Ankara İhtiyati Haciz: İİK 257-268 Uygulaması
Para alacağında geçici koruma, yetkili mahkeme, teminat, infaz başvurusu ve borçlunun itiraz yolları. Karar almak, haczi uygulamak ve alacağı tahsil etmek ayrı aşamalardır.
Kısa ve net cevap
Rehinle temin edilmemiş ve vadesi gelmiş para alacağı için İİK m.257/1 uyarınca ihtiyati haciz talep edilir; ayrıca mal kaçırma şartı aranmaz. Vadesi gelmemiş alacakta m.257/2’deki özel sebeplerden biri gösterilir. Görev alacağın hukuki ilişkisine, yetki m.258’in m.50’ye yaptığı göndermeye ve ilgili yetki kurallarına göre belirlenir.
Üç ayrı takvim vardır: Karar tarihinden itibaren on gün içinde yetkili icra dairesinden infaz talebi; dava veya takipten önce uygulanan hacizde m.264’e göre yedi günlük tamamlama; dinlenmeden aleyhine karar verilen borçlu için m.265’e göre yedi günlük itiraz. Borçlunun itiraz süresi, huzurunda hacizde uygulamadan; yokluğunda hacizde tutanağın kendisine tebliğinden başlar. Bu geçici koruma tek başına satış veya tahsil yetkisi vermez.

İhtiyati hacizde hangi kanun maddesi hangi aşamayı düzenler?
| Madde | Konu | Uygulanacak kural |
|---|---|---|
| İİK m.257/1 | Vadesi gelmiş para alacağı | Para alacağı, muacceliyet ve rehin durumu incelenir; ayrıca mal kaçırma sebebi aranmaz. |
| İİK m.257/2-3 | Vadesi gelmemiş alacak | Belirli yerleşim yeri bulunmaması veya borçtan kurtulma amacıyla kanunda sayılan davranışlardan biri gerekir. Bu yolla konulan haciz borcu yalnız borçlu hakkında muaccel kılar. |
| İİK m.258 | Yetki, ispat ve karar | m.50’ye göre yetki ve yaklaşık ispat değerlendirilir; ret ve yüzüne karşı verilen kabul kararında istinaf yolu ayrılır. |
| İİK m.259 | Alacaklı teminatı | Haksız haciz zararları için teminat verilir; ilam ve ilam niteliğinde belge istisnaları farklıdır. |
| İİK m.261 | İnfaz istemi ve şikâyet | Karar tarihinden itibaren on gün içinde ilgili icra dairesinden infaz istenir. İnfaz işleminin şikâyeti icra mahkemesine yöneltilir. |
| İİK m.264 | Tamamlayıcı dava ve takip | Yedi günlük dava veya takip adımları ve hükmün tebliğinden itibaren bir aylık takip süresi ayrı izlenir. |
| İİK m.265 | Karara itiraz | Dinlenmeden aleyhine karar verilen borçlu ve menfaati ihlal edilen üçüncü kişi için farklı başlangıçlı yedi günlük süreler uygulanır. |
| İİK m.266 | Teminatla kaldırma | Borçlunun kaldırma talebinde takipten önce mahkeme, takip başladıktan sonra icra mahkemesi yetkilidir. |
2004 sayılı İcra ve İflâs Kanunu birlikte okunmalıdır. Bir maddede düzenlenen delil veya süre başka bir aşamanın kanuni şartı gibi gösterilmez.
İİK m.257/1: Vadesi gelmiş para alacağı
Alacak para alacağıysa, vadesi gelmişse ve rehinle temin edilmemişse İİK m.257/1 kapsamında ihtiyati haciz talep edilir. Bu durumda ayrıca borçlunun mal kaçırdığının ispatı aranmaz. Vadesi gelmemiş alacak için ikinci fıkrada öngörülen özel tehlike sebepleri, birinci fıkraya ek bir şart gibi uygulanmaz.
