B&KBakırcı & KeskinHUKUK BÜROSU
TR
TürkçeEnglishDeutschРусскийالعربية中文
Menü

Borcun Üstlenilmesi Nedir? TBK 195-200’e Göre İç ve Dış Üstlenme, Borçlu Değişikliği 2026

Kısa ve net cevap: Borcun üstlenilmesi, mevcut borcun yeni bir kişi tarafından üstlenilmesine ilişkin taraf değişikliğidir. TBK m.195’teki iç üstlenme sözleşmesi borçlu ile üstlenen arasında kurulur ve üstlenen, borcu ifa ederek veya alacaklının rızasıyla dış üstlenmeyi sağlayarak borçluyu borçtan kurtarma yükümlülüğü altına girer. Borç ödenmeden devam edecek ve yalnız borçlu değişecekse, TBK m.196 uyarınca üstlenen ile alacaklı arasında dış üstlenme sözleşmesi kurulmalıdır. Buna karşılık üstlenenin borcu usulüne uygun ifa etmesi, eski borçluyu ifa edilen tutar ölçüsünde alacaklıya karşı borçtan kurtarır; bu sonuç borçlu değişikliği değildir. Alacaklının kabulü açık veya örtülü olabilir.

“Borç başkasına devredilebilir mi?”, “borcumu başka biri üstlenirse ben borçtan çıkar mıyım?”, “alacaklının onayı gerekli mi?” ve “borcun devri ile borca katılma aynı mı?” soruları TBK m.195-200’deki borcun üstlenilmesi hükümleriyle cevaplanır. Borcun üstlenilmesinde en kritik ayrım iç üstlenme ile dış üstlenme arasındadır.

İç üstlenme yalnız eski borçlu ile üstlenen arasında sonuç doğurur; alacaklı bu anlaşmaya taraf değilse eski borçlu sırf iç anlaşma nedeniyle alacaklıya karşı borçtan kurtulmaz. Dış üstlenme ise alacaklı ile üstlenen arasında kurulur ve yeni borçlu eskisinin yerine geçer. Bu ayrım uygulamadaki birçok hatanın kaynağıdır.

Borcun üstlenilmesi nedir?

Borcun dış üstlenilmesinde mevcut borç devam ederken borçlu değişir. İç üstlenme ise eski borçlu ile üstlenen arasında borçtan kurtarma yükümlülüğü doğurur; tek başına alacaklının borçlusunu değiştirmez. Yenilemede eski borç yerine yeni borç kurulduğundan, borçlu değişikliği ile yenilemenin sonuçları birbirine karıştırılmaz.

İç üstlenen yükümlülüğünü iki yolla yerine getirir: borcu usulüne uygun ifa eder veya alacaklının kabulüyle dış üstlenmeyi gerçekleştirir. İlkinde eski borçlunun alacaklıya karşı borcu, ifa edilen ölçüde sona erer; ikincisinde aynı borç yeni borçluyla devam eder. Yalnız eski borçlu ile yapılan ve henüz yerine getirilmeyen anlaşma, alacaklıya karşı kurtulma sağlamaz. İç ilişkideki ödeme ve rücu hakları ayrıca değerlendirilir.

Örneğin A’nın B’ye 400.000 TL borcu vardır. C, A ile anlaşarak bu borcu üstlenmeyi taahhüt ederse iç üstlenme vardır. B, C’yi yeni borçlu olarak kabul ederse dış üstlenme kurulur ve A borçtan kurtulur.

TBK 195’e göre iç üstlenme sözleşmesi nedir?

TBK m.195’e göre borçlu ile iç üstlenme sözleşmesi yapan kişi, borcu bizzat ifa ederek veya alacaklının rızasıyla borcu üstlenerek borçluyu borcundan kurtarma yükümlülüğü altına girer. Bu sözleşmenin tarafları mevcut borçlu ile üstlenendir.

İç üstlenme, alacaklıya karşı doğrudan borçlu değişikliği yaratmaz. Üstlenen borcu alacaklıya ödeyebilir; böylece eski borçlu fiilen borçtan kurtulur. Veya alacaklının rızasını sağlayarak dış üstlenme sözleşmesini kurar. Her iki yol TBK m.195’in öngördüğü kurtarma yükümlülüğünü yerine getirebilir.

