İcra Takibine İtiraz Takibi Durdurur mu? İİK 66 Rehberi
icra takibine itiraz takibi durdurur mu: Evet. Genel haciz yoluyla ilamsız takipte ödeme emrine süresinde yapılan itiraz, 2004 sayılı İcra ve İflas Kanunu m.66 uyarınca takibi durdurur. Borçlu borcun yalnız bir kısmına itiraz etmişse yalnız itiraz edilen bölüm durur; açıkça kabul edilen veya itiraz edilmeyen miktar yönünden takip devam eder. İtirazın hangi merciye, hangi süre içinde ve hangi kapsamda yapılacağını adım adım görmek için icra takibine itiraz nasıl yapılır? ana rehberini inceleyin.
Bu yazıyla ilgili genel bir sorunuz mu var? Anonim soru sor
Kısa cevap: İlamsız icrada itirazın temel sonucu, cebri icra işlemlerinin itiraz edilen alacak bakımından ilerlemesini engellemektir. Borçlu ödeme emrinin tebliğinden itibaren İİK m.62’deki yedi günlük süre içinde geçerli itiraz yapmışsa, İİK m.66 gereğince takip durur. Alacaklı bu aşamadan sonra doğrudan haciz isteyemez; itirazı hükümden düşürmek için elindeki belgenin niteliğine göre İİK m.68 kapsamında itirazın kaldırılmasına veya İİK m.67 kapsamında itirazın iptaline başvurur. Kısmi itirazda ise kabul edilen miktar kesinleştiğinden o bölüm için haciz aşaması devam eder.
İİK m.66 İtirazın Sonucunu Nasıl Düzenler?
İcra ve İflas Kanunu m.66’nın birinci cümlesi, süresi içinde yapılan itirazın takibi durduracağını açık biçimde düzenler. Bu sonuç, genel haciz yoluyla ilamsız takibin en temel güvencelerinden biridir. İlamsız takipte alacaklı başlangıçta bir mahkeme ilamı sunmak zorunda değildir; buna karşılık borçluya ödeme emrine itiraz ederek cebri icra işlemlerini durdurma imkânı tanınmıştır. Takibin tekrar ilerleyebilmesi için alacaklının itirazı hukuken ortadan kaldırması gerekir.
İtirazın durdurucu etkisi ödeme emrine karşı usulüne uygun itiraz iradesinin icra dairesine ulaşmasıyla doğar. İcra müdürlüğünün ayrıca “takibin durmasına” ilişkin kurucu bir karar vermesi gerekmez. Bununla birlikte dosya sisteminde itirazın kaydedildiği ve takip statüsünün buna göre güncellendiği kontrol edilmelidir. İtiraz yapılmış olmasına rağmen takip işlemleri sürdürülüyorsa icra müdürlüğü işlemi İİK m.16 kapsamında şikâyet denetimine konu edilir.
Takibin durması, borcun ortadan kalkması anlamına gelmez. İtiraz yalnız cebri icra sürecini durdurur. Alacaklı alacağını ispat etmek ve itirazı hükümden düşürmek için kanunun tanıdığı yollara başvurur. Bu ayrım önemlidir: “takip durdu” ile “borç sona erdi” aynı hukuki sonuç değildir.
Takibi Durduran İtirazın Şartları Nelerdir?
İtirazın ilk şartı süredir. İİK m.62’ye göre genel haciz yoluyla ilamsız takipte borçlu, ödeme emrinin tebliğinden itibaren yedi gün içinde itiraz etmelidir. Yedi günlük süre geçtikten sonra yapılan sıradan itiraz, m.66’daki otomatik durdurucu sonucu doğurmaz. Gecikmiş itirazın özel şartları İİK m.65’te ayrıca düzenlenmiştir.
İkinci şart, itirazın doğru takip dosyasına ve kanunun öngördüğü usulle bildirilmesidir. Borçlu borcun tamamına, bir kısmına, faize, yetkiye veya senet altındaki imzaya itiraz edebilir. İmza reddediliyorsa İİK m.62 gereğince bu itirazın ayrıca ve açıkça belirtilmesi gerekir. Kısmi itirazda itiraz edilen kısmın cihet ve miktarı açık gösterilmelidir.
Üçüncü şart, itirazın gerçek bir itiraz iradesi içermesidir. “Borcu inceleyeceğim”, “hesap kontrol edilsin” veya “alacaklıyla görüşüyoruz” şeklindeki açıklamalar, borca veya takibe yönelmiş açık bir itiraz yerine geçmez. Dilekçenin sonuç kısmında borca, faize, yetkiye veya ilgili takip kalemine itiraz edildiği tereddütsüz anlaşılmalıdır.