Talep tutarı sözleşme, teslim belgesi, senet, borç ikrarı ve ödeme kayıtlarıyla açıklanır. Kısmi ödeme, iade veya mahsup varsa kalan alacak gösterilir. Rehin kaydının hangi borcu ve ne miktarda güvence altına aldığı araştırılır; rehinle karşılanan bölüm yok sayılarak aynı miktar için haciz istenmez. Kefalet gibi şahsi güvenceler, taşınır rehni veya ipotekle aynı kurum değildir.
İİK m.257/2: Vadesi henüz gelmemiş alacak
Vadesi henüz gelmemiş para borcunda kanunun özel sebeplerinden biri gerekir: borçlunun belirli yerleşim yerinin bulunmaması veya taahhütlerinden kurtulmak amacıyla mallarını gizlemeye, kaçırmaya ya da kendisi kaçmaya hazırlanması; kaçması yahut aynı amaçla alacaklının haklarını ihlal eden hileli işlemlerde bulunması. Hileli işlem bakımından salt hazırlık ile işlemde bulunma birbirine karıştırılmaz.
Devir tarihleri, devralanlarla ilişki, bedel ve ödeme kayıtları, yazışmalar veya adres araştırması ileri sürülen özel sebebe bağlanır. Rehin kaydı tek başına borçlunun kaçma veya hileli işlem sebebini kanıtlamaz. Satış ilanı da bağlamından koparılarak her dosyada mal kaçırma sayılmaz. Bu fıkra uyarınca ihtiyati haciz konulduğunda borç yalnız borçlu hakkında muaccel olur; kefilin veya başka bir kişinin borcu kendiliğinden muaccel sayılmaz.
İİK m.258: Yetkili mahkeme ve yaklaşık ispat
Yetki İİK m.258’in m.50’ye yaptığı gönderme ve ilgili yetki kurallarıyla belirlenir. Borçlunun yerleşim yeri, sözleşmenin ifa yeri ve geçerli yetki anlaşması kendi şartlarıyla incelenir. Görev ise alacağın dayandığı ilişkiye bağlıdır: ticari, iş veya tüketici uyuşmazlığındaki özel görev kuralları ile genel asliye hukuk görevi ayrılır. Ankara’da mal bulunması tek başına her talepte Ankara mahkemesini görevli ve yetkili kılmaz.
Alacaklı alacağını ve gerekiyorsa özel haciz sebebini mahkemede kanaat oluşturacak delillerle gösterir. Bu inceleme kesin hüküm değildir. Tek taraflı hesap tablosu dayanak belgelerin yerine geçmez; faturanın ilgili sözleşme, teslim ve ödeme kayıtlarıyla bağlantısı açıklanır. Mahkeme tarafları dinleyip dinlememekte serbesttir. Borçlu dinlenmeden karar verilmesi borcun kesinleştiği anlamına gelmez.
İİK m.259: Alacaklının göstereceği teminat
Alacaklı, haksız ihtiyati haciz nedeniyle borçlu ve üçüncü kişinin uğrayacağı zararlar için teminat verir. Alacak ilama dayanıyorsa teminat aranmaz; ilam niteliğindeki belgede teminat gerekip gerekmediğini mahkeme takdir eder. Senet veya fatura bulunması, her durumda ilama dayalı teminat muafiyeti sağlamaz.
Kanunda bütün dosyalar için sabit yüzde 15 oranı yoktur. Teminatın türü ve tutarı mahkeme kararından okunur; yatırıldığına ilişkin makbuz veya kabul edilen teminat belgesi dosyaya sunulur. Teminat verilmesi alacağın ispatı yerine geçmez ve haksız haciz nedeniyle sorumluluğu ortadan kaldırmaz. Borçlunun haczi kaldırmak için sunduğu m.266 teminatı ile alacaklının m.259 teminatı farklı amaçlara hizmet eder.