Maddenin ikinci fıkrasına göre borçlu, iç üstlenme sözleşmesinden doğan kendi borçlarını ifa etmedikçe diğer taraftan yükümlülüğünü yerine getirmesini isteyemez. İç üstlenme sözleşmesi karşılıklı edimler içeriyorsa bu kural önem taşır.

Borçlu henüz borçtan kurtarılmadıysa ne isteyebilir?

TBK m.195’in üçüncü fıkrası, borçlu borcundan kurtarılmamışsa diğer taraftan güvence isteyebileceğini düzenler. Üstlenen söz verdiği hâlde borcu ifa etmemiş ve alacaklının rızasını da sağlamamışsa eski borçlu alacaklıya karşı sorumluluğunu taşımaya devam eder.

Bu durumda eski borçlu, iç üstlenmeden doğan hakkını üstlenene karşı kullanır. Alacaklı ise dış ilişki bakımından eski borçluya yönelmeye devam edebilir. İç sözleşmenin alacaklıya karşı ileri sürülememesi, iki ilişkiyi ayırmanın neden zorunlu olduğunu gösterir.

TBK 196’ya göre dış üstlenme sözleşmesi nedir?

Dış üstlenme, üstlenen ile alacaklı arasında kurulan ve eski borçlunun yerine yeni borçlunun geçmesini sağlayan sözleşmedir. TBK m.196/1, borçlunun yerine yenisinin geçmesi ve borcundan kurtarılmasının borcu üstlenen ile alacaklı arasında yapılacak sözleşmeyle olacağını açıkça düzenler.

Dış üstlenme tamamlandığında eski borçlu alacaklıya karşı borçtan çıkar. Yeni borçlu mevcut borcu devralır. Borcun içeriği, bağlı haklar ve savunmalar TBK m.198-199’a göre devam eder veya değişir.

İç üstlenmenin alacaklıya bildirilmesi ne sonuç doğurur?

TBK m.196/2’ye göre iç üstlenme sözleşmesinin üstlenen veya onun izniyle borçlu tarafından alacaklıya bildirilmesi, dış üstlenme sözleşmesinin yapılmasına ilişkin öneri anlamına gelir. Böylece alacaklıya “yeni borçlu olarak bu kişiyi kabul ediyor musunuz?” önerisi yöneltilmiş olur.

Bildirim tek başına borçlu değişikliğini tamamlamaz. Alacaklının kabulü gerekir. Kabul açık veya maddenin öngördüğü şekilde örtülü olabilir.

Alacaklının kabulü açık olmak zorunda mı?

Hayır. TBK m.196/3 alacaklının kabulünün açık veya örtülü olabileceğini düzenler. Alacaklı, çekince ileri sürmeksizin üstlenenin ifasını kabul ederse veya onun borçlu sıfatıyla yaptığı başka bir işleme rıza gösterirse borcun üstlenilmesini kabul etmiş sayılır.

Örtülü kabul için alacaklının davranışının yeni kişiyi borçlu sıfatıyla kabul ettiğini göstermesi gerekir. Sırf üçüncü kişiden yapılan bir ödemenin alınması her olayda otomatik olarak dış üstlenme sayılmaz; ödemenin hangi sıfatla yapıldığı ve alacaklının iradesi somut olayda belirlenir.

Alacaklı üstlenme önerisini ne zamana kadar kabul edebilir?

TBK m.197’ye göre borcun üstlenilmesine ilişkin öneri alacaklı tarafından her zaman kabul edilebilir. Ancak üstlenen veya önceki borçlu kabul için süre koyabilir. Alacaklı bu sürenin sonuna kadar susarsa öneri reddedilmiş sayılır.

Kanundaki bu düzenleme, süre konulmamış önerinin hemen sona ermediğini gösterir. İşlem belirsiz kalmasın isteniyorsa öneride açık bir kabul süresi belirlenmesi faydalıdır.

Alacaklı ilk öneriyi kabul etmeden önce yeni bir iç üstlenme sözleşmesi yapılır ve ikinci üstlenmeye ilişkin yeni öneri alacaklıya sunulursa, ilk öneride bulunan TBK m.197/2 uyarınca önerisiyle bağlı olmaktan kurtulur.

Eski borçlu tam olarak ne zaman borçtan kurtulur?

