Borç İkrarı Zamanaşımını Keser mi? TBK 154’e Göre Kısmi Ödeme, Faiz ve İcra Takibi 2026

Zamanaşımının kesilmesi ne anlama gelir?
Zamanaşımının kesilmesi, o ana kadar işlemiş sürenin hukuki etkisini kaybetmesi ve kanunun belirlediği şekilde yeni bir sürenin yeniden işlemeye başlamasıdır. Bu kurum zamanaşımının durmasından farklıdır. Durmada geçmiş süre korunur; kesilmede ise yeni süre baştan işler.
TBK m.154 kesilme sebeplerini iki ana grupta toplar: borçlunun borcu tanıyan davranışları ve alacaklının hakkını resmî yollardan ileri sürmesi. Kanun bu sebepleri açıkça düzenlediği için günlük hayattaki her talep veya yazışma zamanaşımını kesmez.
Kesilme tarihinin doğru belirlenmesi davanın veya takibin süresinde olup olmadığını doğrudan etkiler. Bu nedenle borcun muacceliyet tarihi, ilk zamanaşımı süresi, kesilme işlemi ve yeni sürenin başlangıcı kronolojik tablo hâlinde çıkarılmalıdır.
Borç ikrarı zamanaşımını nasıl keser?
TBK m.154/1, borçlunun borcu ikrar etmesini zamanaşımını kesen sebep olarak düzenler. İkrar, borçlunun mevcut borç ilişkisini kabul eden açık veya davranıştan anlaşılabilen iradesidir.
“Bu borcu kabul ediyorum, önümüzdeki ay ödeyeceğim” şeklindeki yazılı açıklama doğrudan ikrar niteliği taşıyabilir. Borcun tutarı, kaynağı ve borçlu tarafından kabul edildiği anlaşılmalıdır. Belirsiz uzlaşma görüşmesi veya sırf bilgi isteme yazısı her durumda ikrar değildir.
Kanun ikrarın görünüm biçimlerini örnekleyerek faiz ödeme, kısmi ifa, rehin verme ve kefil gösterme hâllerini özel olarak saymıştır. Bu işlemler borçlunun borcu mevcut kabul ettiğini gösterdiğinden zamanaşımını keser.
Kısmi ödeme zamanaşımını keser mi?
Evet. TBK m.154/1’de “kısmen ifada bulunma” açıkça kesilme sebebi olarak yer alır. Borçlu ana borcun bir kısmını ödediğinde, ödeme kural olarak kalan borcun varlığını kabul eden davranış niteliğindedir.
Kısmi ödemenin hangi borca ait olduğu önemlidir. Aynı alacaklıya birden çok borç varsa dekont açıklaması ve TBK m.101-102 mahsup kuralları incelenir. Sitedeki ödemenin hangi borca sayılacağı rehberi bu ayrımı açıklar.
Ödeme üçüncü kişi tarafından yapılmışsa bu davranışın borçluya atfedilip atfedilemeyeceği ayrıca değerlendirilir. Borçlunun bilgisi ve hesabına yapılan ödeme ile tamamen yabancı kişinin tek taraflı ödemesi aynı hukuki etkiyi doğurmayabilir.
Sadece faiz ödemek zamanaşımını keser mi?
Evet. Kanun faiz ödemesini açıkça borç ikrarı örneği saymıştır. Borçlu işlemiş faizin bir kısmını veya tamamını öderken asıl borcun varlığını kabul etmiş olur ve zamanaşımı kesilir.
Faiz ödemesinin hangi asıl borca bağlı olduğu banka dekontu, ödeme planı veya makbuzla gösterilmelidir. Birden fazla borçta açıklamasız ödeme ispat tartışması yaratabilir.
Faiz ödemesi kesilmeye yol açtıktan sonra TBK m.156 uyarınca yeni süre işlemeye başlar. Yeni sürenin uzunluğu alacağın niteliğine ve m.156’nın özel kurallarına göre belirlenir.
Rehin vermek veya kefil göstermek neden zamanaşımını keser?
TBK m.154/1, borçlunun borç için rehin vermesini veya kefil göstermesini de ikrarın özel görünümü olarak sayar. Çünkü borçlu varlığını reddettiği bir borç için normal olarak güvence sağlamaz.
Rehinin geçerli biçimde kurulması ve belirli borcu güvence altına alması gerekir. Aynı şekilde kefaletin TBK’nın geçerlilik şartlarını taşıması önemlidir. Geçersiz bir güvence işleminin zamanaşımına etkisi somut olayda ayrıca incelenir.