İİK m.261: On gün içinde infaz talebi
Alacaklı, kararın verildiği tarihten itibaren on gün içinde kararı veren mahkemenin yargı çevresindeki icra dairesinden infaz ister. Süre tebliğ veya öğrenmeyle başlamaz. Süresinde başvuru yapılmazsa karar kendiliğinden kalkar. Kanunun on gün içinde aradığı işlem, infazın istenmesidir; icra dairesinin haczi fiilen tamamladığı tarih bununla aynı değildir.
Süre denetiminde mahkeme karar tarihi ile infaz talebinin dosyaya kaydedildiği tarih karşılaştırılır. Haciz tutanağı ise fiilî uygulamayı ve m.264 veya m.265 bakımından önem taşıyan hazır bulunma durumunu gösterir. Mahkemenin teminat koşulu da yerine getirilir; yalnız kararın elde bulunması banka hesabında kendiliğinden bloke oluşturmaz.
İİK m.265: Karara itiraz ve istinaf ayrımı
Kendisi dinlenmeden aleyhine ihtiyati haciz kararı verilen borçlu, haczin sebeplerine, mahkemenin yetkisine ve teminata itiraz eder. Yedi günlük süre, haciz borçlunun huzurunda uygulanmışsa uygulamadan; yokluğunda uygulanmışsa haciz tutanağının kendisine tebliğinden başlar. Menfaati ihlal edilen üçüncü kişi ise öğrenmeden itibaren yedi gün içinde sebeplere veya teminata itiraz eder; üçüncü kişinin bu itirazında mahkemenin yetkisi kanunda sayılmamıştır.
İtiraz dilekçesine dayanak belgeler eklenir. İtiraz üzerine verilen karara karşı istinaf yolu açıktır; bölge adliye mahkemesinin kararı kesindir ve istinaf başvurusu haczin icrasını durdurmaz. Yüzüne karşı aleyhine ihtiyati haciz kararı verilen tarafın doğrudan istinaf yolu ile talebi reddedilen alacaklının istinaf yolu İİK m.258/3’te düzenlenir. Bu yollar, icra dairesinin infaz işlemine karşı şikâyetle aynı değildir.
Hangi belge hangi hukuki şartı gösterir?
Alacağın yaklaşık ispatı ile karar sonrası sürelerin belgelenmesi ayrı tutulur. Her belgenin tarafı, tarihi, tutarı ve ilgili işleme bağlantısı gösterilir. Aşağıdaki kayıtlar aynı işlevi görmez.
| Belge | Denetlenecek husus | İlgili hüküm |
|---|---|---|
| Sözleşme, teslim kaydı, senet ve ödeme dökümü | Para alacağının kaynağı, muacceliyet ve kalan tutar | m.257/1 ve m.258 |
| İpotek veya taşınır rehni belgesi | Bu alacağın rehinle korunup korunmadığı ve güvencenin kapsamı | m.257/1 |
| Adres araştırması, devir kayıtları ve ilgili yazışmalar | Vadesi gelmemiş alacakta ileri sürülen özel sebep ve borçtan kurtulma amacı | m.257/2 ve m.258 |
| Mahkeme kararı ve teminat makbuzu | Karar tarihi, taraflar, haciz tutarı ve teminat koşulunun yerine getirilmesi | m.259-261 |
| İnfaz talebi ve icra dosyası işlem kaydı | On gün içinde doğru icra dairesinden infaz istenip istenmediği | m.261 |
| Haciz tutanağı ve tebliğ kayıtları | Fiilî haciz, alacaklı veya borçlunun hazır bulunması ve ilgili kişiye tebliğ tarihi | m.264-265 |
| Ödeme emrine itirazın alacaklıya tebliği | İtirazı gidermek için özel yedi günlük tamamlama süresinin başlangıcı | m.264/2 |
| Esas hükmün alacaklıya tebliği | Bir aylık takip talebi süresinin başlangıcı | m.264/3 |
Dijital belgelerde içerik bütünlüğü ve hukuka uygun elde edilme denetlenir. HMK m.189/2’ye göre hukuka aykırı elde edilmiş delil dikkate alınmaz. Sadece ekran görüntüsü sunmak, kaydın kimden geldiği ve hangi işleme ilişkin olduğu sorularını kendiliğinden çözmez.