Olağan dış üstlenmede eski borçlu, alacaklı ile üstlenen arasındaki sözleşmenin kurulmasıyla borçlu sıfatından çıkar. Borç ifa edilerek sona erdiriliyorsa sonuç farklıdır: eski borçlu, usulüne uygun ifa edilen tutar ölçüsünde alacaklıya karşı borçtan kurtulur. Bu yüzden “yalnız dış üstlenmeyle kurtulur” ifadesi, ödeme yolunu kapsayan genel bir kural değildir.

İşletme devrinde TBK m.202 neden ayrı incelenir?

Bir malvarlığı veya işletmenin aktif ve pasifleriyle devralınması, TBK m.202’de özel olarak düzenlenmiştir. Bu hükmün şartları gerçekleştiğinde devralan, devri alacaklılara bildirdiği veya kanunda öngörülen ilanla duyurduğu tarihten itibaren işletme ya da malvarlığındaki borçlardan sorumlu olur. Ticari işletmelerde Türkiye Ticaret Sicili Gazetesi, diğerlerinde Türkiye genelinde dağıtılan gazetelerle ilan düzenlenmiştir. Buradaki kanuni sonuç için her alacaklıyla ayrıca TBK m.196 sözleşmesi kurulması genel bir şart değildir.

Önceki borçlu, devralanla birlikte iki yıl müteselsilen sorumlu kalır. Süre, muaccel borçlarda bildirim veya duyuru tarihinden; daha sonra muaccel olacak borçlarda muacceliyet tarihinden başlar. Bildirme veya ilan yükümlülüğü yerine getirilmedikçe iki yıllık süre işlemeye başlamaz. Bu nedenle “işletmeyi devrettim, bütün borçlardan hemen çıktım” sonucu da doğru değildir.

İşletmenin devri ile yalnız şirket paylarının devri veya tek bir borcun sözleşmeyle üstlenilmesi aynı işlem değildir. İşlemin kapsamı ve varsa özel kanuni hükümler belirlenmeden bütün şirket devirlerine tek sonuç uygulanmaz. Dayanak: TBK m.195–196 ve m.202–204.

TBK 198’e göre bağlı haklar ne olur?

TBK m.198/1, borçlu değişmiş olsa bile alacaklının borçlunun kişiliğine özgü olanlar dışındaki bağlı haklarının saklı kalacağını düzenler. Bu nedenle asıl borca bağlı haklar, kişiye özgü olmadıkları ölçüde yeni borçluya karşı devam eder.

Ancak üçüncü kişi teminatları bakımından ikinci fıkra özel koruma getirir. Borcun güvencesi olarak rehin veren üçüncü kişinin ve kefilin sorumlulukları, ancak onların borcun üstlenilmesine yazılı olarak rıza göstermeleri hâlinde devam eder.

Kefil yeni borçlu için otomatik sorumlu olmaya devam eder mi?

Hayır. TBK m.198/2 açıkça yazılı rıza şartı getirir. Kefilin sorumluluğunun borçlu değişikliğinden sonra da sürmesi için kefilin borcun üstlenilmesine yazılı rıza göstermesi gerekir. Aynı kural borcun güvencesi olarak üçüncü kişi tarafından verilen rehin için de geçerlidir.

Bu koruma önemlidir; çünkü kefil veya üçüncü kişi rehin veren, teminat verirken belirli borçlunun kişiliğini ve ödeme gücünü dikkate almış olabilir. Borçlu onun rızası olmadan değiştirilerek teminat verenin riski ağırlaştırılamaz.

Yeni borçlu eski borca ilişkin savunmaları kullanabilir mi?

TBK m.199 uyarınca üstlenilen borca ilişkin savunmaları ileri sürme hakkı yeni borçluya geçer. Borcun hiç doğmadığı, geçersiz olduğu veya ifayla sona erdiği gibi savunmalar, kendi şartları ve delilleriyle değerlendirilir.

Önceki borçluya özgü kişisel savunmalar ise kural olarak yeni borçluya geçmez. Bunun istisnası, dış üstlenme sözleşmesinden aksinin anlaşılmasıdır. Bu nedenle borca bağlı savunmalar ile önceki borçlunun kişisel savunmaları tek başlık altında sınırsız biçimde devredilmiş sayılmaz.

