Ankara İnfaz ve Denetimli Serbestlik: Müddetname Kontrolü
Ankara infaz ve denetimli serbestlik: Müddetnamede suç tarihi, infaz oranı, TCK 63 mahsubu ve tekerrür denetimi. 5275 m.105/A, 107, 108 ile 2025 değişikliklerine göre denetimli serbestlik koşulları.
Bu yazıyla ilgili genel bir sorunuz mu var? Anonim soru sor
İnfaz Hukuku · Güncelleme: 9 Eylül 2026
Kısa ve net cevap
İnfaz hesabı yalnız mahkemenin verdiği toplam ceza üzerinden yapılamaz. Suç tarihi, uygulanan suç maddesi, kesinleşme, tekerrür, mahsup edilecek özgürlükten yoksun kalma süreleri ve geçiş hükümleri birlikte incelenir. Mahsubun temel dayanağı TCK m.63’tür; CMK m.63 değildir. Müddetnamede koşullu salıverilme ve hak ederek tahliye tarihleri ile denetimli serbestliğe ilişkin değerlendirme birbirinden ayrılmalıdır.
5275 sayılı Kanun m.105/A kapsamındaki denetimli serbestlik, cezanın ortadan kalkması değil, kalan bölümünün kanuni yükümlülüklerle toplum içinde infazıdır. 4 Haziran 2025 değişikliğiyle getirilen en az onda birlik ve en az beş günlük kurumda kalma şartı, geçici m.11 gereğince bu tarihten önce işlenen suçlara uygulanmaz. 31 Temmuz 2023 ve öncesindeki suçlara ilişkin geçici m.10/6 ise 7571 sayılı Kanunla değişmiştir; kapsam dışı suçlar ve diğer koşullar kontrol edilmeden herkese üç yıl erken tahliye sonucu çıkarılamaz.

Müddetname neyi gösterir, neyin yerine geçmez?
5275 sayılı Kanun m.4 uyarınca mahkûmiyet hükmü kesinleşmedikçe ceza infaz edilemez. m.5, kesinleşen hükmün Cumhuriyet başsavcılığına gönderilmesini ve infazın Cumhuriyet savcısı tarafından izlenip denetlenmesini düzenler. Müddetname, bu infaz sürecinde cezanın süresini ve ilgili tarihleri gösteren hesap belgesidir; mahkûmiyetin gerekçesini veya suçun unsurlarını yeniden belirleyen bir hüküm değildir.
| Belge veya veri | Neden gereklidir? |
|---|---|
| Kesinleşmiş gerekçeli karar ve kesinleşme şerhi | Hangi cezanın infaz edildiğini, uygulanan maddeleri ve kararın kesinleşmesini gösterir. |
| Suç tarihi ve fiilin hukuki niteliği | İnfaz oranını ve geçici düzenlemelerin kapsamını belirlemeye yarar. |
| Tekerrüre esas ilamlar ve TCK 58 uygulaması | Mükerrirlere özgü rejimin ve ikinci tekerrür değerlendirmesinin dayanağını gösterir. |
| Yakalama, gözaltı, tutuklama ve tahliye kayıtları | Mahsup edilecek gerçek sürelerin doğrulanmasını sağlar. |
| Toplama kararı ve diğer kesinleşmiş ilamlar | Birden çok cezanın koşullu salıverilme hesabında birlikte değerlendirilmesini sağlar. |
| İyi hâl, disiplin ve açık kuruma ayrılma kararları | Yalnız matematiksel süre dışında aranan infaz koşullarını gösterir. |
Karardaki “üç yıl hapis” bilgisi tek başına yeterli değildir. Aynı miktar ceza, farklı suç tarihi veya tekerrür durumu nedeniyle farklı rejime tabi tutulur. Ayrıca adli para cezasının ödenmemesi nedeniyle çevrilen hapis ile doğrudan hapis cezasının infazı aynı kurallara tabi değildir. 5275 m.105/A/4 ve m.106’daki özel hükümler bu ayrım için kontrol edilir.
Mahsup TCK 63’e göre yapılır
TCK m.63, hüküm kesinleşmeden önce gerçekleşen ve şahsi özgürlüğü sınırlayan hâller nedeniyle geçirilen sürelerin hapis cezasından indirilmesini düzenler. Uygulamada gözaltı ve tutukluluk başlangıç-bitiş kayıtları karşılaştırılır. Bir tutanağın düzenlenme tarihi ile özgürlüğün fiilen kısıtlandığı tarih aynı değilse fark açıklığa kavuşturulmalıdır.
