B&KBakırcı & KeskinHUKUK BÜROSU
TR
TürkçeEnglishDeutschРусскийالعربية中文
Menü

İstanbul Arama ve Elkoyma Kararına İtiraz: CMK 116–127 2026

İstanbul arama elkoyma itiraz: İstanbul arama elkoyma itiraz hakkında CMK m.116, 117, 118, 119, 123, 127 ve 128 dayanakları, görev, süre, delil, savunma ve İstanbul uygulaması için 2026 güncel rehber.

Ceza Hukuku • İstanbul • 2026

Arama kararının varlığı, bulunan her eşyanın süresiz tutulmasına izin vermez. Aramanın şartları, elkoymanın dayanağı ve eşyanın geri verilmesi ayrı ayrı denetlenir.

Kısa ve net cevap: CMK m.116 arama için makul şüphe arar. Konut, işyeri ve kamuya açık olmayan kapalı alanlarda kolluk amirinin emri arama için yeterli değildir; CMK m.119/1 uygulanır. Hâkim kararı olmadan yapılan elkoyma 24 saat içinde onaya sunulur; hâkim elkoymadan itibaren 48 saat içinde karar vermelidir. Hâkim veya mahkeme kararına genel itiraz süresi, CMK m.268/1 uyarınca kararın öğrenilmesinden itibaren iki haftadır.
Ceza soruşturmasında arama ve delil incelemesi
Arama, elkoyma ve iade işlemleri farklı kanuni koşullara tabidir.

Arama, elkoyma ve müsadere aynı işlem değildir

Arama, şüpheli veya sanığın yakalanmasına yahut suç delillerinin bulunmasına yönelen araştırma işlemidir. Elkoyma, delil veya müsadere konusu eşya üzerindeki tasarruf yetkisinin yargılama amacıyla sınırlandırılmasıdır. Müsadere ise TCK m.54 ve 55 şartlarıyla uygulanan güvenlik tedbiridir. Bir telefonun aramada bulunması, telefonun mülkiyetinin kendiliğinden devlete geçmesi anlamına gelmez. Önce neden alındığı, ardından tutulmasının gerekip gerekmediği açıklanmalıdır.

CMK m.123, ispat bakımından yararlı görülen veya müsadere konusu olan malvarlığı değerlerinin muhafaza altına alınmasını düzenler. Yanında bulunduran kişi bunları rızasıyla teslim etmezse elkoyma gündeme gelir. Teslim tutanağı imzalanmış olması, daha sonra iade talep edilmesini engellemez. Buna karşılık arama yapılmasına rıza gösterildiği söylenerek kanunun karar, yetki ve usul güvenceleri yok sayılamaz. Teslim, arama ve dijital içerik incelemesi birbirinin yerine kullanılan kavramlar değildir.

İtirazın hedefi de bu ayrımdan çıkar: Arama emri hukuka aykırıysa emrin dayanağı; eşya gereksiz tutuluyorsa muhafazanın devamı; mahkûmiyetle müsadere kararı verilmişse hükmün ilgili bölümü tartışılır. Hepsine yalnızca “mallarım geri verilsin” denilmesi, başvurunun hangi karara yöneldiğini belirsiz bırakır.

CMK m.116–119: Arama hangi şartlarla yapılır?

Şüpheli veya sanık bakımından CMK m.116, kişinin yakalanacağı veya delil bulunacağı konusunda makul şüphe bulunmasını ister. Aranacak yer ile aranan kişi veya delil arasında açıklanabilir bir bağlantı kurulmalıdır. Bir suç soruşturmasının varlığı, şüphelinin ilişki kurduğu bütün adreslerin sınırsız aranması için yeterli gerekçe değildir. Kararın dayandığı ihbar, takip, tanık açıklaması veya başka bulgu somut olayla birlikte değerlendirilir.

Şüpheli olmayan üçüncü kişinin evi veya eşyası için CMK m.117 uygulanır. Aranan kişinin veya suç delillerinin o yerde bulunduğunu kabul etmeye elverişli olaylar aranır. Aynı maddenin üçüncü fıkrasında şüphelinin bulunduğu yer ve takip sırasında girdiği yer bakımından özel düzenleme vardır. Bu nedenle “ev sahibi şüpheli değilse arama yapılamaz” şeklinde kesin bir sonuç da doğru değildir.

Kararı kim verir?

