B&KBakırcı & KeskinHUKUK BÜROSU
TR
TürkçeEnglishDeutschРусскийالعربية中文
Menü

Asıl Borç Sona Erince Faiz, Kefalet ve Rehin Ne Olur? TBK 131 Rehberi 2026

Kısa ve net cevap: 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu m.131’e göre asıl borç ifa veya başka bir sebeple sona erdiğinde rehin, kefalet, faiz ve ceza koşulu gibi asıl borca bağlı hak ve borçlar da sona erer. Ancak işlemiş faiz ile ceza koşulunu isteme hakkı sözleşmeyle, ifa anına kadar yapılan bildirimle veya durum ve koşullardan açıkça anlaşılan biçimde saklı tutulmuşsa bu kalemler ayrıca istenebilir. Taşınmaz rehni, kıymetli evrak ve konkordatoya ilişkin özel hükümler saklıdır.

Asıl borç ile fer’i hak arasındaki bağlantı nedir?

Bir borç ilişkisinde asıl borç, alacaklının temel edim talebidir. Faiz, kefalet, rehin ve ceza koşulu gibi haklar ise asıl borca bağlı olarak doğan veya onu güvence altına alan fer’i nitelikteki hak ve borçlardır. TBK m.131 bu bağlılığın sona erme sonucunu düzenler.

Fer’i hakların temel özelliği asıl borcun varlığına bağlı olmalarıdır. Asıl borç hukuken sona erdiğinde bağlı hakların devam etmesi kural olarak mümkün değildir. Bu ilke, aynı borcun sona ermesine rağmen güvence veya ek borçların süresiz biçimde yaşamaya devam etmesini engeller.

Ancak kanun işlemiş faiz ve ceza koşulu için açık bir istisna tanır. Bu kalemlerin istenmesi belirli şartlarla saklı tutulmuşsa asıl borcun ifası bunları otomatik olarak ortadan kaldırmaz.

Asıl borç hangi hâllerde sona erer?

TBK m.131 yalnız ödeme hâlini değil, asıl borcun “ifa ya da diğer bir sebeple” sona ermesini kapsar. Borcun gereği gibi ifası en yaygın sona erme sebebidir. Bunun yanında ibra, yenileme, birleşme, takas veya kanunda düzenlenen başka sona erme sebepleri de somut olaya göre asıl borcu ortadan kaldırabilir.

Asıl borcun gerçekten sona erip ermediği önce belirlenmelidir. Kısmi ödeme, borcun yalnız ödenen bölümünü sona erdirir; kalan borç bakımından fer’i haklar devam edebilir. Tarafların yalnız ödeme planını değiştirmesi de tek başına borcun sona erdiği anlamına gelmez.

Borç sona ermeden önce doğmuş ve ayrıca saklı tutulmuş haklar bakımından m.131/2 değerlendirmesi yapılır. Bu nedenle “anapara ödendi, artık hiçbir şey istenemez” sonucu her dosyada otomatik değildir.

Asıl borç ödenince faiz borcu da sona erer mi?

Kural olarak evet. TBK m.131/1, faiz borcunu asıl borca bağlı hak ve borçlar arasında açıkça sayar. Asıl borç sona erdiğinde faiz de sona erer.

Bununla birlikte m.131/2’ye göre işlemiş faizin ifasını isteme hakkı sözleşmeyle veya ifa anına kadar yapılacak bildirimle saklı tutulmuşsa, ya da durum ve koşullardan bu hakkın saklı tutulduğu anlaşılıyorsa işlemiş faiz ayrıca istenebilir.

Örneğin alacaklı anaparayı tahsil ederken “işlemiş temerrüt faizi ve takip giderleri haklarımız saklıdır” şeklinde açık çekince koyarsa, çekincenin kapsamına göre faiz talebi devam edebilir. Buna karşılık anapara tamamen tahsil edilip faiz hakkı saklı tutulmadan borcun tamamen kapandığına ilişkin makbuz verilmesi m.131 ve TBK m.104 açısından farklı sonuç doğurabilir.

2026 faiz oranlarının belirlenmesi için 3095 m.1 kanuni faiz ve 3095 m.2 temerrüt faizi rehberleri kullanılabilir.