Mahsup hesabında aynı günlerin iki ayrı kalemde tekrar kullanılması veya daha önce başka ilamda mahsup edilen sürenin yeniden düşülmesi önlenmelidir. Başka dosyadaki tutukluluğun mahsubu ileri sürülüyorsa o dosyanın sonucu, suç tarihleri ve daha önceki mahsup işlemleri birlikte incelenir. Bütün özgürlük sınırlamaları aynı oranda hesaba girmez; adli kontrolün özel mahsup hükümleri kendi dayanağıyla değerlendirilir.
5275 m.99’a göre her ceza bağımsızlığını korur. Birden fazla kesinleşmiş hüküm varsa koşullu salıverilme uygulaması yönünden infaz hâkimliğinden toplama kararı istenir. Toplama işlemi, suçları tek suça dönüştürmez ve her ilamdaki infaz özelliklerini ortadan kaldırmaz. Farklı oranlara tabi cezalar tek bir oranla hesaplanamaz.
Mahkûmiyetin dayandığı kanunun sonradan değişmesiyle cezanın yeniden belirlenmesi gereken durumlarda uyarlama meselesi doğar. Bu, sadece müddetnamedeki bir toplama hatasının düzeltilmesinden farklıdır. 5275 m.98-101 çerçevesinde hangi konunun hükmü veren mahkemeye, hangisinin infaz hâkimliğine ait olduğu talebin içeriğine göre belirlenmelidir.
Koşullu salıverilmede neden tek oran yoktur?
5275 m.107/1, iyi hâli temel koşul olarak düzenler. m.107/2’de süreli hapis cezaları için genel oran yarıdır; aynı fıkrada sayılan suçlarda ve diğer özel hükümlerde farklı oranlar bulunur. Hapis cezasının yarısının hesaplanması, kişinin o tarihte koşulsuz olarak serbest kalacağı anlamına gelmez. İyi hâl değerlendirmesi ve yetkili karar gerekir.
| İnceleme grubu | Temel yaklaşım |
|---|---|
| Genel rejime tabi süreli hapis | m.107/2’deki yarı oranı başlangıç noktasıdır; istisna bulunup bulunmadığı denetlenir. |
| m.107/2’de sayılan özel suçlar | Üçte iki oranına ilişkin liste, suçun fıkrası ve kişinin yaşıyla birlikte okunur. |
| Örgüt faaliyeti, terör ve diğer özel rejimler | m.107/4, m.108 ve ilgili özel kanun hükümleri birlikte değerlendirilir. |
| İkinci defa tekerrür | 7550 sonrası m.108/3, süreli hapis bakımından dörtte üç oranını düzenler. |
| Adli para cezasından çevrilen hapis | m.106’daki özel infaz rejimi uygulanır; genel koşullu salıverilme hesabı aynen taşınmaz. |
7550 sayılı Kanun m.14, ikinci defa tekerrürde koşullu salıverilmeyi tümüyle yasaklayan eski hükmü değiştirmiştir. Bu nedenle “ikinci mükerrir cezanın tamamını mutlaka kurumda geçirir” şeklindeki eski açıklama güncel genel kural değildir. Bununla birlikte başka nedenle koşullu salıverilmeye engel bir özel hüküm varsa o da incelenir.
Çocukluk, suçun işlendiği tarihteki yaş ve belirli suçlar için öngörülen geçiş hükümleri ayrıca önem taşır. Bir yetişkin için hazırlanmış hesabı aynı süreli ceza alan çocuğa aynen uygulamak doğru değildir. İnfazın zaman bakımından uygulanmasında TCK m.7 ve ilgili geçici maddeler göz ardı edilmemelidir.
5275 m.105/A: Olağan denetimli serbestlik koşulları
m.105/A/1’in olağan düzenlemesinde açık ceza infaz kurumunda veya çocuk eğitimevinde bulunan, koşullu salıverilmesine bir yıl veya daha az kalan iyi hâlli hükümlünün talebi değerlendirilir. Kurumun hazırladığı değerlendirme raporu dikkate alınarak, infaz işlemlerini yapan başsavcılığın bulunduğu yer infaz hâkimi karar verir. m.105/A/2’de, açık kuruma ayrılma koşulları oluşmasına rağmen iradesi dışındaki nedenle ayrılamayan kişiler için ayrıca hüküm vardır.