CMK m.119/1 uyarınca esas olan hâkim kararıdır. Gecikmesinde sakınca bulunan hâllerde Cumhuriyet savcısının yazılı emri, savcıya ulaşılamayan hâllerde ise kanunun izin verdiği alanlarda kolluk amirinin yazılı emri söz konusudur. Ancak konut, işyeri ve kamuya açık olmayan kapalı alanlar için kolluk amirinin emri yeterli değildir. Bu alanlarda hâkim kararı veya gecikmesinde sakınca bulunan hâllerde savcının yazılı emri gerekir. Savcıya neden ulaşılamadığı ve gecikmenin hangi delili tehlikeye soktuğu dosyadan anlaşılmalıdır.

Kararda bulunması gereken bilgiler

CMK m.119/2; aramanın nedenini oluşturan fiilin, aranacak kişi yahut adres veya eşyanın ve kararın geçerli olduğu sürenin açıkça gösterilmesini emreder. İncelemede kapı numarası, bağımsız bölüm, araç plakası, kararın başlangıç ve bitiş zamanı ile fiilen aranan yer karşılaştırılır. Bir işyerine ilişkin kararın komşu bağımsız bölüme uygulanması, yalnız aynı binada bulunma gerekçesiyle açıklanamaz. Ek bir hukuki dayanak varsa ayrıca gösterilmelidir.

Gece araması

CMK m.118, konutta, işyerinde ve diğer kapalı yerlerde gece aramasını kural olarak yasaklar. Suçüstü, gecikmesinde sakınca bulunan hâller ve maddede belirtilen firar eden kişinin yeniden yakalanması istisnadır. Gece kavramı saat 22.00 gibi sabit bir saate bağlanmaz; TCK m.6/1-e tanımı esas alınır. İşlem saati ile bu tanım karşılaştırılmadan gece araması itirazı sağlıklı kurulamaz.

Arama tutanağı, hazır bulunanlar ve eşya listesi

CMK m.119/4, savcı hazır olmadan konut, işyeri veya diğer kapalı yerlerde arama yapılırken ihtiyar heyetinden veya komşulardan iki kişinin bulundurulmasını öngörür. Tutanaktaki isimlerin yalnız yazılmış olmasıyla yetinilmez; bu kişilerin işlem sırasında gerçekten hazır bulunup bulunmadığı da önem taşır. Eksiklik, tutanakta hangi aşamada ne yapıldığı gösterilerek ileri sürülmelidir.

CMK m.120, yer sahibi veya eşyanın zilyedinin aramada bulunmasına ilişkin güvenceleri düzenler. Avukatın aramada hazır bulunması engellenemez. Bu hüküm, her durumda avukat gelinceye kadar işlemin sınırsız erteleneceği şeklinde okunmaz. Müdafiyle görüşme talebinin, geliş saatinin ve katılmasının engellenmesine ilişkin iddianın kayda geçirilmesi sonraki denetimi somutlaştırır.

CMK m.121 kapsamında arama sonunda istenebilecek belgeler ve alınan eşyanın listesi önemlidir. Liste; “bir adet telefon” gibi ayırt edici olmayan bir açıklamaya bırakılmamalıdır. Marka, model, seri numarası veya IMEI, eşyanın bulunduğu bölüm, ambalaj ve mühür bilgisi karşılaştırılmalıdır. Bunlar her eşya için aynı biçimde zorunlu kanun unsuru sayılmaz; eşyanın karışmasını ve sonraki incelemenin yanlış nesneyle eşleştirilmesini önleyen somut denetim bilgileridir.

İmzalanan tutanakta itiraz varsa açıklaması yazılmalıdır. Tutanak örneği, varsa fotoğraf ve teslim belgesi korunur. Kişi bilmediği bir hususu olmuş gibi onaylamamalıdır. Öte yandan yalnız imzadan kaçınmak, işlemi kendiliğinden geçersiz kılmaz. Başvuruda tutanak imzasından çok, karar ile uygulama arasındaki belirli uyumsuzluk gösterilir.

Elkoymada 24 saat ve 48 saat nasıl uygulanır?

CMK m.127/3, önceden hâkim kararı bulunmayan elkoyma için iki ayrı zaman sınırı getirir. İşlem, yapıldığı andan itibaren 24 saat içinde görevli hâkimin onayına sunulur. Hâkim de elkoyma anından itibaren 48 saat içinde kararını açıklar. İkinci süre, dosyanın hâkime geldiği andan başlatılan yeni bir 48 saat değildir. Süresinde onay verilmezse elkoyma kendiliğinden kalkar.

