi de ayrı değerlendirilir.
İstanbul’da hangi adliye ve mahkeme yetkilidir?
Görev, uyuşmazlığa hangi tür mahkemenin bakacağını; yetki ise hangi yer mahkemesinin bakacağını ifade eder. CMK m.3 görev için kanuni düzenlemeyi, m.12 ise temel olarak suçun işlendiği yeri esas alır. Suçun adı ve olay adresi görülmeden yalnız ikamet edilen ilçeye göre mahkeme belirlenmez.
CMK m.12/6, bilişim sistemleri, banka veya kredi kurumları yahut banka ve kredi kartlarının araç olarak kullanıldığı suçlarda mağdurun yerleşim yeri mahkemelerini de yetkili kılar. Bu özel hüküm, internetle ilgili her olayda taraflardan herhangi birinin istediği mahkemeyi seçebileceği anlamına gelmez; suçun kapsamı ve mağdurun yerleşim yeri doğrulanır.
İstanbul, İstanbul Anadolu, Bakırköy ve diğer adli birimler aynı dosya havuzu gibi ele alınmamalıdır. Mevcut dosyada mahkeme veya başsavcılık adı ve numarası esas alınır; yeni başvuruda güncel yargı çevresi resmî kayıttan kontrol edilir. Bir ilçenin bütün dosyalarının değişmez biçimde tek adliyeye bağlı olduğu yönünde doğrulanmamış adres ve telefon bilgisi kullanılmaz.
Dosya takibi, iletişim ve fizikî ofis
İlk görüşmede temsilin hangi soruşturmayı, davayı veya kanun yolunu kapsadığı açıklığa kavuşturulur. Bir dosyada verilen vekâletin, bütün farklı dosyalarda ve bütün hukuki işlemlerde aynı kapsamı otomatik sağladığı varsayılmaz. Ücret, masraf ve işlem planı; işin kapsamı belirlenerek değerlendirilir, bu rehber üzerinden kişiye özel sonuç veya ücret garantisi kurulmaz.
Dosyanın içeriğini paylaşırken gereksiz kişisel veriler ve üçüncü kişilere ait ilgisiz belgeler ayıklanır. Asıl belgeler korunur; dijital kayıtlar değiştirilmez. Temsil ve randevu için sitedeki iletişim kanalları kullanılır; acil gözaltı veya süreli başvuruda ilgili işlem ve saat bilgisi açıkça belirtilir.
Sık sorulan sorular
Savcılıkta ifade vermek hakkımda dava açıldığı anlamına gelir mi?
Hayır. Kamu davası CMK m.175 uyarınca iddianamenin kabulüyle açılır. İfade, soruşturma işlemlerinden biridir; sonrasında hangi kararın verildiği dosyadan görülmelidir.
Her ceza dosyasında avukat zorunlu mudur?
Avukat yardımından yararlanma hakkı her aşamada vardır; zorunluluk ise CMK m.150, tutuklama isteminde m.101/3 ve ilgili özel hükümlere göre belirlenir. İki kavram aynı değildir.
İstanbul’da oturmak her dosyayı İstanbul’da açmaya yeter mi?
Hayır. CMK m.12’deki suç yeri ve ilgili özel yetki hükümleri uygulanır. Mevcut dosyanın makamı ve yeni başvurunun yetkisi somut olayla belirlenir.
Bütün ceza başvurularında süre iki hafta mıdır?
Hayır. Kararın türüne göre özel hükümler vardır. İki haftalık süre uygulanan işlemlerde bile öğrenme veya gerekçeli kararın tebliği gibi farklı başlangıçlar söz konusudur.
Ekran görüntüsü dosyayı tek başına kesin sonuçlandırır mı?
Kaydın kaynağı, içeriği, bütünlüğü, hukuka uygun elde edilmesi ve diğer delillerle ilişkisi değerlendirilir. Belge türünden hareketle tek başına kesin mahkûmiyet veya kesin beraat sonucu kurulmaz.
Şikâyetten vazgeçince her dava kapanır mı?
Hayır. Suçun şikâyete bağlı olup olmadığı, TCK m.73 ve ilgili özel hükümler kontrol edilir. Uzlaştırma, önödeme ve etkin pişmanlık da birbirinden farklı koşullara bağlıdır.
İlk görüşmeye en önemli hangi belgeler getirilir?
Dosya numarası, çağrı veya kararın tam örneği, tebligat bilgisi ve olayla doğrudan ilgili belgeler hazırlanır. İfade, iddianame, hüküm veya infaz evrakından hangisinin gerektiği dosyanın aşamasına bağlıdır.
Kanun maddeleri ve resmî kaynaklar
Bu rehberde TCK m.2, 20–22 ve 73; CMK m.2–3, 12, 91, 100–101, 147–154, 158, 170–175, 206, 217, 223, 225–226, 234, 237, 267–273, 286 ve 291–294 esas alınmıştır. Resmî metinler: Adalet Bakanlığının Ceza Muhakemesi Kanunu ve Türk Ceza Kanunu yayımlarıdır. İstanbul’daki güncel kurum bilgileri için İstanbul Adliyesi ve İstanbul Barosu resmî sayfaları esas alınır. İçerik denetimi: 18 Eylül 2026. Kişiye özel görüş, dosya belgeleri ve ilgili işlemin tarihi incelenerek oluşturulur.
Yazar ve hukuki inceleme
Av. Halil Bakırcı — Mersin Barosu, sicil 3472. Türkçe hizmet, ileri düzey İngilizce iletişim ve ihtiyaç hâlinde Arapça tercüman desteği sunulur. Son güncelleme: 18 Eylül 2026.
İstanbul Ofisi
İstanbul hukuk rehberi
Hukuki konu hakkında iletişim
İlk iletişimde konuyu, bulunduğunuz ülke veya ili ve varsa tebliğ ya da son işlem tarihini kısaca belirtebilirsiniz. T.C. kimlik numarası, sağlık verisi veya kişisel belge göndermeyiniz. Mesajlaşma tek başına hukuki görüş veya avukatlık ilişkisi oluşturmaz.
Bakırcı & Keskin Hukuk Bürosu sitesinden daha fazla şey keşfedin
Son gönderilerin e-postanıza gönderilmesi için abone olun.