Yeni borçlu, eski borçluyla yaptığı iç üstlenme sözleşmesinden doğan savunmalarını alacaklıya karşı ileri süremez. İç ilişkide kendisine ödenmesi gereken karşılığın ödenmemesi, alacaklıya karşı üstlendiği borcu kendiliğinden ortadan kaldırmaz.

Dış üstlenme sözleşmesi hükümsüz olursa ne olur?

TBK m.200’e göre dış üstlenme sözleşmesi hükümsüz hâle gelirse, iyiniyetli üçüncü kişilerin hakları saklı kalmak üzere eski borç bütün bağlı borçlarıyla birlikte varlığını sürdürür. Üçüncü kişilerin korunmuş hakları hesaba katılmadan her teminatın aynen geri döndüğü sonucu kurulmaz.

Borcu üstlenen, üstlenme sözleşmesinin hükümsüz hâle gelmesinde ve alacaklının zarara uğramasında kendisine kusur yüklenemeyeceğini ispat etmedikçe, alacaklının önceden sağlanmış güvenceyi yitirmesi veya başka sebeple uğradığı zararı gidermekle yükümlüdür. Tazminat hesabında zarar ve bağlantısı ayrıca belirlenir; her hükümsüzlükte belirli bir tutarın otomatik doğduğu varsayılmaz.

Borcun üstlenilmesi ile borca katılma arasındaki fark nedir?

Borca katılmada TBK m.201 uyarınca yeni kişi mevcut borçlunun yanında borca eklenir ve ikisi alacaklıya karşı müteselsilen sorumlu olur. Eski borçlu borçtan çıkmaz. Dış üstlenmede ise yeni borçlu eskisinin yerine geçer ve eski borçlu kurtulur.

Bu nedenle amaç alacaklıya ikinci bir sorumlu kazandırmaksa borca katılma; amaç eski borçluyu tamamen çıkarıp yenisini koymaksa dış üstlenme gündeme gelir. Sitedeki Borca Katılma rehberi bu farkı ayrıntılı açıklar.

Borcun üstlenilmesi ile sözleşmenin devri arasındaki fark nedir?

Borcun üstlenilmesinde yalnız belirli borcun borçlusu değişir. Sözleşmenin devrinde TBK m.205 uyarınca taraf olma sıfatıyla birlikte sözleşmeden doğan bütün hak ve borçlar devralana geçer.

Örneğin tedarik sözleşmesindeki yalnız 300.000 TL ödeme borcunun C’ye geçmesi borç üstlenme olabilir. A’nın tedarik sözleşmesindeki bütün taraf konumunun C’ye devredilmesi ise sözleşmenin devridir. Ayrıntı için Sözleşmenin Devri rehberi incelenebilir.

Borcun üstlenilmesi ile yenileme aynı mı?

Hayır. Yenilemede TBK m.133 gereği eski borç yeni borçla sona erer. Borcun üstlenilmesinde ise borcun varlığı devam eder, borçlu değişir. Bu fark zamanaşımı, teminatlar ve savunmalar bakımından önemlidir.

Taraflar borçlu değişikliği sırasında ayrıca borcu yenilemek istiyorsa bunu açıkça kararlaştırmalıdır. Sırf yeni borçlu girdi diye TBK m.133 anlamında yenileme gerçekleşmez. Borcun sona ermesi ile borçlu değişikliğini ayırmak için tecdit ve yenileme rehberi incelenmelidir.

Borcun üstlenilmesi için şekil şartı var mı?

TBK m.195–200 bütün borç üstlenmelerine uygulanan genel bir noter veya yazılı geçerlilik şartı koymaz. İşlemin niteliğinden, başka kanun hükümlerinden veya tarafların kararlaştırdığı şekilden doğan şartlar ayrıca denetlenir. Kefilin ve üçüncü kişi rehin verenin sorumluluğunun devamı için TBK m.198/2’deki yazılı rıza şartı, üstlenme sözleşmesinin şekliyle karıştırılmaz.

TBK m.204, mirasın paylaşılması ve rehinli taşınmazların devrine ilişkin borç üstlenmelerindeki özel hükümleri saklı tutar. Bu madde bütün taşınmaz bağlantılı işlemler için tek bir şekil belirleyen hüküm değildir.