Kontrol Başlangıç Dayanak
Hâkim onayına sunma Elkoymadan itibaren 24 saat CMK m.127/3
Hâkimin kararını açıklaması Elkoymadan itibaren 48 saat CMK m.127/3
Hâkim kararına genel itiraz Kararın öğrenilmesinden itibaren iki hafta CMK m.268/1
Elkoymanın yargısal denetimini isteme Eşyası alınan zilyet bakımından her zaman CMK m.127/4

Örnek olarak pazartesi saat 10.00’da hâkim kararı olmadan alınan eşya, en geç salı saat 10.00’a kadar onaya sunulmalı; hâkim en geç çarşamba saat 10.00’a kadar kararını açıklamalıdır. Bu örnek yalnız saat hesabını gösterir. Dosyada işlemin başlangıcının gerçekten hangi saat olduğu, onaya sunma kaydı ve karar zamanı belgelerden belirlenir. Tutanakta yalnız tarih bulunması, eksik saat bilgisinin tahminle doldurulmasını haklı kılmaz.

Önceden verilen hâkim kararıyla gerçekleştirilen elkoymada bu onay mekanizması aynı biçimde uygulanmaz. Ayrıca CMK m.128 veya 134 gibi özel hükümlerdeki yetki ve süre şartları kendi düzenlemesine göre incelenir. Genel elkoyma kuralını bütün koruma tedbirlerine taşımak yanlış sonuç üretir.

İtiraz süresi ve itirazı inceleyecek merci

CMK m.267 ve 268 uyarınca hâkim kararına, kanunun öngördüğü hâllerde de mahkeme kararına itiraz edilir. Genel süre kararın öğrenilmesinden itibaren iki haftadır. Arama veya elkoyma gibi koruma tedbirlerinde süre başlangıcını her olayda ayrıca tebligat yapılmasına bağlamak hatalıdır. CMK m.35 ve 268 birlikte okunmalı; kararın hangi tarihte ve nasıl öğrenildiği dilekçede açıklanmalıdır.

Başvuru kararı veren mercie sunulur. Merci itirazı yerinde bulursa kararını düzeltir; aksi hâlde en çok üç gün içinde incelemeye yetkili mercie gönderir. Sulh ceza hâkimliğinin arama ve elkoyma kararlarında CMK m.268/3-a, mahkeme kararlarında ilgili diğer bentler uygulanır. Tutuklama ve adli kontrol için getirilen asliye ceza hâkimi incelemesi, arama ve elkoyma itirazlarına kendiliğinden uygulanmaz.

İki haftalık kanun yolu süresi ile CMK m.127/4 uyarınca eşyası alınan zilyedin her zaman hâkim kararı istemesi aynı hak değildir. İlk karara süresinde itiraz edilmemiş olsa bile devam eden elkoymanın artık gereksiz olduğu ileri sürülerek yargısal denetim ve iade talep edilir. Ancak bu başvuru, geçmişte kaçırılan bütün kanun yolu sürelerini kendiliğinden yeniden başlatmaz.

CMK m.269 gereğince itiraz başvurusu kararın uygulanmasını otomatik olarak durdurmaz. İnceleme sonuçlanıncaya kadar ortaya çıkacak belirli zararın önlenmesi isteniyorsa durdurma talebi ve gerekçesi ayrıca açıklanmalıdır. Haftalık sürelerin hesabında CMK m.39 uygulanır; dilekçenin hazırlanmış olması değil, usulünce ilgili mercie sunulmuş olması önemlidir.

CMK m.131 uyarınca eşyanın geri verilmesi

Elkonulan eşyanın soruşturma veya kovuşturma için muhafazasına gerek kalmadığında ya da müsadereye tabi tutulmayacağı anlaşıldığında CMK m.131 değerlendirilir. Savcı, hâkim veya mahkeme dosyanın aşamasına göre kendiliğinden veya talep üzerine iadeye karar verir. İade isteminin reddine karşı itiraz yolu açıktır. Dosyanın kapanmasını beklemek her durumda zorunlu değildir.

Talepte mülkiyet veya zilyetlik bağlantısı, alınan eşyanın tam tanımı, incelemenin tamamlanıp tamamlanmadığı ve neden fiziksel muhafazaya ihtiyaç kalmadığı açıklanır. Örneğin ticari faaliyette kullanılan bir cihazın bütün iş kayıtlarını içerdiği söyleniyorsa, bu işlev somut belgelerle anlatılır. İş kaybı tek başına zorunlu iadeyi sağlamaz; delil ihtiyacı ve müsadere ihtimaliyle birlikte tartılır.

Banka hesabındaki kısıtlamada önce dayanak belirlenir. CMK m.128 kapsamında verilmiş adli elkoyma ile bankanın başka bir mevzuata dayalı işlem kısıtlaması aynı başvuruya tabi değildir. CMK m.128; katalog suç, somut delillere dayalı kuvvetli şüphe ve suçtan elde edilen değerle bağlantı bakımından özel şartlar içerir. Hesabın tamamının mı yoksa belirli tutarın mı etkilendiği karar ve banka cevabından anlaşılmalıdır.