İtiraz elektronik ortamda yapılıyorsa evrakın doğru dosyaya kaydedildiği ve gönderimin tamamlandığı doğrulanmalıdır. UYAP alındısı, evrak kayıt numarası ve tarih-saat bilgisi saklanmalıdır. Fiziki başvuruda ise İİK m.62 kapsamında borçluya ücretsiz verilen itiraz belgesi alınmalıdır.
İtiraz türüne göre durdurucu etki
| İtiraz türü | Takip üzerindeki sonuç | İlk kontrol |
|---|---|---|
| Borcun tamamına itiraz | Takip itiraz edilen alacağın tamamı yönünden durur. | Yedi günlük süre ve dosya kaydı |
| Kısmi borca itiraz | Yalnız açıkça belirtilen itirazlı kısım durur; kabul edilen bölüm için takip devam eder. | İtiraz edilen kısım ve miktar |
| Yalnız faize itiraz | İtiraz edilen faiz kalemi yönünden takip durur; itiraz edilmeyen ana para bakımından devam eder. | Faiz türü, tutarı/oranı ve dönem |
| Adi senette imzaya itiraz | Takip durur; imza inkârı ayrıca ve açıkça kurulmuşsa İİK m.68/a süreci gündeme gelebilir. | Açık imza inkârı ve senet |
İtirazdan hemen sonra kontrol edilecekler
- İtirazın doğru icra dosyasına işlendiğini kontrol edin.
- İtiraz tarihi ile ödeme emrinin hukuki tebliğ tarihini karşılaştırın.
- Tam veya kısmi itiraz kapsamını dosya kaydıyla eşleştirin.
- Kısmi itirazda kabul edilen bakiye için takibin devam edip etmediğini kontrol edin.
- İtiraza rağmen haciz veya başka cebrî işlem yapılmışsa işlemin tarihini ve hukuki dayanağını belirleyin.
- Alacaklının itirazın kaldırılması veya iptali başvurusuna ilişkin yeni tebligatları ayrıca takip edin.
Kısmi İtirazda Takibin Ne Kadarı Durur?
İİK m.66, borçlunun borcun yalnız bir kısmına itiraz etmesi hâlinde takibe kabul edilen miktar için devam olunacağını düzenler. Bu hüküm, kısmi itirazın en önemli sonucudur. Ödeme emrinde 500.000 TL anapara isteniyor ve borçlu 150.000 TL’ye açıkça itiraz edip 350.000 TL’ye itiraz etmiyorsa, 150.000 TL yönünden takip durur; 350.000 TL yönünden takip devam eder.
Kısmi itirazın bu sonucu nedeniyle İİK m.62’deki “cihet ve miktar” şartı kritik önemdedir. Borçlu hangi miktara itiraz ettiğini açıkça yazmazsa kanun kısmi itirazı yapılmamış sayar. Bu durumda “ben aslında bir kısmına itiraz etmiştim” şeklindeki sonradan açıklama, süresinde kurulmamış kısmi itirazı geriye dönük tamamlamaz.
Faize yapılan itiraz da kısmi itiraz niteliğindedir. Anapara kabul edilip yalnız takip öncesi işlemiş faize itiraz edilmişse anapara yönünden takip devam eder. Faiz itirazının hangi tutara, orana veya döneme yöneldiği açıkça belirtilmelidir. Takip sonrası faiz hakkında ayrıca itiraz varsa bu da dilekçede gösterilmelidir.
Kısmi ödeme ile kısmi itiraz birbirine karıştırılmamalıdır. Borçlu takipten önce ödeme yaptığını ileri sürüyorsa, ödediği miktar bakımından borca itiraz eder ve dekontu sunar. Takipten sonra ödeme yapılmışsa bu ödeme dosya hesabına tahsil olarak işlenir. Her iki durumda da kesinleşen ve çekişmeli tutar ayrı hesaplanmalıdır.
İtirazdan Sonra Haciz Yapılabilir mi?
Süresinde ve geçerli tam itirazdan sonra takip durduğu için alacaklı itirazı ortadan kaldırmadan haciz isteyemez. İcra müdürlüğü, itirazın durdurucu etkisine rağmen borçlunun malvarlığına haciz koyarsa bu işlem m.66’ya aykırıdır. Borçlu veya ilgili kişi m.16 çerçevesinde icra mahkemesine şikâyet yolunu değerlendirir.