Asıl borç sona erince kefalet devam eder mi?

Kefalet, asıl borcun ifasını güvence altına alan fer’i bir sözleşmedir. TBK m.131 gereği asıl borç sona erdiğinde kefalet de kural olarak sona erer. Alacaklı artık bulunmayan asıl borç için kefile başvuramaz.

Kısmi ödeme varsa kefalet kalan borç bakımından sözleşme ve kanuni sınırlar içinde devam edebilir. Kefilin sorumluluğu kefalet sözleşmesindeki azami miktar, süre ve TBK’nın emredici kefalet hükümleriyle sınırlıdır.

Kefil alacaklıya ödeme yaptığında alacaklı ödendiği ölçüde tatmin edilir; TBK m.596 gereğince kefil, alacaklıya ifada bulunduğu ölçüde onun haklarına halef olur ve asıl borçluya karşı kanuni rücu haklarını kullanabilir. Bu nedenle ödeme, alacaklının kefalete dayalı talebini sona erdirirken kefile geçen hakların ayrıca değerlendirilmesi gerekir. Bu durum “alacaklının kefaleti devam ediyor” anlamına gelmez.

Asıl borç ödendiğinde rehin kaldırılmak zorunda mı?

Rehin de asıl alacağın güvencesidir. Genel ilke, asıl borç sona erdiğinde rehinin hukuki dayanağının da ortadan kalkmasıdır. Taşınır rehni bakımından rehin verenin iade ve terkin talepleri ilgili hükümlere göre kullanılır.

Taşınmaz rehni konusunda TBK m.131/3 özel hükümlerin saklı olduğunu açıkça belirtir. İpotek ve diğer taşınmaz rehni türlerinde Türk Medeni Kanunu ve tapu mevzuatı uygulanır. Borcun ödenmesi tapu kaydındaki ipoteği kendiliğinden teknik olarak silmez; terkin işlemi gerekir.

Bu nedenle borçlu banka veya alacaklıdan borcun sona erdiğini gösteren belge ve gerekli terkin iradesini alarak tapu işlemini tamamlamalıdır. Borç ödenmiş olsa bile kayıt üzerinde ipotek görünmeye devam ediyorsa taşınmazın devri ve yeni finansmanı zorlaşabilir.

Asıl borç sona erince cezai şart istenebilir mi?

Ceza koşulu da m.131’de asıl borca bağlı hak ve borçlar arasında sayılmıştır. Asıl borç sona erdiğinde kural olarak ceza koşulu da sona erer.

Ancak işlemiş ceza koşulunu isteme hakkı sözleşmeyle, ifa anına kadar yapılan bildirimle veya durum ve koşullardan anlaşılacak biçimde saklı tutulmuşsa m.131/2 uyarınca talep devam edebilir.

Burada ceza koşulunun hangi ihlale bağlandığı belirlenmelidir. Geç ifa, hiç ifa etmeme veya sözleşmeye aykırılığın belirli türü için kararlaştırılmış ceza koşullarının TBK m.179-182 çerçevesindeki hukuki sonuçları farklıdır. Bu nedenle m.131 tek başına ceza koşulunun doğup doğmadığını değil, asıl borcun sona ermesinin fer’i hak üzerindeki etkisini düzenler.

İşlemiş faiz ve ceza koşulu hakkı nasıl saklı tutulur?

Kanun üç yol sayar. Birincisi, sözleşmede hakkın saklı tutulmasıdır. İkincisi, ifa anına kadar alacaklının açık bildirim yapmasıdır. Üçüncüsü, durum ve koşullardan hakkın saklı tutulduğunun anlaşılmasıdır.

İspat bakımından en güvenli yöntem yazılı çekincedir. Alacaklı anaparayı kabul ederken “anapara tahsil edilmiş olup işlemiş faiz, ceza koşulu ve yargılama/takip giderlerine ilişkin haklarımız saklıdır” şeklinde kapsamı açık bir kayıt kullanmalıdır.

Belirsiz “tüm haklarımız saklıdır” ifadeleri somut uyuşmazlıkta yorum gerektirebilir. Hangi fer’i alacağın saklı tutulduğunu açıkça belirtmek ispat güvenliğini artırır.