CMK m.132, elkonulan eşyanın korunmasına ve belirli şartlarla elden çıkarılmasına ilişkin ayrı güvenceler düzenler. Çabuk bozulan veya değer kaybeden eşya bakımından “dosya sonuçlanıncaya kadar hiçbir işlem yapılamaz” denilemez. İlgili kararın yetkisi, şartları ve ilgililerin dinlenmesine ilişkin hükümler ayrıca kontrol edilmelidir.

Dijital veriler ve avukat bürosundaki arama

Bir cihazın fiziksel olarak alınması ile içindeki verilerin araştırılması ayrı işlemlerdir. CMK m.134 kapsamındaki bilgisayar, program ve kütük incelemesinde somut delile dayalı kuvvetli şüphe ve başka surette delil elde edilememe şartı bulunur. Yedekleme, örnek verilmesi ve gerekli işlemler tamamlandıktan sonra cihazın iadesi, dijital incelemenin özel güvenceleridir. Yalnız genel arama tutanağına dayanılarak her dijital incelemenin hukuka uygun olduğu kabul edilmez.

Avukat bürosunda CMK m.130 özel düzenlemedir: Mahkeme kararı, savcı denetimi ve baro başkanı veya temsilcisinin hazır bulunması aranır. Mesleki ilişkiye ait olduğu ileri sürülen belge ve eşya için mühürleme ve hâkim incelemesi mekanizması vardır. Bu özel usul, sıradan işyeri araması kurallarıyla daraltılamaz. Başvuruda belge içeriğini gereksiz yere ifşa etmek yerine mesleki sır itirazının kapsamı gösterilmelidir.

Başvuru nasıl somutlaştırılır?

Dilekçenin ilk bölümüne kararı veren merci, soruşturma veya esas numarası, karar tarihi ve öğrenme tarihi yazılır. Devamında tartışılan işlem açıkça seçilir: Arama kararının kapsamı mı aşılmıştır, hâkim onayı mı gecikmiştir, yoksa hukuka uygun başlayan muhafaza artık gereksiz midir? Her iddianın karşısına ilgili kanun fıkrası ve dosyadaki belge konulur. Böylece kanun numarası listesi değil, denetlenebilir bir uyuşmazlık ortaya çıkar.

Hukuka aykırı aramayla elde edilen delile ilişkin itirazda CMK m.206/2-a ve 217/2 dikkate alınır. İşlemin hukuka aykırılığı ile eşyanın iadesi farklı sonuçlara yönelir; ikisi ayrı talep olarak açıklanır. Her usul eksikliğinin bütün dosyayı otomatik olarak ortadan kaldırdığı veya beraati kesinleştirdiği ileri sürülmemelidir. Mahkeme, tartışılan delilin elde edilme biçimini ve hükümde kullanılıp kullanılmayacağını denetler.

Ekler için arama kararı veya yazılı emir, arama ve elkoyma tutanakları, onay kararı, adli emanet kaydı, eşya sahipliğini gösteren belge ve tamamlanmış inceleme raporu önceliklidir. Konuyla ilgisiz bütün banka hareketlerini veya sağlık belgelerini gelişigüzel eklemek yerine her ekin hangi iddiayı desteklediği açıklanmalıdır.

İstanbul dosyasında doğru adliye ve başvuru birimi

İstanbul’da işlem yapılmış olması, her başvurunun aynı adliyeye gönderileceği anlamına gelmez. İtirazda öncelikle kararı veren İstanbul, İstanbul Anadolu, Bakırköy veya diğer yetkili merciin dosya bilgisi esas alınır. Soruşturmanın yer bakımından yetkisi CMK m.12 ve ilgili özel hükümlerle belirlenir; itiraz merciiyse CMK m.268’deki ayrı düzenlemeye tabidir. Suç yeri ile itirazın inceleneceği mahkemeyi birbirine karıştırmamak gerekir.

Hazırlanan başvurunun dosyayla eşleştiği, UYAP gönderim ve evrak kayıt bilgilerinden kontrol edilir. Eşyayı alan kolluk birimine verilen iade dilekçesi, yargısal itirazın yerine geçtiği varsayılarak bırakılmaz. Süreli başvurunun ilgili adli mercie ulaştığı ayrıca doğrulanır. Genel savunma süreci için İstanbul ceza yargılaması rehberi; kişinin özgürlüğüne ilişkin tedbir için tutuklama kararına itiraz ve alternatif yükümlülükler için adli kontrolün kaldırılması başlıkları ayrı ele alınmalıdır.