Denetimli serbestlik, “cezadan bir yıl silinmesi” değildir. Koşullu salıverilme tarihine kadar kalan bölüm belirlenen yükümlülüklerle infaz edilir. İmza, program, çalışma veya bölgesel kısıtlama gibi uygulamalar kişinin dosyasındaki plana göre belirlenir. Denetim süresi bitmeden hiçbir yükümlülük kalmadığı varsayılmamalıdır.
Bu kurum, CMK m.109’daki adli kontrolle aynı değildir. Adli kontrol soruşturma veya kovuşturmada bir koruma tedbiridir; m.105/A kesinleşmiş cezanın infazına ilişkindir. TCK m.191 kapsamındaki soruşturma dönemine ait tedavi ve denetimli serbestlik de kendi usulüne tabidir. Aynı kurum tarafından takip edilmesi, hukuki dayanakların birleştiği anlamına gelmez.
Onda bir ve en az beş gün şartı hangi dosyalara uygulanır?
7550 sayılı Kanun m.13 ile m.105/A/1’e eklenen hükme göre, bu usulden yararlanmak için koşullu salıverilme tarihine kadar kurumda geçirilmesi gereken sürenin en az onda biri kurumda geçirilmelidir; bu süre beş günden az olamaz. Hesabın esası, doğrudan hükmedilen toplam cezanın onda biri değil, kanunun belirttiği koşullu salıverilmeye kadar kurumda geçirilmesi gereken süredir.
Aynı Kanunun m.17’siyle eklenen geçici m.11, bu yeni şartın yürürlük tarihinden önce işlenen suçlara uygulanmayacağını belirtir. 7550, 4 Haziran 2025’te yayımlanarak yürürlüğe girmiştir. Hükmün 2026’da kesinleşmiş olması, suç daha önce işlendiği hâlde yeni asgari süreyi otomatik olarak uygulanır hâle getirmez. Belirleyici tarih bu geçiş hükmü bakımından suç tarihidir.
Bu beş gün ile denetimli serbestlik müdürlüğüne müracaat için m.105/A/6-a’da düzenlenen beş gün farklıdır. İlki ceza infaz kurumunda geçirilmesi gereken asgari süreye, ikincisi kurumdan ayrıldıktan sonraki başvuruya ilişkindir. İki süre aynı başlık altında açıklanırsa kişinin hangi yükümlülüğü ne zaman yerine getireceği belirsizleşir.
31 Temmuz 2023 ve öncesindeki suçlar: Geçici 10/6
7571 sayılı Kanun m.27, geçici m.10/6’daki tarihi suçun işlendiği tarihle ilişkilendirmiştir. Bu nedenle yalnız 31 Temmuz 2023 günü cezaevinde bulunup bulunulmadığına bakılarak kapsam belirlenemez. Hüküm, 31 Temmuz 2023 tarihi ve öncesinde işlenen suçlar bakımından, sayılan istisnalar ve infaz koşullarıyla birlikte uygulanır.
Kapalı kurumdan açık kuruma erken ayrılmada toplam ceza on yıldan azsa en az bir ay, on yıl veya daha fazlaysa en az üç ay kurumda geçirilmiş olması ve olağan açık kuruma ayrılmaya üç yıl veya daha az kalması gibi koşullar bulunur. Denetimli serbestlikten üç yıl erken yararlanma bakımından ise hükümde kapsanan kişilerin talebi ve en az üç ay açık kurumda kalma şartı ayrıca düzenlenmiştir. Açık kuruma ayrılmak, cezaevinden tamamen tahliye edilmek değildir.
Kapsam dışı suçlar arasında TCK m.82/1-d, e ve f kapsamındaki öldürme fiilleri; deprem nedeniyle bina veya diğer yapıların yıkılması, çökmesi veya hasarı sonucu meydana gelen öldürme suçları; TCK m.102, 103 ve m.104/2-3 kapsamındaki cinsel suçlar bulunur. Ayrıca ilgili fıkrada sayılan devlete karşı suçlar, Terörle Mücadele Kanunu kapsamındaki suçlar ve örgüt faaliyeti kapsamında işlenen suçlara ilişkin istisnalar da korunur. Yalnız cezanın miktarına bakılarak bu istisnalar aşılmaz.