Borçlu açısından da makbuz veya ibraname imzalanmadan önce çekince metni kontrol edilmelidir. Ödeme belgesinde faiz ve cezai şart hakkının saklı tutulduğu yazıyorsa borç yalnız anapara yönünden kapanmış olabilir.

Taşınmaz rehni, kıymetli evrak ve konkordatoda neden özel hüküm uygulanır?

TBK m.131/3, taşınmaz rehni, kıymetli evrak ve konkordatoya ilişkin özel hükümleri saklı tutar. Bu alanlarda borcun sona ermesi veya güvence haklarının kaldırılması özel kanun sistemlerine bağlıdır.

İpotekte tapu sicilindeki terkin; bonoda, çekte ve poliçede kıymetli evrakın teslimi, iptali ve hamil hakları; konkordatoda tasdik projesi ve İcra ve İflas Kanunundaki sonuçlar ayrıca değerlendirilir.

Bu nedenle m.131’in genel “fer’i hak sona erer” kuralı, özel kanunun öngördüğü şekli işlemleri atlamaya imkân vermez.

Asıl borç icra dosyasında ödenirse dosya otomatik kapanır mı?

İcra dosyasında yalnız asıl alacağın ödenmesi, işlemiş faiz, vekâlet ücreti, harç ve takip masrafları devam ediyorsa dosyanın tamamen kapanması anlamına gelmez. Önce güncel kapak hesabı alınmalıdır.

Alacaklı asıl alacağı haricen tahsil etmiş ve fer’i haklarını açıkça saklı tutmuşsa kalan faiz ve giderler için takip belirli ölçüde devam edebilir. Buna karşılık tüm alacak kalemlerinin ödendiği ve alacaklının hakkını saklı tutmadığı durumda dosyanın kapatılması gerekir.

Harici ödeme icra müdürlüğüne bildirilmeli, tahsil harcı ve kalan bakiye kontrol edilmelidir. Borçlu yalnız alacaklının “borç bitti” mesajına dayanarak dosya kaydını açık bırakmamalıdır.

Asıl borcun ifa ile sona ermesi, ibra ve yenileme aynı şey mi?

Hayır. İfa, borcun kararlaştırılan edimin yerine getirilmesiyle sona ermesidir. İbra TBK m.132’de tarafların borcu tamamen veya kısmen ortadan kaldıran sözleşmesi olarak düzenlenir. Yenileme ise TBK m.133-134’te mevcut borcun yeni borçla sona erdirilmesine ilişkin açık iradeye dayanır.

Her üç durumda da asıl borcun sona erip ermediği ve fer’i hakların akıbeti ayrı incelenir. Özellikle yenilemede eski borca bağlı güvencelerin durumu ayrıca incelenir. TBK m.134 cari hesap için özel bir istisna getirir: Hesap kalemlerinden biri için güvence varsa, aksi kararlaştırılmadıkça hesabın kesilip sonucun kabul edilmesi bu güvenceyi sona erdirmez.

Sadece yeni senet düzenlenmesi veya ödeme planı yapılması, tarafların açık yenileme iradesi olmadıkça borcun yenilendiği anlamına gelmez. Sitede mevcut TBK m.133-134 yenileme rehberi bu ayrımı açıklar.

Fer’i hakların saklı tutulduğu nasıl ispat edilir?

Sözleşme, ödeme protokolü, makbuz, banka dekontu açıklaması, noter ihtarı, KEP, e-posta ve icra dosyasındaki beyanlar kullanılabilir. İfa anındaki çekince özellikle önemlidir.

Alacaklı, anaparayı kabul ettikten sonra daha önce hiç belirtmediği faiz veya ceza koşulunu sonradan talep ediyorsa m.131/2’deki saklı tutma şartı tartışılır. Borçlu ödeme belgesini bu nedenle saklamalıdır.

Ticari işletmelerde hesap mutabakatları ve ticari defter kayıtları da uyuşmazlıkta incelenebilir. Ancak tek taraflı iç muhasebe kaydı, karşı tarafa yöneltilmiş açık çekincenin yerini her durumda tutmaz.

