Ankara Kişisel Veri Suçları: TCK 135-140
Bir kişisel veri ihlalinde ceza soruşturması ile Kişisel Verileri Koruma Kurulu incelemesi aynı işlem değildir. TCK 135, 136 ve 138 kişisel ceza sorumluluğunu; 6698 sayılı Kanun ise veri işleme yükümlülüklerini, ilgili kişinin haklarını ve idari denetimi düzenler. Savcılığa başvurmak için önce Kuruldan ceza kararı alınması şart değildir. Buna karşılık Kurula şikâyette bulunmanın kendine özgü başvuru sırası ve süreleri vardır.
Verinin elde edilmesi ile hukuka aykırı kaydedilmesi
TCK m.135/1 uyarınca kişisel verinin hukuka aykırı kaydedilmesi bir yıldan üç yıla kadar hapis cezasını gerektirir. Değerlendirmede verinin belirli veya belirlenebilir gerçek kişiyle ilişkisi, kayıt işlemi ve işlemin hukuki dayanağı ortaya konulur. Bir bilginin kişisel veri olması ile kaydının suç oluşturması ayrı aşamalardır.
6698 sayılı Kanun m.5–6, açık rıza dışında kanunda belirtilen işleme şartlarını da düzenler. Bu nedenle “rıza yoksa her kayıt suçtur” şeklindeki genelleme doğru değildir. Kanuni yükümlülük, sözleşmenin kurulması veya ifasıyla doğrudan bağlantı, bir hakkın tesisi ya da korunması gibi dayanaklar ilgili maddenin şartları içinde değerlendirilir. Bir dayanağın varlığı, amaçla ilgisiz veya ölçüsüz veri toplamayı kendiliğinden haklı kılmaz; m.4’teki ilkeler de uygulanır.
TCK m.135/2; siyasi, felsefi veya dinî görüş, ırki köken, maddede belirtilen ahlaki eğilim, cinsel yaşam, sağlık durumu ve sendikal bağlantıya ilişkin veriler için cezanın yarı oranında artırılmasını öngörür. Bu ceza hükmünün listesi ile KVKK m.6’daki özel nitelikli veri listesi aynı değildir. Biyometrik veya başka bir verinin KVKK’da özel nitelikli sayılması, TCK’daki artırımın kanunda yer almayan alana kıyasla genişletilmesine izin vermez. TCK m.2’nin kanunilik ilkesi korunmalıdır.
Hukuka uygun edinilmiş veri de hukuka aykırı paylaşılabilir
TCK m.136/1, kişisel veriyi hukuka aykırı olarak başkasına verme, yayma veya ele geçirme fiillerini iki yıldan dört yıla kadar hapisle cezalandırır. Kaydı ilk yapan kişi ile veriyi sonradan paylaşan kişinin aynı olması gerekmez. Başlangıçtaki erişimin görev veya sözleşme gereği olması, sonraki her aktarımı izinli hâle getirmez.
Verme, yayma ve ele geçirme seçimlik hareketlerdir. Bu nedenle bir verinin kamuya açık biçimde yayımlanmamış olması, hukuka aykırı olarak tek bir kişiye verilmesi iddiasını ortadan kaldırmaz. Paylaşımın alıcısı, aktarılan verinin kapsamı ve aktarımın hangi hukuki dayanakla yapıldığı belirlenir. Sadece sistemde erişim yetkisi tanımlanmış olması, bu yetkinin her amaç için kullanılabileceğini göstermez.
TCK m.136/2, CMK m.236/5–6 uyarınca kayda alınmış mağdur beyan ve görüntülerini konu alan fiilde cezayı bir kat artırır. Bu özel koruma bütün dosya belgelerine ilişkin genel bir artırım değildir; verinin kanunda belirtilen kayıt niteliğinde olması gerekir. Çocuk veya cinsel suç mağdurlarının kayıtlarının dosyada bulunması, bunların üçüncü kişilere serbestçe gönderilmesine yetki vermez.
Haberleşme içeriği, özel konuşma, özel hayat görüntüsü ve kişisel veri aynı başlık altında ayrım yapılmadan değerlendirilmez. TCK m.132–134 ile m.135–136 arasında suçun konusu ve hareketine göre nitelendirme yapılır. Özel hayatın gizliliği ve bilişim sistemine izinsiz giriş bu incelemenin ayrı başlıklarıdır.
Görev veya meslek kolaylığının kötüye kullanılması
TCK m.137/1-a, kamu görevlisinin görevinin verdiği yetkiyi kötüye kullanmasını; m.137/1-b ise meslek veya sanatın sağladığı kolaylıktan yararlanılmasını nitelikli hâl sayar. Bu koşullarda ilgili ceza yarı oranında artırılır. Kamu görevlisi sıfatı tek başına yetmez: görevin sağladığı yetki ile suç arasında bağlantı bulunmalıdır.