Yazılı protokol hazırlanması; iç ve dış ilişkinin, borcun kaynağının, kapsamının, ödeme planının ve alacaklının kabulünün ispatını kolaylaştırır. Ancak yalnız borç tutarının yüksek olması, TBK m.195–200 bakımından kendiliğinden yeni bir geçerlilik şekli yaratmaz. Geçerlilik şartı ile uyuşmazlıkta uygulanacak ispat kuralları ayrı değerlendirilir.

İcra takibindeki borç sonradan üstlenilebilir mi?

Taraflar maddi hukuk bakımından takip konusu borç için üstlenme sözleşmesi yapabilir. Ancak icra dosyasındaki borçlu sıfatının değişmesi ve takip işlemlerinin kime yöneltileceği İcra ve İflas Kanunu ile icra usulüne göre ayrıca değerlendirilir. Dışarıda yapılan sözleşme icra dosyasındaki kayıtları teknik olarak kendiliğinden değiştirmez.

Alacaklı yeni borçluyu kabul etmiş olsa bile dosyada gerekli bildirim ve usul işlemleri yapılmalıdır. Eski borçlunun hangi tarihte borçtan kurtulduğu ve o tarihe kadar doğan takip giderlerinin durumu sözleşmede ayrıca düzenlenmelidir.

Devam eden davada borç üstlenilirse ne olur?

Yargılama sürerken maddi borcun borçlusu değişirse HMK m.125 ve taraf sıfatına ilişkin usul hükümleri ayrıca değerlendirilir. Maddi hukuk işlemindeki borçlu değişikliği ile dava dosyasındaki taraf değişikliği aynı anda otomatik gerçekleşmez.

Bu nedenle üstlenme protokolünde devam eden dava ve icra dosyalarının numarası, geçmiş yargılama giderlerinin sorumluluğu ve usul işlemlerinin kim tarafından takip edileceği açıkça belirlenmelidir.

Borcun üstlenilmesi nasıl ispatlanır?

İç üstlenme için eski borçlu ile üstlenen arasındaki sözleşme; dış üstlenme için alacaklının açık kabulü veya TBK m.196/3’teki örtülü kabulü gösteren belgeler temel delildir. Borcun kaynağı, tutarı ve devir tarihi ayrıca ispatlanmalıdır.

Örtülü kabul iddiasında alacaklının üstleneni gerçekten “borçlu sıfatıyla” kabul ettiğini gösteren davranış önemlidir. Yalnız üçüncü kişinin yaptığı ödemeyi kabul etmek, ödemenin hukuki sebebi belirlenmeden her durumda borçlu değişikliği sayılmaz.

Pratik kontrol listesi

  • Mevcut borcun kaynağını ve tutarını belirleyin.
  • İç üstlenme mi dış üstlenme mi yapılacağını açıkça yazın.
  • Borçlu değişikliği için dış üstlenmeyi, alacaklıya karşı borcun ifayla sona ermesini ve TBK m.202’deki işletme devri rejimini ayrı değerlendirin.
  • Alacaklının kabulünü mümkünse açık ve yazılı alın.
  • Kabul için süre konulmuşsa TBK m.197’yi uygulayın.
  • Kefil ve üçüncü kişi rehin verenin yazılı rızasını TBK m.198 uyarınca kontrol edin.
  • Yeni borçlunun kullanabileceği savunmaları TBK m.199’a göre ayırın.
  • Üstlenme hükümsüzlüğünün TBK m.200 sonucunu sözleşmede dikkate alın.
  • Borca katılma, sözleşme devri ve yenilemeyle karıştırmayın.
  • Dava ve icra dosyalarındaki usul işlemlerini ayrıca yapın.

Sık Sorulan Sorular

Borcun üstlenilmesi ne demek?

Mevcut borcun yeni bir kişi tarafından üstlenilmesi ve dış üstlenme tamamlandığında eski borçlunun yerine yeni borçlunun geçmesidir.

İç üstlenme eski borçluyu alacaklıya karşı kurtarır mı?

İç üstlenme anlaşması tek başına eski borçluyu alacaklıya karşı kurtarmaz. Üstlenen borcu usulüne uygun ifa ederse eski borçlu, ifa edilen tutar ölçüsünde alacaklıya karşı borçtan kurtulur. Borç ödenmeden devam edecek ve borçlu değişecekse TBK m.196 uyarınca alacaklı ile dış üstlenme sözleşmesi kurulmalıdır.