İhtiyati hacizde süreler: 10 gün, 7 gün ve 1 ay
İnfaz talebinin başlangıcı karar tarihidir. İİK m.261’deki on günlük süre kararın alacaklıya tebliğinden veya öğrenilmesinden başlatılmaz. Kararın hangi gün verildiği ile sürenin hesabında ilk günün sayılıp sayılmaması farklı konulardır. Günle belirlenen sürelerde başlangıç günü hesaba katılmaz; son gün resmî tatile rastlarsa süre tatili izleyen iş gününe uzar (İİK m.19).
| İşlem | Süre | Başlangıç |
|---|---|---|
| Kararın infazını isteme — m.261 | 10 gün | İhtiyati haciz kararının verildiği tarih |
| Dava veya takipten önce uygulanan haczi tamamlama — m.264/1 | 7 gün | Haczin uygulanması; alacaklı yoksa haciz tutanağının alacaklıya tebliği |
| Takibe itirazdan sonra korumayı sürdürme — m.264/2 | 7 gün | Borçlunun ödeme emrine itirazının alacaklıya tebliği |
| Alacak davasındaki hükümden sonra takip — m.264/3 | 1 ay | Esas hakkında verilen hükmün mahkemece alacaklıya tebliği |
| Dinlenmeden aleyhine karar verilen borçlunun itirazı — m.265 | 7 gün | Haciz borçlunun huzurunda yapılmışsa uygulama; yokluğunda yapılmışsa tutanağın borçluya tebliği |
| Menfaati ihlal edilen üçüncü kişinin itirazı — m.265 | 7 gün | Üçüncü kişinin ihtiyati haczi öğrenmesi |
Bu süreler birbirinin yerine geçmez. On gün içinde infaz istemek, daha sonra doğan yedi günlük dava veya takip yükümlülüğünü ortadan kaldırmaz. Alacaklının ve borçlunun yokluğunda uygulanan hacizde ise aynı tutanağın her birine ayrı tebliğ tarihi önem taşır. Elektronik tebligatta UETS’ye ulaşma kaydı ile kanuni tebliğ tarihi ayrıca ayrılır.
Ankara’da başvuru ve dosya denetimi
- Alacağı belirleyin: Borçlunun kimliğini, hukuki ilişkiyi, para birimini, vade tarihini, rehin durumunu ve ödemeler sonrası kalan tutarı belgeleyin. Vadesi gelmemiş alacakta m.257/2 sebebini ayrıca açıklayın.
- Doğru mahkemeye başvurun: Görevi alacağın ilişkisinden, yetkiyi m.258 ve m.50 bağlantısından belirleyin. Yetkili yargı çevresi ile adliye binasının adresi farklı incelemelerdir.
- Karar ve teminatı kontrol edin: Kararın tarihi, tarafları, alacak tutarı ve mahkemenin teminat koşulunu okuyun. Teminatın yatırıldığı veya kabul edildiği kaydı dosyaya sunun.
- İnfaz isteyin: Karar tarihinden itibaren on gün içinde kararı veren mahkemenin yargı çevresindeki icra dairesinden infaz talep edin. Talep kaydını fiilî haciz tutanağıyla karıştırmayın.
- Koruyucu işlemi tamamlayın: Dava veya takipten önce haciz uygulanmışsa m.264/1’deki yedi günlük dava veya takip süresini izleyin. Takibe itiraz ve esas hükmün tebliği sonrasında doğan m.264 yükümlülükleri için ayrı kayıt tutun.
- Borçlunun başvurusunu ayırın: Karara m.265 itirazı, yüzüne karşı verilen karara istinaf, infaz işlemine şikâyet ve teminatla kaldırma farklı taleplerdir. Başvuruyu ilgili mercie, kendi süresi ve dayanak belgeleriyle yöneltin.