Yetki matrisi, görev tanımı, erişim kayıtları ve işlem amacı bu bağlantıyı açıklayan belgelerdir. Bir kurumda çok sayıda kullanıcının aynı veri tabanına erişmesi, her kullanıcının aynı işlemi yaptığı anlamına gelmez. TCK m.20–21 gereğince fiil ve kast kişi bazında belirlenir. Kurumun veri güvenliği eksikliği ile belirli çalışanın bilerek gerçekleştirdiği aktarım ayrı sorumluluk konularıdır.
Veriyi yok etme yükümlülüğü ne zaman doğar?
TCK m.138/1, kanunların belirlediği süreler geçtiği hâlde sistemdeki veriyi yok etmekle yükümlü kişinin görevini yapmamasını bir yıldan iki yıla kadar hapisle düzenler. Failin bu görevin muhatabı olması, sürenin geçmesi ve yok etmeme davranışı ayrı belirlenmelidir. Her çalışan bütün kurum kayıtlarının silinmesinden sorumlu tutulamaz.
Suçun konusu CMK uyarınca ortadan kaldırılması veya yok edilmesi gereken veriyse m.138/2 uyarınca ceza bir kat artırılır. İletişim ve biyolojik örneklerden elde edilen veriler gibi alanlarda ilgili özel saklama ve imha düzenlemesi ayrıca okunur. Silinme yükümlülüğünün kaynağı ve başlangıcı belirtilmeden sadece “eski veri” ifadesiyle suçun unsuru kurulamaz.
KVKK m.7, işleme sebepleri ortadan kalkan kişisel verilerin resen veya talep üzerine silinmesi, yok edilmesi ya da anonimleştirilmesini düzenler; diğer kanunlardaki hükümleri saklı tutar. KVKK m.17/2, bu hükme aykırı olarak verileri silmeyen veya anonim hâle getirmeyenler hakkında TCK m.138’e gönderme yapar. Devam eden kanuni saklama yükümlülüğü, işleme amacının sona ermesi ve veri sahibinin talebi birlikte değerlendirilmelidir.
Genetik inceleme sonuçlarında 2026 saklama ve silme rejimi
7589 sayılı Kanun m.14 ile değişen CMK m.80, moleküler genetik inceleme sonuçlarının kimlik bilgilerinden arındırılarak özel sisteme kaydını ve bir örneğinin dosyada saklanmasını düzenler. KYOK kararına itiraz süresinin dolması, itirazın reddi veya beraat ya da ceza verilmesine yer olmadığı kararının kesinleşmesi hâllerinde bilgiler derhâl yok edilir. Diğer hâllerde mahkeme kararının kesinleşmesinden itibaren yirmi yıllık süre uygulanır.
Bu sürede saklama amacının ortadan kalkması veya haklı neden bulunması hâlinde kişi hâkimden ya da mahkemeden silme isteyebilir. Sistemdeki bilginin soruşturma veya kovuşturmada kullanılması mahkeme, hâkim veya savcı kararına bağlıdır; savcı kararına karşı sulh ceza hâkimliğine başvuru, hâkim veya mahkeme kararına karşı itiraz yolu vardır. Bu özel rejim, bütün sağlık verilerinin yirmi yıl saklanması gerektiği şeklinde genellenemez. TCK m.138 bakımından hangi verinin hangi hüküm uyarınca imha edilmesi gerektiği açıkça belirlenmelidir.
KVKK m.6’nın 7499 sayılı Kanunla değişen işleme şartları hakkında ayrıca Kişisel Verileri Koruma Kurumunun resmî rehberi esas alınır. TCK’daki suçun unsurları, KVKK’daki işleme şartları ve CMK’daki özel delil saklama rejimi farklı işlevler taşır.
Savcılık başvurusu ile KVKK başvurusunun ayrıldığı yer
Ceza soruşturması
TCK m.139 uyarınca m.135, m.136 ve m.138 suçları şikâyete bağlı değildir. CMK m.158 kapsamında Cumhuriyet başsavcılığına veya kolluğa başvuru yapılır. Altı aylık şikâyet süresi bu üç suçun genel soruşturma şartı değildir; dava zamanaşımı ise TCK m.66–67’ye göre ayrıca hesaplanır. Kurula başvuru yapılmamış olması savcılığın suçu araştırmasını engellemez.
Veri sorumlusu ve Kurul
KVKK m.13 uyarınca önce veri sorumlusuna talep iletilir; talep en geç otuz günde sonuçlandırılır. Ret, yetersiz cevap veya süresinde cevap verilmemesinde m.14’e göre cevabın öğrenilmesinden itibaren otuz gün ve her hâlde başvurudan itibaren altmış gün içinde Kurula şikâyet edilir. Bu sıra, Kurula şikâyet içindir; ceza soruşturmasının ön şartı olarak kullanılamaz.