Pratik kontrol listesi

Asıl borç kapatılırken dört işlem birlikte yapılmalıdır: toplam borç ve fer’iler hesaplanmalı; ödemenin hangi kalemleri kapattığı yazılmalı; varsa saklı tutulan faiz veya ceza koşulu açıkça belirtilmeli; rehin veya senet gibi güvence belgeleri için iade/terkin işlemi tamamlanmalıdır.

Borçlu tam ödeme yaptığını düşünüyorsa “anapara tamamen ödenmiştir” ibaresiyle yetinmemeli; faiz, ceza koşulu, masraf ve diğer fer’ilerin de kapanıp kapanmadığını kontrol etmelidir.

Alacaklı ise fer’i alacaklarını korumak istiyorsa ödeme kabul edilirken çekinceyi gecikmeden ve yazılı biçimde koymalıdır.

Türkiye geneli ve Mersin uygulaması

TBK m.131 Türkiye genelinde uygulanır. Mersin’deki alacak, ticaret, kira ve icra uyuşmazlıklarında da asıl borcun sona ermesinin fer’i haklara etkisi aynı hükme göre belirlenir. Bakırcı & Keskin Hukuk Bürosu Mersin’deki tek fiziksel ofisinden alacak ve sözleşme dosyalarını görev ve yetki kuralları çerçevesinde takip eder.

TBK 131 hakkında sık sorulan sorular

Ana para ödenince faiz biter mi?

Kural olarak asıl borca bağlı faiz sona erer; işlemiş faiz hakkı m.131/2’ye göre saklı tutulmuşsa istenebilir.

Borç ödenince kefalet sona erer mi?

Asıl borç sona erdiğinde kefalet de kural olarak sona erer.

İpotek kendiliğinden tapudan silinir mi?

Hayır. Taşınmaz rehni özel hükümlere tabidir ve terkin işlemi gerekir.

Cezai şart ödeme sonrası istenebilir mi?

İşlemiş ceza koşulu hakkı m.131/2’deki şekilde saklı tutulmuşsa istenebilir.

Faiz hakkı nasıl saklı tutulur?

Sözleşmeyle, ifa anına kadar bildirimle veya durum ve koşullardan açıkça anlaşılacak biçimde.

“Tüm haklar saklıdır” yeterli mi?

Somut uyuşmazlıkta yorumlanır; fer’i alacağın açıkça belirtilmesi daha güvenlidir.

Asıl borcun bir kısmı ödenirse kefalet biter mi?

Kalan borç bakımından kanun ve sözleşme sınırlarında devam edebilir.

İcra dosyasında anapara ödenirse dosya kapanır mı?

Faiz, masraf ve diğer kalemler varsa otomatik olarak kapanmaz.

İbra ile ödeme aynı mı?

Hayır. İbra TBK m.132’de ayrı sona erme sözleşmesidir.

TBK m.131 hangi istisnaları saklı tutar?

Taşınmaz rehni, kıymetli evrak ve konkordatoya ilişkin özel hükümleri.

Hukukçu İncelemesi ve E-E-A-T: İçerik 11 Eylül 2026 tarihinde 6098 sayılı TBK m.131-134, makbuz bakımından m.103-105 ve özel rehin/kıymetli evrak hükümleri esas alınarak hazırlanmıştır. Yazar: Avukat Halil BAKIRCI, Mersin Barosu sicil 3472.

Hukuki konu hakkında iletişim

İlk iletişimde konuyu, bulunduğunuz ülke veya ili ve varsa tebliğ ya da son işlem tarihini kısaca belirtebilirsiniz. T.C. kimlik numarası, sağlık verisi veya kişisel belge göndermeyiniz. Mesajlaşma tek başına hukuki görüş veya avukatlık ilişkisi oluşturmaz.

Telefonla Araİletişim Bilgileri

tarafından hazırlanmış, Av. Emirhan Keskin tarafından incelenmiştir.

Yazar Bilgisi

, Mersin Barosu 3472 sicil numarasına kayıtlıdır. Bakırcı & Keskin Hukuk Bürosu bünyesinde ceza, aile, iş, gayrimenkul ve ticaret hukuku alanlarında hukuki danışmanlık ve dava takibi sunmaktadır.

İnceleyen: Av. Emirhan Keskin · Mersin Barosu Sicil No: 5507

Telefon WhatsApp