Ankara Adliyesini haritada aç Ankara Adliyesi resmî birim listesi
Karar tarihi, başvuru tarihi ve fiilî haciz neden ayrılır?
Süre hesabı örneği: Karar 1 Eylül 2026’da verilmişse, başlangıç günü sayılmadan hesaplanan on günlük infaz talebi süresinin son günü 11 Eylül 2026 Cuma’dır. Süreyi etkileyen özel bir düzenleme yoksa ilk kez 12 Eylül’de yapılan infaz talebi geçtir. Kararın 5 Eylül’de öğrenilmesi veya tebliğ edilmesi yeni bir on günlük süre başlatmaz.
Alacaklı infazı süresinde istemiş, icra dairesi haczi daha sonra uygulamışsa yalnız uygulama tarihine bakılarak m.261 süresinin kaçırıldığı söylenmez. Buna karşılık fiilî haciz, dava veya takipten önce yapılmışsa m.264’teki tamamlama takvimini gündeme getirir. Haczin hangi tarafın huzurunda yapıldığı ve tutanağın o tarafa ne zaman tebliğ edildiği ayrıca belirlenir.
Mal kaçırma iddiasında da alacağın vadesi öncelikle ayrılır. Vadesi gelmiş, rehinle temin edilmemiş para alacağında ayrıca satış ilanı sunmak şart değildir. Vadesi gelmemiş alacakta ise satış ilanının borçtan kurtulma amacıyla bağlantısı ve kanundaki özel sebeple ilişkisi somutlaştırılır.
Dilekçede ve kararda aranacak somut unsurlar
Dilekçede borçlu, alacak tutarı, para birimi, vade, rehin durumu ve talep edilen geçici koruma açıkça gösterilir. Sözleşme, teslim ve ödeme belgeleri alacağın varlığına; rehin belgeleri ayni güvencenin kapsamına bağlanır. Yalnız vadesi gelmemiş alacakta m.257/2’nin özel sebebi ayrıca somutlaştırılır. Borçlu bir şirketse şirketin borcu, ortak veya yöneticinin kişisel borcu gibi sunulmaz.
Kararın uygulanabilirliği bakımından İİK m.260’ta yer alan taraf bilgileri, dayanak belgeler, haciz sebebi, haczedilecek şeyler ve teminat denetlenir. Haciz tutarı ve malvarlığının aidiyeti infazda korunur. Karar alınması, her malın haczedilebileceği anlamına gelmez; haczedilmezlik ve üçüncü kişinin mülkiyet iddiası ayrıca incelenir. Haczin kesin hacze dönüşmesi ile satış ve paylaştırma aşamaları da farklıdır.
ankara ihtiyati haciz avukatı masrafları; harç, gider avansı, tebligat, bilirkişi, keşif ve kanun yolu gideri olarak ayrı hesaplanır. Maktu veya nispi harç, talebin türü ve değeri üzerinden Harçlar Kanunu ile güncel tarifeye göre hesaplanır. Avukatlık ücreti Avukatlık Kanunu m.164 ve Türkiye Barolar Birliği Asgari Ücret Tarifesi sınırları içinde yazılı sözleşmeyle belirlenir; dava sonucu hakkında ücret karşılığı garanti verilmez.
İİK m.264: Haczi dava veya takiple tamamlama
Dava veya takipten önce ihtiyati haciz yaptıran alacaklı, haczin uygulanmasından; uygulamada yoksa haciz tutanağının kendisine tebliğinden itibaren yedi gün içinde dava açar veya takip talebinde bulunur. İnfazın istenmesiyle bu yükümlülük tamamlanmış olmaz.
Ödeme emrine itiraz alacaklıya tebliğ edilirse, korumayı sürdürmek için yedi gün içinde itirazın kaldırılması istenir veya mahkemede dava açılır. İcra mahkemesi kaldırma talebini reddederse m.264/2’deki kararın tefhim veya tebliğinden itibaren yedi günlük dava süresi ayrıca izlenir. Genel takipteki altı aylık kaldırma ya da bir yıllık iptal süresi, ihtiyati haczi koruyan özel sürelerin yerine geçmez. İtirazın iptali ve kaldırılması ayrı başvuru yollarıdır.