Sık sorulan sorular

Arama kararı telefonun süresiz tutulmasına yeter mi?

Hayır. Cihazın alınmasının ve muhafazasının ayrı hukuki dayanağı bulunmalıdır. İnceleme ihtiyacı sona erdiğinde CMK m.131, dijital incelemenin şartları bakımından da m.134 değerlendirilir.

Kolluk amirinin yazılı emriyle ev aranır mı?

CMK m.119/1 uyarınca konutta, işyerinde ve kamuya açık olmayan kapalı alanlarda kolluk amirinin emri yeterli değildir. Hâkim kararı veya gecikmesinde sakınca bulunan hâllerde savcının yazılı emri gerekir.

Hâkim onayı 48 saati aşarsa ne olur?

Önceden hâkim kararı bulunmadan yapılan elkoymada, CMK m.127/3 gereğince hâkim elkoymadan itibaren 48 saat içinde kararını açıklamazsa elkoyma kendiliğinden kalkar. Bu sonuç, eşyanın fiilen geri verilmesi için yapılacak işlemlerin takip edilmesi gereğini ortadan kaldırmaz.

İtiraz süresi 7 gün mü, iki hafta mı?

Güncel CMK m.268/1 genel itiraz süresini öğrenmeden itibaren iki hafta olarak düzenler. Eski tarihli kararların süre rejiminde geçiş hükümleri ayrıca incelenir; 2026 tarihli karar için eski yedi günlük metin kullanılmaz.

İtiraz edince elkoyma hemen durur mu?

Hayır. CMK m.269 itirazın kendiliğinden durdurucu etkisini kabul etmez. Uygulamanın durdurulması isteniyorsa bu talep ayrıca gerekçelendirilir ve yetkili merciin kararı beklenir.

Şüpheli olmayan eşya sahibi de başvurur mu?

Evet. CMK m.127/4, zilyetliğindeki eşya veya değer alınan kişinin yargısal denetim istemesini düzenler. CMK m.131 de üçüncü kişilere ait eşyanın iadesini kapsar. Başvuranın eşyayla hukuki ilişkisi belgelenmelidir.

Aramada bulunan bütün deliller hükümde kullanılır mı?

Hayır. CMK m.206/2-a ve 217/2 hukuka aykırı elde edilen delilin hükme esas alınmasını engeller. İtirazda elde etme işleminin hangi yönden hukuka aykırı olduğu somut olarak açıklanmalıdır.

İade için ceza davasının bitmesini beklemek zorunlu mu?

Her durumda zorunlu değildir. Muhafaza ihtiyacının kalmaması veya müsadereye tabi tutulmayacağının anlaşılması üzerine CMK m.131 çerçevesinde soruşturma ya da kovuşturma devam ederken iade kararı verilir.

Dayanak maddeler ve resmî kaynaklar

Bu rehberin başlıca dayanakları CMK m.34–39, 116–123, 126–132, 134, 206, 217 ve 267–269 ile TCK m.6, 54 ve 55’tir. Madde metinleri için Adalet Bakanlığının yayımladığı 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu ve 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu kullanılabilir. Açıklamalar 8 Eylül 2026 tarihli içerik denetimiyle düzenlenmiştir. Somut başvuruda işlem tarihi, kararın tam metni ve dosyadaki sonraki kararlar birlikte incelenmelidir.

Fizikî ofis: Mersin

Bakırcı & Keskin Hukuk Bürosunun tek fizikî ofisi Mersin’dedir. İstanbul’da ofis bulunduğu yönünde beyan kullanılmaz.

Hukuki konu hakkında iletişim

İlk iletişimde konuyu, bulunduğunuz ülke veya ili ve varsa tebliğ ya da son işlem tarihini kısaca belirtebilirsiniz. T.C. kimlik numarası, sağlık verisi veya kişisel belge göndermeyiniz. Mesajlaşma tek başına hukuki görüş veya avukatlık ilişkisi oluşturmaz.

Telefonla Araİletişim Bilgileri

tarafından hazırlanmış, Av. Emirhan Keskin tarafından incelenmiştir.

Yazar Bilgisi

, Mersin Barosu 3472 sicil numarasına kayıtlıdır. Bakırcı & Keskin Hukuk Bürosu bünyesinde ceza, aile, iş, gayrimenkul ve ticaret hukuku alanlarında hukuki danışmanlık ve dava takibi sunmaktadır.

İnceleyen: Av. Emirhan Keskin · Mersin Barosu Sicil No: 5507

Telefon WhatsApp