İş Sağlığı ve Güvenliği Devlet Desteği Nasıl Alınır? 6331 m.7 | 2026
Kısa ve Net Cevap
6331 sayılı İş Sağlığı ve Güvenliği Kanunu m.7, iş sağlığı ve güvenliği hizmetlerinin yerine getirilmesini desteklemek amacıyla belirli işyerlerine devlet desteği sağlanabilmesine imkân verir. Kanundaki temel hedef grup, çalışan sayısı ondan az olan tehlikeli ve çok tehlikeli sınıftaki işyerleridir. Kamu kurum ve kuruluşları bu destekten yararlanamaz. Kanun, ondan az çalışanı bulunan az tehlikeli işyerlerinin de Cumhurbaşkanınca kapsama alınabilmesine imkân tanır; ancak destek bakımından güncel uygulama şartları Sosyal Güvenlik Kurumu ve ilgili ikincil mevzuattan ayrıca kontrol edilmelidir.
Destek tutarı ve yararlanma usulü SGK kayıtları üzerinden yürür. Kayıt dışı çalışan tespit edilmesi hâlinde işveren daha önce aldığı destekleri yasal faiziyle geri öder ve üç yıl süreyle destekten yararlanamaz. Bu nedenle destek başvurusu yalnızca işyerinin tehlike sınıfı ve çalışan sayısına değil, sigortalılık kayıtlarının eksiksizliğine de bağlıdır.
6331 m.7 İş Sağlığı ve Güvenliği Desteğini Nasıl Düzenliyor?
6331 sayılı Kanunun 7. maddesi, küçük ölçekli ve daha yüksek tehlike seviyesine sahip işyerlerinde iş sağlığı ve güvenliği hizmetlerinin mali yükünü azaltmayı amaçlayan destek mekanizmasının kanuni temelidir. Hüküm, işverenin iş güvenliği uzmanı ve işyeri hekimi görevlendirme yükümlülüğünü ortadan kaldırmaz; tersine bu hizmetin usulüne uygun yürütülmesini kolaylaştırmak için mali destek verilmesini öngörür.
Destek, Kanunun 6. maddesinde düzenlenen iş sağlığı ve güvenliği hizmetleriyle bağlantılıdır. İşveren gerekli nitelikte personeli kendi çalışanları arasından görevlendirebilir veya yetkili ortak sağlık ve güvenlik biriminden hizmet alabilir. Destek sisteminin varlığı, işverenin hizmeti almaktan vazgeçebileceği anlamına gelmez. Önce yasal yükümlülük belirlenir, sonra destek koşulları değerlendirilir.
Kanun m.7/1-a’da, kamu kurum ve kuruluşları hariç olmak üzere ondan az çalışanı bulunanlardan çok tehlikeli ve tehlikeli sınıfta yer alan işyerlerinin destekten faydalanabileceği düzenlenmiştir. Aynı hüküm, ondan az çalışanı bulunan az tehlikeli işyerlerinin de kapsama alınabilmesine imkân verir. Bu nedenle “on kişiden az çalışanı olan her işyeri otomatik destek alır” ifadesi hukuken doğru değildir.
Destek sisteminin uygulama ayrıntıları yönetmelik ve SGK süreçleriyle belirlenir. Bu nedenle kanundaki genel hak sahipliğinin yanında, başvuru döneminde yürürlükte olan SGK prosedürü, işyeri sicili, prim borcu, çalışan sayısı ve hizmet sözleşmelerinin elektronik kaydı da kontrol edilmelidir.
İSG Devlet Desteğinden Kimler Yararlanabilir?
Kanuni çerçevede destek bakımından ilk temel koşul işyerinin kamu kurumu olmamasıdır. İkinci koşul çalışan sayısının ondan az olmasıdır. Üçüncü temel unsur ise işyerinin tehlike sınıfıdır. Tehlikeli ve çok tehlikeli sınıftaki küçük işyerleri doğrudan Kanunda belirtilen hedef gruptadır.
İşyerinin tehlike sınıfı, yapılan asıl işe göre belirlenir. NACE kodunun fiili faaliyetle uyuşmaması hâlinde destek değerlendirmesinde sorun çıkabilir. Bu nedenle işveren, yalnız SGK sicilinde yazılı koda dayanmak yerine işyerinin asıl faaliyetinin güncel tehlike sınıfı tebliğindeki karşılığını kontrol etmelidir.