Alacaklının eski bir güvencenin devam ettiğini tek taraflı kaydetmesi yeni ikrar değildir. Kesilme borçlunun güvence verme davranışına dayanmalıdır.
Dava açmak veya hakeme başvurmak zamanaşımını keser mi?
Evet. TBK m.154/2’ye göre alacaklının dava veya def’i yoluyla mahkemeye ya da hakeme başvurması zamanaşımını keser. Burada hakkın yargısal veya tahkim yoluyla resmen ileri sürülmesi söz konusudur.
Dava dilekçesinin hangi tarihte verildiği ve talebin hangi alacağı kapsadığı belirlenmelidir. Kısmi dava yalnız ileri sürülen kısım bakımından ve usul kuralları çerçevesinde sonuç doğurur; sonradan artırılan kısım yönünden zamanaşımı ayrıca değerlendirilir.
Yetkisiz veya görevsiz mahkemeye başvurunun sonuçları HMK ve TBK’nın yargısal başvuruya ilişkin hükümleriyle birlikte incelenir. Davanın usulden sonuçlanması, kesilmenin devamı ve ek süre bakımından TBK m.157-158 önem taşır.
İcra takibi zamanaşımını keser mi?
Evet. TBK m.154/2 icra takibini açık kesilme sebebi olarak sayar. Alacaklı ilamsız, ilamlı veya kambiyo takibi gibi uygun takip yoluyla hakkını icra organı önünde ileri sürdüğünde zamanaşımı kesilir.
Takibin hangi alacak için ve hangi tutarda başlatıldığı takip talebi ve ödeme emrinden belirlenir. Takip dosyasında yapılan sonraki işlemlerin zamanaşımına etkisi, alacağın türü ve İcra ve İflas Kanunundaki özel hükümlerle birlikte değerlendirilir.
Özellikle kambiyo senetlerinde TTK’daki özel zamanaşımı süreleri ve kesilme hükümleri bulunduğundan yalnız TBK genel hükmüne dayanılmamalıdır.
Noter ihtarnamesi zamanaşımını keser mi?
TBK m.154’te alacaklının tek taraflı ihtarı zamanaşımını kesen sebep olarak sayılmamıştır. Bu nedenle sırf noter ihtarnamesi gönderilmesi genel TBK zamanaşımını kesmez.
İhtarname temerrüt bakımından çok önemli olabilir. TBK m.117 uyarınca muaccel borçta borçlunun temerrüde düşürülmesi için kural olarak ihtar gerekir. Ancak temerrüt ile zamanaşımının kesilmesi farklı hukuki kurumlardır.
Alacaklı süre dolmadan yalnız ihtar göndermekle yetinmemeli; kesilme gerekiyorsa m.154’te sayılan dava, hakem, icra takibi veya iflas masasına başvuru gibi yollardan uygun olanını kullanmalıdır.
Kesilmeden sonra yeni zamanaşımı süresi ne zaman başlar?
TBK m.156’ya göre zamanaşımının kesilmesiyle yeni süre işlemeye başlar. Borç ikrarıyla kesilmede yeni süre ikrar tarihinden sonra başlar.
Alacak bir senetle ikrar edilmiş veya mahkeme ya da hakem kararına bağlanmışsa TBK m.156/2 uyarınca yeni süre her hâlde on yıldır. Bu özel hüküm, başlangıçtaki alacağın daha kısa zamanaşımına tabi olması hâlinde önemlidir.
Dava veya icra sürecinde zamanaşımının yeniden başlaması TBK m.157’deki özel kurallara tabidir. Her işlem tarihi ayrı kaydedilmelidir.
Kesilme birlikte borçlulara ve kefile nasıl etki eder?
TBK m.155, kesilmenin birlikte borçlular ve kefil üzerindeki etkisini düzenler. Zamanaşımı müteselsil borçlulardan veya bölünemeyen borcun borçlularından birine karşı kesilirse diğerlerine karşı da kesilir.
Asıl borçluya karşı zamanaşımı kesilince kefile karşı da kesilir. Buna karşılık kefile karşı kesilme asıl borçluya karşı kesilme sonucunu doğurmaz.
Bu tek yönlü etki, kefaletin fer’i niteliğiyle bağlantılıdır. Takip stratejisi kurulurken hangi kişiye karşı hangi tarihte işlem yapıldığı ayrı ayrı kaydedilmelidir.
Zamanaşımının kesildiğini kim ve nasıl ispat eder?