Haciz alacak davası sürerken konulmuşsa veya ilk yedi günlük sürede dava açılmışsa, esas hükmün mahkemece tebliğinden itibaren bir ay içinde takip talebinde bulunulur. İİK m.264/4 uyarınca dava dosyası işlemden kaldırılıp bir ay içinde yenilenmezse ihtiyati haciz hükümsüz kalır. HMK m.150’de davayı yenilemek için tanınan üç aylık süre, bu geçici korumayı üç ay boyunca ayakta tutmaz.
Dava şartı arabuluculukta 6325 sayılı Kanun m.18/A/16, m.264/1’deki dava açma süresinin arabuluculuk bürosuna başvurudan son tutanağın düzenlenmesine kadar işlemeyeceğini düzenler. Bu kural, m.261’deki on günlük infaz talebi süresini durduran genel bir hüküm değildir. Başvuru, son tutanak ve geriye kalan dava süresi ayrı kaydedilir.
İİK m.266: Teminatla kaldırma ve infaz şikâyeti
Borçlu, m.266’da sayılan para, mahkemenin kabul edeceği rehin veya diğer güvence türlerinden birini göstererek ihtiyati haczin kaldırılmasını ister. Takip başlamadan önce ihtiyati haciz kararını veren mahkemeye; takip başladıktan sonra icra mahkemesine başvurulur. Teminatın sunulması tek başına bütün banka ve tapu kayıtlarının otomatik silinmesi anlamına gelmez; kaldırma kararı ve ilgili icra işlemleri tamamlanır. Teminat karşılığı kaldırma borcun ödenmesi veya borçlu olunmadığının kesinleşmesi değildir.
Haczin karar tutarını aşması, kararın yanlış kişiye uygulanması veya haczedilmezlik gibi infaza ilişkin iddialar, kararın dayanaklarına yönelik m.265 itirazından ayrılır. İİK m.261/3 uyarınca infaz şikâyeti infazı yapan icra dairesinin bağlı olduğu icra mahkemesine yapılır. Şikâyetin konusu ve kendi süresi ayrıca denetlenir; kararın verildiği mahkemeye yapılan başvurunun infaz şikâyeti yerine geçtiği varsayılmaz. Kapsamlı açıklama için ihtiyati haciz ana rehberi incelenebilir.
Ankara ihtiyati haciz başvurusunda sık sorulan sorular
Borçlunun Ankara’da malı olması başvuru için yeterli mi?
Hayır. Alacağın şartları yanında görev ve yetki de incelenir. Görev temel hukuki ilişkiye, yetki İİK m.258 ve m.50 bağlantısına ve ilgili özel kurallara göre belirlenir; malın yeri tek başına bütün başvuruları Ankara’ya taşımaz.
Vadesi gelmiş alacakta mal kaçırma ispatı gerekir mi?
Rehinle temin edilmemiş ve vadesi gelmiş para alacağında ayrıca mal kaçırma şartı aranmaz. Alacağın varlığı, tutarı ve muacceliyeti yaklaşık ispatla gösterilir; m.257/2’deki özel sebepler vadesi gelmemiş alacak içindir.
Vadesi gelmemiş borçta hangi ek şart aranır?
Borçlunun belirli yerleşim yerinin bulunmaması veya borçtan kurtulma amacıyla m.257/2’de sayılan kaçma, mal gizleme, mal kaçırma ya da hileli işlem sebeplerinden biri somutlaştırılır. Hileli işlem bakımından salt hazırlık yeterli sayılmaz.
İhtiyati haciz teminatı her dosyada yüzde 15 mi?
Hayır. İİK m.259 bütün dosyalar için sabit yüzde 15 belirlemez. Teminatın türünü ve tutarını mahkeme belirler. Alacak ilama dayanıyorsa teminat aranmaz; ilam niteliğindeki belgede mahkeme takdir eder.