Çalışan sayısı da yalnız başvuru günü fotoğrafı değildir. Aynı işverenin Türkiye genelindeki işyerleri ve uygulama mevzuatındaki hesaplama yöntemi dikkate alınabilir. İşyerlerinin sırf çalışan sayısını kağıt üzerinde düşük göstermek amacıyla bölünmesi, muvazaalı istihdam veya sigortasız çalışma destek hakkını güvenli hale getirmez.
Kanun destek için “sağlanabilir” ifadesini kullanır. Bu nedenle destekten yararlanmak için ilgili dönemdeki uygulama esaslarının karşılanması gerekir. İşveren, SGK’nın güncel duyurularını ve uygulama kılavuzunu kontrol etmeden yalnız Kanunun 7. maddesine dayanarak otomatik ödeme beklememelidir.
Kamu Kurum ve Kuruluşları İSG Desteğinden Yararlanabilir mi?
Hayır. 6331 m.7 destek kapsamını düzenlerken kamu kurum ve kuruluşlarını açıkça kapsam dışında bırakır. Kamu işyerlerinin 6331 sayılı Kanundaki iş sağlığı ve güvenliği yükümlülükleri devam eder; ancak m.7’deki mali destek mekanizması kamu kurumlarına yönelik değildir.
Bu ayrım önemlidir. İş güvenliği uzmanı ve işyeri hekimi görevlendirme yükümlülüğünün 1 Ocak 2025 itibarıyla kamu işyerleri yönünden de yürürlüğe girmiş olması, m.7 desteğinin kamuya genişlediği anlamına gelmez. Görevlendirme yükümlülüğü ile mali destek hakkı farklı hükümlere dayanır.
Kamu kurumları, iş sağlığı ve güvenliği hizmetlerini kendi personeliyle veya mevzuatın izin verdiği yöntemlerle yürütür. Bütçeleme ve satın alma süreçleri kamu mali yönetimi ve ihale kuralları çerçevesinde ayrıca değerlendirilir.
“Ondan Az Çalışan” Şartı Nasıl Anlaşılmalıdır?
Kanundaki eşik, destekten yararlanmanın merkez koşullarındandır. “Ondan az” ifadesi dokuz veya daha az çalışanı ifade eder. On çalışanı bulunan işyeri bu sayı koşulunu karşılamaz. Ancak çalışan sayısının hangi dönem ve hangi işyerleri dikkate alınarak hesaplandığı uygulama mevzuatına göre belirlenir.
İşverenin sigortalı bildirimlerinin doğru olması zorunludur. Çalışanın fiilen işyerinde bulunmasına rağmen SGK’ya bildirilmemesi, çalışan sayısını yapay biçimde düşürmez; aksine kayıt dışılık yaptırımını doğurur. Destek alan işyerinde sigortasız çalışan tespit edilmesi hâlinde geçmiş desteklerin geri alınması ve üç yıllık yasak gündeme gelir.
Kısmi süreli çalışan, geçici işçi, alt işveren işçisi ve aynı işverene ait farklı sicillerdeki çalışanların hesaba katılması uygulamanın teknik ayrıntılarına bağlıdır. Bu nedenle başvuru öncesi SGK’nın ilgili dönemdeki hesaplama yöntemi esas alınmalıdır. Kanun hükmü genel çerçeveyi verir; teknik hesap yöntemini tek başına belirlemez.
İşyerinin Tehlike Sınıfı Neden Belirleyicidir?
6331 m.9 uyarınca işyeri tehlike sınıfı, yapılan asıl iş dikkate alınarak belirlenir. Tehlike sınıfı yalnız destek bakımından değil, iş güvenliği uzmanının belge sınıfı, hizmet süresi, sağlık gözetimi, eğitim ve risk değerlendirmesi gibi birçok yükümlülüğü etkiler.
Destek açısından Kanunun açık hedef grubu tehlikeli ve çok tehlikeli sınıfta olup ondan az çalışanı bulunan işyerleridir. Az tehlikeli işyerlerinin kapsama alınması kanuni olarak mümkündür; ancak bunun için güncel düzenleme ve uygulama kararının bulunması gerekir.
Faaliyet değiştiğinde NACE kodu ve tehlike sınıfının güncellenmesi gerekir. Örneğin yalnız ofis faaliyetiyle kayıtlı bir işletmenin fiilen üretim yapması durumunda kayıt ile gerçek faaliyet arasındaki fark hem İSG hizmet sürelerini hem de destek hakkının değerlendirilmesini etkiler. Yanlış sınıflandırma, alınan hizmetin yetersiz kalmasına ve idari yaptırıma yol açabilir.
İSG Desteği Nasıl Finanse Edilir?