Kısmi itirazda ise durum farklıdır. İtiraz edilmeyen miktar kesinleştiği için alacaklı bu bölüm bakımından haciz talep edebilir. Haczin miktarı İİK m.85 gereğince ana alacak, faiz ve masraflar dahil kesinleşmiş alacağı karşılayacak tutarla sınırlıdır; alacağı aşacak şekilde haciz yapılamaz. Dolayısıyla kısmi itiraz dosyasında haciz hesabı yapılırken itiraz edilen tutarın kesinleşmiş borca dahil edilmemesi gerekir.
İtirazdan önce konulmuş ihtiyati haciz varsa, ihtiyati haczin kesin hacze dönüşmesi ve tamamlayıcı işlemler ayrı hükümlere tabidir. Ödeme emrine itiraz, ihtiyati haciz kararını kendiliğinden kaldırmaz. İhtiyati haciz, İİK m.257 ve devamındaki özel rejim içinde değerlendirilir.
Alacaklı İtirazdan Sonra Hangi Yollara Başvurur?
Alacaklının ilk seçeneği İİK m.67’deki itirazın iptali davasıdır. Alacaklı, itirazın kendisine tebliğinden itibaren bir yıl içinde genel mahkemede alacağını ispat ederek itirazın iptalini isteyebilir. Uyuşmazlık ticari para alacağı veya kira uyuşmazlığı gibi dava şartı arabuluculuk kapsamındaysa dava öncesi arabuluculuk şartı ayrıca yerine getirilir.
İkinci seçenek, alacaklının elinde İİK m.68’de sayılan nitelikte belge varsa itirazın kesin kaldırılmasıdır. İmzası ikrar edilmiş veya noterlikçe tasdik edilmiş borç ikrarını içeren senet ile resmî dairelerin veya yetkili makamların usulüne göre verdiği makbuz veya belge m.68’deki belge grubunun temelini oluşturur. Bu yola itirazın alacaklıya tebliğinden itibaren altı ay içinde başvurulur.
İmza inkârı söz konusuysa İİK m.68/a’daki itirazın geçici kaldırılması rejimi gündeme gelir. Alacaklı hangi yolu seçerse seçsin önce borçlunun itiraz dilekçesinin kapsamını ve tebliğ tarihini kontrol etmelidir. Yanlış kanun yoluna veya süresi geçmiş başvuruya dayanmak, takip sürecini uzatır.
İtirazın kaldırılması veya iptali sonucunda alacaklı lehine karar verilirse takip, kararın kapsamına göre kaldığı yerden devam eder. Mahkeme hangi anapara ve fer’i kalem yönünden itirazı ortadan kaldırmışsa icra müdürlüğü hesabı bu karara göre günceller.
Yedi Günlük Süreden Sonra İtiraz Takibi Durdurur mu?
Sıradan itiraz bakımından hayır. İİK m.62’deki yedi günlük süre geçtikten sonra ödeme emrine yapılan normal itiraz, kesinleşmiş takibi m.66 uyarınca durdurmaz. Ancak borçlunun kusuru olmaksızın bir engel nedeniyle süresinde itiraz edememesi hâlinde İİK m.65’te düzenlenen gecikmiş itiraz yolunun şartları incelenir.
Gecikmiş itiraz, “süreyi unuttum” veya “dosyaya geç baktım” şeklindeki her gecikmeyi kapsamaz. Borçlunun kusuru olmaksızın bir engelin varlığı ve engelin kalkmasından sonra kanunun öngördüğü sürede başvuru şartı aranır. Bu başvuru icra mahkemesinde incelenir ve takibin durmasına ilişkin sonuç m.65’in özel hükümlerine göre belirlenir.
Bu nedenle ödeme emri tebliğ edildiğinde ilk işlem tebliğ tarihini kesin olarak tespit etmek olmalıdır. Yedi günlük süre içinde itiraz yapılabilecekse gecikmiş itirazın istisnai yoluna güvenilmemelidir.
Usulsüz Tebligat Varsa İtiraz Süresi Nasıl Etkilenir?
Ödeme emrinin tebliği usulsüzse Tebligat Kanunu m.32 uyarınca muhatabın tebliği öğrendiğini beyan ettiği tarih önem taşır ve tebligat o tarihte yapılmış sayılır. Usulsüz tebligat iddiası, icra dosyasında öğrenme tarihiyle birlikte ileri sürülmelidir. Borçlu hem tebligatın usulsüzlüğünü hem de borca veya takibe itirazını süresi içinde kurmalıdır.
Elektronik tebligatta Tebligat Kanunu m.7/a gereğince elektronik adrese ulaştığı tarihi izleyen beşinci günün sonunda tebliğ edilmiş sayılma kuralı uygulanır. UETS’ye düştüğü gün ile hukuki tebliğ tarihi aynı gün değildir. Yedi günlük itiraz süresi hukuki tebliğ tarihinden itibaren hesaplanır.