Geçici m.10/6, geçmişte Covid-19 izninde olanlara ilişkin diğer fıkralarla aynı değildir. Bir fıkradaki beş yıllık süreyi başka fıkradaki üç yıllık erken yararlanma hükmüyle toplayarak herkese tek sonuç çıkarmak yanlıştır. Suç tarihi, açık/kapalı kurum durumu, uygulanan rejim ve taleple ilgili karar dosyada ayrı gösterilmelidir.
İyi hâl ve yükümlülük ihlali neden hesabı etkiler?
5275 m.89, iyi hâlin değerlendirilmesinde kurum kurallarına uyum, yükümlülüklerin yerine getirilmesi, iyileştirme programları, yeniden suç işleme ve mağdura zarar verme riski gibi hususların incelenmesini düzenler. Hesaplanan tarihin gelmesi, bütün bu değerlendirmelerin olumlu kabul edildiği anlamına gelmez. Olumsuz kararda somut gerekçe ve başvuru yolu kontrol edilir.
m.105/A/6’da süresinde müdürlüğe başvurmama, yükümlülüklere ve denetim planına uymamakta ısrar etme veya kişinin kuruma dönmek istemesi gibi hâllerde açık kuruma gönderilme düzenlenir. Hastane yatışı veya başka mazeret varsa belge gecikmeden ilgili makama sunulur; kişinin kendi değerlendirmesiyle yükümlülüğü kaldırdığı varsayılmaz.
Koşullu salıverilmenin geri alınması m.107’nin ayrı hükümlerine tabidir. Denetimli serbestlikteki yükümlülük ihlali ile koşullu salıverildikten sonra yeni suç nedeniyle kararın geri alınması aynı süreç değildir. Hangi kararın uygulandığı görülmeden “bütün ceza yeniden başlar” veya “yalnız birkaç gün eklenir” şeklinde kesin sonuç verilmez.
18 Ağustos 2026 değişikliği: Çocuk hükümlünün infazı
7593 sayılı Kanun m.5–7, 5275 sayılı Kanunun çocuk kurumları ve koşullu salıverilme hükümlerini değiştirmiştir. m.15/4 uyarınca kasıtlı suçlardan toplam üç yıl veya daha az, taksirli suçlardan toplam beş yıl veya daha az hapis cezasında doğrudan çocuk eğitimevi düzenlemesi uygulanır. Diğer çocuk hükümlüler bakımından kapalı kurumdan eğitimevine ayrılma, uzman katılımlı idare ve gözlem kurulu değerlendirmesine bağlıdır.
Olağan değerlendirme en geç üç ayda bir yapılır; olumsuz tutum ve davranış değerlendirmesi sonrasında yeniden inceleme süresi altı ayı geçemez. Dosyada kararın gerekçesi, uzman katılımı ve tekrar inceleme tarihi gösterilmelidir. Eğitimevine ayrılma, hükümlülüğün sona ermesi veya koşulsuz serbest bırakma değildir.
Yeni m.107/5’te, on beş yaşına kadar kurumda geçirilen bir günün iki gün sayılması kuralından TCK m.81–83, m.102–103, m.188 ve m.220 kapsamındaki suçlar dışlanmıştır. Bu nedenle yalnız hükümlünün yaşına bakılarak iki kat sayım yapılamaz. Suçun maddesi ile tarihine göre zaman bakımından uygulama ve lehe koşullu salıverilme rejimi ayrıca denetlenir. Ayrıntılar adli süreçteki çocuğun hakları rehberinde açıklanmıştır.
7595 sayılı Kanun olağan denetimli serbestlik değildir
7595 sayılı Kanun m.1, 6 ve 9, kanunda belirtilen PKK/KCK bağlantılı dosyalar için özel ve koşullu bir infaz ertelemesi düzenler. Uygulama; örgütün fiilî varlığına son vermesi ve silah tesliminin güvenlik kurumlarınca tespiti, bunun teyidine ilişkin MGK kararının Resmî Gazete’de yayımlanması, kapsam ve istisnalar ile başvuru koşullarına bağlıdır. Başvuru için altı ay, kanunun yayımından değil belirtilen MGK kararının yayımından başlar.
Bu özel rejim, bütün örgüt dosyalarında otomatik tahliye veya TCK m.221 kapsamında etkin pişmanlık değildir. Koşullar gerçekleşip yetkili infaz hâkimi karar vermeden cezanın ertelendiği kabul edilemez. Kanunun m.6’sı kapsamında erteleme kararı verilen dönem boyunca ceza zamanaşımı işlemez; bu süre TCK m.68 hesabında ayrıca dikkate alınır.