Kurulun idari para cezası mahkemenin verdiği adli para cezası değildir. KVKK m.18/3, Kurulun idari para cezalarına karşı idare mahkemesini görevli kılar. Ceza mahkemesine verilen savunma veya istinaf dilekçesi, idari yaptırıma karşı gereken başvurunun yerine geçmez. Tazminat talepleri de KVKK m.14/3 ve genel hükümler çerçevesinde ayrı korunur.
Kayıtların korunması ve isnadın kişiye bağlanması
Başvuruda hangi kişisel verinin, hangi tarihte, kim tarafından ve kime aktarıldığı açıklanmalıdır. Ekran görüntüsü, iletinin tam bağlantısı veya kayıt örneği, şikâyete konu içeriği gösterir. Gerçek kullanıcıyı belirlemek için oturum, cihaz ve işlem kayıtlarıyla diğer delillerin değerlendirilmesi gerekir. Bir kullanıcı adının ekranda görünmesi ile bu işlemi gerçek kişinin yaptığı sonucuna varılması aynı aşama değildir.
Veriye erişimi artıran gereksiz ekler paylaşılmamalıdır. Dilekçenin konusu olan kaydın korunmasıyla, aynı hassas verinin ilgisiz kişilere yeniden gönderilmesi farklıdır. CMK m.134 kapsamında gerekli cihaz incelemesi yetkili makamın kararı ve kanuni güvencelerle yürütülür. CMK m.217/2 uyarınca hukuka aykırı elde edilen kayıt, başka bir veri ihlalini ispatlamak amacıyla kullanıldığı için kendiliğinden hukuka uygun hâle gelmez.
TCK m.140, tüzel kişilere özgü güvenlik tedbirlerini düzenler. Şirketin idari veri sorumluluğu, şirket adına güvenlik tedbiri ve gerçek kişinin ceza sorumluluğu birbirine karıştırılmamalıdır. Her birinin koşulu ve karar mercii farklıdır.
Ankara’da dosyanın hukuki yönü
Yer bakımından yetki CMK m.12 ve devamına göre belirlenir. Verinin Ankara’da yaşayan kişiye ait olması, suçun işlendiği yer araştırılmadan her dosyayı Ankara merkez adliyesine bağlamaz. Bilişim sistemlerinin araç olarak kullanıldığı suçlarda CMK m.12/6, mağdurun yerleşim yeri mahkemesine de yetki tanır; fiil bu kapsama giriyorsa bu ek yetki kuralı uygulanır. Ankara ve Ankara Batı ayrımı, ilgili yerleşim yeri, veri işleme veya aktarım fiili ve dosyadaki kararlar üzerinden yapılır.
Yalnız bu suçlara ilişkin olağan yargılamada 5235 sayılı Kanun m.11–14 uyarınca asliye ceza mahkemesi görevlidir; bağlantılı suçlar ayrıca değerlendirilir. Takipsizlik kararına itiraz CMK m.173’te, istinafa açık hükme başvuru m.273’te düzenlenir. Her iki yolun kendi başlangıcı ve iki haftalık süresi bulunur; KVKK’daki otuz ve altmış günlük süreler bu başvurulara uygulanmaz.
Kaynak kontrolü: 9 Eylül 2026. TCK m.2, 20–21 ve 135–140; 6698 sayılı Kanun m.4–7, 12–14, 17–18; CMK m.12, 134, 158, 173, 217 ve 273.
Ankara hukuk ve adliye rehberi
Bu konudaki görevli ve yetkili merci; uyuşmazlığın türü, taraflar, işlem veya olay yeri ve özel yetki kuralları birlikte değerlendirilerek belirlenir. Ankara’daki adliyeler, ilçeler ve resmî başvuru kaynakları için Ankara avukat ve hukuk rehberini inceleyebilirsiniz.
Şeffaflık: Bakırcı & Keskin Hukuk Bürosunun tek fizikî ofisi Mersin’dedir; Ankara’da şube bulunduğu ileri sürülmez. Uygun dosyalar Türkiye geneli temsil ve yetki kuralları çerçevesinde Mersin’den koordine edilir.
Hukuki konu hakkında iletişim
İlk iletişimde konuyu, bulunduğunuz ülke veya ili ve varsa tebliğ ya da son işlem tarihini kısaca belirtebilirsiniz. T.C. kimlik numarası, sağlık verisi veya kişisel belge göndermeyiniz. Mesajlaşma tek başına hukuki görüş veya avukatlık ilişkisi oluşturmaz.