6331 m.7, iş sağlığı ve güvenliği hizmetlerinin desteklenmesine ilişkin giderlerin Sosyal Güvenlik Kurumu tarafından finanse edilmesini öngörür. Kanun, kaynak olarak kısa vadeli sigorta kolları için toplanan primleri gösterir. Destek tutarının hesaplanması, ödenmesi ve uygulama usulü ikincil mevzuatla belirlenir.
Bu yapı, desteğin doğrudan vergi indirimi değil sosyal güvenlik sistemi üzerinden yürütülen bir finansman olduğunu gösterir. İşverenin SGK işyeri sicili, sigortalı bildirimleri ve prim yükümlülükleri bu nedenle destek sürecinin temel verileridir.
Destek tutarı, işverenin tüm İSG maliyetini mutlaka karşılayan sabit bir ödeme olarak anlaşılmamalıdır. İşverenin Kanundan doğan yükümlülükleri, destek tutarı yeterli olmasa dahi devam eder. Gerekli uzman, hekim, eğitim, risk değerlendirmesi ve diğer tedbirlerin eksiksiz yerine getirilmesi işverenin borcudur.
Kayıt Dışı Çalışan Tespit Edilirse Ne Olur?
6331 m.7’nin en ağır sonuçlarından biri kayıt dışı istihdamla ilgilidir. Yapılan kontrol ve denetimlerde istihdam ettiği kişilerin sigortalılık bildiriminde bulunmadığı tespit edilen işverenden, tespit tarihine kadar yapılan ödemeler yasal faiziyle birlikte Sosyal Güvenlik Kurumunca tahsil edilir.
Bununla da kalınmaz. Kayıt dışı çalışan çalıştırdığı tespit edilen işveren, sağlanan destekten üç yıl süreyle yararlanamaz. Bu yaptırım, desteğin kayıtlı istihdamı teşvik eden yapısının temel unsurudur.
İşveren bakımından risk yalnız alınan paranın iadesi değildir. Sigortasız çalıştırma nedeniyle 5510 sayılı Kanun kapsamında ayrıca prim, gecikme cezası, gecikme zammı ve idari para cezaları gündeme gelebilir. İş kazası sigortasız çalışan üzerinde gerçekleşmişse SGK’nın rücu talepleri ve tazminat sorumluluğu da ayrıca ortaya çıkabilir.
Bu nedenle destek başvurusu öncesinde işe giriş bildirgeleri, aylık prim ve hizmet bildirimleri, fiili çalışan listesi ve bordro kayıtları birbiriyle karşılaştırılmalıdır. İşyerine fiilen gelen ancak bordroda görünmeyen personel bulunması ciddi hukuki risk yaratır.
SGK Kayıtları Destek Başvurusunda Neden Kritik?
Destek, SGK verileri üzerinden yürüdüğü için işyeri sicilindeki bilgiler güncel olmalıdır. İşyerinin adresi, NACE kodu, tehlike sınıfı, çalışan sayısı ve prim bildirimleri arasında uyumsuzluk bulunması işlemin reddedilmesine veya sonradan geri alınmasına yol açabilir.
İşveren öncelikle e-SGK ve İSG-KATİP kayıtlarını karşılaştırmalıdır. İş güvenliği uzmanı ve işyeri hekimi sözleşmelerinin elektronik sistemde geçerli olması, hizmet sürelerinin çalışan sayısına göre yeterli olması ve hizmet alınan birimin yetkili olması gerekir.
İSG hizmeti kağıt üzerinde değil fiilen sunulmalıdır. Sırf destek alabilmek amacıyla sözleşme yapıp uzman veya hekimin işyerinde gereken süreyi çalıştırmamak 6331 m.4 ve m.6 kapsamındaki esas yükümlülüğün ihlalidir.
OSGB’den Hizmet Alan İşveren Destek Alabilir mi?
Kanunun sisteminde destek, iş sağlığı ve güvenliği hizmetlerinin yerine getirilmesine yöneliktir. İşverenin kendi çalışanı içinde uygun profesyonel bulunmaması hâlinde yetkili OSGB’den hizmet alması m.6 kapsamında geçerli bir yöntemdir. Destekten yararlanma koşulları sağlanıyorsa hizmetin OSGB aracılığıyla yürütülmesi tek başına engel değildir.
Ancak OSGB seçimi dikkatle yapılmalıdır. Birimin Bakanlıkça yetkili olması, görevlendirilen uzman ve hekimin belge durumunun uygun olması, İSG-KATİP sözleşmelerinin onaylanması ve fiili hizmetin yürütülmesi gerekir. Destek, yetkisiz veya gerçekte sunulmayan hizmeti hukuka uygun hale getirmez.