Usulsüz tebligat tartışmasında dosyadaki daha önceki başvurular da incelenir. Borçlunun takipten ve ödeme emrinden daha önce fiilen haberdar olduğunu gösteren bir dilekçesi varsa öğrenme tarihi bu kayıtla belirlenebilir. Tebligatın şekli kadar fiili öğrenme kronolojisi de önemlidir.
İtirazdan Sonra İcra Dosyası Nasıl Kontrol Edilir?
İtirazdan sonra UYAP dosya safahatında itirazın işlendiği, takip statüsünün durduğu ve varsa kabul edilen kısım için ayrı hesabın bulunduğu kontrol edilmelidir. Tam itirazda haciz talebinin işleme alınmaması gerekir. Kısmi itirazda ise yalnız kesinleşen miktar üzerinden hesap yapılmalıdır.
Dosyada daha önce konulmuş haciz veya bloke varsa bu işlemin hangi hukuki aşamada tesis edildiği belirlenir. Takip kesinleşmeden konulmuş tedbir ihtiyati haciz olabilir; kesin hacizle aynı değildir. Banka blokesi veya araç haczi kaydının hukuki dayanağı dosyadaki karar ve tarih üzerinden okunmalıdır.
Alacaklı itirazın iptali veya kaldırılması kararı getirirse, kararın kapsamı dosya hesabına doğru yansıtılmalıdır. Ana alacak, faiz başlangıcı, yargılama gideri ve vekâlet ücreti ayrı kalemlerdir. Mahkeme kararının ötesinde bir tutarın takibe eklenmesi hâlinde icra müdürlüğü işlemi ayrıca denetlenir.
Üç Uygulama Örneği
Örnek 1 – Tam itiraz: Borçlu 300.000 TL anapara ve fer’ilerinin tamamına yedi gün içinde itiraz eder. İİK m.66 gereğince takip tüm alacak yönünden durur. Alacaklı itirazı kaldırmadan veya iptal ettirmeden haciz isteyemez.
Örnek 2 – Kısmi itiraz: Borçlu 300.000 TL’nin 100.000 TL’sine itiraz eder, 200.000 TL’lik kısmı açıkça kabul eder. İtiraz edilen 100.000 TL yönünden takip durur; 200.000 TL ve buna bağlı fer’iler yönünden takip devam eder.
Örnek 3 – Yalnız faiz itirazı: Borçlu 300.000 TL anaparayı kabul eder fakat 40.000 TL işlemiş faizin tamamına itiraz eder. Anapara yönünden takip devam eder, itiraz edilen 40.000 TL faiz yönünden durur. Alacaklı faiz alacağı için uygun itirazı hükümden düşürme yoluna başvurur.
İtirazın Durdurucu Etkisi Ne Zaman Sona Erer?
İtirazın durdurucu etkisi, alacaklının itirazı kesin biçimde hükümden düşürmesiyle sona erer. İcra mahkemesinin itirazın kaldırılması kararı veya genel mahkemenin itirazın iptali kararı, kararın kapsamına göre takibin devamının hukuki temelini oluşturur. Borçlu karar aleyhine kanun yoluna başvurmuşsa icranın durması konusunda ilgili kanun hükümleri ayrıca değerlendirilir; her kanun yolu otomatik durdurma sonucu doğurmaz.
Alacaklı altı aylık İİK m.68 süresini geçirirse aynı takipte itirazın kaldırılması yolunu kullanamaz; genel mahkemede alacak davası veya süresi içindeyse m.67 yolu ayrıca değerlendirilir. İİK m.68 ayrıca altı ay içinde itirazın kaldırılması istenmezse yeniden ilamsız takip yapılamayacağını düzenler. Bu nedenle alacaklı açısından süre takibi, borçlu açısından yedi günlük itiraz süresi kadar önemlidir.
İtirazdan Sonra Ödeme Yapılırsa Dosya Nasıl Etkilenir?
Borçlu itirazdan sonra çekişmesiz gördüğü kısmı veya tarafların anlaştığı tutarı öderse bu ödeme icra dosyası hesabına işlenmelidir. Ödeme, itiraz edilen bölümün kabul edildiği anlamına gelmez; ödeme açıklaması ve tarafların iradesi önemlidir. Özellikle “ihtirazi kayıtla ödeme” yapılmışsa bunun hangi alacak kalemine ilişkin olduğu açıkça gösterilmelidir.