Sağlık, küçük çocuk ve konutta infaz
m.105/A/3’te sıfır-altı yaş grubunda çocuğu bulunan kadın hükümlüler için iki yıllık; ağır hastalık, engellilik veya kocama nedeniyle hayatını yalnız sürdüremeyen hükümlüler için üç yıllık özel süreler düzenlenir. Bunlar diğer kanuni şartları ortadan kaldırmaz. Sağlık durumunun maddede gösterilen rapor usulüyle belgelenmesi gerekir.
Konutta infaz, gece veya hafta sonu infazı gibi özel yöntemler ise m.110’da düzenlenir. 7550 sayılı Kanun bu alandaki süre ve koşulları da değiştirmiştir. Denetimli serbestliğe uygun olmama, kişinin konutta infaza mutlaka uygun olduğu anlamına gelmez; yaş, ceza türü, miktarı, sağlık raporu ve özel istisnalar birlikte değerlendirilir. Hastalık nedeniyle infazın geri bırakılması m.16 kapsamında ayrıca incelenir.
Ankara’da hatalı müddetname veya infaz kararına nasıl başvurulur?
Önce hata sınıflandırılır: yanlış suç tarihi, eksik mahsup, hatalı infaz oranı, toplama sorunu veya iyi hâl/denetimli serbestlik kararı mı? Hesap hatasına ilişkin dilekçede mevcut müddetnamenin hangi satırının neden yanlış olduğu ve doğru hesabı sağlayan belge belirtilir. Mahkûmiyetin esasına yönelik itiraz ise infaz hesabı düzeltme talebiyle aynı değildir.
4675 sayılı Kanun m.4-5 kapsamındaki infaz işlemlerine karşı öğrenmeden itibaren on beş gün, her hâlde işlemden itibaren otuz gün içinde infaz hâkimliğine şikâyet düzenlenmiştir. İnfaz hâkimliği kararına karşı m.6’daki güncel itiraz süresi tebliğden itibaren iki haftadır. Şikâyet veya itiraz kendiliğinden infazı durduruyor kabul edilmemeli; uygulanabilir durdurma veya erteleme usulü ayrıca değerlendirilmelidir.
Ankara’da yetkili birim, kişinin yalnız ikamet adresiyle değil ilgili infaz işlemi ve kanuni yetki kuralıyla belirlenir. Ankara, Ankara Batı ve kurumun bulunduğu yer arasındaki ayrım dosya üzerinden yapılır. Sincan cezaevi avukat görüşü, belge temini ve hükümlüyle hukuki yardım görüşmesine; ceza istinafı ise henüz kesinleşmemiş mahkûmiyetin denetimine ilişkindir.
İnfaz incelemesine gönderilecek evrakta kimlik ve özel nitelikli bilgiler güvenli kanallardan paylaşılmalıdır. Yakalama emri varsa emrin ifade amacı mı yoksa infaz amacı mı taşıdığı ayrıca belirlenir. İnternetteki tek bir hesaplama aracı, kesinleşmiş ilam ve bütün infaz kayıtlarının incelenmesinin yerine geçmez.
Sık sorulan sorular
Gözaltı ve tutukluluk mahsubunun dayanağı CMK 63 müdür?
Hayır. Temel dayanak TCK m.63’tür. Mahsup edilecek süreler, başlangıç-bitiş kayıtları ve önceki mahsuplar üzerinden doğrulanır.
2026’da kesinleşen her cezada en az beş gün şartı uygulanır mı?
Hayır. 5275 geçici m.11 uyarınca 4 Haziran 2025’ten önce işlenen suçlarda 7550 ile eklenen bu yeni şart uygulanmaz.
İkinci defa tekerrürde koşullu salıverilme tamamen yasak mı?
Eski genel yasak 7550 ile değiştirilmiştir. m.108/3 süreli hapis cezalarında dörtte üç oranını düzenler; diğer özel hükümler ayrıca incelenir.
Denetimli serbestlik cezanın silinmesi anlamına gelir mi?
Hayır. Cezanın kalan bölümünün kanuni denetim ve yükümlülüklerle infaz edilmesidir.
31 Temmuz 2023’ten önceki her suç üç yıl erken tahliye sağlar mı?
Hayır. Geçici m.10/6’da kapsam dışı suçlar, kurumda geçirilecek süreler, açık kuruma ayrılma ve talep koşulları bulunur.
Birden fazla ceza varsa hepsi aynı infaz oranıyla mı hesaplanır?