İşverenin sorumluluğu da devam eder. 6331 m.4/2 uyarınca işyeri dışındaki uzman kişi ve kuruluşlardan hizmet alınması işverenin sorumluluklarını ortadan kaldırmaz. Uzman veya hekim risk bildirdiğinde tedbiri uygulama yetkisi ve borcu işverendedir.
İSG Desteği İçin Başvuru Öncesi Kontrol Listesi
- İşyerinin kamu kurumu olmadığını doğrulayın.
- Fiili çalışan sayısının ondan az olup olmadığını kontrol edin.
- SGK sicilindeki NACE kodu ile fiili ana faaliyeti karşılaştırın.
- İşyerinin tehlikeli veya çok tehlikeli sınıfta olup olmadığını güncel tebliğden doğrulayın.
- Tüm çalışanların işe giriş ve sigortalılık bildirimlerinin eksiksiz olduğunu kontrol edin.
- İSG-KATİP üzerinde iş güvenliği uzmanı ve işyeri hekimi görevlendirmelerini doğrulayın.
- OSGB’den hizmet alınıyorsa birimin ve görevlendirilen profesyonellerin yetkisini kontrol edin.
- SGK prim ve bildirim kayıtlarında hata bulunmadığından emin olun.
- Başvuru dönemine ait güncel SGK uygulama duyurusunu inceleyin.
- Destek alındıktan sonra çalışan sayısı, tehlike sınıfı ve sigortalılık durumundaki değişiklikleri takip edin.
Destek mekanizması, iş sağlığı ve güvenliği hizmetinin asgari maliyetini azaltmaya yönelik bir teşviktir. İşverenin asıl hedefi, yalnız destek şartlarını sağlamak değil çalışanların sağlık ve güvenliğini koruyan fiili sistemi kurmaktır.
Sık Sorulan Sorular
İSG devlet desteği kaç çalışanlı işyerleri içindir?
Kanunun temel hedef grubu ondan az çalışanı bulunan tehlikeli ve çok tehlikeli işyerleridir.
On çalışanı olan işyeri destek alabilir mi?
“Ondan az” şartı dokuz ve daha az çalışanı ifade eder. On çalışanı bulunan işyeri bu sayı koşulunu karşılamaz.
Az tehlikeli işyeri destek alabilir mi?
Kanun, ondan az çalışanı bulunan az tehlikeli işyerlerinin de kapsama alınabilmesine imkân verir. Güncel uygulama kapsamı ilgili dönemin düzenlemelerinden kontrol edilmelidir.
Kamu kurumları İSG desteği alabilir mi?
Hayır. 6331 m.7 kamu kurum ve kuruluşlarını destek kapsamı dışında tutar.
Sigortasız çalışan tespit edilirse destek ne olur?
Daha önce ödenen destekler yasal faiziyle geri alınır ve işveren üç yıl süreyle destekten yararlanamaz.
OSGB ile çalışan işveren destek alabilir mi?
Destek koşulları sağlanıyorsa yetkili OSGB’den hizmet alınması tek başına engel değildir. Hizmetin mevzuata uygun ve fiilen sunulması gerekir.
Destek almak İSG yükümlülüklerini azaltır mı?
Hayır. Destek yalnız mali niteliktedir; uzman, hekim, risk değerlendirmesi, eğitim ve diğer yükümlülükler aynen devam eder.
Tehlike sınıfı yanlışsa ne olur?
Yanlış tehlike sınıfı destek hakkını, görevlendirme sürelerini ve diğer İSG yükümlülüklerini etkileyebilir. Ana faaliyete uygun NACE kodu düzeltilmelidir.
Hukukçu İncelemesi ve E-E-A-T
Bu içerik 11 Eylül 2026 tarihinde 6331 sayılı İş Sağlığı ve Güvenliği Kanunu m.6, m.7 ve m.9 ile Sosyal Güvenlik Kurumu ve Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanlığının güncel iş sağlığı ve güvenliği sistemi esas alınarak incelenmiştir. Destek tutarı ve başvuru prosedürü dönemsel ikincil düzenlemelere bağlı olduğundan sabit veya doğrulanmamış bir 2026 TL tutarı verilmemiştir.
Resmî Kaynaklar ve İlgili Rehberler
Hukuki konu hakkında iletişim
İlk iletişimde konuyu, bulunduğunuz ülke veya ili ve varsa tebliğ ya da son işlem tarihini kısaca belirtebilirsiniz. T.C. kimlik numarası, sağlık verisi veya kişisel belge göndermeyiniz. Mesajlaşma tek başına hukuki görüş veya avukatlık ilişkisi oluşturmaz.