Alacaklı ödeme aldıktan sonra eski dosya toplamı üzerinden haciz talep etmemelidir. Tahsil edilen tutar anapara, faiz ve giderlere mahsup kurallarına göre işlenir. Kalan kesinleşmiş borç hesaplandıktan sonra haciz talebi bu tutarla sınırlı tutulur. Aksi hâlde İİK m.85’teki alacağı aşan haciz yasağı gündeme gelir.
İtirazın Kaldırılmasından Sonra Haciz İsteme Süresi
İtiraz nedeniyle takip durduğu dönemde alacaklı haciz isteyemez. İİK m.78, itiraz veya dava hâlinde bunların vukuundan hükmün kesinleşmesine kadar geçen zamanı haciz isteme hakkının bir yıllık hesabına dahil etmez. İtiraz kaldırıldığında veya iptal edildiğinde haciz isteme süresi, kanunun dışarıda bıraktığı dönem dikkate alınarak hesaplanır.
Bu nedenle alacaklı itirazın kaldırılması kararını aldıktan sonra yalnız “takip yeniden başladı” diye düşünmemeli; kalan haciz isteme süresini ayrıca hesaplamalıdır. Dosyada daha önce haciz talebi yapılmışsa bunun tarihi de incelenir.
Türkiye Geneli ve Mersin Uygulaması
İİK m.62 ve m.66 Türkiye genelinde aynıdır. Fiziksel ofislerimiz İstanbul ve Mersin’dedir. Mersin’de veya başka ildeki bir icra dosyasında ödeme emrinin tebliğ tarihi, itiraz tarihi ve itirazın kapsamı elektronik dosyadan kontrol edilerek takibin hangi tutarda durduğu belirlenir. Başka ildeki dosyalarda da yedi günlük süre ve m.66 sonucu değişmez.
İlgili Rehberler ve Resmî Kaynaklar
- Adalet Bakanlığı UYAP Mevzuat – 2004 sayılı İcra ve İflas Kanunu
- İlamsız icra borca itiraz dilekçesi
- Kısmi borca itiraz rehberi
- Gecikmiş itiraz – İİK m.65
- İtirazın iptali ve kaldırılması farkı
- İcra memur işlemine şikâyet süresi
Sık Sorulan Sorular
İcra takibine itiraz takibi durdurur mu?
Evet. İİK m.66 gereğince süresinde yapılan geçerli itiraz takibi durdurur.
Kısmi itiraz dosyanın tamamını durdurur mu?
Hayır. İtiraz edilen kısım durur; kabul edilen miktar yönünden takip devam eder.
İtirazdan sonra haciz yapılır mı?
Tam itirazda itiraz kaldırılmadan veya iptal edilmeden kesin haciz aşamasına geçilemez. Kısmi itirazda kabul edilen miktar yönünden haciz istenebilir.
İtiraz süresi kaç gündür?
Genel haciz yoluyla ilamsız takipte ödeme emrinin tebliğinden itibaren yedi gündür.
Alacaklı itirazdan sonra ne yapar?
Belgesine göre İİK m.68 kapsamında itirazın kaldırılmasını veya İİK m.67 kapsamında itirazın iptalini ister.
İtirazın kaldırılması süresi kaç aydır?
İİK m.68 yolunda itirazın alacaklıya tebliğinden itibaren altı aydır.
İtirazın iptali davası süresi ne kadardır?
İİK m.67’ye göre itirazın tebliğinden itibaren bir yıldır.
Yedi günden sonra yapılan normal itiraz takibi durdurur mu?
Hayır. Geç başvuruda İİK m.65’teki gecikmiş itirazın özel şartları ayrıca değerlendirilir.
Usulsüz tebligatta süre nasıl hesaplanır?
Tebligat Kanunu m.32 kapsamında öğrenme tarihi belirlenir ve itiraz süresi bu hukuki tebliğ tarihine göre hesaplanır.
İtiraz borcu siler mi?
Hayır. İtiraz cebri icra sürecini durdurur; borcun esası alacaklının başvuracağı mahkeme veya icra mahkemesi yolunda incelenir.
Hukuki konu hakkında iletişim
İlk iletişimde konuyu, bulunduğunuz ülke veya ili ve varsa tebliğ ya da son işlem tarihini kısaca belirtebilirsiniz. T.C. kimlik numarası, sağlık verisi veya kişisel belge göndermeyiniz. Mesajlaşma tek başına hukuki görüş veya avukatlık ilişkisi oluşturmaz.
Bakırcı & Keskin Hukuk Bürosu sitesinden daha fazla şey keşfedin
Son gönderilerin e-postanıza gönderilmesi için abone olun.