Kesilmeye dayanarak alacağın zamanaşımına uğramadığını ileri süren taraf, kesilme sebebini ispatlamalıdır. Dava ve icra takibi resmî dosya kayıtlarından; kısmi ödeme banka dekontundan; borç ikrarı yazılı belge, mesaj, e-posta veya uygun diğer delillerden ispatlanabilir.
Belgenin yalnız “görüşelim” veya “hesabı inceleyeceğim” şeklinde olması borç ikrarı sayılması için yeterli değildir. Borcun varlığını kabul eden iradenin anlaşılması gerekir.
Banka dekontunda açıklama bulunması, hangi borcun ikrar edildiğini belirlemek bakımından çok önemlidir. Borçlu ödemenin başka ilişkiye ait olduğunu ileri sürüyorsa mahsup ve ödeme delilleri birlikte incelenir.
Zamanaşımının kesilmesi ile durması arasındaki fark
Durma hâlleri TBK m.153’te düzenlenir. Durmada süre işlemez; sebep ortadan kalkınca önceki süre kaldığı yerden devam eder. Kesilmede ise önceki süre ortadan kalkar ve yeni süre başlar.
Örneğin kanunda sayılan belirli aile veya temsil ilişkilerinde zamanaşımı durabilir. Buna karşılık borçlunun kısmi ödeme yapması kesilme sebebidir. Bu iki kurumun hesap sonucu farklıdır.
Dosya kronolojisi hazırlanırken “durma dönemi” ve “kesilme tarihi” farklı sütunlarda gösterilmelidir.
Zamanaşımı ile hak düşürücü süre aynı mı?
Hayır. Zamanaşımı borcu kendiliğinden ortadan kaldırmaz; borçluya def’i verir. TBK m.161 gereği hâkim zamanaşımını kendiliğinden dikkate alamaz.
Hak düşürücü süre ise kanunun niteliğine göre hakkın kullanılmasını sona erdirir ve birçok durumda hâkim tarafından kendiliğinden gözetilir. TBK m.154’teki kesilme hükümleri hak düşürücü sürelere otomatik olarak uygulanmaz.
Bu nedenle her süre için önce hukuki nitelik belirlenmelidir.
Türkiye geneli ve Mersin uygulaması
TBK m.154-157 Türkiye genelindeki borç ilişkilerinde uygulanır. Mersin’de görülen alacak, kira, ticaret ve tazminat davalarında da zamanaşımı hesabı aynı kurallara göre yapılır. Bakırcı & Keskin Hukuk Bürosu Mersin’deki tek fiziksel ofisinden alacak ve icra dosyalarını görev ve yetki kuralları çerçevesinde takip eder.
TBK 154 hakkında sık sorulan sorular
Borcu kabul etmek zamanaşımını keser mi?
Evet. TBK m.154/1.
Kısmi ödeme zamanaşımını keser mi?
Evet.
Faiz ödemek zamanaşımını keser mi?
Evet.
Noter ihtarı zamanaşımını keser mi?
Genel TBK rejiminde tek başına kesilme sebebi değildir.
İcra takibi keser mi?
Evet. TBK m.154/2.
Dava açmak keser mi?
Evet.
Rehin vermek keser mi?
Evet.
Kefil göstermek keser mi?
Evet.
Kesilince süre sıfırdan mı başlar?
TBK m.156 uyarınca yeni süre başlar.
Asıl borçluya karşı kesilme kefili etkiler mi?
Evet; TBK m.155 uyarınca kefile karşı da kesilir.
Hukukçu İncelemesi ve E-E-A-T
İçerik 13 Eylül 2026 tarihinde 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu m.153-161; özellikle m.154, m.155, m.156 ve m.157 yönünden yeniden incelenmiştir. Borç ikrarı, kısmi ödeme, faiz ödemesi, rehin veya kefil gösterme, dava ve icra yoluyla kesilme ile ihtarnamenin tek başına kesilme sebebi olmaması ayrı ayrı kontrol edilmiştir.
Resmî kaynak: 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu – Mevzuat Bilgi Sistemi
Mersin Ofisi
Bakırcı & Keskin Hukuk Bürosu — İhsaniye, 4903. Sk. Profit İş Merkezi No:23 Kat:3 Daire:14, 33070 Akdeniz/Mersin.
Hukuki konu hakkında iletişim
İlk iletişimde konuyu, bulunduğunuz ülke veya ili ve varsa tebliğ ya da son işlem tarihini kısaca belirtebilirsiniz. T.C. kimlik numarası, sağlık verisi veya kişisel belge göndermeyiniz. Mesajlaşma tek başına hukuki görüş veya avukatlık ilişkisi oluşturmaz.