Alacaklının onayı şart mı?

Borçlu değişikliğinin alacaklıya karşı sonuç doğurması için alacaklının dış üstlenmeyi kabul etmesi gerekir.

Alacaklı örtülü kabul verebilir mi?

Evet. TBK 196/3’te üstlenenin ifasını çekincesiz kabul etme veya onun borçlu sıfatıyla işlemine rıza gösterme hâlleri düzenlenmiştir.

Kefil yeni borçlu için otomatik sorumlu kalır mı?

Hayır. TBK 198’e göre kefilin ve üçüncü kişi rehin verenin sorumluluğu ancak borcun üstlenilmesine yazılı rıza verirlerse devam eder.

Borca katılma ile üstlenme aynı mı?

Hayır. Katılmada eski borçlu kalır ve yeni kişi yanına eklenir; dış üstlenmede yeni borçlu eskisinin yerine geçer.

Borcun üstlenilmesi tecdit midir?

Kendiliğinden değildir. Üstlenmede aynı borç devam eder ve borçlu değişir; yenilemede eski borç sona erip yeni borç doğar.

Yeni borçlu eski borca ilişkin savunmaları kullanabilir mi?

TBK 199 uyarınca borca ilişkin savunmalar yeni borçluya geçer; eski borçluya özgü kişisel savunmalar kural olarak geçmez.

Dış üstlenme geçersiz olursa eski borç ne olur?

TBK 200 uyarınca iyiniyetli üçüncü kişilerin hakları saklı kalmak üzere eski borç bağlı borçlarıyla birlikte varlığını sürdürür.

Borcun üstlenilmesi noter şartına tabi mi?

TBK 195-200 genel noter şartı koymaz; borcun kaynağı ve özel kanun hükümlerinden doğan şekil şartları ayrıca uygulanır.

Türkiye geneli ve Mersin uygulaması

Olağan iç ve dış üstlenme işlemleri TBK m.195–200’e; işletme veya malvarlığının aktif ve pasifleriyle devri ise şartları varsa TBK m.202’ye göre değerlendirilir. Bu ayrım Mersin’deki işlemler için de geçerlidir. Şirket payı devri, işletme devri ve belirli bir borcun üstlenilmesi aynı hukuki işlem değildir. Bakırcı & Keskin Hukuk Bürosu borç ve sözleşme işlemlerini Türkiye genelinde Mersin’den takip eder.

Hukuki dayanak ve kapsam

İç ve dış üstlenme, öneri ve kabul, bağlı haklar, savunmalar ve hükümsüzlük için TBK m.195–200; borca katılma için m.201; işletme devri ve saklı özel hükümler için m.202–204; sözleşmenin devri için m.205 esas alınır. Yazılı şekle ilişkin değerlendirmede TBK m.12 ve m.17 ayrıca dikkate alınır.

TBMM — 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu kabul metni. Bu kaynak kanunun kabul edildiği metindir; sonraki değişikliklerin konsolide gösterimi değildir. Somut işlemde uygulanacak güncel ve özel hükümler ayrıca kontrol edilmelidir.

Bu rehber genel hukuki bilgilendirme içindir; işlem belgeleri, kabul tarihi, ödeme kayıtları ve teminatlar incelenmeden belirli bir kişinin borçtan kurtulduğu sonucu çıkarılmaz.

Hukuki konu hakkında iletişim

İlk iletişimde konuyu, bulunduğunuz ülke veya ili ve varsa tebliğ ya da son işlem tarihini kısaca belirtebilirsiniz. T.C. kimlik numarası, sağlık verisi veya kişisel belge göndermeyiniz. Mesajlaşma tek başına hukuki görüş veya avukatlık ilişkisi oluşturmaz.

Telefonla Araİletişim Bilgileri

tarafından hazırlanmış, Av. Emirhan Keskin tarafından incelenmiştir.

Yazar Bilgisi

, Mersin Barosu 3472 sicil numarasına kayıtlıdır. Bakırcı & Keskin Hukuk Bürosu bünyesinde ceza, aile, iş, gayrimenkul ve ticaret hukuku alanlarında hukuki danışmanlık ve dava takibi sunmaktadır.

İnceleyen: Av. Emirhan Keskin · Mersin Barosu Sicil No: 5507

Telefon WhatsApp