On gün içinde fiilî haczin tamamlanması mı gerekir?
İİK m.261, karar tarihinden itibaren on gün içinde kararı veren mahkemenin yargı çevresindeki icra dairesinden infaz istenmesini arar. Süresinde talep ile icra dairesinin haczi fiilen uyguladığı tarih farklıdır.
Takip başlatılınca bütün tamamlama yükümlülükleri biter mi?
Hayır. Ödeme emrine itirazın alacaklıya tebliği sonrasında m.264/2’deki özel yedi günlük işlem ayrıca gerekir. Alacak davası üzerinden ilerlenen hâllerde m.264/3 uyarınca esas hükmün tebliğinden itibaren bir ay içinde takip talep edilir.
Borçlunun yedi günlük itiraz süresi ne zaman başlar?
Kendisi dinlenmeden aleyhine karar verilen borçlu için haciz huzurunda uygulanmışsa uygulama; yokluğunda uygulanmışsa haciz tutanağının kendisine tebliği esas alınır. Menfaati ihlal edilen üçüncü kişinin süresi öğrenmeden başlar.
Yüzüne karşı verilen haciz kararına nasıl başvurulur?
Yüzüne karşı aleyhine ihtiyati haciz kararı verilen taraf İİK m.258/3 uyarınca doğrudan istinafa başvurur. Dinlenmeden verilen karardaki m.265 itirazı ile bu kanun yolu aynı değildir.
Teminatla kaldırma hangi mahkemeden istenir?
İİK m.266 uyarınca takipten önce ihtiyati haciz kararını veren mahkemeye, takip başladıktan sonra icra mahkemesine başvurulur. Teminat verilmesi borcun ödendiği veya borçlu olunmadığının kesinleştiği anlamına gelmez.
Büronun Ankara’da fiziksel ofisi var mı?
Hayır. Bakırcı ve Keskin Hukuk Bürosunun tek fiziksel ofisi Mersin’dedir. Ankara dosyaları görev ve usul kuralları çerçevesinde UYAP, çevrim içi görüşme ve gerekli yerinde işlem koordinasyonuyla takip edilir.
Resmî kaynaklar ve Ankara bağlantıları
- 2004 sayılı İcra ve İflâs Kanunu — m.19 ve m.257-266
- 4949 sayılı Kanun — m.59-63 değişikliklerinin TBMM metni
- 7251 sayılı Kanun m.50 — ihtiyati hacizde istinaf ayrımı
- 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu — m.150 ve m.189
- 6325 sayılı Kanun — dava şartı arabuluculuk ve m.18/A
- Ankara Adliyesi
- Ankara Bölge Adliye Mahkemesi
- Ankara avukat ana rehberi
- Ankara Adliyesi bina rehberi ve harita bağlantıları
- İletişim
Ankara hukuk ve adliye rehberi
Bu konudaki görevli ve yetkili merci; uyuşmazlığın türü, taraflar, işlem veya olay yeri ve özel yetki kuralları birlikte değerlendirilerek belirlenir. Ankara’daki adliyeler, ilçeler ve resmî başvuru kaynakları için Ankara avukat ve hukuk rehberini inceleyebilirsiniz.
Şeffaflık: Bakırcı & Keskin Hukuk Bürosunun tek fizikî ofisi Mersin’dedir; Ankara’da şube bulunduğu ileri sürülmez. Uygun dosyalar Türkiye geneli temsil ve yetki kuralları çerçevesinde Mersin’den koordine edilir.
Hukuki konu hakkında iletişim
İlk iletişimde konuyu, bulunduğunuz ülke veya ili ve varsa tebliğ ya da son işlem tarihini kısaca belirtebilirsiniz. T.C. kimlik numarası, sağlık verisi veya kişisel belge göndermeyiniz. Mesajlaşma tek başına hukuki görüş veya avukatlık ilişkisi oluşturmaz.