Hayır. Toplama kararı her cezanın bağımsızlığını ve kendi rejimini ortadan kaldırmaz; ilamlar ayrı özellikleriyle değerlendirilir.
Resmî kaynaklar
5275 sayılı Kanun: m.4-5, 89, 98-101, 105/A, 106-110, geçici m.10-11. 5237 sayılı TCK: m.7, 58, 63. 4675 sayılı Kanun: m.4-6. Metin içindeki TBMM 7550 ve 7571 sayılı kanun bağlantıları, güncel değişikliklerin ve geçiş hükümlerinin dayanağıdır.
Ankara hukuk ve adliye rehberi
Bu konudaki görevli ve yetkili merci; uyuşmazlığın türü, taraflar, işlem veya olay yeri ve özel yetki kuralları birlikte değerlendirilerek belirlenir. Ankara’daki adliyeler, ilçeler ve resmî başvuru kaynakları için Ankara avukat ve hukuk rehberini inceleyebilirsiniz. İnfaz aşamasını hüküm öncesi ceza yargılamasından ayırmak için soruşturma ve savunma hakları rehberini inceleyebilirsiniz.
Şeffaflık: Bakırcı & Keskin Hukuk Bürosunun İstanbul ve Mersin’de fiziksel ofisleri bulunmaktadır; Ankara’da şube bulunduğu ileri sürülmez. Uygun dosyalar Türkiye geneli temsil ve yetki kuralları çerçevesinde Mersin’den koordine edilir.
Türkiye genelinde dosya takibi
Ankara İnfaz ve Denetimli Serbestlik: Müddetname Kontrolü konusundaki dosya takibinde kişinin hukuki sıfatı, görevli ve yetkili merci, uygulanacak süre, zorunlu belgeler ile karşı tarafın veya idarenin kayıtları aynı kronolojide toplanır. Yazıda açıklanan maddi ve hukuki koşullar somut belgeyle eşleştirilir; başvuru yolu ile itiraz ya da dava yolu birbirinin yerine kullanılmaz. Elektronik başvuru imkânı; aslın, apostilin, yeminli tercümenin veya özel yetkili vekâletnamenin gerektiği işlemleri ortadan kaldırmaz. Her işlem için teslim veya tebliğ belgesi saklanır ve süre son günü ayrıca kaydedilir.
Mersin uygulaması ve büromuzla iletişim
Bakırcı & Keskin Hukuk Bürosunun İstanbul ve Mersin’de fiziksel ofisleri bulunmaktadır. Ankara İnfaz ve Denetimli Serbestlik: Müddetname Kontrolü hakkında Mersin’den veya Türkiye’nin başka bir ilinden iletilen ilk inceleme talebinde karar, tebligat, başvuru numarası ve son işlem tarihi paylaşılmalıdır; kimlik ve hassas belgeler güvenli aktarım yöntemi belirlenmeden gönderilmemelidir. Ön değerlendirme avukatlık ilişkisi kurmaz. Dosyanın kabulü, kapsamı, ücret ve özel yetki gerektiren işlemler yazılı sözleşme ve vekâletname koşulları belirlendikten sonra netleşir; herhangi bir sonuç veya süre garantisi verilmez.
İstanbul Ofisi – Polaris Plaza, Maslak / Sarıyer
Bakırcı & Keskin Hukuk Bürosu
Maslak Ahi Evran Caddesi, Polaris Plaza No:21, Kat:9, 34475 Sarıyer/İstanbul
İstanbul ve Mersin’deki fiziksel ofislerimizden Türkiye genelindeki dosyalar, görev ve yetki kuralları ile gerekli yerel işlemler dikkate alınarak koordine edilir. Yüz yüze görüşme için randevu sırasında tercih ettiğiniz ofisi belirtiniz.
İstanbul ofisini Google Haritalar’da açın · İletişim ve randevu
Hukuki konu hakkında iletişim
İlk iletişimde konuyu, bulunduğunuz ülke veya ili ve varsa tebliğ ya da son işlem tarihini kısaca belirtebilirsiniz. T.C. kimlik numarası, sağlık verisi veya kişisel belge göndermeyiniz. Mesajlaşma tek başına hukuki görüş veya avukatlık ilişkisi oluşturmaz.
Bakırcı & Keskin Hukuk Bürosu sitesinden daha fazla şey keşfedin
Son gönderilerin e-postanıza gönderilmesi için abone olun.
